Ana Sayfa Blog Sayfa 382

Avrupa’nın En Popüler 10 Alışveriş Caddesi

Günlük yaya trafiğine, çevrimiçi incelemelere, Google aramalarına ve Instagram gönderilerine göre Avrupa’nın en popüler 10 alışveriş caddesi derecelendirildi.

Oxford Street ve Regent Street’in de ilk 10’da yer almasıyla Londra, alışveriş caddeleri açısından Avrupa’nın en popüler alışveriş şehri oldu.

Covent Garden, Avrupa’nın en iyi alışveriş caddeleri sıralamasında zirveye yerleşti ve Londra ilk 10’da üç ayrı alışveriş caddesi ile listede yer aldı.

Sıralamada Oxford Street üçüncü, Regent Street altıncı oldu.

Unidays tarafından derlenen araştırma, listedeki popülerlikte dört büyük göstergeyi kullandı: günlük ziyaretçi sayısı, TripAdvisor incelemeleri, aylık Google aramaları ve Instagram’daki hashtag kullanımları.

İşte Avrupa’nın en popüler 10 alışveriş caddesi

en popüler 10 alışveriş caddesi
avrupa’nın en iyi alışveriş caddeleri

Günlük yaya trafiği açısından Oxford Street ilk sırada yer almasına rağmen Covent Garden, TripAdvisor’da en çok Instagram’da paylaşılan, Google’da en çok aratılan ve en çok yorum yapılan alışveriş destinasyonu oldu.

Covent Garden’ın Instragram’da #CoventGarden hashtag’iyle 1,5 milyona yakın fotoğrafı olduğu tespit edildi ve her ay Google’da yaklaşık 150.000 kez aranıyor.

Dünyanın En Çok İzlenen 10 Perakende TED Konuşması

Dünyanın en çok izlenen 10 perakende TED konuşmasını izlediniz mi? Perakende kariyerimizde hepimiz pek çok etkinlik veya konferansa katılıyoruz. Bunların profesyonel gelişim açısından etkileri elbette tartışılmaz. Fakat katılabildiklerimiz kadar, katılamadıklarımızı takip etmek de bu noktada oldukça değerli.

Bugün sizlere dünyanın en çok izlenen perakende TED konuşmalarını derledik. Bazıları mağazacılık gelişiminin etkilerini, bazıları ülkelerin perakende değişimlerini, bazıları ise yok olup giden perakende etkilerini bizlere anlatıyor.

Sıralamayı izleme sayılarına göre olacak şekilde bir derleme yaptığımızı öncelikle belirtmek isterim. Vaktiniz oldukça izleyebileceğiniz listemize başlayalım.

İşte dünyanın en çok izlenen 10 perakende TED konuşması

dünyanın en çok i̇zlenen 10 perakende ted konuşması
perakende ted konuşmaları

Amerika’nın ölü alışveriş merkezlerinin içerisi

Inside America’s dead shopping malls

Amerika’nın ölü alışveriş merkezlerinin şu anki durumu ve bu sürece gelene kadar yaşadıkları etkileri anlatan konuşma, film yapımcısı Dan Bell tarafından anlatılıyor. Biraz esprili bir anlatımla Amerika’nın alışveriş merkezi sektörünü dinlemek isteyenler izleyebilir.

Mağazalar alışveriş davranışınızı nasıl takip eder?

How stores track your shopping behavior

Şirketler neden davranışlarımızı izlemek için teknolojiyi kullanmaya bu kadar niyetli? Eylemlerimiz, davranışlarımız, satın alma eğilimlerimiz onlar için neden bu kadar önemli ve bunu nasıl analiz ediyorlar? Ray Burke anlatıyor.

Çin, alışverişin geleceğini nasıl değiştiriyor?

How China is changing the future of shopping

Perakende uzmanı Angela Wang, Çin‘in devasa bir inovasyon laboratuvarı olduğunu ve bu laboratuvarda her şeyin insanların telefonlarında gerçekleştiğini söylüyor. Beş yüz milyon Çinli tüketicinin hikayesini dinlemeye hazır mısınız?

Teknoloji perakende alışverişlerini değiştirecek – ama düşündüğünüz gibi değil!

Technology will change retail shopping – but it’s not what you think

Nesnelerin interneti ve teknoloji uzmanı Taylor Romero, yeni teknolojilerin bugünün perakendesine nasıl entegre edilebileceğini anlatıyor. Fiziksel perakende neden çevrimiçi ile rekabet halinde değildir bu konuşmada bunu dinleyeceksiniz.

Çok Kanallı: Perakende (D)evrimi

Omnichannel: Retail (R)evolution 

Bu konuşma 2017 yılında yapıldığı için belki geldiğimiz çevrimiçi perakende gelişmelerini biraz geriden takip ediyor olabilir. Fakat sürecin ne kadar hızlı ilerlediğini görmeniz için izlemeye değer. Kilian Wagner, fiziki ve online perakende kanallarını başarı süreçlerini anlatıyor.

Alışveriş Bilimi ve Perakendenin Geleceği

The Science of Shopping and Future of Retail

Yine geçmişten bu güne perakendenin durumunu dinleyebileceğiniz konuşmalardan biri. 2013 yılında yapılan TED konuşması, perakendenin o günkü iç görülerini anlatıyor. Devora Rogers, aynı zamanda Inmar’ın Perakende İçgörüleri Kıdemli Direktörü.

Nöropazarlama: Tüketici kararlarının yeni bilimi

Neuromarketing: The new science of consumer decisions

Nörobilim alanında 20 yıllık kariyeri olan Dr. Wu’nun nöropazarlamanın tüketici kararlarına etkisini anlattığı bir konuşma bu. Tüketici kararlarını etkileyen etmenler neler, insan beyni bunu ne şekilde yönlendirebilir bu konuları dinleyebileceksiniz.

Perakende hakkında bildiğiniz her şey yanlış

Everything you know about retail is wrong

Herkesin Amazon’un “müşterilere mümkün olan en düşük fiyatları, mevcut en iyi seçimi ve en yüksek rahatlığı sunma” misyonunu yakalamaya çalıştığı bir perakende dünyasında, başka bir yol var mı? Kieran, dijital iş alanındaki 15 yıllık deneyimini, kendi deyimi ile ara sıra ortaya çıkan ‘404 Hata’larını anlatıyor.

Çevrimiçi pazar yerleri yerel ekonomilere zarar vermeden onlara nasıl yardımcı olabilir?

How online marketplaces can help local economies, not hurt them

Uber, Airbnb ve Amazon gibi çevrimiçi pazaryerlerinin büyümesi bazen taksiler, oteller ve perakende mağazaları gibi yerel işletmeleri tamamen bitirir veya zora sokar. Peki bu süreci yaşamadan çevrimiçi pazaryerlerinin yerel ekonomilere zarar vermemesi mümkün müdür? Amane Dannouni anlatıyor.

Lüks Moda Markası Hermès 2022’ye %33 Satış Artışıyla Başladı

Deri lüks moda markası Hermès‘in satışları 2022’nin ilk çeyreğinde üçte bir oranında arttı. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’da moda aksesuarlarına ve saatlere olan talep ise gözle görülür şekilde arttı.

luks moda ve hermes satislari
moda markasının i̇stanbul’daki bir mağazası

Lüks Moda ve Hermes Açlığı

2022 lüks marka için iyi başladı: satışlar geçen yılın aynı dönemine göre %33 artarak yaklaşık 2,8 milyar euroya ulaştı. Talep, %40’ın üzerindeki büyüme oranlarıyla özellikle Amerika ve Avrupa’da canlıydı. CEO Axel Dumas, moda evinin tüm bölümlerinin iyi performans gösterdiğini ancak hazır giyim ve aksesuar bölümündeki büyümenin %44 ile dikkate değer olduğunu söyledi. Saat bölümü de yeni bir modelin lansmanı sayesinde %62 arttı.

Yılın başında, şirketin Asya satışları da iyi geçen bir Çin Yeni Yılı’ndan yararlanmıştı. Tayland, Singapur ve Avustralya özellikle iyi performans gösterdi. Satışlardaki %20’lik artış yine de Mart ortasından bu yana Çin’de uygulanan yeni karantinalar tarafından yumuşatıldı. Perakende mağazalarında global satışlar %28 artışla hızlandı. Markanın mağaza ağı, açılışlar ve genişlemelerle gelişmeye devam ederken, çevrimiçi satışlar da küresel olarak arttı.

Sonuç olarak, Marka “hala belirsiz olan bağlama rağmen” geleceğe güveniyor ve yeni yetenekleri çekmek için ek yatırımlar yapıyor. Örneğin, lüks marka şimdi neredeyse tüm Fransız bölgelerinde deri işçiliği eğitimi veriyor. “École Hermès des savoir-faire”nin çeşitli dalları, Fransız Ulusal Eğitim Kurumu tarafından tanınan bir diploma verir. Lüks marka şu anda yaklaşık 17.600 kişiyi istihdam ediyor, bu bir yıldan daha önce binden fazla.

2022 Mart’ında Perakendede Robotik İşe Alımları Artış Gösterdi

İngiltere merkezli veri analizi ve danışmanlık şirketi Globaldata’nın verilerine göre perakende şirketlerinde robotikle ilgili işe alım oranları 2022 Mart’ı boyunca görece stabil bir artış gösterdi. Araştırmaya dahil edilen şirketlerin %12.7’si robotikle ilgili pozisyonlardan en azından birinde yeni işe alım gerçekleştirdi.

Eldeki güncel veriler geçen senenin robotikle ilgili işe alım yapan şirketlerin oranı olan %11.8’e kıyasla bir artış gösteriyor ancak 2022 Şubat ayındaki oran olan %13.9’a göre de bir düşüş söz konusu.

Robotikle ilgili pozisyonlardaki yeni pozisyonlarda ise 2022 Mart’ı içerisinde yine bir azalış göze çarpıyor. Yeni iş ilanlarının sadece %0.3’ü bu alanlarla alakalı.

Bu yakın zamandaki ölçüm de robotikle ilgili iş ilanlarının tüm yeni iş ilanlarının %0.2’sine tekabül eden geçen senenin mart ayıyla karşılaştırıldığında bir artışa işaret ediyor.

perakende sektöründe robotik
2022 mart’ında perakendede robotik i̇şe alımları artış gösterdi 5

Perakende sektöründe robotik nasıl önem kazanacak?

Globaldata’dan alınan bu verilere bakıldığında, geleceğin sektörünün kilit noktalarından biri olarak görülen robotik alanındaki bu rakamlar önümüzdeki yıllarda şirketlerin operasyonlarında sekteye uğratıcı bir etkiye sahip olabilir zira robotik gibi alanlara yatırım yapan ve uzmanlaşan şirketlerin uzun vadede sektörün sahip olacağı şekle çok daha uyumlu olacağı ve pandemi gibi öngörülemeyen zorluklara çok daha hazırlıklı olabilecekleri düşünülüyor.

Şirketin verilerine göre perakende şirketlerinin yakın zamanda yaptığı robotik alımları tüm şirketlerle kıyaslandığında ortalama olarak aşağıda kalıyor. Tüm şirketler arasındaki ortalama 2022 Mart itibariyle %0.5 civarlarındaydı.

Globaldata’nın işe alım analizi veritabanı güncel olarak binlerce şirketin işe alım şemalarını inceliyor, ilanı açılan yeni pozisyonların kıdem seviyelerini ve alakalı oldukları diğer sektörel alanları işaretleyerek bu pozisyonların kademeli bilgilendirmelerini oluşturuyor.

Mevzubahis veritabanındaki güncel verileri canlı olarak takip etmek için buradaki linki kullanabilirsiniz.

Prada, Rusya ve Çin’e Rağmen İlk 4 Ayda Güçlü Büyüdü

CEO Patrizio Bertelli, İtalyan lüks grubu Prada’nın faaliyetlerinin Rusya’daki operasyonların askıya alınmasının ve Çin’deki koronavirüs karantinalarının etkisini dengelemesiyle yılın ilk dört ayında güçlü sonuçlar elde ettiğini söyledi.

Bertelli, “Rusya, grup satışlarının sadece %2’sini oluşturuyor, ancak Çin “önemli ve son 15 gündür mağazalarımızın %50’sinden fazlasını kapattık” diyor.

Çin’de yaşanan durum aynı zamanda küresel bir tedarik zinciri krizini tekrar tetikleyebileceğinden sektörde oldukça endişe ile karşılanıyor.

Ancak, ABD’nin Çin’in zayıflığını telafi etmesiyle şirketin ilk çeyrekte “beklentilerin üzerinde iyi bir performans gösterdiğini” de sözlerine ekledi ve ayrıca Nisan ayının ilk bölümü için iyi sonuçlar bildirdi.

Yine Enflasyon: Pazaryeri Maliyetleri Artıyor, Satıcılar Protesto Ediyor

Enflasyon nedeniyle pazaryeri maliyetleri artıyor, satıcılar protesto ediyor. Amazon, artan enflasyon ve yakıt fiyatları nedeniyle platform satıcılarından %5 daha fazla ücret almaya başladı. Etsy komisyonunu artırdı, ancak bu satıcılar arasında büyük bir greve yol açtı. Peki Amazon da aynı kaderi paylaşabilir mi?

yine enflasyon: pazaryeri maliyetleri artırıyor, satıcılar protesto ediyor
online satış uygulamaları maliyetleri teker teker yansıtmaya başladı…

Pazaryeri maliyetlerinde geçici enflasyon ek ücreti

Ürünlerini Amazon üzerinden satan ve gönderen herkes, yakında platforma %5 ek ücret ödemek zorunda kalacak. E-ticaret devi, hizmetlerini kullanan, yani ürünlerini Amazon’da depolayan ve Amazon tarafından teslim edilen satış ortakları için ücretlerini artırıyor. Şirkete göre bu kalıcı bir ücret değişikliği değil, normal maliyetlere ek olarak geçici bir yakıt ve enflasyon ek ücreti.

Bir Amazon sözcüsüne göre; “2022’de dünya çapında Covid-19 kısıtlamaları hafifledikçe normale dönüşü bekliyorduk, ancak yakıt ve enflasyon daha fazla zorluk getirdi” dedi. “Bu enflasyonist maliyetlerin artıp artmayacağı veya ne kadar süre devam edeceği henüz belli değil, bu nedenle kalıcı bir ücret değişikliği yerine, ilk kez bir yakıt ve enflasyon ek ücreti uygulayacağız. Amazon, tüm ücretlerinin, UPS ve FedEx gibi diğer lojistik sağlayıcıların bugün halihazırda almakta olduğu yakıt ek ücretinden daha düşük olduğunu vurguluyor.

Etsy’de boykot

ABD’deki Amazon’un iki milyondan fazla satıcısının yaklaşık %89’u sipariş karşılama hizmetlerini kullanıyor, dolayısıyla bu zamların etkisi çok büyük olacak. Bununla birlikte, platformdaki tüccarların önlemi kabul edip etmeyecekleri henüz belli değil. Geçen hafta, Amerikan pazarı Etsy de bir komisyon artışı açıkladı, ancak bu iyi karşılanmamıştı. Satıcılar artık her sipariş için daha önce %5’e kıyasla %6,5 ödemek zorunda.

Bu hafta 12.000’den fazla satıcı greve gitti: İnternet mağazalarını tüm hafta boyunca tatil moduna geçirdiler. Satıcılar, Etsy’nin diğer şeylerin yanı sıra, reklamlar için ödeme yapmaları için baskı yaparak ve ücretsiz nakliye teklif etmelerini sağlayarak her yıl marjlarını yemeye devam ettiğinden şikayet ediyor. Satıcılar platformu terk etmekle tehdit ediyor. Ancak Amazon satıcılarının benzer bir protestoyu karşılayabilecekleri kesin değil.

Türkiye’deki pazaryerlerinde de benzer ücret artışları yakın zamanda söz konusu olabilir. Bildiğiniz üzere ülkemizde pazaryerleri yaklaşık olarak %20 oranlarında satıcılardan komisyon alıyor. Bunun üzerine kargo maliyetleri de eklendiğinde, satıcının kazancında ciddi dezavantajlar yaratılıyor. Herhangi bir artış olur mu bilinmez ama, eğer olursa dünyadaki benzer tabloların ülkemizde de yaşanacağı aşikar.

Perakende Sektöründe ‘Dikey Pazaryerleri, Giyilebilir Teknolojiler ve Fast Fashion Dönüşümü’

coskun soyer ust

İşim gereği ilgilendiğim konularda yurtdışı ve yurtiçi kaynakları devamlı takip ediyorum. Bi’Sektör de bu kaynaklarım içinde önemli bir yer tutmaya başladı, perakendenin nabzını tutuyor, perakende gündemi ve yenilikleri takip etmek için verimli bir içerik sunuyor. Bu hafta bu içeriğe ben de katkı yapmak ve son günlerde dikkatimi çeken konulardan size birkaç alıntı yapmak istedim. Pazar yerleri önemli bir konu, ilk örnek bu konuda ve önü açık olan “Dikey pazaryerleri” hakkında, devamında perakendenin en büyük konusu (belki sorunu!) olan yeni ürün arayışı “giyilebilir teknoloji” ilginizi çekecek, “fast fashion” ile ilgili AB’de yeni gelişmeler var, her yerde karşımıza çıkan sürdürülebilirlik bu sektörü biraz yavaşlatabilir ama uzun vadede yararlı konular geliyor. Son olarak ise Amazon’un mağaza kapanışları var…

Dikey pazaryerleri için yeni örnekler

E ticarette pazar yerleri çok hızlı büyüme gösterdiler. Bu büyüme devam ediyor ama belirli bir şekilde yeni yönlenmeler de var. Köklü ve muteber markaların ne boyutta olursa olsun kendi siteleri ve çevrelerindeki firmalar ile oluşturacakları mini eko sistemler ile daha kârlı ve fiyat baskısına girmeden kendi e ticaret sitelerine yatırım yapmaları hızla artıyor. Örnek olarak Nike-Ikea-Birkenstock gibi markalar aldıkları kararlarla Pazar yerlerinde satış yapmayacaklarını bunun yerine kendi siteleri üzerinden e ticarete devam edeceklerini açıkladılar. Lüks markalar zaten hiç girmiyorlar. 

Farklı bir trend ise yine büyük ve güçlü markaların kendi pazaryerlerini oluşturması şeklinde devam ediyor. Bu konuyla H&M’in yaptığı çalışmaya buradan erişebilirsiniz. Farklı bir sektörden yeni bir çalışmayı ben burada aktarmak istiyorum.

Superdrug Stores (Superdrug) UK kökenli bir sağlık ve kozmetik ürünleri perakendecisi ve Boots UK’den sonra geliyor.

perakende dikey pazaryerleri

Superdrug, premium ve yeni kurulan markalar için çevrimiçi pazaryeri başlatacak ve müşterilerinin temel değerleriyle uyumlu markalara odaklanacak. Dikey Pazar yerinin bu yılın Eylül ayında açılması planlanıyor.

Ürünlerini ilk kez çevrimiçi platform üzerinden sunmak isteyen premium markalardan start-up’lara yüzlerce markayla ortaklık kurarak yeni bir dikey pazaryeri olacak bu yatırım önemli dönüşümlerin de göstergesi oluyor. Sağlık ve güzellik perakendecisi, pazardaki yenilikler için listeleme engellerini kaldırmayı ve sektördeki çeşitliliği teşvik etmeyi amaçlıyor.

Pazar yerleri ve geleceği ile ilgili bir değerlendirme yazıma da bu link üzerinden ulaşabilirsiniz.

Perakende için yeni ürün kategorileri

Perakende için en önemli konulardan birisi kategori yönetimi ve bu kategoriler için yeni ürün arayışıdır. Özellikle yeni bir ürün (daha önce örneği olmayan) veya birkaç özelliği üzerinde taşıyan yenilikçi ürünleri bulup raflara koymak her kategori sorumlusunun hayalidir. Böylelikle hedefler daha kolay gerçekleşir, mağaza personelinin kolay ve hızlı satılan ürün ile morali yükselir vb.

Bu tür bir kategoriye örnek olarak sağlık konusunda yeni ve hızlı gelişmeler var.

resim2

Örnek olarak çocukların %42’sinde görülen miyopluğu tedavi edebilen lensler de yakın zamanda FDA tarafından onaylandı ve durum arttıkça daha yaygın hale gelebilir.

Veya Startup Mojo Vision adlı bir start up tarafından geliştirilen ve göz tarafından kontrol edilen küçük ekranlar vasıtasıyla boyna takılan bir bilgisayarla düşük görmeyi tedavi eden akıllı kontakt lensler yakında FDA onayı alabilir.

Hava kirliliği, giyilebilir cihazların ele alabileceği başka bir sağlık sorunudur. Avrupa kentsel nüfusunun %77’si ve büyük şehirlerin %49’undan fazlası, WHO yönergelerinin üzerindeki kirlilik seviyeleriyle yaşıyor. Benzin-dizel motorlu arabalardan kaynaklanan kirlilik önümüzdeki 30 yıl içinde tahmini olarak 1,2 trilyon dolarlık sağlık sorununa yol açacak. Yenilikçi maskeler, özellikle pandemi azaldıktan sonra bile devam eden kullanımları ile bu süreci yavaşlatabilir. Bu yıl içerisinde Dyson, hava filtresi görevi gören gürültü önleyici kulaklıkları piyasaya sürecek. Razer’ın bir başka giyilebilir hava temizleyicisi, maskeden gelen sesin bastırılmasına yarıyor.

Fast fashion perakende için soru işaretleri

Avrupa Birliği, moda endüstrisini yeniden şekillendirebilecek bir hareketle giysilerin çevre dostu olmasını sağlamak için yeni kurallar getirdi. Kurallar, Zara, H&M ve Shein gibi hızlı moda şirketlerini aşırı tüketimi destekleyen iş modellerinden uzaklaşmaya zorlayacak. AB’nin taleplerini karşılamak için moda ve tekstil üreticilerinin, 2030 yılına kadar döngüsel bir iş modelini benimsemeleri gerekecek.

resim3

Birçok hızlı moda şirketi 2021’de rekor kar elde etti. Hızlı modaya yeni başlayan Çinli Shein, geçen yıl toplam alışveriş uygulaması indirmelerinde Amazon’u geride bıraktı ve yakında 100 milyar dolarlık bir değere ulaşabilir. Bu şirketler tüm moda endüstrisinin zirvesinde olduğundan, yeni kurallar uygulanmadan yollarını değiştirmek çok zor olacak. AB kuralları, şirketleri ürün tasarımı ve malzeme seçiminde, yeniden kullanılabilirliği daha yüksek bir öncelik haline getirmeye zorlayacak. Ayrıca satılmayan ürünlerin imhasını da yasaklayacaklar.

Daha büyük amaçlarından biri, kıyafetlerin doğrudan atığa sevk edilmesini 2030 yılına kadar tamamen sona erdirmek. Şirketlerin, her bir ürününe, nasıl geri dönüştürülebileceği veya yeniden kullanılabileceği hakkında bilgi içeren etiketler eklemesi istenecek. Kurallar ayrıca, geri dönüştürülmüş elyafların zorunlu kullanımını minumum seviyelerde sınırlandıracak. Firmalar bu konuyla ilgili tedbirlere zaten başladıklarını belirtiyorlar; H&M zaten döngüsel ekonomi ilkelerini iş modeline dahil edeceğinin sinyallerini verdi ve Zara geçtiğimiz günlerde tüm giysilerinin 2025 yılına kadar sürdürülebilir malzemelerden üretileceğini duyurdu. Ancak bu önlemler sektörün hızlı büyümesiyle dengelenebilir. Yılda üretilen giysi sayısı 2000’den bu yana ikiye katlandı ve şu anda yılda 100 milyar giysi parçasına ulaştı. Bu yeni kuralların neden olduğu değişim, kısa vadede üretimi yavaşlatabilir ve kar marjlarını düşürebilir ama uzun vadede sürdürülebilirliği sağlayabilir.

Amazondan mağaza kapanışları

Bu haftalık son olarak Amazon ile ilgili bir haber vermek istiyorum. Amazon 2015’ten itibaren fiziki mağaza açılışları konusunda çeşitli çalışmalar yapıyor ve bu konuda iddialı olduğunu her platformda dile getiriyordu. Bununla beraber son haberler biraz farklı bir projeksiyon veriyor.

E-ticaret devi, ABD ve Birleşik Krallık’ta toplam 68 mağaza kalıcı olarak kapattığını duyurdu.

Şirket, “Amazon 4 stars, Kitap ve Pop Up mağazalarımızı kapatmaya ve Amazon Fresh, Whole Foods Market, Amazon Go ve Amazon Style mağazalarımıza ve Just Walk Out teknolojimize daha fazla odaklanmaya karar verdik” açıklamasını yaptı.

Amazon, sağlık’tan drone ile teslimata kadar birçok yeni işe veya teknolojiye girmekten kesinlikle korkmuyor. Peki fiziksel perakendede neden başarısız oldu?

İlk olarak çevrimiçi bir kitap mağazası olarak başlayan şirket, 2015 yılında Seattle’da ilk fiziksel kitap mağazasını açtı. Bu ilk lansmandan sonra Amazon, daha fazla kitap mağazasını ve sitenin en iyi puan alan ürünlerini içeren Amazon 4 yıldızlı markasının lansmanını yaptı.

Ancak şimdi bir u dönüşü yaparak, istenmeyen bir hızda olan satış büyümesinin sonucu olarak tüm Amazon Books, 4 stars ve Pop Up mağazalarını kapattığını duyurdu.

Amazon, kapanışlardan kaç çalışanın etkileneceğini açıklamadı, ancak personele şirkette başka iş rolleri veya Amazon’dan ayrılmayı seçenler için kıdem tazminatı paketleri bulma konusunda yardımcı olacağını söyledi.

Bu mağazalar müşterilere en çok satanlara göz atma ve adını ana caddelerde daha görünür kılma olanağı vererek Amazon’un marka kimliğini güçlendirme ve sağlamlaştırma fırsatı da sundular.

Amazon’un fiziksel mağazaları, 2021’de 2018’den daha düşük satış gerçekleştirdi. Fiziksel satışlar, Amazon’un son çeyrekteki toplam 137 milyar dolarlık kazancının yalnızca %3’ünü temsil ediyordu. Bu küçük yüzde de zaten büyük ölçüde şirketin kasiyersiz marketleri ve Whole Foods mağazalarından geldi.

Bu rakamlar, Amazon mağazalarındaki satış artışının diğer alanlardaki büyümeye ayak uyduramadığını gösteriyor.

Şirket İngiltere süpermarket sektörüne damgasını vurmak için ayrıntılı planlar geliştirdiği ve önümüzdeki üç yıl içinde ülke genelinde yüzlerce kasiyersiz market açacağı bildiriyor.

Amazon 2022’de 60, 2023’te 100 ve sonrasında 100’den fazla süpermarket açacak.

Kapatma nedenlerinden biri de, yeni Prime kullanıcıları edinmektense onları elde tutma stratejisinde mağazalara ihtiyaç olmadığını düşünmeleri olarak görülüyor.

Evet bu haftalık bu kadar gelecek hafta görüşmek üzere, sağlıkla kalın…

Primark Türkiye Pazarına Girerse Sektörde Neleri Değiştirir?

Perakende sektörü için geçtiğimiz hafta çok önemli bir gelişme yaşandı bildiğiniz üzere. 14 ülkede 400’ün üzerinde mağazası olan ve ucuz fiyatları nedeniyle kasalarında uzun kuyruklar oluşan Primark Türkiye pazarı için araştırma yaptı. Marka tarafından görevlendirilen özel bir ekip, İstanbul’daki önde gelen AVM’lerin yatırımcılarıyla görüştü, Bağdat Caddesi gibi önemli alışveriş caddelerini inceledi ve büyük şehirleri gezdi.

Daha sonra şirket yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, genişleme fırsatlarının sürekli değerlendirildiği fakat kesin olarak Türkiye için bir açıklama yapamayacakları belirtildi.

Peki Primark Türkiye pazarına girerse sektör nasıl etkilenir?

Primark hakkındaki fikriniz ne olursa olsun, çok ilginç bir perakendeci olduğu inkar edilemez. Moda piyasası artan baskı altında pek çok zaman düşen ziyaretçi ve satışları rapor ederken, Primark için durum genellikle tam tersi oluyor. Primark’ın çoğunlukla geniş formatlı fiziksel mağazalar dışında, çoğu zaman birden fazla seviyede faaliyet göstermesi, mağazaların çoğunluğunun ana caddelerde veya alışveriş merkezlerinde olması ve büyük bir ürün yelpazesi satıyor olması bunda en büyük etmen. Genel moda perakende gidişatının tersine markanın e-ticaret atılımı ise hiç olmadı. Fakat e-ticareti fiziksel perakendeye yönlendirme tarafında inanılmaz bir başarıları var.

Primark, yalnızca fiziksel mağazalardan faaliyet gösteren bir cadde moda perakendecisi olmasına rağmen, pazar payını büyüterek ve genel olarak güçlenerek üç konuda diğer perakendecilerden farklılaşıyor.

İlk olarak, Primark’ın herhangi bir çevrimiçi satış olanağı olmasa da, aslında çok yenilikçi, ilgi çekici ve etkili bir web sitesine sahipler. Primark.com ile ilgili her şey tüketiciyi mağazaya geri götürür ve markayla etkileşimi teşvik eder. Web sitesinde en son trendlerin ve Primark ürün gamlarının tartışıldığı dergi tarzı özellikler bölümü, stoklanan tüm ürünlerin resimlerini ve fiyatlarını gösteren bir ürün bölümü bulunur. Fakat asla web sitesi üzerinden alışveriş yapamazsınız. Web sitesi size beğendiğiniz ürün için en yakın mağazaya yönlendirme yapar.

primark türkiye pazarına girerse sektörde neleri değiştirir?
primania nedir?

Web sitesinde yer alan ‘Primania’ bölümü aslında Primark’ın kendi sosyal medya platformudur. Bu bölümde Tüketiciler kendilerinin Primark modasını giydikleri resimleri yüklemeye teşvik edilir ve diğer kullanıcılar en çok beğendikleri stillere ‘Primarks’ verebilirler. Bu paylaşımlar aynı zamanda sosyal medya ile entegre ediliyor ve karşılığında marka ziyaretçilere bazı kazanımlar da sunuyor.

Primark’ın iyi olduğu kanallardan bir diğeri ise ürün seçimi. Primark ürünleri üst kalite ve uzun ömürlü olmaları ile bilinmese de, marka tüketicilerin ne istediğini tam olarak biliyor. Diğer markalar tarafından satılan çok daha pahalı ürünleri, uygun maliyetli ve çekici bir şekilde çoğaltarak piyasaya süren Primark’ın Türkiye’ye girmesi durumunda ürün gamı tarafında tüketiciyi iyi yakalayabileceği düşünülüyor.

En önemli etki ise hiç şüphesiz fiyat. Primark, satın alma gücü az olan, ancak genellikle gardırobunu yenilemek isteyen genç bir kitleye ulaşmayı başardı. Kabul edelim ki bu kitle ülkemizde de fazlasıyla mevcut. Primark’ın müşteri tüketim modeli neredeyse haftalık olarak alışveriş yapan sürekli tüketim modeline dayanıyor. Ürünlerin kalitesi çok iyi olmadığından uzun ömürlü değil, fakat genç tüketicinin sık değiştirmek istediği kıyafet etkisine tam uyum sağlıyor ve ucuz.

primark magaza
primark mağaza

Mağazaların iç mekanları minimum maliyet anlayışı ile tasarlanıyor. Dış vitrin tasarımı dahi mağazalarda çoğu zaman yapılmıyor. İçeri girdiğinizde sizi hızlı tüketmeye teşvik edecek büyük file çantalar karşılıyor ve fiyat uygunluğu da bu hızlı tüketimi tetikliyor.

Bir süre önce IESE Insigth Bussines Knowledge tarafından yapılan bir araştırma, tüketim alışkanlıklarına ve Primark’ın neden alıcıların alışkanlıklarına bu kadar iyi uyum sağladığını araştırdı. Çıkan sonuçlarda birinci etki, markanın ürünleri sınırlı ve kendilerine ait, yani stokları bittiğinde asla yenilenmiyorlar. Eğer bir parçayı beğendiyseniz hemen o anda satın almanız gerekiyor. Birkaç gün beklerseniz beğendiğiniz ürünü muhtemelen tekrar bulamayabiliyorsunuz.

Diğer bir anahtar ise, çok düşük işletme maliyetleri ve bunun yansıdığı fiyatlar. Özellikle gençler arasında en büyük tercih sebebi bu. Ve son olarak, marka her zaman büyük mağazalarda olmak istiyor. Markanın küçük lokasyonları tercih ettiği çok fazla görülmüyor.

Primark yakın zamanda Türkiye pazarına girer mi bilinmez, fakat girmesi durumunda moda perakendesi tarafında ciddi bir değişim yaratabilir. Özellikle alım gücünün azalması fakat buna kıyasla gençler arasındaki tüketim ihtiyacının devam etmesi Primark benzeri oyuncuların Türkiye pazarına girmesi için bir fırsat yaratıyor.

FLO’da İki Üst Düzey Atama

FLO’da iki üst düzey atama gerçekleşti. Buna göre Ersin Arslan FLO’nun yeni Global Toptan Satış Genel Müdür Yardımcısı olurken, daha önce aynı pozisyonda bulunan Mert Cihangir ise Global İş Geliştirme Genel Müdür Yardımcılığı görevini sürdürecek.

Firmadan yapılan açıklamaya göre, FLO, gerçekleştirdiği yeni atamalarla üst yönetimini güçlendirmeye devam edecek.

flo ersin arslan
Ersin Arslan

Her geçen gün yeni marka iş birlikleri ile çok markalı yapısını güçlendiren FLO’nun yurt içi ve yurt dışı toptan satış ağının genişletilmesi ve iş süreçlerinin yürütülmesinden sorumlu olacak Ersin Arslan FLO Global Toptan Satış Genel Müdür Yardımcılığı görevine atandı. Arslan, İstanbul Üniversitesi’nde Ekonomi eğitimi aldıktan sonra ABD’de Troy State Üniversitesi MBA programını tamamladı. Profesyonel olarak iş hayatına FedEx’te Bölge Satış Yöneticisi olarak başlayan Ersin Arslan, Adidas, Mavi Jeans gibi pek çok global ve yerel markada farklı yönetim kademelerinde görev aldı. Arslan, FLO’daki görevine başlamadan önce Levi Strauss & Co’da beş yıl boyunca Genel Müdürlük görevini üstlendi.

flo mert ci̇hangir
Mert Cihangir

FLO’da daha önce Uluslararası Operasyon Genel Müdür Yardımcılığı ve Global Toptan Satış Genel Müdür Yardımcılığı görevlerini yürüten Mert Cihangir de Global İş Geliştirme Genel Müdür Yardımcılığına atandı. Cihangir, yeni görevinde Türkiye’den çıkacak 10 global markadan biri olma vizyonu ile yurt dışı yatırımlarına hız veren FLO’nun yeni kıtalara açılması ve yeni coğrafyalarda yaygınlaşması için öncü iş birliklerinin hayata geçirilmesinden sorumlu olacak. Mert Cihangir 1999 yılında Ankara Üniversitesi’nden mezun oldu. Perakende ve toptan satış kanalları yönetiminde 20 yılı aşkın tecrübesi bulunan Cihangir, FLO’ya katılmadan önce Boyner, LC Waikiki ve Defacto’da çeşitli yönetim görevlerini üstlendi.

CEO’lar da Büyük İstifa’ya Katıldı. İşte Yeni Liderleri Olan 6 Zincir

Restoran CEO’ları, Büyük İstifaya katılan en son dalga olarak kayda geçiyor.

Son altı ayda, halka açık küresel restoran şirketlerinin 6 CEO’su ya emekli olmak ya da yeni bir kurumsal mücadeleye geçmek için istifa etme planlarını açıkladı. Bu istifa açıklamaları, pandemi kapanması, işçi kıtlığı, tedarik zinciri darboğazları ve çok yüksek gıda maliyetleriyle ayakta kalma mücadelesi veren restoran endüstrisi için çalkantılı iki yılın ardından geldi.

“Pek çok insan pandemi zamanında evde aileleriyle daha fazla zaman geçirmek zorunda kaldı. Ancak pek çok CEO için, tam tersi oldu.” dedi Notre Dame Üniversitesi Mendoza İşletme Fakültesi’nde yardımcı yönetim profesörü olan Timothy Hubbard. “Onlar da evde olabilirdi ama iş yükleri tavan yaptı.”

Görevlerinden ayrılan CEO’lar, pandemiden önce veya pandemi sırasında istifa etmeyi düşünmeye başlamış olabilir. Örneğin, eski Starbucks CEO’su Kevin Johnson emeklilik duyurusunda, şirketin yönetim kuruluna yaklaşık bir yıl önce ayrılmak istediğini bildirdiğini söylemişti.

Elbette emekli olan tüm üst düzey yöneticiler emekli kalmıyor. Örneğin, Johnson’ın geçici CEO’su Howard Schultz, bu ayın başlarında Starbucks’ı geçici CEO olarak yönetmek için geri dönmüştü. Biraz dinlenip rahatladıktan sonra, bu kurumsal liderlerden bazıları oyuna geri dönebildi.

İşte büyük istifaya katılan restoran şirketleri:

Darden Restaurants

Darden Restaurants CEO’su Gene Lee Aralık ayında 29 Mayıs’ta emekli olacağını duyurdu. Yönetim kurulu, operasyondan sorumlu başkanı Rick Cardenas’ı geçici CEO olarak seçti. Cardenas ayrıca daha önce Darden’in baş finans görevlisi olarak görev yapmıştı.

geneleeogkitchen
gene lee

Lee, şirketin Aralık ayında yaptığı kazanç çağrısında, “Bu geçiş için doğru zaman ve Darden’in başkanı olarak hizmet etmeye devam etmeyi dört gözle bekliyorum” demişti. “Şirketimiz açık bir güç konumunda ve bu aynı zamanda benim ve ailem için de doğru zaman.”

60 yaşındaki Lee, Şubat 2015’ten beri Olive Garden’ın ana şirketinin başındaydı.

Domino’s Pizza

ceo'lar büyük i̇stifa
ritch allison

Domino’s Pizza Mart ayı başlarında CEO Ritch Allison’ın 1 Mayıs’tan itibaren görevinden ayrılacağını söyledi. 55 yaşındaki Allison, Temmuz ayındaki resmi emekliliğine kadar danışman olarak görev yapacak.

“Artık hayatımın, karımla birlikte Kuzey Carolina’ya, eve dönmeye hazır olduğumuz bir noktadayım…”

Allison’ın yerine şirketin operasyon direktörü Russell Weiner geçecek.

Denny’s

Denny’s CEO’su John Miller, restoran şirketine liderlik eden on yıldan fazla bir sürenin ardından bu yıl emekli olacak. Yemek yiyenler restoranlara geri dönmekte yavaş kaldığından, gündelik yemek sektörü pandemiden özellikle sert bir şekilde etkilendi.

buyuk istifa dennys kopyasi
denny’s ceo’su john miller

Denny’s şu anda Miller’ın yerine geçecek kişiyi arıyor.

Wingstop

105948311 1559659435041img 6337r.jpg
wingstop ceo’su charlie morrison

10 yılın ardından Wingstop CEO’su Charlie Morrison Mart ayında istifa etti. Ancak restoran endüstrisinden ayrılmayı planlamıyor. Şu anda Phoenix merkezli çok daha küçük bir arabaya servis salata zinciri olan Salad and Go’nun genel müdürü.

Wingstop, Morrison’ın halefi olarak COO Michael Skipworth’ü seçti. Skipworth, bir sonraki yıl halka arz edilmeden önce 2014’ten beri restoran zinciriyle birlikte.

El Pollo Loco

El Pollo Loco CEO’su Bernard Acoca, diğer fırsatları takip etmek için Ekim ayında istifa etti. İki hafta sonra kızarmış tavuk zinciri Zaxby’s, Acoca’nın CEO olarak şirketin kurucusunun yerini alacağını duyurdu. Zaxby’s El Pollo Loco’nun ayak izinin neredeyse iki katı.

107047027 1649951594752 zaxbys bernard acoca.jpg kopyasi
el pollo loco ceo’su bernard acoca

El Pollo Loco CFO’su Larry Roberts, geçici CEO olarak atandı ve yönetim kurulu, Mart ayında “geçici” unvanını kaldırdı.

Starbucks

106097610 1611698073675 kevin.jpg
kevin johnson

Mart ayında Starbucks, yıllık hissedar toplantısından önce 61 yaşındaki Kevin Johnson’ın Nisan başında emekli olacağını duyurdu. Emekliliği, Starbucks’ın, daha geniş endüstrinin karşılaştığı diğer zorlukların üzerine, baristalarından bir sendikalaşma baskısı ile karşı karşıya kalmasıyla geldi.

Eski CEO Howard Schultz, yönetim kurulu uzun vadeli bir aday ararken geçici şef olarak geri döndü, ancak Wall Street, Schultz’un altı aydan daha uzun süre kalıp kalmayacağı konusunda bölünmüş durumda.