Sizlere daha önceki haberimizde Amazon ve Visa arasında kredi kartlarıyla yapılan ödemeler konusunda bir anlaşmazlık olduğunu aktarmıştık. Şimdilerde iki şirket sonunda kredi kartları konusunda ödeme ücretlerini de içeren ihtilaflar üzerinde bir anlaşmaya vardı.
i̇ki şirketin yeniden anlaşması uzun zamandır bekleniyordu…
Visa kartları, iki şirket arasındaki küresel anlaşmanın bir parçası olarak tüm Amazon.com mağazalarında ve gerçek mekanlarda faaliyet gösteren satış noktalarında kabul edilmeye devam edilecek.
Amazon ve Visa’nın Anlaşmazlığın Neydi?
E-ticaret devi Amazon, gelecek yıldan itibaren Birleşik Krallık’ta Visa kredi kartlarıyla yapılan ödemeleri kabul etmemeyi planlamıştı. Amazon, müşterilerine 19 Ocak’tan itibaren İngiltere’de verilen Visa kredi kartlarını artık kabul etmeyeceğini açıklamıştı.
anlaşmanın sağlıklı bir şekilde devam etmesi bekleniyor…
İngiltere’de Brexit’in ardından AB’de geçerli olan ticaret yasalarının geçerli olmamasıyla birlikte kredi kartı alışveriş ücretlerindeki üst sınır da belirlenememişti. Bu sebeple Visa ve MasterCard gibi şirketler kredi kartı harcama ücretlerini yükselttiler. Bu durum Amazon ile bu şirketler arasındaki bir dizi anlaşmazlığa sebep oldu.
Anlaşmazlıkların ardından Amazon, müşterilerine artık Visa kartları kabul etmeyeceğini duyurmuştu. Amazon’un buradaki planı pazar gücünü kullanarak kredi kartı şirketlerince uygulanan yüksek ücretleri düşürmekti.
Anlaşma Nasıl İşleyecek?
Geçen ay Amazon, açıkladığı kararı son anda geri almıştı ve “potansiyel bir çözüm üzerinde Visa ile yakın bir şekilde çalıştığını” duyurmuştu.
e-ticaret devinden gelen açıklamalar şu şekilde:
“Visa kredi kartlarının kullanımına ilişkin beklenen değişiklik artık 19 Ocak’ta gerçekleşmeyecek. Müşterilerin Amazon’da Visa kredi kartlarını kullanmaya devam etmelerini sağlayacak potansiyel bir çözüm üzerinde Visa ile yakın bir şekilde çalışıyoruz”
Bu anlaşma ile birlikte Amazon kredi kartı harcamalarında alınan ücretlerin daha mâkul seviyelere ineceğini ve anlaşmanın sürdürülebilir olması hâlinde Visa ile çalışmaya devam edeceklerini belirtti.
Çalışma sürelerinin haftada 4 gün çalışma şeklinde düzenlenmesinin verimliliği daha çok arttıracağını düşünen 4 Day Week Global isimli sosyal sorumluluk platformu Avrupa Ülkelerindeki programlarına devam ederken Belçika’dan ani bir karar çıktı.
bu yasa sayesinde çalışanlar çalışma sürelerini kendileri belirleyebilecekler…
Ülkenin çok partili koalisyon hükümeti tarafından kabul edilen reform paketi, çalışanlara mesai saatlerinden sonra iş telefonlarını ve bilgisayarlarını kapatma ve mesai saatlerinden sonra işten atılma korkusu olmadan işle ilgili mesajları görmezden gelme hakkı da verecek.
Belçika başbakanı Alexander de Croo’nun açıklamalarından kısa bir özet;
“İki zor yılı geride bıraktık. Bu anlaşma ile daha yenilikçi, sürdürülebilir ve dijital bir ekonomiye ışık tuttuk. Amaç insanları ve işletmeleri daha güçlü hale getirebilmek”
Yeni tasarıya göre işçiler daha güçlü yasal korumalara sahip olurken, tam zamanlı çalışanlar talep üzerine esnek programlarda çalışabilecek.
çalışanlar bir haftalık bir çalışma süresini 4 güne sığdırabilecekler…
Ancak yasa tasarısının yasalaşmadan önce federal milletvekilleri tarafından birden fazla okumadan geçmesi gerektiği için reformların yasalaşması aylar alabilir.
Yeni İş Hayatı: Haftada 4 Gün Çalışma
Çalışanlar, üç günlük bir hafta sonu alabilmek için çalışma haftası boyunca daha uzun saatler çalışmak zorunda kalacaklar. Bu, ek bir izin almak için 38 saatlik 4 gün süren bir çalışma haftasını sürdürmek zorunda kalacakları anlamına geliyor.
çalışanların verimliliklerinin nasıl etkileneceği merak konusu…
Çalışanlar ayrıca yöneticilerden değişken çalışma programlarını kolaylıkla talep edebilecekler.
Ayrıca işverenler, bir işçinin dört günlük çalışma haftası talebini reddedebilir, ancak gerekçelerini yazılı olarak kayda geçirmeleri gerekiyor.
Yeni yasa, 20’den fazla çalışanı olan tüm işverenler için geçerli olacak.
“Bu, çocuklarıyla daha fazla zaman geçirmek isteyenler için faydalı olacaktır” diye Belçika hükümeti, işçilerin bu talebi önce deneme süresi olarak 6 aylığına isteyebileceklerini duyurdu. Altı aylık süre, bir çalışanın yanlış bir seçim durumunda çok uzun süre mahsur kalmasın diye duyuruldu.
Patronları Görmezden Gelebilecekler
Yeni Yasa Çocuklarıyla Daha Fazla Zaman Geçirmek İsteyenler için Çok Faydalı Olacak.
Pierre-Yves Dermagne – Belçika Bakbakan Yardımcısı
Ocak ayında, Belçika hükümeti için çalışan memurlara, patronlardan herhangi tepki olmaksızın iş telefonlarını ve bilgisayarlarını kapatmalarına ve mesai saatlerinden sonra mesajları görmezden
gelmelerine izin vererek, iş hayatıyla tüm bağlantılarını kesme hakkı verildi.
Salı günü yapılan açıklamada, özel sektördekiler de dahil olmak üzere tüm Belçikalı işçilerin aynı hakka sahip olacağını belirtildi.
Bu sayede çalışanlar artık mesai saatleri dışında gönderilen maillere bakmayacak ve cevap vermeyecekler. Belçika’da yeni hayata geçecek bu uygulamanın verimliliği ve sonuçlarının takipçisi olmaya devam edeceğiz. Bakalım çalışanlar yeni düzenlerinden memnun olacaklar mı?
14-18 Şubat dünya perakende teknolojisi gelişmelerini sizler için derledik.
Geçtiğimiz haftanın perakende teknolojisi gelişmeleri için buraya tıklayın.
İşte Bu Haftanın Perakende Teknolojisi Gelişmeleri
The River Cafe
Londra’da faaliyet gösteren The River Café, kurye hizmeti sunan Gophr ile bir ortaklık duyurdu. Bu ortaklık, Gophr ile Kasım ayında başlayan ve Noel’den önceki hafta üç gün boyunca teslim edilen 180 siparişle zirveye ulaşan bir denemenin ardından teslimat hizmetini genişletmesiyle tamamlandı.
Gophr, başkentteki müşterilere yiyeceklerini ulaştıracak. Müşteriler salıdan cumartesiye 14:00 – 19:00 saatleri arasında sipariş verebilecek. Servis, The River Café’nin İtalyan menüsünün yanı sıra set yemek kutuları, alkol ve taze malzemeleri kapsıyor.
“Taze veya pişmiş gıda, çiçek veya diğer ürünler gibi bozulabilir malların teslimatı; müşteriye zamanında ve doğru durumda ulaşmasını sağlamak için yüksek düzeyde özen ve lojistik gerektirir. Platformumuz, River Café müşterilerine sorunsuz bir hizmet sunmak için kuryelerimizi restorana bağlıyor.”
the river cafe & gophr
Gopuff
ABD merkezli hızlı ticaret girişimi Gopuff, McLaren’ın Formula 1 takımının resmi teslimat ortağı oldu. Gopuff markası McLaren’ın arabalarında yer alacak. Ortaklık ayrıca hayran deneyimlerini ve ödüllerini de içerecek. Böylece perakende teknolojisinin yarış sporlarına temas ettiğini de görüyoruz.
Sürücüler Lando Norris ve Daniel Ricciardo Londra sokaklarına çıktılar ve Gopuff’tan bir teslimatla hayranlarını şaşırttılar, Gopuff markalı McLaren arabaları da İngiltere’nin başkentindeki Tower Bridge dahil ikonik yerlerde görüldü. Ortaklık bu şekilde duyuruldu.
Gopuff’ta İşletmeden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Daniel Folkman, “McLaren, Gopuff’a çok benzeyen birinci sınıf deneyimler sunmaya odaklanan ikonik bir markadır” diyor.
“McLaren’in yarış ekibinin özel anında teslimat ortağı olmak, ilgili hayranlarımız ve müşterilerimizle bağlantı kurmak ve yol boyunca biraz eğlenmek için yeni bir fırsat yaratıyor.”
gopuff & mclaren
SJSU Ginger Market
ABD’deki San Jose Eyalet Üniversitesi (SJSU) Ginger Market, özgün bir perakende deneyimine dönüştürülüyor. Proje; öğrencilerin, öğretim üyelerinin ve personelin hiçbir şeyi taramak veya ödeme yapmak için sıra beklemek zorunda kalmadan ürün satın almalarını sağlayacak.
Üniversite, mağaza operasyonlarını durdurmadan veya düzenini değiştirmeden pazarı güçlendirmek için Chartwells Higher Education ve Standard AI ile çalıştı. Standard AI, envanter yönetim sistemleri ve görsel mağazacılık dahil olmak üzere perakende operasyonlarıyla tam olarak entegre oldu.
Mağazaya monte edilen yapay zeka destekli bilgisayarlı görüş sistemlerini kullanan sistem, alışveriş yapanların seçtiği ürünleri tanımlıyor ve satın almaları halinde SJSJ Boost mobil uygulamasına otomatik olarak kaydederek geleneksel ödeme alanlarında harcanan zamanı ortadan kaldırıyor.
“Alışverişin geleceği, teknolojik inovasyonun merkezi olan San Jose’de hayat buluyor. Bir Silikon Vadisi okulunun öğrencilerine hızlı bir şekilde alışveriş yapabilmeleri ve yola çıkabilmeleri için en son perakende kolaylıklarını sağlaması takdir edilesi.”
sjsu ginger market
Carrefour
Carrefour, perakende teknolojisine yatırım yapmaya devam ediyor. Marka, süpermarketlerini 10 Fransız şehrinde Everli aynı gün market dağıtım platformunda kullanıma sundu: Lille, Lyon, Nice, Toulouse, Bordeaux, Montpellier, Nantes, Grenoble, Rennes, Paris ve çevresindeki banliyöler bu fırsattan yararlanabilecek.
Ortaklık, bu şehirlerde alışveriş yapanlara 140’tanfazla mağazadan 25.000’e kadar ürünü sipariş verilen gün içinde sağlayacak. Aynı zamanda Everli, yeni müşterilerine Carrefour ile minimum 60€ harcadıklarında ilk dört siparişlerinde ücretsiz teslimat artı 40€ indirim tanımlayacak.
Everli CEO’su Federico Sargenti, “Diğer pazarlarda Carrefour ile uzun ve başarılı bir ortaklığımız var ve Fransız müşteriler için ne kadar önemli olduklarını biliyoruz ve bu nedenle, Fransa genelindeki platformumuzda ürünlerine erişim sunabildiğimiz için çok heyecanlıyız.” diyor.
carrefour & everli
Jisp
Müşterilere eve teslim, Tıkla & Topla ve mağaza içi fırsatlar sunmak için bağımsız perakendecilerle çalışan bir girişim olan Jisp,uygulamasının çevrimiçi bir sürümünü başlattı.
Jisp’in CCO’su Greg Deacon şöyle diyor: “Müşterilerimize, yerel olarak sunulan hizmetleri kendi kolaylıklarına göre kullanarak kendileri için hangi deneyimin işe yaradığına karar vermeleri için harika bir deneyim sunmak istiyoruz.”
“Bizim inancımız, birçok kişinin yerel mağazalarında Jisp’in hizmetlerini denemek veya özel olarak kullanmak için çevrimiçi deneyimi kullanmayı tercih edeceği yönünde. Pek çok müşteri, mağaza içi hizmet Tara & Gönder ve artırılmış gerçeklik kuponlarını kullanmaya güvendiğinde tam bir uygulama deneyimine geçecek.”
Jisp is now online and available to an even wider audience. We're putting the customer first and making it even more appealing to use Jisp and try our services through partner stores. Whether it's home delivery or Scan & Save. #JispIt
Perakende teknolojisi Rusya’da da yayılıyor. Rus sağlıklı gıda markası ve gıda teknolojisi şirketi VkusVill, Moskova’da ilk kasiyersiz mağazasını açtı. Ürün yelpazesi; bir dizi hazır yemek ve sandviç, bakkaliye, önceden paketlenmiş meyve ve sebzeler, içecekler, tatlılar ve süt ürünleri dahil olmak üzere yaklaşık 220 ürün sunuyor.
Mağaza, yapay zeka tabanlı teknoloji girişimi Neurus ile ortaklaşa geliştirildi. Mağaza asistanı veya kasiyeri yok. Bir çalışan mağazayı yalnızca sabahları rafları taze ürünlerle doldurmak için ziyaret ediyor. Ancak, operasyonun ilk aşamalarında, müşterileri karşılamak ve teknik özelliklerini tanıtmak için bir danışman hazır bulunacak.
Müşteriler, alışveriş yapmak için mağazaya girdiklerinde VkusVill mobil uygulamasında görünen bir QR kodunu tarıyor. Daha sonra ihtiyaç duydukları eşyaları seçip özel bir turnikeden geçebilirler. Ödeme, mobil uygulamalarına bağlı banka kartından otomatik olarak düşülür.
Micro-Marts Direktörü ve VkusVill’deki kasiyersiz mağaza projesinin başkanı Kirill Scherbakov şunları söylüyor: “İnsanların alışverişe karşı tutumlarının nasıl değiştiğini fark ettik ve bu eğilimi desteklemek istiyoruz.”
“Market teslimat hizmetimizi geliştirirken, müşterilerin hız ve rahatlığa değer vererek mağazada kuyruklardan kaçınma eğiliminde olduklarını gözlemledik.”
Türkiye’de 12 Alışveriş Merkezi ile önde gelen gayrimenkul yatırım firmalarından biri olan Esas Gayrimenkul “İyilik Burda” projesi ile Zonguldak’daki 67 Burda AVM’de farklı bir çalışmaya imza attı.
2022’de perakende markalarının en önemli gündem maddelerinden biri hiç şüphesiz sürdürülebilirlik. Birçok marka bu yıl itibari ile ikinci el tüketimi destekleyeceğini ve yatırımlarını bu yönde yapacağını açıklamıştı sizlerle paylaştığımız üzere.
Esas Gayrimenkul’ün bu çalışması Alışveriş Merkezleri için örnek olabilir mi?
“İyilik Burda” projesi ile hem sürdürülebilirlik hem de ihtiyaç sahiplerine destek anlamında Alışveriş Merkezleri’de bu furyaya katılmış oldu.
Şirket yaptığı paylaşımda: “İyilik Burda” diyerek, ihtiyaç sahiplerinin kıyafet ihtiyaçlarına destek olmayı amaçladığımız projemizde, ziyaretçilerimizi bağış yapmaya teşvik etmek amacıyla iburda uygulamamız üzerinden BurdaPara olarak teşekkür ödülü de veriyoruz.” dedi.
Kelloggs Ceo’su Steve Cahillane Perşembe günü CNBC’ye verdiği demeçte, şirketin daha yüksek fiyatlar ve artan enflasyon ile birlikte yüksek girdi maliyetlerini karşılaşabileceğini söyledi.
Konuşmanın özetine gelecek olursak şu cümlelerle toparlamamız doğru olur;
“Fiyatların çok yükselmesini istemiyoruz, ancak yüksek ve artan giderleri olan bir ortamdayız ama aslında bunu karşılayabildik. Fiyatlandırma performansımız beklendiğinden daha sağlam oldu. Bununla birlikte yine de fiyat yükseltmemiz kaçınılmaz görünüyor.”
ceo steve cahillane…
Cahillane, fiyat esnekliğinin tarihi düşük seviyelerde olduğunu, ancak yine de şirketin bu yıl fiyatları artırma konusunda hala temkinli davranmayı planladığını söyledi.
“2022’ye girerken hala çift haneli enflasyonu görüyoruz”
Geçen yıl uygulanan fiyat artışları, şirketin karını artırmaya ve yaşadığı daha fiyat yükseltmesine sebep olacak baskılarla mücadele etmeye yardımcı olmuştu. Cahillane, müşterilerin daha yüksek fiyat etiketleriyle bile ödeme yapmaya istekli olduklarını, ancak lider kahvaltılık üreticisi bu yıl fiyatları artırma konusunda hala temkinli olmayı planladığını söyledi.
mısır gevreği kahvaltılıkları son yıllarda oldukça gözde…
Şirketin son çeyrekte, işçi grevleri nedeniyle bir darbe daha almıştı. Cahillane, diğer bölümlerinin, tahıl bölümünde yaşanan düşük performansı “oldukça fazla” telafi ettiğini ve çalışanların işe geri döndüğü için üretim hattının toparlanmasını beklediğini söyledi.
Şirket 2022’de sadece envanterlerinin ve dağıtımın toparlanmasını, üretimin iyileştirilmesini ve ticari planlarının yeniden oluşturulmasını bekliyor.
Kelloggs Krizlere Rağmen Çok Güçlü
Cahillane, şirketin güçlü mali durumuna atıfta bulunarak bu yıl bazı anlaşmalar yapabileceğini söyledi.
“Hissedar değeri katarlarsa portföye eklemeler hakkında düşünmemiz için kuru toz var… ama fiyat söz konusu olduğunda çok disiplinliyiz” dedi.
Sabancı Holding iştiraklerinden Teknosa, 2021 yılında 7,5 milyar TL ciroya ve 131,5 milyon TL net kâra ulaştığını açıkladı. Teknosa, bu yıl 169 milyon TL’lik yatırımı hayata geçireceğini duyurdu.
Teknosa, 2021 yılı finans sonuçlarını açıkladı. Teknosa yıl sonu itibarıyla cirosunu geçen yıla göre yüzde 34’lük büyüme ile 7,5 milyar TL’ye, net kârını da 131,5 milyon TL’ye çıkardı. Böylece Teknosa, 2021 yılında da sektörün üzerinde bir büyümeyi yakaladı. 2021 yılında e-ticarette de 1,1 milyar TL seviyesinde ciro elde edildi, online satışların perakende cirosu içindeki payı da yüzde 15,3 olarak gerçekleşti.
Geçen yıl üzerinde çalışmaya başladığı, teknoloji uzmanlığı ve sunacağı bütünsel deneyim ile Türkiye’de kendi sektöründe ilk olan pazaryerini Şubat 2022’de tüketicilerle buluşturan Teknosa, bu yıl 169 milyon TL’lik güçlü yatırım planıyla istikrarlı büyümesini sürdürmeyi hedefliyor.
Yatırımda güçlü, dönüşümde öncü olacağız
Şirketin finansal performansını değerlendiren Teknosa Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Timur, dijitalleşme ve dönüşüm hamleleriyle kalıcı ve sürdürülebilir büyüme modeline sahip bir Teknosa yarattıklarını belirterek, şunları söyledi:
“Çevik organizasyon yapımız, güçlü çoklu kanal modelimiz ve veri analitiği kabiliyetlerimizle başarı grafiğimizi istikrarlı bir biçimde yükseltiyoruz. Yatırımlarda hız kesmediğimiz 2021 yılında da sağlıklı büyümemizi sürdürdük. Türkiye’nin teknoloji adresi olmamızı sağlayan çalışanlarımıza, paydaşlarımıza ve bizlere güvenen müşterilerimize teşekkürlerimi sunuyorum. 2022 yılında da mevcut işlerimizi geliştirerek, etki alanımızı genişleterek ve işimizi dönüştürerek sürdürülebilir büyümeye odaklanacak, yatırımlarımızı buna göre şekillendireceğiz. Bu yıl, geçen yıl gerçekleştirdiğimiz 70 milyon TL’lik yatırımın yaklaşık 2,5 katı seviyesinde 169 milyon TL’lik güçlü bir yatırım planlıyoruz. Şirketimizin mevcut performansını maksimize ederken, gelecekte işimize değer katacak dönüşüm projelerine, teknolojiye ve insan kaynağına dönük yatırımlara ağırlık vereceğiz. Mağazalarımızda ve online kanallarımızda fijital deneyim sunma stratejimizin bir parçası olarak tüketicilerimizle buluşturduğumuz, kendi sektöründe ilk olan pazaryerimizde, teknoloji ekosistemindeki tüm ürün ve hizmetleri Teknosa güvencesiyle müşterilerimize sunmayı hedefliyoruz. ‘Yatırımda güçlü, dönüşümde öncü’ olup, Teknosa’yı ileriye taşıyacak adımları kararlılıkla atmaya devam edeceğiz.”
Mağazaları olan dijital bir platforma dönüşüyoruz
Teknosa Genel Müdürü Sitare Sezgin de tüm kanallarda bütünsel ve güçlü bir müşteri deneyimi anlayışıyla dijitalleşme yatırımlarına ağırlık verdikleri 2021 yılında hem istikrarlı bir performans yakaladıklarını hem de müşteri memnuniyetinde önemli bir yol kat ettiklerini belirtti. Sezgin, şöyle konuştu:
“Stratejik yol haritamızın temelinde müşteri deneyimi, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik var. Bu çerçevede 2021 yılında tüketicilerimize yenilikçi hizmetler sunarak, mağaza, websitesi ve mobil uygulamada online-offline kanal ayrımı olmaksızın mükemmel müşteri deneyimini artıracak geliştirmelerimize devam ettik. Veri analitiği yetkinliklerimizle müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlama, deneyim haritalarını çıkarma ve müşteri ilişkileri yönetiminde fark yaratmaya odaklandık. Bu çerçevede tasarladığımız yeni sadakat programımız TeknoClub’ı lanse ettik ve sisteme üye olan müşterilerimize alışveriş eğilimlerine göre ayrıcalıklar sunduk. Yeni Neslin Teknosa’sı vizyonuyla mağazaları olan, insan kaynağı ile güçlü dijital bir platforma dönüşüm konusunda güçlü bir adım atıyoruz. Pazaryerimizi, Teknosa’nın uzmanlığına paralel olarak teknoloji alanında uzmanlaşmış, tüketicilerin tüm teknoloji ihtiyaçlarını en kapsamlı şekilde adresleyecek şekilde tasarladık. Pazaryeri dönüşümü, servis gelişimi ve tüm kanallarda müşteri deneyimini daha da güçlendirmek için atacağımız adımlarla, başta müşterilerimiz ve tüm ekosistemimiz için daha fazla değer yaratmayı sürdüreceğiz.”
Crocs 2021’de küresel satışları %67 ve kârı %219 oranında artırarak rekor satışlar elde etti. Özellikle evde geçirilen zamanın artması ve rahat bir tercih olarak değerlendirilmesi markanın satışlarını ciddi artırdı.
Markanın kârı yıl boyunca küreselde %219 fırlayarak 683.1 Milyon Dolara yükseldi. Satışlar ise %67 artışla 2.3 Milyar Dolar olarak gerçekleşti.
Karantinalar ve fazla evde kalmalar sırasında, evden alışveriş yapanlar rahat ayakkabı ve terlikleri tercih etti ve Crocs pandeminin kazananı olarak ortaya çıktı.
Crocs CEO’su Andrew Rees: “Bu üst üste dördüncü yıllık gelir artışımız. Küresel olarak Crocs markasına yönelik devam eden güçlü tüketici talebi devam etti. 2026 yılına kadar 6 Milyar Dolarlık gelire ulaşma planımıza güveniyoruz.” dedi.
Crocs’un cazibesi, tüm bölgelerde çift haneli satış büyümesiyle kürese olarak gerçekleşti. Ancak satışların %85.9 arttığı Amerika’da en güçlü talebi gördü.
Geçtiğimiz Cuma günü yayınlanan bir şirket bildirisine göre Walmart, mağazalarındaki aşılı işçiler için şirket genelindeki maske takma zorunluluğunu esnetmeye başladı.
açıklamaya göre artık tüm aşıları tamamlanmış i̇şçiler maske takmak zorunda olmayacaklar
Açıklanan duyuruya göre;
“Hemen geçerli olmak üzere, aşıları tam olan çalışanların herhangi bir Walmart veya Sam’s Club tesisinde çalışırken, eyalet veya yerel bir talimat veya yönetmelik gerektirmediği sürece maske takmaları gerekmeyecektir.”
1,6 milyon çalışanıyla birlikte ABD’deki en büyük özel işverenin bu açıklaması, Amazon‘un depo işçileriyle ilgili benzer bir kararının hemen ardından geldi.
Bildiride, aşısız çalışanların ve eczane gibi klinik ortamlarda çalışanların maske takmalarının zorunlu olmaya devam
i̇steyenlerin maske takmaya devam edebileceği de bildirildi
edeceği ve aşılı çalışanların istekleri halinde maske takmaya devam edebilecekleri de belirtiliyor.
Walmart ve Aşı Politikası
Market zinciri çalışanlarının Reddit topluluğundaki bazı kullanıcılar, isteğe bağlı da olsa maske takmanın kendilerini aşı karşıtı müşterilerin hedefi haline getireceğinden endişe duyduklarını dile getirdi.
yeni normal dev mağazanın i̇lk adımıyla başlıyor
Ayrıca çalışanların çoğu, önümüzdeki haftalarda günlük sağlık taraması ve koronavirüs hastalığı için özel ücretli izinler gibi diğer iki önlemin de sona ermesiyle daha fazla endişeli.
28 Şubat’tan itibaren, California, New York ve Virginia’daki mağazalar hariç,
çalışanların vardiyalarına başlamadan önce sağlık kontrolü yapmaları gerekmeyecek.
Koronavirüs ile ilgili devamsızlıklar için ek ücretli izin sağlayan özel hüküm 31 Mart’ta sona erecek ve sonrasında standart izin politikasına geri dönecekler.
Zipline‘ın yakın tarihli bir anket çalışmasına göre, perakende çalışanlarının önemli bir kısmı ruh sağlığı ve çalışma koşullarının kötüleştiğini bildiriyor. “Büyük İstifa” adı verilen ve çalışanların toplu olarak işten çıkışlarıyla son bulan bu sürece, Zipline’ın anketi üzerinden göz atalım.
İstatistikler, perakende operasyonları platformu Zipline tarafından, perakende çalışanlarının refahını ve zihinsel sağlıklarını etkileyen faktörleri inceleyen 500 tam zamanlı perakende çalışanının katıldığı bir anket olan 2022 Retail Associates Ruh SağlığıRaporuna göre hazırlandı.
Her 10 perakende çalışanından dördü, geçen yıl ruh sağlıklarının kötüleştiğini bildiriyor ve ne yazık ki yarısından azı yöneticilerinin onları önemsediğine inanıyor. %48’i yöneticilerinin aktif olarak zihinsel sağlıklarını iyileştirmeye çalıştığını düşünüyor.
Çalışanların %45’i zihinsel sağlıklarının olduğuna inanıyor ancak yöneticileri için bu bir endişe değil. Bu durum, çalışanların ve yöneticilerinin ruh sağlığını nasıl gördükleri konusunda büyük bir ayrımı ortaya koyuyor.
perakende sektörü çalışanları
Rapor, ekonomistlerin Büyük İstifa olarak adlandırdıkları, işçilerin hızlı bir şekilde işlerini bırakıp yenilerine geçmeleriyle birlikte işgücü piyasasının sıkılaşmasıyla geliyor. Perakendeciler, açık pozisyonları doldurmada daha fazla zorluk olduğunu bildirdi ve şirketler, yetenekleri işe almak için teşvikleri ve ücretleri artırmak zorunda kaldı.
Büyük İstifa’da Perakende Çalışanları
Perakende, Büyük İstifa sürecinden en çok etkilenen sektörlerden biri oldu. Ankete göre, geçen yıl tam zamanlı çalışanların %48,4’ü işten ayrılmayı düşünürken, çalışanların %31’i en önemli neden olarak yetersiz maaşı gösterdi. Diğer %22’si yüksek kaygı bildirdi, %19’u kötü yönetimden bahsetti ve %10’u zor müşterilerden dert yandı.
“büyük i̇stifa” nedenleri
Aynı zamanda, perakende çalışanları zorlu çalışma ortamlarıyla uğraşıyor. Örneğin, ankete katılan çalışanların %64’ü Mart 2020’den bu yana sözlü tacizde bulunan müşteri sayısında bir artış olduğunu bildirdi. Neredeyse yarısı (%48) sözlü tacizde bulunan bir müşteriyle karşılaştı veya tanık oldu.
Diğer yandan tam zamanlı perakende çalışanlarının %31’i, perakende sektörü dışında ikinci bir iş (%44), başka bir perakende işi (%11) veya kripto para dahil yatırımlar (%24) yoluyla ek gelirleri olduğunu söyledi. Bu gerçek, perakende çalışanlarının mali yüklerle ve sınırlı boş zamanlarıyla karşı karşıya kalabileceğini ortaya koyuyor.
Buna ek olarak, perakende çalışanlarının çoğu (%73), perakendecilerin yıllık satışlarının büyük bir bölümüyle ilgili yaptığı tatillerde işle ilgili stres bildiriyor. İşçilerin kabaca beşte biri, tatil döneminde uzun saatlerce çalışmaya zorlanıyor.
Neyse ki rapor, perakende çalışanları için tamamen karanlık ve kasvetli değil çünkü çalışanların %45’i şirketlerinin danışmanlık/terapi, spor salonu üyelikleri veya meditasyon uygulamalarına erişim gibi bir tür zihinsel sağlık hizmeti sunduğunu bildirdi.
Ankete katılanların yarısından biraz azı (%49) şirketlerinin sıkı çalışmalarını karşılığını hissettiklerini ve %48’i bir müşteri sözlü olarak taciz edildiğinde yöneticilerden destek aldıklarını söyledi. Ankete katılanların “yöneticilerin kendilerini önemseyip önemsemediği sorusuna katılımcıların %48’i evet, %45’i ise hayır cevabını verdi.
yöneticim önemsiyor mu?
Zipline CEO’su ve kurucu ortağı Melissa Wong yaptığı açıklamada, “Rapordan birçok perakende çalışanının bu çalkantılı dönemde mücadele ettiği açıkça görülüyor ancak veriler perakendeciler için ileriye dönük bir yolu aydınlatmaya da yardımcı oluyor” dedi.
“Mağaza içi iletişimi kolaylaştırmaktan, stresli çalışanlara daha fazla destek ve takdir göstermeye kadar, büyüme için umut var ve bazı şirketlerin çalışan memnuniyetini artırmak için şimdiden adımlar attığını görmek umut verici.”
Dünyanın en büyük iki meşrubat üreticisi önemli ölçüde daha yüksek fiyatlar ve enflasyon konusunda uyarıda bulunuyor: Hem Coca-Cola hem de PepsiCo, önemli maliyet artışlarına ve bunun sonucunda marjlar üzerinde daha fazla baskıya tanık oluyor.
coca-cola
pepsi
Dünyayı Etkisi Altına Alan Çift Haneli Enflasyon
Bu iki büyük şirket de sonuçlarını Perşembe günü yayınladı ve mevcut mali yıl için beklentilerini açıkladı. Bu tahminler oldukça belirsiz görünüyor. Alüminyum kutular, nakliye ve işçilik maliyetleri keskin bir şekilde artıyor ve bu da üreticilere fiyatları artırmaktan başka seçenek bırakmıyor.
her geçen gün artan enflasyon ürünlere ulaşımı zorlaştırıyor
PepsiCo’nun finans şefi Hugh Johnston, Reuters’e, maliyetlerin beklenenden daha fazla artması durumunda şirketin yıl içinde fiyatları daha da artırabileceğini söyledi ve ürün kıtlığını da göz ardı etmedi.
Ayrıca, tedarik zinciri hala kesintiye uğradığı için bazı ürünler için geçici kıtlıklar olabilir. Firmalar bu sene sonunda “Çift haneli enflasyon” bekliyorlar.
Coca-Cola da temkinli davranıyor:
“Bu yıl mükemmel olacak mı? Hayır, ancak tam kullanılabilirliğimizi optimize etmek için elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz”
enflasyon paraları eritmeye devam ederken firmalar çözüm arayışında
Coca-Cola, geçen yıl satışlarının yüzde 17 arttığını ve kârının 2020’ye göre dörtte bir oranında arttığını gördü. Dördüncü çeyrekteki fiyat artışları net karı artırdı. Üretici, satışların bu yıl yüzde 7 ila 8 oranında artmasını ve daha fazla enflasyon olmasını bekliyor. PepsiCo dördüncü çeyrekte yüzde 12 gelir artışı kaydetti, ancak yüksek maliyetler nedeniyle net kar biraz daha düşüktü.