Bildiğiniz üzere geçtiğimiz haftadan itibaren artık mağaza açılışlarını haftalık olarak derlemekteyiz. Perakende profesyonellerinin hem kendi markaları hem de rakip markalarının açılışlarını periyodik olarak takip edebilecekleri bir platform yaratmak amacıyla düzenliyoruz bu derlemeleri.
Bu hafta yine pek çok markanın hem ülkemizde hem de dünyada mağaza açılışları gerçekleşti. Geçtiğimiz haftanın mağaza açılışlarına buradan erişebilirsiniz.
İşte bu haftanın mağaza açılışları:
MediaMarkt – Zorlu Center
MediaMarkt – Zorlu Center
Mağazanın açılışı sonrası MediaMarktSaturn Perakende Grubu COO’su ve MediaMarkt Türkiye CEO’su Yenal Gökyıldırım, markanın 2021 rakamları ve 2022 hedefleri ile ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Zorlu Center lokasyonu markanın Türkiye’deki 88. mağazası.
Defacto – Fas Nador Street ve Lübnan Saida Le Mall
Defacto – Fas Nador Street ve Lübnan Saida Le Mall
Defacto bu hafta iki yurt dışı mağazasının açılışını yaptı. Lübnan’ın en popüler sahil kenti olan Saida şehrinde Saida Le Mall ve Fas’taki 30. mağazası olan Nador Street mağazası. Defacto bugün 30’dan fazla ülkede hizmet veriyor.
Watsons – Eskişehir Üniversite Caddesi ve Ümraniye Meydan AVM
Watsons – Eskişehir Üniversite Caddes
Watsons Eskişehir’deki üniversite caddesi mağazasının açılışını bu hafta gerçekleştirdi. Bu mağaza aynı zamanda Watsons’ın Eskişehir’dek 5. mağazası. Marka aynı zamanda Ümraniye Meydan AVM’de de mağaza açılışını gerçekleştirdi.
Damat Tween – Ermenistan Dalma Garden
Damat Tween – Ermenistan Dalma Garden
Türkiye’de ve dünyada 200’den fazla noktada hizmet veren Orka Holding Damat Tween, Ermenistan Dalma Garden mağazasının açılışını bu hafta gerçekleştirdi.
English Home – İzmir ve Adana Türkmenbaşı Caddesi
English Home – İzmir
English Home bu hafta İzmir Avcılar Caddesi’ndeki mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Bu mağaza haricinde markanın İzmir’de 25 ayrı mağazası daha bulunuyor. Marka aynı zamanda Adana Türkmenbaşı Caddesi’ndeki mağazasının açılışını da gerçekleştirdi.
DOQU Home – Bağdat Caddesi
DOQU Home – Bağdat Caddesi
DOQU Home Bağdat Caddesi’ndeki mağazasının açılışını bu hafta itibari ile gerçekleştirdi. Marka genişleme stratejilerine devam ediyor.
Altınyıldız Classics – İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Dış Hatlar Terminali ve Romanya Targu Mures
Altınyıldız Classics – İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Dış Hatlar Terminali ve Romanya Targu Mures
Altınyıldız Classics Sabiha Gökçen Dış Hatlar Terminali mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Böylece Uluslararası hava limanında mağaza açılışı gerçekleştiren markalar arasında adını yazdırmış oldu. Marka aynı zamanda Romanya Targu Mures’da da mağaza açılışını gerçekleştirdi.
McDonald’s – Demirpark AVM
McDonald’s – Demirpark AVM
Türkiye’de 36 yıldır hizmet veren McDonald’s, ülkenin farklı bölgelerinde hız kesmeden açtığı restoranlara devam ediyor. Restoran zinciri Zonguldak’taki ilk restoranının kapılarını 20 Nisan tarihinde Demirpark AVM’de açtı.
Nautica – Atakule ve Acity AVM
Nautica – Atakule
Nautica Türkiye pazarında yatırımlarına devam ediyor. Türkiye operasyonları Eren Holding tarafından yürütülen Nautica, Ankara’da Atakule ve Acity AVM’de iki yeni mağaza daha açtı.
Listede markanızın mağazalarının yer almadığını düşünüyorsanız, “[email protected]” adresi üzerinden bülten gönderimlerinizi bize yapabilirsiniz.
MediaMarktSaturn Perakende Grubu COO’su ve MediaMarkt Türkiye CEO’su Yenal Gökyıldırım, Zorlu Center’daki mağaza açılışından sonra yaptığı basın toplantısında MediaMarkt 2021 yılı oranları ve hedefleri hakkında bilgi verdi.
MediaMarktSaturn Perakende Grubu COO’su ve MediaMarkt Türkiye CEO’su Yenal Gökyıldırım, “MediaMarkt Türkiye olarak hem pazardan hem de rakiplerimizden daha hızlı büyüdük. 2022 mali yılımız itibarıyla içinde bulunduğumuz Türkiye Tüketici Elektroniği Pazarı yüzde 40 büyürken biz hem pazardan hem de rakiplerimizden daha fazla büyüme kaydettik. Bu başarılı performans ile sadece kendi pazarımızda değil, MediaMarkt dünyası içinde de en yüksek büyüme performansı sergileyen ülke olduk. Bunu tüketicimiz, çalışanlarımız ve iş ortaklarımız ile birlikte başardık. MediaMarkt’ı tercih eden herkese gönülden teşekkür ediyoruz” dedi.
Türkiye’nin en geniş mağaza metrekaresine sahip teknoloji perakendecisi MediaMarkt, 2021’i her kategoride rekor büyümelerle tamamladı. Hem pazardan hem de rakiplerinden daha hızlı büyüyen marka, MediaMarkt Grubu içerisinde de en yüksek büyüme performansı gerçekleştiren ülke oldu.
mediamarkt 2021 yılı oranları ve 2022 hedeflerini açıkladı 11
Birlikte başardık
MediaMarktSaturn Perakende Grubu COO’su ve MediaMarkt Türkiye CEO’su Yenal Gökyıldırım, “Tüketici elektroniği pazarı yüzde 40 büyürken biz hem pazardan hem de rakiplerimizden daha fazla büyüme kaydettik. Bunu çalışanlarımız, tedarikçilerimiz ve tüketicimizle birlikte başardık. MediaMarkt’ı tercih eden ve bize bu gururu yaşatan herkese teşekkür ediyoruz” diye konuştu.
“Zorlu AVM’deki mağazamız en yeni deneyim mağazamız olacak”
Özellikle teknoloji alışverişlerinde deneyim mağazalarının önemine dikkat çeken Gökyıldırım, Zorlu AVM’de açtıkları 88’inci mağaza vesilesiyle bu konudaki vizyonlarının tekrar altını çizdi. Gökyıldırım şöyle devam etti: “Mağazalarımız bizim uzmanlığımızı tüketicilerimizle buluşturduğumuz, ürün çeşitliliğimizi gözler önüne serdiğimiz, satış öncesi, sırası ve sonrası hizmetlerimizle tüketicimizle bağ kurduğumuz yerler. MediaMarkt olarak hayatımızın her alanına giren teknolojiyi, tüketicilerimize tüm kanallarımızdan en iyi deneyimi sunarak ulaştırmak, müşterilerimize en iyi hizmeti vermek ve ihtiyacı olan ürüne en hızlı şekilde cevap vermek için var gücümüzle çalışıyoruz. “Hizmette Fark Yaratan” modelimizle ana odağımıza her zaman insanı koyuyoruz. Teknolojiyi iyi kullanan ‘uzman’ insan kaynağı ile perakendecilikte fark yaratıp, nitelikli işgücüyle sektöre katkıda bulunmaya devam edeceğiz.”
Rakamlarla MediaMarkt 2021 yılı oranları
Online ve offline’da 228 milyon ziyaretçiye ulaşıldı
Pazar yüzde 40 büyüdü, MediaMarkt ise hem pazardan hem de rakiplerinden daha çok büyüdü
Türkiye MediaMarktSaturn Grubu’nun en yüksek büyüme performansı sağlayan ülkesi oldu
Ciro içerisinde dijitalin payı yüzde grupta %32.5 olarak gerçekleşti.
3 yeni şehre girdi
MediaMarkt’ın 4 müşterisinden 3’ünün yolu online’dan geçiyor
Hem online hem de offline kanallarımızda toplam 228 milyon ziyaretçi ağırladık
Online ve offline mağazalarla önemli bir başarı yakalayarak toplam 228 milyon ziyaretçi sayısına ulaştıklarını belirten Gökyıldırım, “Tüketicilerimizin ihtiyaçları doğrultusunda dizayn ettiğimiz fırsatlarımızı sürdüreceğiz ve kampanyalarımızı da bu trend doğrultusunda tasarlayacağız. Tüketicinin talep ettiği her noktada olacağız. Uzman ve güvenilir marka söylemimizle tüketicinin en çok tercih ettiği tüketici elektroniği markası olmayı sürdüreceğiz” dedi.
“Yatırımlarımıza son sürat devam ediyoruz, istihdama katkı sağlıyoruz”
2022 yılında da hem online hem de fiziki pazarda payı ve satışları artırıp, yatırımlara da hız kesmeden devam edeceklerini dile getiren Gökyıldırım, “Bunu uzmanlığımız, markamızın gücü, tüketici odaklı yaklaşımımız ve çok kanallı stratejimiz ile yapacağız” dedi. Özellikle pandemide talebin patladığı online alışverişlerde, müşterilerin tüm ihtiyaçlarını karşılamaya yöneldiklerini Gökyıldırım, online kanala odaklanmanın yanı sıra fiziki mağaza yatırımlarından da vazgeçmediklerini vurguladı. Gökyıldırım, “Tüketicimizin ürünü deneyimleyerek satın alma alışkanlığından vazgeçeceğini düşünmüyoruz. Dolayısıyla online yatırımlarımızın yanı sıra, mağaza yatırımlarımıza da hiç ara vermiyoruz. Gerek yeni mağaza açılışı gerekse var olan mağazalarımızın yenilenmesine devam edeceğiz. 2023 yılı sonuna kadar toplamda 100 mağaza sayısına ulaşmayı hedefliyoruz. Tüm bu büyümemizle, MediaMarkt bünyesinde 2023 yılına kadar 500 kişiye daha iş fırsatı yaratacağız. Bu şekilde ülkemizin genç istihdamına da ciddi bir katkı sağlamanın mutluluğunu yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.
Rakamlarla MediaMarkt 2022 hedefleri
Türkiye nüfusunun 3 katı ziyaretçi sayısı
İstihdam içerisindeki kadın çalışan oranı hedefi yüzde 40
2023 sonuna kadar toplam mağaza sayısı 100’u bulacak
Bu mağazalarla 500 kişi daha istihdam edilecek
Her 4 müşteriden 3’ü birden fazla kanal kullanıyor
Pandemide önemi bir kez daha anlaşılan online kanala ise yatırıma devam edeceklerinin altını çizen Gökyıldırım, şunları söyledi: “E-ticaret ve tüm kanalların birbirine kesintisiz deneyim kalitesi ile bağlandığı çok kanallı yapımız sayesinde tüketici alışveriş davranışlarıyla ilgili ciddi bir data elde ediyoruz. Örneğin, pandemide sadece mağazadan alışveriş yapma oranı yüzde 20 azaldı. Buna karşın çoklu kanaldan alışveriş yapma oranı yüzde 200, yalnız online’dan alışveriş yapanların oranı ise yüzde 308 arttı. Artık her 4 müşterimizden 3’ü alışveriş yolculukları sırasında birden fazla kanal kullanıyor. Online kanallarımızdan geçen ticaretin yüzde 73’ü çoklu kanaldan geliyor. Bunun içinde onlinedan satın alıp mağazadan teslim alma, mağazadan sipariş verip online üzerinden evine gönderme veya çağrı merkezinden satın alma gibi birçok farklı kanal ve olanak var. Çoklu kanal içinde de en büyük hareketi onlinedan alışveriş yapıp mağazadan teslim almaya giden müşteri segmentimizde gördük. Aynı şekilde hem mağaza hem de online kanaldaki büyümemizi sürdürdük. Mali yılımızın başından bugüne kadar toplam satışlarımız yüzde 61 dijital satışlarımız yüzde 47 büyüdü.”
Yenal Gökyıldırım artık 12 ülkeden sorumlu
Bu yıl eklenen 3 yeni ülkeyle toplamda 12 ülkenin sorumluluğunu üstlendiğini dile getiren Yenal Gökyıldırım, “Türkiye’nin yanı sıra Belçika, Hollanda, İspanya, İsveç, İtalya, Lüksemburg, Polonya, Portekiz’den sorumluydum. 2021’de yönettiğim ülkeler arasına İsviçre, Avusturya ve Macaristan da eklendi. Yönetilen bu 12 ülke toplamda 10 milyar Euro’nun üzerinde bir büyüklüğü ve 30 binin üzerinde bir istihdamı ifade ediyor. Grubumuz içinde Türkiye hem mağazalarda hem de onlineda sürekli olarak yüksek müşteri talebine sahip olan ve satışları artıran ilk üç pazardan biri. Bu geçen yıl da böyleydi. Bu yıl da benzer performansla yine gurubun en parlak ülkelerinden biri olacağımızdan şüphemiz yok” diye konuştu.
“Sürdürülebilirlik ana odak noktalarımızdan”
Avrupa’nın açık ara 1 numaralı elektronik perakendecisi olarak sürdürülebilirliğin ana odaklarından biri olduğunu dile getiren Yenal Gökyıldırım, “Toplum ve çevre için sorumluluklarımızın farkındayız. MediaMarkt ile ‘daha iyiye’ adını verdiğimiz sürdürülebilirlik stratejimizi de iki ana başlık altında yürütüyoruz: Çevresel Sürdürülebilirlik ve Sürdürülebilir İş Modeli yaratmak” diye konuştu.
Çevresel Sürdürülebilirlik konusunda çatı şirketleri Ceconomy’nin aldığı karar çerçevesinde 2023’ten itibaren MediaMarkt’ta her yerde yenilenebilir enerjilerden elde edilen elektriği kullanarak CO2 ayak izini önemli ölçüde azaltacaklarına dikkati çeken Gökyıldırım, ambalaj atıklarını büyük ölçüde azaltacaklarını ve döngüsel ekonomiye giderek daha fazla ürünle dahil olacaklarını kaydetti Gökyıldırım şöyle devam etti “Sürdürülebilir bir iş modeli yaratmak konusundaki ana odağımız ise kadınlar için tercih edilen bir iş yeri olmak, kadın çalışanların kariyer gelişimlerini desteklemek ve çeşitliliği kültüre dönüştürmek. Bu vizyon ışığında hayata geçirdiğimiz Kadının Hikayesi Yarının Hikayesi projemizle; Satış Takım Lideri oranımız yüzde 20’den 29’a, Müşteri Deneyimi Yöneticisi oranımız ise 13’ten 33’e, Satış departmanlarındaki işe alımlarda ise oranımız yüzde 29’dan 36’ya yükseldi. Bugün bize gelen CV’lerde ise kadınların oranı, erkeklerden daha fazla. Genele baktığımızda kadın istihdamında Türkiye ortalamasının üzerindeyiz. Bu yıl kadın çalışan sayısında hedefimiz yüzde 40. Dahası önümüzdeki 4 yıl içerisinde bu oranı yüzde 50’ye çıkarmayı planlıyoruz. Bu çalışmalarımız hem Genel Müdürlüğümüzü kapsıyor hem de ülke genelinde tüm mağazalarımızı. Dolayısıyla MediaMarkt olarak pozisyon farkı gözetmeksizin tüm açık ilanlarımıza başvuru bekliyoruz.”
Almanya merkezli moda markası Leandro Lopes’in kurucu ortağı Mohamad Sharif, Türkiye pazarına güçlü bir giriş yapacaklarını açıkladı. Sharif, 8 yıl önce kurulan markanın Türkiye’de özellikle Z kuşağına yönelik ürünleri ile dikkat çekeceğini umduklarını belirtiyor.
Leandro Lopes ürünlerini Türk tüketicilere sunmak için heyecanlıyız
Konuyla ilgili yapılan açıklamada: “Almanya’da istikrarlı bir moda markası haline geldik. Markamızın uluslararası pazarlarda da temsil edilmesi için tekstilde bölgenin lideri Türkiye pazarına adım atmaya karar verdik. Ürünlerimizi Türk tüketicilere sunmak için heyecanlıyız” denildi.
Leandro Lopes ayakkabıları
Yüksek kaliteli moda ürünleri sunduklarını ifade eden Sharif, “Ürünlerimiz Portekiz’de, özenli el işçiliği ile üretiliyor. Tasarımcıların ve moda girişimcilerinin modern tasarımlarını, yüksek kaliteli malzemeler ve kaliteli işçilik ile harmanlıyoruz. Türkiye’deki hedef kitlemizin beklentilerine uygun ürünlerle, bulunduğumuz segmentte bölgede yer edinmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Türkiye, farklı pazarlara açılmamız için köprü görevi görecek
Türkiye’nin tekstilde bölgedeki liderliğinin markaları için stratejik öneme sahip olduğuna dikkat çeken Sharif, şunları kaydetti:
“Yaptığımız araştırmalara göre Türkiye, 200 ülke ve bölgeye tekstil ürünleri ihracatı yapıyor. 2021 yılında Türkiye’deki tekstil firmaları, yaklaşık 100 bölgede tüm zamanların en yüksek tekstil ihracatını gerçekleştirdi. Türkiye’den en fazla tekstil ihracatı yapılan ülkeler İtalya, Almanya ve ABD olarak sıralanıyor. Ayrıca, Türkiye, diğer bölgeler için de stratejik bir konumda bulunuyor. Marka olarak Orta Doğu, Körfez ve Asya ülkelerine Türkiye üzerinden açılmayı hedefliyoruz. Tekstil sektöründe hem kalite hem işçilik hem de lokasyon bakımından bölgenin lideri olan Türkiye, farklı pazarlara açılmamız için köprü görevi görecek”
Tüketiciler, sürdürülebilir ürünlere önem veriyor
Moda ürünlerinde sürdürülebilirlik ve uygun maliyet unsurlarının öne çıktığını belirten Sharif, özellikle Z kuşağının bu niteliklerdeki tekstil ürünlerine yöneldiğine işaret etti. Mohamad Sharif, ürünlerinde tüketici beklentilerine önem verdiklerine vurgu yaparak, “First Insight’ın raporuna göre, moda ürünleri tüketicilerinin üçte ikisi, sürdürülebilir ürünler için daha fazla ödeme yapabileceklerini söylüyor. Tüketicilerin yaklaşık dörtte üçü ise, marka adından ziyade ürünün sürdürülebilirliğine önem verdiklerini belirtiyor. Markalar ve perakendeciler, özellikle sürdürülebilirlik gibi kritik konularda tüketicilerin sesine kulak vermelidir. Tüketiciler, çevresel, sosyal ve yönetişim söz konusu olduğunda perakendecilerden ve markalardan performans ölçütlerinden daha fazlasını istiyor. Z kuşağının nüfuzu arttıkça bu konu daha da önemli bir hale geliyor. Marka olarak Türkiye’deki Z kuşağı tüketicileri için hem kaliteli hem de çevre dostu ürünler sunmak için sabırsızlanıyoruz” dedi.
Yakın zamanda dünya genelindeki birçok insan kendisini tüketicilerin hayatı boyunca gördüğü en yüksek enflasyon oranlarının içinde buldu. Perakendecilerin enflasyon yükü de buna bağlı olarak hızla arttı.
Enflasyon oranlarının Ukrayna’daki savaş sonucunda oluşan tedarik zincirindeki gecikmeler ve potansiyel yiyecek ürünü eksiklikleri nedeniyle daha da şişme ihtimali halen bulunuyor.
Hatta küresel veri şirketi Dunnhumby’nin yaptığı müşteri anketine göre Amerika’daki tüketiciler yükselen yiyecek fiyatları, genel ekonomi ve bireysel finansal durumları hakkında pandemi döneminde olduğundan daha da endişeli durumdalar. Gittikçe büyüyen makroekonomik zorluklar karşısında perakendecilerin tüketicilerinin değişen ihtiyaç ve alışkanlıklarının üstüne düşmesi, örneğini görmedikleri bir cesaret göstererek müşterilerin enflasyondan katlanarak etkilenmemesi adına geleneksel ticaret stratejilerini alternatize etmesi gerekiyor. Peki neler yapılabilir?
İşte perakendecilerin enflasyon yükünü hafifletmek için atabileceği 9 adım:
Enflasyon
Müşteri anlayışını tazelemek
Perakendeciler temel müşteri segmentlerini ve dillerini incelemek zorunda. Tüketiciler artan enflasyonun etkisini birbirinden farklı şekillerde tecrübe ediyor ve çoğu zaman artan fiyatlardan yaşadıkları etkileri kasaya varmadan fark etmiyorlar.
Perakendeciler spesifik müşteri gruplarının ihtiyaçlarına hitap edip etmediklerini incelemek ve bunu verilerle destekleyip ellerindeki bilgilere göre yapmalılar. Örneğin, fiyat-bilinçli müşterilere daha çok odaklanacak şekilde yol almak istiyorlarsa veya uygun ücret gibi herhangi bir özelliğe odaklanmak istiyorlarsa unutmamalılar ki tüketicilerin hala ürünlerden bekledikleri yüksek değer endişeleri bulunmakta.
Anahtar kategorilerdeki düzenlemeleri optimize etmek
Kategori resetleme perakendecilerin enflasyon etkilerini müşterilerine direkt olarak yansıtmamak için izleyebileceği en temel taktiklerden biri. Veri biliminin de bize gösterdiği üzere, perakendecilerin yaptığı ürün düzenlemelerinin %20’ye yakını tüketici deneyimi, satış miktarı veya kar marjı gibi kalemlerde herhangi bir negatif etki yansıtılmadan yapılabiliyor.
Benzer ürünlerdeki çeşitliliği düşürmek, perakendecilerin ürün dizilerinin hizmet verme maliyetinden tasarruf etmesini sağlıyor. Eş ürünleri elimine etmek de müşterilerin market alışverişlerindeki tercih süreçlerini basitleştirirken aynı zamanda perakendecilerin de rekabet halindeki markalar üzerinde bir pazarlık kozu olmasını sağlayıp doğal olarak daha düşük ücretli ürünleri müşterilerine sunabilmesini mümkün kılıyor.
Özel markaları öncelemek
Özel markalar enflasyonla mücadele konusunda üzerine düşülmesi gereken aktörler. Sağladıkları faydalar daha ucuz bir alışveriş sepetinden fazlasını vaat ediyor. Zira geniş çaplı bir özel marka çeşitliliği ürünler arasında değer üzerinden kıyas yapmayı kolaylaştırıyor. Bir müşteri gayrisafi yurtiçi hasılayı baz alan bir markadan alışveriş yaparken bile değer üzerinden kıyas yapabildiği bir ürün çeşitliliğinin varlığı müşterinin alışveriş sebebiyle hissettiği baskının önüne geçme potansiyeline sahip, özellikle de enflasyonun aktif bir etken olduğu zamanlarda.
Perakendeciler kendi etiketleriyle sattıkları ürünlerde ulusal markalarla karşılaştırıldığında en azından %15-20 arasında bir ücret avantajı sunmalılar. Aynı zamanda “şimdi alın, deneyin, beğenmezseniz ulusal markadan ücretsiz olarak alın” gibi özel markaları için kalite garantisi sunan politikalar izlemeyi planları içerisine dahil etmeli.
Fiyat rekabetini değerlendirmek
Perakendeciler doğru ürünlerde fiyatlarının var olan rekabete dahil olabilecek seviyede olmasına fazlasıyla dikkat etmeli, ancak bu her üründe en dip fiyatı vermeleri gerektiği anlamına gelmiyor. Anahtar ürünlerde fiyatlandırmaya gidilirken müşterilerin pandemi boyunca ve sektör genelinde yaşanan güncel arz-talep dengesizlikleri sebebiyle değişen ihtiyaçları ve tüketim alışkanlıkları dikkate alınmalı.
Enflasyon artış dönemleri özellikle fiyat-bilinçli tüketiciler bazında perakendecileri zorlayıcı niteliğe sahip, dolayısıyla anahtar ürünlerdeki fiyatlandırmalara ekstra daha dikkatli yaklaşılması gerekiyor. Tüketicilerin kendilerine duyduğu ilgiyi koruyabilmek adına perakendeciler sundukları en temel ürünlerin taban fiyatlarına tekrardan yatırım yapmalılar.
Kampanya stratejilerini düzenlemek
Birçok perakendeci mağaza içerisinde yüzdelik indirim veya bir alana bir bedava gibi birbirinden farklı promosyonları simültane olarak işletebiliyor. En iyi performansı sergileyen perakendeciler düzenli olarak sadece üç veya dört kampanya türü takip etmeye özen gösteriyorlar. Girişimlerin maliyetini, tüketicilerin kafa karışıklığını azaltmak ve işletmeciler için karmaşıklığı çözmek hedeflerin başında geliyorlar.
Enflasyon artışı görülen dönemlerde kampanyaları stratejik bir şekilde düzenlemek ekstra önem kazanıyor. Örneğin bir alana bir bedava kampanyaları sepet fiyatlarını artırmamaları açısından avantajlılar ancak halihazırda aksaklıkların yaşandığı tedarik tarafında stokları azalttığı için problem yaratabilir nitelikteler de. Enflasyon dönemleri gibi zamanlar perakendecilere kampanya stratejilerini sıfırlamak, tasarruf yapmak ve kurtardıkları parayı farklı alanlara kanalize etmek gibi fırsatlar sunabiliyor.
Müşterilerin daha kolay ve daha avantajlı alternatifler bulmasını sağlamak
Yerine konabilirlik, müşterilerin bir ürünü ne kadar eşsiz veya benzer bulduklarına yönelik bir veri. Bir kategorideki çeşitli ürünlere bakarken veya sepetlerindeki diğer ürünlerle kıyaslarken hangilerinin yeri konabilir veya sepeti tamamlayıcı olduğu ürün tercih ederken tüketicilerin farkında olmadan kullandığı bir kıyas şekli. Bu değerlendirme biçimini pazarlama stratejileri adına kullanmak, mağazaların müşterilerin ihtiyaçları için doğru ürünleri bütçelerine göre uygun bir biçimde bulmasını kolaylaştırmaya yardımcı olabilir.
Yeni gelir kaynakları keşfetmek
Perakendeciler müşterilerine sahip oldukları veriler ve medyadan takip ettikleri öngörüler doğrultusunda tekrar yatırımda bulunmalı. Fazladan satış büyümesi gerçekleştirmek için bu şekildeki bir takip sistemi oldukça gerekli. Aynı zamanda, perakendeciler hızlı gelişen ve değişen müşteri beklentilerini karşılayabilmenin ve yeni gelir kaynakları yaratabilmenin yükünü hafifletmek adına iş ortaklarının oluşturduğu bir ekosistem yapılandırmayı da düşünebilir.
Müşteri tercihlerini incelemek
Tüketiciler değiş tokuş mantığını kavrayabiliyorlar. Hızlı kasa ve azaltılmış servis departmanı saatleri gibi eksilen hizmetlerin daha düşük fiyatlara olanak sağladığının farkındalar. Püf nokta ise, müşteriler için doğru uygulamayı doğru dönemlerde hayata geçirmek. Perakendeciler müşterilerinin hangi hizmetlere önem verdiğine dair ellerindeki verileri kullanmalı, bu verilerin analizinin sunduğu öngörüler ile alışveriş deneyimini iyileştirebilecek ve fiyatları düşürebilecek verimlilik politikalarını takip etmeye çalışmalı denebilir.
Dijital dönüşümü genişletmek
Tüketicilerde gelişen “dijital” beklentisi artık sadece çevrimiçi kanallarla kısıtlı değil. Alışverişi hızlandıran, güvenli hale getiren ve gerekli interaksiyon miktarını azaltan dijital inovasyonlar oldukça cezbedici talep alanları. Müşteriler perakendecilerden tatil öncesi planlama uygulamaları gibi kullanışlı ve yardımcı yeni uygulamalar geliştirmelerini bekliyorlar. Alışveriş tercihinde rehberlik yapan yazılımlar, gerekli fiziksel temas miktarını azaltan mağaza kartları, kuponlar, fatura ve ödemeler, self-servis imkanı sağlayan uygulamalar ve mobil uygulamalar üzerinden sunulan kişisel promosyonlar halihazırda uygulanmakta olan ve büyük ilgi gören dijital inovasyonların yalnızca birkaçı.
Bu gibi dijital hizmetler mağaza işçiliğinin yönetimine bulunduğu gibi reklam maliyetine de önemli katkılar sağlıyor. Dolaylı olarak da olsa enflasyonun yol açtığı fiyat yükseltme baskısını belli oranlarda hafifletip kar marjının korunabilmesini sağlama potansiyelini perakendecilere sunuyorlar.
Apple‘ın New York City’deki amiral gemisi Grand Central Terminal perakende mağazasındaki işçiler, iPhone üreticisiyle olası bir emek savaşını başlatarak sendikalaşmak için adımlar atıyor.
grand central terminal
FSWU‘nun web sitesine göre, kendilerine Fruit Stand Workers United adını veren organizatörler, işçilerden imza toplama sürecinde. Çalışanlar, ABD’deki bazı Starbucks mağazalarındaki başarılı sendika çabalarını denetleyen Uluslararası Hizmet Çalışanları Birliği‘ne bağlı Workers United tarafından temsil edilmek istiyor.
Organizatörler, işçilerden yetki kartları toplayarak mağazalardaki örgütleşme ve dayanışma desteğinin düzeyini belirleyecek. Ulusal Çalışma İlişkileri Kurulu‘na bir sendika dilekçesi göndermeden önce önemli adımlardan biri budur.
apple çalışanları sendikalaşmak i̇stiyor 16
Apple çalışanları neden sendikalaşmak istiyor?
FSWU, yan haklar, işyeri güvenliği ve diğer istihdam konularında şirketten daha yüksek ücretler ve daha fazla pazarlık gücü talep ediyor. Grup, dünyanın en değerli şirketi olan Apple‘ın servetini nasıl büyüttüğünü ve “perakende çalışanları güvencesiz bir şekilde yaşadığını” belirtti.
Grand Central, ekibimizin mümkün olan en iyi yaşam standartlarına sahip olmasını sağlamak için bir birliği gerekli kılan benzersiz çalışma koşullarına sahip olağanüstü bir mağaza
Fruit Stand Workers United
Bir şirket sözcüsü yaptığı açıklamada, şirketin tam zamanlı ve yarı zamanlı çalışanlar için “çok güçlü tazminat ve yan haklar” sunduğunu zaten iddia ediyor.
Şirket, perakende çalışanlarına saat başına 20 ABD doları tutarında bir başlangıç ücreti ödediğini ve ebeveyn izni ve hisse senedi hibeleri gibi avantajlar sağladığını belirtiyor. Bu yılın başlarında ABD perakende çalışanları için hastalık günlerini ve diğer faydaları da genişletmişti.
Çalışanlar, işyeri aktivizminin ülke genelinde mantar gibi arttığı bir zamanda birleşmeye çalışıyor.
İnanılmaz perakende ekip üyelerine sahip olduğumuz için şanslıyız ve bize getirdikleri her şeye derinden değer veriyoruz
Apple
Staten Island’daki bir depodaki Amazon işçileri, bu ayın başlarında şirketin ilk ABD sendikasında oy kullandı ve çeşitli konumlardaki Starbucks baristaları sendikalaşmaya oy verdi.
Mart ayının sonlarında, Kansas City, Missouri’deki Google Fiber yüklenicileri, bir sendika çabasını destekleyerek Alfabe İşçileri Sendikası kapsamında pazarlık haklarına sahip ilk işçiler oldular.
Eylül ayı itibarıyla teknoloji şirketi, dünya çapında 154.000 çalışanı olduğunu söyledi, ancak bu rakam uluslararası çalışanları ve şirketin kurumsal işgücünü ve 270 ABD Apple Store‘daki perakende çalışanlarını içeriyor.
Tüketici verisi toplamak, artık e-ticaretle ilgilenen perakendeciler ve AVM’ler için hem ekonomik kazanç açısından hem de müşteri memnuiyeti açısından büyük önem arz ediyor. Capgemini Enstitüsü tarafından yapılan on farklı ülkeden toplam 10.000 müşterinin katıldığı bir anket, müşterilerin %45’inin alışveriş yaparken veri paylaşımında bulunmaktan rahatsız olmadığını gösteriyor. Anketin su yüzüne çıkardığı bir başka veri ise yeni jenerasyonların direkt olarak markaların kendi mağazalarında alışveriş yapmak istedikleri üzerine odaklanıyor. Z ve Y jenerasyonları bunun daha iyi bir müşteri tecrübesi olduğunu belirtiyorlar.
Tüketici verisi toplamanın e-ticaret için vazgeçilmez olduğu kesin, ancak konu fiziksel perakendecilik olduğunda da veri toplamak oldukça önemli. Geçmişte, kiracılar ve yatırımcılar veri olarak mağazaya giren çıkan müşteri sayısından fazlasına sahip değildi. Ama artık AVM’lerde en basitinden ücretsiz kablosuz internet hizmeti ve AVM’lerin kendi mobil uygulamaları sayesinde perakendecilerin veri toplama fırsatı her zamankinden daha fazla. Tabi bundan çok daha çeşitli yollarla ziyaretçi verisi toplanabiliyor.
Son zamanlarda e-ticaret özelinde gerçekleşen gelişmeler, sadece fiziksel ortamda satış yapan perakendecilerin e-ticarettekilerle aralarında büyük bir fark açılmasına neden oldu. Bu nedenle fiziki perakendenin online kanalla birleşmemesi gibi bir durum bugünün perakendesinde çok da mümkün değil.
Dünyanın en büyük alışveriş merkezi yatırımcılarından biri olan Unibail-Rodamco-Westfield, AVM markalarının kiralarına katkı sağlamak amacıyla ek gelir olarak hedefli reklamlar için 550 milyon ziyaretçisinden gelen verileri kullanmaya çalışıyor. Bu eğer gerçekleştirilebilirse ciddi bir veri kullanımı ve kazanç anlamına geliyor.
avm alışveriş tecrübesi
E-Ticaret devleriyle yarışabilmek için AVM’lerin de dijital ortamda bir ayağı olmalı
Placer.ai’nin ABD’de AVM‘lerin müşteri akışını konu alan bir raporuna göre AVM’ler hala pandemi öncesi doluluk seviyelerine ulaşamadı. Bu da demek oluyor ki pandemi döneminde dijital alışveriş platformlarına kayan müşteri yoğunluğu geçici olmayabilir. Ülkemizde de durum çok farklı değil. Eğer AVM’ler perakendede bir sonraki adıma geçmek istiyorsa, kiracılarına daha cazip olabilmek adına e-ticaretin bir parçası olabilir.
Daha doğrusu alışveriş merkezleri, kiracılarının yararına e-ticaret ekonomisinin bir parçası haline gelebilir. Eğer yapmazlarsa, fiziksel harcamalar karşısında çevrimiçi tüketici harcamalarının payı artmaya devam ettikçe etkileri zamanla daha da azalacaktır.
Veri toplamak geliri artırıyor ve müşterilere daha iyi bir alışveriş tecrübesi sunuyor
Dijitalleşme yoluna giderken AVM’lerin göz ardı edemeyecekleri bazı şeyler var. Öncelikle işe başlarken, ellerindeki bütün müşteri verilerini gözden geçirip yatırımcılarına ve kiracılara ne kadar müşteri akışı sağlanabileceğinin ve ne tür müşterilere sahip olduklarının bir ön izlemesini çıkarmalılar. Böylece kiracılar müşterilerine daha iyi özelleştirilmiş bir alışveriş tecrübesi sunabilirler.
Alışveriş merkezlerinin dijitalleştirilmesi, çok kanallı gayrimenkul deneyiminin de başlangıcıdır. Bu bir tezat gibi görünebilir, ancak perakende markaları çevrimiçi ve gerçek hayatta ortaya çıkıyorsa, gayrimenkul de bunun içinde olmalıdır.
Gelecekte bu, metaverse de gerçekleşebilir ancak şimdilik, alışveriş merkezlerinde teknoloji ve veri toplamayı geliştirmek, onların canlılığının ve geleceğinin bir anahtarıdır.
Günlük yaya trafiğine, çevrimiçi incelemelere, Google aramalarına ve Instagram gönderilerine göre Avrupa’nın en popüler 10 alışveriş caddesi derecelendirildi.
Oxford Street ve Regent Street’in de ilk 10’da yer almasıyla Londra, alışveriş caddeleri açısından Avrupa’nın en popüler alışveriş şehri oldu.
Covent Garden, Avrupa’nın en iyi alışveriş caddeleri sıralamasında zirveye yerleşti ve Londra ilk 10’da üç ayrı alışveriş caddesi ile listede yer aldı.
Sıralamada Oxford Street üçüncü, Regent Street altıncı oldu.
Unidays tarafından derlenen araştırma, listedeki popülerlikte dört büyük göstergeyi kullandı: günlük ziyaretçi sayısı, TripAdvisor incelemeleri, aylık Google aramaları ve Instagram’daki hashtag kullanımları.
İşte Avrupa’nın en popüler 10 alışveriş caddesi
avrupa’nın en iyi alışveriş caddeleri
Günlük yaya trafiği açısından Oxford Street ilk sırada yer almasına rağmen Covent Garden, TripAdvisor’da en çok Instagram’da paylaşılan, Google’da en çok aratılan ve en çok yorum yapılan alışveriş destinasyonu oldu.
Covent Garden’ın Instragram’da #CoventGarden hashtag’iyle 1,5 milyona yakın fotoğrafı olduğu tespit edildi ve her ay Google’da yaklaşık 150.000 kez aranıyor.
Dünyanın en çok izlenen 10 perakende TED konuşmasını izlediniz mi? Perakende kariyerimizde hepimiz pek çok etkinlik veya konferansa katılıyoruz. Bunların profesyonel gelişim açısından etkileri elbette tartışılmaz. Fakat katılabildiklerimiz kadar, katılamadıklarımızı takip etmek de bu noktada oldukça değerli.
Bugün sizlere dünyanın en çok izlenen perakende TED konuşmalarını derledik. Bazıları mağazacılık gelişiminin etkilerini, bazıları ülkelerin perakende değişimlerini, bazıları ise yok olup giden perakende etkilerini bizlere anlatıyor.
Sıralamayı izleme sayılarına göre olacak şekilde bir derleme yaptığımızı öncelikle belirtmek isterim. Vaktiniz oldukça izleyebileceğiniz listemize başlayalım.
İşte dünyanın en çok izlenen 10 perakende TED konuşması
perakende ted konuşmaları
Amerika’nın ölü alışveriş merkezlerinin içerisi
Inside America’s dead shopping malls
Amerika’nın ölü alışveriş merkezlerinin şu anki durumu ve bu sürece gelene kadar yaşadıkları etkileri anlatan konuşma, film yapımcısı Dan Bell tarafından anlatılıyor. Biraz esprili bir anlatımla Amerika’nın alışveriş merkezi sektörünü dinlemek isteyenler izleyebilir.
Mağazalar alışveriş davranışınızı nasıl takip eder?
How stores track your shopping behavior
Şirketler neden davranışlarımızı izlemek için teknolojiyi kullanmaya bu kadar niyetli? Eylemlerimiz, davranışlarımız, satın alma eğilimlerimiz onlar için neden bu kadar önemli ve bunu nasıl analiz ediyorlar? Ray Burke anlatıyor.
Çin, alışverişin geleceğini nasıl değiştiriyor?
How China is changing the future of shopping
Perakende uzmanı Angela Wang, Çin‘in devasa bir inovasyon laboratuvarı olduğunu ve bu laboratuvarda her şeyin insanların telefonlarında gerçekleştiğini söylüyor. Beş yüz milyon Çinli tüketicinin hikayesini dinlemeye hazır mısınız?
Teknoloji perakende alışverişlerini değiştirecek – ama düşündüğünüz gibi değil!
Technology will change retail shopping – but it’s not what you think
Nesnelerin interneti ve teknoloji uzmanı Taylor Romero, yeni teknolojilerin bugünün perakendesine nasıl entegre edilebileceğini anlatıyor. Fiziksel perakende neden çevrimiçi ile rekabet halinde değildir bu konuşmada bunu dinleyeceksiniz.
Çok Kanallı: Perakende (D)evrimi
Omnichannel: Retail (R)evolution
Bu konuşma 2017 yılında yapıldığı için belki geldiğimiz çevrimiçi perakende gelişmelerini biraz geriden takip ediyor olabilir. Fakat sürecin ne kadar hızlı ilerlediğini görmeniz için izlemeye değer. Kilian Wagner, fiziki ve online perakende kanallarını başarı süreçlerini anlatıyor.
Alışveriş Bilimi ve Perakendenin Geleceği
The Science of Shopping and Future of Retail
Yine geçmişten bu güne perakendenin durumunu dinleyebileceğiniz konuşmalardan biri. 2013 yılında yapılan TED konuşması, perakendenin o günkü iç görülerini anlatıyor. Devora Rogers, aynı zamanda Inmar’ın Perakende İçgörüleri Kıdemli Direktörü.
Nöropazarlama: Tüketici kararlarının yeni bilimi
Neuromarketing: The new science of consumer decisions
Nörobilim alanında 20 yıllık kariyeri olan Dr. Wu’nun nöropazarlamanın tüketici kararlarına etkisini anlattığı bir konuşma bu. Tüketici kararlarını etkileyen etmenler neler, insan beyni bunu ne şekilde yönlendirebilir bu konuları dinleyebileceksiniz.
Perakende hakkında bildiğiniz her şey yanlış
Everything you know about retail is wrong
Herkesin Amazon’un “müşterilere mümkün olan en düşük fiyatları, mevcut en iyi seçimi ve en yüksek rahatlığı sunma” misyonunu yakalamaya çalıştığı bir perakende dünyasında, başka bir yol var mı? Kieran, dijital iş alanındaki 15 yıllık deneyimini, kendi deyimi ile ara sıra ortaya çıkan ‘404 Hata’larını anlatıyor.
Çevrimiçi pazar yerleri yerel ekonomilere zarar vermeden onlara nasıl yardımcı olabilir?
How online marketplaces can help local economies, not hurt them
Uber, Airbnb ve Amazon gibi çevrimiçi pazaryerlerinin büyümesi bazen taksiler, oteller ve perakende mağazaları gibi yerel işletmeleri tamamen bitirir veya zora sokar. Peki bu süreci yaşamadan çevrimiçi pazaryerlerinin yerel ekonomilere zarar vermemesi mümkün müdür? Amane Dannouni anlatıyor.
Deri lüks moda markası Hermès‘in satışları 2022’nin ilk çeyreğinde üçte bir oranında arttı. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’da moda aksesuarlarına ve saatlere olan talep ise gözle görülür şekilde arttı.
moda markasının i̇stanbul’daki bir mağazası
Lüks Moda ve Hermes Açlığı
2022 lüks marka için iyi başladı: satışlar geçen yılın aynı dönemine göre %33 artarak yaklaşık 2,8 milyar euroya ulaştı. Talep, %40’ın üzerindeki büyüme oranlarıyla özellikle Amerika ve Avrupa’da canlıydı. CEO Axel Dumas, moda evinin tüm bölümlerinin iyi performans gösterdiğini ancak hazır giyim ve aksesuar bölümündeki büyümenin %44 ile dikkate değer olduğunu söyledi. Saat bölümü de yeni bir modelin lansmanı sayesinde %62 arttı.
Yılın başında, şirketin Asya satışları da iyi geçen bir Çin Yeni Yılı’ndan yararlanmıştı. Tayland, Singapur ve Avustralya özellikle iyi performans gösterdi. Satışlardaki %20’lik artış yine de Mart ortasından bu yana Çin’de uygulanan yeni karantinalar tarafından yumuşatıldı. Perakende mağazalarında global satışlar %28 artışla hızlandı. Markanın mağaza ağı, açılışlar ve genişlemelerle gelişmeye devam ederken, çevrimiçi satışlar da küresel olarak arttı.
Sonuç olarak, Marka “hala belirsiz olan bağlama rağmen” geleceğe güveniyor ve yeni yetenekleri çekmek için ek yatırımlar yapıyor. Örneğin, lüks marka şimdi neredeyse tüm Fransız bölgelerinde deri işçiliği eğitimi veriyor. “École Hermès des savoir-faire”nin çeşitli dalları, Fransız Ulusal Eğitim Kurumu tarafından tanınan bir diploma verir. Lüks marka şu anda yaklaşık 17.600 kişiyi istihdam ediyor, bu bir yıldan daha önce binden fazla.
İngiltere merkezli veri analizi ve danışmanlık şirketi Globaldata’nın verilerine göre perakende şirketlerinde robotikle ilgili işe alım oranları 2022 Mart’ı boyunca görece stabil bir artış gösterdi. Araştırmaya dahil edilen şirketlerin %12.7’si robotikle ilgili pozisyonlardan en azından birinde yeni işe alım gerçekleştirdi.
Eldeki güncel veriler geçen senenin robotikle ilgili işe alım yapan şirketlerin oranı olan %11.8’e kıyasla bir artış gösteriyor ancak 2022 Şubat ayındaki oran olan %13.9’a göre de bir düşüş söz konusu.
Robotikle ilgili pozisyonlardaki yeni pozisyonlarda ise 2022 Mart’ı içerisinde yine bir azalış göze çarpıyor. Yeni iş ilanlarının sadece %0.3’ü bu alanlarla alakalı.
Bu yakın zamandaki ölçüm de robotikle ilgili iş ilanlarının tüm yeni iş ilanlarının %0.2’sine tekabül eden geçen senenin mart ayıyla karşılaştırıldığında bir artışa işaret ediyor.
2022 mart’ında perakendede robotik i̇şe alımları artış gösterdi 22
Perakende sektöründe robotik nasıl önem kazanacak?
Globaldata’dan alınan bu verilere bakıldığında, geleceğin sektörünün kilit noktalarından biri olarak görülen robotik alanındaki bu rakamlar önümüzdeki yıllarda şirketlerin operasyonlarında sekteye uğratıcı bir etkiye sahip olabilir zira robotik gibi alanlara yatırım yapan ve uzmanlaşan şirketlerin uzun vadede sektörün sahip olacağı şekle çok daha uyumlu olacağı ve pandemi gibi öngörülemeyen zorluklara çok daha hazırlıklı olabilecekleri düşünülüyor.
Şirketin verilerine göre perakende şirketlerinin yakın zamanda yaptığı robotik alımları tüm şirketlerle kıyaslandığında ortalama olarak aşağıda kalıyor. Tüm şirketler arasındaki ortalama 2022 Mart itibariyle %0.5 civarlarındaydı.
Globaldata’nın işe alım analizi veritabanı güncel olarak binlerce şirketin işe alım şemalarını inceliyor, ilanı açılan yeni pozisyonların kıdem seviyelerini ve alakalı oldukları diğer sektörel alanları işaretleyerek bu pozisyonların kademeli bilgilendirmelerini oluşturuyor.
Mevzubahis veritabanındaki güncel verileri canlı olarak takip etmek için buradaki linki kullanabilirsiniz.