Ana Sayfa Blog Sayfa 376

Market Siparişleri için Zamanlama Teslimat Hızından Daha mı Önemli?

Yakın zamanda market siparişleri üzerine yapılan bir üniversite araştırmasının verilerine göre, en azından sebze-meyve siparişleri için müşteriler isabetli zamanlamayı (siparişlerin belirttikleri zaman aralığında gelmesini) ve esnekliği (farklı günlerin ve gün içi aralıkların varlığını) en az siparişin hızı kadar, hatta belki daha da fazla önemsiyorlar.

Porto ve Chicago üniversitelerinden araştırmacıların yürüttüğü ve MIT üniversitesi tarafından yayınlanan çalışmada, “Müşteriler bozulabilir market ürünlerini perakendeciden teslim almak için evde olmalılar.” şeklinde belirtiliyor. “Yapılmak istenen ev teslimatları için hem perakendecinin hem de müşterinin iki taraf için de uygun olan bir teslimat saati üzerinde hemfikir olması gerekiyor.”

market siparişleri i̇çin zamanlama teslimat hızından daha mı önemli?
market siparişleri için zamanlama teslimat hızından daha mı önemli? 2

Araştırmaya göre çevrimiçi market alışverişi yapan müşteriler:

-Sipariş aralığının bir saat daha kısa olması için, yani daha belirgin bir sipariş aralığı elde edebilmek için 10.8 saat daha uzun beklemeyi tercih edebilirler.

-Siparişin tercih ettikleri bir günde gelebilmesi için ekstradan 7.5 saat daha beklemeye hazırlar.

Analiz aynı zamanda gösteriyor ki çok büyük sepetlere sahip müşteriler teslimat sipariş aralığını bir saat kısaltmak için teslimat ücretinin iki katına kadar daha fazlasını ödemeye razılar.

Araştırmanın perakendecilere yaptığı tavsiyeler çoğunlukla sipariş zamanlamalarını iyileştirmekle ilgili. Teslimatı kolaylaştırmak adına daha geliştirilmiş navigasyonlar kullanmak, çevrimiçi/çevrimdışı siparişleri daha iyi takip edebilmek için yatırımlar yapmak, hangi teslimat özelliklerinin müşteri sadakatini kazanacağını ve yeniden sipariş yapmalarını sağlayacağını eldeki verilerle analiz etmek bu tavsiyelerin önemli birkaçı.

Araştırmanın öncü profesörlerinden Nicole DeHoratius, “Analitik olarak işlerin farkında olan perakendeciler her müşterinin spesifik özelliklerine göre kişiselleştirilmiş teslimat saatleri oluşturabilirler.” diyor. “Şahsen perakendecilere şiddetli bir şekilde operasyonlarını gözden geçirmelerini ve sadece teslimat hızından ziyade; hız, isabetli zamanlama ve esnekliği kombine edecek bir optimizasyonda bulunmalarını tavsiye ediyorum.”

Coresight Araştırma şirketinin geçen sonbaharda düzenlediği bir müşteri anketine göre, hızlı teslimat bir ev teslimatı hizmeti (Gopuff, Gorillas, Getir, Jokr) seçerken düşünülen 6. Önemli kriter. Müşterilerin sadece %40’ı hızlı teslimata yüksek önem veriyor. İlk beşte ise %61’lik bir oranla düşük ücretli veya ücretsiz teslimat, %53 ile ürünlerin ücreti, %59’la stok varlığı, %45 oranla ürün kalitesi ve %43 oranla da ürün çeşitliliği bulunuyor.

McDonald’s Türkiye Katarlılara Satıldı

Türkiye lisansörlüğü 1986’dan beri Anadolu Grubu’nun elinde bulunan McDonald’s Katarlılara satıldı. Kamuyu Aydınlatma Platformu’na gönderilen bilgilendirmede, satışın 54 milyon 500 bin dolar karşılığında gerçekleştiği belirtildi.

Satış, Katarlı Boheme Investment isimli şirkete gerçekleştirildi.

Merkezi Viyana’da bulunan Boheme Investment isimli şirketin sahibinin Kamal Saleh Al Mana olduğu belirtildi.

Açıklamada, “Kamal Saleh Al Mana’nın, Katar’daki McDonald’s restoranlarının franchise işletmeciliğini yürütmekte olan şirkette ortaklığı bulunmaktadır” denildi.

McDonald’s Türkiye’nin satışı ile ilgili açıklamanın tam metni şöyle:


“Şirketimizin yüzde 100 bağlı ortaklığı olan ve Türkiye’deki McDonald’s restoranlarının franchise işletmeciliğini yapan Anadolu Restoran sermayesinin yüzde 100’ünü temsil eden payların Boheme Investment GmbH şirketine veya Türkiye’deki herhangi bir iştirakine satılmasına yönelik olarak Şirketimiz ile Boheme Investment GmbH arasında 11 Mayıs 2022 tarihinde bağlayıcı pay devir sözleşmesi imzalanmıştır.

Pay devrinin tamamlanması pay devir sözleşmesinde yer alan ön şartların gerçekleşmesine tabi olup, devrin 2022 yılının ilk yarısı içerisinde sonuçlanması öngörülmektedir.

Taraflarca sağlanmış mutabakata göre, Anadolu Restoran sermayesinin yüzde 100’ünü temsil eden payların devir bedeli, 54.500.000 USD tutarı üzerinden Anadolu Restoran’ın kapanış tarihindeki bilançosunda yer alan net borç tutarı ile pay devir sözleşmesinde tanımlanan diğer varlık ve yükümlülüklerinin netleştirilmesi ile hesaplanacak tutarın çıkarılması şeklinde belirlenecektir. Bahsedilen net borç tutarı ile pay devir sözleşmesinde tanımlanan diğer varlık ve yükümlülüklerinin netleştirilerek tenzil edilmesi ile hesaplanacak tutarın yaklaşık 5-6 milyon USD olması öngörülmektedir.

Boheme Investment GmbH, Viyana/Avusturya’da kurulu bir şirket olup Katarlı bir yatırımcı olan Kamal Saleh Al Mana’nın iştirakidir. Kamal Saleh Al Mana’nın, Katar’daki McDonald’

The North Face, Yeniden Satış Programı Kurguluyor

The North Face, yeniden satış teklifi için yeni bir web sitesi ve müşteri deneyimi sunuyor.

Outdoor giyim perakendecisi, Renewed olarak bilinen yeniden satış programını yükseltmek için yeniden satış teknolojisi sağlayıcısı Archive ve temiz teknoloji ve lojistik şirketi Tersus Solutions ile ortaklık kuruyor. 

the north face, yeniden satış programı kurguluyor
the north face, yeniden satış programı kurguluyor 4

The North Face, veri odaklı bir döngü yaratmayı hedefliyor

The North Face, Archive teknolojisini kullanarak artık yenilenen bir öğenin depoya varışından teslimata kadar tüm yaşam döngüsünü görebilecek.

Buna ek olarak, The North Face, yeniden satış için parçaları daha doğru fiyatlandırmak ve ürünlerin zamana nasıl ayak uydurduğunu daha iyi anlamak için ürün bilgilerine genişletilmiş erişimi kullanacak. Yani müşteriler ürünün geçmişini öğrenebilecek. Nihayetinde perakendeci, ürün tasarımına veri odaklı bir geri bildirim döngüsü sağlamayı amaçlıyor.

The North Face Yeni İş Modelleri üst düzey yöneticisi Nicholas Thomas, “Geçen yıl The North Face yeni çevresel taahhütlerini duyurdu ve döngüsel iş modellerimizin önceliklendirilmesi bu hedefleri gerçeğe dönüştürmenin büyük bir parçası” dedi. 

“Tersus Solutions and Archive ile ortaklık kurarak artık sınıfının en iyisi döngüsel işlemlere ve teknolojiye erişeceğimiz için çok heyecanlıyız. Tersus’un tescilli susuz temizleme teknolojisi ve yenileme uzmanlığı operasyonları yükseltirken, Archive’ın teknolojisi The North Face Renewed alışveriş deneyimini modernize etmemize ve gelecekteki yetenekleri keşfetmemize olanak sağlayacak.”

Suwen İlk Çeyrek Sonuçlarını Açıkladı

Suwen ilk çeyrek sonuçlarını açıkladı. Suwen’in net satışları bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 210,5 oranında artış göstererek 132.6 milyon TL olarak gerçekleşti.

suwen i̇lk çeyrek sonuçlarını açıkladı
suwen i̇lk çeyrek sonuçlarını açıkladı 6

Türkiye’nin en hızlı büyüyen kadın iç giyim perakende markası Suwen, 2022 yılı ilk çeyrek mali sonuçlarını açıkladı. Buna göre, Suwen yılın ilk üç ayında 132,6 milyon TL net satış elde ederek, geçen yılın aynı dönemine oranla satışlarını yüzde 210,5 artırdı.

Geçen yılın ilk çeyreğine göre Suwen’in FAVÖK tutarı yüzde 204,7 artışla, 26,9 milyon TL oldu. Suwen bu yılın ilk çeyreğinde 13,4 milyon TL tutarında faaliyet, 3,3 milyon TL tutarında net kar elde etti. Bu dönemde Türkiye’de 5, Romanya’da 2 yeni mağaza açan Suwen’in mağazalarının sayısı 144’e yükseldi.

Suwen ilk çeyrek sonuçları yanında, son 12 ayda da güçlü performans gösterdi

31 Mart 2022 tarihi itibari ile son 12 ayda güçlü bir performans gösteren Suwen’e ait rakamlar şu şekilde;

• Net satış gelirleri 449,7 milyon TL’ye,
• FAVÖK tutarı 132,0 milyon TL’ye
• Faaliyet karı 84,2 milyon TL’ye ve
• Net karı 47,7 milyon TL’ye ulaştı.

İlk çeyrek sonuçlarını değerlendiren Suwen Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Ali Bolluk yaptığı açıklamada:

“Yılın ilk üç ayında hedeflediğimiz sonuçların ötesinde bir büyüme performansı elde ettiğimiz için memnunuz. Bu performansı sektörümüzün koşulları çerçevesinde değerlendirdiğimiz zaman daha da anlamlı olduğunu görüyoruz.

Suwen’in faaliyet gösterdiği KİEP (kadın iç giyim, ev giyim, plaj giyim ve çorap) sektörünün mevsimden kaynaklı olarak en durgun seyreden dönemi ilk çeyrektir. Buna rağmen bizler beklentilerin üzerinde bir büyüme gösterdik ve 3,3 milyon TL’lik net kar elde ettik. Planlarımıza paralel olarak güçlü büyümemizi 2022 yılı boyunca sürdüreceğimize dönük inancımız tamdır.

Zaten geçtiğimiz 31 Aralık itibari ile son 12 ayın sonuçlarına baktığımız zaman sürdürülebilir ve güçlü bir büyüme çizgisini yakaladığımıza inanıyoruz. Bu manada Suwen’in hızlı büyüme çizgisini korumaya kararlıyız.

Gerek Türkiye’de gerekse de yurt dışında hedeflerimiz var. Yurt içinde ve yurt dışında yeni mağazalar açarak mağaza ağımızı genişletmeye devam edeceğiz. Yakında 2022 yıl sonu kapanış tahminimizi ve gelecek öngörülerimizi kamuoyu ile paylaşıyor olacağız.” dedi

ZARA, Online Ürün İadelerinde Müşterilerinden Ücret Alacak

  •  Zara, ürün iadelerinde çevrimiçi müşteriler için ürün başına 1,95 £ ücret alacağını duyurdu.
  • Bu hamle çevrimiçi alışverişlerdeki iade oranlarını düşürmek için gerçekleştirilecek.
zara online ürün iadeleri

Çevrimiçi alışverişlerin en önemli sorunu ürün iadeleri

Moda devi Zara, internetten satın alınan ürünleri iade etmeleri için müşterilerinden ücret almaya başladı.

The Industry Fashion’a göre, Mayıs ayının başından bu yana Zara, alışveriş yapanlardan ürünleri iade etmeleri için, ücret iadelerinden düşülecek şekilde 1,95 £ tahsil etmeye başladı.

Mağazadan satın alınan ürünler yine aynı bölgedeki mağazalara ücretsiz olarak iade edilebilecek.

Inditex’e ait Zara’nın çevrimiçi iadeler için ücret alma hamlesi, hızla artan iade oranları karşısında diğer moda perakendecileri tarafından yakından izlenecek gibi görünüyor. Çünkü çevrimiçi alışverişlerde giderek artan iade çılgınlığı tüm markalar için ciddi bir sorun oluşturuyor.

İadeler, moda perakendecileri için uzun zamandır maliyetli ciddi oranda artırıyor ve marjı etkiliyor.

İade uzmanı ReBound’a göre, çevrimiçi satın alınan her üç moda ürününden biri geri gönderiliyor . Bu, mağazadan satın alınan ürünler oranının yaklaşık iki katıdır. 

Ülkemizde de online siparişlerin en önemli sorunlarından birini yine iadeler oluşturuyor. Kim bilir, belki de ZARA’nın globaldeki bu hamlesi, moda perakendecileri için bir çözüm noktası oluşturacak.

Yeni Deneyimler Yaşatmaya Hazır mıyız? Fiziksel Mağazalarda Deneyim Perakendeciliği

kose yazar kapak2

Covid-19’unun giderek etkisinin azalması ile perakende noktaları yavaş yavaş açılmaya başladı. Bu açılmalar, geleneksel perakendeyi özlediği eski günlere döndürebilecek mi? Bu soru bu aralar herkesin kafasını kurcalıyor.

Birbiri ardına yayınlanan raporlar ve anketler ile çevrimiçi alışveriş platformları da ilk çeyreğin zararlarını açıklamaya başladılar, bunlardan en önemlisi tabii Amazon oldu.

Amazon, pandemi sırasında gördüğü talep patlamasının düşmeye başlamasıyla, yılın ilk çeyreğinde zarara uğradığını açıkladı. 31 Mart’a kadar olan üç aylık dönemde, ABD perakende devi, bir önceki yılki 8.1 milyar dolarlık kârâ kıyasla, 3,8 milyar dolarlık net zarar bildirdi, haberin detayları için linki bırakıyorum.

Dan Berthiaume’un Chain Store Age’teki yazısına göre de global çevrim içi tüketici harcamaları, 2022’nin ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %3 azaldı. Bu, endeksin dokuz yıllık tarihinde kaydedilen ilk düşüş oldu.

Salesforces’a göre de bu düşüşün büyük bir kısmı tüm dünyada yaşanan enflasyon, devam eden tedarik zinciri sorunları, ekonomik güvensizlik ve devam eden Ukrayna- Rusya savaşının tüketicinin satın alma gücünü olumsuz etkilemesi üzerine oluşmaktadır.

Peki geleneksel perakendeye gelirsek; Meta, ziyaretçilerin şirketin tüm donanım ürünleriyle uygulamalı bir deneyim yaşamalarına olanak tanıyan ilk fiziksel perakende alanının açılışını hazırladığını duyurdu. 9 Mayıs’ta açılan 1.550 metrekarelik mağaza, Burlingame, California’da, Meta’nın metaverse inşa etmeye çalıştığını söylediği Reality Labs HQ’nun yakınında bulunuyor. Bu durumun teknoloji şirketlerinin de perakendeye yatırım yapmaya başladığının bir göstergesi olarak düşünebiliriz. Bu yatırımlar da bize yine perakendede deneyim yaşatmanın önemini hatırlatıyor. Son beş yılın en önemli kriteri deneyim, fiziksel perakende için ana başlık oluyor.

Perakende sektörünün (retail) içine deneyim ve eğlence’nin (entertainment) dahil edilmesi ile retailtainment kavramı geçtiğimiz yıllarda hayatımıza girmeye başladı. Herhalde bu kavramı dilimize en iyi anlatan cümle, “müşteriye deneyim yaşatmak” olabilir.

Konu ile ilgili birkaç örneği aşağıya eklemek isterim;

Canada Goose, mağazalarında “soğuk oda” adını verdiği özel bir alan içinde hem ürünlerin soğuya karşı test edilmesini sağlıyor hem de eğlenceli bu deneyimi tüketicilere yaşatarak sosyal medyada paylaşılmasını sağlıyor. Herhalde bu deneyimi online kanalında yaşatması şu an için pek mümkün değil. Canada Goose’u bir kenara bırakırsak birkaç yıl önce yerel markalarımızdan SPX bu deneyimi mağazalarda yaşatmaya başlamıştı. Belki Canada Goose’dan da önce yapmış olabilir.

soguk oda
Canada Goose

Nike yeni mağaza mağaza konsepti ile kişiselleştirilmiş ve dijital bağlantılı bir alışveriş deneyimini müşterilerine sunuyor. Mağaza camlarına koydukları bir telefon numarasıyla mağaza ile sürekli iletişim halinde olabiliyorsunuz. Yine sadece Nike member üyelerine özel ürün satışı ile de deneyimi ve sahip olmayı tüketiciye empoze edebiliyorlar. Nike by You ile de mağazada müşterilere spor ayakkabılarını özelleştirme şansı veriyorlar.

Artık sanatsal aktiviteler, müzikal deneyimler ya da yemek pişirme gibi etkinlikler perakendecilerin sık sık yapmaya başladığı çalışmalar olmaya başladı. Bu aktivitelerde de temel amaç tüketiciyi markaya dahil etme ve tabii deneyim yaşatma.

Starbucks’ın, New York’ta yer alan flagship mağazası ise tamamen bir kahve deneyimi sunmak üzere tasarlandı. Kahve çekirdekleri mağaza içerisinde kavruluyor. Kahve çekirdeklerinin, kahve barlarına geçişini sağlayan, tavanda yer alan tüpler de kahvenin tüketiciye ulaşma aşamasının yolculuğunu anlatıyor yani yine bir deneyim üzerine kurulu bir düzen.

starbucks flagship
Starbucks New York mağaza

Peki bizde bu tarz örnekler yok mu? Yavaş yavaş lokal markalarımız da bu duruma ayak uydurmaya başladı, benim ilk aklıma gelen burada House of Superstep, tüketicinin içinde yer almaktan zevk aldığı bir yere dönüşmüş durumda. Mağaza içindeki kişiselleştirme alanı, dövme sanatçıları, basketbol sahası ve İstinyepark mağazalarında sundukları kahve hizmeti de durumu başka bir yere taşıyor. Boyner gibi Eren Holding’ten de bir kahve markası çıkar mı? Bence çok güzel de olabilir.

Unutmayın yeni şeyler denemiyorsanız ve değişimi kucaklamıyorsanız bulunduğunuz alanı kaybedersiniz. Amazon, Amazon Style ile Meta Meta fiziksel mağaza ile yeni bir şeyler deniyor ve böylece hem alanlarını koruyorlar hem de büyütüyorlar, birkaç yıl öncesinde bunlar aklımıza gelir miydi?

Perakende trendleri de dahil olmak üzere bugünlerde her şey daha hızlı hareket ediyor. Bugün işe yarayan şey,  yarın yaramayabiliyor o nedenle perakendecilerin sürekli yeniliği benimsemesi ve ona göre hareket etmesi gerekiyor…

Fakat dün yeni olan bir şey bugün yeni sayılmıyor o nedenle sürekli yeni bir kavramı sunmak zorundayız. Yani deneyim yaşatan ve müşterinin gönlünde taht kuran markalar geleneksel perakende alanında da varlığını sürdürecek.

Alışveriş yapan müşteriler, mağazada bir mobil kupon kullandıklarında veya önlerindeki ürün hakkında daha fazla bilgi edinmek için bir QR kodu taradıklarında, fiziksel alışveriş deneyimini dijital olarak yaşıyorlar. Fiziksel katılım, müşteri hakkında değerli bilgiler sağladığı ve alışveriş deneyimini geliştirdiği için de marka açısından son derece önemli. Bu karma deneyimler 2022 içinde de giderek yaygınlaşacak. Tabi teknoloji bu kadar ilerlerken müşteri servisinin de son derece kusursuz olması lazım. Mağaza çalışanları önemli bir rekabet avantajı haline gelecek, mağazalar giderek daha dijital hale gelse bile, insan iletişimi başarının anahtarı olacak. Müşteriler, iyi eğitimli, ve motive satış ekibi olan mağazaları fark edecekler.

British Retail Consortium CEO’su Helen Dickinson, bu yılın ilk çeyreğinde mağaza boşluk oranlarında üç ayda bir büyük bir iyileşme görüldüğünü söyledi. “Ekonomi tamamen yeniden açıldı, daha fazla şehir çalışanı ofise geri döndü ve sokaklarda daha fazla turist görmeye başladığını dile getirdi bu geleneksel perakende adına sevindirici bir gelişme ve sanırım tüm dünyada da bu yükseliş devam edecek gibi duruyor.

O zaman yeni deneyimler yaşatmaya hazır mıyız?

Haziran ayında perakende ile ilgili farklı bir konuda görüşmek üzere herkese sevgiler.

Z Kuşağının Satın Alma Alışkanlıklarını Ne Etkiliyor?

Yeni bir anket, Z kuşağı müşterilerinin satın alma kararları vermek ve müşteri hizmeti almak için nelere yöneldiğini bizlere anlatmaya çalışıyor.

z kusagi ve satin alma
z kuşağının satın alma alışkanlıklarını ne etkiliyor? 14

Özellikle Z kuşağı, fikir oluşturmak, markalardan satın almak ve sorularının yanıtını almak için giderek daha fazla sosyal medya influencerlarına ve çevrimiçi topluluklara yöneliyor. Bunda insan beyninin ‘toplulukla veya sosyal ortamla birlikte iş yapma’ ilkeleri de yer alıyor.

Ergen Beyni

Bir çok nörobilim araştırması bizlere gösteriyorki ergen beyni üç temel kural üzerine çalışıyor. Risk al, yenilik ara ve akran ilişkisi kur.

İlk olarak risk almak üzerine konuşalım. Çoğu z kuşağı katılımcının da aralarında bulunduğu ergen beyni deneylerinde görülüyor ki yetişkinliğe yeni adım atmaya başlayan insanlar yetişkinlerden daha fazla risk alıyor. Ancak bir kural dahilinde. Yaşıtları da onlarla birlikte aynı riski alıyorsa.

İkinci kural işe ‘keşfetmek’, yani yenilik aramaktan geçiyor. Bu noktada z kuşağı yeni şeyler deneme konusunda önceki kuşaklardan daha aktif olduklarını bizlere kanıtlıyorlar. Bunu satın alma davranışlarına uyarlamak gerekirse; z kuşağı, önceki kuşaklardan daha fazla yeni ürünler deneme riskini göze alıp bir şeyleri keşfetmenin onlarda yarattığı mutluluk duygusunu deneyimliyorlar.

Ancak üçüncü kural olmadan ilk iki kanunumuz doğru şekilde işlemiyor gibi görünüyor. Bu kuralların işlemesi için gereken akran ilişkisi ve baskısı onları daha fazla risk almaya ve yeni şeyler denemeye zorluyor gibi görünüyor.

z kusagi satin alma
yaşıt i̇lişkisi yeni şeyler denemekte büyük rol oynuyor

Z Kuşağı ve Influencerlar

Akran başkısı ve ilişkisinin z kuşağında yarattığı güven ve daha iyisini yapma arzusu onları yeni şeyler denemeye itiyor. Daha fazla risk, daha çok keşif; daha çok dopamin anlamına geliyor ki bu daha fazla mutluluk demek.

Ancak bu etkileşim şimdilerde eskisi gibi sokakta veya arkadaş ortamında gerçekleşmiyor. Hepimiz, yüz yüzer tanıdığımız akranlarımız yerine artık daha fazla ekran arkasındaki yaşıtlarımızla iletişime geçer vaziyetteyiz.

z kusagi ve influencerlar
influencerlar satın alma davranışlarımızı etkiliyor

Bu durumda devreye giren influencerlar gerçekten de bizlerin satın alma alışkanlıklarını derinden etkiliyor.

Bu sebeple z kuşağı tüketicilerinin yarısından fazlası artık bir arkadaş ve yarış unsuru olarak gördükleri influencerların görüşlerini satın alma sırasında kullanıyorlar.

Homo-Influencer

Özellikle telefonlarımızda geçirdiğimiz zaman, bilgisayarlarımızda geçirdiğimiz zamandan fazlayken; televizyon reklamlarının geçerliliğini gün geçtikçe yitirmesine şaşırılmıyorum. Bu sebeple insanlar, sürekli kendi gözleri önünde bulunan önemli saydığı, içten ve arkadaş canlısı görünen influencerların fikirlerini; televizyon tanıtımlarından binlerce lira ücret almış reklam yüzlerinin söylediklerinden daha çok önemsiyorlar.

Çünkü onların hayatları, deneyimleri, konuşma tarzları, gülüşleri ve hissettikleri; ekranın karşısında bekleyen meraklı gözlerin duygularıyla benzerdir, yakındır ve göz ardı edilemez. Kendini telefonunun ekranında etkileyici insana yakın hisseden gözler; ondan daha çok bilgi almaya, kullandığı ürünleri kullanmaya ve gittiği yerlere gitmeye çalışacaktır.

Bunu fark eden markalar, fazla zaman kaybetmeden, sosyal medyada yer edinen bu insanlara ulaşmayı başarmış, onlarla ücretli ortaklık kurmayı sağlamıştır. Bu, markalar için televizyon ve diğer reklam araçlarıyla ulaşamayacakları bir müşteri kitlesine, daha uygun bir harcama planıyla ulaşma fırsatı doğurmuştur. Bu sayede markalar, influencerların ürün tanıtımlarına oldukça olumlu bakmış ve kendi ürünlerinin de tanıtılması için çaba sarf etmişlerdir.

Arkadaş İlişkisi

Dünya üzerinde hiçbir zaman insanlar hayran oldukları bir kitleye bu kadar yakın hissetmemiştiler; onların evlerine, sofralarına ve özel hayatlarına davet edilmemişlerdi. Ancak sosyal medyayla birlikte, ünlüler ve fenomenler arasında büyük bir yer değişimi yaşandı.

Artık Z kuşağı, yakın hissettiği ünlülere doğrudan soru sorabiliyor, canlı yayınına misafir olabiliyor, hatta bir sonraki videosunun ne olması gerektiği hakkında karar dahi verebiliyor. Bu sebeple, kısa zamanda etkileyici konumuna ulaşan fenomen kitle, etkiledikleri insanlarla arkadaş olmayı tercih ettiler. Artık onlarla şakalaşıyorlar, anılarını anlatıp gülüyorlar ve hayatlarına dahil ediyorlardı. Ekranın arkasında bir ünlüden çok, bir arkadaş el sallıyordu meraklı gözlere.

İşte bu durum, bir pazar alanı doğurdu yavaş yavaş. Zaman içerisinde fenomenler, ilgilendikleri alan ile ilgili uzmanlaşmaya başladılar. Yıllardır makyaj videosu çeken bir YouTuber, makyaj hakkında en ufak bir detayı biliyordu. Bir teknoloji vloggerı herhangi bir bilgisayar hakkında ekran karşısındakini doyurabilecek tüm bilgilere sahipti.

Bilgiyi Paylaşma Devri

İnsaoğlu bilgiyi paylaşmakta tarih boyunca hiç bu kadar usta olmamıştı. Saniyeler içinde kurulan iletişimin hayatımıza kattığı değerlerden en büyüğü tam olarak böyle adlandırılabilirdi; bilgi paylaşma devri.

Bu noktada Z kuşağının önceki kuşaklardan daha fazla değer verdi ağızdan ağıza pazarlama yöntemi fiber optik kablolar yardımıyla hepimizin evine saniyeler içinde ulaşmanın bir yolunu buldu. Deneyim paylaşma kültürü öyle büyük bir reklam ağı oluşturdu ki; bu ağ içinde olgunlaşan güvenilir insanlar bizlere yeni şeyler satın aldırmayı bir şekilde başardılar.

ŞOK Marketler, İlk Çeyrekte %60 Büyüdü

ŞOK Marketler, 2022 yılının ilk çeyrek finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıkladı. 

Şirketin cirosu geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 60 artarak 10,2 milyar TL oldu. İlk çeyrekte 40 bine yanın istihdam sağlayan ŞOK Marketler yılın ilk üç ayında yeni açılışlarla mağaza sayısını 9 binin üzerine çıkardı. Cepte ŞOK yatırımları ise devam ediyor.

şok marketler, i̇lk çeyrekte %60 büyüdü

ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel: “Enflasyonla mücadeleye önemli katkı sağlıyoruz”

Kaliteli ürünleri mümkün olan en uygun fiyatlarla müşterilerine sunmaya devam ettiklerini belirten ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel yaptığı açıklamada: “2022 yılının ilk çeyreğinde de mağaza, depo ve Cepte ŞOK yatırımlarımızı hız kesmeden sürdürdük. Türkiye’nin her yerinden binlerce çiftçi, küçük ve orta ölçekli işletmeler tarafından üretilen kaliteli ürünleri müşterilerimize en uygun fiyatlarla ulaştırırken; enflasyonla mücadeleye de önemli katkıda bulunuyoruz. Hem hanelere hem de ülke ekonomisine katma değer sağlamaya devam ediyoruz. Artan talebi karşılayabilmek ve teslimatları zamanında gerçekleştirebilmek için son iki yılda Cepte ŞOK’a yaklaşık 60 milyon TL yatırım yaptık. Bu yatırımımızla 1.300 kişiye de ilave istihdam sağladık. Daha iyi bir alışveriş deneyimi sunma hedefimiz doğrultusunda e-ticaret ve dijitalleşme alanında yeniliklerimiz hız kesmeden devam edecek.” dedi

Dürümle’nin Yeni CEO’su Fatih Özçanak Oldu

Dürümle sektörde hızla büyümeye devam ediyor. Geleneksel Türk dürüm çeşitlerini yenilikçi bir anlayışla müşteriye sunan dürümle, tüketici tarafından da oldukça sevilen yeme içme markalarından biri haline geldi.

dürümle'nin yeni ceo'su fatih özçanak oldu

2018 yılında girdiği pazarda hızla büyüyen ve kısa zamanda 16 şehirde 70’in üzerinde restorana ulaşarak 700’ü aşkın kişiye istihdam sağlayan Dürümle, damak zevkine uygun şekilde geliştirip reçetelendirdiği ürünleri ve çıtayı hep yükselten yaklaşımlarıyla Türkiye’nin güçlü bir değeri olma yolunda sağlam adımlarla ilerliyor. 2020 yılında Türkiye’nin önde gelen özel sermaye fonlarından Mediterra Capital ile ortaklığa giden Dürümle, Mediterra Capital’in finansal ve stratejik desteğiyle daha da hızlı büyümeyi ve kurumsallaşma çalışmalarını dünya standartlarına taşımayı hedefliyor.

Dürümle, büyüme ve kurumsallaşma yolculuğuna, yeni CEO Fatih Özçanak ile devam edecek. Fatih Özçanak bayrağı Dürümle’nin kurucusu Onur Sulkalar’dan devraldı.

Adidas, Batılı Markaların Çin Pazarına Bağlılığını Gözler Önüne Serdi

Alman spor giyim markası Adidas, batılı tüketiciler tekrar satın almaya istekli olmasına rağmen bu baharda kar ve gelir kaybetti. Çin pazarındaki yeni Covid kilitlenmeleri ve boykotlar, marka için Amerika’daki çift haneli büyümeden çok daha ağır basıyor.

adidas, batılı markaların çin pazarına bağlılığını gözler önüne serdi

Çin pazarı gibisi yok

Adidas’ın son çeyrek sonuçları, Asya’nın markalar ve perakendeciler için ne kadar önemli hale geldiğini ve Batı’nın yerini ne denli kaybettiğini gözler önüne seriyor. Her ne kadar Latin Amerika’da %38, batı ülkelerinde %13’lük bir büyüme bildirilse de, bunlar Asya pazarı ile karşılaştırılamayacak rakamlar.

Bir bütün olarak çeyrek için, satışlar %3 düştü ve bu da 400 Milyon Euro’luk satış kaybını temsil ediyor. Bu kaybın nedeni Çin’de satışlar %35 düştü ve tüm Asya-Pasifik bölgesi %16 düşüş kaydetti. 

Avrupa bahsetmeye bile değmez

Spor markası başka yerlerde de, özellikle Orta Doğu’da büyümesini sınırlayan tedarik sorunlarıyla karşı karşıya kaldı. Satışların yarısından fazlası envanter sorunları nedeniyle EMEA’da meydana geldi. Ancak Avrupa’da da çift haneli büyüme yok. 

Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, zorluklar da marjlar üzerinde ağırlık oluşturuyor. Brüt kar marjı, temel olarak hammadde ve lojistik maliyetlerinin önemli ölçüde artması nedeniyle son çeyrekte 1,9 puan azalarak %49,9’a geriledi. Adidas da son aylarda daha az premium ürün satıldı ve pandemi dönemine kıyasla e-ticaret büyümesinde düşüş gördü. Marka, çevrimiçi olarak yalnızca %2 daha fazla ürün sattı, ancak bu hala 2020’nin başlangıcından %5 daha fazla bir oran.

Diğer işletme maliyetleri %10 artarak 2,26 milyar Euro’ya yükselerek net kârda keskin bir düşüşe neden oldu.

CEO Kasper Rorsted, “Bu zorlu dış zorluklar ortamında, stratejik hedeflerimize odaklanmamız şart” dedi. “Çevik kalmaya devam ederken, kısa vadeli kâr optimizasyonu için uzun vadeli büyüme fırsatlarımızdan ödün vermeyeceğiz.” dedi.

Şirket, Çin’deki satışların devam eden düşüşüne ve tedarik sorunları nedeniyle 200 Milyon Euro’luk olumsuz etkiye rağmen ikinci çeyrekte büyümeye geri dönmeyi bekliyor. Adidas, 2022’nin ikinci yarısında, tedarik sorunlarının çözüleceğini, Batı pazarlarının daha iyi performans göstermeye devam edeceğini ve büyük spor etkinliklerinin devam edeceğini umarak net satışların %20’den fazla artmasını beklediğini açıkladı.