Ana Sayfa Blog Sayfa 400

Geleceğin Dünyası Kapınızda: Şanghay’daki Cadillac House’a Merhaba Deyin

Şanghay’ın Pudong semtinde çarpıcı bir şekilde Geleceğin Dünyasını gözlerimizin önüne seren, 6500 metrekarelik bir binada yer alan Cadillac House, lüks Amerikan otomotiv markasının Çin pazarındaki profilini yükseltmeyi amaçlayan çok yönlü bir deneyim merkezi haline geldi.

gelecegin dunyasi cadillac house 2
müzenin koridorları

Müze, sanat galerisi, kafe ve araba galerisi arasında bir geçiş formu olarak, ziyaretçilerin Cadillac’ın yüzyıllık mirası ve onu geleceğe taşıyan teknolojiler hakkında bilgi edinebilecekleri bir yer olmayı hedefliyor.

Küresel mimarlık firması Gensler tarafından tasarlanan bina, fütüristik, uzay gemisi benzeri bir kalite sağlayan 7000 paslanmaz karoyla kaplanmış ve oldukça keskin açılara sahip.

Geceleri, karoların altındaki LED ışıklar tüm yapının parlamasını sağlıyor. İçeri girildiğinde, zemin katta bir araba galerisi, kafe ve şirket mağazası ile kısa filmlerin gösterildiği 360 derecelik bir tiyatro bulunmakta. Aynı zamanda galeri Cadillac’ın hikayesini ruhlarımızda yaşatmayı da hedefliyor.

gelecegin dunyasi cadillac house 3 1
müzenin sarmal merdivenleri

Geleceğin Dünyası Cadillac House’un Tasarımı

Ahşap ve betondan bir sarmal merdiven, bir müzik kütüphanesi, malzeme tüneli ve hediyelik eşya dükkanları da dahil olmak üzere fiziksel ve dijital tasarım öğelerinin olduğu bir başka kata çıkıyor.

gelecegin dunyasi cadillac house 4.jpg
galerideki vip salonlardan biri

Ziyaretçiler, Cadillac kültürüne tamamen dalmış olarak üçüncü kata geldiklerinde, markanın geçmişine dair bir gösteri ile karşılaşıyorlar. Bu katta geniş bir sanat galerisi, VIP salonu, toplantı odası ve özel etkinlikler için resepsiyon alanı bulunmakta.

Müşteriler, yeni arabalarının aşağıdaki yansıtıcı havuzun ortasındaki bir platformda sürülmesini ve ışıklı bir su gösterisi ile kendilerine sunulmalarını da izliyorlar.

Cadillac House, 2019’da açıldığından bu yana, İç Mimarlık kategorisinde o yılki prestijli Amerikan Mimarlar Enstitüsü Şangay Tasarım Mükemmelliği Ödülü de dahil olmak üzere birçok ödül kazandı. Ayrıca 2019’da Perakende Tasarım Enstitüsü’nün Yılın Mağazası seçildi.

Under Armour, 2021 Oranlarını Açıkladı

Under Armour, bir yıl önceki 184.5 Milyon Dolar net gelire kıyasla, 109.7 Milyon Dolar net gelir bildirdi.

Toplam gelir, bir yıl önceki 1.4 Milyar Dolardan 1.53 Milyar Dolara yükseldi. Bu, analistlerin 1.47 Milyar Dolarlık beklentilerini aştı.

Kuzey Amerika’daki net gelir %15 artarken, uluslararası satışlar %3 arttı. E-ticaret satışları, bir yıl önceki seviyelere göre %4 artarak Under Armour’un doğrudan tüketiciye satışlarının %42′sini temsil etti ve geri kalan satışlar perakendecinin fiziksel mağazalarından geldi.

Toplam gelir içinde, giyim %18, ayakkabı %17 arttı, ancak aksesuar satışları %27 düştü.

Şirket ayrıca, artan navlun giderlerinin önümüzdeki aylarda kar üzerinde baskı yaratacağı konusunda uyardı. Under Armour daha önce denizaşırı ülkelerden mal taşımak için daha pahalı olan hava kargolarını tercih ettiğini, ancak şu anda nakliyenin bile daha maliyetli olduğunu söyledi.

Finans Direktörü David Bergman, baskıları “geçici bir hız tümseği” olarak nitelendirdi. 

Sağlık Hizmetleri, Fiziksel Perakende Geleceğinin Anahtarı Olacak

Son birkaç yılda, ürün alışverişi belirgin hale geldi ve hatta bazı hizmetler çevrimiçi olarak gerçekleştirilebiliyor. Ancak sağlık hizmetleri, yüz yüze hizmet ve perakende deneyimleri için her zaman bir talep olacak. Bunlardan en göze çarpanı da sağlık hizmetleri.

Birinci basamak doktor randevuları ve tedavisi artık çevrimiçi olarak gerçekleşebiliyor ancak sonuçta hastalar sağlık hizmeti sağlayıcılarını şahsen ziyaret etmek zorunda. Bu gerçek; perakendecilerin, yatırımcıların ve ev sahiplerinin fiziksel perakendenin geleceğinin anahtarı olarak farkına vardıkları bir trend.

Sağlık Hizmetleri Perakendecileri, Fiziksel Stratejilerini Ürünlerden Hizmete Kaydırıyor

Geçen yıl, CVS yaklaşık 900 lokasyonun kapatıldığını duyurdu ve mevcut birçok tesisi birinci basamak sağlık hizmetlerine ayrılmış bir perakende konsepti olan HealthHUB’lara dönüştürecek. 

saglik hizmetleri 2 1024x576 1
sağlık hizmetleri, fiziksel perakende geleceğinin anahtarı olacak 6

Birkaç ay önce Walgreens, birinci basamak sağlık hizmeti şirketi VillageMD’ye yaptığı yatırımı da artırdığını duyurdu. Benzer şekilde, Walmart 2019’da oyuna girdi ve o zamandan beri birinci basamak hizmetler, görüntüleme, laboratuvarlar, diş hekimliği, optometri ve danışmanlık dahil olmak üzere çeşitli hizmetler sunan Walmart Sağlık Merkezlerini genişletiyor. 

Hizmet ettikleri topluluklara daha uygun fiyatlı sağlık hizmetleri sunma çabaları, indirimli perakendeci olarak mevcut çabalarıyla paralel durumda ve markaya önemli bir değer katıyor.

Fiziksel Lokasyonlara Sahip Sağlık Hizmetleri Girişimleri

Sağlık endüstrisi büyüdükçe ve doğrudan ileri teknoloji bakımları arttıkça, yatırımcıların dikkatini çeken bir start-up akışı meydana geldi. Sektördeki birçok dijital markanın arasında, birçok fiziksel ve çok fazla kanal markası vardı. En yerleşik olanlardan biri, ülke çapında 100’den fazla lokasyona sahip bir One Medical bakım şirketi. 2020’de halka açıktı ve şu anda yaklaşık 2 milyar dolarlık bir pazar değeri var. 

saglik hizmetleri 4
sağlık hizmetleri, fiziksel perakende geleceğinin anahtarı olacak 7

Daha yakın zamanlarda, inanılmaz derecede yüksek teknolojili birinci basamak üyeliğine dayalı hizmetini genişletmek için 225 milyon dolar harcandı. Trendy ve modern bir diş kliniği, 20’den fazla lokasyona sahip ve genişlemesi için 195 milyon dolar harcadı.

Sağlığa paralel olarak hayvan sağlığı da ABD pet sanayi satışları arasında tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı ve pandemi sırasında hızlı bir şekilde büyüdü. Bond Vet, kendine ait bir teknoloji platformuyla veteriner kliniklere ilgi gösterdi. Talepteki artışın avantajından kullandı ve konumlarını genişletme planlarıyla birlikte toplam pazarı 195 milyon dolar artırdı.

Perakende ve Sağlık Kiracıları

Sektörün büyüdüğü ve hem mevcut perakendecilerin hem de yeni kurulan şirketlerin perakende alanlarını sağlık konseptleriyle doldurmaya hazır olduğu açık bir gerçek. Zemin kattaki konumlar, yoldan geçenler için reklam panoları ve hastalara kolay erişim görevi görüyor.

Ortaya çıkan gerçek, pandemiden büyük ölçüde etkilenen daha az bağımlı kiracılarla uğraşmak zorunda kalan ev sahipleri için heyecan verici bir durum. Sağlık hizmeti kiracılarıyla ilgili harika haber, emlak sahipleri ve ev sahipleri için gerekli ve daha istikrarlı olmalarıdır.

RealDeal kısa süre önce ev sahiplerinin sağlık kiracılarına yönelik arzu akışını bildirdi. Empire State Realty’nin Manhattan’daki 3.cadde’de 44.000 metrekarelik bir perakende satış alanı için tıbbi kiracıları hedeflediğinden bahsettiler. Cohen Brothers Realty, geniş perakende alanı için aynısını yapıyor ve diğer birçok ev sahibi, perakende alanlarını pazarlamak için aynı tutumda.

Fiziksel perakende, dönüşerek gerekli olmaya devam edecek. Daha fazla marka, lokasyon sayısını azalttıkça veya e-ticaret ile mağazalar arasındaki dengeyi yeniden düşündükçe perakende alanlarının kiracı karması değişmeye mahkum. Sağlık hizmeti sakinleri, daha bağımlı bir kiracı olarak bu değişimden etkilenecek. Bu nedenle, fiziksel perakendenin uzun ömürlülüğü için hayati önem taşımaya devam edecekler.

Amazon’un İlk Fiziksel Giyim Mağazası Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey: Amazon Style

Daha önce de bahsettiğimiz gibi Amazon, fiziksel bir giyim mağazası açıyor. E-ticaret öncüsü, geçen haftalarda bir blog gönderisinde Amazon Style adlı yeni konseptinin ayrıntılarını paylaştı.

Gönderiye göre Amazon Style, yüzlerce popüler ve gelişmekte olan markanın kadın ve erkek giyim, ayakkabı ve aksesuarlarını sunacak ve kişiye özel, gerçek zamanlı öneriler gibi çeşitli yenilikçi özellikler içerecek.

İlk mağaza bu yıl içinde Los Angeles’ta bir alışveriş merkezi olan The Americana at Brand’de açılacak ve bildirildiğine göre yaklaşık 30.000 metrekare ile 100.000 metrekarelik tipik bir mağazadan çok daha küçük görünecek.

amazon style
amazon’un fiziksel giyim mağazasından i̇lk konsept görüntüler

Amazon, toplamda kaç tane Amazon Style mağazası açmayı planladığını söylemedi, ancak son yıllarda şirketin fiziksel perakendeye yaptığı yatırımı istikrarlı bir şekilde artırdığını görüyoruz. 2017’de lüks ABD market zinciri Whole Foods‘u satın aldı ve şu anda birden fazla gerçek mekanda faaliyet gösteren kitapçı, 4 yıldızlı bir mağaza ve Amazon Go marketlerini de işletiyor.

Anlaşılan o ki Amazon’un planı, teknolojisini fiziksel perakende alanında geliştirmekle ilgilisi göz ardı edilemez.

amazon ilk fiziksel giyim magazasini aciyor amazon style144145 1 1
amazon teknoloji ile bütünleşik bir mağaza deneyimi sunmayı planlıyor

Ayrıca, fiziksel mağazalardan ve aynı zamanda çevrimiçi ortamda kıyafet alışverişi yapmaktan hoşlanan; alışveriş deneyimini geliştirmek için teknolojiyi rahatça kullanan tüketicilerden oluşan yeni bir pazar yaratmak ve bunlara erişebilmekle de ilgili olduğu düşünülüyor.

Amazon Style Nasıl Olacak?

Amazon Style, alışveriş yapmanın ve modayı keşfetmenin “yeni bir yolu” olduğunu iddia ediyor. Birden fazla bedende aynı giysilerle dolu raflara sahip olmak yerine, müşterilerin Amazon Shopping uygulamasını kullanarak bedenlerini, renklerini, genel müşteri puanlarını ve ek ürün ayrıntılarını görmek için tarayabilecekleri QR kodlu teşhir ürünlerine sahip olacak.

Müşteriler, soyunma odalarına bir ürün eklemek için uygulamadaki bir düğmeye dokunabilecek veya denemeleri gerekmiyorsa doğrudan teslim alma tezgahına gönderebilecekler.

amazon ilk fiziksel giyim magazasini aciyor amazon style144145 2
akıllı cihazlarımız yardımıyla mağaza ile bütünleşmemiz i̇steniyor

Bu yaklaşım, Amazon Style’ın kendi boyutundaki geleneksel bir mağazaya göre stil sayısını iki katından fazla stoklamasına izin verecek gibi görünüyor.

Müşteriler, dikkatlerini çeken öğeleri tararken, Amazon’un makine öğrenimi algoritması, gerçek zamanlı kişiselleştirilmiş önerilerde bulunacak ve bunları kendi seçimlerinin yanında denemek için müşterinin soyunma odasına gönderecek. Müşteriler ayrıca daha rafine öneriler almak için tarzları, bedenleri ve diğer tercihleri ​​gibi bilgileri paylaşabilecekler.

Soyunma odasına girdikten sonra müşteriler, Amazon’un lojistik merkezlerinden ödünç alınan gelişmiş teknolojiler ve süreçler sayesinde, ürünleri derecelendirmek ve daha fazla stil ve boyutun birkaç dakika içinde teslim edilmesini talep etmek için dokunmatik ekranları kullanabilecekler.

Yeni Nesil Alışveriş Deneyimi

90
mağazada metrekareden tasarruf etmek de i̇stiyorlar

Dünya çapındaki çok katlı mağazalarda, ürün yelpazesinde ve müşteri hizmetlerinde gözle görülür bir düşüş görülüyor ve bu yüzden Amazon, büyük mağazaların içine düştükleri bu boşluktan teknolojisini kullanarak ve tüketiciyi dinleyerek yararlanmak istiyor.

Ve bu yüzden, teknolojiyi rahatça kullanabilen, rahatlık isteyen ve yine de mağaza içi alışveriş deneyimini yaşamak isteyen kişilere hitap etmek için Amazon Style’ı tasarlıyor.

Ancak, hangi markaları mağazaya getirip getiremeyeceği henüz bilinmiyor. Amazon, mağazaya taşımayı planladığı hiçbir marka etiketinin adını paylaşmadı. Blog gönderisinde sadece, “Amazon’a özel ürünlerden yeni ve dikkate değer markalara” kadar çeşitlilik göstereceklerini söyledi.

Sevgililer Günü: Yılın En Romantik Haftası Nasıl Geçiyor?

Ah, Sevgililer Günü. Sevdiğinizi kutlamak için mükemmel bir zaman ya da sizlere daha fazla para harcatmak ve suçluluk duygusu uyandırmak için özel olarak tasarlanmış bir gün olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Birçoğumuz geçen ayı hızla boşalan cüzdanlarımızın yasını tutarak geçirmemize rağmen, pembe kalpler ve kırmızı güller süpermarketlerin etrafında Satürn’ün halkaları gibi dolaşıyor.

sevgililer gunu nasil gececek
mağazalar her sene tasarım ve konseptlerini bu güne hazırlıyor

Bazı insanlar Sevgililer Günü’nün meşruiyetini sorgulasa da –ki çoğu kişi bunu bir dolandırıcılık olarak adlandıracak kadar ileri gidiyor– Finder’a göre 2021’de dünyanın %76’sı 14 Şubat’ı kutluyor. Ayrıca Birleşik Krallık’ın %91 kadarı, içinde olduğumuz yılda bu günü potansiyel olarak kutluyor. Bu rakamlar bizler için çok önemli çünkü bu rakamlar aslında bir sürü çikolata kutusu ve çiçek anlamına geliyor.

Bu özel gün, promosyon ürünlerini bu etkinlikler etrafında planlayan perakendeciler için son derece önemli bir dönem. Aynı zamanda 14 Şubat, yılın -yılbaşı hariç- ilk hareketliliği de sayılıyor ve perakendecilerin satışlarını artırmasının yollarını aradığı özel bir gün.

sevgililer gunu konsepti 1
sevgililer günü: yılın en romantik haftası nasıl geçiyor? 15

Bazı süpermarketler promosyon tekliflerine 20 Ocak gibi erken bir tarihte başlarken, diğerleri Şubat ayının ilk haftasında vitrinlerini kapatmaya ve koridor renklerini sevgi dolu bir şekilde pembeye çevirmeye çalışıyor.

Çoğu perakendeci kutlama satışlarını 13 Şubat’a denk gelen Galentine’s Day –kadınların arkadaşları ile kutladıkları kızlar günü konseptli resmi olmayan gün-, 15 Şubat gününe denk gelen Bekar Farkındalık Günü –yalnız insanların sevgililer gününden 1 gün sonra kutladıkları resmi olmayan gün– arasına denk getirmeye çalışır.

Peki Sevgililer Günü Neden Bu Kadar Önemliydi?

Bu özel gün 2022’de, koronavirüs kısıtlamalarının tüm dünyada eşzamanlı olarak kaldırıldıktan sonra kutlandığı ilk sevgililer günü olma niteliği taşıyor. Bu yüzden çoğu perakendeci bu sene, geçen seneye oranla en az %36 daha fazla kâr edeceğini düşünüyor.

Yapılan araştırmaya göre çiftlerin en az %40’ı daha hareketli bir sevgililer günü istediklerini söylüyor. Sadece gönderilen çiçeklerden ve tebrik kartlarından fazlasını istediklerini belirtiyorlar.

sevgililer gunu hediyeleri 1
sevgililer günü: yılın en romantik haftası nasıl geçiyor? 16

Geçtiğimiz yıllarda sessiz ve evlerde geçen kutlamaların aksine, tüketiciler bu sene sevgililer gününü dışarıda geçirmek istediğini ve romantik bir yemeğin olmazsa olmazları olduğunu da söylediler.

Bakalım bu sene tedbirlerden uzak geçecek olan ilk Sevgililer Günü herkesin beklediği kadar hareketli olacak mı?

McDonald’s Türkiye’de Üst Düzey Atama Gerçekleşti

Ülke genelinde 250’ye yakın restoranı ve 7000’e yakın çalışanı ile yeme içme sektörünün en büyük markalarından Anadolu Grubu’na bağlı McDonald’s Türkiye’de üst düzey atama gerçekleşti. 2017 yılından beri şirket bünyesinde Tedarik Zinciri Lideri olarak görev yapan Sertaç Hamza, Ocak 2022 itibarıyla Tedarik Zinciri Direktörlüğüne atandı.

Eğitim hayatına Trakya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Türkçe İşletme Bölümü’nde başlayan Sertaç Hamza, İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi’nde yüksek lisans yaptı. 2005-2014 yılları arasında Mezzaluna Gıda İşletmecilik A.Ş.’de Tedarik Zinciri Müdürü olarak görev aldı. 2014-2016 yılları arasında Doğuş Restaurant Entertainment and Management’ta (D-ream)Etik Kurul Üyesi pozisyonunda çalıştığı sırada yine aynı şirkette 2017’ye kadar Satın Alma Grup Müdürlüğü görevini üstlendi. Haziran 2017’den bu yana Tedarik Zinciri Müdürü olarak çalıştığı McDonald’s Türkiye’de Ocak 2022 itibarıyla Tedarik Zinciri Direktörlüğüne atandı. Hamza, İstanbul Ticaret Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nde doktora yapmaktadır.

Decathlon Çevik Kişiselleştirme Yoluyla Büyümeyi Nasıl Sağladı?

Decathlon dünyanın önde gelen spor perakendecilerinden biri, dijital deneyimleri hızlı ve geniş ölçekte kişiselleştirerek geliri ve müşteri sadakatini artırıyor.

Dünyanın en büyük spor malzemeleri üreticilerinden ve perakendecilerinden biri olan Decathlon, şu anda 61 ülkede faaliyet gösteriyor ve 1.700’den fazla gerçek mekanda faaliyet gösteren mağazaya ev sahipliği yapıyor.

decathlon spor
decathlon spor yapanların gözde mağazası olmaya devam ediyor

Sporu herkes için daha erişilebilir hale getirme misyonuyla şirket, özellikle büyümeye ve genişlemeye devam ederken, deneyim optimizasyonu yoluyla kullanıcıların ihtiyaçlarına hizmet etmenin önemine inanıyor.

Spesifik olarak, spor devinin Almanya ekibi, özel bir yaklaşımı benimsemenin gücünü gördü. Yıllardır şirket içinde deneyim dağıtımını yöneten kuruluş, yükselen tüketici standartlarını karşılamaya çalışırken sonunda yeni zorluklarla karşılaşmaya başladı.

decathlon spor kisisellestirme
yüzmeden koşuya, ağırlıktan sağlığa aradıklarınızı bulabilirsiniz

Sonuç olarak Decathlon, yalnızca temas noktalarında kusursuz dijital deneyimler yaratmalarına yardımcı olmayacak, aynı zamanda çevik ve onlara daha fazla test esnekliği sağlayabilecek bir çözüm arıyor.

Decathlon Daha Duygusal Bir Ana Sayfa Deneyimi Hedefliyor

decathlon yoga

Dünya çapında 140 milyondan fazla müşterisi olan Decathlon ekibi, site ziyaretçileri için duygu uyandırmak ve kullanıcıları en alakalı ürünlere yönlendirmek için ana sayfada daha iyi bir gezinme deneyimi yaratmak istedi.

Decathlon’un yogadan kanoya ve daha fazlasına kadar 100’den fazla spor dalına ait ürünlere ev sahipliği yaptığı düşünülürse, ürün keşfi burada kilit önemdeydi.

Ana sayfasının iki versiyonunu birbirine karşı test etmekle ilgilenen Decathlon, biri mevcut ana sayfası ve diğeri yeni bir görünüme ve yeni içeriğe sahip olmak üzere bu iki ayrı sayfayı birbiriyle kıyaslıyor. Yeni ana sayfa için özel deneyimler ekliyorlar.

decathlon ana sayfa
decathlon ana sayfası

Farklı sporcu türleri, yakın ilgi alanları, demografik bilgiler ve daha fazlasıyla daha iyi yankı uyandırmak için ana sayfa içeriğini kişiselleştirmek, daha çekici bir kullanıcı deneyimine yol açtı. Decathlon ayrıca bu yaklaşımın koşu, fitness ve pilatese ilgi duyan kullanıcılar üzerindeki olumlu etkisi gibi hedef kitleye özel öğrenmeleri de belirledi. Bu bilgiler, ekibin mevcut test fikirlerini yinelemelerine ve sürekli olarak daha iyi sonuçlar elde etmek için kampanyaların performansını gerçek zamanlı olarak optimize etmelerine yardımcı oldu.

FLO Akademi Perakende Sektörüne Tecrübeli İnsan Kaynağı Kazandırıyor

FLO, çalışanlarının kariyer hedeflerini desteklemek, sektörel gelişimine katkı sağlamak ve verimliliği artırmak amacıyla başlattığı FLO Akademi eğitimlerine devam ediyor.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, FLO’luların kariyer hedeflerini desteklemek üzere hayata geçirilen eğitimlerde, geçen yıl toplamda 2 bin 442 çalışana 8 bin 729 saat eğitim verildi.

Türkiye’den çıkacak 10 global markadan biri olmak amacıyla yatırımlarına devam eden FLO, çalışanlarının bireysel gelişimi ve kariyer hedeflerine katkı sağlamak amacıyla Mart 2020’de kurduğu FLO Akademi ile teknik bilgiden tasarım sürecine kadar çok geniş bir yelpazede eğitim veriyor.

Sektörde bir ilk olan Ayakkabı Okulu ile FLO ayakkabıyı en doğru şekliyle tanıyan ve ayakkabının gelişimini sürdürülebilir kılmayı sağlayan insan kaynağı yetiştirmeye katkı sağlamaya 2021 yılında da devam etti.

2021 yılında ayakkabı FLO Akademi bünyesinde Liderlik Okulu ve Perakende Okulu isimleriyle FLO çalışanlarının yoğun ilgi gösterdiği iki yeni okul daha faaliyete geçti. 2021 yılında ise FLO Akademi’den eğitim alan çalışanların sayısı 4 kattan fazla arttı.

3 kıtada 21 ülkeden faaliyet gösteren FLO büyüme planlarına paralel olarak, insan kaynakları uygulamalarında da küresel bir politika izliyor. 2021 yılı itibarıyla FLO Akademi 7 farklı dilde daha eğitim vermeye başladı.

Böylece FLO Akademi sayesinde; bölgesel bir lider olarak FLO, birikim ve deneyimini eğitim aracılığı ile Türkiye sınırlarının dışına taşıdı. 7 farklı ülkedeki FLO’lular da şirketin bilgi birikiminden kendi dillerinde faydalanmaya başladı. FLO, geçtiğimiz yıl boyunca 7 farklı ülkede bulunan çalışanlarına, 7 farklı dilde Temel Hizmet Standartları, Aktif satış Metodolojisi ve Reyona Ürün Çıkartma konularında toplamda 19 çevrim içi eğitim verdi.

FLO, 2021 yılının sonuna doğru yeni yönetici olan çalışanlarına yönelik olarak Liderlik Okulu’nda eğitimlerini başlattı. 360 Derece Yetkinlik Değerlendirme raporlarına göre çalışanlarına iş ve ilişki süreçlerini daha etkin ve etkili kullanmalarının yanı sıra, gelişime açık yetkinliklerinin de üzerinde çalışarak kariyer hayatlarını yönlendirmelerini sağlamak amacıyla hayata geçirilen Liderlik Okulu’nda ilk olarak 44 yöneticiye Davranışsal Zeka eğitimi verildi.

Yeni neslin ihtiyaç ve beklentilerini göz önünde bulundurarak tecrübeli yeni nesil insan gücü yetiştirmeyi hedefleyen FLO, perakende eğitimlerini de aralıksız sürdürüyor. Eğitim ve gelişim faaliyetlerine hız kesmeden devam eden FLO, geçen yıl Eğitim Müdürlüğü kapsamında perakende kanalında toplamda 369 mağaza yöneticisine 4 bin 545 saat eğitim gerçekleştirdi.

‘FLO akademi eğitim programları donanımlı çalışanlar yetiştiriyor’

Açıklamada görüşlerine yer verilen FLO Mağazacılık İnsan Kaynakları Direktörü Hüseyin Çolak, yarım asrı aşkın bir süredir ayakkabı sektörünün gelişim ve dönüşümünde önemli roller üstlenen FLO’nun, akademi eğitim programlarının hem kendi kadrosuna hem de sektöre donanımlı çalışanlar yetiştirdiğini belirtti.

FLO Akademi eğitimleri kapsamında alanında uzman eğitmenlerle birlikte çalışanlara tecrübeleri ile harmanlayabilecekleri eğitimler verdiklerini aktaran Çolak, 2020 yılında başladıkları eğitimlere yeni okullar ve yeni eğitim başlıkları ile sürekli olarak geliştirerek devam ettiklerini ifade etti.

Çolak, şu değerlendirmelerde bulundu:

‘Bu eğitimler ile hem yeni yeteneklerin geliştirilmesi hem de çalışılanlarımızın kariyerlerine katma değer sağlamayı hedefliyoruz. Sektörde ilk olan Ayakkabı Okulu ile aynı zamanda hem kendi markamıza hem de ayakkabı sektörüne tecrübeli insan kaynağı kazandırmaya devam ediyoruz. Perakende ve Liderlik Okulları ile akademimizi güçlendirdik. Özellikle yurt dışında bulunan çalışma arkadaşlarımıza da ulaşmak için 2021 içinde aksiyonlarımızı almıştık. Bu sene faaliyet gösterdiğimiz 7 farklı ülkedeki çalışanlarımıza 7 ayrı dilde online eğitim ataması yaparak akademi eğitimlerini Türkiye dışında da gerçekleştirmeye başladık. 2021 yılı içerisinde toplamda 2 bin 442 çalışanımıza 8 bin 729 saat eğitim verdik. 2022 yılı içerisinde hem ihtiyaç ve beklentileri göz önünde bulundurarak eğitimlerimizi çeşitlendirmeyi hem de daha fazla çalışanımıza ulaşmayı hedefliyoruz.’

JLL Türkiye Kiralama Direktörü Ortaç Özortaç: “İçerik, deneyim ve eğlence, perakende sektörünün en can alıcı noktaları olacak.”

Pandeminin perakende sektörü ve alışveriş merkezlerine olan etkisi tartışılmaz. Zor bir yılı geride bırakmanın ardından, pek çok açıdan kolay olmayan yeni bir yıla başladık. Bu bağlamda JLL Türkiye Kiralama Direktörü Ortaç Özortaç ile Türk Perakende ve Gayrimenkul Sektörü’nü konuştuk.

“2021 yılı perakende sektörü açısından nasıl geçti, sektörü genel olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?”

Türkiye’deki mevcut alışveriş merkezi arzının 13,7 milyon m2 seviyesine ulaştığı gözlemleniyor. İstanbul yüzde 37 oranıyla mevcut arzın çoğunluğuna ev sahipliği yaparken, İstanbul’u sırasıyla yüzde 13 ile Ankara ve yüzde 5 ile İzmir takip ediyor. Mevcutta 37 alışveriş merkezinde yaklaşık 1,2 milyon m2 inşaat halinde kiralanabilir alan bulunuyor. Paralel olarak, 2020 yılının aynı çeyreğinde 161 m2 olarak kaydedilen perakende yoğunluğu, 2021 üçüncü çeyreğinde 1.000 kişi başına 164 m2 olarak kaydediliyor. Yılın üçüncü çeyreği itibarıyla İstanbul’da mevcut A Sınıfı ofis arzı 5,7 milyon m2 seviyesine yükselirken, inşaat halindeki ofis arzı yaklaşık 1,8 milyon m² olarak gözlemlendi. 2023 sonu itibarıyla toplam A sınıfı ofis arzının 7,4 milyon m² seviyesini aşmasıyla yaklaşık yüzde 30 artış olması bekleniyor.

Dünyayla birlikte ülkemizi de etkileyen pandemiye birkaç hafta içinde adapte olan şirketler ve liderler, pandeminin açık ara kazananları oldular. Pandeminin getirdiği yeni ihtiyaçlar gereğince perakende sektörü 2020-2021 yılı stratejilerini ve planlarını başta dijitalleşme olmak üzere, hız, sadeleşme ve verimlilik başlıklarında güncellemek durumunda kaldı. Bu alanlarda yeni projelere başlandı. Bu stratejilerin temeli, perakende sektörü müşterisinin ihtiyaçları doğrultusunda ürün ve hizmetlerin hızlı adaptasyonu. Zaman yönetimi ve iş yapma şekillerinin sadeleşerek verimli hale getirildiği ve yeni teknolojilerin dahil edildiği bir yeni dönemi başlamış oldu.

“Geçtiğimiz yılın sektör açısından en akılda kalan açılış, kapanış veya büyümeleri sizce nelerdir?”

2021 yılı markaların ticari gayrimenkul portfolyolarını optimize ettikleri bir yıl olarak tarihe geçti. Verimsiz lokasyonların kapandığı, arzu edilen lokasyonlarda mağazaların açılabildiği, boş alan bulmakta zorlanılan lokasyonlarda alanların oluştuğu bir yıl olan 2021 aynı zamanda büyüme stratejisi kurgulayan markalar için fırsatlar da doğurdu.

Sadece mağaza alanı değil, lojistik, depolama, şehiriçi ürün elleçleme lokasyonlarının da geliştirildiği, stoğu en verimli ve kısa yoldan tüketiciyle buluşmasını hedefleyen de bir yıl oldu.  Markaların mağazalarının aynı zamanda dağıtım merkezi olarak da kullanıldığı, hız ve kesinliğin öne çıktığı 2021 yılı, perakendeciliğin neredeyse 5 yılda aşacağı mesafeyi bir yıla sığdırdı.

Bununla beraber; rekabetin arttığı, tüketici ihtiyaçlarının farklılaştığı bu yeni dünyada mağazaları daha çekici hale getirebilmek için mevcutta var olmayan fonksiyonlar bütüne eklenmeye başlandı. Orta büyüklükteki bir moda markasının içinde bir çiçekçi, büyük metrekareye sahip mağazaların içinde kafe veya kuaför, spor mağazalarının içinde basket potaları göreceğimiz dönemler geldi. İnteraktif mağazacılık ve müşteri deneyimi artık daha fazla ön plana çıkacak ve esas hedef tüketiciyi anlık değişimlerle şaşırtıp tatmin etmek olacaktır. Dolayısı ile küçülme beklemiyoruz. Biz JLL Türkiye olarak yeni kiralamalarda mağazanın içine artı fonksiyon ne katarız noktasında dünya örneklerinden de yola çıkarak markalarımızla görüşüyoruz.

“2022 yılından beklentileriniz ve sektör için kritik olacağını düşündüğünüz konular nelerdir?”

Pandemi dönemini aşılamalarla atlatıp artık normalleşme ve kriz yönetiminden sağlıklı operasyon dönemine geçtiğimizi düşünüyoruz. Cirolar eski seviyelerine gelmeye başladı ve yine büyüme iştahı geri geldi diyebiliriz.

Faaliyetlerimizi devam ettirebilmek ve sağlık kurallarını çiğnemeden müşterilerimize sıcak, mutlu bir sosyal deneyim yaşatmak en önemli hedeflerimizden biri olacak. 2022 yılında; içerik, deneyim ve eğlence, perakende sektörünün hem kiracılar hem de yatırımcılar için en can alıcı noktaları olacak.

Buna bağlı olarak da önümüzdeki dönem, pandemi döneminin öğrettiklerinin pratiğe dönüştüğü, alan ve mağaza kullanımlarının adapte edildiği, online operasyonların daha etkin ama karlı kullanıldığı bir dönem olacak. Elinde imkan olan bazı sektör oyuncuları pandemi dönemini hem bazı mağazalarını yeni döneme adapte etmek hem de operasyonlarını gözden geçirmek için fırsata çevirdiler. 2022 yılı için tüm sektörümüzün beklentisi pandemi etkisinin tamamen ortadan kalktığı bir sürece girmek olacaktır.

“Sektörel değişiklikler ve yaşanan küresel krizler neticesinde Türkiye’de Alışveriş Merkezlerinin önümüzdeki 5 yılını nasıl öngörüyorsunuz?”

Dünyada perakende sektörü, ekonomilerin can damarı olarak kabul ediliyor ve hızla büyüme eğilimi gösteriyor. Öyle ki, küresel perakende sektörünün üç yıl içinde 30 trilyon doları aşması bekleniyor. En büyük endüstrilerden biri olarak gösterilen perakende sektöründeki bu hızlı değişim, teknolojik araçların kullanımını önemli hale getiriyor. Perakende sektöründe teknoloji; bilginin doğru kullanılmasını, müşterilerin doğru tanınmasını, rekabet şartlarında avantaj elde edilmesini sağlıyor.

Tüketici davranış ve ihtiyaçlarının yeniden tanımlanması paralelinde değişime ayak uyduran perakendecilerin, destinasyonlarının da değiştirmeye başladığı yadsınamaz bir gerçek. JLL olarak bu değişimin önünde gitmeyi hedeflediğimiz önümüzdeki yıllar, alışılagelmişin dışında hizmetler sunan perakende destinasyonlarını geliştirmekte. Hızlı, uyarlayıcı, sürekli yenilenebilen, tüketiciyi rahat hissettiren lokasyonların önde olacağı, günlük ihtiyaçların yanında farklı hizmetlerin ve branşların da sunulduğu destinasyonlar; önümüzdeki dönemde başrolde olacak.

Dijital dünyanın, fiziki perakendeye hizmet ettiği, ürünün iyice görünür olduğu, hızın ana belirleyici olacağı yeni perakende tanımı, endüstrimizin ne kadar heyecanlı bir dönüşümün içinde olduğunun başlıca kanıtı.

“Global perakende ile karşılaştırıldığında, Türk perakende sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz?”

Son dönemde yaptığımız gözlemler ve araştırmalar doğrultusunda şunu söyleyebilirim ki, yabancı yatırımlar özellikle gelişmiş ülkeler bazında geriledi. Gelişmekte olan ülkelerin dijital sektörler üzerindeki yatırımları dikkat çekiyor ve yabancı yatırımlar da bu kanala daha çok destekleniyor. Türkiye’nin de e-ticaret platformları, veri işleme ve dijital ödeme sistemleri dahil olmak üzere dijital sektörlerde rekor sayıda yatırım çektiğini belirtebiliriz.

Bununla birlikte, hızla değişen ve gençleşme trendinde olan tüketici profili, gerek yabancı gerekse yerli yatırımcıların ana motivasyon kaynağı. Yakın coğrafyaya kıyasla en kuvvetli yönümüz olan yeni nesil tüketici grubu, perakendenin dinamizmini sürdürecek ve global marka ve yatırımcıların ilgilerinin ülkemizde kalmasını sağlayacaktır.

Gayrimenkul Sektörü Metaverse Evreninde Nasıl Şekilleniyor?

Dijitalleşen her şey aynı kalıyor mu? Ya da dijital mağaza hala bir mağaza sayılır mı? Metaverse evreninden gayrimenkul almak ne kadar mantıklı? Bu soruların cevabı aslında gerçek dünyayla sanal dünya arasındaki çizgide saklı. Gerçekliğimizin nasıl dönüşüm yaşayacağını da yıllar içinde keşfederek göreceğiz.

sanal gayrimenkul
Metaverse Evreninde Yaşam | Sanal Gayrimenkul

Hepimizin son zamanlarda sık sık duyduğu Metaverse terimi, Mark Zuckerberg tarafından geçtiğimiz sonbaharda yaptığı sunumla yaygınlaştı. Aslında kökeni 1990’larda bilim kurgu yazarı Neal Stephensen tarafından icat edilmesine dayanıyor. Geçtiğimiz sonbahardan beri ”Metaverse nedir, ne işe yarar, nasıl bir dünyadır” gibi sorular çoğu insanın zihninde yankı buluyor. Markalar ise çoktan sorularına cevap bulup yatırımlarına başladılar bile. Geçtiğimiz aylarda Nike gibi spor markalarının metaverse avatarları için sanal ayakkabı satacağını duymuştuk. Şimdi ise GAP bir NFT koleksiyonu başlattı. Forever 21 gibi bir çok marka ise bu alanda yatırım yapmaya hazırlanıyor.  

Sanal Gayrimenkul Çılgınlığı

Metaverse’ ün geniş çapta tartışılmayan bir yönü, sanal gayrimenkul endüstrisinin varlığını nasıl sürdürebileceğidir. CNBC, kısa süre önce MetaMetric Solutions’a göre metaverse’deki gayrimenkul satışlarının 2021’de 500 milyon doların üzerinde olduğunu ve 2022’de 1 milyar dolara ulaşabileceğini bildirdi. Maddi gayrimenkul olmamasına rağmen bu alana inanılmaz bir talep var ve her geçen gün artıyor. Sanal mağazacılığı ilk defa duymuyoruz, daha önceden de örneklerini gördük. Fakat, sanal gayrimenkul satın almak hepimize oldukça yeni bir durum. Z kuşağının çocukluk yıllarından hatırladığı Sanalika oyununun gerçeğe dönmüş halini yaşıyoruz. 

sanal gayrimenkul
Metavese Evreninde Yaşam | Sanal Gayrimenkul

Dijital mağazacılığına olan ilginin pop-up’larla şekillendiği anlaşılıyor. Yani pop-up’lar markaların yeni çıkaracakları koleksiyonuna göz atmanızı sağlıyor; bir nevi film fragmanları gibi. Örneğin, Selfridges geçen ay, NFT’leri içeren bir sanat sergisiyle karıştırılmış bir IRL, pop-up’ı oluşturmak için moda evi Paco Rabanne ile işbirliği yaptığını duyurdu. Ek olarak, Gucci ve Ralph Lauren ise metaverse platformu Roblox ve Zepeto’da açılır pencerelere sahip.

Sanal dünyanın insanların iletişim biçimlerini, zevklerini, eğlence anlayışlarını değiştirmesi fiziksel deneyimler için bir tehdit oluşturuyor. E- ticaret şimdiden perakende sektörünü vurdu. Tüm sektörlerde olduğu gibi perakendede de yapılması gereken, yerleşik düşünceleri yıkıp yeniliklere ayak uydurmaktır. Şimdiye kadar, teknoloji şirketleri liderliği ele alıyor. Ethereum tabanlı bir sanal gerçeklik blok zinciri platformu olan Decentraland, katılımcıların arazi, mal ve hizmet satın almak için belirteçleri kullandığı 3B bir dünya. İlk metaverse moda haftasının ev sahibi olmaya hazırlanıyor ve platformda Londra Galerilerinin bir kopyasını oluşturan Samsung ve Sotheby’s gibi mağazalara ev sahipliği yapıyor.

decentraland sanal gayrimenkul metaverse
decentraland | sanal arazi

Ayrıca geçen yıl, merkezi olmayan bir ticaret platformu olan Boson Protocol, sanal bir alışveriş merkezi inşa etmek için Decentraland’da 704.000 $’a bir arsa satın aldı. Dijital gayrimenkul satışları yapılırken fiziksel hayattaki satış teknikeri kullanılır. Tabi burda fark NFT aracılığıyla alınıyor olması. 

Microsoft gibi teknoloji devi markaların da dijital gayrimenkul liderlerinden olmak için gereken donanıma sahipler. Gereken tek şey zaman. Fiziksel gayrimenkul sektöründe metaverse evrenine karşı ayakta kalıp kalamayacağını ise zaman içinde görebileceğiz.