Ana Sayfa Blog Sayfa 308

Primark Sürdürülebilir Spor Giyim Serisini Piyasaya Sürüyor

  • Primark, geri dönüştürülmüş pamuk üreticisi Recover ile ortaklığını genişletiyor ve benzersiz RColorBlend elyafını küresel ölçekte kullanan “ilk cadde perakendecisi” oluyor.

Ortaklık, Primark‘ın geri dönüştürülmüş malzemeler içeren ürünlerini artırma taahhüdünü destekliyor ve uygun fiyatlı sürdürülebilir moda üretme tutkusunu geliştiriyor.

Düşük etkili, yüksek kaliteli geri dönüştürülmüş pamuk lifi ve lif karışımlarının küresel bir üreticisi olan Recover, tekstil atıklarını geri dönüştürülmüş liflere ve karışımlara dönüştürerek moda döngüsünü sürdürmeye yardımcı oluyor.

RColorBlend, Recover’ın tekstil atıklarından veya kullanılmış giysilerden geri dönüştürülmüş renkli elyaf ile geri dönüştürülmüş bir taşıyıcı elyafın karıştırılmasıyla üretilir. Renk doğruluğu, çevresel etkiyi azaltmak için ek boyama işlemi ve sınırlı su ve kimyasallar olmadan iki tip elyafın birlikte karıştırılmasıyla elde edilir.

Primark sürdürülebilir ürünleri 14 pazarda satışa sunacak

Primark’ın ürün yelpazesi, geri dönüştürülmüş pamuk ve polyester elyaflar kullanılarak üretilecek ve gri, mavi ve pembe dahil olmak üzere çeşitli renklerde markaya 6 sterlinlik tişörtler ve 11 sterlinlik sweatshirtler sağlayabilecek. Bu ürünler Avrupa ve ABD’deki 14 pazarda seçili mağazalarda piyasaya sürülecek.

primark sürdürülebilir spor giyim serisini piyasaya sürüyor
primark sürdürülebilir spor giyim serisini piyasaya sürüyor 2

Primark Cares Direktörü Lynne Walker: “Yeniliklerimizi geniş bir pazara sunmaya devam etmek için Recover ile ortaklığımızı genişletmekten ve işlerimizde kullandığımız geri dönüştürülmüş malzeme miktarını artırma çalışmalarımızı desteklemekten mutluluk duyuyorum.”

“Moda endüstrisinde büyük ölçekte değişimin gerçekleşmesi için ortaklığa ve işbirliğine ihtiyacımız var ve daha döngüsel bir işletme olma hedefimizi desteklemek ve çevre üzerindeki etkimizi azaltmak için bu gibi ortaklıklara yatırım yapmaya devam edeceğiz.”

Temmuz Tüketici Güven Endeksi Açıklandı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Temmuz 2022’ye ilişkin tüketici güven endeksini açıkladı. Tüketici güven endeksi, temmuzda önceki aya göre yüzde 7,4 oranında artarak 68,0 oldu.

temmuz tüketici güven endeksi açıklandı

TÜİK ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) iş birliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, Temmuzda bir önceki aya göre yüzde 7,4 oranında arttı. 

Haziran’da 63,4 olan endeks, Temmuz ayında 68,0 olarak kaydedildi.

Moda Sektöründe Eko-Etiketler Tüketicilerin Satın Alma Kararlarını Etkiliyor mu?

  • Yeni bir ankete göre tüketicilerin yarısı, moda alımlarında karar verirken eko etiketleri belirli düzeylerde inceliyor.
  • Katılımcıların %13,1’i ise eko etiketlerle çok ilgili olduğunu belirtiyor.

Fordham Üniversitesi,  Rockbridge Associates ile ortaklaşa yürütülen 500 tüketiciyle yapılan ankette eko-etiketlerle ilgili ilgi çekici sonuçlara erişildi.

moda sektöründe eko-etiketler tüketicilerin satın alma kararlarını etkiliyor mu?
moda sektöründe eko-etiketler tüketicilerin satın alma kararlarını etkiliyor mu? 5

Tüketiciler eko-etiketlere nasıl bakıyor?

  • Eko-etiketlere olan ilgi, öncelikle kentsel ortamlarda yaşayan genç, üniversite eğitimli ve çalışan moda tüketicileri tarafından oldukça ilgi görüyor.
  • Tüketicilerin yaklaşık yarısı (yüzde 46), geri dönüştürülebilirliğin, eko-etiketlerde gösterilmesini istedikleri önemli bir konu olduğunu düşünüyor. Etiketlerde aradıkları detaylar ise şu şekilde; insan ve işçi hakları (yüzde 39); kimyasal kullanım, hayvan refahı ve malzeme kullanımı (yüzde 33); ve karbon ayak izi hakkında bilgi (yüzde 31). 
  • Çoğu tüketici (yüzde 65), bir marka etiketi, fiyat etiketi veya her ikisi aracılığıyla satın almayı düşündükleri giysilere doğrudan eko etiketlerin eklenmesini istiyor. Çevrimiçi satın alanların yüzde 44’ü web sitesinde bir sürdürülebilirlik simgesi, veya eko etiket yer alması gerektiğini düşünüyor.

En büyük zorluklardan biri, moda endüstrisinin sürdürülebilirlik konusundaki zayıf durumu. Ellen MacArthur Vakfı, küresel tekstil ürünlerinin yüzde 73’ünün asla geri dönüştürülmediğini savunuyor.

Moda endüstrisinin sürdürülebilirlik adımları ise özellikle 2022 yılı ile birlikte ciddi hız kazandı. Geçtiğimiz günlerde moda devi Inditex, tekstil atık şirketi Circ’e yatırım yaparak hammadde ihtiyacını ortadan kaldırmayı hedefleyen bir girişim başlatmıştı.

Amazon Özel Markalı Ürünlerini Gerçekten Kaldıracak mı?

  • Birden fazla rapora göre Amazon.com, yasal baskıları hafifletmek için kendisine ait özel markalı ürünlerini satıştan geri çekecek.
  • Şirket kendi markalı ürünlerinde rekabeti engellediği için eleştiriliyor.

Amazon özel markalı olarak satışını yaptığı kendi ürünlerinin satışını durdurabilir. Şirket yetkilileri, bir medya açıklamasında, “Özel marka kanadımızı kapatmayı hiçbir zaman ciddi olarak düşünmedik ve tıpkı birçok perakende rakibimizin on yıllardır yaptığı ve bugün yapmaya devam ettiği gibi bu alana yatırım yapmaya devam ediyoruz” dedi.

Amazon özel markalı ürünleri eleştiriliyor

Bununla birlikte, Amazon’un kendi markaları, çevrimiçi alışverişteki hakimiyetinin kötüye kullanıldığı iddiasıyla ABD ve Avrupa düzenleyicileri tarafından başlatılan soruşturmaların merkezinde yer alıyor. 

amazon özel markalı ürünlerini gerçekten kaldıracak mı?

Amazon, arama listelerinde bazen kendi markalarına kendi pazarındaki diğer satıcılar tarafından satılan ürünler pahasına avantaj sağladığı yönünde eleştirilerle karşı karşıya kaldı. Şirket ayrıca, üçüncü taraf satıcılar tarafından satılan, en çok satan ürünleri kopyalamak için şirket içi satış verilerini kullanmakla da suçlanıyor.

Wall Street Journal ve Bloomberg, Amazon’un özel markalı ürünlerin satışından çıkış seçeneğini değerlendirdiğini bildirdi.

Özel markalı ürünler Amazon’un gelirlerinin yalnızca %1’ini oluşturuyor. Amazon mevcutta 243.000 üründe 45 ana marka altında özel markalı ürünlerinin satışını yapıyor.

2019 raporları, Amazon’un 2009’da tüketici elektroniği aksesuarlarıyla başlattığı özel marka programının çoğunun düşük performans gösterdiğini belirtiyor.

Perakendenin Amiral Gemisi Caddelerin Durumu

coskun soyer ust

Pandemi ile e ticaret çok hızlandı, geleneksel perakendeyi çok zorladı ve bu durum devam ediyor. Bunun en önemli göstergelerinden birisi perakende için amiral gemisi olarak adlandırılan caddelerde görülüyor.

Ülkemizden bu konuda üç önemli örnek İstiklal caddesi, Bağdat caddesi ve Osmanbey olarak verilebilir. Bu bölgelerde pandemiden önce boş mağaza bulmak veya bulabilmek, “hava parası” olarak adlandırılan ve tutarı çok yüksek meblağlara çıkabilen ön tutarları ödemek ile mümkün olurdu. Bu dönem artık bitti, mülk sahipleri memnun olmasa da, bu caddelerde uzun süre kiracı bekleyen boş mağazalar artık kanıksanmış bir durum haline geldi. Hatta pandemi öncesinde bu mağazaları boş görmek neredeyse imkansızdı, hızlı bir el değiştirme ve renovasyon çalışması ile yeni marka müşterilerine merhaba derdi.

perakendenin amiral gemisi caddelerin durumu

Yurt dışında da aynı durum devam ediyor, ülkemizden farklı değil. Global ölçekte perakendenin en önemli caddelerinden ikisi New York 5. Cadde ve Londra Oxford caddesidir. Özellikle Oxford caddesi bu konumunu yüzyıl öncesine dayanan bir tarihçeden alıyor. Perakendenin başkenti sayılabilecek bir konumdadır. Uluslararası markaların çoğu için o caddede (veya o bölgede diyelim) mağaza açmak, global ölçüde başarılı olmanın anahtarıdır. Ama pandemi her şeyi değiştirdiği gibi bu durumu da değiştirdi. Bu konuda dış kaynaklarda rastladığım bir yazıda yer alan bilgileri paylaşmak istiyorum. Şöyle ki cadde üstünde yer alan mağazaların son durumu ile ilgili bir çalışma yapmışlar ve durumun hiç de iç açıcı olmadığı görmüşler. Özellikle bazı global ve ünlü markaların bu caddedeki son durumunu inceleyerek kapanan mağazalar üzerinden bir inceleme yapmışlar.

Debenhams

Evet kapananların en ünlüsü Debenhams, aslında pandemiden önce finansal olarak zor durumdaydı ve yavaş yavaş sona yaklaşıyordu. Kolay değil 18. yy sonunda kurulmuş bir işletmeden bahsediyoruz. 250 seneye yaklaşan tarihi işletme pandemi ile bütün mağazalarını kapatmak zorunda kaldı. Bunlardan en ünlüsüde Oxford caddesinde yer alan “flagship” mağazaydı. Şimdi e ticaret sitesi aktif, çeşitli ülkelerdeki distribütör üzerinden çalışan mağazaları devam ediyor ama 250 yıllık hikâyenin başladığı yerler artık yok.

cadde2

HMV

Müzik mağazalarının en önemlilerinden birisi de HMV’dir. Bu köşenin okuyucuları bilir, geçtiğimiz haftalarda Tower Records’ın hikayesini paylaşmıştım. HMV’de İngiltere’den çıkan önemli bir müzik perakendecisidir. Onun hikayesi biraz daha farklı, pandemiden değil ama değişen perakende alışkanlıklarının sonucu Oxford mağazasını 2019 yılında kapatmak zorunda kaldı. Özellikle “stream” müzik dinleme ve film izleme bu tür perakendecilerin sonunu hazırlayan en önemli nedenlerden biriydi.

cadde3

Evet devam ediyoruz sıradaki;

Next

Hazır giyimin ünlü perakendecisi, cadde üzerindeki iki mağazasından birini kapatmak zorunda kaldı. İngiltere’nin hali hazırda en büyük hazır giyim perakendecisi olan marka da pandemi koşullarında tasarruf tedbirleri almak zorundaydı.

cadde4

GAP

Bu markamız da hazır giyimin diğer bir temsilcisi GAP, pandeminin yoğun etkilediği markalardan olan GAP, İngiltere’deki bütün mağazaları ile Oxford mağazasını da kapatmıştı. Şimdilerde Next mağazaları içinde corner olarak bir çeşit dönüş yapıyor.

cadde5

Topshop

Bir sonraki markada hazır giyimden, artık sadece e ticarette var olsa bir zamanların önemli markalarından biriydi. O da Oxford flaghip mağazasını geçen sene kapattı. Bu sene sonbaharda IKEA yeni konsepti ile bu lokasyonda yeni bir mağaza açacak.

cadde6

House of Fraser

Bu markada önemli bir department store ama Oxford caddesindeki mağazasını kapatmak zorunda kaldı. 150 yılı aşan bir marka olmasına rağmen yoluna devam etmek için tasarruf tedbirleri almak zorunda.

cadde7

Cadde de kapanan başka pek çok mağaza var. Bu durum pandeminin getirdiği alışveriş alışkanlıkları ve özellikle turiste hitap eden mağazacılık için son iki senedir çok olağan bir konu haline geldi. Başta bahsettiğim gibi her ülkede olan ve özellikle iş yaşamında büyük sorunlara yol açan bir sonuç olmaya devam ediyor.

Bekleyip göreceğiz, sağlıklı günler …

RetailTrip #4: Almanya Perakendesini Analiz Ediyoruz

Küresel perakende sektörünü ele aldığımız #RetailTrip serimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. Almanya perakendesini gezdiğimiz geçen hafta yayınlanan yazımıza buradan erişebilirsiniz. Bu yazımızda ise her hafta olduğu gibi, RetailTrip serimizin ikinci kısmına yani Almanya perakendesinin Covid-19 etkileri ve rakamsal verilerine odaklanacağız.

Covid-19 dünyanın her yerini olduğu gibi Almanya’yı da elbette etkiledi. Almanya’daki sabit perakende on yıllık bir büyümenin ardından, Covid krizi etkisiyle 2020’de sektör olarak malesef keskin bir düşüş yaşadı. 2020 yılı ve 2021’in başında, birkaç ay boyunca mağazalar tamamen kapatıldı ve hatta bazı işletmeler, bu süre zarfında Covid-19 nedeniyle satışlarında %60’tan fazla düşüş olduğunu iddia etti. Alman müşterilerin bu zorlu süreçte mağazalara girebilmek için elbette negatif bir Covid-19 testi sunması gerekiyordu. Bu nedenle, birçok müşteri için çevrimiçi alışveriş yapmak daha cazip hale geldi.

Pandemiyle sarsılan sabit perakende paralel olarak çevrimiçi satışlarda büyük sıçramalara neden oldu. E-ticaret segmenti Covid-19’dan önce yani 2019’da Almanya’da yaklaşık 60 milyar Euro’luk  bir ciro üretmişti ve 2020’de bu rakam 73 milyar Euro’ya ulaştı. Bu, 2019’a kıyasla neredeyse 14 milyar Euro veya %23’lük bir artışı temsil ediyor. Sıkı bir sokağa çıkma yasağının ortasındayken yani yılın ilk yarısında bu zaten beklenirken, yaz başında ekonominin yeniden açılmasının ardından da satışlardaki artış devam etti ve edeceği de düşünülüyor.

retailtrip #4: almanya perakendesini analiz ediyoruz

Günümüzde iyice içli dışlı olduğumuz bir durum haline geldi artık dijitalleşme kavramı, ve bu ilk yazımızda da bahsettiğimiz gibi sabit perakende de dahil olmak üzere Almanya’da da birçok endüstriyi ve sektörü etkiledi. Bunun sonucunda da giderek daha fazla perakendeci dijitalleşerek veya buna mecbur kalarak artık çok kanallı stratejilere yöneldi ve yönelmeye devam ediyor.

Geldiği noktaya bakacak olursak, tüm Almanya perakende işletmelerinin neredeyse %40’ının dağıtım kanallarından biri olarak bir çevrimiçi mağazası var. Şu anda, sabit perakendenin %10’dan fazlası ürünlerini eBay veya Amazon üzerinden ve yaklaşık %7’si diğer çevrimiçi perakende platformlarında dağıtıyor. Covid-19 pandemisi de işte tam bu aşamada ilgili kısıtlamalar ve önlemler ile devreye giriyor ve hali hazırda hayatımızın içinde yer etmeye çalışan bu eğilimi daha da güçlendiriyor. E-ticarete geçişi tüm dünya ile birlikte Almanya’da da hızlandırdığı yadsınamaz diyoruz.

Alman perakende gelir oranları, birkaç örnek vermek gerekirse, aralarında süpermarketler, indirim, departman ve self-servis mağazaların yanı sıra çevrimiçi perakende de bulunan çeşitli satış kanallarına dağıtılmaktadır. Son zamanlarda, özel mağazalar Almanya’da perakende gelir dağılımında en yüksek paya sahipken, bunu bir zincirin parçası olmayan indirim mağazaları ve büyük perakendeciler izlemektedir. Son güncel rakamlara bakacak olursak; Alman perakende Mayıs 2022 cirosu, bir önceki aya göre %0,6  artarak Nisan ayındaki %5,4’lük düşüşten sonra biraz toparlandı uzmanlara göre ve beklenenin aksine %0,5’lik artış tahminlerinden biraz daha iyi bir sonuç gerçekleşti fakat önceki yılın aynı ayına göre %3,6’lık bir düşüş meydana geldi.

75431618 d2e4 4ca6 9445 fca92dac554f
retailtrip #4: almanya perakendesini analiz ediyoruz 18

Mevcut Covid-19 krizi, Alman ekonomisini toplamda %10 oranında küçülttü ancak bazı sektörler veya şirketler bu süreçte kazanan taraf oldu ve bu rüzgardan olumlu etkilenen Almanya’nın en iyi e-ticaret oyuncuları, geçişin ana yararlanıcıları olarak öne çıktılar. Almanya’nın en büyük perakendecisi konumunda olan Zalando, 2020’de yaklaşık 8 milyar Euro’luk rekor gelir elde etti. Zalando, siparişlerin yanı sıra  web sitesi ziyaretlerinde %25’ten fazla bir artış ve aktif müşterilerinde %20’lik bir büyüme bildirdi. Aynı şekilde Amazon da birçok Alman için çevrimiçi mağaza olarak çok sayıda yeni müşteri ve bu süreçte gelir elde etti.

44525cae bcf7 4b90 b41d e720d2856b45
retailtrip #4: almanya perakendesini analiz ediyoruz 19

Virüs henüz tamamen ortadan kalkmamış olsa da yavaş yavaş gelen normalleşmeyle birlikte her açıdan bir toparlanma başlıyor diyebiliriz. Alman Perakende Federasyonu’na (HDE) göre tüketici güveni Temmuz ayında art arda beşinci kez arttı. Düşen Covid-19 enfeksiyon insidans oranları ve koronavirüsü kontrol altına almak için tasarlanan önlemlerin gevşetilmesi, iki yıl içinde en yüksek tüketici güven seviyesinin kaydedilmesine de yardımcı oldu. 

2021’de Almanya’da perakendecilik, bazı satın almaların pandeminin ilk yılına getirilmesi nedeniyle 2020’de yirmi yıldan fazla bir süredir en yüksek büyümeyi kaydetmesine rağmen, daha fazla pozitif cari değer artışı kaydetti. Bir önceki yıla benzer şekilde, 2021’de perakendecilik performansı devam eden Covid-19 pandemisinden büyük ölçüde etkilendi, bu da virüsün ciddiyetine ve hükümet tarafından uygulanan kısıtlamalara bağlı olarak yıl boyunca tüketici davranışlarında önemli değişikliklere neden oldu. Önümüzdeki yıllarda da perakende satışlar ve tüketici tercihleri, bir dereceye kadar, 2022 ve sonrasındaki Covid-19 pandemisinin gelişimine elbetteki bağlı olacaktır. Hep birlikte izleyip göreceğiz.

Avrupa tarafında, Almanya perakendesinde gerçekleşenleri inceledik. Her hafta salı günleri RetailTrip başlığı altında ülkelerin perakende sektörlerini konuşmaya devam edeceğiz. Önümüzdeki hafta yeni bir ülke penceresinde görüşmek üzere.

Türkiye’de 2022 ve Sonrasında Yerel Perakendeyi Etkileyecek Trendler

Şirketlerin büyüme ile ilintili sorunlarına çözüm sunan Argus Growth Agency, Türkiye’de Yerel Perakendeyi Etkileyecek Yeni Trendler 2022+ raporunu yayınladı.

Türkiye’de perakende sektörünü etkileyecek olguları ve iç görüleri bir araya getiren rapor, perakende sektörünün zorunlu değişimini de gözler önüne seriyor.

Bu değişimin yerel perakende tarafında en önemli nedenleri ise 6 ana başlık altında toplanmış.

  • Kırılan Tedarik Zinciri
  • Süper Enflasyon
  • Artan Dijitalleşme
  • Yükselen Çevre Hassasiyeti
  • Personel Sürekliliğinde Zorluklar
  • Düşen Marka Sadakati
yerel perakendeyi etkileyecek trendler
türkiye'de 2022 ve sonrasında yerel perakendeyi etkileyecek trendler 22

Bu başlıklar çerçevesinde değişim, tüketici ve ürün trendleri olarak iki ana konuda inceleniyor.

Sektör iç görülerinizi geliştirebileceğiniz raporun tamamına aşağıdaki link üzerinden erişebilirsiniz.

raporu incele
türkiye'de 2022 ve sonrasında yerel perakendeyi etkileyecek trendler 23

Starbucks İngiltere Şubelerini Satacak mı?

Starbucks İngiltere şubelerini satmayı düşünüyor olabilir. Kahve zinciri, şuan için bir satış sürecinin başlatıldığını reddediyor, ancak Birleşik Krallık’ta artan rekabetle karşı karşıya.

Starbucks İngiltere lokasyonları Covid etkisini hala atlatamadı

Sunday Times‘ın haberine göre, Amerikan kahve devi Starbucks, binlerce İngiliz mağazasını satmak isteyebilir ve seçenekleri değerlendirmek için danışmanlık firması Houlihan Lokey ile işbirliği yaptı. Bir franchise grubunun veya özel sermaye şirketinin Starbucks’ın İngiltere’deki tüm satış noktalarını devralması mümkün.

Markanın İngiltere’de bulunan lokasyonlarının yaklaşık dörtte üçü franchise olarak, geri kalanı ise markanın kendisi tarafından işletiliyor. Pandemi ülkede kahve devini sert vurdu. Şirket ülkede geçen yıl kar edemedi. Şu anda Starbucks’ın yaklaşık 4.000 İngiliz çalışanı var.

starbucks i̇ngiltere şubelerini satacak mı?

Ülkedeki rekabet çok yüksek

Şirket, rekabetin arttığını kabul ediyor. Paket servis zincirleri ve restoranlar giderek daha fazla kahve ve indirim sunuyor. Bu arada, 2021 rakamlarına göre göre ülkede işletme maliyetleri yükselirken, çoğu şubenin bulunduğu lokasyonlrda yaya trafiği çok yavaş toparlanıyor.

FT’nin bildirdiğine göre Starbucks, resmi bir satış sürecinin başlatıldığını hâlâ reddediyor. Yine de, tüm uluslararası mülkleri için stratejik seçenekleri değerlendirmeye devam ediyor. Kahve devi geçen yıl, Güney Kore’deki hisselerini de satmıştı.

H&M, Rusya’dan Tamamen Ayrılan Markalar Arasına Katıldı

  • H&M Rusya’dan tamamen ayrılıyor.
  • Moda devi, kalan stokları eritmek için mağazalarını geçici olarak yeniden açacak.

H&M, ülkeden tamamen çıkmadan önce kalan stokları eritmek için Rusya’daki mağazalarını geçici olarak yeniden açacak.

H&M CEO’su Helena Helmersson yaptığı açıklamada: “Dikkatli bir değerlendirmeden sonra, mevcut durum göz önüne alındığında Rusya’daki işimize devam etmenin imkansız olduğunu görüyoruz. 

“Bunun meslektaşlarımız üzerinde yaratacağı etkiden dolayı çok üzgünüz ve tüm sıkı çalışmaları ve özverileri için çok minnettarız. Ayrıca, müşterilerimize yıllardır verdikleri destek için teşekkür etmek istiyoruz.”

2009’dan beri Rusya’da ticaret yapan moda devi, Mart ayı başında Putin’in Ukrayna’yı işgaliyle ülkedeki “tüm satışları durdurmuştu.”

Perakendeci, operasyonlarının “sorumlu bir şekilde sona erdirilmesine” odaklandığını ve önümüzdeki aylarda Rus personelini “mümkün olan en iyi şekilde” destekleyeceğini söyledi.

Rusya H&M’in 6. en büyük pazarıydı

h&m mağaza

Moda devi Rusya’da kalan envanterini satmak için mağazaları geçici olarak yeniden açacak.

Rusya’da yaşanan tüm kesintinin H&M’e 161 milyon Pound’a mal olması bekleniyor . Tutarın tamamı, üçüncü çeyrek sonuçlarına tek seferlik maliyet olarak dahil edilecek.

H&M’in, moda perakendecisinin 6. en büyük pazarı olan Rusya’da 150’den fazla mağazası bulunuyordu. 2021’in dördüncü çeyreğinde, ülke grup satışlarının yaklaşık %4’ünü oluşturdu.

Mango Satışları 2022’de %25 Arttı

Mango, 2022’nin ilk yarısındaki satışlarıyla 2021’in aynı dönemine göre %24,8 artışla güçlü büyüme yörüngesine devam ediyor.

İspanyol merkezli küresel moda devi, performansın aynı zamanda büyümenin 2019’daki pandemi öncesi aynı döneme göre arttığı anlamına geldiğini de belirtti. Brüt işletme karı da 2021’in ilk yarısına göre yükseldi.

Şirket, 2021’deki 973 milyon € (823 milyon £) ile karşılaştırıldığında, yılın ilk yarısını 1.214 milyar € (1.02 milyar £) ciro ile kapattı.

Mango, güçlü performansın İspanya, Fransa, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, İtalya ve Hindistan’daki kilit pazarlardaki iyi büyümeden kaynaklandığını da ekledi.

Bu yıl 124 milyon Euro’ya (104 milyon £) ulaşacak yatırım seviyeleriyle teknoloji, lojistik ve mağazalara artan yatırımla şirket ivme artırmayı planlıyor. Şirket dijital platformlara yatırım yapacak ancak Haziran 2023’e kadar 60 yeni mağazanın açılışını farklı ülkelerde gerçekleştirecek.

Mango dünya çapında genişlemeye devam edecek

mango satışları 2022'de %25 arttı

Mango’nun güçlü bir performans sergilediği diğer pazarlar, mevcut mali yıl için stratejik ülkelerden ikisi olan Amerika Birleşik Devletleri ve Hindistan. Amerika Birleşik Devletleri’nde Mango, Mayıs ayına New York’ta Fifth Avenue’de bir amiral gemisi mağazasını açtı ve 2024 yılına kadar ülkede 40 mağaza ağına ulaşmayı hedefliyor.

Bu arada Hindistan’da şirket, ortağı Myntra ile gelişimini, yılın ikinci yarısında tahmini 15 ila 20 açılış ile daha genişleteceğini de belirtti.

Yılın ilk yarısının sonunda şirket, geçen Aralık ayından bu yana toplam 61 net açılıştan sonra dünya çapında 2.508 satış noktası ağına sahip oldu.

Mango CEO’su Toni Ruiz, “Yılın ilk yarısındaki ilerleme, Mango’nun içinde bulunduğu yeni büyüme aşamasının bir başka işaretidir” dedi. 

“Müşterilerimiz ürünümüzü takdir ediyor ve değer veriyor. Bu doğrultuda genişlememizi hızlandırdık ve operasyonlarımızı daha verimli hale getirdik”.