Ana Sayfa Blog Sayfa 358

Türkiye’de 2022 ve Sonrasında Yerel Perakendeyi Etkileyecek Trendler

Şirketlerin büyüme ile ilintili sorunlarına çözüm sunan Argus Growth Agency, Türkiye’de Yerel Perakendeyi Etkileyecek Yeni Trendler 2022+ raporunu yayınladı.

Türkiye’de perakende sektörünü etkileyecek olguları ve iç görüleri bir araya getiren rapor, perakende sektörünün zorunlu değişimini de gözler önüne seriyor.

Bu değişimin yerel perakende tarafında en önemli nedenleri ise 6 ana başlık altında toplanmış.

  • Kırılan Tedarik Zinciri
  • Süper Enflasyon
  • Artan Dijitalleşme
  • Yükselen Çevre Hassasiyeti
  • Personel Sürekliliğinde Zorluklar
  • Düşen Marka Sadakati
yerel perakendeyi etkileyecek trendler
türkiye'de 2022 ve sonrasında yerel perakendeyi etkileyecek trendler 3

Bu başlıklar çerçevesinde değişim, tüketici ve ürün trendleri olarak iki ana konuda inceleniyor.

Sektör iç görülerinizi geliştirebileceğiniz raporun tamamına aşağıdaki link üzerinden erişebilirsiniz.

raporu incele
türkiye'de 2022 ve sonrasında yerel perakendeyi etkileyecek trendler 4

Starbucks İngiltere Şubelerini Satacak mı?

Starbucks İngiltere şubelerini satmayı düşünüyor olabilir. Kahve zinciri, şuan için bir satış sürecinin başlatıldığını reddediyor, ancak Birleşik Krallık’ta artan rekabetle karşı karşıya.

Starbucks İngiltere lokasyonları Covid etkisini hala atlatamadı

Sunday Times‘ın haberine göre, Amerikan kahve devi Starbucks, binlerce İngiliz mağazasını satmak isteyebilir ve seçenekleri değerlendirmek için danışmanlık firması Houlihan Lokey ile işbirliği yaptı. Bir franchise grubunun veya özel sermaye şirketinin Starbucks’ın İngiltere’deki tüm satış noktalarını devralması mümkün.

Markanın İngiltere’de bulunan lokasyonlarının yaklaşık dörtte üçü franchise olarak, geri kalanı ise markanın kendisi tarafından işletiliyor. Pandemi ülkede kahve devini sert vurdu. Şirket ülkede geçen yıl kar edemedi. Şu anda Starbucks’ın yaklaşık 4.000 İngiliz çalışanı var.

starbucks i̇ngiltere şubelerini satacak mı?

Ülkedeki rekabet çok yüksek

Şirket, rekabetin arttığını kabul ediyor. Paket servis zincirleri ve restoranlar giderek daha fazla kahve ve indirim sunuyor. Bu arada, 2021 rakamlarına göre göre ülkede işletme maliyetleri yükselirken, çoğu şubenin bulunduğu lokasyonlrda yaya trafiği çok yavaş toparlanıyor.

FT’nin bildirdiğine göre Starbucks, resmi bir satış sürecinin başlatıldığını hâlâ reddediyor. Yine de, tüm uluslararası mülkleri için stratejik seçenekleri değerlendirmeye devam ediyor. Kahve devi geçen yıl, Güney Kore’deki hisselerini de satmıştı.

H&M, Rusya’dan Tamamen Ayrılan Markalar Arasına Katıldı

  • H&M Rusya’dan tamamen ayrılıyor.
  • Moda devi, kalan stokları eritmek için mağazalarını geçici olarak yeniden açacak.

H&M, ülkeden tamamen çıkmadan önce kalan stokları eritmek için Rusya’daki mağazalarını geçici olarak yeniden açacak.

H&M CEO’su Helena Helmersson yaptığı açıklamada: “Dikkatli bir değerlendirmeden sonra, mevcut durum göz önüne alındığında Rusya’daki işimize devam etmenin imkansız olduğunu görüyoruz. 

“Bunun meslektaşlarımız üzerinde yaratacağı etkiden dolayı çok üzgünüz ve tüm sıkı çalışmaları ve özverileri için çok minnettarız. Ayrıca, müşterilerimize yıllardır verdikleri destek için teşekkür etmek istiyoruz.”

2009’dan beri Rusya’da ticaret yapan moda devi, Mart ayı başında Putin’in Ukrayna’yı işgaliyle ülkedeki “tüm satışları durdurmuştu.”

Perakendeci, operasyonlarının “sorumlu bir şekilde sona erdirilmesine” odaklandığını ve önümüzdeki aylarda Rus personelini “mümkün olan en iyi şekilde” destekleyeceğini söyledi.

Rusya H&M’in 6. en büyük pazarıydı

h&m mağaza

Moda devi Rusya’da kalan envanterini satmak için mağazaları geçici olarak yeniden açacak.

Rusya’da yaşanan tüm kesintinin H&M’e 161 milyon Pound’a mal olması bekleniyor . Tutarın tamamı, üçüncü çeyrek sonuçlarına tek seferlik maliyet olarak dahil edilecek.

H&M’in, moda perakendecisinin 6. en büyük pazarı olan Rusya’da 150’den fazla mağazası bulunuyordu. 2021’in dördüncü çeyreğinde, ülke grup satışlarının yaklaşık %4’ünü oluşturdu.

Mango Satışları 2022’de %25 Arttı

Mango, 2022’nin ilk yarısındaki satışlarıyla 2021’in aynı dönemine göre %24,8 artışla güçlü büyüme yörüngesine devam ediyor.

İspanyol merkezli küresel moda devi, performansın aynı zamanda büyümenin 2019’daki pandemi öncesi aynı döneme göre arttığı anlamına geldiğini de belirtti. Brüt işletme karı da 2021’in ilk yarısına göre yükseldi.

Şirket, 2021’deki 973 milyon € (823 milyon £) ile karşılaştırıldığında, yılın ilk yarısını 1.214 milyar € (1.02 milyar £) ciro ile kapattı.

Mango, güçlü performansın İspanya, Fransa, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, İtalya ve Hindistan’daki kilit pazarlardaki iyi büyümeden kaynaklandığını da ekledi.

Bu yıl 124 milyon Euro’ya (104 milyon £) ulaşacak yatırım seviyeleriyle teknoloji, lojistik ve mağazalara artan yatırımla şirket ivme artırmayı planlıyor. Şirket dijital platformlara yatırım yapacak ancak Haziran 2023’e kadar 60 yeni mağazanın açılışını farklı ülkelerde gerçekleştirecek.

Mango dünya çapında genişlemeye devam edecek

mango satışları 2022'de %25 arttı

Mango’nun güçlü bir performans sergilediği diğer pazarlar, mevcut mali yıl için stratejik ülkelerden ikisi olan Amerika Birleşik Devletleri ve Hindistan. Amerika Birleşik Devletleri’nde Mango, Mayıs ayına New York’ta Fifth Avenue’de bir amiral gemisi mağazasını açtı ve 2024 yılına kadar ülkede 40 mağaza ağına ulaşmayı hedefliyor.

Bu arada Hindistan’da şirket, ortağı Myntra ile gelişimini, yılın ikinci yarısında tahmini 15 ila 20 açılış ile daha genişleteceğini de belirtti.

Yılın ilk yarısının sonunda şirket, geçen Aralık ayından bu yana toplam 61 net açılıştan sonra dünya çapında 2.508 satış noktası ağına sahip oldu.

Mango CEO’su Toni Ruiz, “Yılın ilk yarısındaki ilerleme, Mango’nun içinde bulunduğu yeni büyüme aşamasının bir başka işaretidir” dedi. 

“Müşterilerimiz ürünümüzü takdir ediyor ve değer veriyor. Bu doğrultuda genişlememizi hızlandırdık ve operasyonlarımızı daha verimli hale getirdik”.

E-Ticaret Fiziksel Perakendeyi Öldürmedi Aksine Önemini Hatırlattı

Pandemi döneminde e-ticaret bildiğiniz üzere büyük bir sıçrama yaptı. Bu durum, büyük çaplı mağaza kapanışlarıyla birleştiğinde perakende uzmanlarınca fiziksel perakendenin nihai ölümü olarak değerlendirildi. Bazı yönlerden de haklıydılar fakat öyle olmadı. ABD’de yaklaşık 50.000 (%5,7) mağazanın 2026 yılına kadar kapanması beklenirken, çevrimiçi satışların da %50 artması bekleniyor. Bu, pandemi sonrası dünyada fiziksel perakendenin değerini sorgulatırken markaları da daha fazla mağaza kapatmaya teşvik ediyor ister istemez.

Ancak gerçek şu ki, ticaretin hızlı dijitalleşmesi, görünenin aksine fiziksel mağazanın rolünü gölgede bırakmak yerine onu tamamen dönüştürüyor; bunun etkilerini görmemiz ve rüzgarı arkamıza almamız için de bizim yeni yollara ihtiyacımız var, onları bulmalıyız.

Bugün perakende dünyasının gerçek değeri, artık doğrudan finansal kâra bağlı değil. Yalnızca fiziksel perakendenin sunabileceği, duygusal ve deneyimsel katılımın da burada kritik rolü mevcut. Bu unsurların hepsi, uzun vadeli tüketici sadakati, marka itibarı, farklılaşma ve nihayetinde satış oluşturmanın temelidir.

Markalar bu dönem de önemli bir noktayı gözden kaçırdı. 2020’de Covid-19 büyük bir e-ticaret ivmesini tetikledi. Amazon şimdiye kadarki en büyük kârını, Walmart ise çevrimiçi satışlarda %97’lik bir sıçrama yaptığını açıkladı ve bunun yanında bazı fiziksel mağazalar kazançlarında %256’ya varan düşüşler gördü. Dünya çapındaki markalar, çabalarını acilen dijital dünyada tüketici katılımını yakalamaya yöneltti. Ancak, e-ticaretini geliştirmek için acele eden birçok marka, kalan fiziksel mağazalarının etkisini geliştirmeyi unuttu. Bu da onları bir hataya sürükledi.

Yakın zamanda yayınlanan bir incelemede, markaların bir müşterinin bir mağazadaki deneyiminin her adımını, ilk geldikleri andan check out yaptıkları ana kadar ve markayla çevrimiçi iletişimde kaldıkları süre boyunca puanlayabildikleri bir “önceliklendirme matrisi” oluşturuldu. Müşteri deneyiminin her adımı, mağazanın nasıl performans gösterdiğinin tam bir resmini elde etmek için müşteri, marka ve işletme üzerindeki etkisi incelendi.

Bu yaklaşım, mağazaların sahip olduğu gerçek etkinin çok daha geniş ve kapsamlı bir resmini sundu, yalnızca kâr ve ziyaretçi sayısının değil onun da ötesinde ve aynı zamanda değerlerinin nasıl ve nerede iyileştirilebileceğini de ortaya çıkardı.

Peki fiziksel perakendede nelerdi bu etkiler dersiniz?

Müşteri etkisi

Müşteri etkisi, müşteri hizmetlerini, mağazanın tasarımının, düzeninin ve özelliklerinin ne kadar ilgi çekici olduğunu ve müşterilerin mağazayı ziyaret ettiklerinde sahip oldukları genel deneyimi temel alır. 

Markaların bunu ölçmesi çok önemlidir çünkü mağazalar; yalnızca kâr yerine müşteri üzerindeki etkiye öncelik vererek, uzun vadede satışlara fayda sağlayan kalıcı değerler sağlayabilir. Bir PWC raporu, markalar üstün bir müşteri deneyimi sunduğunda, müşterilerinin onlardan satın alma olasılığının rakiplerinden 7 kat daha fazla olduğunu ortaya koydu.

Amerikan Express, müşteri hizmetlerini bir maliyet merkezi olarak görmeyi bırakıp, müşterinin markayla ilgili genel deneyimini geliştirmek için bir fırsata dönüştürdüğünde, müşteriyi elde tutma oranında %400 artış sağladı. Burada, müşteri ilişkilerine öncelik vermek, kârda da doğru orantılı bir şekilde artışa yol açtı. Hedef müşterilerinin bireysel hedeflerine, motivasyonlarına ve ihtiyaçlarına öncelik vermek için tasarımı kullanan fiziksel mağazalar da mutlaka uzun vadeli karlarda benzer bir artış görecektir.

e-ticaret fiziksel perakendeyi öldürmedi aksine önemini hatırlattı

Marka etkisi

E-ticaret arttıkça, bir zamanlar yalnızca dağıtım kanalları olan fiziksel mağazalar, markayı hayata geçirmede giderek daha kritik bir rol oynuyor. Son satınalma çevrimiçi olarak yapılsa bile, fiziksel alana bağlı anıların, deneyimlerin ve duyguların öneminin, nihai bir satışa nasıl katkıda bulundukları göz ardı edilemez. Yapılan araştırmalara göre alışveriş yapanların %55’i çevrimiçi alışveriş yapmadan önce fiziksel bir mağazayı ziyaret ediyor. Bu da, fiziksel mağazanın müşterilerin markaya daha sadık hissetmesini sağlamadaki rolünü üstlenen “marka etkisi”dir.

ABD’li oyuncak perakendecisi Camp; mağazalarını, başkalarıyla sosyalleşebileceğiniz yerler ve aynı zamanda aile etkinlikleri sunan deneyimsel perakende merkezlerine dönüştürüyor. Bu adım, müşterilerin %50’sinin ayda bir kez ve %17’sinin haftada bir kez geri dönmesine yol açtı ver her ziyarette mağazadan alışveriş yapmıyor olsalar da, sağlanan sadakat, müşteriler için markayı satınalma zamanı geldiğinde rakiplerinden çok daha olası bir seçenek haline getirecektir.

Önde gelen bir gıda devi de geçtiğimiz günlerde, bilinen modası geçmiş puding kategorisini yeniden icat ederken, müşterilere çeşitli paylaşılabilir ve duygusal olarak ilgi çekici mağaza içi deneyimler sunarak ABD pazarında marka bilinirliğini artırmak istedi. Müşterilere pudinglerini kişiselleştirebilme imkanı verildi. İç mekan, müşterileri sosyal medyada deneyimlerini paylaşmaya teşvik etmek için tasarlandı ve eğlenceli ‘oturma alanları’, aileleri ve arkadaşları, oyun alanına benzer bir ortamda birlikte pudingin tadını çıkarmaya davet ederek spontane sohbetlere teşvik etti. Satışların iyileştirilmesi ana hedef olmamasına rağmen, bu kampanya firmanın toplam satışlarını %42 oranında artırarak zincirleme etki yaptı.

İş etkisi

Biz insanlar ve aynı zamanda müşteriler olarak, nihayetinde soğuk dijital ortamda kopyalanamayan daha sıcak, kişisel bağlantılar satın alıyoruz veya arıyoruz. Bir First Insight raporu, alışveriş yapanların %71’inin mağazada alışveriş yaparken 50 ABD doları veya daha fazla harcadığını, buna karşılık ankete katılanların yalnızca %54’ünün çevrimiçi alışveriş yaparken aynı tutarı harcadığını ortaya koydu buna göre insanlar çevirimiçi alışverişten ziyade fiziksel mağazalarda daha fazla harcamaya istekli. Aynı zamanda müşteriler (özellikle genç olanlar) ürünlere göz atmak ve ürünleri deneyimlemek için aslında daha çok fiziksel mağazaları tercih ettiklerini söylüyorlar.

Bu nedenle fiziksel mağazalar, iş hedeflerini ve ticari hedefleri ileriye taşımada hala kritik bir rol oynayabilir hala eski formuna döndürülebilir. Bu potansiyel, müşterilerin ziyaret ettiklerinde mağaza hakkında olumlu deneyime sahip olmalarını sağlayarak en üst düzeye çıkarılabilir; bu da tekrar satın alma ve ziyaret yapma şanslarını artırır.

Son olarak, bir de e-ticaretin fiziksel mağazalardan daha uygun maliyetli olduğu algısı var fakat o konu biraz karmaşık. Dijital pazarlamanın artan maliyetleri ve doğrudan tüketiciye yönelik (direct to consumer) markalarının aşırı doygunluğu, fiziksel bir alanın ek yükünden tasarruf ederek elde edilen kazanımları önemli ölçüde azaltıyor. Doğrudan tüketiciye yönelik ünlü markalar Casper, Allbirds ve Wayfair’in 2020’de gelirlerinin sırasıyla %32, %25 ve %10’unu pazarlamaya harcadıkları bildiriliyor bu hiç de azımsanacak bir oran değil. Ayrıca internet üzerinden sipariş edilen tüm ürünlerin en az %30’unun iade edilmesi, gerçek mağazalarda ise bu oranın yalnızca %8,89 olduğu da bizleri e-ticaretin daha kârlı olup olmadığı konusunu tekrar düşünmeye itiyor.

Bu nedenle artık birçok marka, çevrimiçi satınalma, mağazadan teslim alma veya çevrimiçi satınalma, mağazadan iade etme yaklaşımları dahil olmak üzere hibrit, ‘fijital’ bir yaklaşımı tercih ediyor ve fiziksel mağazaya pahalı bir alışveriş merkezi ihtiyacını ortadan kaldıran bir tatmin rolü veriyor. Depo, e-ticaret ve fiziksel perakendeyi birbirine bağımlı hale getiriyor.

E-ticaretin yükselişi ve pandeminin etkileri, fiziksel perakendeciliğin ölümünü şu ana kadar doğrulamadı. Ona her zamankinden daha karmaşık ve değerli rol verdi. Şimdi bu değeri tanımaya ve maksimize etmeye başlamanın ve daha da önemlisi, bunu uzun vadede ölçmenin yeni yollarını bulmanın zamanı geldi.

Nike, Yeni ‘Nike Rise’ Mağaza Konseptini Açıyor

Spor giyim ve ayakkabı devi Nike, Westfield London’da yerel spor meraklılarına bir dizi yenilikçi dijital deneyim ve hizmet sunan yeni bir mağaza konsepti açtı.

Yeni mağaza, sporcuları sporu günlük bir alışkanlık haline getirmeyi amaçlayan ve dijital hizmetler tarafından desteklenen küresel Nike Rise mağaza konseptinin en son şeklidir.

Westfield London, gerçek zamanlı, duyarlı ve yerelleştirilmiş spor hikayeleri sağlayan tescilli dijital platformu Sport Pulse’u piyasaya süren EMEA’daki ilk Nike lokasyonudur. Girişteki LED ekranlar, şehirdeki gerçek zamanlı spor anları ve Nike’ın aktivite uygulamaları NTC ve NRC tarafından bilgilendirilen verilere dayalı hikaye anlatımı sağlayarak sporculara hareket etme konusunda ilham veriyor.

Nike’ın yeni mağazasında ayrıca RFID etkinleştirilmiş interaktif ayakkabı karşılaştırma aracı olan Inside Track Table bulunuyor. Bu, tüketicilerin daha bilinçli satın alma kararları için herhangi bir Nike ayakkabı çifti hakkında incelemeler ve gerçek zamanlı bilgiler almalarını sağlayan bir ekran.

İşte Nike’ın en son Nike Rise mağaza konsepti

nike yeni mağaza konsepti
nike, yeni 'nike rise' mağaza konseptini açıyor 16

Tüketiciler ayrıca bağlantı ve etkileşim için bir hizmet hedefi olan Sport Hub’ı da ziyaret edebilir. Mağaza, Mağazada Çevrimiçi Satın Alma (BOPIS), Mağazada Dijital Sipariş İadesi (DORIS) ve Mağazada Planlanmış Ziyaretler gibi çok çeşitli O2O hizmetleri müşterilere sunuyor. Nike üyeleri ayrıca mağazada premium Nike by You kişiselleştirme deneyimine de erişebilecek.

Nike yaptığı açıklamada, “herkesin kazanabileceği bir çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık kültürünü teşvik etme” taahhüdünü yineledi. Yeni lokasyonda 43 farklı dil konuşan 15 farklı milletten personel de hizmet veriyor.

Yeni Bir Sanal Dünyada Perakende Sektörü: Metaverse’de Müşteri Hizmetleri

Facebook Ekim 2021’de adını Meta olarak değiştirmeyi planladığını duyurduğunda metaverse terimi için arayışlar başladı. Günümüzdeki popülaritesine rağmen, terim hala yeni ve çok geniş bir şekilde tanımlanıyor. Terim ile alakalı herkesin katıldığı bir açıklama varsa o da metaverse’ün markalar ve müşteriler için yeni ve birçok imkan sunan “sanal dünya” olduğu.

Perakendeciler (yeni bir ortamda yeni müşteriler ile kurulabilecek yeni ilişkiler ve yaşanabilecek yeni tecrübelere aç olarak) şu an aktif olarak bu sanal dünyada yerlerini alıyorlar ve bu yeni dünyanın ekonomik planları gelişmeye devam ederken almaya da devam edecekler.

Metaverse alışveriş şeklimizi, iletişim ve sosyalleşme yollarımızı değiştireceği gibi müşteri hizmetlerinin çalışma şeklini de değiştirecek. Gerçek dünyadaki gibi, metaverse’de satılan ürünler ve hizmetler müşteri hizmetlerinin çözmesi gereken sorunlar içeriyor. Sanal dünyadaki bazı ürünler fiziksel dünyadaki ürünlere bağlı olacağı gibi bazı ürünler sadece fiziksel dünyada bazıları ise sadece sanal dünyada yer alacak. Hala detayları net olmayan bu yeni evrende tek bir şey kesin: müşteri hizmetleri fiziksel dünyada olduğu kadar, belki de daha fazla, önemli olacak.

Bu noktada gerçek dünyada toplumun güvenini kazanmış ve sanal dünya piyasasına yeni giriş yapacak olan perakendeciler için önemli bir soru ortaya çıkıyor: yeni ve henüz sınırları belli olmayan bir ortamda perakendeciler nasıl kaliteli bir müşteri hizmeti sunacaklar?

sanal dünyada alışveriş
yeni bir sanal dünyada perakende sektörü: metaverse'de müşteri hizmetleri 19

Bu yeni sanal dünyada perakende dektörü

Eski bir sanal oyun olan Second Life’ı nasıl tanımladığınıza bağlı olarak, metaverse hem eski hem de yepyeni bir şey. Ne olursa olsun, bu evrenin şu anki durumu önceki herhangi bir halinden daha karışık ve aynı zamanda dinamik. Bu yeni evrenin elbette pek çok karşıtı da var ve metaverse’nin bu sefer de yükselemeyeceğine örnek olarak dünyada Second Life’ı gösteriyorlar. Farkına varamadıkları şey, 3D teknolojileri ve internet altyapısındaki gelişmelerle birlikte, metaverse çoktan uçuşa hazır bir şekilde bekliyor.

Bugün, sayısız perakendeci, Decentraland, Roblox ve The Sandbox gibi birçok metaverse platformunda geniş bir ürün ve hizmet yelpazesi sunarak metaverse evreninde şimdiden yatırım yapıyor.

Spor devi Nike, metaverse oyunlarına oldukça yüksek yatırımlar yaptı: bir Metaverse Studio kurdu, Nikeland on Roblox’u (7 milyon ziyaretçinin katılımıyla) başlattı ve RTFKT adlı sanal bir moda şirketini satın aldı. Gucci de bu sanal dünyada yerini alıyor; şirket bu yılın başlarında The Sandbox’ta sanal gayrimenkul satın aldı ve şu an bu sanal mülkü geliştirme sürecinde. Aynı zamanda geçen ay NFT sahiplerini hedef kitlesi alarak sanal bir “Yeni Tokyo” dünyası kurmak ve moda aksesuarları geliştirmek için 10KTF ile bir ortaklık duyurdu. Forever 21’in de metaverse’de sanal mağazaları var, burada sanal bir bereye olan büyük ilgi, perakendeciyi 2022 kış kataloğuna fiziksel bir versiyon eklemeye teşvik etti.

Markaların metaverse atılımları ile ilgili ülkemizde ve dünyadaki örnekleri buradan inceleyebilirsiniz.

Tüm bunlar metaverse evrenindeki perakende buzdağının sadece görünen kısmı. Metaverse geliştirme şirketi metaVRse’nin kurucu ortağı ve bu yeni sektörde uzman olan Alan Smithson’ın yakın zamanda bahsettiği gibi, perakendeciler için potansiyel çeşitlilik oldukça geniş.

Metaverse’de perakendeciler için bazı imkanlar şöyle:

  • Sosyal e-ticaret: Sanal alışveriş deneyimlerini arkadaşlarınızla paylaşın,
  • Satın almadan önce deneyin: Sanal denemeler, 3D ürün incelemeleri ve artırılmış veya sanal gerçeklik aracılığıyla ürünleri inceleme;
  • Sanal ürün katalogları: Fiziksel benzerlerinden daha ilgi çekici olarak tasarlanan kataloglar;
  • Metaverse merkezli sadakat programları: Perakendeciler tarafından satılan NFT’ler, faydaları yalnızca sanal ortamlarda bulunan, sadece metaverse merkezli bağlılık programlarına erişim sağlayabiliyor. İster fiziksel bir ürünün veya hizmetin sanal bir versiyonunu sunuyor olsunlar, ister metaverse dünyasına özgü tamamen yeni bir teklif yaratıyor olsunlar, bu yeni dünyaya giren markalar, hem fiziksel dünyada kurulmuş olan müşteri hizmetlerini geliştirmek hem de bu yeni ortamda gerçek dünyadan daha iyi alışveriş deneyimleri yaratmak için muazzam fırsatlara sahipler.

Metaverse’deki perakendeciler için bazı müşteri hizmetleri fırsatları

Perakendeciler aynı zamanda çözmesi o kadar da kolay olmayan bir zorlukla karşı karşıyalar. İnsanların nasıl ve nerede alışveriş yapmak ve hizmet almak istedikleri, farklı demografik özelliklere göre büyük farklılıklar gösteriyor.

Bu yılın başlarında bir perakende sektörü araştırma şirketi, genç nesillerin metaverse’e daha alışkın olduğunu gözlemledi: kurum, Z kuşağının %55’i ve Milenyumluların %60’ı metaverse kavramına en azından biraz aşina olduğunu öne sürdü. 

Ayrıca, ürünlerin ve hizmetlerin değerleri ve ekonominin metaverse’de nasıl değişebileceğini göz önünde bulundurmak önemli. Halihazırda satışta olan ürünlerin fiyat artışı, sanal ürünler olan NFT’lerin de bizlere öğrettiği gibi yeni ürünlerin icadı gibi daha önceden var olmayan, bundan dolayı da herhangi bir müşteri hizmeti ekibi gerektirmeyen durumların ortaya çıkışı bunların bir parçası.

Müşteri hizmetleri kopyala/yapıştır olmamalı. Markalar, mevcut mağaza içi ve çevrimiçi dünyanın müşteri hizmetleri stratejilerinin metaverse evreninde sorunsuz bir şekilde çalışmasını beklememeli. Şirketler şu faktörleri göz önünde bulundurabilirler:

Metaverse ürün portföyünde neler var;

  • Hangi ürünler yeni ve bir müşteri hizmeti görevine ihtiyaç duyuyor;
  • Metaverse müşterilerinin hangi düzeyde hizmet isteyeceği/ihtiyaç duyacağı/bekleyeceği;
  • Metaverse müşteri hizmetleri, fiziksel dünya müşteri hizmetleriyle nasıl tutarlı bir şekilde dengelenebilir

Yukarıdaki detaylar ile markalar, metaverse’de hem geleneksel hem de yeni yollarla güçlü müşteri hizmetleri sunabilir:

  • Gerçek zamanlı müşteri hizmeti: Yapay zeka tarafından yönlendirilen perakendeciler daha genç tüketicilerin talep ettiği küresel gerçek zamanlı hizmeti sağlayabilir;
  • Gelişmiş müşteri ilişkileri: Metaverse’ler, yalnızca güçlü ilişkiler kurmakla kalmayıp, yeni ve daha samimi ürünlerden/deneyimlerden yeni, hatta daha güçlü ilişkiler kuran daha dinamik ve yeni alışveriş deneyimleri vaat ediyor;
  • Sosyal ticaret: Metaverse’ler, dünyanın herhangi bir yerindeki herkesin aynı ortama girmesini ve aynı deneyimleri paylaşmasını sağlayarak alışverişi son derece sosyal bir olay haline getiriyor
  • Daha ayrıntılı ürün bilgisi: Metaverse, fiziksel mağazalar gibi tabelalardaki kelime sayısı veya harflerle sınırlı değil. Perakendecilere, müşterilerden gelen soruların ürün bilgilerini paylaşmak için sınırsız alan sağlıyor;
  • Daha derin, daha anlaşılan istatistikler: Dijital ticaretle (metaverse gibi), veriler, müşteri deneyimini iyileştirmek için daha kolay ve daha hızlı alınır ve analiz edilir. 
  • Birden çok modeli: Coğrafi olarak daha dağınık olmasına rağmen, metaveres müşterileri/kullanıcıları, aynı sanal ortamda, aynı sanal vitrinde ve aynı ürünlerle çalıştıkları için bazı açılardan fiziksel benzerlerinden dinamikliği düşük bir tecrübe. Bu, perakendecilerin birden çok müşteri hizmeti modelini etkin bir şekilde kullanmalarını sağlayabilir.

Henüz tam olarak tanımlanmamış olmasına rağmen, metaverse perakendecilere müşterilerle etkileşime geçebilecekleri, sadakati artırabilecekleri ve potansiyel olarak sıfırdan güçlü müşteri hizmetleri sunabilecekleri yepyeni bir dünya sunuyor. Metaverse’de yeni ürünlerden daha önce hiç görülmemiş yeni deneyimlere, fiziksel dünyada sunulan tanınan ve alışık olunan hizmet düzeyini basitçe sürdürmeye kadar, perakendeciler bu yeni ekonomide fırsat sıkıntısı çekmiyor.

Sanal ilk geleceğimiz daha uzak görünse de perakendecilerin başlamak ve hazırlanmak için atabilecekleri pratik adımlar var. Perakendeciler, müşteri hizmetlerini fiziksel ve dijital kanallarda birleştirmeye başlamalı ve video ile göz atma müşteri hizmetleri seçenekleri gibi alternatifleri dahil etmeli. Markanızın şu anda metaverse’deki durumu ne olursa olsun, müşterileriniz hangi dünyada olurlarsa olsunlar nasıl ilgileneceğinizi daha çok göz önünde bulundurmaya başlamanın zamanı geldi.

Lüks Yeniden Satış Pazarı The Luxury Closet İngiltere’de Piyasaya Çıktı

Küresel lüks yeniden satış pazarı The Luxury Closet İngiltere’de piyasaya sürüldü ve tüketicilere lüks ve tasarımcılara ait ikinci el moda ve aksesuarlardan oluşan bir seçki sunuyor.

15 milyonu aşan küresel bir topluluğa sahip olan Birleşik Krallık lansmanı, İngiliz müşterilere The Luxury Closet’in benzersiz, arzu edilen ikinci el envanterine erişim sağlarken, aynı zamanda onlara popüler VIP konsiyerj hizmetinden yararlanma fırsatı da sunacak.

The Luxury Closet’e özgü olan pazar, aynı zamanda her hafta trend olan parçaları takip ederek satıcılara en popüler parçalar için anında nakit ödeme imkanı da sunuyor. Yani satıcılar dilerlerse ürünleri pazarın kendisine de satabiliyorlar.

Dikkatli müşteri hizmetleri ve titiz kimlik doğrulama süreci pazarın en önemli özelliklerinden biri. The Luxury Closet alıcılara Hermes, Rolex, Cartier, Gucci ve Dior gibi dünyanın en iyi markalarından en çok arzu edilen orijinal ikinci el parçalardan oluşan geniş bir envanter sunuyor.

Şirket içi kimlik doğrulama ekibinin uzmanlığı, kaliteli mücevherlerden saatlere, birinci sınıf el çantaları ve ayakkabılara kadar birçok kategoride ürünlerin orjinalliğini teyit etmek üzerine odaklanıyor. Ekip, sahte ürünlere karşı sıfır tolerans yaklaşımını izleyerek müşterilerin lüks ve ikinci el parçaları güvenle satın alabilmelerini sağlıyor.

İngiltere’deki lansman, şirketin farklı ülkelere olan genişleme planlarının bir parçası.

The Luxury Closet’in CEO’su ve kurucusu Kunal Kapoor, “Bugün The Luxury Closet’in İngiltere’de lansmanını kutlamaktan heyecan duyuyorum. Lansman, farklı ülkelere odaklanan kilometre taşımızı temsil ediyor. Aynı zamanda, Birleşik Krallık müşterilerine ilk kez olağanüstü beyaz eldiven konsiyerj hizmetimizin keyfini çıkarma ve aynı zamanda dünyanın en çok arzu edilen ikinci el tasarım parçalarından oluşan inanılmaz kataloğumuza erişme fırsatı veriyoruz.” dedi.

Burberry, Roblox’ta Sanal Çanta Koleksiyonu Başlattı

Burberry, küresel çevrimiçi platform Roblox’ta Lola çantalarının sınırlı sayıda sanal serisini piyasaya sürdü.

Özel seri, her biri avatarların Roblox’ta gerçekleştirebileceği benzersiz bir eylem olan özel bir ifadenin eşlik ettiği 5 el çantasından oluşuyor. 

Roblox dijital moda tasarımcısı Builder_Boy ile ortaklaşa oluşturulan çantalar, bulutlar, su ve yabani yapraklar gibi farklı sanal görünümlere sahip.

Her çanta yalnızca 24 saat boyunca satın alınabilecek ve her gün 11 – 15 Temmuz tarihleri ​​arasında Roblox Avatar Marketplace’te bir adet mevcut olacak.

Roblox içerik oluşturucu topluluğuyla yapılan işbirliği, Burberry’nin dijital modaya yaptığı en son adımı işaret ediyor ve lüks devin daha önceki sanal deneyimlerini takip ediyor. 

Roblox, Burberry’nin hayal gücünü yansıtıyor

burberry, roblox'ta sanal çanta koleksiyonu başlattı

Burberry Kanal İnovasyonu Başkan Yardımcısı Rachel Waller yaptığı açıklamada “Sanal bir çanta koleksiyonunu paylaşmak ve ikonik Lola çantamızı tamamen yeni bir yaratıcı yolla hayata geçirmek için Roblox ile ortak olmaktan heyecan duyuyoruz. Dijital kişiliklerimizin ifadesi müşterilerimiz için giderek daha önemli hale geliyor.“

“Roblox, markamızın merkezinde yer alan hayal gücü, topluluk ve yaratıcılık sütunları üzerine kurulmuş bir platformdur ve sanal ürünlerimizi bu topluluğa getirmekten mutluluk duyuyoruz.” dedi.

Roblox’ta Küresel Ortaklıklar Başkan Yardımcısı Christina Wootton şunları ekledi: “Günlük 50 milyondan fazla aktif kullanıcıdan oluşan küresel topluluğumuz için, dijital moda yoluyla kendini ifade etme ve avatarların kişiselleştirilmesi, günlük deneyimlerinin önemli bir parçasıdır. “

“Roblox, insanların olmak istedikleri kişi olmalarını, kişisel stil ve moda yaratmalarını ve deneyimlemelerini sağlıyor. Halihazırda geniş avatar kişiselleştirme seçenekleri koleksiyonumuzu topluluğumuzla işbirliği içinde oluşturulan lüks öğelerle genişleten bu yaratıcı aksesuar serisiyle Burberry’yi platformumuza davet etmekten heyecan duyuyoruz.”

Lego Rusya’daki Tüm Operasyonlarını Süresiz Olarak Durdurdu

  • Lego Rusya’daki iş süreçlerini süresiz olarak kapatıyor ve Moskova merkezli 90 çalışanını işten çıkarıyor.
  • Oyuncak üreticisi, Lego adına 81 mağaza işleten Inventive Retail Group ile ortaklığını da sonlandıracak.

Sky News, Lego’nun “devam eden kapsamlı kesinti” nedeniyle Rusya’da faaliyetini süresiz olarak durduracağını açıkladı.

Danimarkalı oyuncak devi, ülkenin Ukrayna’yı işgal etmesinin ardından Mart ayında Rusya’ya ürün teslim etmeyi bırakmış, ancak çoğu rakip perakendecinin çekilmesine rağmen mağazaları açık kalmıştı.

Lego Rusya’da 81 mağazaya sahip

lego rusya'daki tüm operasyonlarını süresiz olarak durdurdu

Lego, şimdi Lego adına 81 mağaza işleten Inventive Retail Group ile ortaklığını sonlandıracağını açıkladı.

Lego sözcüsü yaptığı açıklamada: “Lego Group Mart ayı başlarında Rusya’ya sevkiyatı durdurduğunda, tüm ticari faaliyetleri de durdurduk ve neredeyse tüm çalışanlarımızı uzun süreli izne çıkardık. Düşüncelerimiz, Ukrayna’daki savaş nedeniyle acı çeken tüm çocuklar ve ailelerle.”

Reuters’ın yaptığı haberde, Şirketin Moskova merkezli ekibinin çoğunun iş sürecini sonlandırdığını ve yaklaşık 90 Moskova işçisinin işten çıkarılacağını söyledi, ancak şirket “70 çalışanına yeni fırsatlar ararken onları desteklemek için finansal paketler sağladığını” belirtiyor.

Lego, Kremlin’in 24 Şubat’ta Ukrayna’ya saldırmasından bu yana Rusya’da ticareti kalıcı olarak durdurmaya karar veren Nike ve Ikea‘nın yanı sıra birkaç Batılı markadan biri.

Rusya’yı kınayan bir dizi şirketin aksine, Lego ülkenin eylemleri hakkında doğrudan yorum yapmamaya karar verdi.