LC Waikiki’nin perakende sektörüne getirdiği yenilikler uzun zamandır devam ediyor. Geçtiğimiz aylarda hatırlarsanız markanın perakende teknolojilerine yaptığı yatırımlar kapsamında Özdilek Park İstanbul mağazasında devreye aldığı self checkout uygulamasından sizlere bahsetmiştik. Yazımızı okumayanlar varsa aşağıdan erişebilirsiniz.
O zaman da bahsettiğimiz gibi, self checkout sistemi moda perakendesinde LC Waikiki ile ülkemizde ilk kez kullanılıyor. Bu uygulama, moda sektöründe uzun ve özellikle de bayram dönemleri gibi yoğun zamanlarda bitmeyen kuyruklar düşünüldüğünde sektörün oldukça önemli ihtiyaçlarından biri.
Hızlı kasa uygulaması, Özdilek Park İstanbul mağazasının ardından Akasya AVM mağazasında da devreye alınmış. LC Waikiki’nin Türkiye’de bir ilke imza atarak hızlı kasa ve RFID teknolojisini (radyo frekansı kullanarak nesneleri otomatik tanıtma yöntemi) bir arada kullanıldığı proje, moda perakendesinde LC Waikiki ile başlayan bir değişimi de beraberinde getirecek gibi görünüyor.
Siz ne dersiniz? Moda markalarında self checkout kullanımını mantıklı buluyor musunuz?
Ferrero, bir salmonella kontaminasyonundan etkilenen Belçika çikolata fabrikasını 13 Haziran’da yeniden açmak istiyor. Üretim hatları ve borular iyice temizlenecek ve gerektiğinde değiştirilecektir.
kinder fabrikayı yeniden açmaya hazırlanıyor
Ferrero 500.000 Euro’yu Bunun İçin Ayırdı
Arlon’daki Kinder fabrikası, Belçika federal gıda ajansının emriyle 8 Nisan’dan beri kapalı. Kinder farklı Avrupa ülkelerindeSurpriseYumurtalar, Mini Eggs ve Schoko-bons ürünleriyle bağlantılı bir bakteri vakasının ardından üretici, gıda güvenliği için yeterli garantiler sağlayamadı. Kirlenmenin kesin nedeni ile ilgili soruşturma halen devam ediyor.
Çikolata devi, üretime devam edebilmek için hiçbir şeyi şansa bırakmıyor: yaklaşık bin çalışan, tüm üretim birimini baştan aşağı temizlemek için haftanın yedi günü çalışıyor. Tüm üretim hatları sökülecek, temizlenecek ve tekrar bir araya getirilecek. Ayrıca hammadde tankları ve 300 metreye kadar boru tesisatı değiştirilecek. Bu yenileme çalışmaları şirkete 500.000 Euro’ya mal olacak.
Geçen hafta çikolata üreticisi, üretimi yeniden başlatmak için izin başvurusunda bulundu. Şirket 13 Haziran’ı hedefliyor. Gıda güvenliği ajansı sahaya uzmanlar gönderecek ve karar vermek için 30 günü var.
Tüketicilerin gözleri ve cüzdanları üzerindeki rekabet günden güne büyüyor. Bu da rekabette başarılı olmak isteyen perakendecilerin ise müşterilerinin verdiği anlık kararlarda söz sahibi olması gerektiği anlamına geliyor. Müşteriler ise bu kararları son zamanlarda arabalarında, direksiyon başında veriyorlar.
Uzaktan çalışmanın yaygınlaşmasından veya pandemi sonrası evde uzun vakitler geçirmenin insanlara sıkıcı gelmesinden dolayı yaygınlaşan mağaza yolculukları, perakendecilerin tüketicileri kendi mağazalarına çekmeleri için oluşan bir fırsat anlamına geliyor.
Yeni deneyimler tüketicileri mağazalara itiyor
Sıcaklıklar artarken, fiziksel perakende mağazalarına yapılan yolculuklar da artıyor. Yurt dışında 140 milyondan fazla insan her ay GPS destekli navigasyon uygulaması Waze’i kullanıyor ve verilerin gösterdiği üzere oldukça sık bir şekilde varış noktası mağazalar oluyor. Waze kullanıcılarının Amerika içinde perakende lokasyonlarına yaptıkları yolculuklar 2022’de 2021’e kıyasla %4.3 oranla artmış durumda. Bu orana %8.9’lık artışla alışveriş merkezlerine yapılan yolculuklar ve %8.8’le de büyük mağazalara yapılan yolculuklar dahil.
Waze
Mağaza içerisindeki müşterilerin sahip olduğu yüksek değerden dolayı, perakendeciler her yoğun lokasyonda fırsat peşinde koşuyor ve müşterileri mağazalarına çekmek için yaptıkları yaptırımı giderek katlıyorlar. Bu duruma örnek olarak dükkan-içi-dükkan deneyimleri gösterilebilir: Ulta ve Target, Sephora ve Kohl, Tonal ve Nordstrom kendi mağazaları dışında da faailet göstermenin önemini gösteren büyük marka örnekleri. Format büyük oranda perakendecilerin ortaklarına kendi mağazaları içerisinde alan ve otonomi tanımaları üzerinden işliyor. Uygulamanın perakendecilere etkisi, daha geniş hareket alanı tanıması ve daha geniş müşteri tabanına ulaşmaları olarak şekilleniyor. Tüketiciler için ise birden fazla favori markalarına tek yolculukla ulaşma fırsatı ve normalde erişimi zor olabilecek ürünleri test etme imkanı yaratıyor.
Önümüzdeki aylarda havaların da ısınmasıyla beraber, perakendeciler aldıkları ziyaretlerde ve mağaza içindeki müşterilerin oluşturduğu fırsat sayısında bir artış gözlemleyebilirler. Waze’in verileri gösteriyor ki mağazalara yapılan yolculuklar yazın %11 değerinde bir artış gösteriyor ve kullanıcılar diğer mevsimlere kıyasla %25 daha uzun yolculuklara çıkıyorlar.
2022 Perakendesini yeni tüketici alışkanlıkları kontrol ediyor
Bugünün tüketicileri aynı zamanda insanlarla bağlanmaya da açlar. Trend tahmin şirketi WGSN’e göre perakendecilerin tüm ihtiyaçlara birden hitap edip edemedikleri de büyüme ve durgunluk arasındaki çizgiyi çekiyor olacak. Global araştırmalar düzenleyen şirket, önemli perakende müşteri gruplarını segmentlere ayırmak için elde ettiği demografik ve psikografik verileri kullandı ve Yeni İyimserler dedikleri anlık zevk ve kutlamalara karşı büyük bir iştah gösteren müşteri grubu gibi birkaç segment tespit etti. Etkinlik endüstrisinde halihazırda bu grubun varlığına işaret eden veriler bulunmakta.
Waze verileri gösteriyor ki bu segmentin ihtiyaçlarına hizmet etmeye çalışmak iyi bir fikir olabilir. Uygulamaya göre Amerika içerisindeki kültür ve eğlence mekanlarına yapılan yolculuklar son yıl içerisinde tam %55.8 artmış durumdalar. Bu artış trendine kişisel bakım ve gösteriş harcamaları da dahil edilebiliyor. Mücevher mağazalarına yapılan yolculuklar %5.8 artmışken kişisel bakım perakendecilerine yapılan yolculuklar da %15.4 artmış durumda.
Araç içi reklamlar bazı bağlamlarda kararları etkiliyor
An içindeki alışveriş kararlarında söz sahibi olabilmek için perakendeciler ayak izleri bulunan alanların miktarını artırmak ve olabildiğince fazla yerde satış fırsatlarını kovalamak zorundalar. Yoldaki insanlardan halihazırda bir varış noktası olan potansiyel tüketiciler öncelikli hedefler. Forrester bir raporunda: “Arabaları içinde yolculukta olan tüketiciler kritik ve büyük oranda el değmemiş reklam fırsatları. Hedef alınmış mesajlar bu alışverişçilerin an içindeki davranış kararlarını etkileyebilirler.” diyor.
Waze üzerinden verilen reklamların en temel motivasyonunun markalar ve perakendeciler için elle tutulabilir iş potansiyelini yönetebilmenin potansiyel sonuçları olduğunu söylüyor Liz Franz, Waze’deki perakende endüstrisi sorumlusuna göre:
“Waze verileri öncü global araştırmacıların bulgularıyla örtüşür nitelikte. Bu verilere göre ise tüketiciler tekrardan öncelikli olarak mağaza içi alışverişlere yöneliyor ve artan bir miktarda perakende lokasyonlarına yöneliyorlar,” diyor Franz. “Anlık araba içi kararlara görünür olarak Waze reklamcıları başarılı bir şekilde direksiyon başındaki tüketicilerin kararlarını etkileyebiliyorlar. Araba içi reklamların belgelenmiş etkileri 25.000’den fazla işletmecinin Waze üzerinden reklam vermesinin sebeplerinden bir tanesi.”
Hızlandırıcı sonuçlar
Fiziksel ve dijital davranışlar artık birbirine karışırken, perakende pazarlamacıları tüketicilerinin ilgisini kaybetmemek için hibrit stratejiler izlemek zorunda. Bunu yapmak adına da araba içi reklamlar harcama yapmaya hazır müşterileri ikna etmek için kanıtlanmış bir fırsat gibi görülüyor.
Merak ve arzu ederseniz Waze’in verilerine link üzerinden ulaşabilir, trend kategorilerine ve Waze uygulamasının stratejilerine ulaşabilirsiniz.
Zara‘nın sahibi Inditex, daha sürdürülebilir malzemeler kullanmak amacıyla Infinited Fiber Company tarafından üretilecek geri dönüştürülmüş elyafın %30’unu satın almak için 100 milyon Euro değerinde üç yıllık bir ortaklık imzaladı.
inditex, geri dönüştürülmüş elyafa 100 milyon euro yatırım yaptı 5
Geri dönüştürülmüş elyaf Inditex’in Sürdürülebilirlik Yenilik Merkezi’nin bir parçası
Inditex, satın alma taahhüdünün Finli şirketin ilk büyük kapasiteli fabrikasını, tamamen tekstil atıklarından yapılmış Infinna premium geri dönüştürülmüş elyafını satın almaya başlayacağı 2024 yılında açma planlarını destekleyeceğini de sözlerine ekledi. Yani işbirliği sadece bu anlaşma ile kalmayacak, geri dönüştürülmüş elyafın sürekliliğine de katkıda bulunulacak.
Bu anlaşmanın bir parçası olarak Zara, Infinited’in tekstil atığı rejenerasyon teknolojisi ile birlikte Zara’nın giyim toplama programı ortağı İspanyol STK Cáritas ile işbirliği içinde sınırlı sayıda bir kapsül piyasaya sürüyor.
Bu işbirliği, moda ürünlerinin çevresel ayak izini azaltan ve daha sürdürülebilir ilerlemeler sağlayan yeni malzemeler, teknolojiler ve süreçler için girişimleri teşvik etmek adına çözümler sunacak. Bu anlaşma aynı zamanda yeni başlayanlar, akademik kurumlar ve teknoloji merkezleriyle birlikte çalışan bir açık inovasyon platformu olan Inditex’in Sürdürülebilirlik Yenilik Merkezi’nin bir parçasıdır.
Inditex Sürdürülebilirlik Başkanı Javier Losada yaptığı açıklamada: “Moda endüstrisinin rekabetçi döngüsel geleceği için inovasyonun anahtar olduğuna gerçekten inanıyoruz, bu yüzden aktif olarak çözümler bulmak için çalışıyoruz ve tekstile ulaşmak için yeni ortaklıklar, süreçler ve malzemeler arıyoruz. Infinna gibi Yeni Nesil elyaflar gibi yeni yenilikçi girişimlerde başkalarıyla işbirliği yapmak, sektörümüzün ihtiyaç duyduğu dönüşümü gerçekleştirmek için hayati önem taşıyor.” dedi
Infinited Fiber Company CEO’su ve kurucu ortağı Petri Alava ise: “Inditex dünyanın en büyük moda perakendecilerinden biri ve bu anlaşma Infinna’yı geleceğin ana akım tekstil malzemesi yapma hedefimizi gerçekleştirme yolunda önemli bir adım. Sürdürülebilir şekilde üretilmiş ileri dönüşümlü elyaftan yaratılan güzel tasarımlı parçaların şimdi Zara müşterilerinin beğenisine sunulmak üzere pazara sunulduğunu görmek sevindirici.”
“Bunlar, Infinna’nın çok yönlülüğünün ve harika teknolojyi harika tasarımla birleştirildiğinde neler yapılabileceğinin bir başka göstergesi. Tekstil daireselliğini günlük bir gerçeklik haline getirmek için Inditex ile işbirliğini sürdürmeyi dört gözle bekliyoruz.” dedi.
Migros ve OMO, tüketicilerin plastik ayak izini azaltmalarına katkı sağlayacak Yeniden Dolum Ünitesi için güç birliği yaptı.
Migros açıklamasına göre, Migros ve OMO iş birliği ile başlayan uygulama, tüketicilerin boş OMO Sıvı Deterjan şişelerini mağazada doldurup yeniden kullanmasını sağlıyor.
Migros ve OMO işbirliği ile Yeniden Dolum Ünitesi Ataşehir’de
Ataşehir MMM Migros mağazasına kurulan OMO Yeniden Dolum Ünitesi ile OMO’nun beyazlar ve renkliler için sıvı deterjanları, müşterilerin yanında getirdikleri aynı ürünün boş şişesine doldurulabiliyor.
Aynı deterjan şişesini tekrar kullanarak yeni ambalaj üretiminin önüne geçen ve kendi plastik ayak izini azaltan tüketiciler, yeniden doldurulan ürüne raftaki ürüne kıyasla daha uyguna sahip oluyor. OMO Yeniden Dolum Ünitesi sayesinde hem tüketicilerin plastik ayak izinin hem de Migros mağazalarında, deterjan satışı sebebiyle oluşan yıllık plastik atık miktarının azaltılması amaçlanıyor.
Daha önce kullandıkları ürünün boşalan şişesini getirenler, şişenin barkodunu dolum ünitesinde okuttuğunda şişenin büyüklüğünü algılıyor ve şişenin alacağı miktardaki ürünü yeniden dolduruyor.
910 ml, 1690 ml, 1950 ml’lik üç farklı dolum seçeneği olan ünite, işlem bittiğinde şişe için yeni bir barkod veriyor ve ödeme bu barkod ile gerçekleştiriliyor. Sistemi denemek isteyen ancak yanında şişesi olmayan müşteriler ise dolum ünitelerinde bir süreliğine kısıtlı sayıda bulundurulacak küçük boy şişelerden faydalanabiliyor.
Aysun Zaman
Açıklamada görüşlerine yer verilen Migros Ticaret AŞ Hızlı Tüketim Ürünleri Pazarlama Direktörü Aysun Zaman, Migros İyi Gelecek Planı çerçevesinde, çalışma sistemlerinin odağına yerleştirdikleri sürdürülebilirlik alanına her yıl artan oranlarda kaynak ve zaman ayırdıklarını ifade etti.
Zaman, müşterileri, çalışanları ve iş ortaklarını da dahil ettikleri, dünyada örnek teşkil eden öncü projelere imza attıklarını belirterek, şunları kaydetti:
‘Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz iş birlikleri de sürdürülebilirlik yolculuğumuzun önemli parçasını oluşturuyor. OMO ile birlikte başlattığımız yeniden dolum ünitesi projemizle; plastik kullanımının azaltılmasında önemli bir farkındalık sağlarken, hem müşterilerimizin hem de doğanın kazanmasına vesile olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.
Migros, İş Dünyası Plastik Girişimi taahhüdü kapsamında 2023’e kadar 500 tona yakın plastiği azaltmayı hedefledi ve ilk yılda 247 ton azalma gerçekleştirdi. İlerleyen süreçte diğer mağazalarımızda da yaygınlaştırmayı planladığımız bu pilot uygulama ile mağazamızda deterjan satışı sebebiyle oluşan yıllık plastik atığında önemli oranda azalma hedefliyoruz.’
‘Gezegenin karşı karşıya olduğu iklim krizi ile mücadelede değişim için herkese bir rol düşüyor’
OMO Pazarlama Müdürü Alper Çapar ise OMO olarak temiz bir gezegen hedefiyle önemli bir dönüşümden geçtiklerine işaret ederek, gezegenin karşı karşıya olduğu iklim krizi ile mücadelede değişim için herkese bir rol düştüğünü kaydetti.
Çapar, hem ürünlerdeki hem ambalajlardaki değişikliklerle tüketicileri bu yolculuğun bir parçası haline getirmek, plastik ayak izleri konusunda farkındalıklarını artırmanın en önemli hedefleri arasında olduğuna dikkati çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:
‘Bu anlamda Migros’la bir araya gelerek OMO Yeniden Dolum Ünitesi’nde plastiklerin yeniden kullanılmasını teşvik etmemiz, çok önemsediğimiz bir yenilik. Daha önce de OMO Sıvı Deterjanlarımızın formülünü doğada çözünen içeriklerle yenilemiş, yüzde 25 geri dönüştürülmüş plastikten üretilen yüzde 100 geri dönüştürülebilir ambalajlarla tüketicilerimize sunmaya başlamıştık.
Bununla birlikte İyilik için Kirlenmek Güzeldir projemizle de Türkiye’nin dört bir yanında çocuklara ve onlar aracılığıyla yetişkinlere plastik atıkların ayrıştırılması ve geri dönüştürülmesi konusunda mesajlarımızı ulaştırıyoruz. OMO Yeniden Dolum Ünitesi de ‘Plastiği azalt, yeniden kullan ve geri dönüştür’ döngüsünü tamamlayan bir adım oldu.’
Haftalık olarak sizler için derlediğimiz haftanın mağaza açılışlarında yine markaların hız kesmeden devam eden genişlemeleri var.
Periyodik olarak takip edebileceğimiz serimizde geçen haftanın açılışlarını buradan inceleyebilirsiniz.
İşte bu haftanın mağaza açılışları
Defacto – Mısır ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti
defacto – mısır ve demokratik kongo cumhuriyeti
Defacto yurtdışındaki iki açılışını bu hafta duyurdu. Orta Afrika’daki 3. mağazasını Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin başkenti olan Kinshasa şehrinde, Mısır’daki 19. mağazasını ise Roxy Street’de açtı.
Reeder – Esas 10 Burada AVM
reeder – esas 10 burada avm
Reeder, Balıkesir’deki ilk mağazasını Esas 10 Burada AVM’de açtı. Hem şehrin ilk mağazası hem de yeni konsepti ile mağaza açılışını yapan Reeder, Türkiye’nin ilk lokal markalı Android tablet modelini piyasaya sunuyor.
Teknosa – Akasya AVM
teknosa – akasya avm
Aslında bu yeni bir açılış değil fakat yine de listemize ekledik. Teknosa, Akasya AVM’deki mağazasını bu hafta itibari ile yeniledi ve büyüttü.
Guess – The Land of Legends
guess – the land of legends
The Land of Legends mağaza açılışları hız kesmeden devam ediyor. Guess’de harika konsepti ile alışveriş caddelerinde yerini aldı. The Land of Legends’ın bu yıl alışveriş sezonunu oldukça yüksek geçireceği öngörülüyor.
FLO – Özbekistan
flo – özbekistan
FLO’da yine yurtdışında hızla büyüyen Türk markalarımız arasında. Özbekistan Karataş mağazası bu hafta itibari ile açılışını gerçekleştirdi.
Lufian – Optimum İstanbul AVM
lufian – optimum i̇stanbul avm
Lufian’ın 101. mağazası bu hafta itibari ile Optimum İstanbul AVM’de açılışını gerçekleştirdi.
Aydınlı Grup / Pierre Cardin ve U.S. Polo Assn. – Isparta Meydan AVM
aydınlı grup / pierre cardin ve u.s. polo assn. – isparta meydan avm
Aydınlı Grup’a ait Pierre Cardin ve U.S. Polo Assn. mağazaları geçtiğimiz hafta itibari ile Isparta Meydan AVM’de açıldı.
Sneaks UP – First Avenue AVM
sneaks up – first avenue avm
Sneaks Up Türkiye’deki 32. mağazasını First Avenue AVM’de gerçekleştirdi. Marka mağaza içi aktiviteleri ve deneyim odaklı mağazaları ile dikkat çekiyor ve genişlemelerine devam ediyor.
Koçtaş – Isparta
koçtaş – isparta
Koçtaş, geçtiğimiz hafta itibari ile Isparta’daki ilk mağazasını hizmete açtı. Büyük mağaza formatı ile açılışını yapan Koçtaş, bu mağaza ile 47 ilde hizmet vermeye devam ediyor.
Hummel – The Land of Legends
hummel – the land of legends
Yine The Land of Legends açılışlarından bir diğeri Hummel. Marka bu hafta itibari ile alışveriş caddelerindeki açılışını gerçekleştirdi.
Listede markanızın mağazalarının yer almadığını düşünüyorsanız, “[email protected]” adresi üzerinden bülten gönderimlerinizi bize yapabilirsiniz.
Starbucks Kore Çarşamba günü yaptığı açıklamada, 2027 yılına kadar kahve telvelerinin yüzde 100’ünü geri dönüştüreceğini açıkladı.
Kahve telvesi, daha önce Mart ayına kadar geri dönüştürülemez ürün kapsamında yer alıyordu.
Şirketin çabaları ile bu değiştirildi.
ABD’li kahve devi, şirketin ülke genelindeki mağazalarında üretilen kahve telveleri üzerinde bir geri dönüşüm değerlendirmesi yapmayı planlıyor.
Bu geri dönüştürme projesi kahve telveleri için ilk değil
Geri dönüştürülen kahve telvesi değerlendirmeyi geçerse, şirket önümüzdeki beş yıl içinde kahve telvesinin yüzde 100 geri dönüşümünü sağlamak için planlar geliştirecek.
Şirket, bu yıl ilk olarak geri dönüştürülmüş kahve telvesinden yapılan çeşitli ürünleri tanıtacak ve geri dönüşüm oranını yükseltmek için biyoyakıt ve inşaat malzemesi üretimini içeren çeşitli ortak projelerde kullanıma sunacak.
Bu çalışma Starbucks Kore’nin ilk çalışması değil. Şirket 2015 yılında Gwanghwamun D Tower’da masalar, ışıklar ve diğer iç dekor öğeleri için kaplama malzemelerinde kahve telvesi kullanan bir mağaza açmıştı.
Rekor enflasyon oranları sayesinde market ürünlerinde fiyat bilinçliliği tekrar yükselmiş durumda. Ve neredeyse tüm öngörüler durumun daha da kötüleşeceği yönünde.
Nitekim market zincirleri artan üretici ücretlerini etiketlere aktarmakta çekimser davranıyorlar çünkü tecrübelerinin de gösterdiği üzere, müşteriler ihtiyaçları olan ürünlerin stokta olmamaları veya fazla pahalı olmaları durumunda hem marka tercihlerini hem de mağaza tercihlerini değiştirmekte hızlı davranıyorlar. Öte yandan marketlerin dayanabilecekleri süre de kısıtlı. Dolayısıyla etiketlerin pahalandığı muhtemel gelecekte satış rakamlarının azalmaması için neler yapılabileceği önemli bir başlık olmuş durumda.
Global Analtyics and Consulting şirketi yöneticisi Lance Goodridge’in raporuna göre market zincirleri uygulanabilecek birkaç yöntemvar:
Satış miktarını düzenli olarak gözlemleyerek müşteri reaksiyonlarına kampanyalarla ve yeni fiyatlandırma stratejileriyle yanıt vermek.
Yeni paketleme yöntemleri veya daha iyi kalitedeki içeriklerle ürünlere şimdiden yatırım yapmak ve ücretlerin yükselişine yönelik tüketici sorgulamasını bununla karşılamak.
Yeni paketleme boyutları geliştirmek. Daha büyük paketleme boyutları, müşteriler için daha karşılanabiliralternatifler ortaya çıkarabilir. Paket küçültmek de aynı zamanda bir seçenek.
Düşük kar marjlı ürünlerden vazgeçmek ve seçili ürünlerde fiyat artırmaya giderken fiyatsal olarak enhassas olan ürünlerde zam yapmamaya çalışmak.
Yalnızca tedarik edilebilecek ürünleri kampanyalara dahil etmek. Kampanyalar önümüzdeki süreçte aktif rol oynayacak bir element çünkü üreticiler de farkında ki, müşteriler daha düşük ücretli bir ürüne geçiş yapmaktansa tercih ettiklerinde bir avantaj sağlamayı genellikle tercih ediyorlar. Ancak eğer kampanyaya soktuğunuz ürünü stokta tutamazsanız, yöntemin bir anlamı kalmıyor.
Müşterilerle ilgili veritabanını kullanmak, aynı ürün üzerinde farklı tüketiciler için spesifik teklifler sunmaya olanak sağlıyor. Müşteri tipinizin hassas olduğu noktaları onları cezbetmek için kullanabilirsiniz. Marketlerin ellerindeki tüketici verilerini boşa harcamaması yaklaştığımız dönem için oldukça kritik.
Ücret artışları halihazırda dondurulmuş gıdalar, et ve yumurta gibi sık tüketilen kalemlere yansımaya başlamış durumdalar. Ancak bu, satış rakamlarında sert düşüşler anlamına gelmek zorunda değil. Lance Goodridge’e göre, “Yaklaşmakta olan süreci öngöremeyen ve hazırlıklarını yapamayan rakiplere karşı market içerisinde eşsiz bir rekabet fırsatı var.”
Dünya Bankası‘ndan yeni bir rapora göre, Ukrayna’daki savaş, emtia fiyatlarını en azından 2024’ün sonuna kadar gıda fiyatları dahil olmak üzere tarihsel olarak yüksek seviyelerde tutacak. Hatta Dünya Bankası, bir stagflasyon çağından korkuyor.
meyve sebze pazarları
70’lerden Bugüne En Büyük Kriz
Dünya Bankası gıda ve enerji fiyatlarının önümüzdeki yıllarda da yüksek kalabileceği konusunda uyarıyor. 1970’lerdeki petrol krizinden bu yana emtia fiyatları bir daha hiç bu kadar keskin bir şekilde yükselmemişti, ancak şimdi savaşın etkileri ve enerji fiyatlarındaki artış gıda etiketlerini de devleştiriyor.
Rusya ve Ukrayna‘nın başlıca üreticileri olduğu gıda ürünleri ve gübreler için fiyatlar 2008’den beri en büyük artışlar olarak görülüyor.
Bu 1970’lerden beri yaşadığımız en büyük emtia şoku, gıda, yakıt ve gübre üzerindeki ticaret kısıtlamalarında keskin bir artış ile şok daha da kötüleşiyor
Gill Indermit – Dünya Bankası Başkan Yardımcısı
Bu yüzden uzmanlar bu risklerin uzun zaman boyunca hayatımızda etkilerinin olacağını söylüyorlar.
Buğday %40 Daha Pahalı
Buğday fiyatları bu yıl %40’tan fazla artacak. Bu, özellikle Rusya ve Ukrayna’dan buğday ithalatına bağımlı gelişmekte olan ekonomiler üzerinde baskı oluşturacaktır. Metal fiyatlarının 2022’de %16 artması ve 2023’te düşmesi bekleniyor, ancak hala yüksek seviyelerde kalmaya devam ediyor.
Daha az girdi kullanmak gıda üretimini ve kalitesini azaltacak
John Baffes – Ekonomist
Uzmanlar bunun kalıcı zincirleme etkileri olacağını belirtiyorlar. Enerji ve gübre gibi girdi fiyatlarındaki keskin artış, özellikle gelişmekte olan ekonomilerde gıda üretiminde düşüşe yol açabilir.
Kalıcı Gıda Fiyatları
Dünya Bankası, yükselen gıda ve enerji fiyatlarının birbirini takip ettiğini ve birbirinden ayrılamayacağını belirtiyor. Bu kadar iç içe oldukları için, bir şeylerin düzelmesi kolay olmayacak.
meyve sebzeler
Birincisi, maliyetler o kadar artıyor ki, fosil veya daha temiz diğer enerji kaynaklarına geçmek için çok az kaynak kalıyor. Bu sebeple daha sürdürülebilir enerjiye geçiş gecikebilir. İkincisi, bazı emtia fiyatlarındaki artış, diğer emtia fiyatlarını da artırıyor: yüksek doğal gaz fiyatları, gübre fiyatlarını artırdı ve bu da tarım fiyatlarını artırdı.
Savaş aynı zamanda daha uzun enflasyona yol açabilecek daha pahalı ticaret modellerine de yol açıyor. Ukrayna’dan tahıl yok mu? Çin’e veya daha uzak yerlere bakalım. Ancak ticaretin bu şekilde yönlendirilmesi, daha büyük ulaşım maliyetleri içerdiğinden, muhtemelen daha pahalı olacak.
Beymen, global başarılarına ve ilk’lerine yenisini ekleyerek Meta tarafından ‘Lighthouse’ unvanına layık görülen ilk Türk moda markası oldu.
Beymen’den yapılan açıklamaya göre, 2021 yılının son çeyreğinde, aralarında Türkiye’den Beymen‘in de yer aldığı EMEA bölgesinden 13 marka, ‘Lighthouse’ unvanını almaya hak kazandı.
beymen 'lighthouse' unvanına layık görülen i̇lk türk moda markası oldu 24
‘Stayin’ Alive’, dünya çapındaki rakiplerini geride bırakarak ‘Lighthouse’ unvanına layık görüldü
Topluluk ve sosyal etki, platform mükemmelliği, sonuç, sanatsallık ve yenilikçilik olmak üzere 4 farklı kategoride dünyanın en iyi yaratıcı profesyonellerinden oluşan Meta Creative Shop jürisi tarafından yapılan değerlendirmeler sonucu Beymen’in 2021-22 sonbahar/kış kampanyası ‘Stayin’ Alive’, dünya çapındaki rakiplerini geride bırakarak ‘Lighthouse’ unvanına layık görüldü.
Beymen, bu başarıya ulaşan ilk Türk moda markası olarak ünlü Lighthouse Library’deki yerini alırken, Beymen Stayin’ Alive kampanyası da Meta tarafından ilham kaynağı ve rol model olarak dünya çapında en iyi uygulama (casestudy) olarak paylaşılacak.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Beymen Marka Direktörü Emir Alemdar, ‘Hayatın her anının paha biçilmez olduğunu hatırladığımız pandemi döneminde reklam kampanyalarımızı hazırlarken odak noktamız umut ve ilham oldu. Modanın ilham veren gücünü müziğin ve dansın enerjisi ile buluşturan 2021-22 sonbahar/kış Stayin’ Alive kampanyamız, daha önce kazandığı ödüllerin ardından bu kez global bir başarıya imza atarak Meta tarafından ‘Lighthouse’ unvanına layık görülen ilk Türk moda markası olma gururunu bize yaşattı.’ ifadelerini kullandı.
Beymen Group Pazarlama ve İletişim Genel Müdür Yardımcısı Elif Göktaş ise ‘Bu büyük gururu ülkemize yaşatmış olmak bizim için çok büyük bir anlam taşıyor. Başta TBWA\İstanbul ve Beymen Pazarlama ekibi olmak üzere yaratıcılığımızı ve heyecanımızı yansıtan kampanyamızda emeği geçen herkese teşekkür eder, başarılarının devamını dilerim.’ değerlendirmesinde bulundu.