Ana Sayfa Blog Sayfa 381

Çok Sevilen LC Waikiki Maymunu NFT Oluyor

Çok sevilen LC Waikiki Maymunu NFT oluyor. LC Waikiki’nin sektöre getirdiği yenilikler bitmiyor. Bildiğiniz üzere, neredeyse her ay markanın sektöre kazandırdığı yenilikler üzerine konuşuyoruz. Bu hem Türk perakendesi hem de global perakende adına ciddi bir kazanım.

1650614869186

LC Waikiki, yıllardır Türkiye’nin en sevilen marka karakterleri arasında olan LC Waikiki Maymunu’nu NFT yatırımcıları için bir koleksiyon parçası hâline getiriyor. Çok sevilen ikonik maymunlar, en popüler NFT pazaryerlerinden biri olan OpenSea’de satışa sunuluyor.

NFT piyasası bugün 12 Milyar Doları aşan devasa bir satış hacmine erişti. LC Waikiki gibi küresel ölçekli büyük şirketlerin NFT dünyasında yer almasıyla pazar daha da hareketleniyor.

LC Waikiki Maymunu’nun gelirleri TEGV’e bağışlanacak

Geçtiğimiz günlerde metaverse projelerini de duyuran LC Waikiki’nin ilk NFT koleksiyonu olan Vintage Maymun Koleksiyonu’ndan bir NFT’ye sahip olanlar, LC Waikiki’nin ayrıcalıklı NFT dünyasına dâhil olarak birçok sürprizden de faydalanma şansı kazanacak. Aynı zamanda koleksiyondan elde edilen tüm gelir, çocukları nitelikli eğitimle buluşturmak adına TEGV’e bağışlanacak.

L’Oreal Satışları, 2022 Başında Artış Gösterdi

L’Oréal’de artık Covid kısıtlamaları ortadan kalktığı için rahat bir nefes alıyor. Covid kısıtlamalarının gerilemesiyle makyaj tercihleri tekrar artış gösterdi. L’Oreal Satışları arttı. Ciro, mağazalardaki satışların toparlanmasıyla ilk çeyrekte %19 arttı.

l'oreal satışları, 2022 başında artış gösterdi
l'oreal satışları, 2022 başında artış gösterdi 3

Enflasyon etkileri L’Oréal Satışları’nı etkiliyor mu?

CEO Nicolas Hieronimus, L’Oréal’in güçlü bir ilk çeyrek geçirdiğini söylüyor. Ukrayna’nın işgaline ve Çin’deki kısıtlamalara rağmen, kozmetik grubu 9,06 Milyar Euro’luk satış gerçekleştirdi. Bu, bir yıl öncesine göre %19’luk veya karşılaştırılabilir bir temelde %13,5’lik bir artışı temsil ediyor. Bu da sektör ortalamasına göre iyi bir rakam.

L’Oréal, hem satın alma hacimleri hem de kişi başı alımları daha yüksek olduğundan markanın satın alma davranışının enflasyondan etkilenmediğini belirtiyor. Fransız FMCG üreticisi bunu kısmen premiumlaştırma ve yenilik stratejisine borçlu olduğunu söylüyor.

Fiziksel satışlarda geri dönüş

Markanın E-ticaret’inin büyümeye devam etmesine rağmen, fiziksel satışlarında da güçlü bir toparlanma (+ %15,5) oldu. Çevrimiçi satışlar zaten markanın toplam gelirinin %25,8’ini oluşturuyor.

Avrupa pazarı, parfüm ve makyaj kategorilerindeki güçlü büyüme sayesinde pandemi öncesi seviyelere geri dönerek %15,8’lik bir satış büyümesi elde etti. Çoğu ülke, özellikle Birleşik Krallık, İspanya ve İtalya, sürekli satış büyümesi yaşadı. Makyaj alanında da L’Oréal pazar payı kazandı.

CEO Hieronimus, “Belirsizliğe dikkat etsek de, güzellik sektörünün görünümü konusunda iyimser olmaya devam ediyoruz ve 2022’de sektörden daha iyi performans gösterip büyümemizi artıracağımıza inanıyoruz” dedi.

Inditex Rusya’daki Mağazalarını En Kısa Sürede Geri Açacağını Duyurdu

Inditex Rusya’daki operasyonlarına “mümkün olan en kısa sürede, koşullar izin verdiğinde” devam edeceğini belirtti.

bildiğiniz üzere Inditex, Ukrayna’nın işgalinin ardından Rusya’daki tüm faaliyetlerini geçici olarak askıya aldığını bildirmişti.

Inditex Rusya mağazalarını Mart ayında kapatmıştı

Grup ülkede 500’den fazla mağaza işletiyor ve 9.000’den fazla kişiye istihdam sağlıyor.

Mart ayı başında faaliyetlerini askıya alan grup o zamanki açıklamasında: “Mevcut koşullarda Inditex, Rusya Federasyonu’ndaki operasyonların ve ticari koşulların sürekliliğini garanti edemiyor ve faaliyetlerimizi geçici olarak askıya alıyoruz” demişti. Bugün ise en kısa sürede mağazaları geri açacaklarının sinyallerini verdi.

Rusya, grubun faiz ve vergi öncesi küresel kazancının yaklaşık %8.5’ini oluşturuyor.

Enflasyon Süpermarketleri Tehdit Ediyor

Tesco, gıda perakendesinde ikinci bir tehdit için bizleri uyarıyor: Covid pandemisinden sonra ‘normal’ satışlara geri dönen bir süpermarket pazarında enflasyon ve rekabet marjların buharlaşması söz konusu.

enflasyon supermarketler 1
raflar çekiciliğini koruyor ancak tüketiciler satın almada i̇steksiz

Hız Kesmeyen Bir Fırtına

İngiliz pazar lideri Çarşamba günü olağanüstü iyi rakamlar yayınladı: Tesco’nun satışları ve pazar payı arttı, kârı üçe katladı. Ancak ayrıntıda bazı gerçekler gizliydi: CEO Ken Murphy, bu durumun sürmeyeceğini itiraf etti. Çok hassas bir sürecin ana hatlarını çizdi: gıda perakendeciliği neredeyse mükemmel bir fırtınanın içinde.

Ukrayna’daki savaş ve güçlü enflasyon, tüketici güvenini aşağı çekerken, satın alma davranışı yeniden normalleşiyor – bu durum, süpermarketlerin karantinalardan sağladığı fazla satışları tamamen kaybettiği anlamına geliyor. Tüm maliyetler daha önce hiç olmadığı kadar artarken, tedarikçiler ve üreticiler oran artışlarını talep ediyor.

enflasyon ve marketler 1
enflasyon gıda ürünleri i̇çin en önemli sorunlardan biri

Ancak bu artışları tamamen alışveriş yapanlara aktarmak bir seçenek gibi görünmüyor. Rekabet – özellikle Aldi ve Lidl ile.

Enflasyon Rekabeti Zorlaşıyor

Kısacası: süpermarketlerin enflasyonun bir kısmını kendi ceplerinden ödemekten başka seçeneği yok. Sonuç olarak, kar marjları bu yıl çok daha düşük olacak. Yatırımcıların da gelecek için öngördüğü şey bu: Özellikle Colruyt borsada yine sert bir darbe aldı. Belçikalı pazar lideri tüketicisi için en düşük fiyatları garanti ederken kendi kâr marjından kısmak zorunda kalıyor.

enflasyonun etkileri
rakipler birbirlerini fiyat konusunda zorluyorlar

Ancak bu oldukça pahalıya mal oluyor: Geçen yıl fiyat rekabetinin marjları ciddi şekilde etkilediği ortaya çıktı, çünkü Colruyt gibi markalar her rakibin her fiyat girişimine yanıt vermek zorunda kalmıştı. Rakipler de bunu biliyor: Rakip Albert Heijn‘in hedefli saldırıları, indirim yapanı canının yandığı yerden yani kârlarından vurdu.

Her iki perakendeci de birbirinin gözünün içine bakıyor ve fiyat artışlarını şimdilik sınırlı tutuyor. Delhaize ve Carrefour gibi rakipler fiyat artışlarını bir nebze daha kolay aktarabilirler.

Süpermarketlerin Zorlayıcı Yolculuğu

Marketler fiyat artışlarını halka hissettirmemek için sınırlarını zorlamalı mı? Analistler, özellikle Avrupa mağazalarında bunu bekliyorlar – ancak CEO Frans Muller, bu Çarşamba günü hissedarlar toplantısında, grubun bu yıl en az %4’lük bir işletme marjını korumayı başaracağına ikna olduğunu söyledi. Koşullar göz önüne alındığında ve bir önceki mali yıldaki %4,3’lük marjla karşılaştırıldığında, bu güçlü bir performans olacaktır.

Müller bunu nasıl başaracak? Satışların %60’ını oluşturan Amerika Birleşik Devletleri’nde, yüksek fiyatlar satışları daha az etkileyecektir: orada fiyat esnekliği daha düşük ve enerji krizi daha az sorun teşkil ediyor. Avrupa’da savaşın sonuçları daha güçlü hissediliyor, ancak buna rağmen Ahold Delhaize maliyetleri kontrol altında tutmaya çalışıyor.

enflasyon ve gida edited
gıda etiketlerinde fiyat etiketleri her gün göze çarpıyor

Bu kısmen, satışlarının yarısının özel markalardan oluşması gerçeğinden kaynaklanıyor, bu da perakendecinin sektördeki meslektaşlarının çoğundan daha iyi durumda olduğu anlamına gelir ve bu, zor zamanlarda ek bir avantajdır.

Peki Türkiye? Türkiye’de de sizce süpermarket perakendecileri aynı durum içerisinde mi?

Coca-Cola İçecek, 2030 Sürdürülebilirlik Hedeflerini Açıkladı

Coca-Cola İçecek (CCI), 2030 için sürdürülebilirlik taahhütlerini 22 Nisan Yeryüzü Günü’nde kamuoyuna duyurdu.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, faaliyet gösterdiği 11 ülkede, 10 bin çalışanı ve 100 bine yakın kişiden oluşan ekosistemiyle 430 milyonluk bir nüfusa hizmet sunan CCI, 22 Nisan Yeryüzü Günü’nde gelecek için taşıdığı sorumluluğu 2030 Sürdürülebilirlik Taahhütleri ile ortaya koydu.

Yol haritasını çevresel konularda ambalaj, su ve iklim değişikliği, sosyal konularda ise insan hakları, çeşitlilik ve kapsayıcılıkla toplumsal yatırımlar olmak üzere 6 ana başlığa odaklayan CCI, hayata geçirmeyi taahhüt ettiği çalışmaları 9 maddede topladı.

coca-cola i̇çecek, 2030 sürdürülebilirlik hedeflerini açıkladı
burak başarır

“Sorumluluk alıyoruz”

Açıklamada görüşlerine yer verilen Coca-Cola İçecek Üst Yöneticisi (CEO) Burak Başarır, CCI’ın 20 yıl önce yayınladığı ilk çevre politikası ile sürdürülebilirlik yolculuğuna başladığını hatırlatarak, “Çalışanlarımız, toplumumuz, tüketicilerimiz ve müşterilerimiz için her gün daha fazla değer yaratmaya gayret ediyoruz. Önemli başarılara imza attık ama daha yapacak çok işimiz olduğunun da farkındayız. Şimdi çok önemli bir adım daha atıyoruz ve 2030 yılı için yeni taahhütler eşliğinde yine sorumluluk alıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Başarır, global bir şirket olarak sorumluluklarının farkında olduklarını aktararak, şunları kaydetti:

‘Bugüne kadar CCI’ın sosyal, çevresel ve finansal performansını şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri çerçevesinde paydaşlarımızla paylaşmaya her zaman özen gösterdik. Hedeflerimize ulaşmanın sürdürülebilirliğin iş stratejimize tam anlamıyla entegrasyonuyla mümkün olduğunu biliyoruz. O nedenle sürdürülebilirlik inisiyatiflerimizi proje olarak değil, iş yapış biçimimizi değiştirmek olarak algılıyoruz. Bu çerçevede ‘Ambalaj, Su, İklim Değişikliği, İnsan Hakları, Çeşitlilik ve Kapsayıcılık ile Toplumsal Yatırımlar’ başlıkları altındaki taahhütlerimizi paylaşmaktan onur duyuyoruz.”

Coca-Cola İçecek’in 2030 Sürdürülebilirlik Taahhütleri şöyle:

‘2030 yılına kadar ambalajlarımızın yüzde 100’ünü geri dönüştürülebilir yapmaya devam etmek ve en az yüzde 50 oranında geri dönüştürülmüş plastik kullanmak. Türkiye, Pakistan ve Kazakistan’da piyasaya sürdüğümüz ambalajları toplamak ve geri dönüştürmek, diğer ülkelerde ambalaj toplama programlarına öncülük etmek ve farkındalık yaratmak. 2030’a kadar su verimliliğini yüzde 20 artırmak (Baz Yıl: 2020). Su nötrlüğünü hedeflemek ve su sıkıntısı olan bölgelerde toplum projeleri aracılığıyla su güvenliğini sağlamak. Tesislerimizi yüzde 100 yenilenebilir elektrikle çalıştırmak ve karbon nötr üretime geçmek.

2030’a kadar iş hacmimizi büyütürken değer zincirimiz boyunca mutlak karbon emisyonlarımızı yüzde 13, litre ürün başına emisyonlarımızı yüzde 50 azaltmak (Baz Yıl: 2015). CCI bayilerinin ve öncelikli tedarikçilerinin CCI İnsan Hakları Politikası’na yüzde 100 uyumlu olmaları için gerekli mekanizmaları oluşturmak. 2030 yılına kadar yeni işe alınan kişilerin yüzde 35’inin, yönetici pozisyonlarının yüzde 40’ının ve icra komitesi üyelerinin yüzde 50’sinin kadınlardan oluşmasını sağlamak. 2030 itibarıyla kadınların ve gençlerin güçlendirilmesi ve çevrenin korunmasına odaklanan sürdürülebilir kalkınma programları ile toplam 3,5 milyon kişiye ulaşmak.’

Haftanın Mağaza Açılışları

Bildiğiniz üzere geçtiğimiz haftadan itibaren artık mağaza açılışlarını haftalık olarak derlemekteyiz. Perakende profesyonellerinin hem kendi markaları hem de rakip markalarının açılışlarını periyodik olarak takip edebilecekleri bir platform yaratmak amacıyla düzenliyoruz bu derlemeleri.

Bu hafta yine pek çok markanın hem ülkemizde hem de dünyada mağaza açılışları gerçekleşti. Geçtiğimiz haftanın mağaza açılışlarına buradan erişebilirsiniz.

İşte bu haftanın mağaza açılışları:

MediaMarkt – Zorlu Center

haftanın mağaza açılışları
MediaMarkt – Zorlu Center

Mağazanın açılışı sonrası MediaMarktSaturn Perakende Grubu COO’su ve MediaMarkt Türkiye CEO’su Yenal Gökyıldırım, markanın 2021 rakamları ve 2022 hedefleri ile ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Zorlu Center lokasyonu markanın Türkiye’deki 88. mağazası.

Defacto – Fas Nador Street ve Lübnan Saida Le Mall

defacto magazalar
Defacto – Fas Nador Street ve Lübnan Saida Le Mall

Defacto bu hafta iki yurt dışı mağazasının açılışını yaptı. Lübnan’ın en popüler sahil kenti olan Saida şehrinde Saida Le Mall ve Fas’taki 30. mağazası olan Nador Street mağazası. Defacto bugün 30’dan fazla ülkede hizmet veriyor.

Watsons – Eskişehir Üniversite Caddesi ve Ümraniye Meydan AVM

watsons eskisehir
Watsons – Eskişehir Üniversite Caddes

Watsons Eskişehir’deki üniversite caddesi mağazasının açılışını bu hafta gerçekleştirdi. Bu mağaza aynı zamanda Watsons’ın Eskişehir’dek 5. mağazası. Marka aynı zamanda Ümraniye Meydan AVM’de de mağaza açılışını gerçekleştirdi.

Damat Tween – Ermenistan Dalma Garden

damat twee magaza
Damat Tween – Ermenistan Dalma Garden

Türkiye’de ve dünyada 200’den fazla noktada hizmet veren Orka Holding Damat Tween, Ermenistan Dalma Garden mağazasının açılışını bu hafta gerçekleştirdi.

English Home – İzmir ve Adana Türkmenbaşı Caddesi

english home izmir
English Home – İzmir

English Home bu hafta İzmir Avcılar Caddesi’ndeki mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Bu mağaza haricinde markanın İzmir’de 25 ayrı mağazası daha bulunuyor. Marka aynı zamanda Adana Türkmenbaşı Caddesi’ndeki mağazasının açılışını da gerçekleştirdi.

DOQU Home – Bağdat Caddesi 

doqu home
DOQU Home – Bağdat Caddesi 

DOQU Home Bağdat Caddesi’ndeki mağazasının açılışını bu hafta itibari ile gerçekleştirdi. Marka genişleme stratejilerine devam ediyor.

Altınyıldız Classics – İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Dış Hatlar Terminali ve Romanya Targu Mures

ac3
Altınyıldız Classics – İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Dış Hatlar Terminali ve Romanya Targu Mures

Altınyıldız Classics Sabiha Gökçen Dış Hatlar Terminali mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Böylece Uluslararası hava limanında mağaza açılışı gerçekleştiren markalar arasında adını yazdırmış oldu. Marka aynı zamanda Romanya Targu Mures’da da mağaza açılışını gerçekleştirdi.

McDonald’s – Demirpark AVM

mcdonalds zonguldak
McDonald’s – Demirpark AVM

Türkiye’de 36 yıldır hizmet veren McDonald’s, ülkenin farklı bölgelerinde hız kesmeden açtığı restoranlara devam ediyor. Restoran zinciri  Zonguldak’taki ilk restoranının kapılarını 20 Nisan tarihinde Demirpark AVM’de açtı.

Nautica – Atakule ve Acity AVM

nautica magaza
Nautica – Atakule

Nautica Türkiye pazarında yatırımlarına devam ediyor. Türkiye operasyonları Eren Holding tarafından yürütülen Nautica,  Ankara’da Atakule ve Acity AVM’de iki yeni mağaza daha açtı.

Listede markanızın mağazalarının yer almadığını düşünüyorsanız, “[email protected]” adresi üzerinden bülten gönderimlerinizi bize yapabilirsiniz.

MediaMarkt 2021 Yılı Oranları ve 2022 Hedeflerini Açıkladı

MediaMarktSaturn Perakende Grubu COO’su ve MediaMarkt Türkiye CEO’su Yenal Gökyıldırım, Zorlu Center’daki mağaza açılışından sonra yaptığı basın toplantısında MediaMarkt 2021 yılı oranları ve hedefleri hakkında bilgi verdi.

MediaMarktSaturn Perakende Grubu COO’su ve MediaMarkt Türkiye CEO’su Yenal Gökyıldırım, “MediaMarkt Türkiye olarak hem pazardan hem de rakiplerimizden daha hızlı büyüdük. 2022 mali yılımız itibarıyla içinde bulunduğumuz Türkiye Tüketici Elektroniği Pazarı yüzde 40 büyürken biz hem pazardan hem de rakiplerimizden daha fazla büyüme kaydettik. Bu başarılı performans ile sadece kendi pazarımızda değil, MediaMarkt dünyası içinde de en yüksek büyüme performansı sergileyen ülke olduk. Bunu tüketicimiz, çalışanlarımız ve iş ortaklarımız ile birlikte başardık. MediaMarkt’ı tercih eden herkese gönülden teşekkür ediyoruz” dedi.

Türkiye’nin en geniş mağaza metrekaresine sahip teknoloji perakendecisi MediaMarkt, 2021’i her kategoride rekor büyümelerle tamamladı. Hem pazardan hem de rakiplerinden daha hızlı büyüyen marka, MediaMarkt Grubu içerisinde de en yüksek büyüme performansı gerçekleştiren ülke oldu.

mediamarkt 2021 yılı oranları ve hedeflerini açıkladı
mediamarkt 2021 yılı oranları ve 2022 hedeflerini açıkladı 19

Birlikte başardık

MediaMarktSaturn Perakende Grubu COO’su ve MediaMarkt Türkiye CEO’su Yenal Gökyıldırım, “Tüketici elektroniği pazarı yüzde 40 büyürken biz hem pazardan hem de rakiplerimizden daha fazla büyüme kaydettik. Bunu çalışanlarımız, tedarikçilerimiz ve tüketicimizle birlikte başardık. MediaMarkt’ı tercih eden ve bize bu gururu yaşatan herkese teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

“Zorlu AVM’deki mağazamız en yeni deneyim mağazamız olacak”


Özellikle teknoloji alışverişlerinde deneyim mağazalarının önemine dikkat çeken Gökyıldırım, Zorlu AVM’de açtıkları 88’inci mağaza vesilesiyle bu konudaki vizyonlarının tekrar altını çizdi. Gökyıldırım şöyle devam etti: “Mağazalarımız bizim uzmanlığımızı tüketicilerimizle buluşturduğumuz, ürün çeşitliliğimizi gözler önüne serdiğimiz, satış öncesi, sırası ve sonrası hizmetlerimizle tüketicimizle bağ kurduğumuz yerler. MediaMarkt olarak hayatımızın her alanına giren teknolojiyi, tüketicilerimize tüm kanallarımızdan en iyi deneyimi sunarak ulaştırmak, müşterilerimize en iyi hizmeti vermek ve ihtiyacı olan ürüne en hızlı şekilde cevap vermek için var gücümüzle çalışıyoruz. “Hizmette Fark Yaratan” modelimizle ana odağımıza her zaman insanı koyuyoruz. Teknolojiyi iyi kullanan ‘uzman’ insan kaynağı ile perakendecilikte fark yaratıp, nitelikli işgücüyle sektöre katkıda bulunmaya devam edeceğiz.”

Rakamlarla MediaMarkt 2021 yılı oranları

Online ve offline’da 228 milyon ziyaretçiye ulaşıldı
Pazar yüzde 40 büyüdü, MediaMarkt ise hem pazardan hem de rakiplerinden daha çok büyüdü
Türkiye MediaMarktSaturn Grubu’nun en yüksek büyüme performansı sağlayan ülkesi oldu
Ciro içerisinde dijitalin payı yüzde grupta %32.5 olarak gerçekleşti.
3 yeni şehre girdi
MediaMarkt’ın 4 müşterisinden 3’ünün yolu online’dan geçiyor

Hem online hem de offline kanallarımızda toplam 228 milyon ziyaretçi ağırladık


Online ve offline mağazalarla önemli bir başarı yakalayarak toplam 228 milyon ziyaretçi sayısına ulaştıklarını belirten Gökyıldırım, “Tüketicilerimizin ihtiyaçları doğrultusunda dizayn ettiğimiz fırsatlarımızı sürdüreceğiz ve kampanyalarımızı da bu trend doğrultusunda tasarlayacağız. Tüketicinin talep ettiği her noktada olacağız. Uzman ve güvenilir marka söylemimizle tüketicinin en çok tercih ettiği tüketici elektroniği markası olmayı sürdüreceğiz” dedi.

“Yatırımlarımıza son sürat devam ediyoruz, istihdama katkı sağlıyoruz”


2022 yılında da hem online hem de fiziki pazarda payı ve satışları artırıp, yatırımlara da hız kesmeden devam edeceklerini dile getiren Gökyıldırım, “Bunu uzmanlığımız, markamızın gücü, tüketici odaklı yaklaşımımız ve çok kanallı stratejimiz ile yapacağız” dedi. Özellikle pandemide talebin patladığı online alışverişlerde, müşterilerin tüm ihtiyaçlarını karşılamaya yöneldiklerini Gökyıldırım, online kanala odaklanmanın yanı sıra fiziki mağaza yatırımlarından da vazgeçmediklerini vurguladı. Gökyıldırım, “Tüketicimizin ürünü deneyimleyerek satın alma alışkanlığından vazgeçeceğini düşünmüyoruz. Dolayısıyla online yatırımlarımızın yanı sıra, mağaza yatırımlarımıza da hiç ara vermiyoruz. Gerek yeni mağaza açılışı gerekse var olan mağazalarımızın yenilenmesine devam edeceğiz. 2023 yılı sonuna kadar toplamda 100 mağaza sayısına ulaşmayı hedefliyoruz. Tüm bu büyümemizle, MediaMarkt bünyesinde 2023 yılına kadar 500 kişiye daha iş fırsatı yaratacağız. Bu şekilde ülkemizin genç istihdamına da ciddi bir katkı sağlamanın mutluluğunu yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

Rakamlarla MediaMarkt 2022 hedefleri

Türkiye nüfusunun 3 katı ziyaretçi sayısı
İstihdam içerisindeki kadın çalışan oranı hedefi yüzde 40
2023 sonuna kadar toplam mağaza sayısı 100’u bulacak
Bu mağazalarla 500 kişi daha istihdam edilecek

Her 4 müşteriden 3’ü birden fazla kanal kullanıyor


Pandemide önemi bir kez daha anlaşılan online kanala ise yatırıma devam edeceklerinin altını çizen Gökyıldırım, şunları söyledi: “E-ticaret ve tüm kanalların birbirine kesintisiz deneyim kalitesi ile bağlandığı çok kanallı yapımız sayesinde tüketici alışveriş davranışlarıyla ilgili ciddi bir data elde ediyoruz. Örneğin, pandemide sadece mağazadan alışveriş yapma oranı yüzde 20 azaldı. Buna karşın çoklu kanaldan alışveriş yapma oranı yüzde 200, yalnız online’dan alışveriş yapanların oranı ise yüzde 308 arttı. Artık her 4 müşterimizden 3’ü alışveriş yolculukları sırasında birden fazla kanal kullanıyor. Online kanallarımızdan geçen ticaretin yüzde 73’ü çoklu kanaldan geliyor. Bunun içinde onlinedan satın alıp mağazadan teslim alma, mağazadan sipariş verip online üzerinden evine gönderme veya çağrı merkezinden satın alma gibi birçok farklı kanal ve olanak var. Çoklu kanal içinde de en büyük hareketi onlinedan alışveriş yapıp mağazadan teslim almaya giden müşteri segmentimizde gördük. Aynı şekilde hem mağaza hem de online kanaldaki büyümemizi sürdürdük. Mali yılımızın başından bugüne kadar toplam satışlarımız yüzde 61 dijital satışlarımız yüzde 47 büyüdü.”

Yenal Gökyıldırım artık 12 ülkeden sorumlu


Bu yıl eklenen 3 yeni ülkeyle toplamda 12 ülkenin sorumluluğunu üstlendiğini dile getiren Yenal Gökyıldırım, “Türkiye’nin yanı sıra Belçika, Hollanda, İspanya, İsveç, İtalya, Lüksemburg, Polonya, Portekiz’den sorumluydum. 2021’de yönettiğim ülkeler arasına İsviçre, Avusturya ve Macaristan da eklendi. Yönetilen bu 12 ülke toplamda 10 milyar Euro’nun üzerinde bir büyüklüğü ve 30 binin üzerinde bir istihdamı ifade ediyor. Grubumuz içinde Türkiye hem mağazalarda hem de onlineda sürekli olarak yüksek müşteri talebine sahip olan ve satışları artıran ilk üç pazardan biri. Bu geçen yıl da böyleydi. Bu yıl da benzer performansla yine gurubun en parlak ülkelerinden biri olacağımızdan şüphemiz yok” diye konuştu.

“Sürdürülebilirlik ana odak noktalarımızdan”


Avrupa’nın açık ara 1 numaralı elektronik perakendecisi olarak sürdürülebilirliğin ana odaklarından biri olduğunu dile getiren Yenal Gökyıldırım, “Toplum ve çevre için sorumluluklarımızın farkındayız. MediaMarkt ile ‘daha iyiye’ adını verdiğimiz sürdürülebilirlik stratejimizi de iki ana başlık altında yürütüyoruz: Çevresel Sürdürülebilirlik ve Sürdürülebilir İş Modeli yaratmak” diye konuştu.

Çevresel Sürdürülebilirlik konusunda çatı şirketleri Ceconomy’nin aldığı karar çerçevesinde 2023’ten itibaren MediaMarkt’ta her yerde yenilenebilir enerjilerden elde edilen elektriği kullanarak CO2 ayak izini önemli ölçüde azaltacaklarına dikkati çeken Gökyıldırım, ambalaj atıklarını büyük ölçüde azaltacaklarını ve döngüsel ekonomiye giderek daha fazla ürünle dahil olacaklarını kaydetti Gökyıldırım şöyle devam etti “Sürdürülebilir bir iş modeli yaratmak konusundaki ana odağımız ise kadınlar için tercih edilen bir iş yeri olmak, kadın çalışanların kariyer gelişimlerini desteklemek ve çeşitliliği kültüre dönüştürmek. Bu vizyon ışığında hayata geçirdiğimiz Kadının Hikayesi Yarının Hikayesi projemizle; Satış Takım Lideri oranımız yüzde 20’den 29’a, Müşteri Deneyimi Yöneticisi oranımız ise 13’ten 33’e, Satış departmanlarındaki işe alımlarda ise oranımız yüzde 29’dan 36’ya yükseldi. Bugün bize gelen CV’lerde ise kadınların oranı, erkeklerden daha fazla. Genele baktığımızda kadın istihdamında Türkiye ortalamasının üzerindeyiz. Bu yıl kadın çalışan sayısında hedefimiz yüzde 40. Dahası önümüzdeki 4 yıl içerisinde bu oranı yüzde 50’ye çıkarmayı planlıyoruz. Bu çalışmalarımız hem Genel Müdürlüğümüzü kapsıyor hem de ülke genelinde tüm mağazalarımızı. Dolayısıyla MediaMarkt olarak pozisyon farkı gözetmeksizin tüm açık ilanlarımıza başvuru bekliyoruz.”

Alman Moda Markası ‘Leandro Lopes’ Türkiye Pazarına Giriyor

Almanya merkezli moda markası Leandro Lopes’in kurucu ortağı Mohamad Sharif, Türkiye pazarına güçlü bir giriş yapacaklarını açıkladı. Sharif, 8 yıl önce kurulan markanın Türkiye’de özellikle Z kuşağına yönelik ürünleri ile dikkat çekeceğini umduklarını belirtiyor.

Leandro Lopes ürünlerini Türk tüketicilere sunmak için heyecanlıyız

Konuyla ilgili yapılan açıklamada: “Almanya’da istikrarlı bir moda markası haline geldik. Markamızın uluslararası pazarlarda da temsil edilmesi için tekstilde bölgenin lideri Türkiye pazarına adım atmaya karar verdik. Ürünlerimizi Türk tüketicilere sunmak için heyecanlıyız” denildi.

alman moda markası leandro lopes türkiye pazarına giriyor
Leandro Lopes ayakkabıları

Yüksek kaliteli moda ürünleri sunduklarını ifade eden Sharif, “Ürünlerimiz Portekiz’de, özenli el işçiliği ile üretiliyor. Tasarımcıların ve moda girişimcilerinin modern tasarımlarını, yüksek kaliteli malzemeler ve kaliteli işçilik ile harmanlıyoruz. Türkiye’deki hedef kitlemizin beklentilerine uygun ürünlerle, bulunduğumuz segmentte bölgede yer edinmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Türkiye, farklı pazarlara açılmamız için köprü görevi görecek

Türkiye’nin tekstilde bölgedeki liderliğinin markaları için stratejik öneme sahip olduğuna dikkat çeken Sharif, şunları kaydetti:

“Yaptığımız araştırmalara göre Türkiye, 200 ülke ve bölgeye tekstil ürünleri ihracatı yapıyor. 2021 yılında Türkiye’deki tekstil firmaları, yaklaşık 100 bölgede tüm zamanların en yüksek tekstil ihracatını gerçekleştirdi. Türkiye’den en fazla tekstil ihracatı yapılan ülkeler İtalya, Almanya ve ABD olarak sıralanıyor. Ayrıca, Türkiye, diğer bölgeler için de stratejik bir konumda bulunuyor. Marka olarak Orta Doğu, Körfez ve Asya ülkelerine Türkiye üzerinden açılmayı hedefliyoruz. Tekstil sektöründe hem kalite hem işçilik hem de lokasyon bakımından bölgenin lideri olan Türkiye, farklı pazarlara açılmamız için köprü görevi görecek”

Tüketiciler, sürdürülebilir ürünlere önem veriyor

Moda ürünlerinde sürdürülebilirlik ve uygun maliyet unsurlarının öne çıktığını belirten Sharif, özellikle Z kuşağının bu niteliklerdeki tekstil ürünlerine yöneldiğine işaret etti. Mohamad Sharif, ürünlerinde tüketici beklentilerine önem verdiklerine vurgu yaparak, “First Insight’ın raporuna göre, moda ürünleri tüketicilerinin üçte ikisi, sürdürülebilir ürünler için daha fazla ödeme yapabileceklerini söylüyor. Tüketicilerin yaklaşık dörtte üçü ise, marka adından ziyade ürünün sürdürülebilirliğine önem verdiklerini belirtiyor. Markalar ve perakendeciler, özellikle sürdürülebilirlik gibi kritik konularda tüketicilerin sesine kulak vermelidir. Tüketiciler, çevresel, sosyal ve yönetişim söz konusu olduğunda perakendecilerden ve markalardan performans ölçütlerinden daha fazlasını istiyor. Z kuşağının nüfuzu arttıkça bu konu daha da önemli bir hale geliyor. Marka olarak Türkiye’deki Z kuşağı tüketicileri için hem kaliteli hem de çevre dostu ürünler sunmak için sabırsızlanıyoruz” dedi.

Perakendecilerin Enflasyon Yükünü Hafifletmek için Atabileceği 9 Adım

Yakın zamanda dünya genelindeki birçok insan kendisini tüketicilerin hayatı boyunca gördüğü en yüksek enflasyon oranlarının içinde buldu. Perakendecilerin enflasyon yükü de buna bağlı olarak hızla arttı.

Enflasyon oranlarının Ukrayna’daki savaş sonucunda oluşan tedarik zincirindeki gecikmeler ve potansiyel yiyecek ürünü eksiklikleri nedeniyle daha da şişme ihtimali halen bulunuyor.

Doğal olarak tüketiciler son derece endişeli.

Hatta küresel veri şirketi Dunnhumby’nin yaptığı müşteri anketine göre Amerika’daki tüketiciler yükselen yiyecek fiyatları, genel ekonomi ve bireysel finansal durumları hakkında pandemi döneminde olduğundan daha da endişeli durumdalar. Gittikçe büyüyen makroekonomik zorluklar karşısında perakendecilerin tüketicilerinin değişen ihtiyaç ve alışkanlıklarının üstüne düşmesi, örneğini görmedikleri bir cesaret göstererek müşterilerin enflasyondan katlanarak etkilenmemesi adına geleneksel ticaret stratejilerini alternatize etmesi gerekiyor. Peki neler yapılabilir?

İşte perakendecilerin enflasyon yükünü hafifletmek için atabileceği 9 adım:

enflasyon yükü
Enflasyon

Müşteri anlayışını tazelemek

Perakendeciler temel müşteri segmentlerini ve dillerini incelemek zorunda. Tüketiciler artan enflasyonun etkisini birbirinden farklı şekillerde tecrübe ediyor ve çoğu zaman artan fiyatlardan yaşadıkları etkileri kasaya varmadan fark etmiyorlar.

Perakendeciler spesifik müşteri gruplarının ihtiyaçlarına hitap edip etmediklerini incelemek ve bunu verilerle destekleyip ellerindeki bilgilere göre yapmalılar. Örneğin, fiyat-bilinçli müşterilere daha çok odaklanacak şekilde yol almak istiyorlarsa veya uygun ücret gibi herhangi bir özelliğe odaklanmak istiyorlarsa unutmamalılar ki tüketicilerin hala ürünlerden bekledikleri yüksek değer endişeleri bulunmakta.

Anahtar kategorilerdeki düzenlemeleri optimize etmek

Kategori resetleme perakendecilerin enflasyon etkilerini müşterilerine direkt olarak yansıtmamak için izleyebileceği en temel taktiklerden biri. Veri biliminin de bize gösterdiği üzere, perakendecilerin yaptığı ürün düzenlemelerinin %20’ye yakını tüketici deneyimi, satış miktarı veya kar marjı gibi kalemlerde herhangi bir negatif etki yansıtılmadan yapılabiliyor.

Benzer ürünlerdeki çeşitliliği düşürmek, perakendecilerin ürün dizilerinin hizmet verme maliyetinden tasarruf etmesini sağlıyor. Eş ürünleri elimine etmek de müşterilerin market alışverişlerindeki tercih süreçlerini basitleştirirken aynı zamanda perakendecilerin de rekabet halindeki markalar üzerinde bir pazarlık kozu olmasını sağlayıp doğal olarak daha düşük ücretli ürünleri müşterilerine sunabilmesini mümkün kılıyor.

Özel markaları öncelemek

Özel markalar enflasyonla mücadele konusunda üzerine düşülmesi gereken aktörler. Sağladıkları faydalar daha ucuz bir alışveriş sepetinden fazlasını vaat ediyor. Zira geniş çaplı bir özel marka çeşitliliği ürünler arasında değer üzerinden kıyas yapmayı kolaylaştırıyor. Bir müşteri gayrisafi yurtiçi hasılayı baz alan bir markadan alışveriş yaparken bile değer üzerinden kıyas yapabildiği bir ürün çeşitliliğinin varlığı müşterinin alışveriş sebebiyle hissettiği baskının önüne geçme potansiyeline sahip, özellikle de enflasyonun aktif bir etken olduğu zamanlarda.

Perakendeciler kendi etiketleriyle sattıkları ürünlerde ulusal markalarla karşılaştırıldığında en azından %15-20 arasında bir ücret avantajı sunmalılar. Aynı zamanda “şimdi alın, deneyin, beğenmezseniz ulusal markadan ücretsiz olarak alın” gibi özel markaları için kalite garantisi sunan politikalar izlemeyi planları içerisine dahil etmeli.

Fiyat rekabetini değerlendirmek

Perakendeciler doğru ürünlerde fiyatlarının var olan rekabete dahil olabilecek seviyede olmasına fazlasıyla dikkat etmeli, ancak bu her üründe en dip fiyatı vermeleri gerektiği anlamına gelmiyor. Anahtar ürünlerde fiyatlandırmaya gidilirken müşterilerin pandemi boyunca ve sektör genelinde yaşanan güncel arz-talep dengesizlikleri sebebiyle değişen ihtiyaçları ve tüketim alışkanlıkları dikkate alınmalı.

Enflasyon artış dönemleri özellikle fiyat-bilinçli tüketiciler bazında perakendecileri zorlayıcı niteliğe sahip, dolayısıyla anahtar ürünlerdeki fiyatlandırmalara ekstra daha dikkatli yaklaşılması gerekiyor. Tüketicilerin kendilerine duyduğu ilgiyi koruyabilmek adına perakendeciler sundukları en temel ürünlerin taban fiyatlarına tekrardan yatırım yapmalılar.

Kampanya stratejilerini düzenlemek

Birçok perakendeci mağaza içerisinde yüzdelik indirim veya bir alana bir bedava gibi birbirinden farklı promosyonları simültane olarak işletebiliyor. En iyi performansı sergileyen perakendeciler düzenli olarak sadece üç veya dört kampanya türü takip etmeye özen gösteriyorlar. Girişimlerin maliyetini, tüketicilerin kafa karışıklığını azaltmak ve işletmeciler için karmaşıklığı çözmek hedeflerin başında geliyorlar.

Enflasyon artışı görülen dönemlerde kampanyaları stratejik bir şekilde düzenlemek ekstra önem kazanıyor. Örneğin bir alana bir bedava kampanyaları sepet fiyatlarını artırmamaları açısından avantajlılar ancak halihazırda aksaklıkların yaşandığı tedarik tarafında stokları azalttığı için problem yaratabilir nitelikteler de. Enflasyon dönemleri gibi zamanlar perakendecilere kampanya stratejilerini sıfırlamak, tasarruf yapmak ve kurtardıkları parayı farklı alanlara kanalize etmek gibi fırsatlar sunabiliyor.

Müşterilerin daha kolay ve daha avantajlı alternatifler bulmasını sağlamak

Yerine konabilirlik, müşterilerin bir ürünü ne kadar eşsiz veya benzer bulduklarına yönelik bir veri. Bir kategorideki çeşitli ürünlere bakarken veya sepetlerindeki diğer ürünlerle kıyaslarken hangilerinin yeri konabilir veya sepeti tamamlayıcı olduğu ürün tercih ederken tüketicilerin farkında olmadan kullandığı bir kıyas şekli. Bu değerlendirme biçimini pazarlama stratejileri adına kullanmak, mağazaların müşterilerin ihtiyaçları için doğru ürünleri bütçelerine göre uygun bir biçimde bulmasını kolaylaştırmaya yardımcı olabilir.

Yeni gelir kaynakları keşfetmek

Perakendeciler müşterilerine sahip oldukları veriler ve medyadan takip ettikleri öngörüler doğrultusunda tekrar yatırımda bulunmalı. Fazladan satış büyümesi gerçekleştirmek için bu şekildeki bir takip sistemi oldukça gerekli. Aynı zamanda, perakendeciler hızlı gelişen ve değişen müşteri beklentilerini karşılayabilmenin ve yeni gelir kaynakları yaratabilmenin yükünü hafifletmek adına iş ortaklarının oluşturduğu bir ekosistem yapılandırmayı da düşünebilir.

Müşteri tercihlerini incelemek

Tüketiciler değiş tokuş mantığını kavrayabiliyorlar. Hızlı kasa ve azaltılmış servis departmanı saatleri gibi eksilen hizmetlerin daha düşük fiyatlara olanak sağladığının farkındalar. Püf nokta ise, müşteriler için doğru uygulamayı doğru dönemlerde hayata geçirmek. Perakendeciler müşterilerinin hangi hizmetlere önem verdiğine dair ellerindeki verileri kullanmalı, bu verilerin analizinin sunduğu öngörüler ile alışveriş deneyimini iyileştirebilecek ve fiyatları düşürebilecek verimlilik politikalarını takip etmeye çalışmalı denebilir.

Dijital dönüşümü genişletmek

Tüketicilerde gelişen “dijital” beklentisi artık sadece çevrimiçi kanallarla kısıtlı değil. Alışverişi hızlandıran, güvenli hale getiren ve gerekli interaksiyon miktarını azaltan dijital inovasyonlar oldukça cezbedici talep alanları. Müşteriler perakendecilerden tatil öncesi planlama uygulamaları gibi kullanışlı ve yardımcı yeni uygulamalar geliştirmelerini bekliyorlar. Alışveriş tercihinde rehberlik yapan yazılımlar, gerekli fiziksel temas miktarını azaltan mağaza kartları, kuponlar, fatura ve ödemeler, self-servis imkanı sağlayan uygulamalar ve mobil uygulamalar üzerinden sunulan kişisel promosyonlar halihazırda uygulanmakta olan ve büyük ilgi gören dijital inovasyonların yalnızca birkaçı.

Bu gibi dijital hizmetler mağaza işçiliğinin yönetimine bulunduğu gibi reklam maliyetine de önemli katkılar sağlıyor. Dolaylı olarak da olsa enflasyonun yol açtığı fiyat yükseltme baskısını belli oranlarda hafifletip kar marjının korunabilmesini sağlama potansiyelini perakendecilere sunuyorlar.

Apple Çalışanları Sendikalaşmak İstiyor

Apple‘ın New York City’deki amiral gemisi Grand Central Terminal perakende mağazasındaki işçiler, iPhone üreticisiyle olası bir emek savaşını başlatarak sendikalaşmak için adımlar atıyor.

apple sendikalaşmak istiyor.
grand central terminal

FSWU‘nun web sitesine göre, kendilerine Fruit Stand Workers United adını veren organizatörler, işçilerden imza toplama sürecinde. Çalışanlar, ABD’deki bazı Starbucks mağazalarındaki başarılı sendika çabalarını denetleyen Uluslararası Hizmet Çalışanları Birliği‘ne bağlı Workers United tarafından temsil edilmek istiyor.

Organizatörler, işçilerden yetki kartları toplayarak mağazalardaki örgütleşme ve dayanışma desteğinin düzeyini belirleyecek. Ulusal Çalışma İlişkileri Kurulu‘na bir sendika dilekçesi göndermeden önce önemli adımlardan biri budur.

apple calisanlari sendikalasmak istiyor edited
apple çalışanları sendikalaşmak i̇stiyor 24

Apple çalışanları neden sendikalaşmak istiyor?

FSWU, yan haklar, işyeri güvenliği ve diğer istihdam konularında şirketten daha yüksek ücretler ve daha fazla pazarlık gücü talep ediyor. Grup, dünyanın en değerli şirketi olan Apple‘ın servetini nasıl büyüttüğünü ve “perakende çalışanları güvencesiz bir şekilde yaşadığını” belirtti.

Grand Central, ekibimizin mümkün olan en iyi yaşam standartlarına sahip olmasını sağlamak için bir birliği gerekli kılan benzersiz çalışma koşullarına sahip olağanüstü bir mağaza

Fruit Stand Workers United

Bir şirket sözcüsü yaptığı açıklamada, şirketin tam zamanlı ve yarı zamanlı çalışanlar için “çok güçlü tazminat ve yan haklar” sunduğunu zaten iddia ediyor.

Şirket, perakende çalışanlarına saat başına 20 ABD doları tutarında bir başlangıç ​​ücreti ödediğini ve ebeveyn izni ve hisse senedi hibeleri gibi avantajlar sağladığını belirtiyor. Bu yılın başlarında ABD perakende çalışanları için hastalık günlerini ve diğer faydaları da genişletmişti.

Çalışanlar, işyeri aktivizminin ülke genelinde mantar gibi arttığı bir zamanda birleşmeye çalışıyor.

İnanılmaz perakende ekip üyelerine sahip olduğumuz için şanslıyız ve bize getirdikleri her şeye derinden değer veriyoruz

Apple

Staten Island’daki bir depodaki Amazon işçileri, bu ayın başlarında şirketin ilk ABD sendikasında oy kullandı ve çeşitli konumlardaki Starbucks baristaları sendikalaşmaya oy verdi.

Mart ayının sonlarında, Kansas City, Missouri’deki Google Fiber yüklenicileri, bir sendika çabasını destekleyerek Alfabe İşçileri Sendikası kapsamında pazarlık haklarına sahip ilk işçiler oldular.

Eylül ayı itibarıyla teknoloji şirketi, dünya çapında 154.000 çalışanı olduğunu söyledi, ancak bu rakam uluslararası çalışanları ve şirketin kurumsal işgücünü ve 270 ABD Apple Store‘daki perakende çalışanlarını içeriyor.