İsveçli moda devi H&M, tam fiyat satışlarındaki artış ve indirim maliyetlerinin düşmesi sonucunda net satışların 31 Mayıs’a kadar olan altı ayda %20 artarak 8,4 milyar sterline ulaştığını açıkladı.
H&M Group ayrıca 31 Mayıs’a kadar olan üç aylık dönemde %12’lik bir artışla beklenenden daha iyi satışlar bildirdi.
Grubun vergi sonrası kârı ikinci çeyrekte %33 artarak 390 milyon sterline yükselirken, Rusya ve Ukrayna hariç satışlar %17’lik artışla 4.47 milyar sterline ulaştı.
H&M Group CEO’su Helena Helmersson: “İyi hazırlanan koleksiyonlar, tam fiyat satışlarında daha fazla artış ve indirimlerde düşüşle birlikte güçlü sonuçlar elde ettik. Fiziksel mağazalardaki satışlar önemli ölçüde artarken, çevrimiçi olarak iyi performans göstermeye devam ediyoruz. Bu, birbirini güçlendiren ve tamamlayan hem fiziksel hem de dijital kanallara sahip olmanın değerini bir kez daha göstermektedir. Bu nedenle satış kanallarının entegrasyonu, özellikle teknoloji, tedarik zinciri ve sürdürülebilirlik alanlarındaki sürekli girişimlere paralel olarak devam etmektedir.” dedi.
“Covid-19 pandemisi ile ilgili kısıtlamaların çoğu esasen sona ermiş gibi görünse de, birçok zorluk devam ediyor. Tedarik zincirinde aksama ve gecikmeler hala var, ancak yavaş yavaş hafifletiliyor. Aynı zamanda ciddi bir enflasyon var. Ukrayna’daki savaşla ilgili durum ve bunun işimiz için sonuçları sürekli olarak değerlendiriliyor. Müşterilere ve iş arkadaşlarına ve bir bütün olarak iş üzerindeki etkiyi dikkate alan çözümler bulmak için aktif olarak çeşitli seçenekler değerlendiriyoruz.”
Şirket ayrıca 240 milyon sterlin değerinde kendi hissesini satın alacağını ve hissedarlara nakit iade edeceğini duyurdu
İspanyol şirketin çocuk serisi geçen yıl 2019’a kıyasla satışlarını %60 artırdıktan sonra Mango, Mango Kids serisinin sunumunu hızlandırıyor. Ayrıca marka, yeni mağaza konsepti olan Mango Teen’i de piyasaya sürecek.
Moda grubu, bu yıl cirosunu iki yıl içinde ikiye katlayacak olan 200 milyon Euro’nun üzerinde bir ciro ile rekor satışlar öngörüyor. Bunu başarmak için Mango Kids, yıl sonuna kadar dünya çapındaki toplam mağaza sayısını 450’ye çıkararak 40 yeni mağaza açılışı planlıyor.
Ayrıca, Kids Lab adı altında, mağaza dekorasyonlarında da güncellemeler yapılacak. Mango Kids Lab’ın ilk testi, Boulevard Haussmann’daki yakın zamanda yenilenmiş Paris mağazasında gerçekleştirildi ve Eylül 2022’den itibaren tüm yeni mağaza açılışlarına genişletilecek.
Mango Teen 2023’de genişletilecek
Mango Kids ve Teen Direktörü Berta Moral: “Mağazalarımızın dönüşümü, bir şirket olarak sektörümüzde meydana gelen sürekli değişikliklere ve yetişkinlerden farklı ihtiyaçları olan bir hedef pazara uyum sağlama yükümlülüğümüzün bir parçasıdır. Yani çocuklar… Müşterilerimize mağaza içi alışveriş deneyimlerinde katma değer sunmak istiyoruz”. dedi.
Mango ayrıca, yeni bir mağaza konsepti olan Mango Teen‘i piyasaya sürecek. Bu yeni mağaza şirketin satışlarını yeni bir hedef pazara genişletmesine olanak tanıyacak.
İlk mağazasını bu ay Barselona’da açacak olan grup, 2023’te İspanya’da 11 Mango Teen mağazası açarak uluslararası genişlemesini de sağlayacak.
Türk perakendesine yön veren markalarımızın ilk mağazalarını hiç merak etmiş miydiniz? Yıllar önce temelleri atılan Türk markaları, bugün dünyanın pek çok ülkesinde Türkiye isminin duyulmasına katkı sağlamaya devam ediyor.
O halde bugün nostaljik bir esinti yaratalım ve Türk perakendesine yön veren markalarımızın ilk mağazalarına, geçmişe bir yolculuğa çıkalım.
İşte Türk perakendesine yön veren markalardan bazılarının ilk mağazaları
Migros
türk perakendesine yön veren markaların i̇lk mağazaları 11
1954 yılında, seyyar satış kamyonları ile perakende hayatına başlayan Migros, ilk yerleşik mağazasını 16 Aralık 1957’de Balık Pazarı’nda hizmete açıyor. Balıkpazarı mağazası aynı zamanda 61 yıl sonra Migros tarafından aynı lokasyonda tekrar açılmasıyla biliniyor. Şu anda aynı lokasyonda bir MigrosJet mağazası bulunuyor.
Beymen
türk perakendesine yön veren markaların i̇lk mağazaları 12
1969 yılında Ali Osman Boyner tarafından kurulan Beymen, ilk mağazasını 1971 yılında o dönemde İstanbul’un en prestijli alışveriş semti Şişli’de açıyor. Dönemin Türk moda sektöründe çığır açan markası ilk olarak yalnızca erkek koleksiyonlarının satışını yaparken ardından kadın koleksiyonlarına da geçiş yapıyor. 1990’ların başında Türkiye’yi lüks moda perakendeciliği ile ilk kez tanıştıran Beymen‘in 1994 yılında ilk amiral mağazası Beymen Akmerkez açılıyor.
Vakko
türk perakendesine yön veren markaların i̇lk mağazaları 13
Vakko’nun hikayesi, Vitali Hakko’nun 1934 yılında kurduğu “Şen Şapka” adlı küçük bir şapka dükkanı ile başlıyor. Şen Şapka daha sonrasında Vakko‘ya dönüşerek ilk mağazasını İstanbul’un kalbi Beyoğlu’nda açıyor. 1692 yılında açılan bu mağaza, Türkiye’de aynı zamanda o güne kadar açılan en büyük mağaza olma özelliğine de sahip. Aynı zamanda yeni bir konsept olan üst segment lüks giyim ve müşteri hizmetlerini de uygulayan ilk mağazadır.
Kiğılı
türk perakendesine yön veren markaların i̇lk mağazaları 14
1938 yılında erkekler için kumaş satışı amacıyla kurulan Kiğılı, 1965 yılında üretime geçiyor ve 1969 yılında ilk Beyoğlu mağazası açılıyor. Türkiye’de henüz hazır giyim kavramının oluşmadığı dönemde, yani kumaşlarla terziler tarafından dikim yapılan dönem, 1965’de ilk gömlek üretimini yaparak mağazasında hazır gömlek satan ilk markadır.
Koçtaş
türk perakendesine yön veren markaların i̇lk mağazaları 15
1955 yılında kurulan Koçtaş A.Ş, aslına bakarsanız ilk mağazasını 1930’larda açıyor fakat o zamanlar ismi Koçtaş olarak açılmıyor bu mağaza. Yapı market olarak ilk Koçtaş mağazası 1955 yılında %100 yerli sermaye ile Bornova’da açılıyor. İzmir halkı bu yeni konsepti öylesine benimsiyor ki, Koçtaş yapı marketlerin hikayesi buradan başlamış oluyor.
Paşabahçe
türk perakendesine yön veren markaların i̇lk mağazaları 16
İlk mağazasını 1957 yılında İstanbul Beyoğlu’nda açan Paşabahçe’nin kuruluşu çok daha eskiye 1934 yılına dayanıyor. Türkiye’nin ilk cam üretim tesisi olan Paşabahçe, bugünkü modern mağazaları ile müşterileri tarafından hala oldukça seviliyor.
Sarar
türk perakendesine yön veren markaların i̇lk mağazaları 17
1944 yılında Abdurrahman Sarar’ın 12 metrekarelik bir terzi dükkanında hayata geçirdiği bir marka Sarar. Bu dükkan, Eskişehir Odunpazarı’nda açılıyor. Şuan ise yurt içinde 150’den fazla mağazada hizmet göstermeye devam ediyor.
Bu haftaki farklılaşma detayları için buradan devam edelim…
Rakiplerinizi hiç durmadan takip etmeniz gerekir, ne satıyorlar, kaça satıyorlar, müşteri size daha farkı söylemeden bunu bildiğinizi belirtmeniz gerekir. Farklı bir markanın aynı işe yarayan ürünü için sizin ürününüzün farklı olan yönlerini iyi bilin. Sizin ürününüz ucuz olsa bile hiçbir zaman önce bunu belirtmeyin, en sona altın vuruş olarak saklayın.
Teslimat ve yerinde kurulum vb. gerektiren ürünler için müşterinize doğruyu söyleyin. Yapamayacağınız teslimat veya o akşam gerçekleştiremeyeceğiniz kurulum insanları mutsuz eder. İletişimin öneminden hep bahsettik. Farklılaşmanın en önemli yollarından biri doğruları söyleyen bir iletişimdir.
Reklam iletişiminde çok çeşitlilik önemlidir, televizyon pahalı ama billboardlar, radyo, sokaklara asılan afiş vb. reklam mecraları sanılandan çok daha fazla ilgi çekiyor. Kriz zamanları her zaman olacaktır. Krizde küçülme çok duyulan bir kavramdır. Bununla beraber imkanlarınız ölçüsünde kriz zamanlarını yeni planlar ve yeni atılımlar yapmak için stratejik düşünerek geçirin. Özellikle kriz dönemlerinde reklam ve promosyon konularına ağırlık verin.
Ürün satarken sadece kendi ürününüzü değil aynı zamanda iş birliği yaptığınız firmaların ürünlerini de tanıtım akışınıza ekleyin. Onların numunelerini dağıtın. Sizinle aynı şeyleri satmayan (tabii ki), başka niş pazarları ve işletmeleri bulun. Sonra birlikte çalışın ve bir tür ortaklık kurabilecek misiniz bir bakın. Genellikle müşteriler, istikrar, güvenlik ve öne çıkma hissi verdiği için şirketlerin diğer şirketlerle çalıştığını görmekten hoşlanır ve farklılaşmanızı sağlar.
Yaşadığımız coğrafyada insanların birbirlerine teşekkür ederim, günaydın vb. hitaplar kullanması günden güne azalıyor. Bu konuya mağaza çalışanlarının önem vermesi gerekir. Gelen müşteriye her zaman alışveriş yapsın veya yapmasın hatırını sormak önemlidir. Bu özellikle yüksek tutarlı ürün satan mağazalar için çok daha önemlidir. Özellikle beyaz eşya satışlarında büyük mağazacılık konseptinde zorluk yaşanır. Çünkü müşteri kendisiyle ilgilenilmesini, bilgi verilmesini ister ama özellikle 1500 m2’den büyük bir mağazada bunu yapmak personel açısından zordur. Veya bu tip müşteri kasada ödeme yapmak yerine stantta ödeme yapmak ister. Büyük mağazacılıkta bunları çözebilen işletmeler farkındalık yaratır. Beyaz eşya bölümüne bayilik sisteminde olduğu gibi müşteri için oturma imkânı sağlamak, çay-kahve ikramı önemli farkındalık unsurudur.
Stoksuz ürün
Alışverişte müşterinin işinin kolay olması gerekir. Rafta fiyatı hemen görebilmesi veya fiyatını gördüğü ürünü rafta bulabilmesi gerekir. Özellikle hızlı tüketim ürünlerinde yapılan kampanyalarda ürünün hızla bitip rafta sadece fiyat olması müşteri açısından çok kötü bir intiba uyandırır. Buna izin vermeyin. Mağazaya gittim, fiyatı vardı ürün yoktu vb. bir reklamasyona maruz kalmayın. Devamında müşterinin bulamadığı kampanya ürünü yerine elimizde başka bir ürün var, aynı özellikte ama fiyatı biraz daha yüksek hiç demeyin. Ancak, sizin için aynı özellikte ama daha pahalı ürünü kampanya yapılan ama fiyatı ucuz olan ürünün fiyatına indiriyorum derseniz farkındalık olur.
perakende sektöründe farklılaşma ve ezber bozan taktikler #2 20
Müşterinize ürün sattıktan sonra, ürünle birlikte kullanabileceği ek bir aksesuar, sarf malzemesi vb. bir ürünü uygun fiyatla muhakkak teklif edin. Müşteri sırf o aksesuarı veya sarf malzemesini daha ucuza aldığı için mağazadan daha memnun ayrılacak ve farkındalığı en uca taşımış olacaksınız.
Müşteriler
Müşteri şikayetlerini asla hafife almayın unutmayın ki müşterilerinizden olumsuz fikre sahip olanları bunu en az 10 kişiye aktarıyor. Olumlu olanlar ise ancak 2-3 kişiye olumlu aktarım yapıyor.
Genellikle B2B işletmeler için geçerli olduğu düşünülse de, müşteri sizin itibarınızı ve geçmişinizi tabii ki kurumsal olarak merak eder. İşletmenizde bu tür bir hikâye varsa geçmişe dönük olarak kendinizi tanıtmayı unutmayın, mağaza içinde uygun bir yer olsun ihmal etmeyin. Unutmayın müşteri ürün ile itibar da satın almak ister.
Müşteri ile iletişimde olan bütün noktalarınızın, iletişim dili açısından tek bir formata sahip olması gerekir. Biraz önce mağazaya gelen müşterinin muhakkak hatırının sorulması vb. konuları konuştuk. Müşteriye giden yazılı iletişimlerde aynı ve resmi üslubu kullanmaya özen gösterin, özellikle yazışmada 2. tekil şahıs hiç kullanmayın. Gelişmiş ülkelerde bu hitap tarzı normal karşılanır ama bizim coğrafyamızda bu bir saygı üslubudur. O mağazaya gittiğimde bana hep saygılı davranırlar, yaşıma hürmet ederler vb. konular hep farkındalık unsurudur.
İşletmenize gelen müşteri ürün ile beraber ürün yanında kullanabileceği ürünleri de bulabilsin asla biz sadece bunu satıyoruz iletişimine girmeyin. Müşterinin o mağazaya gittiğinde konuyla ilgili her şeyi bulabilmesi en önemli farkındalık sebebidir.
Bütün burada saydıklarımızın bir kısmını veya çoğunu zaten yapıyor olabilirsiniz. Bunların farkındaysanız zaten müşteri için farkındalık yaratmanın ana formülünü biliyorsunuz demektir. Ama sadece bunları yapmış olmak için veya dönem dönem yapıp daha sonra rafa kaldırıyorsanız, bence hiç yapmayın çok daha iyi olur.
Eğer bu konularda devamlılık sağlayabiliyorsanız, müşteri nezninde gerçek farkındalığa ulaşabilirsiniz. Sizi neyin benzersiz kıldığını vurgulayarak, sizden satın alma yapmayan potansiyel müşterilerde bile merak uyandırabilirsiniz. Bu gerçekleştiğinde, zaten farkındalık konusunda farkındalık yaratmış olursunuz.
Nike bugün, 2022 mali yılı dördüncü çeyreği ve 31 Mayıs 2022’de sona eren tam yıl için mali sonuçlarını açıkladı ve dördüncü çeyrek gelirlerinde %1’lik bir düşüşle 9,9 milyar £ gelir bildirdi.
nike, 2022 sonuçlarını açıkladı. 2023'te düşük büyüme öngörüyor 22
Nike’ın mağaza satışları %10 arttı
Nike, dördüncü çeyrek gelirlerinin önceki yıla göre %7 ve para biriminden bağımsız olarak %11 artarak 3,9 milyar £ olduğunu bildirdi. Dördüncü çeyrek için toptan rapor edilen gelirler, önceki yıla göre %7 ve para biriminden bağımsız olarak %3 düşüşle 5.5 milyar Sterlin olarak bildirildi.
Net gelir, önceki yıla göre %5 düşüşle 1.1 milyar £ ve seyreltilmiş hisse başına kazanç %3 düşüşle 0.90 $ oldu.
2022 mali yılı için, Nike’ın gelirleri, para biriminden bağımsız olarak %5 artarak 38 milyar £’a yükseldi.
Markanın dijital büyümesi %18 ve mağaza satışlarında %10’luk artış gerçekleşti.
Geleceğe bakıldığında, şirket, 2023 mali gelirlerinin, 2022 seviyelerine kıyasla, “düşük tek haneli” büyüyeceğini ve kar marjlarının 50 baz puana kadar düşeceğini tahmin ediyor.
Nike Başkanı ve CEO’su John Donahoe : “Nike’ın bu mali yılda elde ettiği sonuçlar, markalarımızın eşsiz gücünün ve tüketicilerle olan derin bağımızın bir kanıtıdır. Yenilikçi ürün yelpazemiz ve genişleyen dijital liderliğimiz dahil olmak üzere rekabet avantajlarımız, Sporun geleceğine hizmet etmek için amansız çabamızla değer yaratırken stratejimizin işe yaradığını kanıtlıyor.” dedi.
Küresel perakende sektörünü ülkelere göre yakından takip edebileceğiniz serimiz #RetailTrip‘in ikinci yazısı ile karşınızdayız. Bu yazımızda Çin perakendesini analiz edeceğiz. İlk yazımızda bahsettiğimiz üzere, RetailTrip serilerimizde ülkelerin perakende sektörünü 2 ana başlık altında ve 2 ayrı yazıda inceliyoruz. Birincisi ülkelerin mağaza, ürünler, tüketici davranışları; ikincisi ise perakende rakamları üzerine odaklı.
Çin perakendesinin ilk yazısı RetailTrip #1: Çin Perakensini Geziyoruz başlıklı; mağaza, ürünler ve tüketici davranışları analizimize buradan erişebilirsiniz.
İkinci yazımız olan bu yazımızda ise, Çin perakendesinin özellikle Covid sonrası rakamları, hala devam eden kapanmaların hem ülke genelinde hem de küresel perakende sektörüne etkileri üzerine konuşacağız.
RetailTrip #2: Çin perakendesini biraz aralayalım
Öncelikle salgın hem tüketicilerin satın alma alışkanlıklarını aniden değiştirdi hem de buna bağlı olarak perakendecilerin faaliyet gösterme kabiliyetini büyük ölçüde etkiledi ve 2 yıl içerisinde Çin perakendesinin online, e-ticaret ve insansız perakendeye geçişini bir anda hızlandırdı.
Hazır yemek için restoranlara gitmeyi alışkanlık haline getirmiş olan genç tüketiciler paket servis veya evde yemek yapmak zorunda kaldı. Gençler adapte olmakta o kadar zorlanmasa da yaşlı tüketiciler ve yerel mağazalardan alışveriş yapmayı tercih edenler de internet alışverişi yapmaya itildi, hatta Çin’de mecbur kaldı diyebiliriz ve bu onlar için daha zorlu bir süreç oldu.
Bu süreçte çevrimdışı perakendeciler büyük acılar çekerken halihazırda e-ticaret yapan şirketler ile aceleyle nasıl çevrimiçi olacağını bulan geleneksel perakendeciler için de kriz adeta bir fırsata dönüştü.
Bu değişimi atlatmak için bazı çevrimdışı perakendeciler, müşterilerle iletişim kurmak adına sosyal medya gruplarını kullanarak ve canlı yayın yaparak çevirimiçi araçlara yönelmek zorunda kaldı. Böylelikle perakende satış hacminin önemli bir parçası olan e-ticaret satışlarının pandemi sonunda da devam edeceğini tahmin etmek zor değil fakat rakamsal olarak bakıldığında uzmanlar satışın artacağını, kısıtlamalar sebebiyle artan büyüme oranının ise hayat normale dönmeye başladıkça pandemi başındaki 2020´ye göre düşeceğini söylüyor.
Çevrimiçi perakende satışlarının toplam perakende satışları içindeki payının da 2020’de %27,7’den 2021’de %27,4’e hafif düşüşün ardından 2022 sonunda %29’a çıkacağını öngörüyorlar.
Perakendedeki genel durum ise, yavaşlayan ekonomi ve artan işsizlik endişeleri tüketici güveninin zayıflamasına sebep olurken bu da Çin´in perakende satış büyümesinin 2021’ de %12,5’ten 2022’ de tek haneli rakamlara düşmesi tahminlerini doğuruyor.
Perakende satışları 2022 Nisan ayında yıllık bazda %11,1 düştü bu da Mart 2020´den bu yana en büyük düşüş oldu sebep olarak ise Şanghay ve Pekin de dahil olmak üzere bazı kilit bölgelerde uygulanan kısıtlamalar gösteriliyor fakat yavaş yavaş önlemler gevşemiş durumda ki etkisini göstermeye başladı bile. Örneğin 2022 Mayıs ayında %7,1’lik piyasa beklentilerine karşın düşüş %6,7 oldu. Bu şehirlerde üretim ve pazarlar yeniden açıldıkça, uzmanlar ekonomik toparlanmanın yakın olduğuna inanıyor. Fakat yine de bu kapanmaların Çin perakende sektörüne etkileri inanılmaz. Aşağıdaki tablodan kapanmaların sektöre olan etkilerini inceleyebilirsiniz.
Süpermarketler, bakkallar ve taze ürün mağazaları gibi satış noktaları müşterilerin evlerine kısa mesafede olan perakendeciler için açık kalmak biraz daha kolay oldu bu dönemde ancak alışveriş merkezleri, büyük mağazalar ve restoranlar gibi merkezi iş bölgeleri için durum öyle olmadı. Hükümet onları kapatmaya zorladı bu da onlar için ciddi bir kaynak akışı krizi yarattı. Tüm alışveriş komplekslerinin kapanmasıyla birlikte yaklaşık 80 büyük yatırımcı, perakende kiracılarının sıkıntılarını hafifletmek için kiraları düşürdü.
E ticaret devleri, küçük e-ticaret şirketlerine göre salgına daha hızlı yanıt verme süresi, daha fazla yönetim kapasitesi ve operasyonel esneklik sağlayan daha fazla kaynağa sahip olduklarından sürece biraz daha kolay uyum sağladılar. Bu arada E-ticarete yönelim artınca doğal olarak ciddi oranda insan gücü ihtiyacı ortaya çıktı.
Alibaba Fresh Hema ve JD 7Fresh gibi devler diğer restoran ve gıda işletmelerinden; Carrefour O2O, Suning´e ait olan, Suning Beyaz Eşya Mağazaları´ndan personel desteği aldı fakat Miss Fresh ve Dingdong Shopping gibi daha küçük platformlar bu dış kaynaklardan yoksundu. Bu da onları epey zor duruma soktu diyebiliriz.
Günlük hayata baktığımızda; Çinde şu an durum hem perakende sektörü olarak hem de insanların sektöre katılımı olarak diğer ülkere göre daha yavaş da olsa normale dönüyor. Çoğu ülkede artık sosyal etkinliklere katılırken veya seyahat ederken herhangi bir test sonucu veya bir kod sorgulanmıyor fakat Çin’de insanlar eski sosyal hayatlarına dönmüş olsalar da ülkede uygulanan sıfır vaka politikası kapsamında birçok şehir, toplu taşıma veya halka açık yerlere erişimden 48 saate veya 72 saat önce yapılan Covid 19 testlerinde negatif sonuç alınmasını zorunlu kılmak da dahil olmak üzere katı önlemler uyguluyor.
Bu da doğal olarak çevrimdışı perakende oranlarını ve sosyal hareketliliğe katılımı düşürüyor. Öte yandan tüm bu prosedürleri sağladıktan sonra insanlar Çin’de sosyalleşip alışveriş merkezlerinde perakendeyi ayakta tutabiliyor. Fakat kısa zamanda bu prosedürlerin kalkması da beklenmiyor. Hatta Çin’in yönetim şekli ve kurallara olan bağlılığı göz önüne alındığında ilerleyen yıllarda ülkenin yeni normalinin bu olabileceği dahi konuşuluyor.
Uzman görüşlerine bakacak olursak; 2022 ikinci çeyreğinin ekonomisi salgından etkilenecek ve tahmini GSYİH büyümesinin 2022´de en düşük olacağı tahmin ediliyor. Üçüncü ve dördüncü çeyrek GSYİH, tam yıl GSYİH büyümesi açısından önemli olacak. Yılın ikinci yarısındaki performans, bu yılki hedefe ulaşmada en kritik faktör olacak. Salgın etkili bir şekilde kontrol altına alınırsa, imalat, hizmet sektörü ve tüketim, yılın ikinci yarısında piyasa dinamizmini kademeli olarak yeniden kazanacak ve daha fazla ekonomik toparlanma büyümesine yardımcı olacaktır. Mahalle perakendeciliği ile online ve offline alışveriş arasındaki etkileşim güçlendirilecektir.
Çin perakende sektöründe durumlar şuan için bu şekilde. Her hafta Salı günleri, #RetailTrip başlığımız altında farklı ülkelerin perakende sektörlerini konuşmaya devam edeceğiz. Önümüzdeki hafta yeni bir ülke odağında görüşmek üzere.
Pandeminin ilk yarısında, sadece 10 haftada 10 yıllık e-ticaret tecrübesi edindiğimizi söylemek popüler hale geldi. Her ne kadar doğru bir yaklaşım olmasa da perakende sektöründe satışla ilgili neredeyse her konuda ortaya çıkan “büyük ivme” fikri, günlük dilimizde oldukça yer aldı. Ayrıca, birçok medya kuruluşu ve perakende uzmanı, bazı trendlerin -özellikle zincir marketlerin eve teslim hizmetinin- kalıcı değişiklikler olduğunu açıkladı.
Pandemi döneminde bazı önemli değişikliklerin meydana geldiği doğru olsa da şu anda çok daha fazla “büyük denge” fikrinin yoğun olduğu ve eski alışveriş alışkanlıklarına bir dönüş yaşadığımız da oldukça açık.
Son iki yılda en fazla etkinlik artışı olan bölgelerde harcamalar önemli derecede yavaşlıyor ve yakın geçmişin en belirgin harcama değişimleri, önceki yıla yakın bir dönüş yaşıyor.
Örneğin, fiyatları oldukça yüksek olan bilet satışları ve spor ekipmanı harcamaları, şimdi yıl be yıl düşüşlere maruz kalıyor. Pandemiden olumsuz etkilenen giyim ve yiyecek harcamaları şimdi yüksek kazançlar görüyor. Dışarıdan yemek yemeye artan ilgi artık ev için yapılan gıda alımlarını aşıyor ve bu da bizi pandemi öncesi yapılan harcama payına yaklaştırıyor.
Perakende sektöründe üründen hizmete doğru kayma
perakende sektörü "büyük i̇vme"den “büyük denge”ye geçiş yapıyor 28
Daha fazla bilgi edindikçe, internet alışverişinin büyük ivmesinin artık çoğu kategoride bir veya iki yıla daha yakın olduğu ortaya çıkıyor ve bir şeyin internet üzerinden sipariş edilmesi ile mağazaya gidip satın alınması arasındaki önemli farkı düşündüğünüzde bunun daha da düşük olduğu söylenebilir. Üstelik ister eve teslim edilsin ister mağazadan teslim alınsın, internet üzerinden market alışverişindeki patlamanın belirgin bir şekilde azaldığına dair gittikçe artan kanıtlar var.
Tüketici harcamalarının ürünlerden hizmetlere doğru artan oldukça öngörülebilir kayması ile bu büyük dengeleme süreci, açıklanamaz bir şekilde perakende sektörü çalışanlarını bir hayli şaşırttı. Birçok şirket envanter seviyelerini hızlı bir şekilde düşürmeye çalışırken, önümüzdeki aylarda yüksek indirimlerle vurulması muhtemel ürünlerde alışılmadık alışveriş örnekleriyle karşılaşabiliriz.
Yüksek enflasyon oranı, yakın gelecek için satın alma faaliyetlerini de bulandıracak. Oldukça uzun bir süre boyunca, satış fiyatları artarsa, satın alınan birimlerin sayısının da artacağı genel olarak varsayılabilir. Bu durum artık birçok kategoride geçerli değil. Talebin müşteri tipine ve satın alınan ürünlerin doğasına göre büyük ölçüde değişebileceği göz önüne alındığında, aşırı enflasyon kontrol altına alınana dektüketici davranışındaki değişiklikleri yönetebilmek daha zor olacak.
Migros açıklamasına göre, spor ve sağlıklı yaşam markası Mars Athletic ile Migros’un data entegreli pazarlama platformu Mimeda iş birliğine imza attı.
İş birliği kapsamında Mars Athletic’in 240 binden fazla üyesinin sporla buluştuğu 98 kulübünde yer alan dijital ekranlar, poster alanları, stüdyo sponsorlukları, üyelere her yerde spor imkanı sunan MAC+ uygulaması ve Mars Athletic’in tüm dijital kanallarında yer alan mecralar, perakende medya şirketi Mimeda desteği ile ürün ve hizmetlerini tanıtmak isteyen markalarla buluşacak.
Migros çatısı altında kurulan ve data entegreli iletişim kanallarına sahip tek pazarlama platformu olan Mimeda ile data, iletişim kanalları ve reklam teknolojisi bir araya gelerek verimli ve etkili bir pazarlama ağı oluşturulacak. Mimeda, uzman kadrosu ile Mars Athletic kulüplerinde ve dijital kanallarında yer alan mecraları analiz ederek farklı sektörlerde yer alan iş ortaklarının ihtiyaçlarına uygun kullanım önerileri sunacak.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Mars Athletic Üst Yöneticisi (CEO) Can İkinci, Mimeda ile yaptıkları iş birliğinden memnuniyet duyduklarını belirterek, mecralarının pazarlama ve satışını perakende medyasında uzman Mimeda’ya güvenle teslim ettiklerini bildirdi.
Mars Athletic çatısı altında 240 binin üzerinde üyeleri bulunduğunu ve bu sayının her geçen gün arttığını aktaran İkinci, ‘Ayda 1 milyon 600 binden fazla ziyaret alan 98 kulübümüzde sunduğumuz hizmetlerimizin yanı sıra MAC+ uygulamamız ile üyelerimize her yerde spor imkanını sunarak zihnen ve fiziken daha iyi bir yaşamın başlangıç noktası olma misyonumuz ile ilerliyoruz. 1.500’den fazla profesyonel eğitmenimiz, kişiye özel hizmetlerimiz, farklı uzmanlıklara odaklanan özel stüdyo konseptlerimiz ve MAC+ kapsamında sunduğumuz zengin spor ve sağlıklı yaşam içerikleri ile üyelerimize sağlıklı yaşama dair bütünsel bir hizmet sunmayı hedefliyoruz.’ ifadelerini kullandı.
İkinci, Mars Athletic’e ait kulüpler ve dijital kanallar kapsamında yer alan farklı birçok mecranın iş birlikleri kapsamında Mimeda’ya emanet olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
‘Mimeda, markalar ile doğru hedef kitleyi doğru alan ve zamanda buluşturuyor. Medya ve pazarlama alanında katma değer yaratan data entegreli pazarlama platformu Mimeda, data, iletişim kanalları ve reklam teknolojisini birleştirerek etkili bir şekilde kullanıyor. İş birliğimiz kapsamında markalar hedef kitlelerine ulaşma ve etkileşime girme fırsatı yakalarken, Mimeda’nın data temelli medya planlama stratejisi ve ölçülebilir iş sonuçları gelişen mecralarımızın verimli olarak kullanılmasına katkıda bulunacak.’
‘Mimeda ile markaların yanında medya partneri olarak yer alıyoruz’
Mimeda Yönetici Direktörü Kına Demirel de Migros’un 2 bin 500’den fazla mağazası, Migros Sanal ve Migros Hemen gibi online satış kanalları ile Migros TV gibi dijital platformlarının milyonlarca müşteri trafiğini 100’den fazla reklam verenle buluşturduklarını bildirdi.
Demirel, ‘Türkiye’nin ilk perakende medya şirketi olarak, mevcut datayı analiz ederek markaları doğru alanda ve doğru zamanda, doğru müşteri kitleleri ile buluşturmak amacıyla çalışmalarımızı yürütüyoruz. Doğru verinin aksiyona, aksiyonun bilgeliğe dönüşüm yolculuğunda markaların yanında bir medya partneri olarak yer alıyoruz. Birlikte çalıştığımız markaların doğru hedef kitleye, doğru kanal üzerinden ulaşabilmesi için alanında uzman ekiplerimiz markaların datalarını inceleyerek yönlendirici içgörülerini paylaşıyor. Böylelikle markaların kullanması gereken iletişim kanallarının belirlenmesine yardımcı oluyor, hedef kitlelerini daha iyi anlayarak doğru kanallar aracılığıyla müşterilerine erişimlerini sağlıyoruz.’ değerlendirmesinde bulundu.
Mimeda’nın kuruluşunun birinci yıldönümünde Mars Athletic ile başlatılan iş birliğinin çok güzel bir doğum günü hediyesi olduğunu belirten Demirel, Mimeda iletişim kanal portfoyüne Mars Athletic’in birbirinden değerli kanallarını eklemekten mutluluk duyduklarını kaydetti.
H&M, tüketici talebinin Covid-19 karantinaları arasında düştüğü ve ülkede büyük bir tepki aldığı için Çin’deki amiral gemisi Şangay mağazasını kapattı.
Dünyanın en büyük ikinci hızlı moda perakendecisi, 2007 yılında Şanghay amiral mağazasının açılışıyla Çin’e girmiş ve hızla genişlemişti. Geçen yılın başlarında markanın Çin anakarasında 500’den fazla mağazası vardı, ancak web sitesinde şu anda 376 mağazası olduğu görülüyor.
Şanghay’ın iki aylık katı bir sokağa çıkma yasağını kaldırmasının üzerinden yaklaşık bir ay geçmesine rağmen, tüketiciler henüz önemli sayıda alışveriş merkezlerine geri dönmedi.
Çinli tüketiciler H&M’i boykot ediyor
Çinli tüketiciler de, H&M’in Xinjiang bölgesindeki Uygur Türkleri’ne yönelik zorla çalıştırma iddialarıyla ilgili endişelerini dile getirdiği bir mektubun 2021’de gün ışığına çıkmasından sonra markayı ciddi anlamda boykot etmeye başlamışlardı.
h&m amiral gemisi mağazasını kapattı 32
Hükümet aynı zamanda Inditex, Zara, Nike ve Adidas gibi diğer markaların da boykot edilmesini desteklemiş fakat herhangi bir yaptırım uygulanmamıştı. Bu konuda endişelerini dile getiren ilk yabancı perakendeci olan moda devine yönelik tepkiler ise özellikle çok sert oldu ve markayı ülke genelinde ciddi yıprattı.
McDonald’s‘ın, rekabet alanını dengelemek amacıyla franchise seçim sürecini yenilediğini bildirdi.
CNBC’ye göre, 2023’te fast-food devi, aynı kriterleri kullanarak franchise sahipliği için yeni adayları değerlendirmeye başlayacak. Şimdiye kadar şirket, sadece mevcut franchise sahiplerinin eşlerine ve çocuklarına öncelik veriyordu.
Yeni franchise anlaşmaları yapılacak
Franchise sürecindeki değişikliklerin bir parçası olarak, McDonald’s’ın ek franchise yerleri açma taleplerinden gelen mevcut franchise sözleşmelerinin yenilenmesini de ayrı ayrı değerlendireceği bildiriliyor.
Aralık ayında şirket, azınlık gruplarından daha fazla franchise almak için önümüzdeki beş yıl içinde 250 milyon dolar harcamayı planladığını da duyurdu.
Merkezi Oak Brook, Illinois’de bulunan McDonald’s’ın, 100’den fazla ülkede 39.000’den fazla lokasyonu bulunuyor. Dünya çapındaki McDonald’s restoranlarının yaklaşık %95’i bağımsız yerel işletme sahiplerine ait ve onlar tarafından işletiliyor.