Ana Sayfa Blog Sayfa 361

2022 ve Sonrası için Alışveriş Şeklimizi Değiştirmeyi Hedefleyen Perakende Girişimleri

Pandemi süreci perakende için yenilik çağını başlattı ve sektörde var olan değişiklikler belli ki daha da öteye gidecek. Tabi bu durum, ihtiyaçlar karşısında doğan farklı perakende girişimlerini de beraberinde getirdi. Pandeminin başlangıcında meydana gelen alışveriş alışkanlıklarındaki değişim, yenilikçi düşünen kişilerin, markaların müşterilerle nasıl bağlantı kurduğundan, ürünlerin nasıl üretilip teslim edildiğine kadar perakendeyle ilgili her şeyi yeniden düşünmenin gerekli olduğunu fark etmelerini sağladı.

İşte 2021’de küresel olarak ivme kazanan şirketler ve 2022’de çıkış yapacak önemli perakende girişimleri trendlerinden bazıları:

TalkShopLive ve Popshop Live Perakende Girişimleri: Video satışı

Ülkemizde daha tam olarak çok duyulmamış ve kullanılmayan bir satış şekli olsa da dünyada popüler olmaya başlayan bu sistem videolu bir satış yolu.

Sosyal medya fenomenleri, videoların takipçi çekmenin en iyi yolu olduğunu öğrendiği gibi, perakendeciler de satışları artırmak için canlı yayın videolarını benimsiyor.

Oprah Winfrey, Paul McCartney ve Drew Barrymore gibi ünlülerin video satış kanalları açmasına yardımcı olan Los Angeles merkezli üç yıllık perakende girişimleri TalkShopLive, Walmart ile bir ortaklık duyurdu.

Bu ortaklık, Walmart’ın alışveriş yapılabilir içeriğe sahip videoları Walmart.com’a ve sosyal medya platformlarına yerleştirmesini sağlıyor. TalkShopLive ise, teknolojisinin müşterilerin herhangi bir sitedeki video oynatıcıda satın alma yapmalarına olanak tanıdığını ve bunun aslında “bir videonun paylaşıldığı her yeri satış noktasına dönüştürdüğünü” söylüyor.

Başka bir video satış girişimi olan Popshop Live, bağımsız mağazalar için canlı yayın çözümü olarak kendine bir yer edindi. Mall of America gibi başka  büyük markalar da Popshop Live uygulamasını kullananlar arasına girdi.

Ayrıca, Popshop Live’ın genişlemesini hızlandırmak için Instagram ve Instacart teknoloji uzmanı Bangaly Kaba ve Uber Eats’ın eski başkanı Jason Droege’yi işe aldığını duyurdu.

 brik + clik perakende girişimleri
brik + clik perakende girişimleri

Brik + Clik – Hizmet olarak fiziksel mağazalar

Özellikle şu sıralar tüm şirketler dijital markalar için mağaza vitrinleri oluşturmaya çalışıyor, ancak Brik + Clik perakende girişimleri işe yarayan bir formül bulmuş gibi görünüyor.

Yine ülkemizde adını çok duymadığımız bir şirket olan Brik + Clik kendisini perakende teknolojisi çözümü olarak tanımlıyor. Şirket ilk olarak 2020 yılında New York ve California’da mağazalar açmaya başladı. Bu tatil sezonunda ise Los Angeles’taki Westfield Century City alışveriş merkezinin açık hava ortak alanlarına beş bağımsız kabin koleksiyonu kurdu ve Avrupa tarzı bir açık hava pazarı yaratmaya çalıştı. Brik + Clik sözcüsüne göre, Black Friday günü açılan dükkanlar, açık oldukları ilk iki gün 160.269 ziyaretçi çekti.

Brik + Clik, çevrimiçi markalara, kendi mağazalarını açma maliyetleri olmadan fiziksel perakende için bir çözüm sağlamak amacıyla kuruldu. Brik + Clik, bitcoin’i kabul eder ve ayrıca katılımcı markaları için bir sanal gerçeklik çevrimiçi mağazası işletir.

Brik + Clik ayrıca bağış toplama konusunda farklı bir yaklaşım benimsiyor. Kasım ayında, bireylerin start-uplara yatırım yapmalarını sağlayan yatırım platformu Republic’te açık yatırım kampanyası başlattığını duyurdu.

Fabric  – Eve yakın hızlı teslimat

Çok sayıda tüketiciye yakın, kentsel alanlarda yer alan ve robotlar tarafından işletilen mini depoları olan mikro merkezlerinin 2021’de “yakında” aşamasını geçtikten sonra 2022’de hızla çoğalması bekleniyor.

2018’den beri Tel Aviv’deki 1 saatlik teslimat, otomatik mikro-yedekleme merkezlerini test eden ve geliştiren İsrail merkezli bir robot firması olan Fabric, ülkedeki ilk otomatik mini merkezini 2020 yılının sonunda Brooklyn, NY’de açtı. Yakın zamanda, Amerika Birleşik Devletleri genelinde merkezlerinin ağını genişletmek için kullanacağı finansmanlarını tamamladı. Bu finansmanlardan sonra Fabric’in değeri  1 milyar doların üzerine çıktı.

Fabric, Tel Aviv’de kalabalık kentsel ortamlarda bile nasıl çalışabileceklerini göstermek için robot personelli depolarını otopark gibi alanlara kurdu ve bunları bir eczane zinciri ve bir market için bir saatlik teslimatların mümkün olduğunu göstermek adına kullandı.

Fabric bu yıl Walmart, Instacart ve FreshDirect ile ortaklıklarını duyurdu.

Resonance Companies – Talep üzerine yapılan moda

Stok fazlası, indirimleri veya en çok satan stil ve beden kıtlığı olmayan bir moda endüstrisi hayal edin. New York merkezli bir teknoloji şirketi olan Resonance Companies tam da bunu yapıyor.

2015 yılında Lawrence Lenihan ve Christian Gheorghe tarafından kurulan şirket, tasarımcılara ve giyim markalarına tek seferde giysi tasarlama, üretme ve satma yeteneği veren bir teknoloji platformu geliştirdi.

Platform, markalara belirli bir tarzdan kaç tane satabileceklerini  tahmin etmek zorunda kalmak yerine ya da fazla üretimden kaçınmak adına, markalara sadece talep üzerine üretim yapma ve yalnızca çevrimiçi olarak sipariş edilmiş giysiler yapma olanağı verir.

Resonance, 2022’de platformunu daha fazla marka ve tasarımcıya açmayı planlıyor. Ayrıca sipariş üzerine yapılan modaların hızlı teslimatını kolaylaştırmak için önümüzdeki yıllarda ülke çapında yüzlerce mikro dikiş tesisi açmayı veya bunlarla ortaklık kurmayı planlıyor.

McKinsey’in Küresel Moda Endeksi Raporu

Kısa süre önce McKinsey Küresel Moda Endeksi’nin son araştırması yayımlandı. Mağaza Düzeyinde Envanter Doğruluğunun önemli olduğunu düşünüyorsanız, bu araştırmadan memnun kalacaksınız. 

350’den fazla halka açık şirketle ilgili periyodik araştırmanın üst sıralarına, Mağaza Düzeyinde Envanter Doğruluğuna öncelik veren ve bunu başarmak için gereken teknolojiyi (RFID) benimseyen markalar hakim durumda. Zara’nın ana şirketinin (Inditex) başkanı 2014’ten beri halka açık bir şekilde RFID’nin stratejik önemi hakkında konuşuyor.

RFID, (radyo frekansı tanımlama) bir nesneye yerleştirilen etikette depolanan bilgilere erişmek için kullanılır.

Mağaza Düzeyinde Envanter Doğruluğu ve RFID hakkında daha fazla bilgi için buradaki yazımıza göz atabilirsiniz.

Küresel Moda Endeksi Raporu

2019’a kadar doğruluk ve kârlılık arasında açıkça bir bağlantı görülüyordu. 2020’de de yıllık Moda Durumu raporunda buna benzer bir durum söz konusuydu. Doğru teknolojilere gerekli yatırımları yapan şirketler her zaman önde oldu. Yukarıdaki Inditex örneğinde olduğu gibi.

Inditex’e ek olarak, Nike, Adidas, Lululemon ve Uniqlo gibi diğerleri; bu gelişmiş yeteneklere büyük önem verenler arasındaydı. Victoria’s Secret, PINK ve Çinli güç devi Anta Sports da bu bağlamdaki teknolojilerin takipçileri oldu. 

Sektör içerisinde yapılan farklı araştırmalar, Mağaza Düzeyinde Envanter Doğruluğunun şu anda “sahip olunması gereken” bir yetenekten daha fazlası olduğunu işaret ediyor. Gucci (Kering) ve LVMH, mağazalarının çoğunda RFID kullanıyor ve bunu rakiplerinin çoğundan daha hızlı yapıyor.

moda endeksi
ortalama ekonomi kârı 2019-2020

McKinsey Global Moda Endeksi’ne aşina olmayanlar için; tüm bölgeleri, ürün kategorilerini ve değer segmentlerini kapsayan geniş bir işletme grubunu takip ediyorlar. McKinsey, bu şirketlerin her birini yarattıkları Ekonomik Kâr derecesine göre sıralıyor. Negatif Ekonomik Kâr üreten işletmelere Değer Yok Ediciler, Ekonomik Kâr yaratanlara ise Değer Yaratanlar deniyor. Çalışmanın en ilgi çekici kısmı, Süper Kazananlar olarak adlandırılan en iyi 20 şirkettir.  

Ekonomik Kâr, bir işletmenin performansını oluşturmak için yatırdığı para miktarını hesaplayarak değer yaratmayı ölçer. Bir şirketin faaliyet karından düzeltilmiş vergileri ve sermaye maliyeti düşülerek hesaplanır.

Çoğu Şirket Artık Değer Yıkıcı

Şaşırtıcı gelebilir ancak McKinsey ekibi tarafından incelenen şirketlerin yaklaşık %70’i negatif Ekonomik Kâr üretiyor. Bu şirketler Değer Yok Edicileri kategorisine giriyor.

Bu sonucu Covid pandemisine yüklemek cazip gelse de verilere daha yakından bakıldığında, bunun uzun süredir devam eden bir düşüşün devamı olduğu ortaya çıkıyor. Aslında 2015 yılına kadar Değer Yaratanların ve Değer Yok Edicilerin sayısı neredeyse eşitti.

moda endeksi 2
değer yaratıcılar ve değer yıkıcıların yıllara göre yüzdesel değişimi

Son beş yılda ve belki de daha uzun bir süredir, şirketlerin orta yüzde 60’ının grup  olarak Ekonomik Kâr ürettiği tek bir yıl olmadı.  

Sadeleştirmek adına, McKinsey’in tam olarak 350 şirketi incelediğini varsayalım. (Gerçekte biraz daha büyük bir grubu endekslediler.) 350 şirkette her beşte birlik 70 şirketi temsil ediyor. Daha önce tartışıldığı gibi 2020’deki şirketlerin sadece %31’i Değer Yaratanlar sınıfında olsaydı, o zaman sadece 110 şirket değer yaratır ve 240 şirket değeri yok ederdi. Listedeki 71-110 numaralı noktalardaki 40 şirketin yarattığı değer, 111-280 numaralı noktalardaki 170 şirketin yok ettiği değerle dengelendi.  

moda endeksi 3
moda şirketlerinin yıllara göre endüstri ekonomik kârına katkısı

McKinsey tarafından belirtildiği gibi; giyim, ayakkabı ve moda sektörleri “kazanan hepsini alır” yarışına dönüşmüş durumda ve dünyanın en kârlı markaları, Mağaza Düzeyinde Envanter Doğruluğu olmadan kazanmanın zor olduğunun farkında varmaya devam edecek.

Çin’in 2022 için Büyük Mücadelesi: Gayrimenkul Sektörü

Azalan tüketici harcamaları, dünyada büyüyen tasarruf popülaritesi ve enflasyonun getirdiği hayat pahalılığı dünyanın birçok yerinde tüketicileri daha temkinli hareket etmeye zorluyor. Oldukça dikkatli hareket edilen sektörlerden biri de; gayrimenkul sektörü…

gayrimenkul sektoru 2
emlak piyasası giderek yükselen bir küçülme trendine doğru i̇lerliyor

Emlak piyasasıyla birlikte tüketim, ekonomistlerin Çin büyüme görünümünde en çok endişe duyduğu iki alandan biridir. Tüketici harcamaları, aynı zamanda, Çin’in orta sınıf harcama gücünün önümüzdeki yıllarda artmasını bekledikleri için işletmelerin ve yatırımcıların üzerine bahse girdiği bir sektör.

Pekin’deki üst düzey liderler, bu ay bir ekonomik planlama toplantısında, büyümenin daralan talep, arz şokları ve azalan beklentilerden kaynaklanan “üçlü baskı” ile karşı karşıya olduğu konusunda uyardı.

Bu ‘üçlü baskıların’ temel sorunu hala talebin zayıflaması veya yetersiz talep. Bir çoğuna göre talep yükselirse, beklentiler de iyileşir.

Ekonomik kalkınmanın sürdürülememesinin temel nedeninin talebin zayıflamasına yansıdığını söyleyen Bakan, özellikle pandeminin insanların gelirleri üzerindeki olumsuz etkisine dikkat çekti. Ayrıca, altyapı projelerine yönelik azaltılmış yerel yönetim harcamalarından ve istihdamı etkileyen okul sonrası özel ders işletmelerine ilişkin düzenlemelerden gelen talebin süreceğine işaret etti.

İşler ve gelirler hakkındaki genel belirsizlik, insanların harcama istekliliğini de azaltır hale gelmişti. Pekin’in emlak geliştiricilerinin borca ​​konusundaki baskıları, çoğunluğun mülke bağlı olması nedeniyle hanehalkının servet algılarını da etkiliyor.

Goldman Sachs analistlerinin tahminlerine göre, sektöre göre tüketiciler eğitim ve eğlence gibi hizmetlerden ziyade gıda ve giyime daha fazla harcama yapıyorlar. Mallar ve hizmetler arasındaki farklılığın gelecek yıl biraz daralmasını bekliyorlar.

Ancak analistler, gelecek yıl gerçek hanehalkı tüketiminde %7 büyüme tahminlerine rağmen, “2022’nin sonuna kadar Covid öncesi eğiliminin altında kalacak” demiştiler. Çin‘in Covid’i ve emlak sektöründeki gerilemeyi kontrol etmek için “sıfır tolerans” politikasından sapmalara işaret ettiler.

Yatırım bankası, Çin’in GSYİH’sinin bu yıl beklenen %7,8’den gelecek yıl %4,8’e yavaşlamasını bekliyor.

Gayrimenkul Sektörünün Ev Alıcılarına İhtiyacı Var

Çin’in genişleyen emlak piyasasındaki sorunlar, bu yaz küresel yatırımcıların da dikkatini çekmişti. Hükümetin endüstrinin yüksek borç seviyelerini ve artan ev fiyatlarını dizginleme çabaları, girişimciler için daha sıkı finansman koşulları, düşen satışlar ve fiyatlar ile sonuçlandı.

Ancak durumun aksine Çin’in bu ayki üst düzey ekonomik planlama toplantısı, gayrimenkul politikasında çok fazla değişiklik sinyali vermedi. Hükümet, “evler yaşamak içindir, spekülasyon için değil” görüşünü sürdürdü.

Zhongyuan Bank’tan Wang, emlak sektörünün sorunlarını çözmenin muhtemelen birkaç yıl alacağını söylemişti. Bu arada, merkezi hükümetin borç vermesi ve yerel yönetimlerin gelirlerine olan darbeyi atlatmasına yardımcı olmak için daha fazla harcama yapması gerekeceğini de umuyordu.

Moody’s‘e göre, bölgesel ve yerel yönetimler müteahhitlere yapılan arazi satışlarından kazandıkları gelirin en az %20’sini vergi, hatta daha fazlasını elde ediyor.

gayrimenkul sektoru 4
alıcılar daha fazla fiyat indirimi beklentisiyle alımları erteliyor.

Fitch geçen hafta yayınladığı bir raporda, “Alıcılar daha fazla fiyat indirimi beklentisiyle alımları ertelediğinden, zayıf piyasa hissi konut satışlarını da etkiliyor” dedi. Firma, gelecek yıl değerine göre ev satışlarında %15’lik bir düşüş bekliyor, bu da derecelendirme kapsamındaki 40 girişimciden beşinin nakit sıkıntısı çekmesine neden olabilir.

Bu durumda gayrimenkul inşaat faaliyetlerindeki azalmanın çelik, demir cevheri ve taş kömürü gibi ilgili sektörlerde dalgalanması, genel sabit varlık yatırımlarını yavaşlatması ve hatta finansal kurumlar üzerinde baskı oluşturması da bekleniyor.

Hükümet, gelecek yılki ekonomi politikası için istikrarın önceliği olduğunu vurgulamaya devam ederken, yetkililer bu yıl büyümenin niteliğinin nicelikten daha önemli olduğunu açıkça belirtiyorlar.

H&M Metaverse Mağaza Söylentilerini Reddetti

H&M Metaverse’de açacağı ilk mağazanın görüntüleri geçtiğimiz haftalarda sosyal medyanın gündemini bir hayli meşgul etti. Biz de CEEK Coin tarafından yayınlanan bu mağaza ait detayları sizinle paylaşmıştık.

H&M Metaverse mağazası gerçeği yansıtmıyor

Geçtiğimiz hafta Çarşamba günü H&M bu iddiaları reddetti. İsveçli moda devinin sözcüsü konu ile ilgili şunları söyledi: “H&M’in şu anda Metaverse’de bir mağaza açmadığını doğrulamak istiyoruz. Ayrıca CEEK ile işbirliği yapmıyoruz.”

Fakat yaptığı açıklamada kullandığı “şu anda” ibaresi asıl hikaye ile ilgili sektörde merak uyandırdı. Her şey, Hindistan’da H&M’in müşterilerine CEEK City aracılığıyla Metaverse’deki sanal mağazasında üç boyutlu bir alışveriş deneyimi sunacağını açıkladığını iddia eden görüntülerin ortaya çıkmasıyla başlamıştı.

Görüntüler, müşterilerin mağazada dolaşabileceklerini, istedikleri kıyafeti seçebileceklerini ve CEEK City evreninde satın alabileceklerini, ancak kıyafetlerin yalnızca dijital ortamda giyilebileceğini belirtiyordu. Ödeme CEEK ile yapılacak ve müşteriler aynı giysiyi daha sonra H&M’in fiziksel mağazalarından sipariş etme fırsatına da sahip olacaklardı.

Peki CEEK nedir? 2018’de başlatılan CEEK, “sanatçıları, sporcuları ve diğer dijital içerik yaratıcılarını sanal dünyalardaki hayranlarıyla doğrudan birleştiren” Ethereum blok zinciri üzerine inşa edilmiş bir Metaverse madeni para projesidir.

75 pazarda yaklaşık 5.000 mağaza ile faaliyet gösteren H&M, 7 Aralık Çarşamba günü CEEK’in resmi Twitter hesabında şirketin bir “VR konsepti” yarattığını söylediği bir Tweet’in ardından söylentileri yalanlamak için harekete geçti. “Bu mağaza H&M’e ait değildir, H&M’e sunulmak üzere hazırlanmış bir projedir”.

CEEK’in resmi Twitter hesabı daha sonra bir açıklama geldi: “CEEK Metaverse’deki H&M mağazası, henüz gerçek bir sanal mağaza değildir, H&M’e sunulan bir konseptti. Bunu gerçeğe dönüştürmek için H&M’deki ekiple görüşme halindeyiz, ancak bu şu anda gerçek olan bir şey değil.”

H&M’in son çeyrek satışları pandemi öncesi seviyelere geri dönmüş ve marka daha önce pandemi etkileri atlattığını duyurmuştu.

Moda ve Metaverse: Markalar Neden Size Dijital Giysiler Satmak İsteyecek?

Geçtiğimiz Aralık ayında Ralph Lauren en yeni mağazalarını açtı. Fakat bu mağazalar Milano, Tokyo ve New York gibi genişleyen metropol şehirlerinde bulunmuyor. Moda ve Metaverse işte tam olarak bu noktada başlıyor. Bu mağazalar günlük 47 milyon aktif kullanıcıya sahip Roblox’un çevrimiçi dünyasında yer alıyor. Kış sezonu için 5 doların altında fiyatlara sahip sanal şişme ceketler, ekose bereler ve diğer retro kayak giysileriyle, 7/24 açık olan ve dünyadaki herkesin sadece birkaç tıklamasıyla erişebileceği mağazalardan bahsediyoruz.

Ralph Lauren, Gucci, Balenciaga ve diğer markaların dijital giyim ve aksesuarları için gerçek para talep etmesiyle, moda endüstrisinin sözde Metaverse’i nasıl araştırmaya başladıklarını görüyoruz. Kulağa ne kadar garip gelse de, Morgan Stanley, Metaverse’in önümüzdeki on yılda lüks endüstrisi için 50 milyar doların üzerinde bir fırsat sunabileceğini tahmin ettiği, yeni bir altın madeni olarak müjdeliyor.

ralph lauren metaverse
roblox dünyasında ralph lauren mağazaları

Metaverse ne değildir?

Metaverse, alışveriş yapabileceğiniz, restoranlarda yemek yiyebileceğiniz, konserlere katılabileceğiniz, hemen hemen gerçek dünya deneyimi sunan ve kendinize ait bir dijital kimliğinizin olduğu sanal evrendir. Bu evren Roblox gibi çeşitli çevrimiçi oyun platformlarında şekillenmeye başlasa da hala hayatımızda teorik kalıyor ve genel olarak bir anlam kargaşasına yol açıyor. Son zamanlarda sizler de 3D modellemeler ile yapılan çalışmalarla Metaverse’ün sıklıkla birbirine karıştırıldığını görmüşsünüzdür.

Bu yeni bir fikir mi?

Tam olarak değil. İnsanlar yıllardır çevrimiçi video oyunlarına dalmış durumdalar ve markalar da bu sektörde yer alıyor. Adidas, Armani ve Calvin Klein, 2007’de yaklaşık bir milyon üyeye sahip çevrimiçi sanal bir dünya olan Second Life’da dijital modayı daha önce denediler. 2012’de Diesel, The Sims’de giysi ve mobilya satmaya başlamıştı. 2019’da Louis Vuitton, League of Legends’daki oyuncular için birkaç oyun karakterine özel sanal bazı kostümler geliştirmişti.

louis vuitton 1771 lv now lol senna skin di3
Louis Vuitton tasarımlı sanal League of Legends kostümleri

Peki, neden hala gündemde?

Aslında yaşamış olduğumuz pandemi süreci bu durumu etkiliyor. Kamu güvenliği kısıtlamaları dünya çapında milyonlarca insanı karantinaya ve sosyal mesafeye zorlarken, insanlar internette önemli ölçüde zaman harcamaya başladı. eMarketer’e göre ABD’deki yetişkinler 2021 yılında dijital bir cihazda günde ortalama 7 saat 50 dakika harcadı ve 2019’ a göre bu rakam %15 arttı.

Facebook, Metaverse’de önemli bir oyuncu olma hedefiyle Ekim ayında adını “Meta” olarak değiştirdiğini duyurduğunda da büyük ilgi gördü. Bunu gerçeğe dönüştürmek için bu yıl 10 milyar dolar harcadı ve önümüzdeki yıllarda da daha fazlasını harcayacak gibi görünüyor. Bill Gates de önümüzdeki üç yıl içinde çalışma toplantılarının Metaverse’e kayacağını öngörüyor.

Pandemi sırasında defileleri internete taşıyan ve dijital alanda müşterilerle nasıl bağlantı kuracaklarını düşünen markalar, şimdi Metaverse stratejilerini bulmak için yarışıyor. Balenciaga bir Metaverse bölümü yaratıyor. Gucci, Burberry ve Dolce & Gabbana da sanal modada yer alan markalardan. Nike geçen aylarda sanal bir spor ayakkabı tasarımcısını bünyesine kattı. bunlar yaşanan bazı gelişmeler.

Moda ve Metaverse ilişkisi nedir? Markalar neden ilgi duyuyor?

Birincisi, dijital ve çevrimiçi ortamda önemli ölçüde zaman harcamaya alışmış Z kuşağı gibi yeni nesil müşterileri kendine çekmenin çok iyi bir yolu. Amsterdam merkezli dijital moda evi olan The Fabricant’da yaratıcı stratejiyi yöneten Michaela Larosse bu konu ile ilgili “Onların fiziksel ve dijital yaşamları eşit öneme sahip” diyor.

Aynı zamanda son derece kazançlı yeni bir gelir akışı gibi görünüyor. Morgan Stanley’e göre Metaverse, lüks markaların toplam pazarlarını 2030 yılına kadar %10’un üzerine genişletmesine yardımcı olabilir, bu da 50 milyar dolardan fazla ek gelir anlamına geliyor.

Bir düşünün: Dijital bir ürünle hammadde satın almaya, işçilik için para harcamaya, üretimle uğraşmaya veya dünyanın her yerine bir şey göndermeye ihtiyacınız yok. Markaların hâlihazırda dijital alandan alıp yeniden tasarlayabilecekleri geniş bir koleksiyon arşivi var. Ayrıca ilk satıştan kâr elde etmekle kalmıyorlar, bir ürün yeniden satıldığında telif ücreti alabilecekler.

Dijital bir moda girişimi olan DressX’e göre, tek bir dijital giysinin üretimi, fiziksel bir giysiye göre %97 daha az karbon ve 872 galon daha az su gerektiren sürdürülebilir bir moda. Ayrıca sezon sonunda fiyatlarının indirilmesi, bağışlanması veya imha edilmesi gereken bir artık envanter de içermiyor.

Neden biri var olmayan giysilere gerçek para harcasın ki?

İyi bir soru. Cevap şuna benziyor: İnternette çok zaman geçiriyorsanız, muhtemelen avatarınızın nasıl göründüğüne önem veriyorsunuzdur. Markaya göre her beş Roblox kullanıcısından birinin avatarını günlük olarak güncellediği tahmin ediliyor.

The Estée Lauder Companies’in küresel teknoloji inovasyon müdürü Dylan Gott‘a göre “İnsanlar dijital dünyalarda giderek daha fazla zaman harcadıkça, kendilerini dijital dünyalarda nasıl tasvir ettikleri konusunda giderek daha bilinçli hale geliyorlar”.

Başkaları için bu bir yatırım fırsatı olarak da görülüyor. Birisi NFT (blok zincirine depolanan bir tür dijital varlık olan karşılığı olmayan bir token) satın alırsa ve değeri artarsa kâr elde etmek için yeniden satabilir. Örneğin 2019’da The Fabricant, 54 Ether yani yaklaşık 9.500 dolar karşılığında “Iridescense” adlı ışıltılı gümüş bir elbise sattı. Bu varlığın bugünkü değeri 200.000 doların üzerinde.

Ücretleri ne kadar?

Bazı sanal moda ürünleri ucuz bazıları ise pahalıdır. Örneğin Eylül 2021’de Balenciaga, yaklaşık 1.000 V-Bucks (Fortnite’da kullanılan para birimi) fiyatla Fortnite “kostümlerini” piyasaya sürdü. Ralph Lauren ise kışlık kıyafetlerini Roblox’ta 3 ila 5 dolar arasında satıyor.

maxresdefault
balenciaga ve fortnite işbirliğinde çevrimiçi platformda satışa çıkan kostüm tasarımları

Bazı dijital ürünler de herhangi bir fiziksel ürünün değerini aşarak binlerce hatta milyonlarca dolara satılabiliyor. Ağustos 2021’de Gucci, 350.000 Robux’a (Roblox’ta kullanılan para birimi) bir Dionysus çantası sattı. Bu da 4.500 ABD dolarına eşdeğer. Ekim 2021’de Dolce & Gabbana, “Dünya’da tam olarak bulunamayan mücevherler” ile yapılan dijital bir taç da dâhil olmak üzere dokuz parçalı NFT koleksiyonunu 5,7 milyon dolara açık arttırmaya çıkardı.

Sanal moda eşyalarını nereden satın alabilirsiniz?

En sevdiğiniz markaları satın alabileceğiniz tek bir Metaverse yok. Bunun yerine şirketler, Roblox, The Sims, Fortnite gibi mevcut çevrimiçi oyun platformlarında yer alıyor. Tipik olarak bir ürün yalnızca satın alındığı platformda giyilebilir.

Bu moda endüstrisini nasıl değiştirebilir?

Zaman geçtikçe tasarımcılar sınırları daha fazla zorlayacak gibi görünüyor. Metaverse’de bir ceket alevli bir animasyona sahip olabilir, sudan yapılmış olabilir veya gün boyunca sahibinin ruh haline göre renk değiştirebilir. Metaverse’de fizik yasalarını unutabilirsiniz.

Bu gelişim markalara ürünlerini test etmek için yeni bir fikir sunuyor. Ürünlerini dijital dünyada ilk kez piyasaya sürerek müşterilerden geri bildirim toplayacaklar ve fiziksel dünyada satmadan önce değerlendirecekler. Dijital versiyonu beğenen müşteriler, fiziksel versiyonu sipariş etmek için bir butona basıp sahip olabilecekler.

Ayrıca, endüstriyi çeşitli deneyimlere sahip daha fazla tasarımcının önünü açabilir. Örneğin, Zepeto herkesin kendi dijital kıyafetlerini yaratmasına ve platformda satmasına izin veriyor. Fabricant, Eylül ayında herkesin dijital giysiler tasarlayabileceği, satışa sunabileceği ve telif ücretlerini paylaşabileceği yeni bir girişim başlattı.

Metaverse hakkında çözülmesi gereken çok şey var ve eleştirmenler bunun asla ana akım olmayacağını savunuyorlar. Ne olursa olsun dünyanın en büyük moda markaları bunu ciddiye alıyor ve hızla ilerliyor.

2022’de Perakendeciler ve Karşılaşacakları 2 Zorluk

2022’de Perakendeciler pek çok bilinmeyenle karşı karşıya. Virüs birçok insanı korkutmaya devam ediyor ve alışveriş alışkanlıkları daha garantili ve güvenli bir alışveriş deneyimi sunduğu için internete kaydı. 

Yeni tüketici tutumlarına yanıt olarak perakendeciler, tedarik zincirlerinde ve ürünlerini mağazalarda satma yöntemlerinde bazı köklü değişiklikler yapmak zorunda. İşte gözlemler sonucu perakendecilerin karşılaşabileceği zorluklar.

2022’de Perakendecileri Bekleyen 2 Zorluk

Tedarik Zinciri Sorunu

Tıkanan limanlar ve geciken teslimatlar hakkında yeterince şey duyduk. Dünyanın en önemli limanlarından olan Los Angeles limanı, rıhtımlarda dokuz günden fazla kalan konteynerlere para cezası verdi ve bu işe yaradı. 

Şimdi aynı liman, boş konteynerlerin dokuz gün içinde hareket etmesini talep ediyor ve uyumu sağlamak için ay sonuna kadar para cezası öneriyor. Perakende yönetimleri, konteynerlerinin bu son tarihlerden önce taşınmasında ısrar etmek zorunda çünkü bu tür maliyetlere katlanmak için hiçbir geçerli neden yok.

perakende
tedarik zinciri sorunu

Ek olarak, tedarik zinciri yönetimi söz konusu olduğunda çoğu perakendeci için teknoloji geri planda kalıyor. Teknolojiyi güncellemek için çok az yeni girişim kaydedildiğini görüyoruz. Günümüzde perakendecilerin sadece mağazalara değil, aynı zamanda internet müşterilerine de hizmet veren bir sisteme sahip olması gerekiyor.

Şirketlerin bir sisteme hız ve günlük güncellemeler eklemek için planlarını yeniden düşünmeleri ve bu alandaki yatırımını genişletmesi oldukça yararlı olacaktır. Görmezden gelenler de bu gereklilikleri yakında fark edecekler çünkü malların zamanında ve doğru hızla hareket etmesi çok önemli. 

Daha Küçük Mağazalar

Macy’s ve Bloomingdale’s kısa süre önce, iş e-ticarete geçtiği için zamanında bir adım olarak daha küçük mağazaları duyurdu. Daha küçük mağazalar, daha az renk veya daha az beden ile düzenlenmiş bir ürün yelpazesine (perakendeciler küratörlüğünü yaptı) sahip olacak. 

Açıkçası, en çok satan renkler ve boyutlar ürün gamında olacak ve çoğu müşteriyi tatmin edecek. Ayrıca perakendeciler için büyük fayda sağlayan daha küçük mağazaların inşa edilmesi kolaydır. Boyutları mevcut mağaza alanına sığar ve yeni birimler stratejik alışveriş alanlarına yerleştirilebilir.

perakende 3
minyatür mağazalar

Ancak başarılı bir mağaza stratejisinde yalnızca birimleri yeniden boyutlandırmaktan daha fazlası vardır. Satış ortaklarının üretken olması gerekir ve bu da farklı şekilde yönetilmeleri gerektiği anlamına gelir. Görevlendirildikleri bir tezgahın arkasında hizmet verecek müşterisi olmayan çok fazla mağaza var.

Açık tezgahların popüler olduğu daha küçük mağazalarda, format genellikle satış görevlilerinin daha geniş bir alanda dolaşmasına ve potansiyel müşterileri selamlamasına olanak tanınır. Müşteri hizmetlerini proaktif bir şekilde yönetme yetkisi, farklı bir tutum oluşturur ve aynı zamanda genellikle daha büyük bir ekip ruhu geliştirir. Target markasının New York City’deki küçük mağazaları, alışılmadık yerlerde ortaya çıkan ve yeni bir işletme kültürü yaratan mağazaların güzel bir örneğidir.

perakende 2
target

Yeni mağaza formatlarındaki girişimler bugünlerde memnuniyetle karşılanıyor ve buna ihtiyaç duyuluyor. Daha küçük mağaza tasarımı genellikle yeni fikirleri ön plana çıkarır. Target mağazalarındaki daha küçük snack barlar bunlara bir örnektir. İlk Bloomie’s “Fairfax”, Virginia’da açıldı ve daha fazlasını göreceğiz. 

perakende 4
bloomie’s

Mağazaların makbuzlarda ve teslimatta daha hızlı işlem yapmasına yardımcı olan tedarik zinciri yeniliklerine duyulan ihtiyaç fazlasıyla arttı. Bakalım bu yeni fikirleri ilk harekete geçiren kim olacak. Kârlı bir şekilde daha iyi bir müşteri alışveriş deneyimi sunan inovasyonlarda hızlı hareket etmek , kazanan bir strateji olacaktır.

E-ticarette Sırada Ne Var?: Dijital Mega Trendler

Pandeminin tetiklediği dijital patlama, öğrenme ve çalışma şeklimizden alışveriş yapma şeklimize kadar her şeyi kalıcı olarak değiştirdi. Dijitalde gelişen trendler e-ticaret pazarlamasını sadece büyütmekle kalmadı, pazarın önüne yeni fırsatlar da getirdi.

Bu özellikle de Asya Pasifik, Orta Doğu ve Afrika (AMEA) bölgesi için geçerli. Statista‘ya göre, yalnızca Asya Pasifik şu anda küresel e-ticaret harcamalarının yaklaşık üçte ikisini (yüzde 64) oluşturuyor. Alışveriş yapanlar hızla çevrimiçi satın almaya geçiyor ve birçok işletme bu geçişi sağlamak için e-ticaret pazarlamasına ayak uyduruyor.

Dalgalar Yaratan Mega Trendler

Yeni dijital mega trendler –uzun vadeli davranış değişiklikleri– dijital bir dünya içerisinde gerçekleştiği için küresel bir etkiye sahip. Bu dijital dönüşümün etkisini, çok sayıda insanın ve kuruluşun interneti kucakladığı; hayatı ve iş yapma şeklini yeniden icat ettiği dünyanın en büyük pazarı olan Çin’den daha iyi hisseden bir yer olamazdı.

Yakın tarihli bir FedEx raporunda, İzlenecek E-Ticaret Megatrendleri başlıklı makalede, e-ticaretin en önemli itici güçlerinden bazıları paylaşılmıştı ve e-ticaret işletmeleri üzerindeki etkileri analiz edildi. Örneğin, bağlantılı tüketicilerin yükselişini ele alalım.

Bireysel müşterilerin sanal ilişkiler oluşturması ve sürdürmesi yeni bir kavram değil. Bununla birlikte, bu bağlantılı müşteri olarak adlandırdığımız grup hızla gelişiyor ve süreçte bir dizi alt trendi döndürerek alışverişi platformlar arasında daha “bağlantılı” bir deneyim haline getiriyor. Bunlara, bir telefonun veya tabletin günlük ihtiyaçlarının tümünü karşıladığı mobil müşteri grubu da dahil. Bir diğeri ise, grupların veya toplulukların satın almalarını sosyal ağlar üzerinden yaptığı “sosyal ticaret”. Bazılarının “dijital kabileler” olarak adlandırabileceği yeni sanal topluluklar, belirli konularda ortak ilgi alanları etrafında ortaya çıkıyor.

Mobil ticaret ve sosyal ticaret, e-perakendecilerin tüketicilerle daha kişiselleştirilmiş ve ilgi çekici bir şekilde bağlantı kurmaları için büyük büyüme fırsatları barındırıyor. Ancak başarı, uçtan uca sorunsuz alışveriş deneyimleri sağlayabilen yenilikçi lojistik modellere bağlı. Bu sebeple e-ticarette yaşanan büyük büyüme, lojistik alanını geliştirmek için bir fırsat olabilir. Firmaların üreticiden tüketiciye doğru çeşitli online uygulamalar üzerinden sağlayacağı bilgi akışı tedarik zincirinin gelişmesini sağlayabilir. E-ticaret kavramının gelişimine katkı sağlayan her marka, satış ve tedarik zinciri stratejilerini yeniden icat etmek için benzer taktikleri kullanabilir.

Lojistik ve Paylaşım Ekonomisi E-ticaret İçin Çok Önemli

Paylaşım ekonomisi başka bir mega trend. Neredeyse her yerde bulunan mobil bağlantıyla desteklenen günlük yaşamda daha fazla erişim ve rahatlık arayışı, taksiler, ofisler ve konaklama yerleri gibi tipik alanların ötesine geçti. Bu, isteğe bağlı tamircilerden terapistler ve hatta avukatlar gibi profesyonellere kadar çok daha fazla hizmete kapı açıyor.

Şehirler daha sıkışık hale geldikçe, kaynakları paylaşma süreci karmaşık ve pahalı hale geliyor. Lojistik endüstrisinin devreye girdiği yer ise burası. Lojistik firmaları, paylaşılan bisikletler gibi paylaşılan ürünleri bir kasaba veya il genelinde dağıtmak için zaten uzmanlığa ve altyapıya sahipler. Aynı senaryonun e-ticaret alanında da gerçekleşmesini beklemek için her türlü neden var.

cevrimici alisveris
bağlantıda kalan müşteri

Akıllı telefon sahibi nüfusun yüzdesine göre, Çin’in liderliğindeki Asya Pasifik bölgesi zaten bu eğilimin zirvesine yakın bir yerde bulunuyor.

Veriler bu hipotezi yansıtıyor. Bu, McKinsey’in Asya’nın e-ticaret lojistik pazarının 2020’den 2025’e kadar toplam pazar büyümesinin yüzde 57’sini oluşturacağı yönündeki öngörüsü ile uyumludur.

Uluslararası Bir Ticaret Ağı Oluşturma Çabası

Shopify araştırmasına göre, özellikle denizaşırı ülkelere açılmak isteyen küçük ve orta ölçekli işletmeler için lojistik unsurunun üstesinden gelmek e-ticaret oyuncuları için zorlayıcı bir seçenek. Uluslararası bir ticaret ağı oluşturma çabası, mesafeler ve potansiyel müşteri sayıları arttıkça çarpıcı biçimde artıyor.

Ebay ve Shopify gibi pazar yerlerinin yükselişi dünyayı keşfetmek isteyen markalar için kısmi bir çözüm sağlamıştı. Artık e-perakendeciler çoğunlukla kendi çevrimiçi “tıkla ve satın al” mağazalarını oluşturabilir, dünyanın dört bir yanındaki müşterilere tek bir platformdan ulaşabilir veya geçerli demografik veya coğrafi trendlere uyum sağlamak için birden fazla platform kullanabilir hale geldiler.

Bununla birlikte, siparişin yerine getirilmesi ve teslimatı –malların müşterilerin eline geçmesi– söz konusu olduğunda, tüm bu saydıklarımızın altından kalkmak halen zor görünüyor. Teslimat performansı, platformdan platforma değişen her zaman tutarlı olmayan bir durum olarak algılanıyor. Bu durum, mükemmellik yoluyla farklılaşmakla ilgilenen e-ticaret girişimcileri için müşteri beklentilerini karşılamayı ve sürdürmeyi daha zor bir teklif haline getiriyor.

Lojistik sektörü, bu sıkıntılı noktayı iş başarısı için bir fırsata dönüştürme zorluğuyla karşı karşıya. FedEx kısa süre önce, e-perakendecilerin e-ticaret platformlarında zahmetsizce satış yapmasına, güvenilir ve uygun fiyatlı gönderi çözümlerine anında erişmesine yardımcı olmak için tasarlanmış iki yeni programı duyurdu.

Seçimi, esnekliği ve maliyet etkinliğini en üst düzeye çıkarmak için tasarlanan uyumlu programlar, esasen 20’den fazla önde gelen e-ticaret pazar yerini ve platformunu entegre eden yeni bir e-ticaret ekosistemi oluşturuyor.

Bunun gibi gelişmeler sadece çevrimiçi girişimciler için değil herkes için oyunun kurallarını değiştirebilir. En büyük kazananlar, mümkün olan en iyi müşteri deneyimini yaratarak dijital dünyada marka güçlerinden yararlanmaya her zamankinden daha kararlı olan çevrimdışı tüccarlar ordusu olabilir.

Müşteri Deneyimi, E-ticaret Başarısının Anahtarı

e ticaret dijital dunya
müşteri deneyimi alışverişin geleceğini etkiliyor

Müşterilerin yüzde 73’ü daha önce yaşadıkları alışveriş deneyimlerini satın alma kararlarını yönlendirmeye yardımcı olan bir faktör olarak değerlendiriyor.

Forbes, şirketlerin üçte ikisinin hâli hazırda müşteri deneyimine dayalı olarak rekabet ettiğini ve bunu geliştirmeye odaklanan işletmelerin gelirlerinde yüzde 80’lik bir artıştan yararlanabileceğini belirtiyor.

Sonuç olarak, her işletmenin bütünsel olarak düşünmesi ve müşterilerine değer, kolaylık ve hız katmanın yollarını araması gerekmekte. Çünkü giderek artan dijital trend, pandemi sonrası dünyada, insanları nasıl hissettirdiğiniz, bir şeyin maliyetinden daha fazla olmasa da önemli olacaktır.

3-7 Ocak Haftanın Perakende Teknolojisi Gelişmeleri

3-7 Aralık perakende teknolojisi gelişmelerini sizler için hazırladık.

Geçtiğimiz haftanın perakende teknolojisi gelişmeleri için buraya tıklayın.

İşte Bu Haftanın Perakende Teknolojisi Gelişmeleri

Walmart

Walmart, InHome Delivery hizmetini 30 milyon ABD evine genişletmeye hazırlanıyor.

Hizmet, şu anda ABD genelinde altı milyon hane için kullanılabiliyor. Walmart’ın hedefiyse yıl sonuna kadar 30 milyon ABD evine ulaşmak.

Perakende teknolojisinde öncü şirketlerden olan Walmart, genişlemeyi desteklemek için bu yıl 3.000’den fazla ortak teslimat sürücüsünü işe almayı ve ayrıca %100 tamamen elektrikli teslimat kamyonlarından oluşan bir filo kurmayı planlıyor.

perakende teknolojisi 3
walmart inhome delivery

Best Buy

Tüketici elektroniği perakendecisi Best Buy, markaları ve alışveriş yapanları birbirine bağlamak amacıyla Best Buy Ads adlı bir marka içi medya şirketi kurdu.

Müşterileriyle yılda üç milyar kez mağazalarda, evlerde ve çevrimiçi olarak etkileşime girdiklerini söyleyen perakende devi yetkilileri, “Best Buy Ads ile müşterilerimizin ilgilerini çeken şeylerden daha fazlasını onları ilgilendirdiği zaman gösterebilir ve hatta paradan tasarruf etmelerine yardımcı olabiliriz.” diyor.

perakende teknolojisi
best buy ads

Goodyear

Goodyear, Starship Technologies teslimat robotları için özel olarak tasarlanmış bir havasız lastik geliştirdi ve test ediyor.

Starship Technologies; paketleri ve yiyecekleri doğrudan müşterilere taşıyan ve teslim eden 1.000’den fazla otonom robottan oluşan bir ağ işletiyor.

Perakende teknolojisi alanında adlarından söz ettiren Goodyear ve Starship, araç ve lastik bağımlılıklarını değerlendirmek için Bowling Green State Üniversitesi’nde bir saha testi aşamasına girdi.

Yetkililer, ilk verilerin; sırt aşınması, frenleme ve titreşim sönümleme açısından olumlu sonuçlar gösterdiğini söylüyor.

Goodyear’ın İlgili Program Yöneticisi Michael Rachita, “Benzersiz havasız lastik mimarilerimizi yeni mobilite biçimlerine genişletmekten heyecan duyuyoruz” diyor.

Amazon

Amazon, Stellantis’in tamamı elektrikli Ram ProMaster minibüsleriyle teslimat filosunu güçlendirecek.

E-ticaret devi, Las Vegas’taki 2022 CES fuarında duyurulan yazılım geliştirme ve araç içi teknolojiye odaklanan daha geniş bir ortaklığın parçası olarak minibüsün ilk ticari müşterisi olacak.

Amazon CEO’su Andy Jassy, “Son yirmi yılda Amazon; bulut bilişim, yapay zeka ve makine öğreniminde dünya lideri olmak için teknolojiyi, uzmanlığı ve inovasyon kültürünü inşa etti” diyor.

perakende teknolojisi 2
amazon – stellantis

Walmart

Bu hafta sosyal medyada dolaşan bir video, Walmart’ın Metaverse’de alışveriş yapmayı nasıl tasarladığını gösteriyor. Konsept aynı zamanda perakende teknolojisinin geldiği son noktayı gözler önüne seriyor.

Sonic

ABD merkezli fast food restoran zinciri Sonic, kripto para birimi girişimi Lolli ile ortaklık kurdu. Şirketin müşterileri artık shake, hamburger ve sosisli sandviç gibi Bitcoin ödüllerinde %4’e kadar kazanç elde edebilecek.

Lolli CEO’su Alex Adelman, “Yepyeni mobil uygulamamızı kullanıma sunarken hedeflerimizden biri, 400.000’den fazla kullanıcımıza yalnızca çevrimiçi değil, aynı zamanda alışveriş yaparken veya yemek yerken de kazanmaları için daha fazla fırsat vermek.” diyor.

perakende teknolojisi 4
sonic – lolli

Adyen

Adyen; Avrupa Birliği bölgesi, İngiltere ve ABD’de mobil android satış noktası sistemlerinin piyasaya sürüldüğünü duyurdu.

Cihazların hepsi tek parça bir çözüm olarak işlev görüyor ve ayrı yazar kasalar ile barkod tarayıcılarına, hatta müşteriye dönük ekranlara olan ihtiyacı ortadan kaldırıyor.

Konsept; ek olarak tüccarların envanter yönetimi, sadakat programları, iadeler vb. için her gün kullandıkları uygulamaları yüklemelerine ve yönetmelerine olanak tanıyan bir uygulama yönetim sistemi ile birlikte geliyor.

perakende teknolojisi 5
adyen

ChargedUp

Londra merkezli theup.co, “süper uygulamasının” genişlemesini desteklemek için 7 milyon sterlinlik bir nakit yatırımı sağladı.

Up.co Kurucusu ve CEO’su Hugo Tilmouth, “Tüm markaları ChargedUp altında birleştirerek, eksiksiz bir dijital çözüm paketi aracılığıyla tüketicileri ve ticareti güçlendirebileceğimize inanıyoruz” diyor.

“Müşterilerin sipariş vermesini ve ödeme yapmasını inanılmaz derecede hızlı ve basit hale getirerek bu faaliyette ayrılmaz bir rol oynayan bir şirket olan ChargedUp’ın destekçisi olmaktan çok mutluyum.”

perakende teknolojisi 6
chargedup

H&M

H&M Ceek City’de sanal bir mağaza açtı ve metaverse’deki ilk giyim mağazası oldu.

Ethereum tabanlı Ceek, Twitter’da şunları duyurdu: ” CEEK tarafından H&M’e sunulan $CEEK Concept VR mağazasıyla Metaverse’de alışveriş yapmak, $CEEK + sanal gerçekliği oyunların ötesine ölçeklendirmek için ana akım kullanım durumları yaratıyor.”

Müşteriler mağazayı gezebilir, istedikleri ürünleri seçebilir ve Ceek City evreninde satın alabilirler. Ayrıca ürünleri daha sonra Ceek para birimi ile fiziksel H&M mağazalarında sipariş etme fırsatına sahip olacaklar.

Jumbo

Gorillas, perakende teknolojisi alanında ortaklıklar kurmaya devam ediyor. Hollandalı süpermarket zinciri Jumbo Supermarkten da Alman hızlı market teslimatı girişimi Gorillas ile bir ortaklık duyurdu. 

Bu ortaklık, Hollanda ve Belçika’nın Flanders bölgesini kapsayacak. Jumbo, Gorillas’a özel markalı ürünler ve bazı La Place markası ürünleri de dahil olmak üzere ürün yelpazesinin büyük bir bölümünü tedarik edecek.

2022’de Dünyada En Çok Konuşulacak 15 Başlık

2022’ye yeni girmişken geriye dönüp baktığımızda 2021’in nasıl bir yıl olduğunu söylememize kesinlikle gerek yok. Pek çok şey ters gitti. Ancak yine de bunu okuyor oluşunuz, sizin için en az bir şeyin doğru gittiği anlamına geliyor.

Tüketici ürünlerinin ve bu ürünlerin perakende satış işine gelince, bunlardan bazıları üzerinde düşünmek için biraz zaman ayırmak gerekiyor. Geride bıraktığımız yıldaki şanssızlıkların devam etmeyeceği, güneşli bir 2022 umuduyla ilerliyoruz.

2022’de En Çok Konuşulacak 15 Trend

1. Metaverse: Mark Zuckerberg dahil olmak üzere hiç kimsenin onun tam olarak ne olduğunu açıklayamaması sebebiyle merak dozu artmış durumda. Metaverse‘ün teknolojiye ve hayatımıza katacakları için sabırsızlıkla bekliyoruz.

2022 2
metaverse

2. Konteynerlar: Eskiden konteynerları gıda ve malzeme taşıyan gemileri tanımlamak için kullanırdık. Ancak küresel çapta yaşanan tedarik zinciri sorunu sebebiyle onları 2022’de de detaylarıyla takip edeceğiz. İnsanların perakende alanında yaşanan bu krizi göz ardı etmesini bekleyemeyiz.

3. Eksiklikler: İster insanlar ister ürünler için düşünün. İnsanlar; ihtiyaç bir yana, istediklerinin yeterli olmamasından bıktı. İyiliğin ve bolluğun hakim olduğu bir dünyaya ihtiyaç var. 2022’de eksiklikler gündemde kalmaya devam edecek.

4. Çalışanlar: Çalışanlar da tıpkı ortaklar ve ekip üyeleri gibi işleyişin bir parçasıdır. Buna rağmen çoğu hala düşük maaş alıyor ve yeterince takdir görmüyor. Yeni yılda değişmeyi amaçlayan şirketlerin bu konuyu ele alması yerinde olacaktır.

2022 8
çalışanlar

5. Büyük Mağaza Ayrımı: Belki de geçen yılın en tartışılan fikri, perakendecileri ticari ve ticari olmayan parçalara ayırma düşüncesiydi. Bu tümüyle iş stratejisine aykırı bir değerlendirme olsa da konuşulmaya devam edecek gibi görünüyor.

6. İndirim Mağazaları: Son zamanlarda sadece Walmart ve Amazon gibi belli indirim mağazaları konuşuluyor. Baskın ve popüler olmayan indirim mağazaları da sahneye çıkmak zorunda. Bu alanda biraz yeni kan görmek güzel olmaz mıydı?

2022 6
walmart-amazon

7. Yeniden Satış: Geçtiğimiz iki yıl, yeniden satış ve yeniden perakende satışınının bir fenomen olduğunu ilan etti. Bu sene yeniden satış konseptinin nereye kadar ilerleyebileceğini izleyeceğiz.

8. Kiralama: Bir başka atılım olan kiralama işi de pandemi zamanlarda yükselişe geçti. Kiralama uzun zamandır var ve böyle devam edecek, ancak belki de bazılarının şu anda bahsettiği seviyelerde değil de saha yüksekte olacak. Bunu zaman gösterecek.

9. NFT: Tıpkı Metaverse gibi anlaşılması zor bir eser daha. Geride bıraktığımız yılda oldukça popüler olan NFT gündemi yeni yılda da devam edecek.

2022 5
nft

10. Ünlü Tasarımcılar: Tanınmış tasarımcılar markalarını genişletmeye devam edecek. Talebin sürekli artması sonucunda yeni markalar ve ürünler ortaya çıkacak.

11. Yeniden Doğan Markalar: Eski markaları diriltme ve sonrasında onlara popülerlik verme eğilimi, geçtiğimiz birkaç yılda kontrolden çıktı. Bu sene de bu tarz hikayelere şahit olabiliriz.

12. Değeri Azalan Markalar: Yıllardır insanlar iyi marka isimlerinin azalan değerinden bahsediyorlar. Bu insanların pandemi sırasında fazlasıyla yanıldıkları kanıtlandı. Bu olguya yeni yılda da dikkat etmemiz gerekiyor.

13. Fiyatlandırma: Tedarikçilerin ve perakendecilerin on yıllardır ilk kez bu kadar fiyat artırdıklarına şahit olduk. Bunun temel sebepleri arasında pandemi, tedarik zinciri krizi ve hammadde sorunları yer alıyor. 2022 yılında tüketiciler fiyat artışlarıyla karşılaşmaya devam edecek gibi görünüyor.

14. Çin ve ABD Çekişmesi: Fikir tartışması yapan eşler gibi, ABD ve Çin de son zamanlarda zorlu bir ilişki yaşadı. Her iki ülkenin de birbirine ihtiyacı var, bu yüzden evlilik (ticaret) mutluluğu için bir yol bulmaları gerekiyor.

2022
çin-abd

15. Yeni Yıl: Takvim sayfasının yeni bir yıla dönmesi, 2021’in tüm sorunlarının sihirli bir şekilde ortadan kalkacağı anlamına gelmiyor. Ancak çabaladıktan sonra problemlerin yok olmalarını dileyebiliriz. Bununla birlikte yeni yıl için hepimizin ihtiyaç duyacağı en büyük beceri, erdem olabilir.

Omicron Perakende Sektörünü Tehdit Etmeye Devam Ediyor. İngiltere’de Alışveriş Yapanlar Omicron Etkisi ile %18,6 Düştü

İngiltere’de alışveriş yapanların sayısı Aralık ayında keskin bir şekilde kötüleşerek Omicron perakende etkisi ile 2019 seviyesinin %18,6 altına düştü.

Araştırmacı Springboard, 28 Kasım ile 2 Ocak arasında değişen verilerin, 2019 yılının aynı dönemine göre ana caddelerde %22,2, alışveriş merkezlerinde %24,1 ve perakendede %4,9 azaldığını belirtti.

Önümüzdeki haftalarda küresel olarak kapanmaların gündeme gelmesi ile bu rakam geri yönlü hareketine de devam edecek gibi görünüyor.

21 Aralık’ta yayınlanan veriler, Omicron ile ilgili endişelerin alışveriş yapanları uzak tutmasıyla Aralık ayının ilk yarısında İngiliz perakende satış büyümesinin keskin bir şekilde düştüğünü gösterdi.

Ülkemizde de bildiğiniz üzere pandeminin başından bu yana en yüksek vaka sayısı dün itibari ile gerçekleşti. Hal böyle olunca yeni kapanmalar olup olmayacağı da arka planda konuşulan konular arasında.

2021 yılında kapanmalardan ağır yara alan perakende sektörü 2022 yılında ikinci bir büyük kapanma dalgasını daha kaldırabilir mi oldukça büyük bir tartışma konusu.