Ana Sayfa Blog Sayfa 328

Adidas ve Foot Locker, Yeni Bir Uzun Vadeli Ortaklık Anlaşması İmzaladı

Adidas ve Foot Locker, basketbol kategorisinde lider ortak olmalarını sağlayacak gelişmiş bir ortaklık imzaladı.

Kuzey Amerika, EMEA ve Asya-Pasifik’teki tüm Foot Locker afişlerini içerecek şekilde ayarlanan ortaklık, aynı zamanda kadın, çocuk ve giyim alanlarındaki önemli franchise’ların geliştirilmesi ve genişletilmesine de odaklanacak.

adidas ve foot locker, yeni bir uzun vadeli ortaklık anlaşması i̇mzaladı
adidas ve foot locker, yeni bir uzun vadeli ortaklık anlaşması i̇mzaladı 2

Adidas ve Foot Locker anlaşmasının satışları üç katına çıkaracağı düşünülüyor

Adidas, yaptığı açıklamada, stratejik anlaşmanın 2025 yılına kadar 2 Milyar Doların üzerinde perakende satış hedefleyeceğini ve satışları üç katına çıkaracağını hedeflediklerini söyledi.

Foot Locker, hem yaşam tarzı hem de performans kategorilerinde ayrıcalıklı ürünler yaratma planları ile Adidas’ın basketbol kategorisinin arkasındaki itici güç olacak.

Ortaklık, Adidas’ın Foot Locker’a mağazalarda ve çevrimiçi olarak yüksek bir tüketici deneyimi sunmak için özel bir ekip sağlamasını da içerecek.

Bu ekip, Foot Locker’ın tüm ürün geliştirme, konumlandırma, pazarlama harcamalarını ve tüm reklam süreçlerinde de destek sağlayacak.

Adidas CEO’su: “’Oyunun Sahibi Ol’ stratejimizi uygulamaya devam ederken Foot Locker ile ortaklığımızı derinleştirmekten mutluluk duyuyoruz. Tüketiciler bu heyecan verici işbirliğinin merkezinde olacak ve Foot Locker’da Adidas markasını, önemli ürün serilerini ve tüm ürün yeniliklerini her zamankinden daha güçlü bir şekilde deneyimleyebilecekler.” dedi.

Zorlu Konuşmaları Yapabilmenin 5 Adımı

Birçok işveren zorlu konuşmalardan kaçmayı tercih ediyor. Sonuç olarak farkında olmadan vasatlığın ve tatmin edici olmayan bir iş ortamının yaratılma sürecine katkıda bulunuyorlar. İş yerindeki diğer bireylerin problemleri fark edememesine ve çözmeleri veya ilerleme kat etmeleri gereken bu problemlerin çözümsüz kalmasına yol açıyorlar. Dolayısıyla sıradışı bir liderle tipik ve ortalama bir işveren arasındaki farkları incelemek ve günlük hayattaki yerlerine dikkat etmek önemli.

Anahtar noktalardan bir tanesi, bu zorlu konuşmaları bir araç olarak, ilişkileri ve sonuçları dönüştürmek adına kullanmaları. Daha dikkat çekici liderler zorlu konuşmaların efektif olma ihtimalini nasıl kendi taraflarına çekiyorlar?

İşte zorlu konuşmalar için incelenmesinin faydalı olacağı 5 önemli adım.

zorlu konuşmaları yapabilmenin 5 adımı

Yarışan niyetlerinize karşı dikkatli olmak

Daha önce hiç bir diyaloga girerken hedeflediğiniz görüntüyle çakışan bir görüntüye sahip olduğunuzu fark ettiğiniz oldu mu? İddialı görünmeye çalışırken teslimiyetçi bir yapıya büründüğünüz veya bilerek sakin görünmeye çalışırken aniden sinirlendiğiniz? Bunları yaşamışlığınız varsa, muhtemelen modern ve düşünceli beyninizle girmeye çalıştığınız şekil aklınızın daha ilkel katmanlarıyla çalışan hayatta kalma içgüdüsü nedeniyle arkaplana atıldı. Bu tarz içgüdüsel yanlış yönetimlerden kaçınmak için kendinize sormanız gereken temel sorular: “İçine girdiğim diyalogda ne gibi farklı niyetlerim ortaya çıkabilir ve zararlı etkileri nasıl minimize edebilirim?” olmalı.

Savaş ya da kaç anlarını tetikleyecek unsurlardan kaçınmak

Tıpkı sizin beyninizin hayatta kalma içgüdülerinin devreye girebileceği gibi, diyalogda bulunduğunuz kişininki de aynı yanıtı verebilir. İçinde bulunduğunuz konuşmanın güvensiz hissettirmesi halinde karşınızdaki insan yaptığınız veya söylediğiniz şeylerin bu ortamı yaratıp yaratmadığını denetliyor olacaktır. Eğer savaş ya da kaç içgüdüsü karşınızdaki insanda uyanırsa, verimli bir konuşma sürdürmenizin oldukça zorlaşması kuvvetle muhtemel. Bu hayatta kalma refleksini tetiklemekten kaçınmak için kullanacağınız kelimelerin yaptığınız görüşmenin bağlamına ve amacına ne denli uyduğuna dikkat etmeniz son derece kritik. Örneğin: “Yaptığımız toplu görüşmelerde sunduğun katkıyı nasıl artırabiliriz oturup konuşmak isterim.” cümlesi, “Toplu görüşmelerdeki hatalı davranışlarını düzeltmemiz gerekiyor” cümlesinden oldukça daha az tehditkar bir alternatif.

Karşınızdakine konuşmaya dahil olması için bir sebep vermek

Yapmanız gereken konuşma muhtemelen pek de arzu ettiğiniz bir konuşma değil ancak aynısının karşı taraf için de geçerli olduğunu unutmamak gerek. Karşınızdaki insanı oldukça rahatsız edici olabilecek bir tartışmanın içinde kalmaya nasıl ikna edebilirsiniz? En basit ve potansiyel faydalı cevap, onlara bu konuşmanın sonucu olarak kendileri için isteyebilecekleri, fayda görebilecekleri bir netice sunmak. Bunu yapabilmek için öncelikli olarak sahip olmanız gereken şey, konuşmayı yapacağınız kişinin motivasyonlarına ve ihtiyaçlarına yönelik bir önsezi veya ön bilgiye sahip olmak. Bu sayede sahip olduğunuz öngörüyü konuşma içerisinde işaret ederek diyalog içerisinde kalmaları için bir sebep sunabilirsiniz. Örneğin, konuşmacınız teslimlerle ilgili endişeler yaşayan biriyse, “Yapacağımız görüşme sayesinde projeni zamanında ve bütçe limitleri içinde tamamlamana yönelik ciddi riskleri elimine edebilirsin.” diyebilirsiniz.

Savunmadan önce soru sormak

Gözlemlenebilir bir şekilde, çoğu işveren görüşmede tartışmak istedikleri problemi konuşmanın başında direkt olarak ifade ediyorlar. Aynı zamanda karşılarındaki insanın perspektifini gözlemlemek ve fark etmekten ziyade kendi bakış açılarını savunmaya çok daha fazla vakit harcıyorlar. Bu tutum oldukça doğal bir şekilde karşıdaki insanın konuşmaya dahiliyetini kısıtlayıp çekimser ve savunmacı bir pozisyona girmelerini sağlıyor. Oldukça basit bir şekilde, konuşmayı olduğundan da zorlu hale getiriyor. Öncelikle karşıdaki insanın bakış açısını sormak ve dinlemek, onlara kendilerini ifade hakkı tanımak, sizin söylediklerinize çok daha odaklı hale gelmelerini ve farklı bakış açılarına açık olmalarını son derece kolaylaştırma imkanına sahip.

Çatışmayı kucaklamak

Perspektifler arasındaki çatışma ve çakışmalar diyalog içerisinde bir sürtüşme yaratma potansiyeline sahip. Konuşma sırasında duyguların da aktive olmasıyla beraber, içine bulunulan ortam daha az konforlu hale gelebilir. Ancak eğer gerçek problemler ve sorunlu olabilecek bakış açıları görüşme içinde tartışılıyorsa bu sürtüşmeler kaçınılmaz olabiliyorlar. Yeterli kabiliyete sahip olmayan birçok lider bu sürtüşmelerin gittikçe yükseleceğine ve sonunda patlayıp hem kendilerine hem de diyalogdaki insanlara süreçsel bir zarar verebileceğine inanıyor ve problemleri çözme sürecinden vazgeçip teslim olabiliyorlar. Kaçınılmaz ve gerekli olan sürtüşmeleri öngörülebilir hale getirmek ve kucaklamak, var olan bir problemi çözmek için şart olan zorlu konuşmaları yapabilmek isteyen liderler için son derece anahtar bir nokta.

Bu zorlu konuşmaların her birinin sadece olumlu duygusal sonuçlar vereceğini garanti etmek maalesef mümkün değil ancak yaklaşımınızla ilgili önceden dikkatlice düşünüp konuşma sırasında da farkında ve odaklı bir tutum sergilerseniz, başarılı sonuçlar alma ihtimalinizi olabildiği en yüksek seviyeye çıkarmanız da bu 5 madde ile mümkün.

Tekrar Satış’ın İtici Gücü: Z Jenerasyonu

eBay’in yayınladığı yeni bir rapor, tekrar satış ticaret modelinin daha genç satıcı ve alıcı jenerasyonlar tarafından çok daha fazla tercih edildiğini  gösteriyor. Tekrar-satışa koyulan eşyalara öncelikli olarak Z jenerasyonu yani 1997-2012 arası doğan yetişkinler ilgi gösteriyor. Bu ilginin en temel iki motivasyonu kendileri için çok daha ekonomik tercihler yapabiliyor olma ve sürdürülebilir gelecek endişelerinin genç yetişkinlerde çok daha yaygın olması olarak gösterilebilir.

Peki neden tekrar satış?

tekrar satış

eBay’in hafta içinde yayınladığı 2. Yıllık Yeniden Ticaret Raporu gösteriyor ki genç tüketiciler ikinci el pazarının önderlik eden aktörlerinden biri. Rapora göre Z jenerasyonunun %80’I ikinci el ürünler tercih ediyor. Bu yaş grubunun üçte bire yakını geçen sene içerisinde ikinci el ürün satmaya başlamış durumda ve geçen senenin yeni satıcılarının %32’sini oluşturarak satıcılar arasındaki en geniş jenerasyon kategorisi haline gelmiş bulunuyor.

“İnsanlara imkanlar sağlamak ve herkes için ekonomik fırsatlar yaratmak eBay’de yaptığımız her şeyin kalbinde yatıyor. Yaptığımız işin yarattığı dalga etkisi aynı zamanda değişimin dalgaları.” diyor eBay CEO’su Jamie Iannone. “Yarattığımız market alanı müşterilerimizin ikinci el ürünlerin değerlerini tekrar keşfetmelerini sağlıyor ve ek fayda olarak herkes için daha ferah, daha sürdürülebilir bir gelecek oluşturma çabamıza ortak oluyorlar.”

Pandeminin yarattığı artçıl değişikliklerden ve tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarını değiştirmelerinden dolayı ikinci el ürün pazarının cazibesi oldukça yükseliş göstermiş durumda. Tekrar-satış mağazaları Depop ve Vinted’ın ortaya çıkışları yeni satıcıların pazara dahil olmasını belli oranlarda kolaylaştırmıştı.

Birçok marka ve perakendeci tekrar-satış stratejisini sürdürülebilirlik imajlarını desteklemek ve trendleri takip edebilmek adına fırsat olarak kullanıyor. İngiltere merkezli Selfridges’a bağlı ReSellFridges markası da müşterilerini mağaza kredisi karşılığında kendi platformunda satış yapmaya teşvik etmeye çalışıyor.

Sevkiyat ve ikinci el mağazası Thredup’ın yayınladığı marka verilerine göre önümüzdeki 10 yıl içerisinde tekrar-satış pazarı geleneksel perakendeden daha hızlı bir şekilde büyüyecek. Mağzanın sunduğu verilere göre 2030’a kadar ikinci el kıyafet marketi, hızlı moda marketinin iki katı pazar hacmine ulaşabilir.

Veri şirketi GlobalData’nın Thredup’la beraber düzenlediği rapora göreyse tekrar-satış marketi geleneksel perakendeden 11 kat daha hızlı büyüme gösteriyor. 2030 itibariyle tam 84 milyar dolarlık bir hacme sahip olması beklenirken bu rakam hızlı moda için 40 milyar dolar civarlarında.

Günümüz tüketicisinin satın alım alışkanlıklarının çevreye etkilerini hesaba katma miktarının git gide arttığı da göz önüne alındığında tekrar-ticaret modeli vastasıyla global olarak döngüsel ekonomiye doğru bir geçiş olduğu gözlemlenebiliyor. eBay’in araştırmasına katılanların %20’si ikinci el tercihlerinin en temel sebebinin çevreye yeni zararlar vermeme düşüncesi olduğunu belirtiyorlar.

Bununla beraber, tekrar-satışın asıl cazibesi çoğu kişi için sunduğu finansal avantaj. Araştırmadaki kadın katılımcıların %52’si önceden sahip oldukları ürünleri satmalarının arkasındaki temel motivasyonun ekstra gelir kazanabilmek olduğunu söylüyor.

Hızlı modanın uzun süredir sağladığı düşük fiyat avantajı birçok jenerasyon için alışkanlık haline gelmiş durumda ve sürdürülebilir ürünleri tercih etmek bu jenerasyonlar için karşılanabilirlik engeliyle karşı karşıya kalıyor. Nosto’nun yayınladığı Perakendede Sürdürülebilirlik raporuna göre tüketicilerin sadece 3’te birden de azı çevre dostu ürünler tercih etmek için daha fazla ücret ödemeye yatkın. İkinci el ürünlerin çevreye zarar vermeden, temiz bir vicdanla dolaplarımızı yenileme imkanı sunuyor olması çok daha geniş kitlelere hitap edebilmesini sağlıyor.

“Türkiye Perakende Sektörüne Bakış” Raporu Yayınlandı

Strategy&’in tüketici ve perakendecilerdeki ana değişim alanlarını belirleyerek, bu dönemde büyüme fırsatlarını değerlendirmek isteyen perakendecilerin hangi stratejik sorulara cevap vermesi gerektiğini ortaya koyduğu “Türkiye Perakende Sektörüne Bakış” raporu yayınlandı.

Perakende sektörüne bakış

Türkiye, son yıllardaki kur dalgalanmaları ve pandemiye rağmen 2008 krizinden sonra her yıl reel GSYH artışını koruyabildi.

Bütün dünyada olduğu gibi COVID-19 süresince Türkiye’de de ekonomik aktivitede yavaşlama görülmüş, ancak COVID-19’un ekonomik etkilerini azaltmayı hedefleyen politikaların (borçlanma maliyetlerindeki düşüş ve kredi büyüme oranlarındaki belirgin artış) etkisiyle dünyadan farklı olarak reel GSYH büyümüştür.

2021 yılındaki artışın ana sebepleri i) 2020’den gelen düşük baz etkisi, ii) aşı etkisi ile iç-dış talepte ve hizmet sektöründe toparlanma, iii) Dış talepteki güçlü seyir ile ihracat ve imalat sanayindeki artışın devam etmesi olarak değerlendirilmektedir.

“türkiye perakende sektörüne bakış” raporu  yayınlandı

Pandeminin enflasyon üzerindeki etkisi

Türk Lirası’nın değer kaybı ve yukarı yönlü hareket eden enflasyon sektörde son dönemde etkisini gösterdi

“türkiye perakende sektörüne bakış” raporu  yayınlandı - 2

Tüketici ve perakendecilerdeki ana değişim alanları

Bu makro koşullar altındaki perakende sektörü 5 alanda değişime uğradı

türkiye perakende sektörüne bakış
“türkiye perakende sektörüne bakış” raporu yayınlandı 9

Raporun tamamına aşağıdaki link üzerinden erişebilirsiniz;

raporu incele
“türkiye perakende sektörüne bakış” raporu yayınlandı 10

Adidas 2022 Beklentilerini Düşürdü

Çin’de yenilenen Covid-19 ile ilgili karantinalar Alman spor giyim şirketini vurmaya devam ederken, ilk çeyrekteki düşüşün ardından Adidas 2022 beklentilerini düşürdü.

adidas 2022 beklentilerini düşürdü
adidas 2022 beklentilerini düşürdü 12

Adidas 2022 büyüme beklentilerini değiştirdi

Cuma günü yapılan açıklamaya göre, ilk çeyrek kura göre düzeltilmiş satışlar dünya çapında yüzde 3 azalarak 5,3 Milyar Euro’ya gerilerken, devam eden faaliyetlerden elde edilen kâr yüzde 38 düşerek 310 Milyon Euro’ya geriledi.

Çin’de, satışlar ilk çeyrekte yüzde 35 düştü. Yıl boyunca, mağaza kapanışları ve güçlü trafik düşüşleri nedeniyle de gelirin önemli ölçüde düşmesi bekleniyor.

Şirket şimdi, %11 ile 13 arasındaki büyüme beklentisini geri çekti.

İcra Kurulu Başkanı Kasper Rorsted, “Ciddi dış zorluklarla karakterize edilen bu ortamda, stratejik hedeflerimize odaklanmak zorunludur” dedi.

“Kısa vadeli kâr optimizasyonu için uzun vadeli büyüme fırsatımızı tehlikeye atmayacağız.”

Şirket Çin’de devam eden satış düşüşüne ve tedarik zinciri kısıtlamalarından kaynaklanan 200 milyon avroluk olumsuz etkiye rağmen ikinci çeyrekte büyümeye geri dönüş bekliyor. Yılın ikinci yarısında büyüme beklentisi %20 oranlarında açıklandı.

Anneler Gününde Kârınızı Maksimize Etmenin Yolları

Anneler Günü, okula dönüş ve tatil alışverişinden sonra en büyük perakende alışveriş günlerinden birini oluşturuyor. 2021’de Anneler Günü için toplamda 28.1 Milyar Dolar harcama yapıldı ve kişi başı ortalama harcama ABD’de 220 doları buldu. Ülkemizde de durum çok farklı değil. Bu sene ise harcamanın çok daha fazla olabileceği bekleniyor.

Peki anneler günü alışveriş oranlarınızı artırmanın bir yolu var mıdır? Gelin birkaç ipucu üzerinde birlikte değerlendirelim.

Anneler gününde kârınızı arttırmak için bu fikirleri inceleyin:

anneler gününde kârınızı maksimize etmenin yolları
anneler gününde kârınızı maksimize etmenin yolları 14

1.Hediye rehberi içeren giriş sayfası oluşturun

Müşterilerin onlar için en iyi hediyeyi en hızlı şekilde bulması için kişiye, fiyata ve kategoriye göre sınıflandırmalar yapın. Bu parametreler insanların hediye arayışlarını hızlandıracak.

Trendleri ve önemli sorunları unutmayın! Sürdürülebilir hediyeler ve ürünleri öne çıkarın. Duygu uyandıran bir dille yaklaşın.

Anneler günü reklamlarınız ve mailleriniz anneler günü için hazırladığınız giriş sayfasına yönlenmeli. Hızlı ve güvenilir ödeme yöntemleriyle de hızlı bir dönüşüm sağlamalısınız.

2.Fiziksel kataloglar yollayın

Kataloglar Anneler Günü için ortalamadan çok daha fazla harcama yapan 25-34 yaş grubu adına oldukça değerli. Kataloglarınızda dijital pazarlamanızla uyumlu tasarımlar kullanın ve etkileşimli çözümler sunun.

QR kodlar kullanmak ve bu kodları ürün sayfalarınıza veya giriş sayfanıza yönlendirmek oldukça kazançlı olacaktır.

3.Çok satan hediyelerinizi sosyal medyada paylaşın

Sosyal medya hesaplarınızda anneler günü teması oluşturun ve paylaşımlarınızda ürün sayfalarınıza yönlendirilen bağlantılar bulundurun. İnsanlar genellikle hediye seçmeye nereden başlayacakları konusunda kararsız kalırlar, tavsiyeler içeren paylaşımlar oldukça faydalı olabilir.

Paylaşımınızdan ayrılmadan tek tıkla alma olanağı sunmanız satışlarınızda çok büyük bir ivme yakalamanızı sağlar.

4.Müşterilerinize benzersiz hediye yolları sunun

Bir örnek vermek gerekirse, alıcının çevrimiçi olarak “açabileceği” yaratıcı hediye çözümleri oluşturabilirsiniz. Müşterilerinizin çevrimiçi olarak hediye seçmesine ve kişiselleştirilmiş bir mesaj oluşturmasına izin verin. Ardından, alıcının açması için hediyeyi dijital olarak gönderin. Son olarak, alıcının hediyeyi kabul etmesine veya değiştirmesine ve istediği şekilde göndermesine izin verin.

5.Son dakika alıcılarını kucaklayın

Anneler Günü için yapılan satışların %48’inin Anneler Günü haftasında yapıldığını biliyor muydunuz? Hatta çoğunluğu şuan olduğu gibi son günlerde. Son haftada yapacağınız dijital pazarlama kampanyaları başarınızda kilit rol oynayacaktır. 

6.Anneler Günü’ne birkaç gün kala hediye çekleri gönderin

Alışveriş yapanların dikkatini çekmek için hediye kartı bölümünüzü açılış sayfasının üst kısmına taşıyın.

Müşterilere alternatif ödeme yolları sunmak satışları arttırmanın kesin bir yoludur. PayPal ve ApplePay gibi dijital cüzdanlar sağlayabilirsiniz.

Bu tavsiyelere ek olarak müşteri hizmetleri, doğru sosyal medya yönetimi, yarışmalar ve doğru hashtag kullanımı da Anneler Günü’nde kar marjınızı arttırmanızda yardımcı olacaktır.

Çevrimiçi Alışverişte 4 Dakika Kuralı Nedir?

Çevrimiçi alışveriş birçok müşteri için oldukça kolaylık ve elverişlilik vaat ediyor ancak birçok perakendeci çevrimiçi alışveriş sürecini karışık hale getiren arayüzlere sahip. Özellikle küçük işletmeler satın alımda yarattığı bu engellerden dolayı tüketiciler tarafından ilgi kaybına uğruyor.

İnsanların kişisel verilerini internete aktarmakta tedirgin davrandığı içinde bulunduğumuz dönemde ardışık olarak tüketicilerden hesaplarının kullanıcı adı ve şifresini istemek gibi uygulamalar bazı müşterilerin sepetlerini ‘kasada’ bırakmalarına yol açıp perakendeciler için kar kaybı sağlayabiliyor.

Çevrimiçi pazarlar için yazılım üreten Capterra şirketinin yaptığı 2022 Çevrimiçi Alışveriş Anketine göre verimlilik ve hız birçok tüketici için büyük bir öncelik. Ankete katılan katılımcıların üçte ikisi ürün satın alma sürecinin 4 dakikadan kısa sürmesini beklediklerini belirtirken birçok katılımcı da (%28) sadece iki dakikadan kısa sürmesini beklediklerini söylüyorlar.

çevrimiçi alışverişte 4 dakika kuralı nedir?

Ziyaretçi Alışverişi Öncelikli Bir İstek

Anketin verilerine göre müşterilerin en büyük çoğunluğu (%43) alışveriş sitelerinde ziyaretçi olarak alışveriş yapmayı tercih ediyor. Bu kitlenin %72’si de sitelerde var olan hesaplarına rağmen yine de ziyaretçi alışverişinden yanalar.

Capterra’nın Kıdemli Analisti Zach Capers, küçük işletmelerin satın alım sürecini nasıl hızlandırabileceğini şöyle açıklıyor:

“Küçük işletmeler, satın alım sürecinde müşterilerin önündeki zaman yiyen engelleri kaldırarak sürecin basitleşmesini ve hızlanmasını sağlamak zorundalar. Ziyaretçi olarak alışveriş çevrimiçi alışverişin en popüler yolu olarak görülüyor çünkü yeni bir hesap yaratmaktan çok daha hızlı ve bir şifreyi daha ezberleme zorunluluğunu ortadan kaldırıyor.”

Sepetten Vazgeçme Laneti

Düzenli çevrimiçi alışveriş yapan 750 katılımcıyla yapılan bir anketin verileri gösteriyor ki, müşteriler topladıkları sepeti satın almaktan vazgeçmekte pek de tereddüt etmiyorlar. Katılımcıların yarıdan fazlası (%54) şirketin kendilerinden gereğinden fazla bilgi talep etmesi durumunda sepetlerinden vazgeçmeye meyilli olduklarını belirtirken büyük bir çoğunluk da (%82) hesap yaratma sürecinin fazla yorucu olması durumunda süreçten vazgeçeceklerini ifade ediyor.

Zach Capers bir noktaya daha vurgu yapıyor: “2022 itibariyle işletmelerin hedefi olabildiğince hızlı bir şekilde bir tüketiciyi müşteriye çevirmek olmalı ve bunu bir miktar potansiyel pazar verisi pahasına yapmalılar. En doğru yol müşterilerin kendi kolaylıklarına göre alışveriş yapmalarına ziyaretçi alışverişi ve sosyal hesap girişi gibi ek opsiyonlar sayesinde olanak tanımak.”

Yedek E-Mail Hesapları

Tüketicilerin çok büyük çoğunluğu (%75) ana e-mail hesaplarını alışveriş için paylaşmayı tercih etmiyorlar ve çevrimiçi alışverişte yedek hesaplarını kullanıyorlar. Zach Capers bunun hakkında “müşteriler temel e-mail hesaplarını çevrimiçi alışveriş süresince korumaya alıyorlar. Özellikle Z jenerasyonunda alışverişte yedek e-mail kullanma oranı %84’e kadar çıkıyor. Dolayısıyla tüm pazarlamacılar e-mail üzerinden yaptıkları pazarlama stratejilerinde bu fenomeni hesaba katmak durumundalar.” diyor.

Anketten çıkarılacak temel ders, müşterilerin bağlılığını sağlamak adına hesap oluşturma süreçlerine ve e-mail listelerine güvenmekten vazgeçmek gibi görülüyor. Bunun yerine, siteler üzerinde değerli görülebilecek içerikler yaratmak veya müşterilerin temel e-mail hesaplarını vermeleri için belli motivasyonlar yaratarak şirketle çok daha olumlu interaksiyonlara geçmelerini sağlamak düşünülebilecek alternatifler olabilir.

Bunlar dışında da işletmecilerin en temel odak noktası, müşterilerin alışveriş sürecindeki deneyimini en pürüzsüz ve en hızlı forma bürünmesini sağlamak olmalı gibi duruyor.

Zirvedeki Hayat: İş Hayatı ve Özel Yaşam Nasıl Dengelenir?

Çalışan birçok profesyonel için iş hayatının nihai hedefi, organizasyonlarının zirvesine çıkmaktır. Başarılı bir şirketin CEO’su veya kurucusu olmak, genellikle hırslı insanların kendilerini tam potansiyellerine ulaştığını gördükleri yerdir.

is hayati ve ozel yasam dengesi
i̇ş hayatında bu denge bazen bir bardak kahvedir, bazen arkadaşlarınızla geçireceğiniz hoş bir zaman…

Bununla birlikte, en iyi pozisyona ulaşmaya giden çalışma, oraya vardığınızda çok nadirende olsa yavaşlar: eklenen sorumluluk ve stres, bir kişinin profesyonel ve kişisel yaşamını dengelemenin yollarını bulmayı daha da önemli hale getirebilir.

Geçen hafta Avustralya’daki Retail Fest konferansında, üç perakende lideri iş-yaşam dengesine yönelik yaklaşımlarını tartıştı: Sürdürülebilir yaşam tarzı perakendecisi Flora & Fauna‘nın kurucusu Julie Mathers; Mayo markası Tigerlily‘nin CEO’su Travis Wright; ve RJ Living‘in kurucusu ve genel müdürü David Janovic.

İşte onların günlerini nasıl yöneteceklerine ve oyunlarının zirvesinde kalırken profesyonel ve kişisel ilişkilerini nasıl sürdürdüklerine dair ipuçları.

İş Hayatı ve Özel Yaşam Arasındaki Çizginin Korunması

Büyük ya da küçük bir işletmenin başında oturduğunuzda, elinizde çok sayıda görevin hayatınızı karıştırması mümkün olacaktır. İşletmenin sağlığının, sizin eylemlerinizle yaşadığını veya öldüğünü hissettiğinizde, verdiğiniz her kararın çok önemli olduğunu düşünebilirsiniz.

Bu nedenle, işletmenin neyi başarmaya çalıştığını her zaman hatırlamak önemlidir. Eldeki konuya dışarıdan bir bakış açısı getirebilmek ve gerçekten o kadar kötü bir sorun mu yoksa sadece geçici bir his mi olduğunu anlamak gerçekten faydalıdır.

Takımda veya işte bir sıkıntı yaşadığımda, bir adım geri atar ve ‘bu durum bizim görevimizin önüne nasıl geçiyor?’ diye sorarım

David Janovic – RJ Living

İşler ters gittiğinde zihniyetiniz ‘her şey yoluna girecek’ ise, ekibiniz bunu anlayacak ve bu aslında sorunu çözmeye yardımcı olacaktır

Travis Wright – Tigerlily

Wright, özellikle stresli bir olaydan sonra, işte oynadığı role daha geniş bir perspektiften bakmayı öğrendiğini ve daha rahat bir tavır benimsediğini belirterek aynı fikirde.

Kendiniz İçin Zaman Ayırın

Günümüz dünyasında, herkesin “uzaklaşmak” için zaman bulması giderek zorlaşıyor. Ancak Janoviç’e göre, işten uzakta geçirilen zamanı zorunlu kılmanın yollarını bulmak sizi daha iyi bir insan ve daha iyi bir lider yapıyor.

İş hayatının ilk yıllarında geceleri çok çalışırdım. Ama iş büyüdükçe, akşam 8’den sonra çalışmayacağıma dair kişisel bir politikam olduğunu düşünmeye başladım. Uygulaması gerçekten zordu ama sonuçta uykumu, hayatımı ve düzenimi etkiliyordu. Bütün geceyi üzerinde çalıştığım sorunları düşünerek geçirirdim ve ertesi gün işe giderdim ve tüm enerjim tükenmiş olurdu. Artık çok daha fazla enerjim olduğunu ve işte daha verimli ve etkili olabileceğimi görüyorum.David Janovic

Flora&Fiona’nın kurucusu Mathers, iki çocuğu olduğundan beri geleneksel çalışma saatleri dışında çalışmaya bakış açısının önemli ölçüde değiştiğini söyledi. Bazı sınırlara sahip olması gerektiğini ve çünkü çocuklarıyla vakit geçirmek istediğini belirtti.

is hayati ve ozel yasam nasil dengelenir
i̇ş hayatı ve özel yaşam nasıl dengelenir

Profesyonel Kariyer Ortaklarınız Olsun

İş hayatı liderleri için güçlü bir destek sistemine sahip olmak, başarılı olmak ile baskı altında mücadele etmek arasındaki fark anlamına gelebilir. Mentorlara, iş hayatında arkadaşlarınıza ve sevdiklerinize güvenmek, özellikle stresli anlarda yardımcı olabilir.

Desteklenmek ve önünüzü görmek için mentorlara sahip olmanın gerçekten önemli olduğunu düşünüyorum

David Janovic – RJ Living

Bununla birlikte, bu gücü sadece insanlardan almadığınızdan emin olmak da önemlidir: aynı zamanda aldıklarınızı verdiğinizi de bilmeniz ve size ihtiyaç duyduklarında aynı insanlar için hala hazır olduğunuzdan emin olmanız gerekir.

Bu zor anlarda uyum sağladığım bir ağım var ve bu konuşmaları yaptığım anda kendimi daha iyi hissediyorum çünkü hepsinin benzer deneyimleri oldu. Başınıza gelen her şeyin daha önce başkalarının başına geldiğini anlamanıza yardımcı oluyor.David Janovic

Bu yüzden sevdiklerinizle bu konuşmaları yaptığınızdan ve neye ihtiyaçları olduğunu öğrendiğinizden emin olmalısınız. Özel yaşamınızdan alacağınız destek sizleri her zaman daha ileri taşıyacaktır.

Benim için, eşimle önümde bir bilgisayarla TV izlemek kaliteli zaman, ancak pek çok insan için olmayabilir

Travis Wright – Tigerlily

Teknoloji ve İnsan Bedeni Birleşiyor: Bir Çip Yardımıyla Eliniz İle Ödeme Yapmak İster Miydiniz?

37 yaşındaki Hollandalı, implant teknolojisi sayesinde eline mağaza ve restoranlardaki eşyaların parasını ödemesini sağlayan bir çip yerleştirdi. Güvenlik görevlisi olan Patrick Paumen’in telefonunu veya banka kartını temazsız işlemler için kullanması gerekmiyor ve sol elini temassız bir kart okuyucunun yanına koyması her şey için yeterli görünüyor.

teknoloji ve insan bedeni birlesiyor bir cip yardimiyla eliniz ile odeme yapmak
bir insan vücuduna implante edilen ilk mikroçip 1998’deydi…

Kasiyerlerden aldığım tepkiler paha biçilemez!

Patrick Paumen

2019 yılında derisinin altına bir mikroçip enjekte edildi ve Paumen, prosedürün “birinin cildinizi çimdiklemesi kadar acıttığını” iddia etmişti.

Paumen temassız bir cihaz veya pos makinesiyle yakın temasa geçtiğinde, çipi derisinin altında parlıyor. Walletmor CEO’su Wojtek Paprota BBC’ye verdiği demeçte, “İmplant Rio’da sahilde bir içki, New York’ta bir kahve, Paris’te bir saç kesimi – veya yerel bakkalınız için temazsız işlemlerde kullanılabilir” dedi.

Walletmor’un implantlar için kullandığı çip, bir gramdan daha hafif ve bir biyopolimer içine yerleştirilmiş bir antene sahip küçük bir çipten oluşuyor – plastiğe benzer doğal kaynaklı bir malzeme.

Temassız ödemenin kabul edildiği her yerde kullanılabilir.

Wojtek Paprota – Walletmor CEO’su

Paprota, çipin tamamen güvenli olduğunu ve düzenleyici onayına sahip olduğunu söyledi. Ayrıca implante edilir edilmez çalıştığını ve şarj gerektirmediğini de belirtti. Walletmor ise, çiplerin 500’den fazla sattığını söyledi.

Peki Çip Teknolojisi Başka Nerelerde Kullanılabilir?

teknoloji mikrocip edited
teknoloji ve i̇nsan bedeni birleşiyor: bir çip yardımıyla eliniz i̇le ödeme yapmak i̇ster miydiniz? 20
  • Anahtarlıklardan kapıların kilidini açma
  • IETT kartı gibi toplu taşıma kartlarında
  • Temassız işlevine sahip banka kartlarına kadar tüm temazsız işlemlerde

Okuma mesafesi, implantın içindeki küçük anten bobini ile sınırlıdır. İmplantın, uyumlu bir [NFC] okuyucunun elektromanyetik alanı içinde olması gerekir.

Yalnızca okuyucu ile aktarıcı arasında manyetik bir bağlantı olduğunda implant okunabilir.

Starbucks 2022 Beklentilerinden Vazgeçiyor

Starbucks 2022 beklentilerinden vazgeçti. Ukrayna’daki savaştan sonra kahve devi artık Çin’deki sert Covid kısıtlamalardan da etkileniyor. 

starbucks 2022 beklentilerinden vazgeçiyor - starbucks sendikasız işçiler için savaşıyor
starbucks

Starbucks 2022 yılı için, Çin rüyası kabusa döndü

Starbucks’ın üç aylık rakamları, Amerikan iç pazarındaki güçlü toparlanmaya rağmen hayal kırıklığı yaratıyor. ABD satışları son çeyrekte %12 arttı, ancak kahve zinciri son birkaç yıldır Çinli tüketicilere odaklandığı için, bu büyüme Çin’deki Covid önlemlerinin sıkılaştırılmasıyla gölgelendi. Karantinaların bir sonucu olarak, Çin satışları %23 düştü.

Toplamda, dünya çapında ciro %7 arttı. Net satışlar 7,64 Milyar Dolar olarak gerçekleşti. Starbucks CEO’su Howard Schultz yaptığı açıklamada, “Pekin ve Şanghay’ın yaşamı ciddi şekilde kısıtlaması nedeniyle, önümüzdeki çeyrek daha da kötü olacak. Diğer büyük perakendeciler ve markalar da acı çekiyor.” dedi.

Sendikalaşmaya karşı baskı devam ediyor

Geçen çeyrekte şirket 313 yeni mağaza açtı. Ağustos ayından bu yana, yaklaşık 240 Amerikan Starbucks noktası da sendika seçimleri düzenledi ve bunların 50’si sendikalaşmayı kabul ediyor. Çalışanlar giderek daha fazla örgütlenmeye başladı, fakat öte yandan şirket sendikalaşmaya sıcak bakmıyor. Bunun için çalışanlara yönelik farklı yatırımlar söz konusu.

Tüm bu faktörlerin bir araya gelmesi ve hala devam eden belirsizlik nedeniyle Starbucks bu yıl hakkında herhangi bir açıklama yapmaktan çekiniyor. 
Kahve devi, 2022 mali yılı için tüm tahminlerini ve beklentilerini geri çekti.