Ana Sayfa Blog Sayfa 338

Perakendede Dijitalleşme! Kimler Yeni Deneyimlere Hazır?

oğuzhan coşkun - linkedin

Jeff Bezos 1995 yılında online kitap satışı yapan Amazon.com’u kurduğunda, online ortamda alışveriş yapmak birçok insana uzak geliyordu ve tabi bir sürü çekinceler vardı.

Basit bir kitap sitesi olarak başlayan Amazon ve pazardaki diğer rakipleri, artık A’dan Z’ye tüm ürünleri kapımıza kadar getirmek için kıyasıya rekabet halinde ve tabi bu süreci olumlu yöneten ya da da yönetemeyen markalar oldu. Örnek verirsek Netflix, video kiralama şirketi iken dijitaleşme ile nerelere geldi ama benzer bir yapısı olan Blockbuster ise tarihin  tozlu sayfalarında yerini aldı. Biraz daha derine inersek müziği ile bile hafızalarımızda yer alan Nokia artık neredeyse yok durumda.

2022 yılına geldiğimizde ise online alışverişin artık hayatımızın bir parçası olduğunu ve bu imkândan yararlanan kitlenin giderek arttığını görüyoruz.

İlk online ticaret  siteleri açıldığı zaman insanlar önce web sitesinden ürünü araştırmaya başladı,  ürünü tanıdı, sonra hemen online almadı ve fiziksel bir mağazadan satın alarak ürüne sahip oldular. Bu da ROPO’yu ortaya çıkardı ‘Research Online-Purchase Offline’ yani online olarak araştır, mağazadan satın al. Alan memnun satan memnun bu süre küçük ivmeler ile büyüyerek devam etti  fakat pandemi ortaya çıkana kadar. Pandemi sonrası malum herkes bir online shopper olmadı değil, artık boomer dediğimiz kuşağın elinden mobil cihazlar düşmedi ve alışveriş yapmaya başladılar.

Perakendede dijitalleşmeyi sadece online ticaret için bir web sitesine sahip olmak olarak bakarsak hata yapmış oluruz. Birçok lokal markamız pandemiye  girerken online ticaretin bu boyuta geleceğini tahmin edemediği için bir web sitesine sahip olamadan pandemiyi karşıladı ve birden kurguladıkları web siteleri ile de istedikleri başarıyı ne yazık elde edemedi. Bu sadece icerberg’in görünen yüzüydü.

Perakendede dijitalleşme aslında nihai tüketiciye ulaşmadan sektörün mutfağında kullanılmaya başlanmıştı, örneğin daha önceden günler süren mağaza sayımları RFID sistemi sayesinde birkaç saat ile yapılmaya başlandı.

Mağaza kapılarında kullandığımız trafik sayaçları, bize içeriye giren müşteri sayısı hakkında bilgi vermeye başladı ve biz perakendeciler performanslarımızı izlemeye ve KPI hesapları yapmaya başladık. Kabul edelim, 20 sene önce bunlar bize waaow dedirten çalışmalardı, herhalde şu an bunu yapmayan perakendeci kalmadı diye düşünüyoruz.

perakendede dijitalleşme
Heat Mapping

Son 5-6 senedir de hayatımıza Heat Mapping girdi. Mağaza içine yerleştirilen sensörler yardımı ile mağaza içindeki müşteri trafiğini, cinsiyetini, ürünlere olan talebi gözlemlemeye başladık. Bu teknoloji de işimizi daha ölçülebilir bir hale getirdi ve dikkat ederseniz şu ana kadar yapılan tüm uygulamalar perakendeciye yarayan çalışmalardı peki ya müşteri…

Müşteri velinimetti ve bunu unutmamalıydık, özümüze döndük; yeni dönem için hem kendimize hem de müşteriye değer sağlamak önem kazandı. App’ler hayatımıza girdi ve o kadar hızlı girdi ki hemen hemen her markanın uygulamasını indirdik ama bir süre sonra birçok markanın vaatleri bizi tatmin etmedi ve silmeye başladık. Neden mi sildik,  bizimle iletişim kurmayı başaramayan markaları yavaş yavaş hayatımızdan çıkardık. İsterseniz okumaya kısa bir ara verin, acaba kaç markanın app’i hala telefonunuzda var? Bir kontrol edin ve hatta sayısını yorumlara yazarsanız, son durumu analiz etmek adına hepimiz için güzel bir veri olabilir.

App furyası da neredeyse bitmek üzere ve şu dönem hayatımızda dijital kartlar var, ama henüz dijital kartların önemi daha net anlaşılmış değil, onun için sanırım daha bir – iki yılımız var. Dijital kart aslına bakarsanız markanıza özel üretilmiş bir dijital kod üzerine kurulu, müşterinin kendi isteği ile ürettiği ve app olmadan telefonunun wallet’ında duran bir teknoloji. Bu kart sayesinde müşterinize özel bir mesaj üretip push gönderebiliyorsunuz, yani daha hedefe yönelik ve bireysel.

Perakende dünyasını takip edenler hatırlayacaktır; LC Waikiki tüm market place’larden çıkarak ürünlerini sadece kendi platformunda sunmaya başladı, hatta bir tık daha ileri giderek platformunda başka markalara da yer vermeye başladı. Yine aynı dönemde klasik marketlerden alıştığımız jet kasaları mağazalarına taşıdı; online’dan al mağazadan teslim al seçeneğini ise artık herkes yaptığı için söylemeye gerek duymuyoruz. Bu arada kendi market place’ini yaratmak isteyen Teknosa da kapılarını yeni tedarikçilere açtı ve bir taraftan da mağaza açmaya devam ediyor.

Markaların iç yapısında eskiden olan online ve offline düşmanlığı artık kardeşliğe dönmüş durumda ve hep dediğimiz gibi kendini yenileyen ve tüketiciye sunduğu vaatleri yapabilen markalar kazanmaya devam edecek.

Yazının girişinde de bahsettiğimiz yine Jeff Bezos’a dönüyoruz; Amazon’un kasasız mağazaları “Amazaon Go” ilk çıktığı zaman herkesin ‘adam yapmış’ dediği bir projeydi,  şu an için ise sadece kasasız mağaza diyerek olayı basite indirgeyebiliyoruz ki  hala ülkemizde böyle bir teknolojiye sahip noktaya sahip değiliz.

Yine pandemiye dönersek; Pandemi ile ilgili bir sürü sorunun arasında bana gelen en büyük soru şuydu;  “Perakende bitiyor mu? Fiziksel mağazacılık son bulacak mı?”  Bu sorulara cevabım şu oldu; Perakende bitmeyecek sadece boyut değiştirecek ve deneyim yaşatmak önem kazanacak demiştim. Bu arada o dönemin en popüler haberi” Zara dünya genelinde 1200 mağaza kapatacak” oldu, herkes bunu konuşurken siz nasıl bunu savunuyorsunuz diyenler tarafından da çok eleştirilmedim değil. Hep aynı tezi savunuyorum ve savunmaya devam ediyorum; Perakende ölmedi! Perakende sürekli gelişen ve  farklılık yaşatmak zorunda olan bir sektördür. Perakende yerinde saymaz ve saymamalı, müşteriye çekici kalmak için yeniden icat etmeniz  ve devrim yaratmanız gerekiyor. Bu dediklerimi haklı çıkaracak şekilde Amazon’dan “ Amazon Style” fiziksel mağaza geldi, bu yazıda mağaza ile ilgili çok detaya girmeyeceğim fakat aşağıdaki linki tıklayarak haberi okuyabilirsiniz.

Online bir devin fiziksel bir mağaza açması bize deneyim yaşatmanın ne kadar önemli olduğunu ispatlıyor, tabi bu mağaza sadece üründen oluşmuyor. Pandemi ile beraber hayatımıza giren Phygital kavramını ortaya çıkarıyor.

Phygital mağazacılık çok geniş kapsamlı bir içerik. Robot satış danışmanları, akıllı aynalar ve sanal gerçeklik gözlükleri sayesinde hızlı ve kolay bir alışveriş deneyimi sunan mağaza konseptleri , markaların müşterilerinin ürünlerini deneyimlemeleri adına açılan demo store ve satış noktaları. Bunlar sadece işin bir yüzü, daha kimbilir bizi ne yenilikler bekleyecek yani fiziksel ile dijital deneyimleri bir çatı altında birleştirme bakalım nerelere gidecek.

Olayın özetine gelirsek, bu birleştirmeyi yapabilen markalar adından bahsettirmeye devam edecek ve eminimki  çok yakın zamanda Amazon Style gibi ülkemizde de online platformlar fiziksel mağaza açmak için yarışmaya başlayacak.

Buraya kadar aşağı yukarı hepimiz hem fikiriz, peki Metaverse, VR, AR teknolojileri için markalar neler yapacak? Konuya biraz aşina olanlar Gucci’nin sanal ayakkabısının 12 $ olduğunu, bir Türk girişimci  Deniz Özgür’ün de kurucuları arasında olduğu ve metaverseler için dijital ayakkabı sunan girişim Space Runners’ın 9 dakikada tüm koleksiyonunu sattığını az çok duymuştur, peki ya yapay zeka! O sanırım bambaşka bir deneyim.

Perakendede dijitalleşmenin temeli de aslında deneyim yaşatmak, Arcadia Group Yönetim Kurulu Başkanı Phillip Green’in  dediği gibi “İnsanlar her zaman alışveriş yapacak. Çabalarımızın çoğu sadece ‘perakende deneyimini nasıl harika bir hale getirebiliriz?” O zaman hep beraber bekleyelim ve görelim.

Kimler yeni deneyimlere hazır?

Mayıs ayında yeni bir yazı ile görüşmek üzere.

Ramazanda Perakende Sektörünü Ne Bekliyor? AdColony Ramazan Alışveriş Alışkanlıklarını Araştırdı

AdColony’nin bağımsız araştırma şirketi GlobalWebIndex işbirliğiyle gerçekleştirdiği “Türkiye’de Ramazan  Alışveriş Alışkanlıkları” araştırması sonuçları açıklandı.

Araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 64’ü market alışverişini internetten yapacak. Yüzde 34’ü ise Ramazan’da market alışverişini fiziki mağazaya giderek gerçekleştireceğini belirtiyor.

Yüz yüze ve online olarak 2 bin kişinin katılımı ile gerçekleştirilen araştırmaya katılanların yüzde 83’ü Ramazan’da yemeklerini evlerinde yapacaklarını belirtiyor. %5’i ise dışarıdan sipariş veririm diyor.

Araştırmaya katılanların yüzde 61’i Ramazan ayında mobil oyunları uzun oruç süreleri için kullanacaklarını belirtiyor. Bu sürenin ne kadar olacağına verilen yanıt ise 1 saat ila 2 saat arasında.

Ramazan alışveriş alışkanlıklarını nasıl etkileyecek?

Ankete katılanların yüzde 54’ü ise iftardan sonra alışveriş yapmayı planladığını bildiriyor. Alışveriş dönemlerini daha çok iftardan sahura kadar olan sürede kullanmak istediklerini belirtiyorlar.

adcolony ramazan alışveriş alışkanlıklarını araştırdı

Araştırmaya katılanların yüzde 60’ı Ramazan ayı için alışveriş yaparken akıllı telefonlarını kullanacaklarını belirtiyor. Yüzde 71’i ise uygulama içinden alışveriş yapmayı tercih edecek. Ankete katılanların yüzde 52’si, akıllı telefonlarında karşılaştıkları reklamların satın alma kararlarında büyük etkisi olduğunu belirtiyor. Bu oran ise TV’de yüzde 22 olarak karşımıza çıkıyor.

İlginç olan verilerden bir diğer ise; Ramazan ayında Türkiye’deki kullanıcıların yüzde 79’u gıda reklamlarıyla karşılaşmak isterken, bunun yüzde 73 ile giyim ve yüzde 51 ile ev ürünleri reklamları ile karşılaşmak istiyor.

arastirma 2

Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Avşar Gürdal oldu

Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Avşar Gürdal oldu. Avşar Gürdal en son görevinde Mastercard Türkiye Başkan Yardımcılığı’nı yürütüyordu.

Avşar Gürdal, 2015 yılından bu yana Mastercard bünyesinde görev yapıyor. Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra Koç Üniversitesi’nde MBA derecesi alan Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Avşar Gürdal, 2015 yılından bu yana Mastercard bünyesinde Mastercard Türkiye Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyordu.

Kariyerine Unilever’de başlayan Gürdal, PRG ve Value Partners’da çalıştıktan sonra 2015 yılında Mastercard Advisors bünyesine katıldı. 2016 yılında Mastercard Müşteri İlişkileri Yönetimi Direktörü olarak atandı. 2019 yılından bu yana Mastercard Türkiye Başkan Yardımcısı görevini yürüten Gürdal artık Türkiye ve Azerbaycan pazarlarını yönetecek.

Balenciaga’nın Fortnite için Tasarladığı Sanal Kıyafetler ve Metaverse’te Perakende

Lüks marka Balenciaga sanallaşıyor: Popüler bilgisayar oyunu Fortnite, oyuncuların sanal kıyafetler satın alabilecekleri bir moda mağazasına sahip olacak. Giysiler aynı zamanda fiziksel mağazalarda da satışa sunulacak.

balenciaga'nın fortnite için tasarladığı sanal kıyafetler ve metaverse'de perakende
oyuncu skinleri markalaşıyor…

Balenciaga’ya 8 Dolar

Balenciaga, dünya çapında yaklaşık 400 milyon kullanıcıya ve 5 milyar doları aşan satışlara sahip olan ünlü bilgisayar oyununun yaratıcısı Epic Games ile ortaklığa giren dünyadaki ilk lüks markadır. Oyun başlangıçta esas olarak oyuncuların birbirleriyle rekabet ettiği çevrimiçi bir atış/savaş oyunu iken, bugün kültür ve moda, deneyimin önemli bir parçası haline geldi. Örneğin, popüler Amerikalı rapçi Travis Scott, karantina sırasında 45 milyon izleyici çeken sanal bir konser vermişti.

Oyunda kullanıcılar kıyafet ve aksesuarlarını da değiştirebiliyor ve iş birlikleri burada devreye giriyor. Son moda lüks marka oyun için dört sanal kıyafet, çeşitli aksesuarlar ve hatta kendi silahlarını tasarladı. Oyuncular, sanal bir mağaza da dahil olmak üzere, oyunun kendi Balenciaga dünyasında 8 dolarlık bir fiyat karşılığında bunları satın alabiliyorlar.

Metaverse’e Hoş Geldiniz

Fortnite için bu ilk iş birliği ilk değil ancak lüks markalar ve sanal dünya bir süredir birbirini buluyor. Hem Balenciga hem de Louis Vuitton daha önce yeni koleksiyonlarını dijital düşünen gençlere göstermek için kendi video oyunlarına sahipti, Gucci Pokémon Go için dış görünümler tasarladı ve sanal bir el çantasının 4.000 doların üzerinde satıldığı Roblox oyun platformunda gerçek bir Gucci Bahçesi vardı.

Bu tür sanal dünyaların güçlü büyümesi, büyük meta veri olarak adlandırılan şeyin bir parçasıdır: dijital canlı dünyaların fiziksel gerçeklik kadar gerçek olduğu ve kusursuz bir şekilde içine aktığı bir dünya. Sanal gerçeklik ve AR (artırılmış gerçeklik) bunu giderek daha fazla mümkün kılıyor.

Peki Gerçek Hayat?

İş birliği, Fortnite ile bir adım daha ileri gidiyor ve işbirliğine fiziksel bir bileşen de katıyor. Sınırlı sayıda Balenciaga x Fortnite şapkaları, tişörtleri ve kapüşonluları markanın mağazalarında ve internet mağazasında satışa sunulacak. Ayrıca, işbirliğini duyurmak için New York ve Tokyo gibi büyük şehirlerin sokaklarında 3D reklam panoları görünecek.

Epic Games, gelecekte daha fazla iş birliğinin olabileceğini şimdiden söylüyor. İletişim direktörü Alan Cooper Vogue Business’a verdiği demeçte, oyun platformu, markaların “giysiler veya sanal eylemler oluşturmalarına yardımcı olmak için Fortnite topluluğunun yaratıcılığından da yararlanabileceklerine” işaret ediyor. “Markalar, oyuncularımızın avatarlarını kişiselleştirmek için görevlendirebilir.

balenciaga fortnite icin sanal kiyafetler tasarlayacak edited
epic games i̇ş birliğinden memnun…

Daha yakın zamanda, süpermarket zinciri Carrefour, oyun yoluyla sağlıklı beslenmenin önemi konusunda farkındalık yaratmak için oyunda kendi dünyasını başlattı. Metaverse ve markalar ve perakendeciler için fırsatlar hakkında daha fazla bilgi edinmek ister misiniz? 2022’de, Lannoo Campus tarafından yayınlanacak olan The Future of Shopping: Re-set Re-made Re-tail kitabında bununla ilgili her şeyi okuyabileceğiz.

Apple, ‘Rundle – Yani Tekrarlanan Gelir Paketi’ ile Perakendede Neyi Hedefliyor?

Her geçen gün daha fazla perakendecinin öğrendiği gibi, aylık abonelikler bir ürünü bir kez satmaktan daha kârlı. Bu nedenle, Apple iPhone‘lar için abonelik sistemi geliştirmeye çalışıyor.

apple iphonedan daha fazla para kazanmak istiyor
bu sayede aboneler her sene son model telefona sahip olacaklar…

Apple İçin Tekrarlanan Gelir Paketi

Donanım aboneliği: şirketin üzerinde çalıştığı en son yeniliklerden biri. Tüketicilerin bir ürünü bir kez satın almak yerine -Spotify ve Netflix gibi- bir hizmet için aylık ödeme yaptığı streaming hizmetlerinin ve diğer abonelik formüllerinin başarısı, California’dan teknoloji devini de etkilemiş olmalı.

Şirket daha önce Apple One‘ı bir ‘rundle’ –‘tekrarlanan gelir paketi’– olarak piyasaya sürmüştü: iCloud’dan TV+’a kadar tüm dijital hizmetlere aylık uygun bir fiyatla abonelik sistemini biliyorsunuz.

Bu yılın sonunda benzer bir abonelik paketi şirketin en çok sattığı ürünleri için de duyurulacak olabilir.

Pahalı cihazları daha fazla kişiye erişilebilir hale getirerek ve müşterilerin eski cihazlarını her zaman en son modelle değiştirmesini garanti edecek bir ödeme sistemi duyurulacağı teknoloji şirketlerinin koridorlarında konuşulmaya başladı bile.

Bu sayede teknoloji devi geleneksel bir şekilde yılda 1 kez yeni ürün çıkarmaya devam ederken, abonelik sahipleri ürünler çıkar çıkmaz son model cihazlarını teslim alabilecekler. Her ne kadar planlanan girişim 12 veya 24 aylık taksitlerle yeni telefon almaya benzese de şirketin bu sisteme daha fazla farklılık katacağı kesin.

Sudan Ucuz! Olacağı Söyleniyor

Teknoloji devi henüz haberi doğrulamak istemiyor ve abonelik sisteminin gerçekten kullanım aşamasına geleceğinden %100 emin değil, ancak yatırımcılar şimdiden söylentilere çok inanmış görünüyorlar.

apple iphonedan daha fazla para kazanmak istiyor

Tüketim malları dünyasında ‘streaming‘ sistemi pek de popüler değil ancak şirketlere garantili aylık gelir sağlıyor ve çok sadık bir müşteri kitlesi yaratıyor.

Rundle‘ –‘tekrarlanan gelir paketi’– hakkında daha fazla bilgi edinmek ve neden giderek daha fazla marka ve perakendeci abonelik aldığını öğrenmek ister misiniz? Yakında bununla ilgili her şeyi, Pauline Neerman ve Jorg Snoeck’in Mayıs sonunda yayınlanacak olan The Future of Shopping: Re-set Re-Made Re-tail adlı yeni kitabında okuyabilirsiniz.

Erkeklerin Kozmetik ve Kişisel Bakıma Bakışı Nasıl Değişiyor?

Geçmişte, erkeklerin geleneksel olarak kadınlara ait görülen belli kozmetik ürünleri kullanacağı düşüncesi akla imkânsız gelirdi. Fakat şu sıralar, özellikle cinsiyet aktif değişimi göze alındığında, erkekler eskiden sadece kadınların kullanımında olan ürünleri kullanmaya çok daha açık görünüyorlar. Erkek kozmetik markası Huron’un eş kurucusu Matt Teri, durumu şöyle açıklıyor: “Masküliniteye atfedilen geleneksel değerler günümüzde değişime tabi kalıyor. Cinsiyet rolleri ve stereotipler evrim geçirirken genel hijyen, iyi görünme ve hissetme endişeleri günlük mentalitemizin bir parçası haline gelmiş durumda.”

Veri şirketleri Ipsos ve Spate’in yaptığı araştırma, erkeklerin kişisel bakıma bakışının nasıl değiştiğini ortaya koyuyor. Ipsos’un Kıdemli Baş Yardımcısı Wendy Wallner “Kozmetik ürünleri kullanmayı tercih eden erkeklere tarihte şu ana kadar görülmediği kadar açık düşünceyle yaklaşıldığını gözlemleyebiliyoruz. Bu etmenin sebeplerinden bazıları ise e-ticaretin getirdiği anonimlik, görüntülü görüşmelerin son dönemde gördüğü artış ve sosyal medyadaki görünüme insanların ayırdığı ekstra dikkat olarak sıralanabilir.” diyor.

Erkeklerin büyük bir çoğunluğu bakım rutinlerine farklı tıraş malzemeleri eklemek için birincil nedenlerinin cilt görünümlerine ettikleri dikkat olarak belirtti. Araştırma 18-65 yaş arası erkeklerle gerçekleştirilirken ortaya çıkan şaşırtıcı olmayan sonuçlardan biri, katılımcıların yaşının artmasıyla ciltlerini daha genç gösterme endişesinin arttığı yönünde. 18-34 yaş arası daha genç erkek grubu da cilt bakımına önem verdiklerini ifade ederken “yüzdeki lekeleri saklamak için kozmetik ürün kullanma” seçeneğiyle çoğunlukla hemfikir olduklarını söylediler. Bakım rutinlerine eklemeyi en çok düşünecekleri ürünler ise BB ve CC krem (leke ve renk kontrol kremleri).

en iyi bb kremler 750x375 1
erkeklerin kozmetik ve kişisel bakıma bakışı nasıl değişiyor? 10

Veriler gösteriyor ki cilt bakımı erkeklerin farklı kozmetik ürünleri tercih etmeye başlamak için bir geçit yolu olarak değerlendirilebilir. Cilt kremi kullanmaya başlayan erkeklerin bir sonraki tercihi genelde göz kalemi oluyor ve araştırmanın katılımcılarının 18-34 yaş arasındaki büyük bir çoğunluğu iş veya resmi buluşmalar gibi profesyonel ortamlara da kozmetik ürün kullanarak gitmeye açık olduklarını belirtiyorlar.

Ancak ilgi artışı yaşayan tek alan cilt bakımı değil. Spate’in verilerine göre erkeklerin tırnak bakımı hakkında yaptıkları Google aramaları yıldan yıla %35 oranında artış gösteriyor. En belirgin artış ise pedikür ve tırnak tasarımı üzerinde.

Bu Algısal Değişime Nasıl Önayak Olunabilir?

Ipsos’un araştırmasında ifade edildiği üzere katılımcılarla olan sohbetlerde konu tıraş ve cilt bakımından kozmetik ürünlere geçtiği anda katılımcıların büyük bir çoğunluğunun belirgin ve negatif bir tepkiyle karşılık verdiği görülüyor. Tüketicilerin yaşları arttıkça bu tepkiler daha net verilmeye başlanıyor ancak 18-34 yaş arası erkeklerde bile %37’lik bir kesim asla kozmetik ürünler kullanmayacağını söylüyor (bu oran daha yaşlı erkeklerde %71 civarında). Erkek kozmetik markası Stryx’in eş kurucusu Jon Shnahan, müşterilerinin %70’ten fazlasının ilk kez kozmetik ürün satın alan erkekler olduğunu belirtiyor.

Markaların İzlemesi Gereken Yol

İlk önce düşünülmesi gereken faktör markanın spesifik olarak erkeklere hitap ediyor olması. Tüm yaştan erkekler kadınlara yönelik üretim yapan markalardansa erkeklere özel markalardan alışveriş yapma eğilimindeler ve bu eğilim tahmin edilebileceği üzere yaş arttıkça daha belirginleşiyor. İkincil düşünülmesi gereken faktör ise ürün üretirken cilt bakımıyla bir şekilde bağdaşan ama farklı kozmetik etkileri de olan ürünler üretmek. Bu sayede erkekler cilt bakımından farklı kategorilerdeki kozmetik ürünlere de yönelebiliyorlar.

Macerada Yeni Adımlar

Erkek tıraş ürünleri markası “Harry’s”in eş kurucusu Jeff Raider diyor ki “birçok erkek için ilk adım, partnerlerine ait bir ürünü denemekten geçiyor”. Markanın pazarlamadan sorumlu genel müdürü Britannia Boey’e göre ise erkekler “henüz maceralarının başlarındalar ve temel amaçları doğal görünümlerini mükemmelleştirebilmek”. Hem markalar hem de tüketiciler erkek kozmetiğine karşı bakışlarını geliştirdikleri bir dönemdeler denebilir.

Verilere göre, markalar için en sağlam strateji spesifik bir ürün stratejisi belirlemek; belirli bir yaş aralığı ve odak noktası anlaşılan bir ürün mesajı. Yine verilere bakılırsa cilt bakımına yönelik etkiler barındıran ancak kırışıklık azaltma ve güneşten koruma gibi farklı amaçlara da sahip ürünler sunmak, markalara erkekleri farklı tıraş ve kozmetik ürünleri kullanmaya teşvik etme imkânı sağlıyor. Fakat verilerin gösterdiği bir diğer gerçek ise markaların mesajlarını farklı yaş aralıklarına yönelik spesifikleştirmelerinin ve kitlesel pazarlama yöntemleri geliştirmelerinin gerekliliği.

Bu noktada markalara düşen sorumluluk kaliteli ürün üretip piyasaya sürmekten öteye geçiyor. Şimdilerde birçok tüketim ürününde olduğu gibi, doğru kitleye hitap edilmiş spesifik bir ürün mesajı oldukça kritik önem arz ediyor.

Tüm bunların bir markadan beklenmesi zor yetenekler olduğu aşikâr ancak belirtildiği gibi başarılı stratejileri takip edebilen markaların da alanda öncü olma potansiyeline sahip olduğu bir gerçek. Ancak sektörün özgün ihtiyaçlarının fazlalığından dolayı bu yolda başarısız olacak birçok marka olacağı da öngörülebilir. Erkek tıraş markası Patrick’s şirketinin kurucusu Patrick Kidd’e göre “mesele erkekleri aktif içerikler özelinde eğitirken erkeklerin gerçekten sahip oldukları problemlere işaret etmek ve insanların banyolarında bulundurmaktan gurur duyacağı ürünler üretebilmekten geçiyor. Fakat her şeyden önemlisi… ürün işe yarıyor olmalı.”

Decathlon, Banabikurye ile Online Siparişlerde Aynı Gün Teslimat Yapacak

Banabikurye, dünyanın en büyük spor malzemeleri perakendecisi olan Decathlon’un online siparişlerini aynı gün içerisinde teslim edecek.

Borzo çatısı altında faaliyet gösteren ve 10 ülkede şehir içi küresel teslimat hizmeti yapan Banabikurye, Decathlon ile yeni bir ortaklığa imza attığını duyurdu. 1.697’den fazla mağazasıyla dünyanın en büyük spor malzemeleri perakendecisi olan Decathlon’un online siparişlerini, yeni anlaşma ile birlikte İzmir, Ankara, Bursa, Antalya ve Adana’da aynı gün içinde teslim edecek. 

Daha önce Decathlon İzmir, Ankara, Bursa illerinde online siparişleri aynı gün teslimat yapıyordu. Banabikurye ile yapılan iş birliğiyle birlikte bu şehirlere Adana ve Antalya’yı da ekledi. Decathlon, bu stratejik ortaklık ile Banabikurye teknolojisini kullanarak Türkiye’deki mağazalarında kullanıcılarına en verimli ve uygun fiyatlı tedarik çözümü sunmayı planlıyor.

Borzo CEO’su Idriss Al Rifai yaptığı açıklamada “Bir perakendeci için, yerleşik lojistik şirketleriyle çalışmanın her firma için karşılığı farklı. Örneğin; online satışlarda günlük veya aylık satışın kaç paket olacağı önceden bilinemiyor. Bu sebeple kendi kuryelerinin olması maliyeti oldukça yükseltiyor. Banabikurye’nin teknolojisi işte tam burada devreye giriyor. Verimli ve hızlı tedarik zinciri süreci sağlıyor. Hem Decathlon hem de Türk müşterileri için mümkün olan en uygun maliyetli hizmeti sunarken, kullanıcılarına aynı gün içinde aldıkları ürünün teslimatını sunuyor.” dedi.

Kiğılı’nın Yeni CEO’su Sena Suerdem Camcı Oldu

Kiğılı’nın yeni CEO’su Sena Suerdem Camcı oldu. CEO’luk görevini kızı Sena Suerdem Camcı’ya devreden Hilal Suerdem, gençlerin önünü açmanın ve onlara fırsat vermenin önemine değinerek bayrapı devretti. Hilal Suerdem 12 yıldır Kiğılı’da CEO’luk görevini yürütüyordu. İlerleyen dönemde ise Yönetim Kurulu Başka Yardımcı olarak devam edecek.

Türkiye’de erkek giyiminin öncü markası Kiğılı’da 12 yıldır CEO’luk görevini üstlenen Hilal Suerdem, göreci Sena Suerdem Camcı’ya devretti. Düzenlenen törende gençlere fırsat tanımanın Kiğılı için her dönem önemli olduğuna değinen Hilal Suerdem, değişimin ve yenilenmenin gerekliliğini vurguladı. Suerdem, Kiğılı’daki yeni görevine Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak devam edecek.

kigili ceo sena suerdem camci
kiğılı’nın yeni ceo’su sena suerdem camcı oldu 12

“Dededen toruna geçen bu hikaye artık genç isimlere emanet”
CEO’luk görevini Sena Suerdem Camcı’ya devreden Hilal Suerdem “Kiğılı’daki çalışma hayatımda 29. yılındayım. 12 yıldır da CEO’luk görevini üstleniyorum. Bugüne dek birçok başarıya imza atmanın ve daha da yukarı taşımanın verdiği gururla kızım Sena Suerdem Camcı’ya CEO’luk görevini şerefle devretmenin onurunu yaşıyorum. Kiğılı olarak genç isimlerin aramızda yer alarak heyecanlarıyla başarılar elde etmesini önemsiyoruz. Tecrübeli isimler ve ekibimizin de desteğiyle birlikte yeni CEO’muzun bu bayrağı çok daha iyi bir yere getireceğine ve zamanı geldiğinde bir başka genç isme devredeceğine eminim. Kiğılı’da artık yeni bir görev beni bekliyor. Çalışmaya ve üretmeye ara vermeden Kiğılı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görev alacağım” dedi.

“Yeni dönemde gençlere tanıdığımız fırsatları daha da artıracağız”
Görevi Hilal Suerdem’den devralan Kiğılı’nın yeni CEO’su Sena Suerdem Camcı ise şunları söyledi: “Türkiye’nin öncü erkek giyim markası Kiğılı çatısı altında olmanın gururu bir başka. Bugünden itibaren ise CEO’luk görevini üstleneceğim için ayrı bir gurur yaşıyorum. Gençlerin yönetimdeki varlığını önemseyen ve bu yönde attığı adımları hep ileri taşıyan bir markada yer almak son derece mutluluk verici. Görevimi layıkıyla yerine getirip yeni dönemde gençlere tanıdığımız fırsatları daha da artıracağız. Dünyanın değişen düzenine uyum sağlayan bir marka olarak Kiğılı’yı daha iyi yerlere getirmek için var gücümüzle çalışacağız.”

Rusya Ukrayna İşgali Yeme İçme Sektöründe Krize Yol Açacak mı?

Rusya Ukrayna işgalinin yankı etkileri olarak makarna, ekmek, tahıl ve diğer buğday ürünlerinin fiyatlarının yakın zamanda Amerika içerisinde tırmanışa geçmesi bekleniyor, tıpkı benzin fiyatları gibi. Sadece Amerika değil elbette, ülkemizde de durum çok farksız değil. Hatta maalesef çok daha kötü.

Ukrayna ve Rusya’nın dünya genelindeki buğday ihracatının üçte birine yakınından sorumlu olduğu tahmin ediliyor. The Economist’e göre, bu senenin şubat ayı itibariyle buğday fiyatları halihazırda 2017-21 civarındaki ortalamasının %49 üzerinde seyrediyordu. Bu artışın temel sebebi pandemi dönemindeki kısıtlı hasat ve stoklama kapasiteleriydi. 24 Şubat’ta başlayan istiladan itibaren buğday fiyatları ekstra %30’luk bir artış gösterdi.

Tıpkı savaşın enerji fiyatlarında yarattığı etki gibi, Amerika Rusya veya Ukrayna’dan tahıl ithal eden bir durumda olmamasına rağmen iki ülke içindeki üretimde bozulma dünya genelindeki stoklamayı etkiliyor olacak.

Ukrayna hükümeti, 9 Mart tarihinde kızışmakta olan savaş ortamında yiyecek stoklarını koruyabilmek adına buğday, yulaf, darı, sığır eti gibi ürünlerinin ihracatını yasaklamıştı. Rusya’nın ihraç ettiği ürünler ise hem devam eden savaştan dolayı aksamalara uğrayabiliyor hem de sürekli olarak boykot ve yaptırım ihtimalleriyle yüz yüze.

Bölge aynı zamanda yağlı tohum, mısır gevreği, arpa, mısır hatta ayçiçeği gibi ürünlerde de öncü durumda. Hem Ukrayna hem de Rusya’da gerçekleşebilecek düşük veya tümden başarısız hasatlar dünya genelindeki birkaç yıllık yiyecek arzını etkileyebilecek potansiyelde.

rusya ukrayna i̇şgali yeme i̇çme sektöründe krize yol açacak mı?
rusya ukrayna i̇şgali yeme i̇çme sektöründe krize yol açacak mı? 14

Rusya Ukrayna işgali küresel yeme içme sektörüne nasıl darbe vuracak?

Bir başka temel yiyecek endişesi de gübreye erişim. Rusya günümüzde doğal gaz ve potas gibi gübre malzemelerinin tedarikinde öncü ülke konumunda. Gübre ve enerj fiyatlarının yükselmesi dünyanın her yerindeki çiftçilerin kar marjinlerine ekstra bir hasar verebilir gibi görünüyor.

Yiyecek ve gübre fiyatları savaş öncesinde halihazırda pik noktalarına ulaşmışlardı. Artan talep, bozulmalara uğramış tedarik zinciri ve tahmin edilememiş hava şemaları bu pikin en temel sebepleriydi.

Ortadoğu’daki, Güney Asya’daki ve Sahra Altı Afrika’daki ithalat bağımlısı ülkelerin ortaya çıkan yiyecek krizinden özellikle etkilenmesi bekleniyor, nitekim gelişmekte olan ülkeler de kesinlikle krizden zarar görecekler.

“Globalleşmiş bir ticaret sistemine ve çok farklı çeşitli yiyecekleri kolayca elde etmeye alışmış durumdayız.” diyor Amerikan Üniversitesi profesörü Johanna Mendelson Forman. “İnsanlar durumu market raflarında ve restoran tabaklarında çok yakında görebilecekler.”

Sosyal Medyada Mutlaka Takip Edilmesi Gereken 15 Perakende Lideri

Perakende sektörüne ilgi duyuyor ya da bizzat bu sektör içerisinde profesyonel olarak çalışıyor olabilirsiniz. Sosyal kanallar her sektörde olduğu gibi, perakende sektöründe de ciddi bilgi akışlarını yakalayabileceğiniz bir platform olarak hayatımızda. Bu nedenle, sosyal medyada mutlaka takip edilmesi gereken 15 perakende liderini sizler için derledik.

Sektörü yakından takip ediyor ve hala onlardan habersizseniz veya onları takip etmiyorsanız mutlaka listemize bir göz atmalısınız.

Listedeki isimleri, aktif sektörel perakende paylaşımlarına göre belirlediğimizi öncesinde belirtmek isteriz.

İşte sosyal medyada mutlaka takip edilmesi gereken 15 perakende lideri

Ayşen Zamanpur

sosyal medyada mutlaka takip edilmesi gereken 15 perakende lideri

1992 yılında kurduğu ve günümüze kadar başarıyla devam eden Silk and Cashmere markası ile Türk perakende sektörünün en deneyimli isimlerinden biri Ayşen Zamanpur. Özellikle geçmişten bugüne perakende sektörü ile ilgili yaptığı esprili değerlendirmeleri bugünün perakende profesyonelleri tarafından ilgiyle takip ediliyor. Henüz okumayanlar için en son yazdığı Diren Keçi kitabı da, Silk and Cashmere markasının tutku dolu hikayesini anlatıyor. Aktif olarak kullandığı Twitter hesabını da takip etmenizde fayda var.

linkedin

Avi Alkaş

avi alkas

Türkiye’de alışveriş merkezleri, kiralama ve yönetim denilince akla gelen ilk isimlerden biri olan Avi Alkaş, sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı ‘AN’lar paylaşımları ile perakende profesyonelleri tarafından ilgiyle takip ediliyor. Avi Alkaş, aynı zamanda perakende sektörünün en önemli etkinliklerinin düzenlendiği Dijital Network Alkaş’ın da kurucusudur.

linkedin

Ömer Barbaros Yiş

omer barbaros yis2

Hem sektörel paylaşımları hem de LC Waikiki’nin e-ticaret çalışmaları üzerine yaptığı paylaşımlarla tüm sektörün yakından takip ettiği Ömer Barbaros Yiş, LC Waikiki‘nin E-Ticaret Genel Müdürlüğünü yürütüyor. Özellikle markanın e-ticaret kanadında bu kadar harika işler çıkarması da gerçekten perakende sektörünün ülkemizdeki geleceği adına çok sevindirici.

linkedin

Sitare Sezgin

sitare sezgin

Teknosa‘nın Genel Müdürlüğünü yürüten Sitare Sezgin de, yine aktif olarak sektörel paylaşımlar yapan isimler arasında. Teknoloji perakendesi tarafına ilgi duyuyorsanız Sitare Sezgin’in paylaşımlarını mutlaka takip etmelisiniz.

linkedin

Sidar Gedik

sidar gedik

Ipsos Türkiye CEO’su olan Sidar Gedik, Ipsos’un perakende sektörüne ışık tutan araştırmalarından çok önemli anekdotları sosyal medya hesapları üzerinden paylaşıyor. Bu araştırmalar Türkiye özelinde olduğu için oldukça değerli içgörüler elde edebilirsiniz. Sidar Gedik’in aynı zamanda aktif olarak kullandığı Twitter hesabını da takibe almanızda fayda var.

linkedin

Devrim Kılıçoğlu

devrim kilicoglu

Koçtaş’ın CEO’su Devrim Kılıçoğlu da yine sosyal medya hesapları üzerinden hem Koçtaş hem de perakende sektörüne yönelik değerlendirme ve gelişmeleri takipçileri ile sıklıkla paylaşıyor.

linkedin

Didem Şekerel Erdoğan

didem sekerel

Hemen hemen her sektörde ismini sıkça duyduğumuz isimlerden biri Didem Şekerel Erdoğan, Nielsen IQ Türkiye Genel Müdürlüğünü yürütüyor. Perakende, hızlı tüketim, tüketici ve alışverişçi davranışlarındaki değişim ve dönüşüm gibi konularda mutlaka takip edilmesi gereken isimlerin arasında yer alıyor.

linkedin

Murat Ülker

murat ulker

Yıllardır sektör profesyonellerine ışık tutan Murat Ülker’i sosyal medya hesaplarından da takip etmiyorsanız, büyük bir deneyimi kaçırıyorsunuz demektir. Yaptığı paylaşımlar ve sektör değerlendirmeleri ile Linkedin’de 100 binden fazla kişi tarafından takip ediliyor.

linkedin

Tolga Tatari

tolga tatari

Türkiye ve dünyanın önde gelen perakende markalarının dijital dönüşüm süreçlerine destek veren Akinon’un CEO’su olan Tolga Tatari, perakende teknolojilerine ilgi duyanlar tarafından mutlaka takip edilmeli. Özellikle perakende teknolojileri tarafında Akinon‘un dünyadaki başarısından bahsetmemize gerek yok sanırım.

linkedin

Akan Abdula

akan abdula

Perakende deyince tüketici, tüketici ve alışveriş davranışları deyince de akıllara Akan Abdula geliyor. FutureBright Group’un kurucusu Akan Abdula, özellikle Covid dönemindeki alışverişçi içgörüleri ile perakende sektöründe oldukça fazla konuşuldu. Araştırma ve değerlendirmelerini kaçırmamak için takibe almayı unutmayın.

linkedin

Kına Demirel

kina demirel

Türkiye’nin ilk perakende medya şirketi olan Mimeda’nın Yönetici Direktörü olan Kına Demirel, aynı zamanda perakende sektöründe müşteri sadakati denilince de akla ilk gelen isimlerden biri. ‘Perakende medya’ kavramını daha yakından tanımak isteyenlerin mutlaka takip etmesi gereken isimlerden biri.

linkedin

Yenal Gökyıldırım

yenal gokyildirim

Teknoloji perakendesi profesyonelleri tarafından takip edilen Yenal Gökyıldırım, MediaMarktSaturn’ün COO ve MediaMarkt Türkiye’nin CEO’luk görevini yürütüyor. Hem global hem de ülkemizdeki teknoloji perakendeciliği tarafına ilgi duyuyorsanız mutlaka takibe almanız gereken isimlerden biri.

linkedin

Oğuzhan Coşkun

oguzhan coskun

Linkedin’de #retail veya #perakende hastaglerini takip edenlerin sıklıkla ismini gördüğü isimlerden biri Oğuzhan Coşkun. Özellikle global perakendeyi kısa anekdotlarla takip etmek isteyenler için oldukça faydalı paylaşımları var. Haftalık olarak düzenlediği Vitrindeyiz bültenlerinde ise bu anekdotları derleyerek okuyuculara sunuyor.

linkedin

Bi’Sektör

bisektor

Takip edilmesi gereken 15 perakende lideri yazımızı okudunuz fakat Bisektör’ün sosyal medya hesaplarını takip etmiyorsanız, perakende sektörü ile ilgili gelişmeleri her geçen gün kaçırıyorsunuz demektir. Perakende iletişim platformu Bisektor.com’u sosyal medya hesapları üzerinden takip etmeyi unutmayın 🙂

linkedin