Gap, 30 Nisan 2022’de sona eren mali yılın ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı.
Şirket , elden çıkarmalar, mağaza kapanışları gibi nedenlerle geçen yıla göre %13 düşüşle 2,7 milyar Euro net satış bildirdi.
Karşılaştırılabilir satışlar yıldan yıla %14 düştü ve çevrimiçi satışlar geçen yıla göre %17 azaldı. Bu rakam toplam net satışların %39’unu temsil etti. Mağaza satışları geçen yıla göre %10 azaldı.
Şirket, bu çeyrekte 128 milyon Sterlin (162 milyon $) net zarar açıklarken, işletme zararı 156 milyon Sterlin (197 milyon $) oldu. Net satışlar ise %11 düşüş gösterdi.
Şirket bugün 40’tan fazla ülkede 3.414 mağaza lokasyonuna sahip. Şirket şimdi 2022 mali gelirinin düşmesini bekliyor. Brüt kar marjının %36,5 ile %37,5 aralığında olması bekleniyor.
Sonuçlar hakkında yorum yapan Gap Inc CEO’su Sonia Syngal şunları söyledi: “Q1 sonuçlarımız ve güncellenen 2022 mali görünümümüz, öncelikle sektör genelindeki olumsuz rüzgarların yanı sıra Old Navy’deki kısa vadeli performansımızı etkileyen zorlukları yansıtıyor. Beklentilerin altında sonuçlar verirken, uzun vadeli stratejimizde sürekli ilerleme sağlamak için ters rüzgarlarda gezinme yeteneğimize güveniyoruz.”
Yeni bir piyasanın kültürüne uyum sağlamak, her ne kadar önemli de olsa şirketin adını veya title’ınızı yenilemekle iş bitmiyor. Küresel iş dünyasında kültürel iletişimi etkileyen pek çok faktör olabilir.
Yeni bir ülkede vakit geçirmek veya yeni bir kültürü tecrübe etmek genellikle farklı hissettirir ve belli başlı nedenler dışında neden ve nasıl farklı olduğunu anlamak zor olabilir. Bu durum kafa karışıklığına sebep olup iş dünyasında kültürel iletişimi olumsuz yönde etkileyebilir.
Ev içindeki iletişim ve iş ayrımında başarılı olan ve bu başarıyı elde etmek için kullandıkları stratejilerle kültürlerarası iletişimde de başarıyı yakalayacağına inanan birçok insan var. Bu yaklaşımlar neredeyse asla çalışmıyor. Çoğu insan dünya çapında iş anlaşmaları için gerekli yetkinliklere sahip değil ve potansiyel müşteriler veya iş ortakları beklenmedik şekilde tepki verdiğinde gereksiz anlaşmazlıklar ortaya çıkabiliyor. Çoğu uluslararası projeler ve ortaklıkların başarılı bir şekilde başlayamamasının asıl sebebi de bu. Etkileşiminizin arasındaki uçuruma karşı yardımcı olacak birkaç tavsiyeyi bu yazıda sizlerle paylaşalım.
İş dünyasında kültürlerarası farkların olabileceğini göz ardı etmeyin
Şirket yetkilileri genellikle hedeflerinde olan piyasanın kültürünün kendilerininkinden ne kadar farklı olabileceğini fark etmiyorlar.
Bu tabii ki normal bir durum. İnsanlar çoğu zaman doğdukları ülkede çalıştığı için kendi tecrübelerinin bakış açılarını ve kurdukları iletişimi nasıl şekillendirdiğini bilmiyorlar. Aynı zamanda karşısındaki insanın da ne şekilde etkilendiğinin farkında olmuyorlar. Sonuç olarak, dünya çapında genişlerken karşılaşacağınız bu farklılıklara karşı hazırlıksız yakalanmış oluyorsunuz.
Uluslararası projelerde çalışırken kültürel farklılıkların her zaman var olacağını ve bu farklılıklarla başa çıkmak durumunda olduğunuzu göz önünde bulundurarak çalışmaya başlamak her zaman iletişiminiz için çok daha iyi olacaktır.
Ön yargılara karşı koyun
Farklı kültürlere karşı klişe düşüncelerinize meydan okuyun. Hepimizin belirli ön yargıları var ve davranışlarımızı olduğu kadar beklentilerimizi de oldukça etkiliyorlar. Örneğin, Avrupa ile çalışırken İtalyan bir meslektaşımızın geç kalmasını beklerken İsviçreli birinin her zaman dakik ve düzenli olmasını bekleyebiliyoruz.
Klişeleri, yeni bir kültürle karşılaştığımızda etkileşimimizi kolaylaştırıp düşünme süremizi azalttığı için sosyal iletişimimizi basitleştirmek için kullanıyoruz. Ön yargılar, ezberleyebileceğimiz öngörülebilir durumlar yaratıyor, bu da bu tarz bir etkileşimde kolayımıza geliyor.
Ön yargılar, bir kültürün genel özelliklerini yansıtıyor ancak çoğunlukla doğru olmuyorlar ve bireyler genellikle bu ön yargılara ait olmuyor. Bu yüzden bu tarz klişeler düşünce yapımız ve bakış açımızda olumsuz bir etki bırakabiliyorlar. Uluslararası şekilde çalışırken hedef piyasanızdaki kültürün klişeleriyle baş etmeye hazır olun.
Her piyasanın farklı bir yaklaşım gerektirdiğini unutmayın
Her ülkenin kendi kültürü farklı olduğu için, farklı piyasaların farklı kültürel yaklaşımlara ihtiyaç duyduğunu unutmayın. Bu kendi yaklaşımınıza benzer veya çok farklı bir yaklaşım olabilir. Şirketler kültürel olarak benzer bir ülkenin piyasasına giriş yapmaya karar verdiklerinde, birçok hazırlık yapıyorlar, fiyat araştırması, lojistik planlamaları gibi, ama kültürel bir hazırlık içerisinde girmiyorlar çünkü bu piyasayla aynı dilde iletişim kurabiliyorlarsa bu konuda bir sorun çıkmayacağını düşünüyorlar. Kültürel farklılıkları ve bu farklılıkların aşılacağı takdirde sahip olacakları başarıyı anlamak için bir efor sarf etmiyorlar.
Japon bir iş adamı, birinci elden Japonya’da çalışan yöntemlerin Çin’de çalışmadığını iki yıl Çin’de çalışarak tecrübe etmiş. Çin’in sistemine yeni yeni alıştığı bir dönemde Japonya’da benzer bir pozisyona, “Asya yetenekleri” olduğu iddia edilerek transfer edilmiş. Çin’de kullandığı ve alıştığı yöntemleri Japonya’da uygulamaya çalıştığı durumda da iş kültürünün tamamen farklı oluşundan dolayı bu yöntemler oldukça verimsiz olmuş.
Dünya çapında yapacağınız işler için hazırlandığınız birçok alana kültürel farklılıkları da eklerseniz, başarı oranınız oldukça artacaktır.
Her hafta düzenli olarak yayınladığımız haftanın mağaza açılışları serimizde bu hafta yine pek çok markanın farklı lokasyonlardaki genişlemeleri var.
Perakende sektöründeki mağaza genişlemeleri her geçen gün ilerliyor. Sektör her ne kadar Covid sonrası ve eklenen enflasyon etkileri ile zor zamanlar geçirse de markaların genişleme stratejileri devam ediyor.
Geçtiğimiz haftanın mağaza açılışlarına buradan erişebilirsiniz.
İşte bu haftanın mağaza açılışları
Levi’s – Emaar Square Mall
Levi’s – Emaar Square Mall
Levi’s Indigo konseptli ilk mağazasının kapılarını Emaar Square Mall’da açtı. Indigo konsepti ile türkiye’de ilk defa tasarlanan mağaza, ikonik parçalarından güncel koleksiyonlara kadar zengin bir seçki sunuyor. 122 metrekare mağaza deneyim odaklı bir alışveriş vaadediyor.
LC Waikiki – Türkmenistan
LC Waikiki – Türkmenistan
Her hafta olduğu gibi bu hafta yine bir LC Waikiki mağaza açılışını sizlerle paylaşıyoruz. Markanın aynı zamanda Türkmenistan’daki ilk mağazası. Bu mağaza ile birlikte LC Waikiki 55 ülkede hizmet veriyor.
Defacto – Belarus
Defacto – Belarus
Defacto, Belarus’ta 13. Minsk’te 6.magazasının açılışını gerçekleştirdi. Marka, deneyim odaklı oluşturulan mağazanın sektörde ses getireceğine inanıyor.
In Formal – Galataport
In Formal – Galataport
Doğuş Perakende Grubu bünyesindeki dünyaca ünlü marka ve tasarımcıların buluşma noktası In-Formal, kadın ve erkek konseptli iki mağazasının kapılarını Galataport İstanbul’da misafirlerine açtı.
Suwen – Yalova Vega AVM
Suwen – Yalova Vega AVM
Suwen yeni konsept mağazasının açılışını Yalova Vega AVM’de gerçekleştirdi. Suwen özellikle geçtiğimiz yıldan bu yana mağaza genişlemelerinde oldukça hızlı hareket etti.
English Home – Irak
English Home – Irak
English Home Irak’daki 7. mağazasını Bağdat şehrindeki Cairo Alışveriş Merkezinde hizmete açtı.
Haremlique Istanbul – Miami
Haremlique Istanbul – Miami
Haremlique Istanbul, Miami’deki ikinci mağazasını açtı. Dünyanın dört bir yanında evlere nevresim ve ev tekstilini dağıtma misyonuna sahip Haremlique Istanbul, bu kapsamda yurt içinde ve yurt dışında büyümeye devam ediyor.
Yargıcı – Historia AVM
Yargıcı – Historia AVM
Yargıcı, Historia AVM mağazasının kapılarını bu hafta itibariyle açtı.
Listede markanızın mağazalarının yer almadığını düşünüyorsanız, “[email protected]” adresi üzerinden bülten gönderimlerinizi bize yapabilirsiniz.
Victoria’s Secret yaptığı açıklamada, VictoriasSecret.com üzerinden erişilebilen ve “inovasyon ve kapsayıcılık değerleriyle uyumlu markaları sergileyecek” VS&Co-Lab adlı kapsayıcı bir çevrimiçi pazaryeri başlattığını duyurdu.
E-postayla gönderilen bir basın açıklamasına göre VS&Co-Lab, %75’i kadınlar tarafından yönetilen 19 markaya sahip.
victoria’s secret, kadın liderliğindeki markalara odaklanan çevrimiçi pazaryeri açıyor 12
Çevrimiçi pazaryeri çalışması Victoria’s Secret’ın geleneksel anlayışından bir kopuş
Victoria’s Secret, kadınlar tarafından kurulan veya yönetilen birçok gelecek vaadeden markaya, dünyanın en bilinen iç çamaşırı markası altında pazarlama fırsatı sunan bir misyon üstleniyor. Pazaryeri içerisinde bir kadın güçlendirme kolektifi de yer alıyor.
Bu çaba, Victoria’s Secret’ın yeni pazarlama yaklaşımıyla uyumlu fakat yıllardır dayandığı cinselleştirilmiş pazarlamadan da aynı zamanda radikal bir kopuş.
Şirket yaptığı açıklamada: “VS&Co-Lab’ın çığır açan sesler için bir platform sağlama misyonu, farklı bakış açılarını ileriye taşımak için hayati önem taşıyor” dedi.
Victoria’s Secret son yıllarda düşen satışlar ve pazar payı kaybı yaşarken, iç giyimde dünya lideri olmaya devam ediyor.
Yapay zeka, gün geçtikçe stil konusunda daha kıvrak hamlelerde bulunmakta gelişiyor ve hem perakendecilere hem de müşterilere yaptığı stratejik, stil-bazlı tavsiyelerle dijital mağazacılığı dönüştürme potansiyeline sahip. Peki yapay zeka destekli ürün tavsiyeleri nasıl çalışıyor?
Bir e-ticaret sitesindeki ürün tavsiye motoru; otomatik ve zeki bir şekilde bir temel ürünle olan uyumu/alakası çerçevesinde müşterinin ilgisini uyandırabilecek alternatif veya farklı ürünleri bulup müşterinin önüne koyuyor. Bunları çoğu internet sitesinde ortaya çıkan ufak bir pencerede, ‘Bu ürünleri de beğenebilirsiniz’ şeklinde sitenin daha alt kısımlarındaki ürün pencerelerinde hatta ödeme aşamasında bile görmeniz mümkün.
Algoritmik makine öğrenme yöntemleri ve elle yapılan testlerin bir kombinasyonu sayesinde yapay zeka destekli bir ürün tavsiye motorunun performansını optimize etmek mümkün. Ve sağlanabildiği durumda, bu en etkili sonuçlara ve satış artışına dönüşebilir. Müşterileri tatmin edebilecek ve başka ürünler almaya ilham verebilecek ürün tavsiyelerini onlara sunabilmek ve bunu satışa dönüştürebilmek için, hem müşteri verilerini doğru kullanmak hem de katalogunuzdaki ürünlerin stil özelliklerinin kategorizasyonunu düzenlemek son derece önemli.
Peki E-ticarette yapay zekayı en basit nasıl entegre edebiliriz?
1-Benzer Görünüş
Benzer Görünüş özelliği, bazı sitelerin kullanışıyla ‘Bunları da beğenebilirsiniz’, müşterilere inceledikleri ürünlerle belirli stil özelliklerini paylaşan ürünler sunar.
Bu görsel olarak benzer tavsiyeler herhangi bir tavsiye stratejisi için merkezi önem taşımakta. Eğer bir tüketici site üzerinde bir ürüne tıklarsa ancak aradıkları ürün tam olarak bu değilse, Benzer Görünüş özelliği tüketiciyi alışveriş sürecine bağlı tutar ve her bir tavsiyeyle beraber onları aradıkları özelliklere bir adım daha yaklaştırır ta ki alışveriş gerçekleşinceye kadar.
Özellik, tüketicilerin site üzerinde yaptıkları farklı gezintileri göz önüne alır ve bakmakta oldukları ürünün özellikleriyle beraber, alışveriş sürecinin en baştan başlamasına engel olarak ilgilendikleri belirli bir ürün havuzunu filtrelenmiş bir şekilde onlara sunar.
2-Görünüşü Satın Alma
Baştan aşağı stilize edilmiş model fotoğrafları ve pazarlanmak istenen yaşam şeklinin görüntüsü tekil ürünleri satın almak için müşterilerde motivasyon yaratabilir. Nitekim aynı zamanda bu fotoğraflarda gördükleri ikincil ürünleri veya belirli aksesuarları site üzerinde bulamamak da sinir bozucu olabiliyor. Görünüşü Satın Alma özelliği perakendecilere belli bir görüntüsel içerik üzerinden gelir sağlama imkanı sağlarken müşterilerin de gördükleri ürünleri direct olarak satın almalarına yardımcı oluyor.
Örneğin, bir müşteri bir pantolona ait ürün detaylarının bulunduğu sayfayı incelerken, modelin üstünde bulunan tişört veya ayakkabılar dikkatini yakalayabilir. Veya bir ev eşyasu sayfasında başka bir müşteri mutfak dekorlarını incelerken, bu ürünlerin içinde bulunduğu fotoğraflardaki masa ve sandalyelere hayran kalabilirler. Görünüşü satın alma, bu gibi durumlarda modelin üzerinde bulunan bir kombini veya tam takım hazırlanmış bir odayı tamamen satın alınabilir hale getiriyor.
3-Görünüşü Tamamla
Görünüşü Tamamla, incelenen ürünün stiline ve kategorisine göre tamamlayıcı farklı ürünleri tavsiye eden bir özellik. Bu, dijital mağazacılara müşterilerine farklı kombin ve yeni ürün kombinasyonlarını sunma ve satışa ikna etme imkanı sağlıyor.
Bu tarz bir tavsiye aleti alakalı etiketler taşıyan veya benzer stil özelliklerine sahip olan ürün kategorilerinden ürünleri göstermeye yarayabiliyor. Örneğin, sahil giyimi kategorisinden bir üst giyim ürününün sayfasını incelerken Görünüşü Tamamla özelliği bu kıyafetle uyumlu olabilecek gözlük, sahil çantası, şort ve mayo gibi ürünleri tavsiye edebiliyor.
Yapay zeka destekli ürün tavsiyeleri ürün keşif sürecini etkileyici bir biçimde geliştirme potansiyeline sahip. İster çok geniş bir e-ticaret katalogunuz olması, isterse de nispeten küçük bir ürün havuzunuz olması durumunda doğru ürün tavsiye aletleri tüketicilere kendi başlarına asla bulamayacakları ürünleri bulmalarını sağlayıp alışveriş süreçlerini iyileştirirken size de daha yüksek satış rakamlarına ulaşma avantajını sağlıyor.
Bu sistemler aynı zamanda tüketicilerin de daha içgüdüsel ve akışkan, dolayısıyla daha tatmin edici alışveriş deneyimleri yaşamalarını sağlıyor. Geliştirilmiş yapay zeka algoritmaları kullanarak herhangi bir elle müdahalede bulunmadan son derece etkili ve kişiselleştirilmiş tavsiyelere ulaşmak mümkün.
Bu konuda belki de dünyadaki en önde gelen ürün keşif platformu ViSenze, perakendecilere kar marjlarını artırmak, zaman kazanmak ve ürün performanslarını geliştirmek gibi avantajlara erişim sunuyor. Markanın internet sitesine şu linkten ulaşabilirsiniz.
Evrim Kuran, Mondelez International Türkiye’nin son Genel Kurul toplantısında Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeleri arasına seçildi.
Universum’un Türkiye Liderliğini de sürdüren kuşak araştırmacısı Evrim Kuran, 150’yi aşkın ülkede faaliyet gösteren Mondelēz International’ın Türkiye Yönetim Kurulu’na seçildi. Böylece şirketin altı kişilik Yönetim Kurulu’nun iki kadın üyesinden de biri oldu.
Evrim Kuran, bayrağı gazeteci Suzan Gila Benmayor’dan devraldı.
Kuran, Hacettepe Üniversitesi’nde İngiliz Dili ve Edebiyatı ve Sabancı Üniversitesi’nde Executive MBA bölümlerindeki öğrenimini tamamladıktan sonra Harvard Business School’da Davranış Ekonomisi, İnovasyon, Tasarım Düşüncesi eğitimleri aldı. Aynı okuldan Yönetimde Mükemmellik Sertifikası’na da sahip olan Evrim Kuran, 2000 yılından bu yana kuşak araştırmaları, organizasyonel çekicilik çalışmaları yapıyor ve tersine mentorluk programları tasarlıyor.
iyzico’da yeni bir dönem başlıyor. Buna göre 2013 yılından beri şirketin CEO’su olan ve aynı zamanda şirketin kurucusu Barbaros Özbuğutu Yönetim Kurulu Başkanı oluyor.
iyzico’nun yeni CEO’su ise 8 yıldır şirkette COO’luk görevini yürüten Orkun Saitoğlu oluyor. Resmi değişiklik 1 Ağustos 2022’de gerçekleşecek.
iyzico’da üst yönetimde yapılan bu değişiklikle yeni bir dönem başlıyor. Özbuğutu satın alma ve stratejiden; Saitoğlu finansal kapsayıcılığın artırılmasından sorumlu olacak.
iyzico’nun kurulduğu günden bugüne büyük bir ivmeyle büyüdüğünü söyleyen Barbaros Özbuğutu yaptığı açıklamada: “Tahsin Isın ile çıktığımız bu yolculukta bugün 200 yüzü aşkın çalışan ve 80 binden fazla üye iş yerine ve milyonlarca bireysel kullanıcıya ulaştık. Bu süreçte hayalimize ortak olan iş ortaklarımıza ve büyük bir özveriyle çalışan tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. iyzico için bugün yeni bir dönem başlıyor. Uzun yıllardır birlikte çalıştığımız Orkun Saitoğlu liderliğinde, daha büyük başarılara imza atacağına büyük bir inanç duymaktayım. iyzico, Orkun’un kaptanlığında yol alırken; bu süreçte bende Yönetim Kurulu Başkanı olarak enerji ve dikkatimi yeni satın alma ve birleşme fırsatlarına odaklamayı planlıyorum” dedi.
Barbaros Özbuğutu ve Tahsin Isın’ın büyük bir vizyon ve öngörüyle kurduğu iyzico’nun bir parçası olmaktan her zaman büyük bir gurur duyduğunu belirten Orkun Saitoğlu, “Bugüne kadar hep birlikte sadece iyzico’nun değil, Türkiye’deki e-ticaret ve ödeme hizmetleri pazarının büyümesi için büyük bir özveriyle çalıştık. iyzico ekibinin ve kültürünün bir parçası olmaktan duyduğum gururu, yeni görevimle birlikte daha büyük bir sorumlulukla taşımaya devam edeceğim. Türkiye’nin en büyük beş finans kuruluşundan biri olma hedefimiz doğrultusunda, üye işyerlerimiz için inovatif çözümler üretmeyi odağımızda tutmaya devam ederken, tüketici tarafında da dijital cüzdanımıza finansal hizmetlerin herkese ulaşmasını sağlayacak özellikler eklemeyi sürdüreceğiz. Dijitalleşmenin hızlandığı dünyada, çok kanallı satış stratejilerini destekleyen çözümler ve finansmana erişimi arttıran uygulamaları da hayata geçirerek finansal kapsayıcılığı artırmaya yönelik çalışmalarımıza aynı hızla devam edeceğiz” dedi.
Amazon’un ilk moda mağazası Amazon Style ile ilgili detayları daha önce sizlerle paylaşmıştık. İleri teknolojiler ve özellikle alışveriş deneyimi açısından sektöre yenilikler getirerek açılışını yapacağını duyuran Amazon Style mağazalarının açılışı yapıldı. Mağazaya ait detayları bir önceki haberimizden inceleyebilirsiniz.
Amazon Style mağazalarının açılışından sonra bazı detaylar da daha da netleşmiş oldu. Mağaza Calvin Klein, Levi’s ve Lacoste gibi markaları içeriyor. Mağaza ayrıca Rebecca Taylor, Vince ve Theory gibi premium markaları ve diğerlerinin yanı sıra Amazon Essentials ve The Drop ürünlerinin satışını da yapıyor.
Müşteriler, ayakkabı, aksesuar, cilt bakımı, saç bakımı, banyo ve vücut ve kozmetik ürünleri dahil olmak üzere ek kategorilerde alışveriş yapabiliyorlar.
Amazon’un ilk moda mağazasında alışverişe yakından bakın:
Bu hafta farklı bir bakış açısı sunan, perakende sektöründe uygulanan ilginç kampanya ve reklam örnekleri üzerinde durmak istiyorum. Herhangi bir ticari işin en önemli gerekliliklerinden birisi, doğru zaman ve uygun koşullarda ürünlerinizle ilgili reklam ve kampanyalar yaparak satışınızı arttırmaktır. Bazıları doğrudan ürün ile ilgili olabilir veya ürün dışındaki konular olabilir. Örnek çok, rakibi ile kıyaslama yapmak, rakibinden müşteri çalmak için farklı metotlar denemek vb. birçok yol denendi, deneniyor, denecek.
Benim ilk aklıma gelen Coca Cola ve Pepsi arasındaki amansız rekabetten doğan ve doğrudan birbirleri üzerine oynayan reklamlar. Bunlar agresif reklam örnekleridir. Youtube da “coca cola vs. pepsi” veya tersi yazdığınızda birçok örneği izleyebilirsiniz. Bunun yanında doğrudan müşteri hizmetleri üzerine markanızı yücelten pek çok örnek de mevcuttur. Kendi tecrübelerimden de katarak bu örnekleri biraz çoğaltmak istiyorum.
İlk aklıma gelenlerden birisi Elektronik Perakende için çalışırken, çalıştığım markanın en önemli rakibinin pazardan çekilmesi sırasında verdiğimiz ilanlardır. Pazardan çekilen marka Best Buy’dı“hadi sizde bu reklamı veren markayı tahmin edin :)” ve Best Buy’dan alınan ürünlere satış sonrası hizmeti vereceğimizi, kısacası en önemli rakibimiz pazardan çekilirken, müşterilerin daha önce aldıkları ürünler için doğacak satış sonrası hizmetler boşluğunu bizim kapatacağımızı bütün gazete ve Bill Board reklamlarında ilan etmiştik.
Ülkemizdeki satış sonrası hizmetlerin yasal akışına baktığımızda, ürünün üreticisi-dağıtıcısı, garanti vb. hizmetler için daha fazla sorumluluk yüklenmek zorundadır. Biz bu ilanlarla, müşterilerin yaşayacağı veya yaşayabileceği zorlukları önlemek için hizmet vermek istediğimiz mottosuyla müşteri ile iletişime geçip bize gelmelerini sağlamaya çalışıyorduk. Yurt dışında bu konuda çok sayıda örnekler olabilir ama ülkemizdeki bu türde ilk kampanyalardan birisidir. O zaman için özellikle arka tarafta sistemin (bizim dışımızda faturalanan bir ürünün takibi vb.) kurgulanması için çok uğraştığımı hatırlıyorum.
Bu tip veya buna benzer bir kampanyayı Amazon ABD’de yeni başlattı. Bi’Sektör okuyucuları için aslında pek yabancı değil çünkü bu sitede zaten yayınlandı. Bu linkten takip edebilirsiniz. Kısaca aktarmak gerekirse; Amazon çok özel bir geri ödeme programı başlatıyor. Alexa Shopping List Savings ile alışveriş yapanlar Amazon’un rakiplerinden alışveriş yaparak para kazanabilecekler. Süpermarketler, gıda dışı perakendeciler, eczaneler bu geri ödeme programına dahil ediliyor. Rakiplerden yaptıkları herhangi bir alışverişte Amazon müşterilere hediye kartı şeklinde para iadesi yapacak. Elbette ki veri karşılığında.
Tüketicilerin mağazalardan aldıkları makbuzları tarayıp Amazon’a göndermeleri gerekiyor. Bu sayede Amazon, insanların Amazon’dan alışveriş yapmasalar bile tam olarak ne satın aldıklarını öğrenmek istiyor. Şirket, fiziksel perakende rakiplerinin mevcut fiyatlarını ve ürün yelpazesini de bu şekilde öğrenmiş oluyor. Girişim sayesinde Amazon, pazar verilerinin yanı sıra daha fazla tüketici verisi toplamayı umuyor. Ayrıca bonus olarak, tüketiciler başka bir yerde yapılan her satın alma için Amazon’dan bir hediye kartı kazanacaklar ve bu da onları bir sonraki satın almalarını Amazon’da yapmaya yönlendirecek.
Sonuç olarak her şey müşteri için, Amazon ilk etapta para kaybediyor gibi gözükebilir ama geri dönüşün iyi olacağını düşünüyorum.
Buna benzer bir kampanyayı (benzemesi “bütçenin reklam vb. yerine doğrudan müşteriye verilecek” şekilde kullanılmasıdır) yıllar önce çalıştığım Otomobil firmasında başarı ile uygulamıştık. Burada aktaracağım model “tedarik zinciri modeli” ile müşteri hizmetlerinde önemli bir sınıflandırma ve modelleme olan “değer zinciri oluşturma” birleşiminden oluşur.
Modelimizi çok kısa olarak tanımlarsak, bir otomotiv firmasının Yetkili Servis ve Bakım noktalarında “aracın hareketsiz kalmasına” yol açacak herhangi bir yedek parça eksikliği var ise, bu parçanın söz verilen sürede, o noktaya ulaştırılması, ulaştırılamıyor ise geciken gün kadar, müşteriye tazminat ödenmesidir. Basit bir model olarak gözükebilir ama o parça Türkiye’de olmayabilir, yurtdışından getirilmesi gerekir. Gümrük aşamasından sonra ilgili noktaya ulaştırılması gerekir.
Bu nokta Erzurum’da olabilir ve sipariş verildikten sonra 2 iş günlük bir söz verme süresi mevcuttur. Parça o sürede gelmezse, müşteriye tazminat öder. Bu model, 2000’li yılların başında çalıştığım otomotiv firması tarafından uygulanmıştı. Amaç tedarik zinciri kurgunuza güvenerek, müşteri memnuniyeti yaratmaktı. Halen farklı metotlar ile uygulanıyor. O tarihten sonra da çok taklitleri olmuştu. Burada modelin başarılı olması için arka plan da birçok tedarik zinciri anlaşması yapılması gerekir. Gerçek olan ise bu yapının maliyeti ile müşteriye ödenen tazminat arasındaki ikilemdir. Aslında müşteriye tazminat ödemek, yapılan tedarik zinciri masrafı yanında çok daha tasarruflu olacak bir metottu. Ama amaç müşteri memnuniyeti olduğu için model uygulandı ve çok başarılı oldu.
Yine bu kapsama girecek bir kampanyayı Ikea Dubai’de uyguladı. Detaylarını verecek olursam, müşterilerin Ikea lokasyonuna ulaşmak için kullandıkları süreyi, kasa da belirli bir indirim için kullanmalarının yolunu açıyor. Müşterinin yapması gereken, Google Maps zaman çizelgesini kasa görevlisine göstermek. Böylelikle, genellikle şehir dışında bulunan Ikea mağazalarına ulaşmak için kullanılacak zamanı bir promosyona çeviriyorlar. Bizim ülkemizde uygulanır mı bilmem ama uygulanırsa çok rağbet göreceğine eminim!
Son olarak anlatacağım yine kurumsalda perakende günlerimden gelen bir metot olacak. Bu açıkçası benim de daha önce hiç duymadığım bir rekabet yöntemiydi. Tanımlama olarak rakip satın alma ismiyle anılırdı. Çok ilginç ve başta garipsesem de oldukça işe yarayan bir metot olduğunu görmüştüm. Rakibin mağaza açılışı sırasında ilan ettiği özel fiyatlı ürünler için yapılırdı.
Örnek olarak rakip mağaza açılışında bir televizyon için çok mu özel fiyat verdi. Bizim en yakın mağazanın bütün çalışanları, mağaza promotörleri ve gerekirse ajanslardan bulunan personel açılış sabahı rakip mağazanın önünde kuyruğa girer ve sadece o televizyonu alıp bizim mağazaya getirirlerdi. Burada yapılan, ürünün hızlıca stoğa alınıp, rakibin verdiği fiyat örnek olarak 100 TL ise bizde 95 TL’den satışa çıkarılmasıydı. Ve bu durum mağazanın bulunduğu şehirde bütün billboardlarda, broşürle ve gerekirse radyo reklamları ile ilan edilirdi.
Şimdi önce burada perakende sektöründe ilginç veya farklı olabilecek olan durumlara bakalım;
İlk olarak gereksiz yere bir ürünü tüketici fiyatından piyasadan toplayıp, devamında daha ucuza kendi mağazalarınızda satmanız ve bunu yaparken de lojistik olarak efor ve para harcayıp bundan bir fayda beklemeniz garip bir durum olarak gözüküyor.
Evet garip olabilir ama işe yarıyordu, çünkü müşteri kampanya ile duyurulan bir ürünü gittiğinde mağazada bulmak ister ama mağazaya gittiğinde hem o ürünü bulamayıp hem de mağaza çıkışında bizim o malı daha ucuza ve stoklu sattığımızı gösteren bir broşür ile mağazamıza gelip o ürünü alırsa burada bütün pazarlamacıların en büyük dilekleri olan tam müşteri memnuniyetini yakalamış oluyordunuz.
Burada yapılan maliyet pazarlama bütçesi içinde çok küçük bir tutardır. Zaten harcanan paranın büyük kısmı müşteriden geri alınmıştır. Sonuç olarak küçük bir bütçeyle inanılmaz bir reklam ve farklılaşma kampanyası yapmış olursunuz.
Tabii bu kampanya her ürün için yapılmaz, ürünün yeni çıkıyor olması, aranan bir konumda olması vb. çeşitli etkenler gereklidir.
Evet bu hafta sizlere müşteriye ulaşmak için uygulanan biraz farklı metotlardan bahsetmek istedim. Zaten genel amaç da bu değil mi, markamızın veya ürünümüzün hep diğerlerinden ne kadar farklı olduğunu anlatmakla ömrümüz geçiyor. Artık 10 seneye yaklaştığım danışmanlık işimde, bana gelen müşterilerimin hemen hemen hepsinin ilk ve en önemli talebi “biz nasıl farklılaşırız” oluyor. Farklılaşmak kolay değil önce cesur olmak gerekli ama devamında muhakkak planlı ve programlı olarak çalışmak işin altın anahtarını oluşturuyor.
ABD’li spor giyim üreticisi Nike Rusya’daki en büyük franchise anlaşmalarını yenilemedi.
Daha önce duyurduğumuz üzere geçtiğimiz günlerde Starbucks,McDonald’s ve Marks&Spencer gibi perakendeciler de ülkeden tamamen ayrıldıklarını duyurmuştu.
Nike, 3 Mart’ta Moskova’nın Ukrayna’daki eylemlerine yanıt olarak Rusya’daki Nike’ın kendisinin sahibi olduğu ve işlettiği tüm mağazalarındaki faaliyetlerini geçici olarak askıya almıştı. Açık olan mağazaların ise franchise olarak yönetildiğini söylemişti.
37 mağazası ile Nike’ın ülkedeki en büyük franchise sahibi olan Inventive Retail Group (IRG) Nike’ın sevkiyatları durdurmasından bu yana ürün sıkıntısı olduğunu belirtti.
IRG Halkla İlişkiler Direktörü Ludmila Semushkina, “Mevcut gerçeklerde tek markalı Nike mağazalarının işleyişini desteklemeye devam edemeyiz ve onları kapatmak zorunda kalacağız. Franchise sözleşmesini yenilemeyeceğiz.” dedi.
Bu durum Nike’ın Rusya’dan uzaklaşmak için uyguladığı ilk yöntem değil. Nike, Rusya’dan uzaklaşmak için başka çabalar da sarf etti ve Rusya’nın en popüler futbol kulüplerinden biri olan Spartak Moskova’nın forma sponsorluğunu geri çekti ve daha sonra takımı mali zorluklar nedeniyle baltaladı.