Ana Sayfa Blog Sayfa 312

Perakende Sektörü Super App’lerin Yükselişine Önderlik Edebilir mi?

Super App‘ler aynı anda bir çok servisi içinde bulunduran geniş kapsamlı uygulamalardır. Örneğin Çinli WeChat uygulaması hem mesajlaşmayı hem ödeme yapmayı hem de e-ticaret ve daha fazlasını yapma olanağını kullanıcılarına sunuyor.

Son yıllarda Super App’ler özellikle de Asya’da büyük ilgi ve büyüme gördü. Aslen araba satış uygulaması olan Grab’in artık finansal hizmetler de sunması ve ilk başta mesajlaşma uygulaması olan Tencent’in şimdi eğlence, sağlık ve hatta altyapı hizmetleri bile sunan birer süper uygulamaya dönüşmeleri Asya’da tüketicilerin, şirketlerin ve devletlerin birbiriyle olan etkileşimini tamamen değiştirdi.

Şimdilerde dünyanın dört bir yanında bir çok şirket kendi süper uygulumalarını yapmak için kolları sıvadı. Facebook, online alışveriş ve ürün keşfi için yeni özellikler ekledi. Ülkemizde 2016 yılında faaliyetlerini durduran PayPal’ın uygulamasının son sürümü de alışveriş, tasarruf, fatura ödemeleri ve kripto işlemlerinin tek uygulamadan yapılmasına olanak sağlıyor. Türkiye’de büyük kullanıcı kitlesine sahip Trendyol ise aslen bir giyim uygulaması olmasına rağmen Trendyol Market ve Trendyol Cüzdan gibi özellikleriyle bu yolda önemli adımlar attı. Yine Getir, aynı örnekler arasında verilebilir.

Sorulması gereken soru ise şu: Bu şirketler çoktan super app yarışında ipleri göğüsledi mi yoksa perakende sektörü süper uygulamaların yükselişi için daha uygun bir kulvar olabilir mi?

süper uygulama
süper uygulamalar

Partner Ekosistemleri Olarak Super App’ler

Süper uygulamalarla ilgili dikkat edilmesi gereken bir nokta bu uygulamaların sadece farklı ürünlerin ve servislerin toplandığı bir uygulama olmadığı. Bu uygulamalar perakende pazarını genişletmek için önemli bir adım.

Ancak unutmamak gerek ki süper uygulama oluşturma kararı bir şirketi tepeden tırnağa etkileyecek bir karar. Süper uygulama oluşturacak şirket sadece perakende sektörünün bir parçası olarak kalamayacak, farklı sektörlerden farklı iş ortaklarının birbirlerine ulaşmasını sağlayacak bir platform haline gelecektir.

Perakendeciler böyle önemli bir karar vermeden önce nasıl bir yol izleyeceklerini iyi düşünmeliler. Mesela yapacakları uygulama her yönüyle yepyeni bir uygulama mı olmalı yoksa zaten var olan bir uygulamanın üstüne mi inşa edilecek?

partnerdiagram
partner ekosistemi

Başarılı bir Super App Oluşturmanın Yolları

  1. Müşterilerinizin kafa yapısına hitap edin: Süper uygulamalar kullanıcılarının ihtiyacı olan farklı hizmetlerin hepsinin bir arada toplandığı dev bir platform olsa da bir çok ürün ve hizmet zaten bu ihtiyaçları kendi başlarına karşılıyor. Bir süper uygulamayı farklı kılan ise onun markalar ve hizmetler arasında köprü görevi görebilmesi.
  2. Seçim paradoksunu ortadan kaldırın: Süper uygulamalar herkesin boğuştuğu bir probleme çözüm olabilirler – aşırı fazla seçim sayısı ve parçalanmış kullanıcı deneyimi. Bu uygulamalar verileri ve kullanışlığı görünmez bir şekilde birleştirerek kullanıcılarını sayısız farklı seçim yapma külfetinden kurtarabilirler. Süper uygulamalara sahip şirketler müşterilerine çok daha düzenli bir deneyim sağlayarak müşterilerinin zamandan, zihinsel yükten ve efordan tasarruf etmesini sağlayabilir.
  3. Tek bir deneyim sunmaya odaklanın: Uygulamanızın farklı farklı markaları bir araya getirirken tek bir kullanıcı deneyimi sunması hem müşteriler hem de markalar için çok önemli. Örneğin, WeChat uygulamasında hem kullanıcı arayüzü bakımından hem de kullanılan dil bakımından tonal bir birlik gözlemleyebilirsiniz. Uygulamanızda farklı markaları ve etkileşim şekillerini sergileme yönteminiz uygulamanızın başarılı olması açısından önemli bir rol oynuyor.
  4. Yapışkan olun: Başarılı bir kullanıcı deneyimi kendini her gün kullandırtandır. Uygulamanızı “olması iyi” bir uygulamadan “olması zorunlu” bir uygulamaya dönüştürmeniz oldukça önem arz ediyor. Bunu yapmanın en iyi yolu da kullanıcılarınıza her zaman ihtiyaç duyacakları birincil bir fonksiyon sağlamanız. Böyle bir fonksiyon sunduktan sonra uygulamanızı ekstra özelliklerle donatabilirsiniz.
  5. Sağlam temellerle başlayın: Yeni uygulamanızın en baştan ‘süper’ sıfatıyla hayatına başlaması pek mümkün değil. Öncelikle hedef aldığınız pazardaki önemli bir boşluğu tespit edip karşılanmamış müşteri talebini arz edin. Ardından uygulamanıza farklı kimlikler kazandıracak servisler ekleyebilirsiniz. Uygulamanızın organik bir şekilde, zamanla büyümesine izin vermelisiniz, yeni özellikler ve güncellemelerle.

Süper uygulamalar, iş ortaklarınızın verileriyle beslenen, kendi kendine yetebilen, sürekli ve otonom bir perakende ekosistemi oluşturmanızı sağlayabilir. Bu uygulamalar kullanıcılarının zevklerine, ilgi alanlarına ve ihtiyaçlarına göre özelleştirilebilir olup onlara sadece spesifik bir hizmet sağlamaktansa başka hizmetleri bulmalarında da yol gösterici bir rol oynuyorlar.

Bu yolda başarılı olmak istiyen parekendeciler için ürün ve hizmetlerin bilinçli bir şekilde bağlanması oldukça önemli. Bu hizmetler özellikle de müşteriyle ve müşterinin amaç, gereç ve istekleriyle bağlanması gerekiyor.

Rusya’daki Şartlar Decathlon’u Kapanmaya Zorladı

Birçok büyük Batılı marka ve perakendecinin aksine Decathlon, Mart ayında Ukrayna’da savaş patlak verdiğinde Rusya’dan çekilmeme kararı almıştı.

Özellikle Rus hükümetinin açılış yapmayan mağazaları kamulaştıracağını açıklamasının ardından, ülkede kalmaya devam edeceğini açıklaması sektörde konuşulmuştu.

Decathlon mağazalarını tekrar açacak

Fakat spor perakendecisi ülkedeki mevcut tedarik zinciri sorunlarından dolayı fikrini değiştirmek zorunda kaldı.

decathlon spor perakendesi
rusya'daki şartlar decathlon'u kapanmaya zorladı 4

Spor perakendecisi Rusya’da tüm ürünlerini yurt dışından ithal ediyor. Tedarik sorunları o kadar ciddi bir hal aldı ki raflar neredeyse boşaldı. Sonuç olarak, zincir şimdi 60 fiziksel mağazasını ve web mağazasını kapatıyor.

Geçen hafta sonu bazı mağazalar %70’e varan indirimlerle satış yaparken, diğerleri zaten kapalıydı. Bazı mağazalarda tüketiciler hala ürünleri iade edebilecekler. Ancak zincir bunun geçici bir kapanış olduğu konusunda ısrar ediyor. Tedarik zinciri sorunları çözüldüğünde mağazalar tekrar açılacak.

H&M, Satışların Artmasıyla Kâr Beklentilerini Aştı

İsveçli moda devi H&M, tam fiyat satışlarındaki artış ve indirim maliyetlerinin düşmesi sonucunda net satışların 31 Mayıs’a kadar olan altı ayda %20 artarak 8,4 milyar sterline ulaştığını açıkladı.

H&M Group ayrıca 31 Mayıs’a kadar olan üç aylık dönemde %12’lik bir artışla beklenenden daha iyi satışlar bildirdi.

Grubun vergi sonrası kârı ikinci çeyrekte %33 artarak 390 milyon sterline yükselirken, Rusya ve Ukrayna hariç satışlar %17’lik artışla 4.47 milyar sterline ulaştı.

h&m, satışların artmasıyla kâr beklentilerini aştı
h&m, satışların artmasıyla kâr beklentilerini aştı 6

Sonuçlar iyi olsa da H&M uyarıyor

H&M Group CEO’su Helena Helmersson: “İyi hazırlanan koleksiyonlar, tam fiyat satışlarında daha fazla artış ve indirimlerde düşüşle birlikte güçlü sonuçlar elde ettik. Fiziksel mağazalardaki satışlar önemli ölçüde artarken, çevrimiçi olarak iyi performans göstermeye devam ediyoruz. Bu, birbirini güçlendiren ve tamamlayan hem fiziksel hem de dijital kanallara sahip olmanın değerini bir kez daha göstermektedir. Bu nedenle satış kanallarının entegrasyonu, özellikle teknoloji, tedarik zinciri ve sürdürülebilirlik alanlarındaki sürekli girişimlere paralel olarak devam etmektedir.” dedi.

“Covid-19 pandemisi ile ilgili kısıtlamaların çoğu esasen sona ermiş gibi görünse de, birçok zorluk devam ediyor. Tedarik zincirinde aksama ve gecikmeler hala var, ancak yavaş yavaş hafifletiliyor. Aynı zamanda ciddi bir enflasyon var. Ukrayna’daki savaşla ilgili durum ve bunun işimiz için sonuçları sürekli olarak değerlendiriliyor. Müşterilere ve iş arkadaşlarına ve bir bütün olarak iş üzerindeki etkiyi dikkate alan çözümler bulmak için aktif olarak çeşitli seçenekler değerlendiriyoruz.”

Şirket ayrıca 240 milyon sterlin değerinde kendi hissesini satın alacağını ve hissedarlara nakit iade edeceğini duyurdu

Mango, Yeni Mağaza Konsepti Mango Teen’i Piyasaya Sürecek

İspanyol şirketin çocuk serisi geçen yıl 2019’a kıyasla satışlarını %60 artırdıktan sonra Mango, Mango Kids serisinin sunumunu hızlandırıyor. Ayrıca marka, yeni mağaza konsepti olan Mango Teen’i de piyasaya sürecek.

Moda grubu, bu yıl cirosunu iki yıl içinde ikiye katlayacak olan 200 milyon Euro’nun üzerinde bir ciro ile rekor satışlar öngörüyor. Bunu başarmak için Mango Kids, yıl sonuna kadar dünya çapındaki toplam mağaza sayısını 450’ye çıkararak 40 yeni mağaza açılışı planlıyor.

mango, yeni mağaza konsepti mango teen'i piyasaya sürecek

Ayrıca, Kids Lab adı altında, mağaza dekorasyonlarında da güncellemeler yapılacak. Mango Kids Lab’ın ilk testi, Boulevard Haussmann’daki yakın zamanda yenilenmiş Paris mağazasında gerçekleştirildi ve Eylül 2022’den itibaren tüm yeni mağaza açılışlarına genişletilecek.

Mango Teen 2023’de genişletilecek

Mango Kids ve Teen Direktörü Berta Moral: “Mağazalarımızın dönüşümü, bir şirket olarak sektörümüzde meydana gelen sürekli değişikliklere ve yetişkinlerden farklı ihtiyaçları olan bir hedef pazara uyum sağlama yükümlülüğümüzün bir parçasıdır. Yani çocuklar… Müşterilerimize mağaza içi alışveriş deneyimlerinde katma değer sunmak istiyoruz”. dedi.

Mango ayrıca, yeni bir mağaza konsepti olan Mango Teen‘i piyasaya sürecek. Bu yeni mağaza şirketin satışlarını yeni bir hedef pazara genişletmesine olanak tanıyacak.

İlk mağazasını bu ay Barselona’da açacak olan grup, 2023’te İspanya’da 11 Mango Teen mağazası açarak uluslararası genişlemesini de sağlayacak.

Türk Perakendesine Yön Veren Markaların İlk Mağazaları

Türk perakendesine yön veren markalarımızın ilk mağazalarını hiç merak etmiş miydiniz? Yıllar önce temelleri atılan Türk markaları, bugün dünyanın pek çok ülkesinde Türkiye isminin duyulmasına katkı sağlamaya devam ediyor.

O halde bugün nostaljik bir esinti yaratalım ve Türk perakendesine yön veren markalarımızın ilk mağazalarına, geçmişe bir yolculuğa çıkalım.

İşte Türk perakendesine yön veren markalardan bazılarının ilk mağazaları

Migros

türk perakendesine yön veren markaların i̇lk mağazaları
türk perakendesine yön veren markaların i̇lk mağazaları 15

1954 yılında, seyyar satış kamyonları ile perakende hayatına başlayan Migros, ilk yerleşik mağazasını 16 Aralık 1957’de Balık Pazarı’nda hizmete açıyor. Balıkpazarı mağazası aynı zamanda 61 yıl sonra Migros tarafından aynı lokasyonda tekrar açılmasıyla biliniyor. Şu anda aynı lokasyonda bir MigrosJet mağazası bulunuyor.

Beymen

beymen magaza1
türk perakendesine yön veren markaların i̇lk mağazaları 16

1969 yılında Ali Osman Boyner tarafından kurulan Beymen, ilk mağazasını 1971 yılında o dönemde İstanbul’un en prestijli alışveriş semti Şişli’de açıyor. Dönemin Türk moda sektöründe çığır açan markası ilk olarak yalnızca erkek koleksiyonlarının satışını yaparken ardından kadın koleksiyonlarına da geçiş yapıyor. 1990’ların başında Türkiye’yi lüks moda perakendeciliği ile ilk kez tanıştıran Beymen‘in 1994 yılında ilk amiral mağazası Beymen Akmerkez açılıyor.

Vakko

vakko magaza1
türk perakendesine yön veren markaların i̇lk mağazaları 17

Vakko’nun hikayesi, Vitali Hakko’nun 1934 yılında kurduğu “Şen Şapka” adlı küçük bir şapka dükkanı ile başlıyor. Şen Şapka daha sonrasında Vakko‘ya dönüşerek ilk mağazasını İstanbul’un kalbi Beyoğlu’nda açıyor. 1692 yılında açılan bu mağaza, Türkiye’de aynı zamanda o güne kadar açılan en büyük mağaza olma özelliğine de sahip. Aynı zamanda yeni bir konsept olan üst segment lüks giyim ve müşteri hizmetlerini de uygulayan ilk mağazadır.

Kiğılı

kigili magaza1
türk perakendesine yön veren markaların i̇lk mağazaları 18

1938 yılında erkekler için kumaş satışı amacıyla kurulan Kiğılı, 1965 yılında üretime geçiyor ve 1969 yılında ilk Beyoğlu mağazası açılıyor. Türkiye’de henüz hazır giyim kavramının oluşmadığı dönemde, yani kumaşlarla terziler tarafından dikim yapılan dönem, 1965’de ilk gömlek üretimini yaparak mağazasında hazır gömlek satan ilk markadır.

Koçtaş

koctas magaza1
türk perakendesine yön veren markaların i̇lk mağazaları 19

1955 yılında kurulan Koçtaş A.Ş, aslına bakarsanız ilk mağazasını 1930’larda açıyor fakat o zamanlar ismi Koçtaş olarak açılmıyor bu mağaza. Yapı market olarak ilk Koçtaş mağazası 1955 yılında %100 yerli sermaye ile Bornova’da açılıyor. İzmir halkı bu yeni konsepti öylesine benimsiyor ki, Koçtaş yapı marketlerin hikayesi buradan başlamış oluyor.

Paşabahçe

pasabahce magaza1
türk perakendesine yön veren markaların i̇lk mağazaları 20

İlk mağazasını 1957 yılında İstanbul Beyoğlu’nda açan Paşabahçe’nin kuruluşu çok daha eskiye 1934 yılına dayanıyor. Türkiye’nin ilk cam üretim tesisi olan Paşabahçe, bugünkü modern mağazaları ile müşterileri tarafından hala oldukça seviliyor.

Sarar

sarar magaza1
türk perakendesine yön veren markaların i̇lk mağazaları 21

1944 yılında Abdurrahman Sarar’ın 12 metrekarelik bir terzi dükkanında hayata geçirdiği bir marka Sarar. Bu dükkan, Eskişehir Odunpazarı’nda açılıyor. Şuan ise yurt içinde 150’den fazla mağazada hizmet göstermeye devam ediyor.

Perakende Sektöründe Farklılaşma ve Ezber Bozan Taktikler #2

coskun soyer ust

Geçen hafta perakendede rekabet için rakiplerimizden farklılaşma konularına başlamıştık. İlk bölümdeki konuları başlıklar halinde özetlersek; ürün çeşitliliği, ödeme yöntemleri, iletişim, kurumsal kimlik ve çağrı merkezi konularından bahsetmiştik.

Bu haftaki farklılaşma detayları için buradan devam edelim…

  • Rakiplerinizi hiç durmadan takip etmeniz gerekir, ne satıyorlar, kaça satıyorlar, müşteri size daha farkı söylemeden bunu bildiğinizi belirtmeniz gerekir. Farklı bir markanın aynı işe yarayan ürünü için sizin ürününüzün farklı olan yönlerini iyi bilin. Sizin ürününüz ucuz olsa bile hiçbir zaman önce bunu belirtmeyin, en sona altın vuruş olarak saklayın.

  • Teslimat ve yerinde kurulum vb. gerektiren ürünler için müşterinize doğruyu söyleyin. Yapamayacağınız teslimat veya o akşam gerçekleştiremeyeceğiniz kurulum insanları mutsuz eder. İletişimin öneminden hep bahsettik. Farklılaşmanın en önemli yollarından biri doğruları söyleyen bir iletişimdir.

  • Reklam iletişiminde çok çeşitlilik önemlidir, televizyon pahalı ama billboardlar, radyo, sokaklara asılan afiş vb. reklam mecraları sanılandan çok daha fazla ilgi çekiyor. Kriz zamanları her zaman olacaktır. Krizde küçülme çok duyulan bir kavramdır. Bununla beraber imkanlarınız ölçüsünde kriz zamanlarını yeni planlar ve yeni atılımlar yapmak için stratejik düşünerek geçirin. Özellikle kriz dönemlerinde reklam ve promosyon konularına ağırlık verin.

  • Ürün satarken sadece kendi ürününüzü değil aynı zamanda iş birliği yaptığınız firmaların ürünlerini de tanıtım akışınıza ekleyin. Onların numunelerini dağıtın. Sizinle aynı şeyleri satmayan (tabii ki), başka niş pazarları ve işletmeleri bulun. Sonra birlikte çalışın ve bir tür ortaklık kurabilecek misiniz bir bakın. Genellikle müşteriler, istikrar, güvenlik ve öne çıkma hissi verdiği için şirketlerin diğer şirketlerle çalıştığını görmekten hoşlanır ve farklılaşmanızı sağlar.

  • Yaşadığımız coğrafyada insanların birbirlerine teşekkür ederim, günaydın vb. hitaplar kullanması günden güne azalıyor. Bu konuya mağaza çalışanlarının önem vermesi gerekir. Gelen müşteriye her zaman alışveriş yapsın veya yapmasın hatırını sormak önemlidir. Bu özellikle yüksek tutarlı ürün satan mağazalar için çok daha önemlidir. Özellikle beyaz eşya satışlarında büyük mağazacılık konseptinde zorluk yaşanır. Çünkü müşteri kendisiyle ilgilenilmesini, bilgi verilmesini ister ama özellikle 1500 m2’den büyük bir mağazada bunu yapmak personel açısından zordur. Veya bu tip müşteri kasada ödeme yapmak yerine stantta ödeme yapmak ister. Büyük mağazacılıkta bunları çözebilen işletmeler farkındalık yaratır. Beyaz eşya bölümüne bayilik sisteminde olduğu gibi müşteri için oturma imkânı sağlamak, çay-kahve ikramı önemli farkındalık unsurudur.

Stoksuz ürün

  • Alışverişte müşterinin işinin kolay olması gerekir. Rafta fiyatı hemen görebilmesi veya fiyatını gördüğü ürünü rafta bulabilmesi gerekir. Özellikle hızlı tüketim ürünlerinde yapılan kampanyalarda ürünün hızla bitip rafta sadece fiyat olması müşteri açısından çok kötü bir intiba uyandırır. Buna izin vermeyin. Mağazaya gittim, fiyatı vardı ürün yoktu vb. bir reklamasyona maruz kalmayın. Devamında müşterinin bulamadığı kampanya ürünü yerine elimizde başka bir ürün var, aynı özellikte ama fiyatı biraz daha yüksek hiç demeyin. Ancak, sizin için aynı özellikte ama daha pahalı ürünü kampanya yapılan ama fiyatı ucuz olan ürünün fiyatına indiriyorum derseniz farkındalık olur.
perakende sektöründe farklılaşma ve ezber bozan taktikler #2
perakende sektöründe farklılaşma ve ezber bozan taktikler #2 24
  • Müşterinize ürün sattıktan sonra, ürünle birlikte kullanabileceği ek bir aksesuar, sarf malzemesi vb. bir ürünü uygun fiyatla muhakkak teklif edin. Müşteri sırf o aksesuarı veya sarf malzemesini daha ucuza aldığı için mağazadan daha memnun ayrılacak ve farkındalığı en uca taşımış olacaksınız.

Müşteriler

  • Müşteri şikayetlerini asla hafife almayın unutmayın ki müşterilerinizden olumsuz fikre sahip olanları bunu en az 10 kişiye aktarıyor. Olumlu olanlar ise ancak 2-3 kişiye olumlu aktarım yapıyor.

  • Genellikle B2B işletmeler için geçerli olduğu düşünülse de, müşteri sizin itibarınızı ve geçmişinizi tabii ki kurumsal olarak merak eder. İşletmenizde bu tür bir hikâye varsa geçmişe dönük olarak kendinizi tanıtmayı unutmayın, mağaza içinde uygun bir yer olsun ihmal etmeyin. Unutmayın müşteri ürün ile itibar da satın almak ister.

  • Müşteri ile iletişimde olan bütün noktalarınızın, iletişim dili açısından tek bir formata sahip olması gerekir. Biraz önce mağazaya gelen müşterinin muhakkak hatırının sorulması vb. konuları konuştuk. Müşteriye giden yazılı iletişimlerde aynı ve resmi üslubu kullanmaya özen gösterin, özellikle yazışmada 2. tekil şahıs hiç kullanmayın. Gelişmiş ülkelerde bu hitap tarzı normal karşılanır ama bizim coğrafyamızda bu bir saygı üslubudur. O mağazaya gittiğimde bana hep saygılı davranırlar, yaşıma hürmet ederler vb. konular hep farkındalık unsurudur.

  • İşletmenize gelen müşteri ürün ile beraber ürün yanında kullanabileceği ürünleri de bulabilsin asla biz sadece bunu satıyoruz iletişimine girmeyin. Müşterinin o mağazaya gittiğinde konuyla ilgili her şeyi bulabilmesi en önemli farkındalık sebebidir.

Bütün burada saydıklarımızın bir kısmını veya çoğunu zaten yapıyor olabilirsiniz. Bunların farkındaysanız zaten müşteri için farkındalık yaratmanın ana formülünü biliyorsunuz demektir. Ama sadece bunları yapmış olmak için veya dönem dönem yapıp daha sonra rafa kaldırıyorsanız, bence hiç yapmayın çok daha iyi olur.

Eğer bu konularda devamlılık sağlayabiliyorsanız, müşteri nezninde gerçek farkındalığa ulaşabilirsiniz. Sizi neyin benzersiz kıldığını vurgulayarak, sizden satın alma yapmayan potansiyel müşterilerde bile merak uyandırabilirsiniz. Bu gerçekleştiğinde, zaten farkındalık konusunda farkındalık yaratmış olursunuz.

Sağlıkla kalın…

Nike, 2022 Sonuçlarını Açıkladı. 2023’te Düşük Büyüme Öngörüyor

Nike bugün, 2022 mali yılı dördüncü çeyreği ve 31 Mayıs 2022’de sona eren tam yıl için mali sonuçlarını açıkladı ve dördüncü çeyrek gelirlerinde %1’lik bir düşüşle 9,9 milyar £ gelir bildirdi.

nike, 2022 sonuçlarını açıkladı. 2023'te düşük büyüme öngörüyor
nike, 2022 sonuçlarını açıkladı. 2023'te düşük büyüme öngörüyor 26

Nike’ın mağaza satışları %10 arttı

Nike, dördüncü çeyrek gelirlerinin önceki yıla göre %7 ve para biriminden bağımsız olarak %11 artarak 3,9 milyar £ olduğunu bildirdi. Dördüncü çeyrek için toptan rapor edilen gelirler, önceki yıla göre %7 ve para biriminden bağımsız olarak %3 düşüşle 5.5 milyar Sterlin olarak bildirildi.

Net gelir, önceki yıla göre %5 düşüşle 1.1 milyar £ ve seyreltilmiş hisse başına kazanç %3 düşüşle 0.90 $ oldu.

2022 mali yılı için, Nike’ın gelirleri, para biriminden bağımsız olarak %5 artarak 38 milyar £’a yükseldi.

Markanın dijital büyümesi %18 ve mağaza satışlarında %10’luk artış gerçekleşti.

Geleceğe bakıldığında, şirket, 2023 mali gelirlerinin, 2022 seviyelerine kıyasla,  “düşük tek haneli” büyüyeceğini ve kar marjlarının 50 baz puana kadar düşeceğini tahmin ediyor.

Nike Başkanı ve CEO’su John Donahoe : “Nike’ın bu mali yılda elde ettiği sonuçlar, markalarımızın eşsiz gücünün ve tüketicilerle olan derin bağımızın bir kanıtıdır. Yenilikçi ürün yelpazemiz ve genişleyen dijital liderliğimiz dahil olmak üzere rekabet avantajlarımız, Sporun geleceğine hizmet etmek için amansız çabamızla değer yaratırken stratejimizin işe yaradığını kanıtlıyor.” dedi.

RetailTrip #2: Çin Perakendesini Analiz Ediyoruz

Küresel perakende sektörünü ülkelere göre yakından takip edebileceğiniz serimiz #RetailTrip‘in ikinci yazısı ile karşınızdayız. Bu yazımızda Çin perakendesini analiz edeceğiz. İlk yazımızda bahsettiğimiz üzere, RetailTrip serilerimizde ülkelerin perakende sektörünü 2 ana başlık altında ve 2 ayrı yazıda inceliyoruz. Birincisi ülkelerin mağaza, ürünler, tüketici davranışları; ikincisi ise perakende rakamları üzerine odaklı.

Çin perakendesinin ilk yazısı RetailTrip #1: Çin Perakensini Geziyoruz başlıklı; mağaza, ürünler ve tüketici davranışları analizimize buradan erişebilirsiniz.

İkinci yazımız olan bu yazımızda ise, Çin perakendesinin özellikle Covid sonrası rakamları, hala devam eden kapanmaların hem ülke genelinde hem de küresel perakende sektörüne etkileri üzerine konuşacağız.

RetailTrip #2: Çin perakendesini biraz aralayalım

Öncelikle salgın hem tüketicilerin satın alma alışkanlıklarını aniden değiştirdi hem de buna bağlı olarak perakendecilerin faaliyet gösterme kabiliyetini büyük ölçüde etkiledi ve 2 yıl içerisinde Çin perakendesinin online, e-ticaret ve insansız perakendeye geçişini bir anda hızlandırdı.

0dbcd744 58d1 4d12 933f e50bdf96b464

Hazır yemek için restoranlara gitmeyi alışkanlık haline getirmiş olan genç tüketiciler paket servis veya evde yemek yapmak zorunda kaldı. Gençler adapte olmakta o kadar zorlanmasa da yaşlı tüketiciler ve yerel mağazalardan alışveriş yapmayı tercih edenler de internet alışverişi yapmaya itildi, hatta Çin’de mecbur kaldı diyebiliriz ve bu onlar için daha zorlu bir süreç oldu.

Bu süreçte çevrimdışı perakendeciler büyük acılar çekerken halihazırda e-ticaret yapan şirketler ile aceleyle nasıl çevrimiçi olacağını bulan geleneksel perakendeciler için de kriz adeta bir fırsata dönüştü.

ad4b1535 6e4e 4b64 8c85 599609d33aa4

Bu değişimi atlatmak için bazı çevrimdışı perakendeciler, müşterilerle iletişim kurmak adına sosyal medya gruplarını kullanarak ve canlı yayın yaparak çevirimiçi araçlara yönelmek zorunda kaldı. Böylelikle perakende satış hacminin önemli bir parçası olan e-ticaret satışlarının pandemi sonunda da devam edeceğini tahmin etmek zor değil fakat rakamsal olarak bakıldığında uzmanlar satışın artacağını, kısıtlamalar sebebiyle artan büyüme oranının ise hayat normale dönmeye başladıkça pandemi başındaki 2020´ye göre düşeceğini söylüyor.

Çevrimiçi perakende satışlarının toplam perakende satışları içindeki payının da 2020’de %27,7’den 2021’de %27,4’e hafif düşüşün ardından 2022 sonunda %29’a çıkacağını öngörüyorlar.

retailtrip #2: çin perakendesini analiz ediyoruz

Perakendedeki genel durum ise, yavaşlayan ekonomi ve artan işsizlik endişeleri tüketici güveninin zayıflamasına sebep olurken bu da Çin´in perakende satış büyümesinin 2021’ de %12,5’ten 2022’ de tek haneli rakamlara düşmesi tahminlerini doğuruyor.

Perakende satışları 2022 Nisan ayında yıllık bazda %11,1 düştü bu da Mart 2020´den bu yana en büyük düşüş oldu sebep olarak ise Şanghay ve Pekin de dahil olmak üzere bazı kilit bölgelerde uygulanan kısıtlamalar gösteriliyor fakat yavaş yavaş önlemler gevşemiş durumda ki etkisini göstermeye başladı bile. Örneğin 2022 Mayıs ayında %7,1’lik piyasa beklentilerine karşın düşüş %6,7 oldu. Bu şehirlerde üretim ve pazarlar yeniden açıldıkça, uzmanlar ekonomik toparlanmanın yakın olduğuna inanıyor. Fakat yine de bu kapanmaların Çin perakende sektörüne etkileri inanılmaz. Aşağıdaki tablodan kapanmaların sektöre olan etkilerini inceleyebilirsiniz.

statista cin

Süpermarketler, bakkallar ve taze ürün mağazaları gibi satış noktaları müşterilerin evlerine kısa mesafede olan perakendeciler için açık kalmak biraz daha kolay oldu bu dönemde ancak alışveriş merkezleri, büyük mağazalar ve restoranlar gibi merkezi iş bölgeleri için durum öyle olmadı. Hükümet onları kapatmaya zorladı bu da onlar için ciddi bir kaynak akışı krizi yarattı. Tüm alışveriş komplekslerinin kapanmasıyla birlikte yaklaşık 80 büyük yatırımcı, perakende kiracılarının sıkıntılarını hafifletmek için kiraları düşürdü.

E ticaret devleri, küçük e-ticaret şirketlerine göre salgına daha hızlı yanıt verme süresi, daha fazla yönetim kapasitesi ve operasyonel esneklik sağlayan daha fazla kaynağa sahip olduklarından sürece biraz daha kolay uyum sağladılar. Bu arada E-ticarete yönelim artınca doğal olarak ciddi oranda insan gücü ihtiyacı ortaya çıktı.

Alibaba Fresh Hema ve JD 7Fresh gibi devler diğer restoran ve gıda işletmelerinden; Carrefour O2O, Suning´e ait olan, Suning Beyaz Eşya Mağazaları´ndan personel desteği aldı fakat Miss Fresh ve Dingdong Shopping gibi daha küçük platformlar bu dış kaynaklardan yoksundu. Bu da onları epey zor duruma soktu diyebiliriz.

Günlük hayata baktığımızda; Çinde şu an durum hem perakende sektörü olarak hem de insanların sektöre katılımı olarak diğer ülkere göre daha yavaş da olsa normale dönüyor. Çoğu ülkede artık sosyal etkinliklere katılırken veya seyahat ederken herhangi bir test sonucu veya bir kod sorgulanmıyor fakat Çin’de insanlar eski sosyal hayatlarına dönmüş olsalar da ülkede uygulanan sıfır vaka politikası kapsamında birçok şehir, toplu taşıma veya halka açık yerlere erişimden 48 saate veya 72 saat önce yapılan Covid 19 testlerinde negatif sonuç alınmasını zorunlu kılmak da dahil olmak üzere katı önlemler uyguluyor.

Bu da doğal olarak çevrimdışı perakende oranlarını ve sosyal hareketliliğe katılımı düşürüyor. Öte yandan tüm bu prosedürleri sağladıktan sonra insanlar Çin’de sosyalleşip alışveriş merkezlerinde perakendeyi ayakta tutabiliyor. Fakat kısa zamanda bu prosedürlerin kalkması da beklenmiyor. Hatta Çin’in yönetim şekli ve kurallara olan bağlılığı göz önüne alındığında ilerleyen yıllarda ülkenin yeni normalinin bu olabileceği dahi konuşuluyor.

Uzman görüşlerine bakacak olursak; 2022 ikinci çeyreğinin ekonomisi salgından etkilenecek ve tahmini GSYİH büyümesinin 2022´de en düşük olacağı tahmin ediliyor. Üçüncü ve dördüncü çeyrek GSYİH, tam yıl GSYİH büyümesi açısından önemli olacak. Yılın ikinci yarısındaki performans, bu yılki hedefe ulaşmada en kritik faktör olacak. Salgın etkili bir şekilde kontrol altına alınırsa, imalat, hizmet sektörü ve tüketim, yılın ikinci yarısında piyasa dinamizmini kademeli olarak yeniden kazanacak ve daha fazla ekonomik toparlanma büyümesine yardımcı olacaktır. Mahalle perakendeciliği ile online ve offline alışveriş arasındaki etkileşim güçlendirilecektir.

Çin perakende sektöründe durumlar şuan için bu şekilde. Her hafta Salı günleri, #RetailTrip başlığımız altında farklı ülkelerin perakende sektörlerini konuşmaya devam edeceğiz. Önümüzdeki hafta yeni bir ülke odağında görüşmek üzere.

Perakende Sektörü “Büyük İvme”den “Büyük Denge”ye Geçiş Yapıyor

Pandeminin ilk yarısında, sadece 10 haftada 10 yıllık e-ticaret tecrübesi edindiğimizi söylemek popüler hale geldi. Her ne kadar doğru bir yaklaşım olmasa da perakende sektöründe satışla ilgili neredeyse her konuda ortaya çıkan “büyük ivme” fikri, günlük dilimizde oldukça yer aldı. Ayrıca, birçok medya kuruluşu ve perakende uzmanı, bazı trendlerin -özellikle zincir marketlerin eve teslim hizmetinin- kalıcı değişiklikler olduğunu açıkladı.

Pandemi döneminde bazı önemli değişikliklerin meydana geldiği doğru olsa da şu anda çok daha fazla “büyük denge” fikrinin yoğun olduğu ve eski alışveriş alışkanlıklarına bir dönüş yaşadığımız da oldukça açık.

Son iki yılda en fazla etkinlik artışı olan bölgelerde harcamalar önemli derecede yavaşlıyor ve yakın geçmişin en belirgin harcama değişimleri, önceki yıla yakın bir dönüş yaşıyor.

Örneğin, fiyatları oldukça yüksek olan bilet satışları ve spor ekipmanı harcamaları, şimdi yıl be yıl düşüşlere maruz kalıyor. Pandemiden olumsuz etkilenen giyim ve yiyecek harcamaları şimdi yüksek kazançlar görüyor. Dışarıdan yemek yemeye artan ilgi artık ev için yapılan gıda alımlarını aşıyor ve bu da bizi pandemi öncesi yapılan harcama payına yaklaştırıyor.

Perakende sektöründe üründen hizmete doğru kayma

perakende sektörü "büyük i̇vme"den “büyük denge”ye geçiş yapıyor
perakende sektörü "büyük i̇vme"den “büyük denge”ye geçiş yapıyor 32

Daha fazla bilgi edindikçe, internet alışverişinin büyük ivmesinin artık çoğu kategoride bir veya iki yıla daha yakın olduğu ortaya çıkıyor ve bir şeyin internet üzerinden sipariş edilmesi ile mağazaya gidip satın alınması arasındaki önemli farkı düşündüğünüzde bunun daha da düşük olduğu söylenebilir. Üstelik ister eve teslim edilsin ister mağazadan teslim alınsın, internet üzerinden market alışverişindeki patlamanın belirgin bir şekilde azaldığına dair gittikçe artan kanıtlar var.

Tüketici harcamalarının ürünlerden hizmetlere doğru artan oldukça öngörülebilir kayması ile bu büyük dengeleme süreci, açıklanamaz bir şekilde perakende sektörü çalışanlarını bir hayli şaşırttı. Birçok şirket envanter seviyelerini hızlı bir şekilde düşürmeye çalışırken, önümüzdeki aylarda yüksek indirimlerle vurulması muhtemel ürünlerde alışılmadık alışveriş örnekleriyle karşılaşabiliriz. 

Yüksek enflasyon oranı, yakın gelecek için satın alma faaliyetlerini de bulandıracak. Oldukça uzun bir süre boyunca, satış fiyatları artarsa, satın alınan birimlerin sayısının da artacağı genel olarak varsayılabilir. Bu durum artık birçok kategoride geçerli değil. Talebin müşteri tipine ve satın alınan ürünlerin doğasına göre büyük ölçüde değişebileceği göz önüne alındığında, aşırı enflasyon kontrol altına alınana dek tüketici davranışındaki değişiklikleri yönetebilmek daha zor olacak.

Perakende Medya Şirketi Mimeda ve Mars Athletic’den İşbirliği

Mars Athletic, Türkiye’nin ilk perakende medya firması Mimeda ile iş birliğine gitti. Mimeda, Migros tarafından hayat geçirilen pazarlama alanında faaliyet gösteren ilk perakende medya şirketidir.

Migros açıklamasına göre, spor ve sağlıklı yaşam markası Mars Athletic ile Migros’un data entegreli pazarlama platformu Mimeda iş birliğine imza attı.

İş birliği kapsamında Mars Athletic’in 240 binden fazla üyesinin sporla buluştuğu 98 kulübünde yer alan dijital ekranlar, poster alanları, stüdyo sponsorlukları, üyelere her yerde spor imkanı sunan MAC+ uygulaması ve Mars Athletic’in tüm dijital kanallarında yer alan mecralar, perakende medya şirketi Mimeda desteği ile ürün ve hizmetlerini tanıtmak isteyen markalarla buluşacak.

Migros çatısı altında kurulan ve data entegreli iletişim kanallarına sahip tek pazarlama platformu olan Mimeda ile data, iletişim kanalları ve reklam teknolojisi bir araya gelerek verimli ve etkili bir pazarlama ağı oluşturulacak. Mimeda, uzman kadrosu ile Mars Athletic kulüplerinde ve dijital kanallarında yer alan mecraları analiz ederek farklı sektörlerde yer alan iş ortaklarının ihtiyaçlarına uygun kullanım önerileri sunacak.

mac

Açıklamada görüşlerine yer verilen Mars Athletic Üst Yöneticisi (CEO) Can İkinci, Mimeda ile yaptıkları iş birliğinden memnuniyet duyduklarını belirterek, mecralarının pazarlama ve satışını perakende medyasında uzman Mimeda’ya güvenle teslim ettiklerini bildirdi.

Mars Athletic çatısı altında 240 binin üzerinde üyeleri bulunduğunu ve bu sayının her geçen gün arttığını aktaran İkinci, ‘Ayda 1 milyon 600 binden fazla ziyaret alan 98 kulübümüzde sunduğumuz hizmetlerimizin yanı sıra MAC+ uygulamamız ile üyelerimize her yerde spor imkanını sunarak zihnen ve fiziken daha iyi bir yaşamın başlangıç noktası olma misyonumuz ile ilerliyoruz. 1.500’den fazla profesyonel eğitmenimiz, kişiye özel hizmetlerimiz, farklı uzmanlıklara odaklanan özel stüdyo konseptlerimiz ve MAC+ kapsamında sunduğumuz zengin spor ve sağlıklı yaşam içerikleri ile üyelerimize sağlıklı yaşama dair bütünsel bir hizmet sunmayı hedefliyoruz.’ ifadelerini kullandı.

İkinci, Mars Athletic’e ait kulüpler ve dijital kanallar kapsamında yer alan farklı birçok mecranın iş birlikleri kapsamında Mimeda’ya emanet olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

‘Mimeda, markalar ile doğru hedef kitleyi doğru alan ve zamanda buluşturuyor. Medya ve pazarlama alanında katma değer yaratan data entegreli pazarlama platformu Mimeda, data, iletişim kanalları ve reklam teknolojisini birleştirerek etkili bir şekilde kullanıyor. İş birliğimiz kapsamında markalar hedef kitlelerine ulaşma ve etkileşime girme fırsatı yakalarken, Mimeda’nın data temelli medya planlama stratejisi ve ölçülebilir iş sonuçları gelişen mecralarımızın verimli olarak kullanılmasına katkıda bulunacak.’

‘Mimeda ile markaların yanında medya partneri olarak yer alıyoruz’

mimeda ve mars athletic'den i̇şbirliği

Mimeda Yönetici Direktörü Kına Demirel de Migros’un 2 bin 500’den fazla mağazası, Migros Sanal ve Migros Hemen gibi online satış kanalları ile Migros TV gibi dijital platformlarının milyonlarca müşteri trafiğini 100’den fazla reklam verenle buluşturduklarını bildirdi.

Demirel, ‘Türkiye’nin ilk perakende medya şirketi olarak, mevcut datayı analiz ederek markaları doğru alanda ve doğru zamanda, doğru müşteri kitleleri ile buluşturmak amacıyla çalışmalarımızı yürütüyoruz. Doğru verinin aksiyona, aksiyonun bilgeliğe dönüşüm yolculuğunda markaların yanında bir medya partneri olarak yer alıyoruz. Birlikte çalıştığımız markaların doğru hedef kitleye, doğru kanal üzerinden ulaşabilmesi için alanında uzman ekiplerimiz markaların datalarını inceleyerek yönlendirici içgörülerini paylaşıyor. Böylelikle markaların kullanması gereken iletişim kanallarının belirlenmesine yardımcı oluyor, hedef kitlelerini daha iyi anlayarak doğru kanallar aracılığıyla müşterilerine erişimlerini sağlıyoruz.’ değerlendirmesinde bulundu.

Mimeda’nın kuruluşunun birinci yıldönümünde Mars Athletic ile başlatılan iş birliğinin çok güzel bir doğum günü hediyesi olduğunu belirten Demirel, Mimeda iletişim kanal portfoyüne Mars Athletic’in birbirinden değerli kanallarını eklemekten mutluluk duyduklarını kaydetti.