Ana Sayfa Blog Sayfa 296

FLO’da Üst Düzey Atama

FLO Marka Pazarlama Direktörlüğü görevine Nuray Aksu Sezgin atandı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, çok kanallı, çok markalı, dijital odaklı yapısıyla globalleşme yolculuğuna devam eden FLO, üst yönetim kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor.

Sezgin, FLO, IN STREET, Nine West, Lumberjack, Kinetix, Lotto ve Reebok markalarının pazarlama ve iletişim stratejilerinin kurgulanması ve yönetilmesi süreçlerine liderlik edecek.

Nuray Aksu Sezgin, yeni görevinde hem Türkiye’de hem de globalde marka pazarlama ekiplerini yönetecek.

İstanbul Üniversitesi’nde İktisat eğitimi aldıktan sonra Yeditepe Üniversitesi’nde MBA programını tamamlayan Nuray Aksu Sezgin, kariyerine 2006 yılında Gfk’da başladı.

Sonrasında Coca-Cola, Atasun Optik ve Danone gibi uluslararası şirketlerde pazarlama alanında kariyerini sürdüren Nuray Aksu Sezgin, global ve lokal markaların stratejik pazarlama ve entegre marka iletişimi çalışmalarından sorumlu oldu.

Nivogo Kurucu Ortağı Arnas Akbaş ve CMO’su Tunahan Kafa ile Türkiye’deki Döngüsel Modayı Konuştuk

Moda perakendesinin dünyada en çok konuştuğu konulardan biri hiç şüphesiz sürdürülebilirlik ve döngüsel moda kavramları. Sizlerle dünya genelinde markaların bu yönde yaptığı çalışmaları düzenli olarak paylaşıyoruz.

Türkiye’de bu yönde yapılan yatırım ve çalışmalar dünyaya göre biraz geriden geliyor. Geçtiğimiz günlerde Akasya AVM’de Türkiye’nin ilk döngüsel mağazasının açılışını yapan Nivogo’nun Kurucu Ortağı Arnas Akbaş ve CMO’su Tunahan Kafa ile Türkiye’deki ve dünyadaki döngüsel modayı ve şirketin hedeflerini konuştuk.

“Öncelikle bize Nivogo’nun hikayesinden biraz bahsedebilir misiniz? Şirket nasıl kuruldu, şu anda yaptığınız iş nedir, hedefleriniz nelerdir sizden dinleyebilir miyiz?”

Nivogo’nun hikayesini anlatmadan önce ismimizin anlamından bahsetmek isterim. Nivogo olarak biz, “yeni” (nivo) ve “harekete geçmek” (go) kelimelerinden oluşan bir döngüsel dönüşüm hareketiyiz. Amacımız yeninin tanımını değiştirerek, satın alındıktan bir süre sonra kullanım sürelerini tamamladığı düşünülen ve potansiyel atık olarak görülen ürünleri, yeniden hayata döndürmek. Böylece yeniyi potansiyel atık olmaktan çıkararak umuda dönüştürüyoruz. Nivogo’nun doğuş hikayesi de moda sektöründe hala kullanılabilir nitelikteki ürünlerin atık olarak görüldüğünü fark etmemizle başlıyor.

 Nivogo’nun hikayesini anlatırken kullanmayı çok sevdiğimiz, faaliyet gösterdiğimiz güncel duruma çok uyduğunu düşündüğümüz bir analoji var, onu paylaşmak isterim. Gabriel Garcia Marquez’in Kırmızı Pazartesi kitabını pek çoğumuz biliyordur. Kitap, işleneceğini herkesin bildiği bir cinayetin hikayesini anlatır ve ilk cümlesinde kitabın sonunda ne olacağını okuyucuyla paylaşılır. Hem katilin hem kurbanın hem de kasaba sakinlerinin tamamının işleneceğinden haberdar olduğu bu cinayetin işlenecek olmasından rahatsızlığını herkes ne kadar dile getirse de kimse gerçekten gerekli olan adımı atarak cinayeti önlemeye yeltenmez. Moda sektöründeki durum da bu kitabın hikayesine hayli benziyor. Rakamlara baktığımızda moda endüstrisinin çevreye verdiği ciddi ancak önlenebilir zarar kendini apaçık gösteriyor. Tüm insanlığın ürettiği karbon emisyonunun %10’u moda sektöründen kaynaklanırken bu sektörün sebep olduğu atıklar küresel atığın da %4’ünü oluşturuyor ve moda endüstrisi ne yazık ki petrolden sonra dünyayı 2. en çok kirleten büyük endüstri haline getiriyor. Biz Nivogo olarak işlenecek bu cinayete olan rahatsızlığını sadece dile getiren bir kasaba sakini değil, herkesin işleneceğini bildiği bu cinayeti önlemek için kollarını sıvayan ve çalışmaya başlayan taraf olmak istiyoruz.

Moda sektörü üzerine yaptığımız incelemelerde neredeyse her markanın depolarında aslında iyi durumda olmasına rağmen farklı sebeplerden satılamadığı için raflardan çekilmiş ürünlerin beklediğini gördük. Nivogo olarak bir mucize bekleyen bu ürünleri kendi teknolojik altyapımız ve yenileme merkezimizle döngüsel ekonomiye geri kazandırmak için çalışmalara başladık. Nivogo’da marka ortaklarımızdan gelen ürünleri tersine lojistik ile Türkiye’nin ilk ve en büyük yenileme merkezi olan Gebze’deki tesislerimize alıyoruz. Burada öncelikle ürünlerin yenileme ihtiyaçlarını belirliyor, bu ihtiyaçlara uygun kendi geliştirdiğimiz yapay zekâ temelli bir NivoKod tanımlıyoruz. NivoKod ile tanımlanan ürünler, teknolojimizin belirlediği rota optimizasyonuna göre döngüsel dönüşüm yolculuğuna başlıyor. Lostra, terzi, temizleme ve ütüleme atölyelerine giderek yenilenen ürünler, geliştirdiğimiz yapay zekâ temelli akıllı fiyatlandırma teknolojisi ile fiyatlandırılıyor. Yenileme işlemleri gerçekleşen, dezenfekte edilen ve tekrar kullanıma hazırlanan ürünleri satışlarının yapılacağı noktalara iletiyoruz. Ağustos ayında açılan Türkiye’nin ilk döngüsel mağazası Nivogo Akasya ile yenileme merkezimize aldığımız ürünler arasına kullanıcıların da dolaplarında duran, artık ihtiyaç duymadıkları kıyafetleri ekledik.

Şu an Nivogo olarak en büyük hedefimiz hızlı moda sektörüne sunduğumuz bu döngüsel ve sürdürülebilir alternatifin kullanıcılar ve markalar için bir alışkanlık haline gelmesi. Hem lineer iş modellerini döngüselleştirdiğimiz marka ortağı sayımızı hem de döngüsel dönüşüm hareketimize ortak olan kullanıcı sayımızı artırmayı amaçlıyoruz. Özellikle Türkiye’nin her yanından kullanıcının döngüsel alışveriş deneyiminden yararlanabilmesi için planladığımız, online platform projemiz üzerine de çalışmalarımız sürüyor. Bu şekilde döngüsel alışverişi herkes için erişilebilir bir hale getirmeyi ve Nivogo’nun çevreye olan olumlu etkisini gittikçe arttırmayı hedefliyoruz.

“Dünyada döngüsel moda ve sürdürülebilirlik çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?”

Hepimizin bildiği gibi sürdürülebilirlik çağımızın en sık konuşulan konularından biri haline gelmiş durumda. Ancak günümüzde modanın sürdürülebilir bir endüstri olduğunu söyleyebilmek pek de mümkün değil. Bugün bir yılda yaklaşık 100 milyar parçadan fazla giyim ürünü üretiliyor. Her yıl 100 milyar ürün üretilirken, bu ürünlerin %85’i farklı sebepler yüzünden imha ediliyor. Ayrıca, bu imha edilen ürünlerin %30’undan fazlası henüz bireysel kullanıcıya dahi ulaşamamış ürünler. Bu hızlı ve yüksek miktarlarda üretimin sonucu da tabi ki yıkıcı oluyor. Bahsettiğim gibi moda sektörü şu anda dünyayı en çok kirleten 2. sektör durumunda. Ancak moda sektörü karbon emisyonu veya su israfı gibi kavramları çağrıştırmadığı için sürdürülebilirlik tartışmalarının çok da odağında olmuyor.

 Bu yüzden hem ülkemizde hem de dünyada moda alanında bir an önce sürdürülebilirlik adına gerekli adımları atmamız gerekiyor. Pek çok markanın oluşturduğu kıyafet kumbaraları ile eski kıyafetleri geri dönüşüm amacıyla topladığını görüyoruz. Ancak geri dönüşüm de aslında hem süreç boyunca daha fazla kaynak tüketildiği için, hem de bir ürünün geri dönüştürülmesinin ne olursa olsun o ürünün ömrünü tamamladığı anlamına geldiği için yeteri kadar etkili bir çözüm olamıyor. Ya da dünyada “greenwashing” olarak bilinen “yeşil yıkama ya da yeşil aklama”; karşımıza çıkıyor. Burada amaç, markaların çevreci olarak algılanmasını sağlamak olurken, çevreci olmak iddiası da yine bir reklam ve pazarlama aracı olarak kullanılıyor. Bizim sürdürülebilir moda anlayışımızda ise, halihazırda üretilmiş kıyafetlerin ömrünü uzatarak onları yeniden döngüsel ekonomiye kazandırmak var. Biz Nivogo olarak insanlara alışveriş alışkanlıkları hakkında farkındalık kazanmalarına yardımcı olduğumuza inanıyoruz. Çünkü döngüsel moda ilk önce kendi dolabımızda başlıyor. Sürdürülebilir bir dünya için asıl olarak sahip olduğumuz ürünleri dikkatli kullanmamız, önerilere uygun temizlememiz ve aşırıya kaçmadan yalnızca gerektiği kadar alışveriş yapmamız gerekiyor. Çünkü ancak bu şekilde tam olarak sürdürülebilir bir moda anlayışına ulaşabilir, bizden sonra gelecek nesillere de yaşanabilir bir dünya bırakabiliriz.

“Türkiye’de döngüsel moda ve sürdürülebilirlik çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce Türkiye’de bu alandaki farkındalığı artırmak için neler yapılabilir?”

Türkiye’deki döngüsel moda ve sürdürülebilirlik çalışmalarını ilk olarak iş modellerinin lineerliği açısından değerlendirmemiz daha doğru olacaktır. Moda sektöründe faaliyet gösteren pek çok şirketin deposu çoğunlukla kullanıcıyla buluşamamış ancak tekrar hayata döndürülebilecek ürünlerle dolu ve aslında şirketler de bu durumdan rahatsız. Ancak Türkiye’deki pek çok şirket lineer yapılarından dolayı bu ürünlerin tekrar döngüye ve ekonomiye kazandırılabileceği bir altyapıya sahip değil. Biz de tam burada devreye giriyoruz. Nivogo olarak döngüsel iş modeline göre geliştirdiğimiz teknolojik altyapımız ile Gebze’de yer alan Türkiye’nin ilk ve en büyük Yenileme Merkezi’nde çalışmalarımızı gerçekleştiriyor, marka ortaklarımızın lineer iş modellerini döngüselleştiriyoruz. Sonuç olarak bilinç ve farkındalık kazandırmak tabi ki çok önemli ancak bunların ötesinde eyleme geçmek için altyapının sağlanması da hayati bir önem taşıyor.

Farkındalığın artması açısından inceleyecek olursak üretici kadar bireysel kullanıcıların da farkındalık kazanmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü, hızlı modanın yarattığı olumsuz etkilerin tek sorumlusunun hızlı üretim yapan markalar olmadığını vurgulamamız gerekiyor. Kullanıcılar da mağazaya girdiklerinde yeni ürünleri, yeni koleksiyonları göremeyince hayal kırıklığı yaşıyor. Bu beklentileri karşılamak amacıyla, markalar üretimlerini hızlandırmak ve sürekli yeni koleksiyonlar çıkarmak zorunda kalıyor. Araştırmalara göre dolaplardaki kıyafetlerin %80’i kullanılmıyor. Ortalama 7 kez giyilen bir ürün çöpe atılıyor. Bu yüzden öncelikle kullanıcıların döngüsel modayı günlük alışveriş alışkanlıklarına sürdürülebilir bir alternatif olarak görmesini sağlayacak farkındalığa ulaşmaları gerekiyor. Biz de Nivogo olarak bu alışkanlığı olabildiğince fazla kullanıcıya kazandırmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Nivogo, hızlı moda ve perakende sektöründeki uygulamaları yakından deneyimleyerek farkındalık kazanmamız sonucunda doğdu ve ne kadar çok kullanıcı döngüsel dönüşüm hareketinin ve sürdürülebilirliğin gerekliliğinin farkına varırsa işte o zaman üreticiler de bu konuda harekete geçmek için çalışmalarını hızlandıracaktır. Şu an bulunduğumuz noktada Türkiye, döngüsel moda ve sürdürülebilirlik çalışmaları açısından yolun başında. Ancak döngüsel dönüşüm hareketi Nivogo ile bu kavramlar herkes tarafından ulaşılabilir olacak ve bu sayede hem etki alanımız hem de çevresel etkimiz gittikçe artacak.

“Türk perakende sektöründe Nivogo şu anda ne tür işler yapıyor, edindiği misyon nedir?”

Türk perakende sektöründe döngüsel dönüşümün öncüsü olma rolünü üstlendiğimizi rahatlıkla söyleyebilirim. Nivogo olarak, kullanıcılardan ve marka ortaklarından aldığımız ürünleri yenileyerek ömürlerini uzatıyor ve döngüsel ekonomiye geri kazandırıyoruz. Bu sayede kullanıcılara daha sürdürülebilir ve sorumlu bir alışveriş deneyimi sunuyoruz. Misyonumuz dünyamızın geleceğini tehlikeye atan atık oluşumunun önüne geçmenin yanı sıra bu konuda topluma döngüsellik bilincini kazandırmak ve perakende sektöründe uyumlu iş modelleri ile şirketlerin döngüsel dönüşüme dahil olabilmeleri için gerekli altyapı desteğini sağlamak. Misyonumuzun eyleme geçtiği günden bu yana Nivogo olarak, Gebze’deki 5 bin metrekarelik Türkiye’nin ilk ve en büyük yenileme merkezinde, 500.000’i aşkın ürünü yenileyerek döngüsel ekonomiye kazandırdık. Yenilediğimiz ürünlerle, bu ürünlerin sıfırdan üretilmesi için gerekli olacak 3 milyar litrenin üzerinde suyun israfını önledik ve binlerce ton karbon emisyonunun önüne geçtik. Günümüzde yalnızca bir yılda dünyanın yaklaşık 1,5 yıllık kaynağını harcıyoruz, önümüzdeki tablonun gittiği yeri görebildiğimiz bu günlerde döngüsel dönüşüm hareketini dünyamızın üzerindeki yükü azaltmaya yardım edecek bir destek olarak görüyoruz. Hedefimiz yaptığımız çalışmaların insanlarda farkındalık yaratmasını ve döngüsel yolculuğu keşfetmek için adım atmalarını sağlamak.

“Akasya AVM’de bir mağazanız açıldı yakın zamanda. Bu mağazanın açılış amacı nedir, açıldıktan sonra müşteriler tarafından nasıl karşılandı?”

Döngüsel dönüşüm hareketine marka ortaklarımızın yanı sıra dünyadaki yıllık 85 milyar moda ürününün %70’lik kısmından sorumlu olan bireysel kullanıcıları da döngüsel dönüşüm hareketimize dahil edebilmek için Türkiye’nin ilk döngüsel mağazası Nivogo Akasya’yı açtık. Akasya mağazamızla birlikte, bireysel kullanıcıların fatura, sertifika veya satış belgesi gibi bir belge ile orijinalliği kanıtlanabilen ürünlerini Nivogo Akasya’ya getirerek döngüsel dönüşüm hareketinin bir parçası olabilmeleri için olanak sağlamış olduk. Böylece kullanıcılarımız için, hem dolaplarında artık ihtiyaç duymadıkları kıyafetleri getirerek karşılığında mağazamızda geçerli NivoPuan kazanabildiği hem de Nivogo’nun yenilediği ürünlerden alışveriş yapabildiği döngüsel bir alışveriş deneyimi sağlamış olduk. Döngüsel dönüşüm hareketimizi mümkün olduğunca ulaşılabilir kılmaya çalıştığımız bu süreçte Akasya AVM gibi trafiğin çok yüksek olduğu bir yerde mağazamızı açmamızın nedeni ise moda sektöründe sürdürülebilir ve döngüsel bir seçeneğin varlığını kullanıcılarımızın da fark etmesini sağlamak. Hızlı üretim ve tüketimin akışına kapılmış ve her yıl binlerce atığın oluşmasına neden olan moda sektörünün yanında, döngüsel dönüşüm hareketinin öncüsü Nivogo olarak Akasya’da kullanıcılarımıza sürdürülebilir ve döngüsel alışveriş alternatifi sunuyoruz.

Mağazamızın açılışının kullanıcılarımız tarafından oldukça olumlu karşılandığını söyleyebilirim. Sürdürülebilirlik bilincini kazanmış ve tüketim çılgınlığının farkında olan her birey tarafından da içtenlikle olumlu karşılanacağımızı düşünüyorum. Moda endüstrisinde döngüsel dönüşüm hareketi sektördeki daha pek çok marka tarafından benimsenmesi gerekiyor ve kullanıcılarımız sayesinde gerçekleştirmek için çalıştığımız misyonumuzun giderek daha büyük bir alana yayılacağına ve onların da desteğiyle farkındalık açısından etkinin büyüyeceğine inanıyoruz. Bu yüzden bir kez daha bize ve döngüsel dönüşümün varlığına ve en önemlisi gerekliliğine inanan kullanıcılarımıza teşekkür etmek istiyoruz.

“Nivogo mağazalarını genişletmeyi düşünüyor musunuz?”

Döngüsel alışveriş deneyimini kullanıcılarımız için daha ulaşılabilir hale getirmek ana hedeflerimizden. Bu amaçla kullanıcılarımızın hem dolaplarında artık ihtiyaç duymadıkları kıyafetleri getirip bırakabilmesi, hem de Nivogo’nun yenilediği ürünlerden alışveriş yapabilmeleri için yeni mağazalar açmayı hedefliyoruz. Farklı lokasyonlarda açmayı planladığımız mağazalarımız sayesinde Nivogo’nun varlığının altında yatan fikri ve bilinci de büyütebileceğimizi düşünüyoruz. Ayrıca üzerinde çalıştığımız online platformumuz ile yalnızca mağazalarımızın bulunduğu yerlerden değil Türkiye’nin her köşesinden kullanıcının döngüsel dönüşüm hareketimizin bir parçası olabilmesini amaçlıyoruz.

Eski, Artık En Yeni “Yeni”: Yoğun Sezon Öncesinde Perakende Temellerinin Kontrolü Nasıl Alınır?

2022 zirve sezonuna girerken eski olan her şey yeniden yeni oluyor. Nostalji; TV, film, müzik ve modada eski trendleri canlandırarak ayrıca yenilerini yaratarak popüler oldu. Aynı zamanda, perakendeciler çok fazla stok tutmanın affedilmez bir günah olarak görüldüğü çok da uzak olmayan bir geçmişe geri dönüyorlar. 

Geleneksel perakendede, satamayacağınız bir şey için ödeme yapmaktan kaçınmak adına envanter tutma maliyetlerinizi her zaman en aza indirmek istersiniz. Bu, özellikle en önemli tatil sezonu öncesinde geçerlidir çünkü bu en yoğun dönem, satışları yıllık hedeflere ulaştırabilir veya onları kırabilir.

Ancak günümüzün mevcut tedarik zinciri sorunlarının, enflasyonun ve dalgalanan tüketici talebinin ortasında birçok perakendeci, stok fazlası ile kendilerini tam tersi senaryoda buluyor. Bu ikilemi çözmek için gerçekten iki seçenek var: bazı büyük mağazaların yaptığı gibi fiyatları keskin bir şekilde düşürmek veya talep artana kadar fazla envanteri depolayarak yönetmek

Perakendeciler ve e-ticaret markaları, genellikle dip indirimleri hedefleyen bir stratejiden olumsuz etkilenen kar marjları görür bu nedenle fazla envanteri yönetmek genellikle daha uygun bir yaklaşımdır. Ancak, envanter talebini doğru bir şekilde tahmin edememek, eski bir sorun için hala yeni bir zorluktur.

İdeal bir dünyada, perakendeci, ürünlerinin en çok nerede ve ne zaman yerine getirilmesi gerektiğini anlamak için doğru içgörülere sahip olacağından, hiçbiri fazla envantere sahip olmaz. Bu, yılın en kazançlı alışveriş sezonuna hazırlanırken hem perakende temellerine geri dönmeyi hem de en iyi uygulamalar yönetmeniz için teknoloji ağınızı güncellemeyi gerektirir.  

Fazla Envanter Kârdan Yiyor

perakende temellerinin kontrolü nasıl alınır?

Fazla envanter, perakendeciler ve stokladıkları markalar için hızla daha büyük sorunlara yol açabilir

İlk olarak, özellikle depo alanı daraldıkça bu ekstra kaynağı depolamak çok pahalıya mal olabilir. 

İkincisi, stoklar yeniden değerlendirildikçe perakendecilerin kar marjları düşer. 

Sonuç olarak, geri dönüş ve yeniden yapılandırma firması Malfitano Partners’ın kurucusu Joseph Malfitano’nun yakın tarihli bir CNBC makalesinde açıkladığı gibi, malların değeri düşüyor. Bu, potansiyel olarak bir şirketin borçlanma tabanının düşmesine neden olma gibi ikincil bir etkiye sahiptir. Eğilim 2023’e kadar devam ederse, daha fazla perakendecinin iflas başvurusunda bulunduğunu ve markaları kötü bir noktaya soktuğunu görebiliriz. 

Birçoğu fazla stokla mücadele ederken bu trend, büyük zincirlerin bazılarında da işleri resmen etkiledi. Bu perakendecilerin çoğu için, 2022’de kâr elde etmek ve çoğu tüketici harcamalarını artırmak için e-ticarete yönelerek tatil alışverişinin 4. çeyreğinde beklentileri aşmak zorunda kalacakları anlamına geliyor.

Teknoloji Destekli ve Uçtan Uca Tedarik Zinciri Yönetimi ile Kontrolü Geri Alın

Gelecekteki durumu önlemek için stok yönetiminde değişiklik yapanlar, makroekonomik faktörlerden veya tüketici tercihi ve talebindeki değişikliklerden bağımsız olarak ayakta kalacaktır. 

Modern e-ticaret ve perakende markaları, nostaljik ancak modası geçmiş stratejilerden uzaklaşarak  bunun yerine talebi doğru bir şekilde tahmin etmek ve envanteri doğru bir şekilde tahsis etmek için gereken görünürlük ve içgörüleri ortaya çıkaran teknoloji destekli sipariş karşılama çözümlerine yönelerek oyunun kitabını yeniden keşfediyor.

Bu çözümler yalnızca fazla envanteri yönetmek için kapasite sunmakla kalmaz aynı zamanda tüm tedarik zinciri şemalarını tek bir yerde merkezileştirerek kanallar ve depolar genelinde siparişlerin, envanterin ve sipariş karşılama etkinliğinin bütünsel bir görünümü için gereken entegrasyon ve bağlantıyı sağlar.

Gerçek zamanlı görünürlük ve hem mevcut hem de geçmiş bilgilere dayalı tahmini analitik sayesinde marka operatörleri, kısa vadede yoğun sezon ve gelecek için satışları optimize etmek adına daha iyi envanter tahmini, satın alma ve dağıtım kararları alabilir.

Daha İyi Envanter Tahmini = Daha Mutlu Müşteriler

Teknoloji destekli sipariş tamamlamaya geçmek, yalnızca envanter fazlalığı olasılığını azaltmakla kalmaz, maliyetleri de düşürür. Aynı zamanda müşteri memnuniyetini artırır ve yeniden satın almayı teşvik eder.

Stok seviyeleri ve siparişlerin nasıl ve ne zaman karşılandığı hakkında en güncel bilgilerle donanmış olan markalar, müşterileriyle daha iyi iletişim kurabilir ve onlar sorgulamadan önce erken davranarak gecikmeler veya değişiklikler hakkında onları bilgilendirebilir. Önemli bir nokta olarak; müşterilerin çoğu teslimat gecikmesini kötü bir müşteri deneyimine tercih ederler ve kalitesiz bir teslimattan sonra aynı perakendeciden tekrar alışveriş yapmazlar.

Aşırı stokla mücadele eden perakendeciler, geçen tatil sezonunda harekete geçen kamçı etkisi ile bu yılda manşetlerde yer almaya devam edecek. Envanteri ve sipariş karşılamayı yönetmek için hem perakendeciler hem de bunların içindeki markalar doğru teknolojiyle operasyonlarını modernize edecek ve kısa süre sonra sapmaların geçmişte kaldığını hatırlayacaktır.

Esprit Pazar Liderliğine Yatırım Yapıyor

Esprit, bir önceki yıla göre oldukça düşük olmasına rağmen yılın ilk yarısını kârla kapattı. Bununla birlikte, moda zinciri bir kez daha kararlılıkla genişlemeye ve yüklü yatırımlara gidiyor.

Daha düşük satış ve kar

esprit pazar liderliğine yatırım yapıyor

Zorlu birkaç yıldan sonra moda perakendecisi, art arda iki yıl kâr ederek geri dönüş yaptı. Ancak ciro, yılın ilk yarısında güçsüz olan euro nedeniyle %6 düşüşle 3,62 milyar Hong Kong dolarına (460 milyon euro) düştü. Döviz kuru etkileri olmadan ciro %2 daha yüksekti. Ayrıca, biraz daha düşük brüt kar marjı ve döviz kuru etkileri nedeniyle 13 milyon dolarlık (1,6 milyon euro) kâr, sonuçta bir önceki yıla göre oldukça düşük kaldı.

Yine de Esprit, şirketin sürdürülebilir büyüme yoluna geri döndüğünü ve pazar liderliğini yeniden kazanmak istediğini net bir şekilde belirtiyor. CEO Pak William Eui Won, moda markasının – yılın zorlu ilk yarısına rağmen – yeni pazarlara açılmak için sağlam bir temel oluşturan olumlu sonuçlar ve kârlı  büyüme göstermeye devam ettiğini söylüyor. FashionNetwork, şirketin yeni fırsatlar ortaya çıktıkça yatırım yapmaya da devam etmek istediğini bildirdi.

Amsterdam’da Esprit inovasyon merkezi

Bu yatırımlar halihazırda devam ediyor: diğer şeylerin yanı sıra şirket Amsterdam’da bir inovasyon merkezi (Esprit Futura) kuracak; Kuzey, Orta ve Güney Amerika’da çevrimiçi platformlar başlatacak ve Asya’ya geri dönecek. Markanın imajını geliştirmek için şirket; tasarımcılar, fenomenler, diğer markalar ve etkinliklerle işbirliklerine girmek istiyor. Ayrıca Avrupa web sitesinin de iyileştirilmesi gerekiyor.

cd09df41 96fd 42f7 a064 c95daef78d4c

CEO, Esprit’in Hong Kong ve Asya’ya dönüşü; kendisini, müşterilerine yakın ve her yerde bulunan uluslararası bir marka olarak yeniden konumlandırma stratejilerinin bir parçası” dedi. “Esprit’in ürün sunumu, pazarlaması ve dijital içeriğindeki iyileştirmelerle birleştiğinde amaç; şirketin pazar payını yeniden kazanması ve sürdürülebilir büyümeyi sağlaması için tekrar rayına oturmasını sağlamaktır.”

Türkiye’de Enflasyonu Doğru Yorumlamak – Ağustos 2022

TÜFE 80,21, ÜFE 143,75 gerçekleşmiştir.

Bir önceki aynı ayına göre değişim oranı en fazla olan,

  • Ulaştırma, 116,87
  • Ev eşyası, 92,02
  • Gıda ve alkolsüz içecekler, 90,25
  • Alkollü içecekler ve tütün, 82,49
  • Lokanta ve oteller, 80,95
  • Konut, 71,82 olmuştur.
türkiye’de enflasyonu doğru yorumlamak – ağustos 2022
türkiye’de enflasyonu doğru yorumlamak – ağustos 2022 16

Kategori ağırlıkları ile bir önceki aynı ayına göre açıklanan değişimleri çarptığımızda aşağıdaki grafikteki sonuçlar çıkmaktadır. Bir önceki aya göre en fazla artış,

  • Sağlık,
  • Ev eşyası,
  • Lokanta ve otel ile Çeşitli Mal ve Hizmetler kategorilerinde gerçekleşmiştir.
ağustos 2022 enflasyon
türkiye’de enflasyonu doğru yorumlamak – ağustos 2022 17

Ekonomi güven endeksi stabil gitmektedir. Ekonomi güven endeksi 100 baz puanın altındaysa kötü, 100 baz puanın üzerindeyse iyi anlamına gelmektedir. Ekonomi güven endeksi,

  • Tüketici güven endeksi 72,2
  • Reel kesim güven endeksi 101,4
  • Hizmet sektörü güven endeksi 116,2
  • Perakende ticaret sektörü güven endeksi 112,9
  • İnşaat sektörü güven endeksi ise 86,3’tür.

Tüketici güven endeksi Ağustos.22’de de artış göstermiştir. Asgari ücret maaşlarına zam yapıldığı aylarda tüketici güven endeki yüksek oranda artarken diğer aylarda ya stabil gitmiştir ya da düşüş göstermiştir.

enflasyon3
türkiye’de enflasyonu doğru yorumlamak – ağustos 2022 18

Enflasyon oranlarında en fazla artış gösteren başlıklar aşağıdaki gibidir

enflasyon4
türkiye’de enflasyonu doğru yorumlamak – ağustos 2022 19

En fazla düşüş gösteren başlıklar aşağıdaki gibidir.

Bir önceki aya göre en fazla düşüş kümes hayvanları etinde olmuştur.

enflasyon5
türkiye’de enflasyonu doğru yorumlamak – ağustos 2022 20

Kişisel ulaştırma araçlarının yakıt ve yağlarındaki düşüşü aşağıdaki tablo ile karşılaştırmalıyız. Aylık olarak 3 ana akaryakıt başlığındaki fiyat değişimini göstermektedir. Ağustos.22’de Benzin ve Motorindeki akaryakıt fiyatlardaki düşüş, LPG’de ise fiyattaki kısmi artış dikkat çekicidir.

enflasyon6
türkiye’de enflasyonu doğru yorumlamak – ağustos 2022 21

Sonuç

TÜFE ile ÜFE arasındaki fark kısmi olarak azalmaya başlamıştır. ÜFE kısmi olarak düşmüştür. Ekonomi güven endeksi ve tüketici güven endeksi 100 baz puanın altında kalmış olup kötü durumdadır.

Önümüzdeki aylarda eğer fiyatlardaki artış hızı yavaşlamazsa tüketici güven endeksi düşmeye devam edecektir.

Genel enflasyon %80,21 çıksa dahi gıda ve alkolsüz içecekler kategorisinde bir önceki yılın aynı dönemine göre enflasyon %90,25, ulaştırma %116,87 ve ev eşyası 92,.02 çıkmıştır.

Akaryakıt en fazla düşen kalemlerden olsa da bu düşüş Dünya piyasasındaki ham petrol fiyatının düşmesinden kaynaklanmaktadır.

Perakende CFO’larına Sorduk

Perakende sektörünün üst düzey yöneticileri ile yaptığımız “C-Level Yöneticilere Sorduk” serimizin bu yazısında, perakende sektörünün farklı kanallarında bulunan 5 önemli CFO’ya 2022 yılı yıl sonu beklentilerini ve 2023 yılı için perakende sektörü adına finansal önerilerini sorduk.

Perakendenin farklı alanlarından, sektör adına yorumlarını aldığımız 5 ayrı markanın CFO‘suna ait görüşleri bu yazımızda sizler için derledik.

Dünya üzerinde yaşanan etkiler ve sektörün mevcut gidişatı adına çok değerli yorumlar ve önerilere aşağıdan erişebilirsiniz.

İyi okumalar.

Ayhan Diribaş, DESA – CFO

perakende cfo'larına sorduk

2022 yıl sonu beklentileri
◾ Yıl sonunda çok ciddi büyümeler bekliyoruz. 2022 yılı perakende sektörü için özellikle turist akımlarından ötürü oldukça pozitif bir dönem yaşadı. Hem pandemi nedeniyle  ertelenmiş talep hem de ülkemizi ziyaret edenlerin alışveriş iştahı, sektörü çift haneli ve üzerinde büyümelere taşıyacak.
◾ Yeni sezon ürünlerin fiyatlarındaki artışın tüketicilerin beklentilerinin üzerinde olabileceğini düşünüyoruz. Özellikle yılın ikinci yarısı artış eğilimini koruyan enflasyon, kış sezonu ürünlerinin fiyatlarının artmasına neden olacak.
Finansmana erişimin gün geçtikçe zorlaşacağını öngörüyoruz. Kredi faizlerinin yıl sonuna kadar da çok aşağılara gelmeyeceğini, dolayısıyla krediye erişim güçlüğünün devam edeceğini düşünüyoruz.

2023 yılı perakende sektörü adına önerileri
◾ İşletme sermayesi ihtiyacını yönetmek birinci öncelik olmalı.
E-Ticaret operasyonlarında büyüme yavaşlayabilir bu konuda fiyat ve ürün odaklı yeni yaklaşımlar gerekebilir.
◾ Finansmana erişim kısıtlı olacağından sektörün likit kalması önemli olacak.

Fatih Koç, SUWEN – CFO

fatihkoc

2022 yıl sonu beklentileri
◾ 2022 yılında bir önceki seneye göre rekor ciro artışı bekliyoruz.
◾ Tüm sektörlere benzer şekilde içinde bulunduğumuz perakende sektöründe de enflasyondaki yükseliş ile ürünlerin yerine koyma maliyetleri önemli oranlarda arttı. Markalar, bir taraftan ilgili enflasyon etkisini fiyatlarına yansıtırken diğer taraftan stoklarında enflasyon etkisi öncesinde aldığı ürünlerinin satışını yaptı. Sektördeki stok bulundurma süreleri dikkate alındığında markalar, 2022 yılı sene sonuna kadar bu pozitif etkiden faydalanmaya devam edecek gibi görünüyor.
◾ E-ticaret hacimlerindeki büyümeler pandemi sonrası da devam etti ve 2022 sene sonuna kadar da devam edeceğini öngörüyoruz.
◾ 2022 yılında perakende sektöründe beklentilerin üzerindeki ciro büyümeleri ve kar marjı iyileşmeleri firmaların nakit akışına mutlaka pozitif bir katkı sağlayacaktır. Fakat buradaki önemli nokta, firmaların bu pozitif etkiyi nasıl verimli bir şekilde yöneteceği olacaktır.

2023 yılı perakende sektörü adına önerileri
◾ Mağaza yatırımlarına ilave olarak çoklu kanal hizmetlerine yönelik yazılım/operasyon yatırımları önem kazanacak.
◾ Stok yönetimi, Tedarik zinciri ve lojistik önemini koruyacak.
◾ Personel çekmek için ek IK modelleri önem kazanacak.
◾ Firmaların 2023 yılında nakit akışı yönetimini senaryo ve varyasyonlar ile ele almaları, doğru yatırımı doğru zamanda yapılabilmelerine olanak sağlayacaktır.

Devamını Oku!

Ayşegül Pehlivan, JLL Türkiye – CFO

aysegulpehlivan

2022 yıl sonu beklentileri
◾ Nakit akışının önemi yıl sonunda artacak.
◾ Tedarik zinciri esnekliği önemini koruyacak.
◾ Çalışanlar için esneklik & çeşitlilik konuları ön planda olacak.
◾ E-ticaret & Dış ticaret yatırımlarının markalar adına önemi daha da artacak.
◾ Kar marjı iyileştirmeleri ve envanter yönetimi şirketler için en önemli konulardan biri olacak.

2023 yılı perakende sektörü adına önerileri
◾ Teknoloji yatırımları artırılarak devam edecek.
◾ Lojistik/ulaşım yönetimi konuları 2023 yılında da önemini koruyacak.
◾ Şirketlerin işgücüne yeni bir bakış ve anlayış getirmesi gündeme gelecek.
◾ Dijital pazarlama yatırımları önemini koruyacak.
◾ Ödeme yöntemlerinin geliştirilmesi ön plana alınacak.


Mehmet Evcimli, Doyuyo! – CFO

mehmetevcimli

2022 yıl sonu beklentileri
◾ 2022 yılı yüksek enflasyonist ortamda maliyet kalemlerinin önemli derece şaşması nedeni ile öngörülen bütçelerde sapmalar olabilir.
◾ Tutmayan bütçeler nedeni ile çoğu yatırım ertelenecek ve yıl sonu işsizlik rakamlarına perakende sektörünün etkisi yüksek oranda olacak.
◾ Maliyet kalemlerinin yükselmesi nedeni ile sürdürülemeyen başa baş satış, zaten kar etmekte zorlanan gıda perakendecileri için devletin vergi tahsilatını düşürecek.
◾ Tüm sektörlerin krediye erişim imkanının zorlaşması ve yüksek maliyetler perakende sektörünü de büyük finansman giderlerine maruz bırakacak.
◾ Tüm bunlarla baş etmek zorunda olan sektördeki bazı firmalar kaliteden taviz vermeye gidecek.

2023 yılı perakende sektörü adına önerileri
◾ Perakende sektörü 2023 yılında uzun süre saklanabilecek ambalaj malzemelerinin alımlarını orta vadede yetecek kadar yapmalı, fiyat artışlarından minimum etkilenmeli.
◾ Bir önceki yıl en çok sapmaya neden olan bütçe kalemlerini iyi irdelemeli ve buna karşı aksiyonlar üretmeli.
◾ Perakende sektöründe enerji maliyetleri başta olmak üzere sabit maliyetler iyi yönetilmeli buna karşı önlemler alınmalı.
◾ Sermaye artırımı yapılarak hissedar yatırımcıdan kaynak sağlanıp, yabancı kaynak ihtiyacı en aza indirilmeli.
◾ Döviz artışı nedeni ile ülkemizdeki kısa tatil yapan yabancılar düşünülerek bunlara hitap edecek ürünler çıkarmalı.

Arzu Tendik, Gencallar – CFO

arzutendik2

2022 yıl sonu beklentileri
◾ Sektör adına çok verimli ve başarılı bir ay 8 ay geçirdik. Bütçeleri yukarı yönlü ortalama 4 kez revize ettik, yılın geri kalanını da talebin aynı paralelde devam edeceği ve hedeflerin gerçekleşeceği bir son çeyrek olarak bekliyoruz. Özetle yılı enflasyonun üzerinde bir ciro artışı ve yüksek karlılık ile kapatacağız gibi görünüyor.
◾ 2022’nin sektörde en fazla sorun yaşadığı konulardan biri finansal kaynağa erişim ve yüksek faiz ortamı oldu, görünen o ki olmaya da devam edecek. Ayrıca diğer bir konu tedarik zincirinde talebi karşılayacak ürün bu yılın en büyük problemlerinden birini oluşturuyor.

2023 yılı perakende sektörü adına önerileri
◾ Enflasyon sebebi ile yerine koyma  maliyetlerini karşılayabilmek ve öz sermaye karlılığını koruyabilmek için yüksek karlılık sağlayamaya yönelik aksiyonlar.
◾ Doğru bir nakit akış planlaması.
◾ Ürün tedariği konusunda tedarikçiler ile çok sıkı iletişimde olmak (Ürün tedariği konusundaki sıkıntıların 2023 yılında da devam edeceğini düşünüyorum bu aşamada doğru ve zamanında ürün planlaması çok önemli)

Birleşik Krallık’ta Ağustos Ayındaki Ayak Sayıları Canlı Ancak ‘Kemer Sıkma’ Bekleniyor

Beklenmedik bir geri dönüşle birlikte, Birleşik Krallık perakende destinasyonlarında Ağustos ayındaki ayak sayıları hala 2019’un altında kalarak Temmuz’daki %-14,2’den %-13,2’ye yükseldi, ancak okulların geri açılması ve Ekim ayında enerji maliyetlerinde artış beklentisi nedeniyle Eylül ayında düşmesi bekleniyor.

Perakende uzmanı Springboard’un en son verilerine göre, yaya trafiği ana caddelerde%-15,1’e ve alışveriş merkezlerinde %-17,5’e yükseldi, ancak perakende parklarında 2019’a kıyasla %-4,5’e düştü.

31 Temmuz – 27 Ağustos 2022 arasındaki dört haftayı kapsayan Birleşik Krallık’taki yaya trafiği Ağustos 2021’e kıyasla %8,6 arttı, ana caddelerde %13,9’luk büyük bir artış ve alışveriş merkezlerinde %7,5’lik bir artış görüldü, ancak perakende parklar %-1,7’lik bir düşüş yaşadı.

Ayak sayılarını etkileyen bazı faktörler oldu

birleşik krallık ağustos ayak sayıları

Ağustos ayındaki ziyaretçi sayısında artış, konaklamaları teşvik eden ve perakende destinasyonlarında faaliyeti körükleyen “devamlı sıcaklık”tan kaynaklandı.

Tüketicilerin büyük bir kısmı, önceki COVID-19 seyahat kısıtlamaları nedeniyle ertelenen Ağustos ayında yaz tatilini çok özledi ve tatil öncesi harcamaları artırdı.

Springboard Insights Direktörü Diane Wehrle şunları söyledi: “Birçok tüketici Ağustos ayında çok özlediği ve ertelediği bir yaz tatili geçirdi – bunların çoğu geçen yıl ve hatta önceki yıl ödenmişti – tabiki tüm bunlar tatil öncesi harcamaları artırdı ve Ekim ayında enerji fiyatlarında yapılacak artıştan önceki “son şans” olarak görülmüş olabilir.

“Eylül ayını dört gözle bekliyoruz, Springboard’un 2009’da yaya sayısı verilerini yayınlamaya başlamasından bu yana her yıl meydana gelen, okulların açılmasıyla birlikte Ağustos ayından itibaren yaya sayısında geleneksel bir düşüş öngörüyoruz.

“2019’da Ağustos-Eylül arasındaki düşüşün büyüklüğü %-3,3 idi; sıcak ve güneşli bir yaz coşkusu sona ererken ve aynı zamanda kemer sıkma beklentisi mevcutken, bu yıl Ağustos’tan Eylül’e kadar yaya trafiğindeki düşüşün en azından buna eşit, hatta bundan daha büyük olacağını tahmin ediyoruz.”

GAP, E-Ticaret Lansmanlarıyla Çok Kanallı Büyümeyi En Üst Düzeye Çıkarıyor

Gap, Avrupa’da iki önemli lansmana imza atarak bölgedeki çok kanallı büyümesini hızlandırdı ve markanın dünya çapındaki erişimini güçlendirdi.

Yeni lansmanlar arasında İngiltere e-ticaretinin NEXT Total Platform’a geçişi ve bu ay Fransa’da başlatılan bağımsız bir e-ticaret web sitesi yer alıyor.

Çok kanallı büyüme neleri içeriyor?

Birleşik Krallık’ta müşteriler, NEXT’in operasyonel yetenekleri ve kapsamlı bir ‘tıkla ve topla’ hizmeti, ertesi gün Birleşik Krallık’ta yer alan 450 NEXT mağazasına ücretsiz iade, ertesi gün eve teslimat ve NEXT mağazalarına ertesi gün ücretsiz teslimat dahil olmak üzere müşteri hizmetleri seçeneklerinin ek avantajıyla birlikte Gap’in tüm ürün yelpazesine erişebiliyor.

gap, e-ticaret lansmanlarıyla çok kanallı büyümeyi en üst düzeye çıkarıyor

Yeni web sitesinin lansmanı, NEXT’in Londra Oxford Street’teki en büyük West End mağazasında ilk Gap markalı mağaza içi mağazanın Mart ayında açılmasının ardından iki şirket arasındaki ortak girişimin ikinci aşamasıdır. Buna ek olarak Gap, 2022’nin sonuna kadar İngiltere genelinde 5 Gap markalı mağaza içi mağazanın daha açılacağını da duyurdu.

Gap Inc Uluslararası, Küresel Lisanslama ve Toptan Satış Genel Müdürü Adrienne Gernand şunları söyledi: “Avrupa’daki müşterilerimize derinden bağlıyız ve bunun markamız için muazzam bir potansiyele sahip bir pazar olduğunu biliyoruz.

“Next Plc ve Hermione People and Brands gibi pazar lideri perakendeciler ile yerel ortaklıklar yoluyla kilidini açtığımız büyüme, yalnızca yeni ve mevcut müşterilerle bağlantı kurmamıza değil; aynı zamanda onlara kişiselleştirilmiş, hizmet odaklı deneyimler sunmamıza da izin veriyor. Kanal büyümesi ve optimizasyonu yoluyla iş yapmak müşterilerimizin ihtiyaçlarını etkin bir şekilde karşılamanın, sadakatlerini oluşturmanın ve sürdürmenin anahtarıdır.”

Michael Kors, Kendi İkinci El Pazarını Açtı

Lüks marka Michael Kors, gelişen ikinci el pazarından da kâr elde etmek istiyor. Capri yan kuruluşu olan marka, sadık Amerikan müşterileri için kendi ikinci el platformunu açtı.

İkinci el sistemi bir kupon ile çalışıyor

michael kors, kendi i̇kinci el pazarını açtı

İkinci el, lüks pazarında bile hızla büyüyen bir trend. Bu yüzden Michael Kors da artık aksiyonun bir parçası olmak istiyor. WWD raporlarına göre, lüks markanın ürünlerini dolaşımda tutmak, ömrünü uzatmak ve atıkları azaltmak için Amerikan markası, PreLoved Michael Kors adlı kendi ikinci el pazarını açtı.

Satıcılar etikete %20 komisyon ödemek zorunda olsa da, müşteriler markanın ürünlerini kendileri alıp satabilirler. Geriye kalan %80 ise ödenmiyor, daha çok kupon olarak veriliyor. Satıcıların da üye olması ve etiketten bir sadakat kartına sahip olması gerekiyor.

Michael Kors, ikinci el satışları devralarak kontrolü sürdürmeyi ve sahtecilik riskini sınırlamayı umuyor. Ancak markanın The RealReal, The NextCloset ve Rebelle gibi diğer birçok premium ikinci el platforma uygun bir alternatif sunup sunamayacağı henüz belli değil.

Haftanın Mağaza Açılışları [29 Ağustos – 2 Eylül]

Perakendenin temposu hızla devam ederken bir haftanın daha sonuna geldik. Her hafta olduğu gibi bu hafta da haftanın mağaza açılışlarını sizler için derledik.

Geçtiğimiz haftanın mağaza açılışlarına buradan erişebilirsiniz.

İşte bu haftanın gerçekleşen mağaza açılışları

Beverly Hills Polo Club – Olivium Outlet Center

haftanın mağaza açılışları [29 ağustos - 2 eylül]

Listelerimizi takip edenlerin bileceği üzere, Türkiye pazarına yakın zamanda giren Beverly Hills Polo Club, mağaza açılışlarını hızlandırmıştı. Geçtiğimiz hafta itibariyle marka Olivium Outlet Center mağazasının açılışını da gerçekleştirdi.

Cacharel – Capacity AVM

cacharel magaza

Aydınlı Grup bünyesinde olan Cacharel, Capacity AVM mağazasının açılışını yeni konsepti ile bu hafta itibariyle gerçekleştirdi.

Paulmark – Malatya Cadde

paulmark magaza

Büyük metrekareli mağazalarıyla bilinen Paulmark Malatya Cadde mağazasının açılışını bu hafta itibariyle gerçekleştirdi.

Doqu Home – Marmaris

doqu home magaza

Doqu Home, Marmaris mağazasının açılışını bu hafta itibariyle gerçekleştirdi. Mağaza aynı zamanda markanın Türkiye’deki 16. mağazasını da oluşturuyor.

Espressolab – Akbatı

espressolab magaza

Espressolab yeni konsepti ile Akbatı mağazasının açılışını bu hafta itibariyle gerçekleştirdi.

FLO – BAE

flo magaza

FLO, Abu Dhabi Mall mağazasının açılışını geçtiğimiz hafta itibariyle itibariyle gerçekleştirdi.

LC Waikiki – Azerbaycan

lcw magaza

LC Waikiki, Azerbaycan Şirvan Cadde mağazasının açılışını geçtiğimiz hafta itibariyle gerçekleştirdi.

Depomaxx – Vega AVM

depomax magaza

Yine mağaza açılışları hızlı devam eden markalardan biri Depomaxx Vega AVM mağazasının açılışını geçtiğimiz hafta itibariyle gerçekleştirdi.

Koçtaş – Eyüppark AVM

koctas magaza

Koçtaş, Eyüppark AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza markanın aynı zamanda Türkiye’deki 306. mağazasını oluşturuyor.

Listede markanıza ait mağazaların yer almadığını düşünüyorsanız, [email protected]” adresi üzerinden bülten gönderimlerinizi bize yapabilirsiniz.