Ana Sayfa Blog Sayfa 327

Z Kuşağının Satın Alma Alışkanlıklarını Ne Etkiliyor?

Yeni bir anket, Z kuşağı müşterilerinin satın alma kararları vermek ve müşteri hizmeti almak için nelere yöneldiğini bizlere anlatmaya çalışıyor.

z kusagi ve satin alma
z kuşağının satın alma alışkanlıklarını ne etkiliyor? 4

Özellikle Z kuşağı, fikir oluşturmak, markalardan satın almak ve sorularının yanıtını almak için giderek daha fazla sosyal medya influencerlarına ve çevrimiçi topluluklara yöneliyor. Bunda insan beyninin ‘toplulukla veya sosyal ortamla birlikte iş yapma’ ilkeleri de yer alıyor.

Ergen Beyni

Bir çok nörobilim araştırması bizlere gösteriyorki ergen beyni üç temel kural üzerine çalışıyor. Risk al, yenilik ara ve akran ilişkisi kur.

İlk olarak risk almak üzerine konuşalım. Çoğu z kuşağı katılımcının da aralarında bulunduğu ergen beyni deneylerinde görülüyor ki yetişkinliğe yeni adım atmaya başlayan insanlar yetişkinlerden daha fazla risk alıyor. Ancak bir kural dahilinde. Yaşıtları da onlarla birlikte aynı riski alıyorsa.

İkinci kural işe ‘keşfetmek’, yani yenilik aramaktan geçiyor. Bu noktada z kuşağı yeni şeyler deneme konusunda önceki kuşaklardan daha aktif olduklarını bizlere kanıtlıyorlar. Bunu satın alma davranışlarına uyarlamak gerekirse; z kuşağı, önceki kuşaklardan daha fazla yeni ürünler deneme riskini göze alıp bir şeyleri keşfetmenin onlarda yarattığı mutluluk duygusunu deneyimliyorlar.

Ancak üçüncü kural olmadan ilk iki kanunumuz doğru şekilde işlemiyor gibi görünüyor. Bu kuralların işlemesi için gereken akran ilişkisi ve baskısı onları daha fazla risk almaya ve yeni şeyler denemeye zorluyor gibi görünüyor.

z kusagi satin alma
yaşıt i̇lişkisi yeni şeyler denemekte büyük rol oynuyor

Z Kuşağı ve Influencerlar

Akran başkısı ve ilişkisinin z kuşağında yarattığı güven ve daha iyisini yapma arzusu onları yeni şeyler denemeye itiyor. Daha fazla risk, daha çok keşif; daha çok dopamin anlamına geliyor ki bu daha fazla mutluluk demek.

Ancak bu etkileşim şimdilerde eskisi gibi sokakta veya arkadaş ortamında gerçekleşmiyor. Hepimiz, yüz yüzer tanıdığımız akranlarımız yerine artık daha fazla ekran arkasındaki yaşıtlarımızla iletişime geçer vaziyetteyiz.

z kusagi ve influencerlar
influencerlar satın alma davranışlarımızı etkiliyor

Bu durumda devreye giren influencerlar gerçekten de bizlerin satın alma alışkanlıklarını derinden etkiliyor.

Bu sebeple z kuşağı tüketicilerinin yarısından fazlası artık bir arkadaş ve yarış unsuru olarak gördükleri influencerların görüşlerini satın alma sırasında kullanıyorlar.

Homo-Influencer

Özellikle telefonlarımızda geçirdiğimiz zaman, bilgisayarlarımızda geçirdiğimiz zamandan fazlayken; televizyon reklamlarının geçerliliğini gün geçtikçe yitirmesine şaşırılmıyorum. Bu sebeple insanlar, sürekli kendi gözleri önünde bulunan önemli saydığı, içten ve arkadaş canlısı görünen influencerların fikirlerini; televizyon tanıtımlarından binlerce lira ücret almış reklam yüzlerinin söylediklerinden daha çok önemsiyorlar.

Çünkü onların hayatları, deneyimleri, konuşma tarzları, gülüşleri ve hissettikleri; ekranın karşısında bekleyen meraklı gözlerin duygularıyla benzerdir, yakındır ve göz ardı edilemez. Kendini telefonunun ekranında etkileyici insana yakın hisseden gözler; ondan daha çok bilgi almaya, kullandığı ürünleri kullanmaya ve gittiği yerlere gitmeye çalışacaktır.

Bunu fark eden markalar, fazla zaman kaybetmeden, sosyal medyada yer edinen bu insanlara ulaşmayı başarmış, onlarla ücretli ortaklık kurmayı sağlamıştır. Bu, markalar için televizyon ve diğer reklam araçlarıyla ulaşamayacakları bir müşteri kitlesine, daha uygun bir harcama planıyla ulaşma fırsatı doğurmuştur. Bu sayede markalar, influencerların ürün tanıtımlarına oldukça olumlu bakmış ve kendi ürünlerinin de tanıtılması için çaba sarf etmişlerdir.

Arkadaş İlişkisi

Dünya üzerinde hiçbir zaman insanlar hayran oldukları bir kitleye bu kadar yakın hissetmemiştiler; onların evlerine, sofralarına ve özel hayatlarına davet edilmemişlerdi. Ancak sosyal medyayla birlikte, ünlüler ve fenomenler arasında büyük bir yer değişimi yaşandı.

Artık Z kuşağı, yakın hissettiği ünlülere doğrudan soru sorabiliyor, canlı yayınına misafir olabiliyor, hatta bir sonraki videosunun ne olması gerektiği hakkında karar dahi verebiliyor. Bu sebeple, kısa zamanda etkileyici konumuna ulaşan fenomen kitle, etkiledikleri insanlarla arkadaş olmayı tercih ettiler. Artık onlarla şakalaşıyorlar, anılarını anlatıp gülüyorlar ve hayatlarına dahil ediyorlardı. Ekranın arkasında bir ünlüden çok, bir arkadaş el sallıyordu meraklı gözlere.

İşte bu durum, bir pazar alanı doğurdu yavaş yavaş. Zaman içerisinde fenomenler, ilgilendikleri alan ile ilgili uzmanlaşmaya başladılar. Yıllardır makyaj videosu çeken bir YouTuber, makyaj hakkında en ufak bir detayı biliyordu. Bir teknoloji vloggerı herhangi bir bilgisayar hakkında ekran karşısındakini doyurabilecek tüm bilgilere sahipti.

Bilgiyi Paylaşma Devri

İnsaoğlu bilgiyi paylaşmakta tarih boyunca hiç bu kadar usta olmamıştı. Saniyeler içinde kurulan iletişimin hayatımıza kattığı değerlerden en büyüğü tam olarak böyle adlandırılabilirdi; bilgi paylaşma devri.

Bu noktada Z kuşağının önceki kuşaklardan daha fazla değer verdi ağızdan ağıza pazarlama yöntemi fiber optik kablolar yardımıyla hepimizin evine saniyeler içinde ulaşmanın bir yolunu buldu. Deneyim paylaşma kültürü öyle büyük bir reklam ağı oluşturdu ki; bu ağ içinde olgunlaşan güvenilir insanlar bizlere yeni şeyler satın aldırmayı bir şekilde başardılar.

ŞOK Marketler, İlk Çeyrekte %60 Büyüdü

ŞOK Marketler, 2022 yılının ilk çeyrek finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıkladı. 

Şirketin cirosu geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 60 artarak 10,2 milyar TL oldu. İlk çeyrekte 40 bine yanın istihdam sağlayan ŞOK Marketler yılın ilk üç ayında yeni açılışlarla mağaza sayısını 9 binin üzerine çıkardı. Cepte ŞOK yatırımları ise devam ediyor.

şok marketler, i̇lk çeyrekte %60 büyüdü

ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel: “Enflasyonla mücadeleye önemli katkı sağlıyoruz”

Kaliteli ürünleri mümkün olan en uygun fiyatlarla müşterilerine sunmaya devam ettiklerini belirten ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel yaptığı açıklamada: “2022 yılının ilk çeyreğinde de mağaza, depo ve Cepte ŞOK yatırımlarımızı hız kesmeden sürdürdük. Türkiye’nin her yerinden binlerce çiftçi, küçük ve orta ölçekli işletmeler tarafından üretilen kaliteli ürünleri müşterilerimize en uygun fiyatlarla ulaştırırken; enflasyonla mücadeleye de önemli katkıda bulunuyoruz. Hem hanelere hem de ülke ekonomisine katma değer sağlamaya devam ediyoruz. Artan talebi karşılayabilmek ve teslimatları zamanında gerçekleştirebilmek için son iki yılda Cepte ŞOK’a yaklaşık 60 milyon TL yatırım yaptık. Bu yatırımımızla 1.300 kişiye de ilave istihdam sağladık. Daha iyi bir alışveriş deneyimi sunma hedefimiz doğrultusunda e-ticaret ve dijitalleşme alanında yeniliklerimiz hız kesmeden devam edecek.” dedi

Dürümle’nin Yeni CEO’su Fatih Özçanak Oldu

Dürümle sektörde hızla büyümeye devam ediyor. Geleneksel Türk dürüm çeşitlerini yenilikçi bir anlayışla müşteriye sunan dürümle, tüketici tarafından da oldukça sevilen yeme içme markalarından biri haline geldi.

dürümle'nin yeni ceo'su fatih özçanak oldu

2018 yılında girdiği pazarda hızla büyüyen ve kısa zamanda 16 şehirde 70’in üzerinde restorana ulaşarak 700’ü aşkın kişiye istihdam sağlayan Dürümle, damak zevkine uygun şekilde geliştirip reçetelendirdiği ürünleri ve çıtayı hep yükselten yaklaşımlarıyla Türkiye’nin güçlü bir değeri olma yolunda sağlam adımlarla ilerliyor. 2020 yılında Türkiye’nin önde gelen özel sermaye fonlarından Mediterra Capital ile ortaklığa giden Dürümle, Mediterra Capital’in finansal ve stratejik desteğiyle daha da hızlı büyümeyi ve kurumsallaşma çalışmalarını dünya standartlarına taşımayı hedefliyor.

Dürümle, büyüme ve kurumsallaşma yolculuğuna, yeni CEO Fatih Özçanak ile devam edecek. Fatih Özçanak bayrağı Dürümle’nin kurucusu Onur Sulkalar’dan devraldı.

Adidas, Batılı Markaların Çin Pazarına Bağlılığını Gözler Önüne Serdi

Alman spor giyim markası Adidas, batılı tüketiciler tekrar satın almaya istekli olmasına rağmen bu baharda kar ve gelir kaybetti. Çin pazarındaki yeni Covid kilitlenmeleri ve boykotlar, marka için Amerika’daki çift haneli büyümeden çok daha ağır basıyor.

adidas, batılı markaların çin pazarına bağlılığını gözler önüne serdi

Çin pazarı gibisi yok

Adidas’ın son çeyrek sonuçları, Asya’nın markalar ve perakendeciler için ne kadar önemli hale geldiğini ve Batı’nın yerini ne denli kaybettiğini gözler önüne seriyor. Her ne kadar Latin Amerika’da %38, batı ülkelerinde %13’lük bir büyüme bildirilse de, bunlar Asya pazarı ile karşılaştırılamayacak rakamlar.

Bir bütün olarak çeyrek için, satışlar %3 düştü ve bu da 400 Milyon Euro’luk satış kaybını temsil ediyor. Bu kaybın nedeni Çin’de satışlar %35 düştü ve tüm Asya-Pasifik bölgesi %16 düşüş kaydetti. 

Avrupa bahsetmeye bile değmez

Spor markası başka yerlerde de, özellikle Orta Doğu’da büyümesini sınırlayan tedarik sorunlarıyla karşı karşıya kaldı. Satışların yarısından fazlası envanter sorunları nedeniyle EMEA’da meydana geldi. Ancak Avrupa’da da çift haneli büyüme yok. 

Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, zorluklar da marjlar üzerinde ağırlık oluşturuyor. Brüt kar marjı, temel olarak hammadde ve lojistik maliyetlerinin önemli ölçüde artması nedeniyle son çeyrekte 1,9 puan azalarak %49,9’a gerilediAdidas da son aylarda daha az premium ürün satıldı ve pandemi dönemine kıyasla e-ticaret büyümesinde düşüş gördü. Marka, çevrimiçi olarak yalnızca %2 daha fazla ürün sattı, ancak bu hala 2020’nin başlangıcından %5 daha fazla bir oran.

Diğer işletme maliyetleri %10 artarak 2,26 milyar Euro’ya yükselerek net kârda keskin bir düşüşe neden oldu.

CEO Kasper Rorsted, “Bu zorlu dış zorluklar ortamında, stratejik hedeflerimize odaklanmamız şart” dedi. “Çevik kalmaya devam ederken, kısa vadeli kâr optimizasyonu için uzun vadeli büyüme fırsatlarımızdan ödün vermeyeceğiz.” dedi.

Şirket, Çin’deki satışların devam eden düşüşüne ve tedarik sorunları nedeniyle 200 Milyon Euro’luk olumsuz etkiye rağmen ikinci çeyrekte büyümeye geri dönmeyi bekliyor. Adidas, 2022’nin ikinci yarısında, tedarik sorunlarının çözüleceğini, Batı pazarlarının daha iyi performans göstermeye devam edeceğini ve büyük spor etkinliklerinin devam edeceğini umarak net satışların %20’den fazla artmasını beklediğini açıkladı.

Ikea, Çevrimiçi Siparişleri Karşılamak için Mağaza İçi Depo Yatırımları Yapıyor

  • Ikea, mağazalardan çevrimiçi siparişleri karşılamak için şehir dışındaki büyük mağazalarında mini dağıtım merkezleri oluşturmak için yatırım yapacağını duyurdu.
  • Bu yatırımların çoğu ilk etapta Londra’da yapılacak. Pilot program başarılı olursa genişletilecek.
ikea, çevrimiçi siparişleri karşılamak için mağaza i̇çi depo yatırımları yapıyor
ikea, çevrimiçi siparişleri karşılamak için mağaza i̇çi depo yatırımları yapıyor 9

Çevrimiçi siparişlere olan talep arttı

Ikea, mağazalarına 3 Milyar Euro harcayacak ve şehir dışındaki mağazalarının bir kısmını e-ticaret dağıtım merkezlerine dönüştürecek.

Ikea mağazalarının sahibi Ingka Group’un perakende müdürü Tolga Öncü, Reuters’e verdiği demeçte, harcamaların üçte birinin, küresel olarak yeni mağaza formatları ve lojistik operasyonları için giderek artan bir test merkezi olan Londra’da yapılacağını belirtti.

Ikea, son zamanlarda klasik mağazalarının aksine daha küçük mağazalar geliştirerek, web sitesini elden geçirerek ve sanal planlama hizmetleri sunarak çevrimiçi alışverişteki artışa uyum sağladı.

Şirket ayrıca, merkezi dağıtım noktalarından ziyade büyük şehirlere yakın mağazaların depo bölümlerinden online siparişleri karşılayarak nakliye maliyetlerini ve sürelerini de düşürmeyi hedefliyor. 

Şirketin yatırımları aynı zamanda Romanya, Çin ve Hindistan gibi ülkelerde yeni mağazalar açmanın yanı sıra Kanada, Danimarka, İtalya, Hindistan, ABD ve diğer ülkelerde stüdyolar planlayarak devam edecek.

Facebook’un Göz Bebeği Meta Store vs Apple Store

Facebook ve Instagram‘ın sahibi sosyal medya devi Meta, ilk fiziksel perakende mağazası Meta Store’u 9 Mayıs’ta Burlingame, California’daki kampüsünde açacağını duyurmuştu. 144 metrekarelik şık, minimalist iç mekan, sürükleyici teknoloji ürünlerini sergilemek için tasarlandı.

facebook'un göz bebeği meta store vs apple store
mağazadan bir fotoğraf

Meta Store, insanları donanımıyla etkileşime girmeye, etkileşimli sanal gerçeklik gösterilerine göz atmaya, Portal akıllı görüntülü arama cihazını kullanarak perakende satış ortaklarıyla görüntülü arama yapmaya, Ray-Ban Stories güneş gözlüklerinin nasıl eller serbest sosyal medyada paylaşım sağladığını görmeye ve deneyimlemeye teşvik etmeyi amaçlıyor.

Pek çok kişi Meta’yı sosyal medyayla ilişkilendirirken, Mark Zuckerberg meta ve ona bağlı çeşitli fiziksel ürünler oluşturmayı içeren cesur bir bakış açısına sahip.

Facebook’un Hedefi

Meta Store, yeni sanal ve artırılmış gerçeklik teknolojisi üzerinde çalışan özel araştırma ve geliştirme tesisi Reality Labs HQ‘nun yakınında açılıyor. Laboratuvarın ve mağazanın birbirine yakın olması, deneme yapmak ve müşteri deneyimine odaklanmak için daha fazla fırsat sağlaması açısından bir artı olarak görülüyor.

Meta Mağazası, ürünlerimizin gelecekte metaverse’e nasıl geçiş kapısı olabileceği konusunda insanların bu bağlantıyı kurmalarına yardımcı olacak.

Martin Gilliard – Mağaza Başkanı

2021’de Meta, 10 milyon Quest 2 birimi sattı ve en çok satan oyunlarından biri olan Beat Sabre, Quest platformu aracılığıyla 100 milyon doların (141,5 milyon dolar) üzerinde gelire ulaştı.

Kulaklık ve VR’nin benimsenmesi, metaverse vizyonunun yalnızca bir kısmıydı. 

Facebook’un düşüncesine göre fiziksel teknoloji ürünlerini insanların ellerine teslim etmek, onların gelecekteki sanal ortamlarda sosyalleşmenin nasıl olacağını hayal etmelerini sağlayacak. 

Bu yüzden teknoloji şirketleri tarafından işletilen fiziksel perakende satış alanları, satıştan çok, çoğunlukla herkesi yolculuğa çıkaran bir müşteri deneyimi ile ilgili.

Apple Store Etkisi

Apple mağazalarını ilk açtığında, müşteriler minimal tasarım, açık kat planı ve son derece özenli, yetenekli mağaza çalışanları karşısında şaşırmıştı. Görünüşe göre Apple, teknolojide tasarıma öncelik veren ilk markaydı. Ve ileriye dönük perakende ve teknoloji için bir tasarım belirlemesi işe yaramıştı.

Apple mağaza tasarımı, Microsoft ve Samsung gibi perakendecilerin o zamandan beri kopyaladığı, dünya çapında tanınan bir estetik algısı haline geldi. Yazar Carmine Gallo bunu Apple Deneyimi: Delicesine Büyük Müşteri Sadakati Oluşturmanın Sırları kitabında ayrıntılı olarak belgeledi.

apple store
apple store’dan bir görüntü

Teknolojiyi genel halkın eline vermek, bu mağazaların başarısında kritik bir unsurdu. Apple, müşterilerini öğrenmeye, atölye çalışmalarına ve gösterilere katılmaya, yardım istemeye ve cihazlarını tamir etmeye davet ediyordu. 

Mağazalar, eğitim amaçlı ve deneyimler için tasarlanmış perakende satış ortamları haline geldi.

Bu perakende stratejisi, özellikle Meta’nın sürükleyici gadget’ları fiziksel ve dijital ortamlarda sosyalleşmek için üretildiğinden, mağazanın kalbinde yer almakta. Gilliard, “İnsanlar bir kez teknolojiyi deneyimledikten sonra, onun için daha iyi bir takdir kazanabileceklerine inanıyor. Biz işimizi doğru yaptıysak insanlar çıkıp arkadaşlarına ‘Meta Store’a bakmalısın’ derler” dedi.

Meta için bu yeni strateji zamanla izlemek büyüleyici olacak gibi görünüyor. Şirket ve teknolojisi geliştikçe, Facebook 2021’in son çeyreğinde kaydedilen aylık tahmini 2,9 milyar aktif kullanıcıyla hala en popüler sosyal medya platformu olmaya devam ediyor. Meta ve çok yakın bir gelecekte metaverse, kitlesel kullanıcıları bazı sürümlere getirmek için muhtemelen iyi bir konumda olacak.

Perakendecilerin Neden Mağazalardaki Dijital Yatırımları Artırması Gerekiyor?

Tüketiciler gittikçe yaygınlaşan bir şekilde fiziksel perakende mağazalarına geri dönüyorlar. Raporlar geçen seneye kıyasla %85 oranında bir geri dönüş ön görüyor. Birinci elden satın almak, yeni ürünleri görebilmek ve mağazadaki danışma imkanlarını kullanmak bu geri dönüşün sebepleri arasında.

Araştırma şirketi ChaseDesign’ın anketine göre bu geri dönüşe karşılık olarak perakendeciler mağaza içi alışveriş deneyimlerini geliştirmeli, hatta yenileştirmeliler.

Eşzamanlı olarak, çevrimiçi alışverişteki oranlar da geçen seneki pozisyonlarına kıyasla düşüşe geçti. Dolayısıyla perakendeciler fiziksel geri dönüşlerini gerçekleştiren müşterilerin gözünde mağazalarını yeniden cazip kılmanın ve bu müşterileri elde tutmanın yollarını bulmalılar.

Mağazaların başkalaşması gerekiyor

perakendecilerin neden mağazalardaki dijital yatırımları artırması gerekiyor?
perakendecilerin neden mağazalardaki dijital yatırımları artırması gerekiyor? 13

Yayınlanan raporda ChaseDesign’ın başkanı Joe Lampertius, “Müşteriler çevrimiçi alışverişin tüketim alışkanlıklarına yön verdiği neredeyse iki yılın ardından tüketiciler fiziksel mağazalardan da alışmış oldukları dijital kolaylıkları beklemeye başladılar. Bu da perakendeciler için daha kullanışlı, daha ödüllendirici ve daha eğlenceli bir alışveriş deneyimi sunma zorunluluğu anlamına geliyor.” diyor. “Perakendeciler için bu, fiziksel mağazalarında hem çevrimiçi hem de çok kanallı satış tekniklerinde stabil bir gelişme sağlamak demek. Mağaza içindeki satın alma deneyiminin çevrimiçi satış kadar kolaylıklı ve dinamik olabilmesini mümkün kılmak için, mağazalar QR kod ve sanal gerçeklik gibi olabildiğince bilgi sunabilen kaynakları tercih etmek gerekiyor.”

Araştırmanın diğer önemli bulguları ise şöyle:

Bulgulara göre tüketiciler 2022’yi hızlı kasaların pik noktası olarak görüyor ve fiziksel perakendede en çok kullanılan araç olarak değerlendiriyorlar. Bu da demek oluyor ki perakendeciler oldukça kazanç getiren ani satın alımlarını elde tutmak için pratiklerini değiştirmeye ve şartlara adapte etmeye hazır ve istekli olmalılar.

Hızlı kasalar, QR kod ve perakende alışveriş uygulamaları gibi araçlarla beraber alışveriş deneyimini en çok iyileştiren teknolojiler arasına dahil oldu. Tüketicilerin üçte ikisinden fazla bir kısmı en azından ara sıra da olsa hızlı kasaları kullandıklarını belirtti. Aynı zamanda katılan tüketicilerin %44’ü perakendelerin uygulamalarını kullanırken, %29’luk bir kesim de QR kodlarla alışveriş sürecini tamamlıyor.

Nitekim, bu geri dönüş süresince ve teknolojinin gelişimini takip eden şekilde, verilen tüm rakamlar önceki senelerden daha yüksek oranlara sahip oluyorlar.

IKEA, Rusya Personeline Ağustos Ayına Kadar Ödeme Yapacak

IKEA, Rusya’da yaklaşık 15.000 personele ödeme yapacağı süreyi üç ay daha uzatarak Ağustos ayına çekti. Bu tarihten sonra da ödeme yapmaya devam edebilir.

ikea, rusya personeline ağustos ayına kadar ödeme yapacak
ikea, rusya personeline ağustos ayına kadar ödeme yapacak 15

Mart ayı başlarında dünyanın en büyük mobilya markası, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali nedeniyle tedarik zincirindeki aksama ve zorlu ticaret koşullarını gerekçe göstererek, Rusya’daki mağazalarını geçici olarak kapatacağını ve tedarik etmeyi durduracağını duyurmuştu. Bu duyurunun ardından Mayıs ayına kadar personel ödemelerinin aksatmadan devam ettirileceğini de belirtmişti.

IKEA mağazalarının sahibi Ingka Group’tan Tolga Öncü, Reuters’e verdiği bir röportajda, “Bunu altı aya kadar uzatmayı başardık. İzlemeye, analiz etmeye, neler olduğuna bakmaya devam ediyoruz ve ilerledikçe kararlar alacağız.” dedi.

Birçok Batılı şirket, Ukrayna’yı işgal etmesi ve bunun sonucunda Moskova’ya yönelik yaptırımlar nedeniyle Rusya’daki faaliyetlerini durdurdu.

Batılı şirketler personel ödemelerini neden kesmiyor?

McDonalds ve Renault gibi firmalar da, şimdilik Rusya’da personel ödemelerine devam edeceklerini belirtiyorlar.

Rusya, daha önce ülkedeki faaliyetlerini rafa kaldıran yabancı işletmeleri kamulaştırabileceği konusunda uyarıda bulunmuştu.

Tolga Öncü, ayrıca yaptığı açıklamada “Bütün yaptırımlara uyuyoruz. Sahip olduğumuz (Rusya’daki) varlıkları kullanıyoruz” dedi. Mobilya perakendecisinin Rusya’dan tamamen çıkmayı düşünüp düşünmediği ile ilgili ise yorum yapmadı.

IKEA’nın Rusya’da 17 mağazası ve bir dağıtım merkezi bulunuyor. Rusya IKEA’nın toplam satışlarının %4’ünü oluşturarak en büyük 10. pazarı.

2022 İlk Çeyrek ‘Türkiye Makroekonomi ve Gayrimenkul Piyasası Verileri’ Raporu Yayınlandı

JLL Türkiye 2022 ilk çeyrek ‘Türkiye Makroekonomi ve Gayrimenkul Piyasası Verileri’ raporu yayınlandı. 2020’de Covid-19 pandemisinin ortaya çıktığı dönemde Türkiye kaydettiği %1,8 oranındaki büyümenin ardından, 2021 yılında da yıllık bazda %11 büyüme kaydederek dünyadaki büyük ekonomiler arasında en hızlı büyüyen ülkelerden biri olmuştur. Kaydedilen güçlü büyümenin ana belirleyicileri hanehalkı tüketimi ve ihracat olarak öne çıkmıştır. 

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesinin ardından enerji ve gıda fiyatlarındaki artış, gıda tedariğindeki aksaklıklar, Türkiye’yi ziyaret eden Rus ve Ukraynalı turist sayılarında beklenen düşüşün önümüzdeki dönemlerde büyüme üzerinde baskı oluşturması beklenmektedir. İmalat PMI (Satınalma Yöneticileri Endeksi) on ay sonra ilk defa Mart 2022’de 50 seviyesinin altına düşerek 49,4 olarak kaydedilmiştir. Diğer yandan, ÜFE ve TÜFE artış eğilimini yılın ilk çeyreğinde de sürdürerek, Mart 2022’de yıllık bazda sırasıyla %114,97 ve %61,14 olarak kaydedilmiştir. TCMB, Nisan 2022’de gerçekleştirdiği Para Politikası Kurulu Toplantısında politika faizini %14 seviyesinde sabit tutmuştur.

2020 yılında durgunluk döneminin ardından Türkiye’ye doğrudan yabancı sermaye girişleri son beş yılda kaydedilen seviyeleri aşarak 2021 yılında %78,8 oranında yıllık artışla güçlü bir toparlanma kaydederek ivme kazanmıştır. 2022 yılının ilk iki ayında ise geçen yılın aynı dönemine göre %19 düşüş göstererek 1,26 milyar USD seviyesinde kaydedilmiştir.

Türkiye makroekonomi ve gayrimenkul piyasası verilerinde öne çıkanlar şu şekilde;

gayrimenkul piyasası
2022 i̇lk çeyrek 'türkiye makroekonomi ve gayrimenkul piyasası verileri' raporu yayınlandı 18

Perakende Pazarı Görünümü

Türkiye’deki mevcut alışveriş merkezi arzı 1Ç 2022’de 453 adet alışveriş merkezinde 14 milyon m2 seviyesinde sabit kalmıştır. İstanbul %37 oranında pay ile mevcut arzın çoğunluğuna ev sahipliği yaparken, İstanbul’u sırasıyla %12 pay ile Ankara ve %6 pay ile İzmir takip etmektedir.

Mevcutta, inşaat halinde 30 alışveriş merkezinde yaklaşık 900 bin m2 kiralanabilir alan bulunurken, toplam arzın 2024 sonu itibarıyla 14,9 milyon m2 seviyesine ulaşması beklenmektedir.

Paralel olarak, geçen yılın aynı çeyreğinde 163 m2 olarak kaydedilen perakende yoğunluğu, 1Ç 2022’de 1.000 kişi başına 165 m2 seviyesine yükselmiş olup, 2024 yılında inşaat halindeki projelerin tamamlanmasıyla 170 m2’ye ulaşması beklenmektedir.

1Ç 2022 itibarıyla alışveriş merkezi birincil kiraları Euro bazında 70 EUR/m2/ay olarak sabit seviyede kaydedilmiştir. Diğer yandan Türk Lirası bazında birincil kira sırasıyla yıllık olarak %54, çeyreklik olarak ise %11 oranında artış göstererek, 1.000 TRY/m2/ay seviyesine yükselmiştir.  Birincil getiri oranı ise 25 baz puan düşüş göstererek 1Ç 2022’de %8,50 olarak kaydedilmiştir.

Ofis Pazarı Görünümü

İstanbul’da A sınıfı ofis arzı 1Ç 2022’de 5,8 milyon m2 seviyesinde kaydedilirken, mevcutta yaklaşık 1,45 milyon m2 inşaat halinde kiralanabilir alan bulunmaktadır ve mevcut ofis arzının 2023 yılı sonunda 7,3 milyon m2 seviyesine ulaşması beklenmektedir. İnşaat halindeki ofis arzının %90’ını oluşturan ve 1 milyon m2 üstünde kiralanabilir alanı bulunan Uluslararası İstanbul Finans Merkezi’nin 2022 yılı sonunda tamamlanması beklenmektedir.

1Ç 2022’de Asya yakasında Ataşehir, MİA’da ise Levent kiralama işleri bakımından öne çıkan alt pazarlar olmuştur. 2022 yılının ilk çeyreğinde bilişim ve teknoloji, finans ve lojistik sektörleri, kiralama işlemlerinde en aktif şirketler olarak kaydedilmiştir.

1Ç 2022’de MİA bölgesindeki boşluk oranı 2021 yılı son çeyreğinde kaydedilen %18 oranından aşağıya, %16,3’e gerilemiştir. 1Ç 2022’de A sınıfı ofis binalarındaki boş alanlar oldukça sınırlı hale gelmiştir.
Birincil ofis kiraları 1Ç 2022’de USD bazında geçen çeyreğe kıyasla %25 oranında artış göstererek 25 USD/m2/ay seviyesinde kaydedilmiştir. Diğer yandan, Türk Lirası bazında ise geçen yıla kıyasla %90 artış kaydederek 350 TRY/m2/ay seviyesine yükselmiştir. Birincil ofis getiri oranları 1Ç 2022’de 25 baz puan düşüş göstererek %8,00 seviyesinde tahmin edilmiştir.

Lojistik Pazarı Görünümü

İstanbul ve Kocaeli alt pazarlarını kapsayan Marmara bölgesindeki toplam lojistik arzı 1Ç 2022 itibarıyla 10,56 milyon m2 seviyesindedir. Ticari kullanım amaçlı lojistik arzı ise 6,78 milyon m2 olarak kayıt altına alınmıştır. 1Ç 2022 itibarıyla mevcutta inşaat halinde bulunan 554 bin m2 lojistik depo arzı bulunurken, planlama halindeki projeler 2,23 milyon m2 seviyesindedir.

Mevcut verilere göre 2022 yılının ilk çeyreğinde 8.340 m2 lojistik depo kiralama işlemi gerçekleşmiştir. Kaliteli lojistik depo arzındaki kısıt nedeniyle lojistik kiralama işlemi hacmi sınırlı kalmıştır. Diğer yandan, pazarda oldukça ihtiyaç duyulan lojistik depo geliştirme aktivitelerinde henüz beklenen artış gözlenmemiştir. 
Paralel olarak, lojistik pazarındaki en önemli konu, özellikle e-ticaret ve perakende sektöründen kiracılar tarafından gelen yüksek talebin kaliteli depo arzının kısıtlı olması nedeniyle karşılanmaması olarak öne çıkmaktadır.

Birincil depo kiraları 1Ç 2022’de 6 USD/m2/ay olarak kaydedilmiş olup, yıllık olarak %20 artış göstermiştir. Türk Lirası bazında ise 75 TRY/m2/ay seviyesine yükselerek yıllık %88 oranında artış kaydedilmiştir. Devam eden yüksek talep karşısında lojistik depo arzının kısıtlı olması, gelecek dönemlerde kiralar üzerinde daha fazla artış baskısı sinyallerini vermeye devam etmektedir. Diğer yandan, birincil lojistik depo getiri oranları 1Ç 2022’de  %8,75 seviyesinde sabit kalmıştır.

raporu incele
2022 i̇lk çeyrek 'türkiye makroekonomi ve gayrimenkul piyasası verileri' raporu yayınlandı 19

Jack&Jones ve Vero Moda’nın Sahibi Bestseller, Yeni Bir Marka Çıkarıyor

Only , Vero Moda ve Jack&Jones’un sahibi olan Danimarkalı moda grubu Bestseller, cinsiyetten bağımsız bir moda markası çıkarıyor. IIQUAL gelecek yıldan itibaren çevrimiçi olarak satışa sunulacak.

Bestseller’ın yeni markası cinsiyet etiketsiz olacak

bestseller yeni marka

Moda grubu Bestseller, cinsiyetten bağımsız giysilere yönelik artan talebe yeni bir markayla yanıt veriyor: IIQUAL, “belirli bir cinsiyet etiketi olmayan moda” sözü veriyor. Marka Başkanı Maria Dons: “İnsanlar farklı bir şey talep etmekten korkmuyorlar. Özellikle pandemiden sonra ihtiyaç duyulan, insanları güçlendiren kıyafetler üretmeye inanıyoruz” diyor.

Şirket “açık fikirli ve kapsayıcı moda” için pazarda bir boşluk görüyor. Tasarım müdürü Sandra Ottesen, “Bel veya kol uzunluğunda ayarlanabilen özelleştirilmiş ayrıntılara büyük özen göstererek zamansız, gündelik kalıplar kullanıyoruz, böylece insanlar kıyafetleri kendileri özelleştirebiliyor” diye açıklıyor.

Hazırlanan moda markasının özellikle esnek olduğunu iddia ediliyor. Birçok ürün, yalnızca her cinsiyete uyacak şekilde değil, aynı zamanda farklı seçenekler ve stillere de izin verecek şekilde ayarlanabilir, katlanabilir veya düğmeli olabilir, şeklinde açıklanıyor. Bu şekilde, IIQUAL modaya uygun renkler ve baskılar vaat etse de, marka tasarımların ömrünü uzatmayı ve herkes için uygun bir parça sunmayı hedefliyor. İlk koleksiyon 2023 yazında satışa sunulacak ve doğrudan çevrimiçi olarak farklı ülkelerde satılacak.