Ana Sayfa Blog Sayfa 344

Google 2 Milyona Yakın Akıllı Saati Patlama Tehlikesi Nedeniyle Geri Çağırdı

ABD Tüketici Ürün Güvenliği Komisyonu Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Google’a ait Fitbit’in yanma tehlikesi nedeniyle Ionic saatlerini geri çağırdığını söyledi.

google 2 milyona yakin akilli saati geri cagirdi 2
çağırılan saatler sadece fitbit’in ionic modelleri…

Ajans, ABD’de yaklaşık 1 milyon, dünyada ise 700.000’e yakın Fitbit saatin satıldığını söyledi.

Tüketici Ürün Güvenliği Komisyonu, saatlerdeki lityum iyon pillerin aşırı ısınarak yanıklara neden olabileceğini belirtiyor. Tüketicilerin İyonik saatleri kullanmayı derhal bırakmaları ve cihazın iadesini başlatmak için Fitbit ile iletişime geçmeleri gerektiği duyuruluyor.

Google Müşterilere Saat Başına Ödeme Yapacak

Cihazı iade ettikten sonra, tüketicilere 299 ABD Doları tutarında bir geri ödeme yapılacak ve belirli Fitbit cihazlarında %40 indirim için indirim kodu verilecek.

Fitbit’in ABD’de saatte aşırı ısınmayla ilgili en az 115 rapor aldığını, 78 yanık yaralanması raporu, iki  tane üçüncü derece yanık raporu ve dört tane ikinci derece yanık raporu aldığı söyleniyor. Uluslararası olarak şirket, 40 yanık yaralanması raporuyla birlikte 59 aşırı ısınma raporu aldı.

Fitbit sözcülerinden biri, yanıkların nadir olduğunu belirtiyor. Geri çağırma, şirketin diğer cihazları veya fitness izleyicilerini kapsamıyor.

Google’ın Saat Pazarındaki Hakimiyeti

Şirket, 2019’da Fitbit’i tamamen seyreltilmiş bir özsermaye değeriyle yaklaşık 2,1 milyar dolara satın aldığını duyurmuştu. Geçen yıl sona eren anlaşma, teknoloji devinin giyilebilir pazardaki varlığını artırmaya yardımcı olmayı amaçlıyordu.

Adidas 2022’den Güçlü Yıllık Büyüme Bekliyor

Adidas Rusya Ukrayna savaşının sebep olduğu küresel krize rağmen bu yılki büyüme beklentisini olumlu yönde görüyor. Rusya’daki kapanmaların ise marka için 250 Milyon Euro’ya mal olacağını ön görüyor. Öte yandan bu duruma rağmen bile bu yıl %13 büyüme bekliyor.

Adidas geçtiğimiz yıl Reebok markasını satmış ve 2021 satış oranını %15, kar oranlarını ise 5 katı kadar artırmıştı. Geçen yılki rakamlar artan navlun maliyetleri dolayısıyla beklenenden daha düşük gerçekleşmişti.

Son çeyrekte ciro hem küresel tedarik zincirleri hem de Çin’de gerçekleştirilen bir boykot nedeni ile %3 artış gösterdi. Çin yerel pamuk kullanımını teşvik etmek amacıyla tüm markalar için bir boykot uygulayarak yerele yöneldiğinden Adidas’ın Çin satışları %15 kadar geçtiğimiz yıl düşüş göstermişti.

Adidas toplam cirosunun %1’ini savaşta kaybetti

Adidas’ın ciro beklentisi yönündeki özgüveni dikkat çekici. Çünkü marka aynı zamanda yılın oldukça belirsiz başladığını da kabul ediyor. Savaş nedeniyle Rusya’daki satışlarını durduran marka 250 Milyon Euro, yani tüm satışlarının %1’nin savaşta kaybetmiş oldu.

Bununla birlikte şirket hala büyüme beklentisini %11 ile 13 arasında kurguluyor. Brüt kar marjını ise %51,5 ile 52 arasında beklediğini belirtiyor. Bu da Adidas’ın yıl içerisindeki yeni yatırımlarının habercisi olarak yorumlanıyor.

LC Waikiki ile Etikileyici Bir Metaverse Deneyimine Hazır mısınız?

Markaların Metaverse yatırımları hız kesmeden devam ederken Türkiye’nin en güçlü perakende markalarından bir LC Waikiki‘den de Metaverse projesi açıklaması geldi.

Markanın Linkedin hesabından yapılan paylaşımda: “Metaverse’ün zengin deneyimleme potansiyeli sayesinde, online ve offline alışveriş alışkanlıklarında yeni bir sayfa açmayı hedefliyoruz. LC Waikiki meta ekibimiz, bu kapsamda ilk projemiz olan Meta-Store / Mağaza Ötesi’nin ilk çalışmalarını tamamladı.” şeklinde açıklandı.

Aynı zamanda bir Metaverse ekibi kurduklarını da belirten bu paylaşım, Türk perakendesinin Metaverse yatırımları anlamında da öncü ve çok önemli bir adım.

LC Waikiki Dijital Dönüşüm ve Bilgi Teknolojileri Genel Müdürümüz Şerafettin Özer “Metaverse çalışmalarını gelişen teknolojilerin yardımıyla fiziksel ortamlarda, dijital kanallarda ve bütünleşik olarak çoklu kanal olmak üzere 3 başlıkta ele alıyoruz. Bu heyecan verici değişimi, hem içerideki meta ekibimiz ile hem de dış kaynaklarla yönetiyoruz.” dedi.

Meta-Store / Mağaza Ötesi ile ilgili ilk detaylar videodaki gibi:

lcw

Mağazacılıkta ‘Visual Merchandising’ Önemi Hiç Bu Kadar Artmamıştı

Görsel Mağazacılık ya da Visual Merchandising, perakendenin ve mağazacılığın önemli silahlarından biri, dışarıda keyifle mağazayı seyreden alışverişçiyi yakalamak ve onları içeri davet etmekle görevli bir kabuk aslında. Doğru bir şekilde hayata geçirilirse, mağazayı ziyaret etmek bir sosyal aktivite haline gelecek ve bu sayede satışlar artacaktır.

visual merchandising
i̇yi bir tasarım marka ruhunu tüketiciye aşılar…

Dünyadaki büyük ve gösterişli örnekleri gibi, bu ilham verici deneyimleri üretebilmek için perde arkasında dinamik ve yaratıcı bir ekibe ihtiyacımız var. Alışverişçinin mağazaya girmesi için gerekli olan çekim gücünden tutun, orada kalabilmesi ve alışveriş yapabilmesi için gereken görsel şöleni düzenleyen profesyonel bir ekip…

Bunun için önce mağazanın dış kabuğundan başlayarak iç mimarideki en küçük ayrıntıya kadar estetik kaygıyla yavaş yavaş yol kat etmemiz gerekiyor. Doğru renkler, iç açıcı bir mimari, rahatlatan bir koku, keyif veren bir müzik ve belki de mağazanın felsefesini bir ikram…

gorsel magazacilik 2
göz alıcı renkler i̇le tasarlanmış bir waffle mağazası…

İyi ve Mükemmel Arasındaki Fark

Görsel mağazacıların amacı, bir perakende mağazasında değişimi fiziksel olarak uygulama yeteneklerinden her zaman daha fazlası olmuştu. İyi bir görselleştirmenin, markanın DNA’sını baştan sona anlatmak, ürün faydalarını ve işlevselliğini baştan sona aktarmak ve nihayetinde tüketiciyi ve davranışlarını anlamaktı. Sonuç olarak alışveriş yapan ziyaretçiyi kapı eşiğinden kasaya yürüyene kadar mutlu hissettirmek gerekiyordu.

Örneğin görsel mağazacılık konusunda oldukça deneyimli olan Russell Kavnat’ın görüşlerini ele alalım. Kendisi görsel tarasım ve iç mimari ekipleriyle birlikte çalışmış ve Adidas, Woolworths, David Jones, Lululemon ve Lego gibi bazı gösterişli mağazaların görsel alanlarını yönetmiş.

“Görsel mağazacılığın özü, ürünü tamamlayan bir ortam yaratmak ve çekici bir marka hikayesi anlatmak olarak anlaşılıyor.  Hikayeyi kişiselleştirmenin, özelleştirmenin, ayrıca müşteriye doğrudan ve estetik yollarla ulaşmanın önemine artık daha fazla vurgu yapıldığını söyleyebilirim.”

Russell Kavnat – Görsel Mağazacılık Uzmanı

Kavnat’a göre bu sayede müşteri mağazada gördüklerini marka değeri ve imajı ile birleştirerek kendisine başka bir amaç güdüyor. Bir markanın mağazası kafasında hayal ettiği marka imajı ile uyulmuyorsa, tıpkı duvarda asılı asimetrik bir tablodan rahatsız olan ev sahibi gibi, kendisini o mağaza ile bütünleşmiş hissedemiyor.

Bu nedenle mağaza tasarımları birden fazla kullanıcının ve görsel mağazacılık ekibinin katkılarıyla hazırlanıyor. Her düşüncenin mağaza içerisinde rahatlıkla hareket etmesi sağlanıyor.

Görsel Mağazacılıkta Evrilen Büyük Gelişim

Zaman geçtikçe mağaza tasarımının tüketici üzerinde büyük etkiler yarattığını gören perakende evreni yıllar içinde bir etki daha keşfetti. Mağazanın rengi, kokusu ve markayı anlatan müziği sadece tüketicileri etkilemiyordu, aynı zamanda çalışanlar da tasarımdan kaynaklı bir verim artışı yaşıyordu.

gorsel estetik magaza edited
doğru bir tasarım i̇çin mağaza konumu, rengi, şekli, i̇ç ve dış tasarımı çok önemlidir…

Bu sebeple markalar daha verimli çalışma ortamları yaratmak için de düzenli bir görsel mağaza tasarımına doğru ilerlediler. Çoğu marka, daha yaratıcı görsel konseptler geliştirmek ve çekici mağaza teşhirleri oluşturmak için yaratıcılığa ve bilgi birikimine sahip olma yolunda ilerlerken, aynı zamanda yeni nesil görsel tasarımları da hayata geçirmeye çalışıyorlar.

Üretkenliği ve verimi artıracak; ancak daha fazla değil, daha akıllıca çalışmalarını sağlayacak çözümler.

Ürünleri kullanarak yaratıcı bir şekilde gösterişli bir mağaza teşhiri oluşturmak, rafları hareket ettirmek ve doğru bir şekilde dizmek için saatlerce çalışmak, fotoğraf çekmek, tamamlanan işi merkez ofise göndermek ve ardından uygunluk yorumları ve geri bildirimlerini beklemek artık yeterli değil. 

Artık bu işin daha akıcı bir şekilde gerçekleşmesini sağlayacak çözümler ve sonuçların bir an önce kontrol edilebileceği sistemlere ihtiyaç duyuyorlar.

E-Ticarette Görsel Mağazacılık

Hızla gelişen internet mağazacılığı, bazı tüketicilerin fiziksel mağazaya hiç uğramadan alışveriş yapmalarına olanak tanıyor. Mağazaya uğramayan tüketici marka imajının ve algısının sadece görsel mağazacılık yöntemiyle aktarıldığı bu sistemde marka ile bağ kuramayabiliyor.

İşte bu noktada, dijatalde de görsel mağazacılık deneyimini artıran bazı teknikler karşımıza çıkıyor. Kategori yönetimi, internet sitesi tasarımı kavramları; siteye tıkladığımız andan sepete ürün eklediğimiz ana kadar bize eşlik ediyor.

fashion corner
görsel mağaza çalışmaları…

Bu tasarımlara, SEO yenilikleri ve ürün bulunabilirliği de artırılması eşlik ediyor. Ürünleri 3 boyutlu olarak ekran üzerinden görebilmemizi sağlayan AR sistemi e-ticaret yolculuğumuzda bizlere eşlik ediyor. Böylece teknoloji, alışveriş deneyimimizle harmanlanarak hayatımızı kolaylaştırıyor.

Beymen Group Genel Müdür Yardımcısı Elif Göktaş Oldu

Beymen Group Pazarlama ve İletişim Genel Müdür Yardımcılığına Elif Göktaş getirildi.

Beymen’den yapılan açıklamaya göre, hızlı tüketim ürünleri ve perakende sektörlerinde 27 yılı aşkın pazarlama tecrübesi olan Elif Göktaş, Beymen Group’un yeni Pazarlama ve İletişim Genel Müdür Yardımcısı oldu.

ODTÜ İşletme bölümünden mezun olduktan sonra 2006 yılında Sabancı Üniversitesi’nde MBA’ini tamamlayan Elif Göktaş, çalışma hayatına 1995 yılında Koç Holding’de başladı. Ardından sırasıyla AC Nielsen, Alman Schöller Dondurma, Danone, Sabancı Holding, Mey Diageo, Doğtaş-Kelebek Mobilya’da yöneticilik yaptı.

Beymen Group’a katılmadan önce son 5 yıldır McDonald’s Türkiye CMO’su olarak görev yapan Elif Göktaş, kariyeri süresince liderlik ettiği projelerle pek çok ödül kazandı.

Beymen Group Pazarlama ve İletişim Genel Müdür Yardımcısı olarak Beymen bünyesinde bulunan yabancı markaların ve Beymen Collection, Academia, Beymen Club markalarının pazarlama ve iletişim stratejilerinin geliştirilmesi, medya ilişkileri, etkinlik yönetimi, halkla ilişkiler ve kurumsal iletişim alanlarındaki çalışmaları yönetecek olan Elif Göktaş, ayrıca küresel gelişmelerle uyumlu olarak grubun perakende sektöründeki liderliğini sürdürecek inovasyonların markalara uyarlanmasına yönelik çalışmalara da önderlik yapacak.

Kiğılı Mağaza Vitrinlerini Kadına Karşı Şiddet Haberleri ve Kadınların Başarı Hikayeleriyle Kapladı

Kiğılı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için ‘Yeniliyoruz’ mesajlı farkındalık projesi kapsamında, Türkiye’deki birçok mağazasının vitrinini kadına karşı şiddet haberleri ve kadınların başarı hikayeleriyle kapladı.

Kiğılı, toplumsal farkındalığa dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirdiği projede mağazalarının vitrinlerini gazete kupürleriyle donattı.

Kiğılı Pazarlama Direktörü (CMO) İlkay Keleş yaptığı açıklamada, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde vitrinlerinde aslında başarılı kadınların hikayelerine yer vermek istediklerini ancak bu haberlerin kadına şiddet ve eşitsizlik haberlerinin gölgesinde kaldığını gördüklerini söyledi.

Hedef kitlesi yüzde 80 erkek olan bir erkek giyim markası olarak şiddete uğrayan kadınların bir nebze de olsa sesi olmak istediklerini ve vitrinlerini, kadına şiddet ve eşitsizlik haberleriyle dolu gazete kupürleri ile kapladıklarını belirten Keleş, ‘Türkiye’nin birçok noktasındaki mağazalarımızın vitrinlerini bu haberlerle kapladık. Eskiden vitrinler ve mağazalar yenilenirken gazete kupürleriyle kaplanırdı. Şu anda yeni imaj görselleriyle kaplanıyor. Biz de buradan yola çıkarak şiddet ve eşitsizlik haberleriyle dolu gazete kupürleriyle vitrinlerimizi kapladık.’ dedi.

kiğılı yeniliyoruz

‘Şiddet gören kadınların sesi olmak istedik’

İlkay Keleş, uzaktan bakıldığında mağazanın yenileniyormuş gibi gözüktüğünü ancak yaklaştıkça bu haberlerin kadına şiddet ve eşitsizlik haberleri olduğunun anlaşıldığını aktararak, şunları kaydetti:

”Yeniliyoruz’ yazısını boş bıraktık ve yeniliyoruz metaforuna aslında atıfta bulunduk. Yeniliyoruz boşluğundan bakıldığında ise arka tarafta kadınların başarı hikayeleriyle giydirilmiş mankenler ve haberleri görülüyor. Burada da güzel bir farkındalık yarattığımıza inanıyoruz. Çünkü son 3 gündür bu projemiz yayında. Türkiye’nin birçok noktasında kadın ve erkek müşteriler buraların resimlerini çekiyor. Umuyorum, ufak da olsa bu proje kadına şiddet ve eşitsizliğe farkındalık olarak bir adım olur ve kadına şiddetin olmadığı bir Kadınlar Günü kutluyor oluruz.’

Erkek giyim markası olarak Dünya Kadınlar Günü’nde her yıl bir projeye imza attıklarını, önceki projelerinin ‘hayat müşterek’ simgesi olduğunu, tüm ürünlerin yıkama talimatlarına ‘eşittir’ simgesi koyduklarını anlatan Keleş, ‘Bu simgeyle yıkama işlerinin sadece kadınlara ait olmadığı ve hayatın müşterek olduğunu anlatmıştık ve bütün kıyafetlerimizde hala mevcut. Bu sene de kadına şiddet haberlerinin çok öne çıktığı bir dönemdi. O yüzden şiddet gören kadınların sesi olmak istedik. Bir erkek markası olarak da toplumun her kesimine seslenmek istedik.’ diye konuştu.

Kadınlar En Çok Hangi Sektörlerde İş Arıyor?

Eleman.net’in Dünya Kadınlar Günü özelinde gerçekleştirdiği çalışmanın sonuçlarına göre, iş arayışında olan kadın sayısı 4 milyon 900 bin olurken, kadınların en çok iş aradıkları sektörler ise sırasıyla gıda, mağazacılık/perakende ve güvenlik oldu.

Eleman.net verilerine göre toplam 4 milyon 900 bin kadın iş arayışında iken, iş arayışında olan bireylerin %44.5’ini kadınlar oluşturuyor. Kadınların en çok iş başvuru yaptığı ilk 5 alan gıda, mağazacılık/perakendecilik, güvenlik, çağrı merkezi ve hizmet sektörü olurken, bu sektörleri lojistik, tekstil, eğitim, üretim ve restorancılık izledi.

Lise ve üniversite mezunları ağırlıkta

Eleman.net’in paylaştığı verilere göre iş arayışında olan kadınların %33.3’ünü lise, %31.3’ünü ise lisans mezunları oluşturuyor. İş arayışında olan kadınların %24’ü ön lisans, %8.7’si ilköğretim, %2.5’i ise yüksek lisans mezunu durumunda.

Gıda sektöründe iş arayışı ilk sırada

08 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel gerçekleştirilen çalışmanın verilerine göre kadınların en çok iş başvurusu yaptığı sektör %8 ile gıda sektörü olurken, bu sektörü %7.4 ile mağazacılık/perakende, %6 ile güvenlik, %5.5 ile çağrı merkezi, %4.8 ile hizmet, %4.5 ile lojistik izledi. Bu sektörlerin yanı sıra %3.3 ile tekstil, %3.2 ile eğitim, %3.1 ile üretim ve %2.9 ile restorancılık iş arayışının yoğunlaştığı diğer sektörler oldu.

Deneyimsiz/yeni mezun oranı %27.7

1-2 yıl arasında iş deneyimine sahip kadınların oranı %28.9 olarak istatistiklere yansırken, deneyimsiz/yeni mezunların oranı ise %27.7 oldu. 3-4 yıl arasında iş deneyimine sahip kadın oranı %19.1, 5-10 yıl arasında deneyime sahip kadın oranı %16, 10 yıldan fazla tecrübeye sahip kadın oranı ise %8.3 olarak gerçekleşti.

kadınlar iş hayatı

Bursa, Kocaeli ve Antalya üst sıralarda

İş arayışında olan kadınların coğrafi dağılımları dikkate alındığında İstanbul Avrupa yakası %21.7 ile ilk sırada yer aldı. İstanbul Avrupa yakasını sırasıyla %13.6 ile İstanbul Anadolu yakası, %9.4 ile İzmir, %9.1 ile Ankara izledi. Üç büyük ili sırasıyla %5.5 ile Bursa, %5 ile Kocaeli, %3.1 ile Antalya izledi. İş arayışında olan kadınların yoğunlaştığı diğer iller ise sırasıyla Adana, Konya ve Mersin oldu.

Sektör deneyiminde eğitim sektörü ilk sırada

Eleman.net verilerine göre iş arayışında olan kadınların sektör deneyim dağılımı irdelendiğinde, eğitim sektörü ilk sırada yer alırken, bu sektörü sırasıyla gıda, tekstil, mağazacılık/perakendecilik sektörleri izledi. Sağlık/hastane, bankacılık/finans, inşaat, danışmanlık, turizm ve hizmet sektörleri ise sektör deneyim dağılımında üst sıralarda yer alan diğer sektörler oldu.

Muhasebe, satış ve eğitim ilk sıralarda yer aldı

Araştırma sonuçlarına göre sırasıyla; muhasebe, satış, eğitim, sekreterlik, gıda ve çağrı merkezi ise iş arayışında olan kadınların deneyim sahibi olduğu meslekler olarak istatistiklere yansıdı. Bu meslekleri kasa görevlisi, çocuk gelişimi, halkla ilişkiler ve müşteri hizmetleri izledi.

E-Ticarette En Güvenilir 10 Sosyal Medya Platformu [Araştırma]

Birçok sosyal medya kullanıcısı, çoğu platform için uygulama içi satın almalar ve çoğunlukla e-ticaret konusunda henüz sağlam fikirlere sahip değil. Sosyal medya platformları içinden satın alma konsepti hala yeniyken, bu durum platformlar ve ortakları için tüketici güvenini artırma ve daha fazla satın alma davranışını teşvik etme fırsatı yaratıyor.

e ticarette en guvenilir 10 sosyal medya platformu
son yıllarda uygulamalar i̇çinden alışveriş yapma olanağı artarken birçok tüketici bu seçeneğe halen güvenmiyor…

“ABD Dijital Güven Anketine” göre, Pinterest, Snapchat, Facebook, YouTube veya Twitter’da güvenli satın alma deneyimi hissettiklerine katılan veya kesinlikle katılanların yüzdesi %24 ile %26 arasında düştü.  Ayrıca, katılımcıların önemli yüzdeleri (platforma bağlı olarak yaklaşık %20 ila %32 arasında herhangi bir yerde) bu fikir konusunda tarafsızdı.

E-Ticaret ve Uygulama İçi Satın Alım Konusunda Sosyal Medya Kullanıcılarının Görüşleri

image

Facebook kullanıcıları, satın alma güveni konusunda en kutuplaşmış tutumlara sahipti;  %45’i en azından bir şekilde aynı fikirdeydi ve %35’i en azından bir şekilde katılmıyorum, ancak sadece %20’si platform hakkında tarafsız hissetti.  Facebook, kıyaslama raporumuzda genel dijital güvende son sırada yer aldı.

Bir anlığına sayısal değerleri unutup yukarıdaki grafiğe göz ucuyla bakalım. Renkler, kafamızı karıştıran sayıları bir hizada tutsunlar. Yukarıda yeşil ve kırmızının birbiri ile savaşını, mücadelesini görüyoruz. Yeşil alanlar ne kadar artarsa, uygulama o kadar güven kazanmış demektir.

Bu durumda tüketiciler kredi kartı bilgilerini verirken en çok Linkedin’e, en az TikTok’a güveniyorlar diyebiliriz. Ancak ortalama değerde halen sosyal medya platformlarının büyük bir güven kazanmadığını da söyleyebiliriz. Peki bunun sebepleri neler olabilir?

e ticarette en guvenilir 10 sosyal medya platformu
sık kullandığımız uygulamalar…

Bir çoğunuz biliyor ki; artık Instagram üzerinden alışveriş yapabiliyoruz. Bu durum bir sosyal medya sitesi yardımıyla para harcayabildiğimiz anlamına geliyor. Ancak yine biliyorsunuz ki; Instagram yardımıyla reklam da verebiliyoruz. Bu durum da cüzdanlarımızı sosyal medya şirketlerine açmak anlamına geliyor.

e ticaret ve sosyal medya
sık kullandığımız uygulamalar…

Ancak yakın geçmişe gidelim. Bu internet siteleri kuruluşundan itibaren ücretsiz ve sınırsız bir kullanım alanına sahipti. Bu sebeple tüketicileri -zaten ücretsiz kullandıkları hizmetlere- para yatırmaları için ikna etmek bir hayli zor görünmeye başladı.

Yani anlayabiliyoruz ki; bu bir güven meselesinden çok alışkanlık meselesi gibi görünüyor.

Bu durumda kullanıcıları -bazı hizmetlerin- artık ödeme gerektirdiğine inandırmak ve kredi kartı bilgilerini toplayabilmek alışılmışın aksine biraz zor görünebiliyor. Örneğin YouTube ilk kurulduğu zamanlarda, insanlar bir kanala abone olmayı ücretli bir hareket olarak düşünüyorlardı. Ancak zaman içerisinde bu korku aşıldı ve bazı kanallar milyonlarca aboneye ulaştı.

Enflasyon, Sosyal Medya Tüketicilerinin Alışveriş Yapma Şeklini Değiştiriyor

Tüketicilerin alışveriş yapma şeklini doğrudan etkileyen çeşitli faktörler vardır.

RetailMeNot’tan 1000’den fazla ABD’li tüketiciyle yapılan bir ankete göre, tüketicilerin yüzde yetmiş ikisi enflasyon konusunda normalden daha fazla endişe duyuyor ve %54’ü bugün bir yıl öncesine kıyasla hanelerini geçindirmenin daha zor olduğuna inanıyor. Sosyal medya aynı zamanda tüketici davranışlarını da etkiliyor ve her beş tüketiciden biri, bir yıl öncesine kıyasla artık sosyal medya kanallarında daha fazla alışveriş yaptığını söylüyor. Ankete katılan her 10 kişiden neredeyse yedisi (%68), sosyal medya aracılığıyla alışveriş yapma olasılığının yüksek olduğunu söylüyor. 

Enflasyon alışveriş şekillerini küresel olarak değiştiriyor

Ankete katılanlar, aşağıdaki kategorilerde beklenenden daha yüksek fiyatlar gördüklerini söylediler

  • Marketler: %82.
  • Benzin istasyonları: %70.
  • Restoranlar: %51.
  • Giyim: %36.
  • Elektronik: %31.

Sonuç olarak, her 10 katılımcıdan yaklaşık dörtte birinden fazlası, alışveriş davranışında aşağıdaki değişiklikleri bildiriyor:

  • %59’u düzenli olarak kupon kullanıyor.
  • %58’i daha az alışveriş gezisi/ziyaret gerçekleştiriyor.
  • %44’ü daha sık kupon veya indirim arıyor.
  • %40’ı isteğe bağlı harcamaları kısıyor.
  • %39’u daha düşük fiyatlı markalara geçiyor.
  • %37’si daha jenerik markalar satın alıyor.
  • %30’u daha fazla ödül veya sadakat programı kullanıyor.
  • %27’si büyük alımları erteliyor.

Sosyal medya aynı zamanda tüketici davranışlarını da etkiliyor ve her beş katılımcıdan biri, bir yıl öncesine kıyasla artık sosyal medya kanallarında daha fazla alışveriş yaptığını söylüyor. Ankete katılan her 10 kişiden neredeyse yedisi (%68), sosyal medya aracılığıyla alışveriş yapma olasılığının yüksek olduğunu söylüyor. 

Sosyal medyanın alışveriş yapma şekline etkisi

Sosyal medya ile ilgili olarak katılımcılar şunları söyledi:

  • Sosyal alışveriş, tüketicilerin yeni ürünler bulmasını sağlar: %54
  • Sosyal alışveriş, alışverişi kolaylaştıran kişiselleştirilmiş bir seçenek sunar: %41
  • Sosyal alışveriş keyifli bir deneyimdir: %40
  • Sosyal medya alışverişi, yeni ürünleri arama şeklini değiştirdi: %39
  • Sosyal alışveriş bana daha iyi ürün ayrıntıları bulma olanağı veriyor: %34
  • Sosyal medya reklamları daha az müdahaleci geliyor: %33
  • Etkileyiciler genellikle satın almalarımı etkiler: %29

Tüketicilerin sosyal medya aracılığıyla en çok alışveriş yaptığı ürünler ise şu şekilde:

  • Giyim/giyim: %33
  • Ayakkabı: %23
  • Elektronik: %22
  • Cilt bakımı ve makyaj: 20%

Ödeme şekillerine bakış açısı da değişiyor

Anket ayrıca dijital ödemedeki eğilimleri de inceleyerek, tüketicilerin aşağıdaki dijital ödeme yöntemlerini kullandığını tespit etti:

  • %46 gerçek zamanlı ödemeler
  • %37 banka havalesi
  • %36 dijital/mobil cüzdan.
  • %33 dokun ve öde.
  • %23 şimdi al, sonra öde

Katılımcıların daha yüksek yüzdesi, önümüzdeki altı ay içinde aşağıdaki dijital ödeme seçeneklerini kullanmayı planladıklarını söyledi:

  • %51 gerçek zamanlı ödemeler
  • %48 dokun ve öde.
  • %42 dijital/mobil cüzdan.
  • %38 banka havalesi
  • %32 şimdi al, sonra öde

Ayrıca, ankete katılanların %56’sı “Şu anda iki yıl öncesine göre daha az nakit kullanıyorum.” derken %49’u “Yakında nakit paranın geçmişte kalacağına inanıyorum.” dedi.

ZARA Rusya’daki 500 Mağazasını ve Çevrimiçi Satışlarını Kapattı

Zara’nın da sahibi olan İspanyol moda perakendecisi Inditex, Rusya’da ticaretini tamamen askıya aldı. Marka ülkedeki 502 mağazasını kapattı ve çevrimiçi satışları da durdurdu.

zara

Ana rakibi H&M de geçtiğimiz hafta Rusya’daki satışlarını durdurduğunu açıklamıştı.

Dünyanın en büyük moda şirketi yaptığı açıklamada: “Mevcut koşullarda Inditex, Rusya Federasyonu’ndaki operasyonların ve ticari koşulların sürekliliğini garanti edemez bu nedenle faaliyetlerimizi geçici olarak durduruyoruz” dedi.

Inditex, 9000’den fazla kişiden oluşan işgücüne herhangi bir ayrıntı vermeden özel bir destek planı yapacağını açıkladı. Grup, Ukrayna’daki 79 mağazasının zaten geçici olarak kapatmıştı.

Rusya aynı zamanda Inditex’in satış büyümesinde çok önemli de bir yere sahip.

İspanya’nın en büyük ikinci moda perakendecisi Mango da Perşembe günü yaptığı açıklamada, 120 Rusya mağazasını geçici olarak kapattığını açıklamıştı.

Analistler Rus tüketicisi için büyük fiyat artışları konusunda uyarıyor. Öte yandan markaların ambargoları birer birer artıyor.

Bu kapanışların küresel ekonomiyi etkileme anlamında da ciddi sonuçları olacak. Savaşın uzaması durumunda yeterli oranlara ulaşamayan markalar mecburi küresel fiyat artışlarına gidebilir.