Ana Sayfa Blog Sayfa 382

Ekonomist Roubini, Petrol Fiyatlarının 2021 Sonunda Varil Başına 100 Dolara Ulaşabileceğini Söyledi

Ekonomist Nouriel Roubini’ye göre yenilenebilir enerji, artan talebi karşılamak için ‘yeterince hızlı yükselmiyor’

Roubini`ye göre, petrol fiyatlarının “uzun yıllar önemli ölçüde yüksek” kalması bekleniyor ve hidrokarbon sektöründeki yetersiz yatırım arzı sınırladığı için bu yılın sonuna kadar varil başına 100 dolara bile ulaşabilir.

Dünya, emisyonları azaltmaya çalışırken temiz enerjiye geçişe odaklandıkça bu alandaki yatırımlar yetersiz kalıyor.

New York merkezli küresel bir makroekonomik danışmanlık şirketi olan Roubini Macro Associates’in başkanı Nouriel Roubini: hepimiz küresel iklim degisikligini önemsiyoruz ve karbonsuz bir dünya istiyoruz ancak olan şu ki son beş yılda kömür olsun, petrol olsun, doğal gaz olsun yakıtlara büyük bir yetersiz yatırım var.

Pazartesi günü Dubai’de düzenlenen Alternatif Yatırım Yönetimi Zirvesi’nde (AIM) yaptığı açıklamada, yetersiz yatırımın “önümüzdeki yıllarda hidrokarbon ve fosil yakıt arzında bir azalmaya yol açacağını” söyledi.

Petrol fiyatları, gaz fiyatlarındaki artış ve gelişmiş ülkelerde beklenenden daha hızlı bir ekonomik toparlanma nedeniyle talebin arzı geçmesiyle birlikte son birkaç haftadır yükseliyor.

Doğal gaz fiyatlarının kış mevsimi öncesi yükselişi, elektrik üretmek için daha yüksek hacimli petrol ürünlerinin tüketilme olasılığını artırarak genel talebi artırdı.

Dünya ham petrolünün yarısından fazlasının uluslararası ölçütü olan Brent, Pazartesi günü BAE saatiyle 16.39’da yüzde 2.33 artışla varil başına 84.31 dolara yükseldi. ABD petrolünün ana göstergesi olan West Texas Intermediate de yüzde 2.89 artışla varil başına 81.64 dolardan işlem görüyor. Her iki gösterge de BAE saatiyle 9.35pm’de 83.5$ ve 81.17$’a düştü.

Roubini ayrıca, küresel ekonomi koronavirüs kaynaklı yavaşlamadan kurtulurken, yeşil enerji ve yenilenebilir enerji arzının artan talebi karşılamak için “yeterince hızlı artmadığını” söyledi.

Petrol Fiyatları ve Enflasyon Etkisi

Artan petrol fiyatlarının da küresel olarak daha yüksek enflasyona yol açacağını ve büyümenin yavaşlamasına neden olacağını söyledi.

“Son 30 yıldır yaşıyoruz… büyük bir ılımlılık dönemi, enflasyon düşük ve büyüme istikrarlıydı. Korkunç tahminleri nedeniyle Dr Doom lakaplı ekonomist, bu rejim sona erdi ve enflasyonun çok daha yüksek olacağı büyük bir ekonomik ve finansal istikrarsızlık dönemi dediğim bir döneme geçeceğiz” dedi.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü bu ayın başlarında yayınladığı bir raporda, dünyanın en büyük ekonomilerinden bazılarında yıllık enflasyonun artan enerji ve gıda fiyatlarının etkisiyle Ağustos ayında yüzde 4,3’e yükseldiğini söyledi.

Enflasyonun yüksek olduğu ve ekonomik büyümenin durduğu bir durum olan stagflasyonla ilgili endişeler de yüksek enerji maliyetlerinin ortasında büyüyor.

“Bugün verilere bakarsanız, zaten hafif bir stagflasyon içindeyiz. Bu yılın üçüncü çeyreğinde ABD, Avrupa ve Çin’de büyüme beklenenden çok daha kötü bir şekilde güneye gitti ve enflasyon beklenenden çok daha fazla oldu.”

Roubini ayrıca artan korumacılık, jeopolitik gerilimler ve yaşlanan nüfus dahil olmak üzere önümüzdeki günlerde küresel ekonomik büyümeyi etkileyebilecek bir dizi faktörün altını çizdi.

Covid Sonrası Perakende Başarısının Yeni Sırrı

Bazı ülkelerde perakende sektörünün kademeli olarak yeniden açılmasıyla satışlarda yaşanan artış bir kesim perakendeciyi işlerin eskisine döneceği konusunda ikna etti. Ancak gerçek şu ki perakende sektörü şu an için Covid öncesi normlarına geri dönemeyecek.

Pandeminin ekonomik yansımaları sektörde zaten belirgin olan fay hatlarını genişletti ve bunun yanında iş modellerinde, teknoloji kullanımında, mağaza yeri stratejilerinde ve pazarlama değişikliklerinde sektörü etkileyecek kırılmalar yarattı.

Perakende sektörü, pandemi sürecinde aldığı yaraları sarmaya çalışıyor. Covid sonrası ticaret için devam eden güvenlik protokolleri, işletme maliyetlerine ekleniyor ve yeni bir masraf kolu ortaya çıkıyor.

Kapanmaların ardından kiracılar ile boş kalan dükkanların durumundan dolayı müşteri trafiği modellerinin cazibesi artıyor ve kayıplar kapatılmaya çalışılıyor. Diğer yandan mekanlardaki artan maliyetler sebebiyle perakendeciler düşük performans gösteren mağazaları kapatma ve mağaza ağlarını azaltma eğilimi gösteriyorlar. Bu durum da perakende sektörü için kilit bir sorun haline gelecek.

Pandemi sürecinde bazı olumlu gelişmeler de yaşandı. Kapanmalar ile birlikte çevrimiçi satışların gözle görülür bir şekilde arttığını söyleyebiliriz. Bununla birlikte önümüzdeki yılda da satışlardaki artışın ve pazar paylarının büyük bir kısmının korunması bekleniyor. Tüketiciler kötü geçen bir yılın ardından kendilerini ve sevdiklerini şımartmak istediklerinden yılbaşında harcamalarını arttıracaklardır. Bu harcamalar yılı kurtarmak adına tüketim açısından sektörü biraz olsun rahatlatacaktır. Aynı zamanda gerçekçi perakendeciliğin pazar payını, kârlılığı ve satışları sıfırlayıp geri yapılandırması konusunda da tavsiyeler oldukça fazla. Şimdi satın al sonra öde, çeşitli finansal hizmetler ve yeni işlem teknolojileri sayesinde müşteri deneyimi iyileştiriliyor. Veri toplama ile yeni işlem teknolojisi de mağaza yükseltmeleri ve teknolojik yenilikler açısından kolaylık sağlıyor.

Perakende de Müşteri İlişkilerinin Önemi

Bir restoran en iyi donanıma ve harika yemeklere sahip olabilir, ancak hizmet bakımından eksikse müşterilerini kazanamaz. Diğer yandan o kadar da iyi bir konumu veya yemekleri olmayan bir restoran misafirperverliği sayesinde yeni müşteriler kazanabilir ve gelenekler üretebilir. Perakendecilerin müşterileri geri kazanmak, satışlar ile kazançları yeniden oluşturmak ve Covid sonrası büyümeyi sürdürebilmek adına neler yapabileceği konusunda çok yoğun tartışmalar var.

Bir mağazadaki başarının en önemli bileşeni o mağazadaki çalışanlardır. Yalnızca sağladıkları hizmetle değil, aynı zamanda müşterilere karşı misafirperverlikleri ve onlarla olan coşkulu, pozitif ilişkileri sayesinde o mağazada bir başarıdan söz edilebilir. Müşteri deneyiminin en önemli yönü, mağazada müşteriler ve çalışanların etkileşime girmesidir. Çalışanlar müşteriyle etkileşime girdikçe müşterilerin ne kadar harcama yapacağını, sonrasında mağazaya tekrar uğrama durumunu ve mağazayı diğer potansiyel müşterilere tavsiye edip etmeyeceğini tahmin edebilir. Bu sebeple çalışanlar büyük bir öneme sahiptir.

Perakende alanında müşterinin kafasında sihirli bir cümle vardır. 3 kelimeden oluşan bu basit cümle müşteriyi tatmin etme konusunda oldukça önemlidir. “Beni önemli hissettir.” Müşteri kim olursa olsun önemli hissetmek ister. Yaşı, cinsiyeti veya başka bir özelliğinden bağımsız olarak hepsinin ortak noktası kendilerini önemli hissetmek istemeleridir. Bu önemi de müşteriye yardımcı olacak pozitif ve coşkulu bir çalışan onlara gösterebilir. Böylelikle müşteriler önemli hissederler ve başka bir mağaza yerine önemli hissettikleri mağazayı tercih ederler. Buradan Covid döneminde oluşan zorlu koşullar ve şiddetli rekabete karşı başarılı olmanın önemli bir noktasının pozitif ve hevesli personel olduğunu anlıyoruz.

Apple’ın Bağdat Caddesi’nde Açacağı Mağazanın Detayları

Geçtiğimiz günlerde Apple, ülkemizdeki 3. Apple Store mağazasının Bağdat Caddesi’nde açılacağını duyurdu.

Bildiğiniz üzere Apple’ın ülkemizde Akasya AVM ve Zorlu Center olmak üzere iki mağazası vardı. 3. mağazası da Bağdat Caddesi’nde açılıyor.

Yapılan açıklamada mağazaya ait bazı detaylar ve fotoğraflar da paylaşıldı. Mağaza dış cephesi şuan çeşitli minyatür tasarımlarla kapatılmış durumda.

Apple mağaza açılışı ile ilgili aşağıdaki açıklamayı yaptı:

İstanbul’un kalbi Bağdat Caddesi’nde çok yakında yeni bir mağaza açıyoruz. Her konuda size yardımcı olacak uzmanlarla buluşacağınız, yeni bilgilerle becerilerinizi geliştireceğiniz, bahçesinde vakit geçirirken ilham alacağınız ve yaratıcılığınızı ortaya çıkaracağınız bu üçüncü mağazamızda sizinle buluşmak için sabırsızlanıyoruz. Gündelik hayatı ve insanları kutlayan sokağın çağdaş bir “minyatürünü” yaratan Murat Palta’nın olağanüstü çalışması ise açılışa kadar mağazayı süslemeye devam edecek.

Mağazanın paylaşılan görselleri aşağıdaki gibidir.

ap 0093 719
apple'ın bağdat caddesi'nde açacağı mağazanın detayları 6
ap 0127 196
apple'ın bağdat caddesi'nde açacağı mağazanın detayları 7
ap 0210 437
apple'ın bağdat caddesi'nde açacağı mağazanın detayları 8
ap 0222 905
apple'ın bağdat caddesi'nde açacağı mağazanın detayları 9
ap 0236 437
apple'ın bağdat caddesi'nde açacağı mağazanın detayları 10

Adidas Yeniden Satış Programı Başlatıyor

  • Moda endüstrisi dünyanın en büyük kirleticilerinden biri. Adidas ve ThredUP, spor performansı ve yaşam tarzı giyimi için daha döngüsel bir ürün yaşam döngüsünü teşvik etmek adına güçlerini birleştiriyor.
  • Adidas “Geri Vermeyi Seç” programı, ThredUP’ın yeniden satış tarafından desteklenmektedir ve tüketicileri kullanılmış ekipmanlarını yeniden kullanılmak veya yeniden satılmak üzere Adidas’a geri göndermeye davet etmektedir.
  • Bu hareket, küresel performans markasının plastik atıkların sonlandırılmasına yardımcı olma konusundaki süregelen taahhüdünün bir devamıdır.

Yeniden Satış Nasıl Gerçekleştirilecek?

Bugün, devam eden Plastik Atıkları Sonlandırma misyonunun bir devamı olarak, adidas, Plastik Atıkları Sonlandırmaya yardımcı olmayı amaçlayan Geri Vermeyi Seç programını tanıttı 

Yeniden satış platformları özellikle son zamanlarda markalar arasında hızla yaygınlaşmaya başladı. IKEA, Mattel, H&M gibi pek çok küresel marka yeniden dönüştürülebilir ve sürdürülebilir çalışmalara odaklanıyor.

Adidas’da bu doğrultuda bir adım attı. Şirketin basın açıklamasına göre Adidas, Creator’s Club uygulaması aracılığıyla herhangi bir markanın yeniden kullanılacak veya yeniden satılacak kullanılmış ürünlerini kabul edecek. 

Program Perşembe günü uygulamada başlatıldı, ancak 2022’nin başlarında çevrimiçi olarak ve mağazalarda daha geniş bir alana yayılacak.

Kullanılmış giysileri göndermek için müşteriler uygulamada ön ödemeli bir Clean Out Kit nakliye etiketi talep edebilir ve bunu “herhangi bir marka veya kategoriden” giyim ve aksesuarlarını geri göndermek için kullanabilir. 

Üyeler, programı kullandıkları için Adidas’dan ödüller kazanacaklar ve yeniden satılamayan ürünler ThredUp’ın ortaklar ağı tarafından yeniden kullanılacak.

Adidas sürdürülebilirlik kıdemli başkan yardımcısı Katja Schreiber yaptığı açıklamada, “Spor giyim için döngüsel bir gelecek oluşturmaya kararlıyız ve Geri Vermeyi Seç programıyla insanların eski eşyalarına yeni bir hayat vermek için yeni olasılıkları görmelerine yardımcı oluyoruz.” dedi.

Farklı Bir Mağaza Konseptine Göz Atalım: Blue Bottle Coffee

Bir Nestle markası olan Blue Bottle Coffee, Osaka’da modern bir mağaza açtı. Tokyo merkezli bir stüdyo olan 1 In tarafından tasarlanan mağaza, modaya ayak uydurmuş gibi görünüyor.

Şimdi bu ilginç ve ilgi çekici mağazaya yakından bakalım.

blue bottle 1
blue bottle coffee mağazası – osaka

Mağazaya giriş yapan müşteriler sıcak bir ahşap dekoru ve tavandan tabana kadar uzanan cam pencereler ile karşılaşıyor. Bu tasarım sayesinde mağaza her zaman parlak, ferah ve geniş bir ambiyansa sahip durumda. Zemini kaplayan ilgi çekici ahşaptan farklı olarak baristaların çalıştığı kısım ince cilalı çelikten yapılmış.

blue bottle 4 1
mağaza barista bölümü

Mağazanın tasarımından da sorumlu olan 1 In’in kurucu ortağı Yohei Terui bu tasarımla ilgili olarak :“Baristaların yaptığı şeyleri öne çıkarmak adına barista kısmını farklı dizayn etmenin harika olacağını düşündüm, bu yüzden baristaların çalıştığı alanı aydınlattım ve parıldamasını sağladım.” dedi.

blue bottle 2 1
marka, mavinin özel bir tonunu kullanıyor.

Kafe genelinde markanın mesajını vurgulamak adına Blue Bottle’ın imza rengi olan özel mavinin bir ton kullanılmış. Bunun yanında ikinci kata çıkarken merdiven alanındaki boşlukta da kahverengi küresel bir cam avize yerleştirilmiş.

blue bottle 5 1
kafenin üst katı panoramik bir manzaraya sahip.

Zemin kattan farklı olarak üst katta beyaz renkli bir tasarım göze çarpıyor. Bu bölüm müşterilerin duyularına nüfuz etmek amacıyla özel olarak tasarlanmış. Bu alanda oturan müşteriler panoramik bir manzara ve sade bir ortam içinde olacaklar. Ayrıca kafede “Centrestage” adında özel bir bölüm yer alıyor. Burada müzik ve görüntüler ile birlikte ilgi çekici bir deneyim sunuluyor. Bu bölüm müşterilere duyusal bir deneyim yaşatmayı amaçlıyor.

blue bottle 7
müşterilerin 5 duyusunu uyarmayı amaçlayan özel bölüm. “centrestage”

Nöroçeşitlilik Perakendede Neden Önemlidir?

Tüm duyularınız açıkken bir perakende mağazasında alışveriş yaptığınızı hayal edin. Müşteriler arasındaki konuşmalar o kadar gürültülü ki sanki bağırıyorlar gibi düşünün. Tavan ışıkları neredeyse kör edici mağazanın etrafındaki ekranlardan ve tabletlerden gelen yanıp sönen ışıklar mide bulandırıcı. O kadar güçlü bir mağaza kokusu var ki, tadı dilinize geliyor. Duyusal işleme sorunları olan bazı kişiler için bu, onların mağaza ortamı deneyimi olabilir; anlaşılmaz ve karmaşık – diğer alışveriş yapanlar tarafından fark edilmeyebilecek seslerin, dokunuşların, kokuların ve hareketlerin aşırı farkındalar.

Nöroçeşitlilik terimi, Otizm Spektrum Bozukluğu (ASD) için farkındalık kampanyaları sürecinde başladı. Bununla birlikte, artık DEHB, disleksi, Tourette sendromu, Alzheimer hastalığı ve diğer nörolojik farklılıklar gibi daha geniş bir nörolojik durum alanını kapsayacak şekilde otizmin ötesine geçmektedir. Nöroçeşitlilik hareketi, nörotipik olmayan insanları tanımayı ve dahil etmeyi ve daha önce damgalanmış olan daha geniş atipik nöroçeşitlilik biçimlerini normalleştirmeyi amaçlıyor.

Markalar, toplumsal nedenlere ilişkin kamu anlayışını etkilemek için benzersiz bir konuma sahipler ve buna nöroçeşitlilik de dahil. Çoğu zaman unutulan bu insanlara keyifli alışveriş deneyimleri yaşatmak perakende tasarımının ahlaki bir görevi olmaya başladı.

Nöro-farklı müşteriler için düşünceler çok geniş ve çeşitli olabilir. Duyusal çevreye aşırı duyarlı olan ve tipik bir şekilde perakendeye katılamayan otizmli müşteriler gibi bazı kişilerin çok özel olarak dikkate alınması gerekir.

Müşteriler olarak, özellikle Covid-19 nedeniyle yapılan son uyarlamalar göz önüne alındığında, kendimizi markalar ve ürünlerle ilişki kurma yöntemlerimizde önemli bir değişimin eşiğinde buluyoruz. Uyum sağladıkça, geleceği aktif olarak şekillendiriyoruz ve bu, perakendenin nöroçeşitliliği daha kapsayıcı hale gelmesi için mükemmel bir fırsat.

neurodiversity 1

Geleneksel Perakendeyi Tepetaklak Ediyor

Örneğin, kişiye özel alışveriş deneyimini ele alalım. Premium bir hizmet olarak görülüyor, ancak insanların daha sessiz ve daha istikrarlı bir ortamda randevu ile alışveriş yapmalarına olanak tanıyacak şekilde kullanıldığında kapsayıcı bir hizmet de olabilir. Kişiye özel bir alışveriş deneyimi genellikle seçici bir ürün sunumuyla ilgilidir, ancak aynı zamanda seçici duyusal uyarıcılarla da ilgili olmalıdır.

Evden alışverişin kaçınılmaz olarak ortaya çıkması da nöroçeşitliliğe ve mümkün olduğunca kapsayıcı olmaya odaklanmalıdır. Arzu edilen bir perakende hizmeti artık birçok kişi tarafından, özellikle küresel bir pandemiden sonra eve kolayca getirilen bir hizmet olarak görülüyor. Evden alışveriş hizmetleri ve deneyimleri gelişmeye ve ilerlemeye devam edecek. Evde görebileceğiniz markalar ve ürünler de genişleyecek. Duyusal ihtiyaçlar nedeniyle alışveriş yapmaktan kaçınan birçok kişi artık kendi seçtikleri güvenli bir ortamda kendilerine gelen bir perakende satış hizmetine sahip olabilir. Bütün mesele personelin eğitimidir.

Nöro-çeşitli müşteriler için mağazalar tasarlamak, öngörülemeyen perakende yeniliklerine ve herkes için daha zengin mağaza deneyimlerine yol açabilir. Işıklar, kokular ve ses gibi uyarıcılar uzun süredir mağaza ortamlarında güçlü ticari araçlar olarak görülüyor, ancak pek çok müşteri düşük uyarıcılı alanlar tercih edebiliyor. Birçok insanın uyanık olduğu saatlerin çoğunda dijital ekranlara baktığı bir zamanda bir mağazanın nasıl huzurlu veya sakinleştirici bir sığınak haline gelebileceğini görmek kolaydır. Kapsayıcı tasarım, çoğu zaman herkes için öngörülemeyen faydalarla birlikte inovasyonu tetikler.

Uzun zamandır perakendecilerin istediği hızlı ve kusursuz bir satış ortamı yaratmaktı; bir şeyleri çabuk elde etmek zorundaydık. Zaman ve rahatlık, müşterilerin istediğini ve ihtiyaç duyduğunu düşündüğümüz temel unsurlardı. Artık kendimizi bir perakende deneyimine yönelik önceliklerimizin ve beklentilerimizin değiştiği veya genişlediği bir pandemi dünyasında buluyoruz. Kolaylık perakende segmentlerinde hala yerini koruyor, ancak aynı zamanda sürdürülebilirlik, kişiselleştirme, sosyal etkileşim, eğlence, katılım ve çeşitlilik için bir iştah buluyoruz.

Markaların toplum üzerindeki etkisi arttıkça, fiziksel perakendenin yenilikçi mağaza içi deneyimler aracılığıyla olumlu değişimi yönlendirme fırsatı var ve perakendede nöroçeşitliliği göz önünde bulundurmak daha bilinçli, kapsayıcı ve çeşitli bir topluma doğru büyük bir adım olacaktır.

Tüketim Ürünleri Şirketleri Enflasyon Yükselirken İpte Yürüyor

Büyük küresel markalar Pepsi ve Levi’s bu hafta yatırımcılara enflasyonu fiyat artışlarıyla dengelediklerini, ancak alüminyumdan pamuğa kadar her şeyin artan maliyetlerinin tüketim malları şirketleri için daha zor zamanların geleceğine işaret ettiğini açıkladı.

Navlun maliyetleri ve hammadde fiyatları, küresel tedarik zinciri kesintileri nedeniyle bu yıl sektörler arasında yükseldi ve COVID-19 pandemisinin etkisinden kurtulmak isteyen şirketlerin kar marjlarını daralttı.

Üç aylık kazançları açıklayan ilk tüketici ürünleri şirketleri grubu arasında yer alan PepsiCo  ve Levi’s, darbeyi hafifletmek için kot pantolon, atıştırmalık ve gazlı içecek fiyatlarını artırarak sonuçların beklentileri aşmasına yardımcı olduğunu belirttiler.

Tüketim ürünleri sektörü ciddi sıkıntıda

Analistler, bu şirketler maliyetleri tüketicilere aktarabilse de, yüksek fiyatların en azından yıl sonuna kadar bir ters rüzgar olacağını ve bazı endüstrilerin 2022’nin ortasına kadar baskıyla karşı karşıya kalacağını söyledi.

Credit Suisse’deki analistler, PepsiCo’nun karşı karşıya kaldığı enflasyonun genişliğini “çarpıcı” olarak nitelendirdi.

“Bu kazanç sezonunun geri kalanında marj baskısının baskın tema olmasını bekliyoruz” dediler. JPMorgan’dan Andrea Teixeira, PepsiCo’nun “enflasyonist baskıların ve tedarik zinciri zorluklarının etkisini hissettiğini ve hissetmeye devam edeceğini” söyledi.

Enflasyonun tüketici harcamalarını düşürmeye başladığını gösteren verilerle, şirketler marjlarını koruma ihtiyacını, fiyatların artmasının ürünlerine olan talebi etkilemesi riskiyle dengelemek zorunda.

Ancak PepsiCo’nun CEO’su Ramon Laguarta, şirket daha yüksek ambalaj malzemesi maliyetleri ve kamyon şoförü ücretleri ile karşı karşıyayken bile kendinden emin.

Laguarta bir analist görüşmesinde, şirketin markalarının ve yeniliklerinin gücünü vurgulayarak, “Dünya genelinde, tüketici fiyatlandırmaya eskisinden biraz daha farklı bakıyor gibi görünüyor,” dedi.

Levi’s ise, kot pantolon üreticisinin brüt kar marjını artırmaya yardımcı olan önceki fiyat artışlarının, önümüzdeki yıl beklenen yüksek pamuk fiyatlarını dengelemesine izin vereceğini söyledi.

İşsizlik Rakamları Açıklandı

Türkiye‘de işsizlik oranıağustosta bir önceki aya göre değişim göstermeyerek yüzde 12,1 seviyesinde gerçekleşti. Söz konusu dönemde işsiz sayısı 3 milyon 965 bin kişi oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ağustos 2021 dönemine ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı, ağustosta bir önceki aya göre 11 bin kişi artarak 3 milyon 965 bin kişiye yükseldi. İşsizlik oranı ise değişim göstermeyerek yüzde 12,1 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı geçen yılın aynı ayına göre ise 0,9 puan azaldı.

Tarım dışı işsizlik oranı temmuzda bir önceki aya göre 0,2 puan artarak yüzde 14,2 olarak hesaplandı.

Söz konusu ayda 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,1 puan azalarak yüzde 22,7, istihdam oranı 0,4 puanlık artışla yüzde 32,6 oldu. Bu yaş grubunda iş gücüne katılma oranı ise bir önceki aya göre 0,5 puan artarak yüzde 42,2 seviyesinde gerçekleşti.

Öte yandan, geçen ay yüzde 12 olarak açıklanan temmuz ayı işsizlik oranı yüzde 12,1 olarak revize edildi.

Sektörlere göre istihdam

Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam edilenlerin sayısı ağustosta bir önceki aya kıyasla 14 bin kişi azalarak 28 milyon 706 bin kişi oldu. İstihdam oranı ise 0,1 puanlık azalışla yüzde 45’e geriledi.

Mevsim etkisinden arındırılmış iş gücü söz konusu ayda bir önceki aya göre 4 bin kişi azalarak 32 milyon 671 bine düştü. İş gücüne katılma oranı ise 0,1 puanlık azalışla yüzde 51,2 oldu.

Bu dönemde istihdam edilenlerin sayısı bir önceki aya göre tarım sektöründe 26 bin kişi, sanayi sektöründe 217 bin kişi, inşaat sektöründe 83 bin kişi artarken hizmet sektöründe 341 bin kişi azaldı.

İstihdam edilenlerin yüzde 17,2’si tarım, yüzde 21,5’i sanayi, yüzde 6,3’ü inşaat, yüzde 55’i ise hizmet sektöründe yer aldı.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel iş gücü ve işsizlerden oluşan atıl iş gücü oranı ağustosta bir önceki aya göre 1,7 puan azalarak yüzde 22 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 15,3 iken potansiyel iş gücü ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 19,2 olarak gerçekleşti.

Mevsim etkilerinden arındırılmamış işsizlik ve istihdam verileri

Mevsim etkilerinden arındırılmamış işsizlik oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 1 puan azalarak yüzde 12 oldu. İşsiz sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre 75 bin kişi azalarak 4 milyon 19 bin kişi olarak gerçekleşti. İstihdam oranı geçen yılın aynı ayına göre 2,4 puan artarak yüzde 46,2 olarak hesaplandı. İstihdam edilenlerin sayısı 1 milyon 975 bin kişi artarak 29 milyon 481 bin kişiye ulaştı.

İş gücüne katılma oranı ağustosta bir önceki yılın aynı ayına göre 2,1 puan artarak yüzde 52,5 oldu. İş gücüne katılan sayısı da 1,9 milyon kişi artarak 33 milyon 500 bin kişi olarak gerçekleşti.

Sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların toplam çalışanlar içindeki payını gösteren kayıt dışı çalışanların oranı, ağustosta geçen yılın aynı ayına göre 2,1 puan azalışla yüzde 31,4 olarak gerçekleşti.Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı ağustosta bir önceki yılın aynı ayına göre 1,9 puan azalarak yüzde 18,7 oldu.

Küresel Tedarik Zinciri Sorunlarının Aranan Cevapları

Yılbaşı yaklaşıyor ve aynı zamanda potansiyel tedarik zinciri sorunları da baş gösteriyor. Oyuncaklar, ev aletleri ve giysiler de dahil olmak üzere çok çeşitli hediyelere yönelik artan talep, perakende gelirlerinde gözle görülür bir artış sağlayacaktır. Ancak bu talepten yararlanmak, fabrikaların kapanması ve liman tıkanıklığı gibi pandemi ile ilgili zorlukların üstesinden gelmeyi gerektirecek.

Covid-19, satın alma risk yönetimi planlarındaki güvenlik açıklarını ortaya çıkardı. Son 18 ayda küresel dağıtım kesintiye uğradı, gelirler düştü ve tedarikçiler üretimi durdurdu veya işsiz kaldı. İşletmeler artık daha önce başarılı olan bazı stratejilere güvenmeyi göze alamazlar.

Ayrıca bu süreçte insanların alışveriş yapma biçiminde de değişiklikler oldu. Dünya karantinaya girip çıkarken ve evden çalışmaya adapte olurken, dizüstü bilgisayarlara, TV’lere ve diğer elektronik cihazlara olan talepte hızlı bir artış görüldü. Tüketici alışkanlıklarındaki bu değişiklik, çip üretim fabrikalarının kapanmasıyla birleştiğinde, küresel bir kıtlığına neden oldu.

Perakendecilerin küresel tedarik zinciri zorluklarını tamamen aşmasının bir yolu yok. Ancak uzun vadeli bir satın alma stratejisi, etkilerin azaltılmasına yardımcı olacaktır. Dijitalleşme yoluyla süreçleri otomatikleştirmek, uyarlanabilirliği, esnekliği ve sürdürülebilirliği artıracaktır.

Müşterileri Memnun Etmek

Perakendeciler, mümkünse stok tutarak, popüler ürünler için arz ve talep tahminlerini öğrenmelidir. Müşterileri, yılbaşı hediyelerini zamanında almaları için en iyi şansı vermek amacıyla erken sipariş vermeye teşvik etmelidir.

Pandemi sayesinde insanlar erken sipariş verme ihtiyacına her zamankinden daha alışık. Davranıştaki bu değişiklik, talebi karşılamak için çalışma şeklini değiştirmeye istekli perakendeciler için iyi bir haber.

Aboneliklerin işletmeniz için işe yarayıp yaramayacağını araştırmaya da değer. Tıraş bıçaklarından tuvalet kağıdına, meyve ve sebzelere kadar her şeyin aylık teslimatını sunan şirketler var.

Gelecek için Planlama

Raporlar, dijital satın alma stratejilerine sahip işletmelerin pandeminin zorluklarını daha kolay aşabildiğini gösteriyor.

Dünya pandemiden kurtulmaya devam ederken, işletmelerin, mevcut hedeflere ulaşmak için teknolojiyi kullanmaya çalışmak yerine, teknolojinin yeteneklerine dayalı yeni hedefler belirlemesi gerekiyor. Doğru strateji, riski tanımlamaya, ölçeklendirmeye ve değerlendirmeye yardımcı olmalıdır. Beş yıllık hedeflere odaklanın, onları yakın tutun ve beklentilerin karşılanıp karşılanmadığını keşfetmek için paydaşlarla düzenli kontroller yapın.

Bazı İpuçları

Tedarikçilere Ortak Olarak Davranın

Tedarikçilerle kurulan iyi ilişkiler pazarı daha iyi anlamamızı sağlar ve bu da gelecek ile ilgili içgörüleri daha net görmemizi sağlar. Bu sayede oluşabilecek kötü durumlara karşı her zaman hazır olunur.

Tedarik Zinciri Operasyonlarını Entegre Edin

Dijitalleşmenin önemli bir yararı, gerçek zamanlı bilgi paylaşımıdır. Olası sorunlar hakkında erken bir uyarı, olayları önlemede veya olaylara hızlı tepki vermede büyük fark yaratabilir.

İsraf Süreçlerini Azaltın

Bazı perakendeciler, stok tutmanın hiçbir değeri olmadığı fikrine hala sadık olabilir, ancak elinizde stok yoksa satamazsınız. İsrafı ortadan kaldırmanın, elle yapılan işlemlerin tekrarlanması ve kaldırılması gibi başka yollar da vardır.

Tedarik Tabanınızı Genişletin

Deloitte araştırması, şirketlerin yüzde 47’sinin tedarikçi tabanını çeşitlendirmeyi planladığını tespit etti. Tek bir (potansiyel) başarısızlık noktasına güvenmek yerine, birden fazla tedarikçi arasında tedarik zincirlerini parçalamak, riski azaltmanın etkili bir yoludur. Sorunu değiştirme veya kıyıya yaklaşmaya çalışma etkisine sahip olabilecek, benzer anahtarlar gibi pratik olmayan çözümlerden kaçının.

Değişim için Bir Fırsat

Devam eden pandemi, artan iklim değişikliği ve diğer tehditlerle birlikte, şimdi doğru dijital stratejiye sahip olduğunuzdan emin olmanın zamanı geldi.

Dijitalleştirilmiş tedarik ve tedarik zinciri stratejilerine sahip perakendeciler, nakliye veya üretim kesintilerini ele alma ve rakiplerinden daha iyi performans gösterme konusunda en güçlü konumdadır. Daha bilinçli karar verme, daha fazla çeviklik ve daha iyi görünürlük için bulutun ve akıllı teknolojilerin gücünden yararlanabilme avantajına sahiptirler.

Facebook Kesintisi Yerel Uygulamalar için Bir Fırsat Yarattı

Dünyanın en büyük sosyal medya ağındaki aksama ciddi sonuçlara yol açtığından, kullanıcıların faaliyetlerine devam etmek için alternatif platformlara ihtiyacı olduğunu gözler önüne serdi.

Facebook’un Pazartesi günkü kesintisi alternatif uygulamalara duyulan ihtiyacı gözler önüne serdi. Tellimer Research’e göre, gelişmekte olan pazarlardaki yerli mobil uygulamalar için bu durum bir fırsat olarak görülüyor.

14 pazarı kapsayan anket, Facebook ürünlerinin tipik olarak en sık kullanılan uygulamaların yüzde 40’ına sahip olduğunu gösteriyor. Pazartesi günü yaşanan kesinti, düzenleyicilere, işletmelere ve tüketicilere daha çeşitli bir oyun alanını tercih etmek için nedenler veriyor. Daha küçük oyuncuların Facebook’un baskın pazar payına girmesi için fırsat sunuyor.

“Facebook daha çok mesajlaşma ve içerik paylaşım platformlarıyla tanınıyor. Burada birkaç pazar hariç tüm pazarlarda baskın oyuncu konumunda. Tellimer’in finansal sermaye araştırması başkanı Rahul Shah, raporda, Facebook, hem işletmeden işletmeye hem de işletmeden tüketiciye seviyelerde giderek artan bir şekilde çevrimiçi ticaretin kolaylaştırıcısı haline geliyor” dedi.

Facebook kadar büyük ekosistemdeki herhangi bir kesintinin – ilgili hizmetleri WhatsApp ve Instagram ile birlikte – iletişim, e-ticaret, haber ve bilgi için bu platforma büyük ölçüde güvenen kullanıcılar açısından ciddi mali kayıplara yol açan geniş kapsamlı sonuçları vardır.

Hizmetler server sorunu nedeniyle altı saat boyunca kesintiye uğradı. Kullanıcılarını alternatif uygulamalara sevk etti. Statista’ya göre, toplu olarak, bu uygulamaların dünya çapında yaklaşık 6.24 milyar kullanıcısı var. Ayrıca bu durum CEO’su ve kurucusu Mark Zuckerberg’in servetinin 7 milyar dolar düşmesine neden oldu.

İnternetteki kesinti raporlarını izleyen bir site olan Downdetector, Facebook hizmet kesintisinin şimdiye kadar görülen en büyük kesinti olduğunu söyledi.

Tellimer’in anket yaptığı ülkeler – Facebook ürünlerinin baskın olduğu – Meksika, Suudi Arabistan, Brezilya, Mısır, Güney Afrika, Hindistan, Nijerya, Endonezya, Pakistan, Vietnam, Kenya, Filipinler, Rusya ve Çin. Bireysel olarak Facebook Vietnam’da, Instagram Endonezya’da, WhatsApp Güney Afrika’da ve Messenger Filipinler’de en çok kullanılan uygulamalar.

Rakipler devrede

Evde geliştirilen uygulamalar, en iyi yerel veya bölgesel platform oldukları ülkelerde zaten önemli bir takipçi kitlesine sahipler ve daha da genişlemeye hazırlanıyorlar.

Tellimer’e göre, Dubai’deki Emaar Properties’in kurucusu Mohamed Alabbar’ın e-ticaret platformu Noon, Suudi Arabistan’da en üst sırada yer alıyor. Pazar günü şirket, Suudi Arabistan’ın Kamu Yatırım Fonu da dahil olmak üzere yatırımcılardan 2 milyar dolarlık fon sağlayacağını duyurdu.

ABD’li perakendeci Walmart’ın sahibi olduğu Hindistan’ın Flipkart’ı, kısa süre önce Hindistan’da üretilen markalara yardımcı olmak için doğrudan tüketiciye yönelik bir program başlattı.

Bu arada, dünyanın en kalabalık ikinci ülkesi olan Çin’de, küresel teknoloji devleri üzerindeki sıkı internet kısıtlamaları nedeniyle Facebook hizmetleri ciddi şekilde engelli.

Rusya, internet egemenliği ihtiyacını büyütmek için Facebook’un fiyaskosunu kullandı. Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zakharova, büyük kesintinin “kendi sosyal medya ve internet platformlarımıza ihtiyacımız olup olmadığı sorusunu yanıtladığını” söyledi.

Açıklamayı, Facebook çökerken platformu 70 milyon kullanıcı kazanan Dubai merkezli Rus geliştirici Pavel Durov’un WhatsApp rakibi Telegram’da yayınladı.

Rusya’nın en büyük sosyal medya ağı olan Vkontakte de Facebook arızası sırasında uygulama trafiginde yüzde 20 artış olduğunu bildirdi.

Buna ek olarak, Facebook, kesintiden ders alırsa, yaklaşık 1,6 milyar nüfusa sahip Brezilya ve Hindistan gibi önemli pazarlarda merkezi olmayan bir model geliştirmeye karar verebilir.

Shah, “Pazartesi günkü kesintinin bireyleri ve işletmeleri alternatif uygulamalara yöneltecigini düşünüyoruz. Bazıları kritik görevler için Facebook platformlarını kullanıyor ve bunun sonucunda finansal kayıplara veya faaliyetlerinde ciddi kesintilere maruz kalmış olabilir” dedi.

“Yabancı teknoloji devlerinin oynadığı kilit ekonomik rol konusunda zaten gergin olan düzenleyiciler, bu olayı gözetimi sıkılaştırmak için de kullanabilirler” diye ekledi. “Net sonuç, şimdiye kadar küresel teknoloji firmalarının gölgeleri altında çalışmak zorunda kalan yerel uygulamalar için olumlu olabilir.

Facebook’ta yaşanan kesintinin hem ülkemizde hem de dünyada yarattığı ekonomik tahribat rakamlarına yazımızdan erişebilirsiniz.