NRF, küresel perakendede babaları özel gününde nasıl kutladığını görmek için 2003 yılından bu yana Prosper Insights & Analytics ile yıllık Babalar Günü anketini yürütüyor. Geçen gün açıklanan bu yıllık ankete göre, Babalar Günü harcamalarının bu yıl 22,4 milyar $’a ulaşması bekleniyor. Bu, anket tarihindeki en yüksek ikinci rakam ve geçen yılın rekoru olan 22,9 milyar Dolar ile nerdeyse aynı seviyede.
Tüketicilerin yarısı baba için hediye almayı planlıyor, bunu eşine (%26), oğluna (%10), erkek kardeşine (%8), arkadaşına (%8) veya dedesine (%6) hediye satın alanlar takip ediyor.
2023’e benzer şekilde tüketicilerin dörtte üçü bu Haziran’da Babalar Günü’nü kutlamayı planlıyor. Babalar Günü için alışveriş yapanlar ortalama olarak hediyelere ve kutlamalara 189,81 Dolar harcamayı planlıyor; bu da geçen yılın rekoru olan 196,23 Dolar’ın biraz altında. Ayrıca bu yıl ortalama 275,67 Dolar ile en fazla harcamayı 25-34 yaş aralığındaki tüketiciler gerçekleştirdi.
perakendenin bayram ve babalar günü karnesi 3
Tebrik kartları en popüler Babalar Günü hediyesi olmaya devam ediyor; alışveriş yapanların %58’i tebrik kartı satın almayı planlıyor. Bunu giyim (%54), özel gezi (%52), hediye kartları (%48) ve kişisel bakım ürünleri (%31) takip ediyor.
perakendenin bayram ve babalar günü karnesi 4
Babalar Günü alışverişi yapanların dörtte birinden fazlası (%27), geçen yılki %29’a göre biraz düşüşle, spor etkinliği veya konsere bilet gibi deneyimlerini yansıtan bir hediye vermeyi planlıyor.
Ayrıca tüketicilerin %42’si, bir ürün abonelik hediye etmekle ilgileniyor; bu oran, NRF’nin bu soruyu ilk kez sormaya başladığı 2019’da %34’tü.
Babalar Günü hediyesi arayanlar, alışveriş yaparken en önemli şeyin benzersiz veya farklı bir hediye bulmanın (%47) olduğunu söylerken, bazıları da özel bir anı yaratacak bir hediyeye (%39) öncelik veriyor.
İnternet, geçen yılki %43’e paralel olarak %42 oranıyla Babalar Günü hediyeleri için en popüler alışveriş noktası olmaya devam ediyor. Diğer popüler seçenekler arasında büyük mağazalar (%38), indirim mağazaları (%24), özel mağazalar (%22) ve yerel/küçük işletmeler (%19) yer alıyor.
Türkiye’de bayram ile birleşen babalar günü alışverişi
Türkiye’de perakende sektörü aynı tarihe denk düşen kurban bayramı, babalar günü ve tatil alışverişi için hazırlıklarını tamamladı. Alışverişin zirveye çıkacağı 15 Haziran Cumartesi günü 50 milyar TL’lik kartlı harcama yapılması bekleniyor.
Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre Nisan ayındaki üç günlük ramazan bayramı ve arife günü kartlarla 87 milyarı yurt içinde olmak üzere toplam 94,1 milyar TL’lik alışveriş yapıldı. Bu hacmin arife ve dört günlük kurban bayramında 120 milyar TL düzeyine çıkabileceği öngörülüyor.
Türkiye’nin önde gelen perakende profesyonellerinin kurduğu Solid Mağazacılık bünyesinde hayata geçen Zsa Zsa Zsu, ev dekorasyonu ve yaşam tarzı alanında yeni bir dönemin başlangıcını yapıyor. Güçlü yönetim ve tasarım kadrosuyla dikkat çeken marka, Gökhan Sezer liderliğinde, Global Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Halil Erin ile Tasarım ve Üründen Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ali Uzan tarafından yaratıldı.
Zsa Zsa Zsu e-ticaret sitesi (zsazsazsu.com.tr) ve Bodrum mağazası, 11 Haziran’da tüketiciyle buluştu. Zsa Zsa Zsu, Temmuz’da ise Çeşme, İstanbul ve Ankara lokasyonlarıyla hızla mağaza sayısını artırarak, Türkiye’nin dört bir yanına coşku dolu tasarımlarını ulaştıracak.
Markanın stratejisi ve gelecek vizyonu
Solid Mağazacılık Genel Müdürü Gökhan Sezer, marka hikayesinin cesaret ve girişimcilikle dolu bir öykü olduğunu belirterek şunları söyledi: “İşin nasıl yapıldığını bilenlerin, işin sahibi olduğu bir markayız. Ülke ekonomisine katkı sağlayacak değerlerin başında marka yaratmak geliyor. Biz de bu hedefle, güçlü, ayrışan ve iddialı bir marka yaratma hikayesiyle yola çıktık.”
Ev dekorasyonu sektörüne odaklanma nedenlerini açıklayan Gökhan Sezer, “Ev yaşamının değerinin arttığı bir dönemdeyiz. Dünyada ev dekorasyon sektörü istikrarlı bir şekilde büyüyor. Yapılan araştırmalar, %4,5’lik bir büyümeyi öngörerek, 2024 yılında toplam harcama hacminin 140 milyar dolar olacağını gösteriyor. 2028’e kadar bu rakamın 175,34 milyar dolara çıkacağı tahmin ediliyor*. Evlerin en çok vakit geçirilen mekânlar haline gelmesi ve evlerdeki monotonluğu kırma ihtiyacı Zsa Zsa Zsu’nun doğuşuna ilham verdi. Gerçekten herkesin hayatına renk katmak istiyoruz” dedi.
Hedef 5 yılda 200 mağaza
Zsa Zsa Zsu’nun pazar hedefleri hakkında bilgi veren Gökhan Sezer, “5 yıllık hedefimizi belirledik. 11 Haziran’da ilk mağazamızı Bodrum Avenue’da açtık. Ardından Çeşme Ilıca, İstanbul Zekeriyaköy ve Ankara mağazalarımızı açacağız. Eylül döneminde ise İstanbul’un marka ruhunu yansıtacak birden çok noktada müşterilerimizle buluşacağız. Sonrasında yurt dışına açılacağız. 5 yılda yurt dışında 145, Türkiye’de ise 90 mağaza açma hedefimiz var” şeklinde konuştu.
Son dönemde önemli bir dönüşüme imza atan Boyner yeni nesil mağazacılık uygulamaları ile hem sektörün hem de ziyaretçilerin dikkatini çekiyor. Boyner’in dört yıl önce başlayan mağazacılık dönüşümü hakkında bilgiler vererek “Türkiye’nin en büyük startup’ı” olduklarının altını çizen Boyner Büyük Mağazacılık CEO’su Eren Çamurdan, 2024 yılının dönüşümden gelen itici güçle iyi başladığını, 2023 cirosunu ikiye katlayarak 40 milyar TL ciro hedefine koştuklarını söyledi.
Perakende sektörünün güçlü oyuncusu Boyner, 2024 yılı stratejik planlarını ve hedeflerini açıkladı. Son yıllarda dikkat çekici bir devinim içinde sektöre öncülük eden Boyner Büyük Mağazacılık’ın CEO’su Eren Çamurdan 2020 yılından bu yana devreye aldıkları mağazacılık dönüşümün yolculuğunda vites artırdıkları ve ivmelenerek büyüdükleri bir dönemde olduklarına değindi. Çamurdan: “2023 tüm dinamiklerine rağmen pandemide başladığımız dönüşüm yolculuğumuzun meyvelerini toplamaya başladığımız bir dönem oldu. 2023 toplam ciromuzu 2022’ye göre % 116 artışla kapadık. Sektör ortalamasının 20 puan üstünde bir büyüme gösterdik. Boyner.com.tr ise 2022’ye göre % 185 oranında büyüdü. 2023 yılında tüm kanallarımızda toplam 40 milyon adet ürün satıldı. Dönüşümle gelen farkı gençler de gördü ve genç müşteri oranımız 2019 yılına göre 12 puan artarak % 46’ya ulaştı ” dedi.
2023 cirosunu 2’ye katlama hedefimiz var, 40 milyar TL ciroya koşuyoruz!
2024 yılının hızlı başladığını belirterek ilk 5 aylık verilere de değinen Çamurdan: “İlk 5 aylık toplam satışlarda geçen senenin ilk 5 ayına göre %94, online satışlarda ise geçen senenin aynı dönemine göre %116 büyüme gösterdik. Online müşteri ziyaretindeki artış oranı ise %56. Bu datalar bize doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Mağazacılık dönüşüm yolculuğumuzda aldığımız aksiyonlarla son 3 yılda ivmelendik, 2024 ve sonrasında uçuşa geçeceğiz.” dedi. Cesur ve her zaman yenilikler peşinde koşmayı seven bir marka olarak Boyner’in Türkiye’nin en büyük start-up’ı olduğuna değinen Çamurdan, 2024 sene sonu hedeflerini de paylaştı.. “2023’ü 20 milyar TL ciro ile kapamıştık. 2024 yılında bu rakamı ikiye katlamayı ve 40 milyar TL’nin üstünde bir ciroya ulaşmayı hedefliyoruz. Online satış tarafında büyüme hedefimiz ise gene 3 haneli. Mağaza yatırımımızda da bir sene
öncesine göre % 230 artış planladık. Açılış planımızda olan 31 yeni mağazamızın 12’sini ilk 5 ayda açtık. Şu anda 42 ilde 118 mağazada, 300 bin metrekarenin üstünde bir satış alanıyla müşterilerimizle buluşuyoruz. Ordu ve Iğdır’da açacağımız mağazalarla 44 ilde olacağız.” dedi.
Online ‘da da uçuyoruz: Online satışlarımızın payı % 27
Dönüşüm ve büyüme yolculuğunun en önemli mihenk taşlarından birinin online kanallar olduğuna değinen Çamurdan, 2023 yılında Boyner Online’da da fark yaratan önemli adımlar attıklarından bahsetti. Çamurdan sözlerine şöyle devam etti: “2023’te yenilediğimiz Boyner Online’da daha özgün, daha enerjik, daha yenilikçi, daha samimi bir yapıyla müşterilerimizin karşısında olmanın karşılığını alıyoruz. Ziyaretçilerimiz yeni Boyner Online’da yüzde 35 daha fazla vakit geçiriyor. Boyner Online satışlarımızın toplam satış kanallarımız içindeki payı yüzde 27’e ulaştı. 2024 sonunda ise yüzde 33’e ulaşacağını öngörüyoruz. Gururla iletebiliriz ki ulaştığımız bu oran omni perakendecilikte Türkiye’de ve dünyada gördüğümüz oranların çok üstünde.”
Boyner.com.tr’nin pazaryeri fonksiyonu ile daha da büyüyeceğini sözlerine ekleyen Çamurdan: “Pazaryeri yetkinliğini kazanan yeni Boyner Online, moda ve lifestyle alanında daha da güçlü bir oyuncu olacak. Haziran sonunda hayata geçireceğimiz pazaryeri operasyonumuz son çeyrekte 1.200 markaya ulaşacak. Boyner filtresinden geçmiş, hepsi de bir yaşam tarzını ifade eden marka ve ürünleri ziyaretçilerimizle buluşturarak bu alanda fark yaratacak önemli bir oyuncu olacağız” dedi. Fiziksel ve online deneyimi bir arada sunan Boyner Now’a da değinen Çamurdan: “5.400 saniye yani 90 dakika içerisinde teslimat mottosuyla yola çıktık, şu anda ortalama teslimat süremiz 4.680 saniye. Boyner Now ile 40 lokasyonda 12 bin km2’lik bir alanı kapsıyoruz. Kullanıcılarımız Boyner Now’ın ödeme yapmadan ve alternatif bedenli sipariş verebilme, bulunduğun yerde denedikten sonra sonra satın alma özelliklerini çok sevdi. Anneler Günü ve Babalar Günü gibi özel günlerde kullanım oranı iki kat artan Boyner Now Boyner online satışlarının yüzde 6’sına ulaştı.” dedi.
Başrol oyuncularımız “müşterilerimiz”
Boyner’i bu başarılara götüren yeni nesil mağazacılık yaklaşımının odağında “müşterilerinin” olduğunu belirten Çamurdan: “Değişen perakende trendleri ve müşteri içgörüsünü dikkate alarak hayata geçirdiğimiz mağazalarımızda müşterilerimizin kendilerini evinde hissedebilecekleri, sıcak, samimi, konforlu alışveriş imkanı sunan, hayatın içinden bir deneyim yaşatmak istiyoruz. Bunu yaparken her mağazanın bulunduğu lokasyonun ruhunu da dikkate alıyor, o ruhu ziyaretçilerimize katmak istediklerimizle harmanlıyoruz.” dedi. Mağazaların her birinin kendine has bir hikaye barındırdığını ve ziyaretçilerine içinde sanat, gastronomi, yeni deneyimler, teknoloji ve sosyalleşme alanları sunan mekanlar olduğunu ekleyen Çamurdan, Costa Coffee’nin de müşteri deneyiminde fark yaratan önemli parçalardan biri olduğunu belirtti. “Boyner deneyimine kahve kokusunun ve kahvenin dinlendirici etkisinin çok yakışacağından emindik. 2022 yılında Avrupa’nın en büyük kahve zinciri olan Costa Coffee’yi Türkiye’ye getirdik. Şu anda Boyner Cadde’de, Boyner Pangaltı,
Ankara A City, Ankamall, Bodrum Midtown, Boyner İstinyePark İstanbul ve Hilltown Küçükyalı AVM’de yedi Costa Coffee ile alışverişe keyifli bir mola sunuyoruz. 2024 sonuna kadar beş yeni şube daha açmayı hedefliyoruz.”
Bizim Toptan; yeni markası Bizim Gross ile, perakende sektörüne yepyeni bir konsept sunuyor. Bizim Toptan Satış Mağazaları’nın bireysel müşterilere özel bu yeni mağazası, geniş ürün yelpazesi ve hesaplı alışveriş mottosu ile sektörle buluştu.
bizim gross, yeni konsepti ile i̇lk mağazasının açılışını yaptı 8
Bizim Gross’ta, kasaptan şarküteriye, balıktan taze meyve ve sebzeye, sıcak fırın lezzetlerinden gıda dışı ürünlere kadar yaklaşık 3500 çeşit ürün yer alıyor. Mağaza konsepti, aynı zamanda alışveriş sırasında dinlenebileceğiniz ve keyifli vakit geçirebileceğiniz ‘fırın cafe’ ile de hizmet veriyor.
Bu yeni mağaza, bireysel müşterilere hitap eden bir konseptle Bizim Toptan mağazaları adına sektörde ilk olma özelliği taşıyor. İlk şubesini Ümraniye’de açan Bizim Gross, alışveriş deneyimini kolaylaştırmak ve çeşitlilik sağlamak amacıyla 09:00 – 21:00 saatleri arasında hizmet veriyor.
Murat Ülker, Bizim Gross’un açılışıyla ilgili olarak yaptığı paylaşımda, “Ümraniye’de böyle bir mağazayı açmanın heyecanını yaşıyoruz. Geniş ürün yelpazemiz ve uygun fiyatlarımızla müşterilerimize en iyi hizmeti sunmayı hedefliyoruz” dedi.
Capri’nin sahibi olduğu lüks moda markası Michael Kors, bir Mastercard şirketi olan Dynamic Yield tarafından geliştirilen yapay zeka destekli alışveriş asistanıShopping Muse’u tanıtmak için Mastercard ile ortaklık kurdu.
Ortaklıkla Michael Kors, Shopping Muse’u ve gelişmiş üretken yapay zeka yeteneklerini ABD web sitesinde tüketicilere sunan ilk perakendeci oldu.
Shopping Muse, kişiselleştirilmiş ürün önerileri sunmak için müşterilerin doğal dilini yorumlayarak yüz yüze alışveriş deneyimini çevrimiçi olarak kopyalıyor.
Bu, tüketicilerin hem araştırmalarına hem de gösterdikleri davranış ve tercihlerine uygun mükemmel görünümü hızlı bir şekilde bulmalarına yardımcı olacaktır.
Bu, alışveriş yapanların memnuniyetini ve gelirini artırıyor; erken testler, Shopping Muse’un standart arama işlevlerine kıyasla %15 ila 20 daha yüksek bir dönüşüm oranı sağlayabileceğini gösteriyor.
Michael Kors, Mastercard’ın AI Mağaza Asistanını Entegre Ediyor
Akıllı asistanı kullanan ilk lüks perakendeci Michael Kors
İlk olarak 2023’ün sonlarında piyasaya sürülen Shopping Muse, ilk olarak Michael Kors gibi moda perakendecilerinin kullanımına sunuldu ve şimdi mobilya sektörüne de yayıldı.
Bu genişleyen erişim, perakende kategorilerinde daha akıllı, daha kusursuz alışveriş deneyimlerine doğru bir ilerleme anlamına geliyor.
Mastercard, Shopping Muse da dahil olmak üzere tüm ürünlerinin üst düzey gizlilik önlemleriyle donatılmasını sağlıyor.
Mayıs 2024’te lüks moda grubu Capri, 2024 mali yılının dördüncü çeyreği için toplam gelirinde %8,4’lük bir düşüş olduğunu ve bunun 1,22 milyar $’a karşılık geldiğini bildirdi.
Yıllık cirosu 3 milyon TL ve üzeri olan işletmelerin e-Fatura’ya zorunlu geçişine sayılı günler kaldı. 1 Temmuz 2024’e kadar geçiş sürecinin tamamlanması gerektiğini belirten İşNet, e-Fatura’ya geçmek zorunda olanların 1 Ocak’a kadar e-Defter’e de geçmekle yükümlü olduğunu açıkladı.
e-Fatura hizmetlerine geçişe sayılı günler kaldı. 2022’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu (VUK) 535 nolu tebliğe göre e-Fatura hizmetlerini zorunlu olarak kullanmaya başlayacak olan şirketlerin 1 Temmuz 2024’e kadar geçiş sürecini tamamlaması gerekiyor. Bu tebliğin oldukça geniş bir yelpazeyi kapsadığını belirten İşNet e-Dönüşüm Hizmetleri Grup Müdürü Ayhan Akgöz ise 2022’den bu yana yıllık cirosu 3 milyon TL ve üzeri olan işletmelerin 1 Temmuz 2024’e kadar e-Fatura sistemine geçme zorunluluğu olduğunu açıkladı.
“e-Fatura’ya geçmek zorunda olanlar, 1 Ocak’a kadar e-Defter’e de geçmekle yükümlü”
Ayhan Akgöz, “Cirosu 500 bin TL olan e-ticaret şirketleri de tebliğ kapsamında 1 Temmuz’a kadar e-fatura ve e-arşiv fatura uygulamasına geçmek zorunda. Bunun yanı sıra tebliğ kapsamında, 2022 ve sonrasında cirosu 500 bin TL’ye ulaşan gayrimenkul ve motorlu taşıtlar alanında imal, inşa, alım satım ve kiralama yapanlar da bulunuyor. Bu alanlardan elde edilen ciro değil, toplam cirodur. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile belediyelerden yatırım veya işletme belgesi almak suretiyle konaklama hizmeti veren otel işletmeleri de ciro bağımsız olarak 1 Temmuz’a kadar e-Fatura ve e-Arşiv Fatura sistemlerine dahil olmalı. e-Fatura kullanımı zorunlu olan tüm işletmeler, aynı zamanda, 1 Ocak 2025 tarihine kadar da e-Deftere geçmek zorunda” dedi.
“En verimli çözüm, özel entegratör kullanmak”
2022 ve sonrasında cirosu 10 milyon TL ve üzeri olan şirketlerin de 1 Temmuz’a kadar e-İrsaliye sistemine geçmek durumunda olduklarını vurgulayan İşNet e-Dönüşüm Hizmetleri Grup Müdürü Ayhan Akgöz, “e-Fatura ve e-Arşiv Fatura hizmeti, özel entegratör, Gelir İdaresi Başkanlığı portalı ve entegrasyon olarak 3 farklı yöntemle kullanılabilir. KOBİ’lerin en düşük yatırımla ve en verimli olarak kullanabileceği yöntem, özel entegratörle çalışmaktır. İşNet Özel Entegratörü olarak sunduğumuz hizmetle biz de yasal süreler içinde belge saklama, doğrudan Luca MMP’ye aktarım, çok kullanıcılı erişim imkanı, mobil uygulama ve özel fatura tasarımı yapma olanağı tanıyoruz” diyerek sözlerini şöyle sonlandırdı:
“25. yılını kutlayan İşNet olarak, 1 Haziran ile 31 Temmuz tarihleri arasında bizden hizmet almaya başlayacak şirketlere “25. yıla özel 250 e-Fatura kontörü” hediye ediyoruz. Bu kampanya, hiçbir koşul olmaksızın tamamen ücretsiz. Ayrıca müşterilerimiz uygun fiyatlarla hizmet almaya ve mobil uygulamamızı ücretsiz kullanmaya sonrasında da devam edecek.”
Üçüncü taraf çerezlerinin dönemi sona erdi. Ocak ayında Google Chrome, üçüncü taraf çerezlerini kullanıcıların %1’i için kısıtladı ve kısıtlamaları 2025 yılına geldiğimizde kullanıcıların %100’üne kadar artırmayı planlıyor. İnternette tam teşekküllü parmak izi almanın değeri azalıyor ve hem pazarlamacılar hem de müşteriler bunu yakında fark edecekler, özellikle de perakende ve e-ticaret alanı.
Günümüzde gizliliğe verilen önem nedeniyle, üçüncü taraf çerezlerinin kullanımdan kaldırılması kaçınılmaz olarak markanızı, pazarlama stratejinizi ve müşterilerinizi etkileyecektir. Kişiselleştirilmiş pazarlamadaki bu sarsıcı değişime hazırlanmak (ve etkisini azaltmak) için öncelikle işletmeniz üzerindeki gerçek etkiyi ölçmeniz gerekecek.
Pazarlamayı Sıfırlama: Üçüncü Taraf Çerezleri Olmadan Müşterilere Nasıl Ulaşılır?
1. Çerez Kaybının İşletmeniz Üzerindeki Etkisini Ölçün
Safari, Firefox, Edge ve iOS ve iPad OS çalıştıran cihazlar da dahil olmak üzere çoğu tarayıcının üçüncü taraf çerezlerin kullanımını halihazırda sonlandırmış olması şaşırtıcı gelebilir. Üçüncü taraf çerez kaybının büyük kısmı artık öncelikli olarak Chrome kullanıcılarını etkileyecek. Bunun işletmenizi ne kadar etkileyeceği, müşterilerinizin kaçının sitelerinize erişmek için Chrome kullandığına bağlıdır.
Neyse ki, bunu ölçmek kolay.
Öncelikle web sitenizin analiz platformuna bakın ve tarayıcıya göre trafik miktarını ölçen bir rapor çalıştırın. Örneğin, kullanıcılarınızın %65’i Safari, Firefox, Edge, iPad OS veya iOS cihazları kullanıyorsa, üçüncü taraf çerezlerin aşamalı olarak kaldırılması sürecini zaten deneyimlemişlerdir. Bu, kullanıcılarınızın yaklaşık %35’inin gelecek yıl bir etki göreceği anlamına geliyor. Chrome’da ne kadar çok kullanıcı varsa, çerez kaybının bu yılın geri kalanında ve bir sonraki dönemde işletmeniz üzerindeki etkisi de o kadar büyük olacaktır.
Daha sonra pazarlama taktiklerinizin envanterini çıkarın. Yeniden pazarlamaya veya davranışsal hedeflemeye ne kadar güveniyorsunuz? Bu taktikler birinci taraf veri toplama modellerinden mi besleniyor yoksa üçüncü taraf çerezlerine mi dayanıyor? Esas olarak üçüncü taraf verilerini kullanıyorsanız birinci taraf verilerine sorunsuz bir şekilde geçiş yapabilir misiniz? Bu, işletmenizin bu yıl üçüncü taraf çerez kaybından ne kadar büyük etkileneceğinin ve hazırlanmak için ne kadar çalışmanız gerekebileceğinin net bir resmini çizecektir.
2. Sahip Olunan Birinci Taraf Verilerini Kullanın
Çerezler olmadan ilerlemeye çalışırken yapabileceğiniz en kritik eylem, birinci taraf verilerini kullanarak bir pazarlama stratejisi oluşturmaktır. Birinci taraf verileri, Google Analytics aracılığıyla toplanan veriler, hesap ayrıntıları ve satın alma geçmişleri gibi işletmenizin sahip olduğu verilerdir ve bunların kullanımı gizlilik odaklıdır.
Halihazırda sahip olduğunuz verileri etkinleştirmenin en basit yolu, GA4 gibi dijital analiz platformunuzda kullanıcı segmentleri oluşturmak ve ardından bu segmentlere ayrılmış kitleleri, elbette uygun izinlerle reklam platformlarına itmektir. Örneğin sitede belirli sayıda ürünü incelemiş, siteye defalarca geri dönmüş ve hesabı olan kişileri inceleyebilir, ardından bir reklamla onları hedefleyebilirsiniz. Ayrıca, yalnızca bir sayfayı görüntüleyen, belirli bir öğe kategorisini satın alan veya zaten hesap sahibi olan kullanıcıları hariç tutmak gibi, nüfusun geniş bir kesimine pazarlama yapmaktan aktif olarak kaçınarak, hariç tutma pazarlamasına da girebilirsiniz.
Birinci taraf veri pazarlamasının bir sonraki seviyesi, CRM, ERP, POS sistemi ve dijital analitik, sosyal medya veya e-posta platformları gibi farklı araç ve teknoloji kaynaklarından gelen verilerle hedef kitleler oluşturmak için bir müşteri veri platformu (CDP) veya bir pazarlama veri ambarı kullanmaktır. Tüm bu verilerin tek bir noktaya entegre edilmesiyle, daha büyük ölçekte daha karmaşık hedef kitleler oluşturabilir ve bunları bir reklam platformunda etkinleştirebilirsiniz.
Yukarıdaki örneklerin en gelişmiş yinelemesi, karışıma makine öğrenimini eklemektir. Örneğin, veriler üzerinde daha karmaşık kontrol sağlayan Değere Dayalı Teklif (VBB) gibi çözümler ve sinyalleri ölçmek ve birinin satın alma işlemi yapıp yapmadığını ve ne zaman yaptığını belirlemek için eğilim modellemesi buna dahildir.
İşletmenizde şu anda çok fazla birinci taraf verisi yoksa sorun değil. Hiper-kişiselleştirilmiş bire bir pazarlamanın norm olduğu daha “eski tarz” pazarlama taktiklerine yönelme fırsatımız var. Makro kitlelere odaklanmak, geleneksel olarak çerezlere dayanmayan ve doğal olarak daha fazla gizlilik odaklı olabilen, daha geniş, daha az kimlik odaklı segmentler oluşturmamıza olanak tanır.
3. Sıfır Taraf Verileriyle Orijinal Bağlantılar Oluşturun
Sıfır taraf verileri, bir kullanıcının proaktif ve gönüllü olarak kimlik bilgilerinin veya davranışsal verilerin ötesinde sağladığı bir tür birinci taraf verisidir. Kullanıcının tercihleri, ilgi alanları veya niyetleri hakkında daha fazla bilgi paylaşması için bir fırsattır ve bu verileri müşteri deneyimlerini geliştirmek ve gerçek temas noktaları oluşturmak için kullanabilirsiniz.
Örneğin, bir giyim firmasının müşterisinden hesap detaylarında giyim bedenlerini paylaşmasını istemesini görebiliriz. Şirket, bu verileri, müşteriyi kendi bedenine uymayan ürünlerle ilgili pazarlama kampanyalarından hariç tutmak için kullanabilir, ancak daha da iyisi, onları benzer boyutlardaki diğer müşterilerden satın aldıkları satın almalara dayalı olarak beğenebilecekleri ürünlerle doğrudan hedefleyebilir.
Bir başka örnek ise güzellik şirketlerinden. Muhtemelen bir web sitesine gittiniz ve “Cilt bakımıyla ilgili endişeleriniz neler?” diye size sorulmuştur. Bu, müşterilerin endişelerini paylaşmasına olanak tanır ve şirket bunu daha sonra doğru ürün önerileri gibi daha iyi kişiselleştirilmiş bir deneyim sağlamak veya alternatif olarak eşleşmeyebilecek ürünleri hariç tutmak için kullanabilir.
Bu bilginin paylaşılması müşteriye değer katar. Bu bilgileri yalnızca reklam amacıyla değil, daha kişiselleştirilmiş mesajlarla daha iyi bir kullanıcı deneyimi beklentisiyle de sunuyorlar. Bu, müşteri ve perakendeci için bir kazan-kazan durumudur çünkü şirket daha iyi pazarlama için daha fazla bilgi alır ve müşteriler daha alakalı ve hedefe yönelik ürün önerileri alır.
4. Güven ve Sadakat Oluşturun
Müşterilerin sıfır taraf verilerini şirketlerle paylaşması için doğal fırsatlar yaratmak, pazarlamanın temel yetkinlikleriyle bağlantılıdır: güven ve sadakat oluşturmak. Ve unutmayın, karşılıklı yarar sağlayan bu ilişkiyi kurmak için müşterilerinize dijital olarak ulaşmanın çeşitli yolları vardır. Sağladığınız daha büyük deneyimi düşünün. Mobil uygulamanız var mı ve anlık bildirimleri etkili bir şekilde kullanıyor musunuz? E-posta pazarlamasını veya tek sayfalık ödemeleri en üst düzeye mi çıkarıyorsunuz? Müşterilerinizle nerede bağlantı kurduğunuzu değerlendirin, böylece kalıcı bir şey bulmaya çalışırken aşırı doygunlukta reklamlara yığılmazsınız.
Alternatif olarak, istendiğinde bile müşterilerinizden sıfır taraf verilerini alma konusunda sorun mu yaşıyorsunuz? E-postalarınızda yüksek “abonelikten çıkma” oranları mı görüyorsunuz? Bu, güçlü bir sadakat tabanına sahip olmadığınızı gösterebilir. Bu, alınması yararlı bir sinyaldir; temel konulara geri dönmeniz ve marka stratejinizi bu sadakati oluşturmaya odaklamanız gerektiğini biliyorsunuz.
Şimdi hangi verilere sahip olduğunuzu, neleri olmadığınızı ve bunlarla neler yapabileceğinizi değerlendirmenin zamanı geldi. Tüm dijital pazarlamacılar üçüncü taraf çerezlerin kullanımdan kaldırılmasıyla uğraşmaktadır; sektör test etmek ve öğrenmek için sıfırlanırken bu zamanı değerlendirin. Dijital pazarlamanın geleceği, değişme ve yeni şeyler deneme isteğinde yatmaktadır. Birinci taraf verilerinin temelini oluştururken işletmeniz için neyin işe yaradığını görün; bu çerezlerin tamamen yok olduğunu bile fark etmeyeceksiniz.
Yeni bir üniversite araştırması, tüketicilere eve teslimatın çevresel ve sosyal etkileri ile sürdürülebilirlik bilgisi hakkında açık bir şekilde bilgi sağlanmasının, ABD’deki çok kanallı perakendecilerin veya çok sayıda mağazaya sahip olanların, marjlarını genişletirken Amazon’dan önemli bir pazar payı elde etmelerine yardımcı olabileceğini ortaya koyuyor.
Arkansas Üniversitesi İşletme Bölümü, Texas Christian Üniversitesi Neeley İşletme Okulu ve Sam M. Walton College’dan araştırmacılar Harvard Business Review’daki bir köşe yazısında şunları yazdı: “Birçok tüketicinin daha sürdürülebilir seçimler yapmaya kararlı olduğunu, ancak %80’inden fazlasının, çevrimiçi satın aldıkları ürünlerin doğrudan evlerine gönderilmesinin olumsuz sürdürülebilirlik sonuçlarını doğası gereği dikkate almadığını veya anlamadığını gördük.”
“Sürdürülebilir ürün özelliklerine odaklanırken, genellikle eveteslimatların yarattığı ek ambalaj atıklarının, enerji kullanımının, trafik sıkışıklığının veya güvenlik sorunlarının farkında değiller.”
Araştırmalarında, çevrimiçi alışveriş yapanlardan ücretsiz eve teslimat veya ücretsiz mağazadan teslim alma arasında seçim yapmaları istendi. Katılımcılara herhangi bir sürdürülebilirlik bilgisi verilmeyen kontrol grubunda ise neredeyse dört kişiden üçü eve teslimat rahatlığını tercih etti. “Katılımcılara mağazadan teslim almanın ambalaj atıklarını, emisyonları, trafik sıkışıklığını ve araç kazalarını eve teslime göre azalttığının gösterildiği” deney grubunda %60’ı mağazadan teslim almayı seçti.
Genel olarak, çevrimiçi sürdürülebilirlik etiketleri de dahil olmak üzere, mağazadan teslim almanın iki kattan fazla artmasına ve eve teslimatların %43 oranında düşmesine neden olduğu görüldü.
Araştırmacılar “temkinli bir şekilde” çok kanallı perakendecilerin eve teslimatın çevresel ve sosyal maliyetlerini öne sürerek Amazon’dan 100 milyar dolar değerinde pazar payı elde edebileceklerini tahmin ettiler. Eve teslimat için ek taşıma ve hareket gerekliliklerinin perakende lojistik maliyetlerinin neredeyse %50’sini temsil ettiği göz önüne alındığında, mağazadan teslim alma yöntemine geçişle işletme maliyetleri de “önemli ölçüde” azaltılabilir.
Mağaza İçi Alışverişin Sürdürülebilirlik Faydaları Teşvik Edilmeli mi?
Çevresel ve sosyal kaygılar sürdürülebilirlik çabalarını artırıyor
Sonunda, çok kanallı perakendeciler çevresel etkilerini önemli ölçüde azaltabildiler. Araştırmacılar, öngörülen kanal değiştirme hacminin yalnızca yarısına ulaşılsa bile perakendecilerin bu miktardaki plastik ambalaj atığını 100 milyon pound, karton üretimi için kullanılan ağaç sayısını 200 milyon ve %6’sı çöplüklere giden tonaj miktarını azaltabileceğini söyledi. Tüketicilerin büyük çoğunluğunun mevcut haftalık mağazalara yaptıkları gezileri artırmak yerine optimizasyon yapmaları beklendiğinden karbon emisyonlarının da düşmesi bekleniyor.
E-ticaretin sosyal etkisine ilişkin olarak, trafikte gecikmeler, gürültü kirliliği ve yerel topluluk üyeleri için araç güvenliği sorunları yaratan eve teslimatların “dur-kalk doğası”nın, daha fazla mağaza alışverişi hizmetine geçişle birlikte keskin bir şekilde azalması bekleniyor.
Araştırmacılar şu sonuca vardı: “Bu faydalara ulaşmak ne yeni ekipman veya teknolojilere büyük yatırımlar yapılmasını ne de önemli süreç değişikliklerini gerektirir. Bunun yerine, çok kanallı perakendecilerin tüketicilere sürdürülebilirlikbilgilerini sunması yeterli.”
2023’te yapılan “Alışveriş Davranışı Sürdürülebilirliği Etkiliyor mu?” Simon Property Group adına Deloitte tarafından yürütülen araştırma, alışveriş merkezinde alışverişin çevrimiçi alışverişe göre çevresel açıdan %60’a kadar daha sürdürülebilir olabileceğini ortaya çıkardı. Araştırmada çevrimiçi alışverişin karşılaştırmalı çevresel bedelini oluşturan faktörler arasında, çevrimiçi alışverişten elde edilen iade oranının daha yüksek olması ve gerekli ek ambalaj (oluklu kutular, balonlu ambalaj vb.) yer alıyordu. Çalışma aynı zamanda ortalama alışveriş merkezi alışveriş grubu büyüklüğünün 2,2 olduğunu ve insanlar birlikte seyahat edip yolculuk başına daha fazla ürün satın aldığında, her bir ürünü satın almak için yakılan ortalama yakıtın daha düşük olduğunu buldu.
Carnegie Mellon Üniversitesi Mühendislik Fakültesi tarafından geçen yıl yayınlanan bir başka çalışma, çoğu insanın işten eve dönerken veya trafiğin yoğun olduğu saatlerde alışveriş yapmayı bırakması nedeniyle market alışverişi teslimatının mağazaya yapılan bireysel gezilerden daha az enerji verimli olduğunu ortaya çıkardı.
Ancak çok sayıda başka çalışma, çevrimiçi teslimatın koşullara bağlı olarak daha sürdürülebilir olabileceğini öne sürüyor. Artan ölçek ve yenilikler, önümüzdeki yıllarda e-ticaretin çevresel etkisini de azaltmayı vaat ediyor. MIT’den yapılan bir çalışma, araştırmacıların ortaya çıkardığı senaryoların %75’inden fazlasında çevrimiçi alışverişin geleneksel alışverişten daha sürdürülebilir olabileceğini buldu. Hayal edilen senaryolar arasında tamamen elektrikli nakliye, son kullanıcıya daha yakın konumlandırılmış çevrimiçi depolar ve azaltılmış paketleme yer alıyordu.
Perakende medya reklam harcamalarının bu yıl 140 milyar dolara ulaşacağı tahmin edilirken, perakende dışındaki yeni gelir kaynakları arayan şirketler, medya ağlarının bir sonraki dalgasına hakim olma fırsatına sahip. Perakendecilerin kapalı döngü medya ölçümü sunma konusunda benzersiz bir beceriye sahip olduğu yerlerde, seyahat, spor, eğlence ve teslimat hizmetleri gibi sektörlerdeki büyük ölçekli işletmeler, reklamverenlere zengin birinci taraf verileri ve sadık, tutkulu ve hedeflenen kitlelere yönelik özel davranışsal bilgiler sunabilir.
Medya ağları, perakendecilerin son on yılda hakim olduğu kanıtlanmış bir gelir modelidir. Perakende dışındaki kendi ticari medya ağlarıyla pazara ilk giren şirketler, perakendenin doğrularından ve yanlışlarından öğrenerek hızla ölçeklenebilecek ve imrenilen reklam paralarından önemli paylar elde edebilecek.
Yalnızca seyahat ve konaklama sektöründeki şirketlerin %55’inin medya ağları kurmakla ilgilenmesi şaşırtıcı değil. Zengin veri kümelerine sahip şirketler, perakendecinin taktik kitabını takip ederek gelir fırsatları yaratan, tüketici anlayışını geliştiren, daha iyi müşteri deneyimleri sunan ve yeni ortaklıklar kuran güçlü yeni bilgiler ortaya çıkarabilir. Ancak öncelikle bu şirketlerin, ticari medya ağı sahnesinde bir sıçrama yapmak için verileri bağlama, etkinleştirme ve ölçme yöntemlerini dönüştürmeleri gerekiyor.
Perakendenin Ötesinde Medya Ağları: Kazanma Hakkınızı Nasıl Etkinleştirebilirsiniz?
Perakende deGerçek Zamanlı İçgörüleri Ortaya Çıkarmak için Parçalanmış Verileri Birleştirin
Bir ticari medya ağını başlatmanın kritik ilk adımı, birinci taraf verilerinin iş kolları genelinde birleştirilmesidir. Müşteri istihbaratının pazarlama, satış, müşteri hizmetleri, ürün ve diğer departmanlara ve uygulamalara dağılmış olması nedeniyle şirketler, sipariş geçmişi, otel odası tercihleri, çevrimiçi alışkanlıklar ve sosyal aktivite gibi gerçek zamanlı müşteri içgörülerini anlayamıyor. Tüketicilerin belirli bir markaya bağlılık yerine kolaylık ve mahremiyete öncelik verdiği bir zamanda, kişiselleştirilmiş müşteri deneyimleri yaratmak için birleştirilmiş verilere sahip olmak kritik önem taşıyor.
Kuruluş genelinde tutarlı bir kimlik çerçevesi benimsemek, şirketlerin bu veri siloları arasında köprü kurmasına ve müşteri yolculuğu boyunca hedef kitlesinin daha eksiksiz bir resmini ortaya çıkarmasına olanak tanır. Bu özellikle holdingler için güçlüdür. Pek çok otel zinciri, birçok iş modelini takip eden bir marka portföyüne sahip küresel seyahat hizmetlerinden farklı olarak, bir dizi satın alma sonucunda inşa edilmiştir. Kurumsal kimlik teknolojisi, bir şirketin kendi birinci taraf verilerinde bile gizli olan karmaşık müşteri yolculuklarındaki noktaları birleştirebilir, tüketicilere ilişkin ayrıntılı bir anlayışı ortaya çıkarabilir ve kişiselleştirmeyi ve marka sadakatini artırmak için daha fazla veriyi serbest bırakabilir.
Bu güçlü veri temeli, şirket büyüdükçe gizliliğin korunmasına ve iş öncelikleriyle uyumlu hale getirilmesine yardımcı olan kuralları korur. Bu aynı zamanda hem ticari medya ağında hem de ekosistemin tamamındaki markalar ve yayıncı kanallarında verileri etkinleştirmenin temelini oluşturur.
Birinci taraf veri merkezlerinin düzenli olmasıyla şirketler, reklamverenler için verilerinden benzersiz yollarla para kazanarak odak noktasını artan ölçeğe kaydırabilirler. Başlanacak yer, bir web sitesi veya uygulama gibi sahip olunan ve işletilen mülklerdir. Ancak gerçek ölçeğe ulaşmak için şirketlerin, platform dışı destinasyonlardan oluşan geniş bir ekosisteme bağlantı sağlayarak müşteri erişimini genişletebilmesi gerekiyor.
Bu, güçlü miktarda birinci taraf verisine sahip işletmeler için bile geçerlidir. Bir şirketin dört duvarı dışındaki kaynaklardan tüketiciler hakkında her zaman öğrenilecek yeni bir şeyler olacaktır. Üçüncü taraf bir veri sağlayıcıyla çalışarak bu müşteri istihbaratı boşluklarını doldurmayı düşünün. Bu, bir şirketin daha fazla reklamveren çekmek ve verilerinin gücünü göstermek için kullanabileceği müşteri içgörüleri ağını genişletecek.
Örneğin, önemli bir otel zincirinin oda servisi için pizza sipariş eden çok sayıda misafiri olduğunu varsayalım. Otel, üçüncü taraf verilerinden yararlanarak bu pizza severlerin çoğunun 5 ila 12 yaşları arasında çocukları olduğunu öğrenebilir. Otel zinciri, müşterilerinin daha canlı bir görünümünü oluşturarak bu bilgileri kurumlardan reklam parası çekmek için kullanabilir. Hızlı servis yapan restoranlar, oyuncak mağazaları ve eğlence parkları gibi.
Bu reklam paralarını bir ticari medya ağında tutmak ve büyütmek için şirketlerin kapalı döngü ölçümü sunabilmeleri gerekecektir. Optimizasyon için ayrıntılı ölçüm, ayrıntılı kampanya bilgileri ve öneriler sağlamak zorunludur; bu nedenle, bu döngüyü kapatmaya ve artımlılığı anlamaya yardımcı olabilecek iş ortakları bulmak çok önemlidir.
İş Ortaklarıyla İşbirliği Yaparak Kanallar Arasında Ölçüm Yapın
Platformlar, CTV, sosyal medya ve programatik reklamcılığı gizlilik odaklı bir şekilde yalnızca ölçmekle kalmayıp bütünsel olarak ölçme yeteneği, reklamverenlere ticari medya ağı yatırımlarının çok kanallı kampanyalardan yatırım getirisini nasıl artırdığına dair kapsamlı bir anlayış sağlamak açısından kritik öneme sahiptir.
Bu nedenle şirketler, veri kümelerini daha ölçeklenebilir, ayrıntılı ve gizlilik odaklı bir şekilde ve üçüncü taraf çerezlerine güvenmeden birleştirmelerine ve analiz etmelerine olanak tanıyan veri işbirliği teknolojisini kullanmalıdır. Albertsons Medya Kolektifi ve CVS Medya Değişimi mağazalarında ürün satan CPG markaları için artımlı ölçüm ve satış ilişkilendirmesinde şeffaflığı artırmak amacıyla veri temiz odaları gibi işbirliği araçlarını kullanan perakende medya liderleri arasında yer alıyor.
Bu ayrıntı düzeyi, ticari medya ağları için çok önemlidir. Örneğin, bir gezginin deneyimine, kullandıkları bagajdan, havalimanına kadar araç paylaşımına, terminalde yedikleri yemeğe ve uçuşta izledikleri eğlenceye kadar dahil olan onlarca şirketi düşünün. Bu, iş ortaklarına her temas noktasında kesintisiz, gerçek zamanlı bir müşteri deneyimi yaratma konusunda muazzam bir fırsat sunuyor.
Şirketler, yalnızca gelişmiş ölçüm araçlarıyla, işbirlikçi gruplarında bu düzeyde gerçek zamanlı kampanya optimizasyonunu sağlamak için gereken analitiği ortaya çıkarabilir. Sonuç olarak, bu veri odaklı yaklaşım hem şirket hem de müşterileri için bir kazan-kazan değer teklifi sunuyor.
Kazanma Hakkınızı Etkinleştirin
Markalar her zaman tüketicilere yaklaşmaya istekli olmuştur ancak bu fırsat tarihsel olarak yalnızca perakendeciler tarafından sağlanmıştır. Ufukta yeni bir ticari medya ağları dalgasıyla birlikte, zengin veri setlerine sahip şirketler de aynı fırsata sahip. Bu işletmelerin sahip olduğu içgörüler, birinin ne satın aldığını tanımanın çok ötesine geçerek, onun yaşam tarzını, tercihlerini ve kişiyi bütünüyle aydınlatan yakınlıklarını anlamaya kadar uzanıyor. Bu, marka reklamverenlerinin istediği veridir.
İleri teknolojinin başlamasıyla birlikte, perakende sektörünün perakende dışındaki sektörlerden gelen verileri ölçeklendirmek ve ilk kez ortaklıkların etkinliğini ayrıntılı düzeyde ölçmek için oluşturduğu kanıtlanmış medya ağı modelinden yararlanmak artık her zamankinden daha acil bir fırsattır.
Erken harekete geçenler, rakipleri pazara girmeden önce stratejilerini geliştirmede, marka tanınırlığı oluşturmada ve birinci sınıf reklam paralarını güvence altına almada önemli avantajlar elde edecekler. Ticari medya ağları sayesinde şirketler, verileri bağlama, etkinleştirme ve ölçme yöntemlerini dönüştürebilecek, markalarını oluşturmak, işlerini büyütmek ve müşterilerine önemli bir rekabet avantajıyla hizmet vermek için yeni ve güçlü bir aracın kilidini açabilecek.
Mayıs ayında perakendeciler artırılmış gerçeklik, robot teknolojisi ve mobil uygulamalar gibi teknoloji çalışma alanlarına odaklandı.
Chain Store Age’in Mayıs ayında derlediği en dikkat çekici ve yenilikçi teknoloji öykülerinden bazılarını, en güncel olanından başlayarak aşağıda bulabilirsiniz.
perakende teknoloji haberleri: mayıs ayı güncellemesi
Walmart, Ev İçi teslimatı 5 yeni eyalete genişletiyor Walmart’ın gıdaları doğrudan müşterilerin evlerine getiren Ev İçi çevrimiçi dağıtım hizmeti, Amerika Birleşik Devletleri genelinde 10 milyon haneye daha ulaşıyor.
Forrester: Küresel e-ticaret 2028’e kadar 7 trilyon dolara yaklaşacak Forrester’ın “Küresel Perakende E-ticaret 2024 – 2028 Tahmini” raporuna göre toplam küresel çevrimiçi perakende satışlar, 2023’teki 4,4 trilyon dolardan 2028’e kadar 6,8 trilyon dolara çıkacak ve bu da %8,9’luk bileşik yıllık büyüme oranını temsil edecek.
Macy’s, mağaza içi Disney mağazasında sanal AR denemesine olanak tanıyor Herald Square’deki Macy’s amiral gemisi Disney Princess Shop’a kurulan AR özellikli bir ayna, dijital Disney elbiselerini sergiliyor ve müşterilere sürükleyici bir sanal deneme deneyimi sunuyor. Zero10 AR Mirror çözümü, karmaşık bilgisayarlı görüntü modellerinden gerçek zamanlı olarak yararlanan ve kıyafetleri 4K çözünürlükte işleyen bir süper bilgisayar üzerinde çalışıyor.
Michaels, fiziksel mağazaları çok kanallı tedarik zinciri merkezlerine dönüştürüyor Michaels Companies, dijital siparişleri karşılamak için fiziksel mağazalarından yararlanıyor. Özel sanatlar ve el sanatları perakendecisi, çevrimiçi alışveriş yapanlara mümkün olduğunca gerçek zamanlı sipariş karşılama hizmeti sunmak için sipariş yönetimi sistemi (OMS) de dahil olmak üzere bulut tabanlı Manhattan Associates Active Omni birleşik ticaret platformunu kullanıyor.
Tractor Supply’ın yeni DC’si robot bilimi için test alanı olarak hizmet veriyor Tractor Supply Company şimdiye kadarki 10’uncu ve en büyük dağıtım merkezini Maumelle, Ark’ta açtı. 1,1 milyon metrekarelik alandan oluşan tesis, Tractor Supply’ın küçük öğelerin yerine getirilmesi için uygun ölçekte otonom mobil robotları kullanan ilk tesisidir. Maliyetleri düşürmeye ve üretkenliği artırmaya yardımcı olmak üzere tasarlanan diğer robotlar için bir test tesisi olarak hizmet verecek.
eBay, bağlantılı etiketlerle yeniden giyim satışını kolaylaştırıyor eBay, belirli giyim ürünleri için yeni bir tıkla ve yeniden sat özelliğini kullanıma sunuyor. E-ticaret pazarı, kullanıcıların birkaç tıklamayla kıyafetlerini eBay’de listelemelerine olanak tanıyan yeni “eBay’de yeniden satış” özelliğini desteklemek için Ceritlogo AI tabanlı ürün akıllı etiketlerine yetenek kazandırıyor.
Best Buy, tüketici uygulamasını yapay zeka ile yeniliyor Best Buy Co. Inc., tüketici uygulaması için bir dizi yeni özelliği kullanıma sunuyor. Ana ekran yapay zeka tarafından desteklenecek ve tüketici ilgi alanlarına ve alışveriş davranışlarına göre farklı bir alışveriş deneyimi sunacak. Ayrıca uygulama artık iPhone müşterilerini alışveriş yolculukları boyunca yönlendirebiliyor ve yeni bir dijital cüzdan özelliği de bulunuyor.
Wendy’s, yeni tanıtım sitesi geliştirerek McDonald’s’ta değişiklik yapıyor Wendy’s, müşterileri en yakın katılımcı Wendy’s restoranına Nuggs Parti Paketi yemeklerini sunan gerçek zamanlı etkileşimli bir harita görevi gören web sitesi WendysNuggsParty.com’u başlattı. Siteyi, ülke çapındaki McDonald’s sitelerini listeleyen ve kullanıcılara dondurma makinelerinin çalışıp çalışmadığını, bozuk mu yoksa “sonuçsuz” mu olup olmadığını bildiren “McBroken” sitesinin web geliştiricisi oluşturdu.
Amazon, ilk sezonluk kitap tanıtımını gerçekleştiriyor Amazon, e-ticaret devinde hedeflenen satış rekorları kıran ürünler için çok yoğun geçen bir ayda köklerine geri döndü. Şirket, yaz okuma sezonunu 15 Mayıs Çarşamba ile 20 Mayıs 2024 Pazartesi tarihleri arasında e-ticaret sitesinde özel bir sayfada düzenlenen Amazon Kitap İndirimi ile başlattı.
TikTok olası yasak nedeniyle ABD hükümetine dava açtı Başkan Biden’ın yakın zamanda yasalaştırdığı dış yardım yasa tasarısının bir hükmü, TikTok’un Çinli sahibi ByteDance’in ABD TikTok operasyonunu 270 gün içinde elden çıkarmasını gerektiriyor, aksi takdirde ABD uygulama mağazaları ve İnternet barındırma hizmetlerinin TikTok veya diğer ByteDance uygulamalarına destek vermesine izin verilmeyecek. Yanıt olarak TikTok ve ByteDance, yasanın anayasaya uygunluğunu incelemek için ABD Columbia Bölgesi Temyiz Mahkemesine bir dilekçe sundu.