Ana Sayfa Blog Sayfa 395

Covid Kısıtlamaları Azalırken Alışveriş Davranışlarımız Etkilenmeye Devam Ediyor

Salgının üzerinden iki yıl geçmesine rağmen Covid-19, tüketicilerin market alışverişi yapma şekli üzerinde güçlü bir etkiye sahip durumda. Pandeminin hayatımızın bir parçası haline gelmesiyle birlikte bu etkinin artacağı ve ona alışmamız gerektiği gibi bir gerçek mevcut.

Entegre satış ve pazarlama hizmetleri sağlayıcısı Acosta’nın yaptığı yeni “Covid-19’un ABD’deki Müşteriler Üzerinde Kalıcı Etkisi” çalışmasına göre, ankete katılan her 10 kişiden yedisine (%68) yakını, şu anda alışveriş ihtiyacını karşılamak için çevrimiçi alışveriş yapıyor. Hem pandemi hem de ekonomik görünümse gelişmeye devam ediyor.

Covid’in Alışverişe Etkisi

En azından bazı bölgelerde, Acosta verileri market alışverişçilerinin 2022’nin başlarında virüs hakkında 2021’in sonunda olduğundan daha fazla endişe duyduğunu gösteriyor. Örneğin, Acosta tarafından 30 Aralık ve 4 Ocak 2020 arasında ankete katılan tüketicilerin yalnızca %40’ı şu anda market ürünleri için çevrimiçi alışveriş yaptıklarını söylemişti.

covid 2
covid ve alışveriş

Acosta’nın “Covid-19’un ABD’deki Müşteriler Üzerindeki Kalıcı Etkisi” raporu, 25-27 Ocak 2022 tarihleri ​​arasında şirketin tescilli alışveriş topluluğu kullanılarak yapılan çevrimiçi anketler aracılığıyla toplandı.

Acosta tarafından Ocak 2022’de ankete katılan tüketicilerin ortalama endişe düzeyi, Aralık 2021’de yapılan bir ankete göre 0,7 puan artarak 1-10 (1 hiç endişeli değil ve 10 aşırı endişeli) ölçeğinde 6,6 oldu. Ankete katılan hanelerin %33’ü 2022’de mali açıdan pandemi öncesine göre daha kötü durumda.

2022 anketinden elde edilen diğer ilginç veri noktaları arasında şunlar yer alıyor:

  • Ankete katılanların %46’sı Covid-19 endişe düzeylerini “çok endişeli” olarak değerlendirirken, katılımcıların %24’ü Covid-19 endişe düzeylerini “çok endişeli değil” olarak değerlendirdi.
  • Ankete katılanların %75’i, alışveriş yaparken gerekmese bile yüzlerini kapatmaya devam ediyor.
  • Ankete katılanların %31’i özellikle kağıt ürünleri, konserve ürünler ve et olmak üzere bazı ürünleri stoklamaya devam ediyor.
  • Ankete katılanların %22’si çevrimiçi abonelik hizmetlerini kullanmaya devam ediyor.
  • Ankete katılanların %60’ı, artan ürün kıtlığının -özellikle et ve süt ürünlerinde- artan bakkal fiyatlarının etkisini hissetmeye devam ediyor.

1000’den fazla ABD’li müşteriyi kapsayan son Chicory “Çevrimiçi Market Anketi 2022”, benzer seviyelerde market e-ticaret faaliyeti gösteriyor ancak bunu farklı motivasyonlarla yapıyor. Bu ankete katılanların %72’si, son 90 gün içinde çevrimiçi olarak yiyecek sipariş ettiğini bildirdi. 

covid 3
çevrimiçi alışveriş

Gerçekleşen siparişlerin en büyük itici gücü, %46 ile kolaylık ve/veya zaman kısıtlamaları olarak dikkat çekti. İlginç bir şekilde, Chicory’e yanıt verenlerin yalnızca %10’u sağlık ve güvenlik endişelerinin çevrimiçi siparişlerin en önemli nedenleri olduğunu bildirdi. 

Dışarıda Yemek Yeme Alışkanlıkları ve Gözlemler
Acosta anketinde ayrıca katılımcılara ev dışında yemek yeme konusundaki davranışları soruldu. Sonuçlar şunları içeriyor:

  • Ankete katılanların %50’si geçen ay bir restoranda yemek yediklerini ve bunların yüzde 57’si yakında tekrar yapmayı düşündüklerini söylüyor.
  • Ankete katılanların %54’ü, daha yüksek menü fiyatlarını (Temmuz 2021’de ankete katılan lokantalardan yüzde 10’dan fazla puan) fark ettiklerini ve sınırlı menüler, personel sıkıntısı ve devam eden güvenlik önlemlerinin daha az farkında olduklarını söylüyor.

Acosta İş Zekası Başkan Yardımcısı Colin Stewart, “Özellikle Covid-19 ile ilgili endişeler birçok tüketici için yüksek olmaya devam ettiğinden pandeminin başlangıcında geliştirilen alışveriş davranışlarının bugün hala yürürlükte olması şaşırtıcı değil” diyor.

covid 4
covid ve alışveriş

Acosta’nın araştırması, Ocak 2022’de tüketiciler arasında pandemi ile ilgili endişe düzeylerinin, yaklaşık bir yıl önce ankete katılan tüketicilerinkinden sadece biraz daha düşük olduğunu gösteriyor. Güvenlik ve finansman konusundaki süregelen endişeler, tedarik zinciri zorluklarından kaynaklanan ürün kıtlığı ve artan market fiyatları ile birleşiyor. 

Piyasanın devam eden belirsizliği ile karşı karşıya kalırken tüketicilerin son iki yılda edindikleri alışveriş alışkanlıklarına bağlı kalmaları ve muhtemelen onları artırmaları muhtemel görünüyor.

Doyuyo! Kurucu Ortağı Taylan Kaya: “Yatırım gücüne sahip girişimciler ulusal fast foodları taklit ederek büyük hatalar yapıyorlar.”

Pandeminin en çok etkilediği sektörlerden birini hiç şüphesiz yeme içme sektörü oluşturdu. Uzun süre kapalı kalan, ardından da pek çok kural ile birlikte açılan restoranlar 2021 yılı içerisinde ciddi kayıplar verdi. Türkiye yeme içme perakendesi anlamında oldukça güçlü ve seçici bir ülke. Bu doğrultuda Doyuyo! kurucu ortağı Taylan Kaya ile Türk restoran endüstrisinin 2021 ve 2022 yılını konuştuk.

“Pandemi döneminin en çok etkilenen sektörlerinden birini yeme içme sektörü oluşturdu. Uzun süre kapalı kalan, açıldığında da tüketici tarafından tereddütle karşılanan bir 2021 yılını geride bıraktık. Siz 2021 yılını nasıl değerlendiriyorsunuz?”

Genelde ekonomik ve sosyolojik krizler, dalgalanmalar yeme içme sektörüne ivme kazandırır, stresli yaşamın ekonomik ödül kaçamağı olarak fast foodlar ve restoranlar ön plana çıkardı. Fakat pandeminin sağlıkla direk ilişkisini düşününce kalabalık ortamlardan uzaklaşmanın da verdiği doğal davranışlar bu kez en çok yeme içme sektörünü vurmuş oldu. Bu dönemde birçok yeni girişim maalesef daha bebeklik sürecinde iş hayatına son vermek zorunda kaldı, kendi kendine yetebilen şirketler iflas açıkladılar, güçlü şirketler büyüklük çaplarına göre para kaybettiler. Bu sebeple 2021 yılının değerlendirmesi sektörümüz açısından çok olumsuz olarak değerlendirmek mümkün.

“Türk yeme içme sektöründe Tavuk Dünyası başarınız hala konuşulmaya devam ederken şimdide Doyuyo! markası ile ciddi bir ivme yakaladınız. Doyuyo!’nun ülkemizdeki mevcut durumu nedir?”

Doyuyo! çok uzun zamandır üzerine düşündüğümüz hem ülkemizde hem yurtdışında emin adımlarla büyüyecek bir proje. Tavuk Dünyası ile bir açığı kapatmaya geliyoruz diye yola çıkmış ve sektördeki oyunu baştan yazmış alışkanlıkları değiştirmiştik. Aynı şekilde Doyuyo!’da yeme içme sektöründe çok önemli bir boşluğu kapamak için planlandı. Pandemide kurulan markamızı 25 şubeye çıkardık 2025 yılına kadar kısmet olursa 100 şubenin üzerinde olmayı planladık.

“2021 yılında Doyuyo!’nun ciro ve karlılık oranları nasıl gerçekleşti? 2022 yılı için bir tahminde bulunuyor musunuz? Markanızın yeni genişlemeleri olacak mı, yatırım planlarınız nelerdir?”

2021 yılının Haziran ayında bir daha kapanmamak üzere restoranlarımızı açtığımız günden beri aylık artışlar ile müşterilerin hızlı bir geri dönüşüne şahit oluyoruz. Özellikle virüsün artık grip gibi karşılandığı ve ayakta atlatmaların başladığı son 2 aylık süreçte hemen hemen eski günlük müşteri sayılarımıza ulaştık diyebiliriz. 2022 yılına da aynı ivme ile girdik müşteri sayısı artışı devam ediyor. Her şeyin olumlu olduğu bir ortamda 2022 yılını pandemi öncesine dönüş gibi düşünebiliriz.

Genişlemeden bahsedecek olursak 2022 ocak ve şubat aylarında toplam 9 yeni projenin imzalarını atmış bulunuyoruz, kısmet olursa bu yıl 20-25 yeni Doyuyo! Şubesi açacağız. Ayrıca Avane Cloud Kitchen projesi dahilinde 15 e yakın paket servis noktası açmayı planlıyoruz.

Restoran endüstrisi sizce nasıl başkalaşabilir? Türkiye ve dünyadaki restoran endüstrisini nasıl karşılaştırıyorsunuz?

Ülkemiz gastronominin her dalında çok gelişmiş durumda, bir çok Dünya ülkesinden daha çok sayıda başarılı şefler ve onların ellerinden güzel lezzetler çıkarabiliyoruz ancak restorancılık ve marka kurma noktasında maalesef başarısız sayılırız. Yatırım gücüne sahip girişimciler ulusal fast foodları taklit ederek büyük hatalar yapıyorlar, özgün konseptler oluşturma konusunda başarı olmayan bir ülkeyiz.

Sektörde başkalaşmak için kurumsallaşmak, büyük ve kendini ispatlamış markaların sistemlerini kurmak ve yaşatmak şart fakat menülerini kopyalamak büyük hata, konu çok detaylı olduğundan ancak bu şekilde özetleyebiliyorum.

“Pandemi dönemi ile birlikte iyice artan, küresel bir restoran endüstrisi çalışan krizi olduğu konuşuluyor. Siz bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz? Türk restoran endüstrisinde çalışan portföyü nedir, geliştirilmesi için fikirleriniz nelerdir?”

Pandemiyle birlikte ivme yakalayan paket servis sistemine kurye olarak dâhil olan garsonlar, mutfak şefleri ve hatta restoran müdürleri var ve sayıları oldukça fazla. Bugün için tozpembe görünen çalışma temposu sosyal hayat sorunlarını ev ve aile yaşamı problemlerini beraberinde getirecek zamanla kuryeliğe olan ilgi azalacaktır. Zaten paket serviste denge unsuru kaybolmuş durumda, gece gündüz demeden tüm ulusal kanallarda ve sosyal medya mecralarında reklam veren ve adeta birbirlerini ezmeye çalışan koca koca firmalar yemek taşıma yarışına girmiş durumdalar.

Ben bu durumdan kimsenin mutlu olduğunu düşünmüyorum bir süre sonra bu çılgınlık normale dönecektir, Türk halkı yemeği taze sever, dışarı çıkmak sosyalleşmek ister, pandemi alışkanlıklarının azalmasıyla birlikte paket sektörünün durağanlaşacağını ve restoranlarda çalışan sayısının zamanla normalleşeceğini düşünüyorum. Bu portföyün gelişmesine değinecek olursak bu konuda hiç ümitli değilim, bulaşıkçılıkla başlayıp garsonluğa ve oradan vardiya müdürlüğüne uzanan yolda yıllarca emek harcamış bir çalışan bir gecede kurye olmaya karar verip bir hafta sonra kazandığı parayı Bitcoine ve bahis oyunlarına harcıyor.

Maalesef ülkemiz gençlerinin genel sorunu kısa yoldan zengin olmaya harcadıkları zamanın çalışmaya harcadıklarından fazla olması, bu konu fazlasıyla derin. Gençlerimizin geleceği açısından devletin acil ele alması gereken politikaların başında çok kolay ulaşılabilen ve giderek çılgınlık haline gelen bahis oyunlarına bir düzenleme getirmek geliyor.

Roblox Dünyanın En Büyük Alışveriş Evreni Olabilir mi?

Her gün milyonlarca ziyaretçiye ev sahipliği yapan, adeta Metaverse’in öncüsü sayılabilecek Roblox, büyük bir ticaret veya alışveriş merkezine dönüşebilir mi?

roblox 2
oyun evreninden bir görüntü…

Öncelikle Roblox’u duymadıysanız, etrafınızdaki herhangi bir çocuktan bunu açıklamasını isteyebilirsiniz. Çünkü yetişkin nüfusun çoğu hala metaverse ve oyun dünyası kavramıyla mücadele ediyor olsa da, büyük ihtimalle çocuklar zaten o dünyayı fazlasıyla tanıyorlar.

Ancak yine de ben size Roblox’un ne olduğunu kısaca özetlemek istiyorum. Roblox dünya çapında neredeyse 15 milyondan fazla kullanının kayıtlı olduğu çevrimiçi bir oyun platformu. İlk başta oyun evreni dendiğinde aklımıza her ne kadar Pubg ve Fortnite gelse de Roblox’un onlardan ayrılan birkaç özelliği var.

roblox 1
oyun evreninden bir görüntü…

Burada çocuklar -yada fark etmeksizin yetişkin kullanıcılar- kendi oyun evrenlerini tıpkı bir Lego oyunu tasarlarcasına -yaratıcılıklarının izin verdiği ölçülerde- oluşturup geliştirebiliyorlar.

Oluşturulan dijital evrenler birbiriyle bağlantıda ve etkileşim halindeki bu evrenler sürekli büyümeye devam ediyor.

Yani kısacası Roblox zekice tasarlanmış ve kullanım şekli ev sahiplerine bırakılmış bir sanal oyun evreni. Bu sayede tüm kullanıcılar sahip oldukları boş alanlara kendi istedikleri seyleri konumlandırıyor.

Oyunun içerisinde Robux adı verilen sanal bir para birimi olduğunu da hatırlatmadan geçmek istemiyorum. Bu parayı oluşturduğunuz dünyada yavaş yavaş kazanabilme şansınız olduğu gibi, banka kartınızla da satın alabilirsiniz.

Sonuç olarak Roblox’ta kendi avatarınızı tasarlayabilir, dijital etkinliklere katılabilir, sanal konserlerde arkadaşlarınızla birlikte eğlenebilir ve kendinize özgür alanlar oluşturabilirsiniz.

Bu geliştirilebilir özellikler ve sadık kullanıcılarla birlikte Roblox, 2020 sonbaharında halka arz için menkul kıymetler ve borsa komisyonuna evrak sunduğunda, her gün 31,1 milyon kişi platformdaydı ve bu kullanıcıların %54’ü 13 yaşın altındaydı.

roblox oyun evreni
oyun evreni…

Bu sayı yıllık %40 artışla 2021 yılında günlük ortalama 45,5 milyon kullanıcı rekoruna ulaştı.

Şimdi biraz düşünelim. Bu kadar insanı bir AVM içine doldurmayı hayal edin. Yapabilir misiniz? Veya 50 milyona yakın dinleyiciye aynı anda konser verebileceğiniz bir salon, içinde bulunduğumuz dünyada mevcut mu?  Fiziksel dünyanın sınırlarını aşan bu rakamlar bazı markaların dikkatini çekerken, bu büyük kitlenin perakende sektörüne etkisini düşünün…

Sonuç olarak Gucci, Nike ve Forever 21 gibi bir sürü marka, benzer bir alışverişçi kitlesinin dikkatini çekebilmek için Roblox evreninde bazı deneyimler yaratıyor. Ancak sorumuz şu; küçükten büyüğe diğer tüm perakendeciler de aynı yolu izlemeli ve platformda var olmalı mı? Bu durum sanal bir marka sadakati oluşturmanın tek yolu mu?

Roblox Alışveriş Evreni

Her yatırımcının bu evrene girişi hakkındaki soruları yanıtlamadan önce bilmemiz gereken bazı detaylar var. Yazının önceki bölümlerinde size Roblox’a dahil olan markalardan bahsetmiştim. Ülkemizde pek tanınmasa da Forever 21 bu markalardan biri. Kaliforniya merkezli bu hızlı moda üreticisi, kullanıcıların bir dijital mağazayı ziyaret edebilecekleri ve en iyi mağaza olmayolunda ilerlemeyi hedefledikleri “Forever 21 Shop City”yi meydana getirdi.

roblox
forever 21 evrenine katılma butonu…

Bu sayede katılımcılar, mağazalarının görünümünü kişiselleştirebiliyor ve envanter stoklayıp, yazar kasayı çalıştırma, çalışanları işe alma ve müşterilere yardımcı olma gibi görevleri tamamlıyorlar.

Bir anlamda küçük bir görev oyunu gibi çalışıyor.

Hızlı moda perakendecisi Forever 21’in amacı, modayı oyunlaştırmak ve oyuncuları dijital alanlarda etkileyerek ve görünümlerini kişiselleştirerek bireyselliklerini -ayrıca özgürlüklerini- ifade etmeye teşvik etmek. Ürünler, giyim, makyaj ve aksesuar gibi aylık “metamerch” indirimleriyle kullanıcıların avatarları veya kendileri için satın alınabiliyor.

Hem dijital hem de fiziksel giysi satın alma yeteneği, müşteriler için farklı temas noktaları yaratıyor ve marka için olumlu bir marka bilinirliği oluşturmanın yanı sıra ek bir gelir akışı olma potansiyeli kazandırıyor.

roblox alisveris merkezi
kullanıcılar avatarları i̇çin kıyafet satın alıyor…

Belirtmem gerekiyor ki; birçok pazarlamaya göre Roblox gibi dijital alanlara katılmak marka bilinirliği ve satışları attırma yolunda şirketlere çok yardımcı oluyor. Özellikle küçük yaşlarda kullanıcıları olan dijital evrenlerde boy göstermek, bu kullanıcıların gelecekte de aynı markanın ürününü kullanma ihtimalini arttırıyor.

Bu sayede çocuk ve genç kitlelere erken ulaşarak büyük olasılıkla henüz farkında olmayacakları markalarla yakınlık kurmaları sağlanıyor.

“On üç yaşındaki çocuklar her gün okuldan sonra alışveriş merkezinde dolaşmıyorlar… Çocuklar zamanlarını internette ve bu dijital dünyalarda geçiriyorlar.” Bu yüzden Roblox, şirketlerin metaverse tabanıyla etkileşim kurmaya başlamaları ve marka kimliklerini daha genç bir kitlenin önüne getirmeleri için güzel bir araç.

Türk Hava Yolları 2021 Kâr Oranlarını Açıkladı

TÜRK Hava Yolları koronavirüs salgını kaynaklı krizin etkilerine rağmen, 2021 yılının dördüncü çeyreğini 619 milyon dolar esas faaliyet kârı ve 225 milyon dolar net kâr ile tamamladığını açıkladı.  

THY Basın Müşavirliği’nden yapılan açıklamada, havayolu şirketi 2021 yılının dördüncü çeyreğindeki toplam gelirleri, 3.3 Milyar dolar ile 2019 yılının aynı dönemindeki toplam gelirleri aştığı belirtildi. Ayrıca toplam gelirin yüzde 39’unu oluşturan kargo gelirleri söz konusu çeyrekte 2019 yılının aynı dönemine göre yüzde 172 artış gösterdiği belirtildi. 

Açıklamada, “Covid-19 salgını kaynaklı krizin talep üzerinde oluşturduğu tüm zorluklara rağmen Ortaklığımız maliyet azaltıcı tedbirler ile toplam gider kalemini 2021 yılının dördüncü çeyreğinde 2019 yılının aynı dönemine göre yüzde 12 düşürerek net kar elde etmeyi başardı. Bunun sonucunda Ortaklığın nakit yaratma potansiyeline işaret eden FAVKÖK (Faiz, vergi, amortisman ve kira öncesi kar – EBITDAR) 2019 yılının aynı dönemine göre yüzde 39 artış göstererek 1.242 milyon dolar ; FAVKÖK marjı da 10,3 puan artarak yüzde 37,5 oldu” denildi. 

Türk Hava Yolları Filosunda 370 uçak bulunuyor

2021 yılı dördüncü çeyreğinde orta çıkan verilere göre THY’nin yolcu kapasitesi 2019 yılının aynı döneminin yüzde 84’üne ulaştığı ifade edildi. Söz konusu dönemde, iç hatlarda yüzde 79, dış hatlarda ise yüzde 69 doluluk oranı ile toplam 13,7 milyon yolcu taşıdı. Dünyanın en genç ve modern uçak filosuna sahip olan havayolu şirketi aralık sonu itibarıyla 246’sı dar gövde, 104’ü geniş gövde ve 20’si kargo uçağı olmak üzere toplam 370 uçak bulunuyor.

En büyük 5’inci hava kargo taşımacısı oldu

Salgın sürecinde kargo taşımacılığının katkısı ile kriz dönemini fırsata çeviren havayolu şirketi filosundaki geniş gövde yolcu uçaklarını da Turkish Cargo’nun hizmetine açmıştı. 2021 yılının verilerine göre hava kargo şirketi kargo pazarında entegratörler hariç dünyanın en büyük 5’nci hava kargo taşıyıcısı oldu.

 

Cinsiyet Eşitsizliği Küresel Ekonomiyi Tehdit Ediyor! 

Yaklaşan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadın hakları ve cinsiyet eşitsizliği mücadelelerini gündemdeki haklı yerine taşıyor. Online PR Servisi B2Press’in incelediği Dünya Ekonomik Forumu verilerinde ise konuya dair çalışmaların bugünkü hızıyla ilerlemesi durumunda cinsiyet eşitsizliğinin son bulması için en az 135 yıl gerekeceği vurgulanıyor.

8 Mart Kadınlar Günü’nün yaklaşmasıyla, dünya genelinde halen devam eden kadın hakları ve cinsiyet eşitliği mücadeleleri gündemdeki yerini tekrar aldı. Konuya dair süren tartışmalar mücadelelere farklı bakış açıları getirirken, Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women), konuyu etkisi gün geçtikçe daha çok hissedilen iklim kriziyle birlikte değerlendirerek, cinsiyet eşitsizliğini 21. yüzyılın en büyük zorluklarından biri olarak tanımladı. Yapılan açıklamada, iklim değişikliğinden kadınların erkeklerden daha fazla etkilendiğine dikkat çekilirken, cinsiyet eşitsizliğinin sağlanamadığı durumda, sürdürülebilir ve eşit bir geleceğe ulaşılamayacağı vurgulandı. Online PR Servisi B2Press’in incelediği Dünya Ekonomik Forumu raporunda ise cinsiyet eşitsizliğine karşı yapılan çalışmaların bugünkü hızıyla devam etmesi durumunda, cinsiyet eşitsizliğinin sonlanmasının en az 135 yılı bulacağı ve kadınların ekonomiye katılımındaki eşitlik için 267 yıla daha ihtiyaç duyulacağı öngörüldü. 

Her 3 kadından 1’i daha az maaşlı ama daha stressiz işleri tercih ediyor

Yaşadığımız yüzyılın en büyük toplumsal sorunlarından biri olarak kabul gören cinsiyet eşitliği iş dünyasının gündemindeki varlığını da koruyor. Zira 2019’da dünyada %47,7 olan kadınların işgücüne katılımı oranının 2020’de %45,9’a gerilediği görülüyor. McKinsey’in konuya dair yayımladığı verilere göre yönetici pozisyonuna terfi eden her 100 erkek çalışana karşın, yalnızca 86 kadının statüsünün yükseldiği vurgulanıyor. Kadınların kariyer yaşamlarında ise erkek çalışanlara kıyasla daha fazla “tükenmiş” hissettiğine dikkat çekiliyor ve her 3 kadın çalışandan 1’i  daha az maaşlı ama stressiz bir işe geçiş yapmayı düşündüğünü belirtiyor. Online PR Servisi B2Press’in incelediği Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) verileri ise iş dünyasında yaşanan cinsiyet eşitsizliğinin ülkemizde de devam ettiğine işaret ediyor. TÜİK verilerinde, Türkiye’de kadın çalışan istihdamının toplamdaki payının %29,7 olduğu belirtiliyor. Türkiye’de iş hayatına katılan kadınların %20’sinin ise gelir eşitsizliğine maruz kaldığı aktarılıyor. 

Cinsiyet eşitsizliği küresel ekonomiyi tehdit ediyor! 

Dünya genelinde yaşanan cinsiyet eşitsizliği küresel ekonomiyi de önemli ölçüde etkiliyor. Basın bülteni gönderimi yapan B2Press’in analiz ettiği Dünya Bankası verilerine göre, kadınların şimdiye kadar erkeklerle eş düzeyde kazanç elde ettiği varsayıldığında toplam küresel sermayeye %21,7 ek kaynak sağlaması beklenirken, cinsiyet eşitsizliği ve gelir dengesizliği dünya ekonomisinde milyarlarca dolarlık zarara sebep oluyor. Benzer bir araştırmada cinsiyet eşitliğinin sağlanmasının küresel gayrisafi yurt içi hasılayı (GSYİH) 2025’e kadar 28 trilyon dolar kadar artıracağı öngörülürken, uluslararası kuruluşların ve şirketlerin atacağı adımların önemine dikkat çekiliyor. Şirketlerin tüm paydaşlarına konuya dair vereceği eğitimlerin de iyileştirici etkisi olabileceği paylaşılıyor. Kadın haklarının özgürce konuşulabileceği bir atmosfer yaratmak, çalışma ortamında cinsiyet eşitliğini sağlamanın bir başka yolu olarak görülürken, ülkemizdeki şirketlerin %35’i de “yönetim seviyelerinde cinsiyet dengesi için hedef ve kotalar belirlemeyi” kurum içi cinsiyet eşitliğini sağlamak için öncelikli stratejiler arasında sayıyor.

İşte 2021’de yayımlanan iş dünyasında kadın odaklı raporlardan öne çıkan bazı istatistikler:

  • Reuters Institute‘ün raporuna göre dört kıtadaki 12 pazarda faaliyet gösteren 240 medya kuruluşundaki en iyi 180 editörün %22’si kadınken, aynı bölgelerde gazetecilerin ortalama %40’ını kadın gazeteciler oluşturuyor.
  • Engine Insights‘ın bir anketine göre tüketicilerin %52’si markaların kadınları etkileyen sorunlar karşısında bir duruş göstermesini bekliyor. 
  • Anitab tarafından yapılan bir araştırmaya göre kadınların teknoloji endüstrisindeki temsili Mart 2020’den Ocak 2021’e kadar %2,1 düştü. 
  • WPP tarafından yapılan bir çalışmaya göre Avrupa’daki video oyun oyuncularından %45’ini kadınlar oluşturuyor. 
  • Grant Thornton tarafından yapılan bir araştırmaya göre, 2021’de 100 üst düzey yönetim pozisyonundan 31’i bir kadın tarafından üstlenildi.
  • McKinsey‘in çalışmasına göre kadın liderler işyerinde çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık konularına daha çok önem veriyor. 
  • Teamstage’in derlediği verilere göre yüksek eğitimli erkek liderlerin %38,3’üne kıyasla benzer eğitimlere sahip kadınların %44,3’ü üst düzey rollerde görev alıyor.
  • Teamstage’in derlediği verilere göre İş yerindeki cinsiyet çeşitliliğindeki %10’luk bir artış, şirketlerin brüt kârını %3,5 oranında artırıyor

Volvo Rusya’ya Araç Sevkiyatını Askıya Alıyor

Volvo, Moskova’nın Ukrayna’yı işgaline yönelik yaptırımlar devam ederken, bir sonraki duyuruya kadar Rusya pazarına otomobil sevkiyatını askıya alacağını ve bunu yapan ilk uluslararası otomobil üreticisi olacağını söyledi.

E-posta yoluyla yapılan açıklamada şirket, kararı “AB ve ABD tarafından uygulanan yaptırımlar da dahil olmak üzere Rusya ile malzeme ticaretiyle ilgili potansiyel riskler” nedeniyle aldığını söyledi.

“Volvo, bir sonraki duyuruya kadar Rusya pazarına herhangi bir araba teslim etmeyecek”

Volvo, endüstri verilerine göre 2021’de Rusya’da yaklaşık 9.000 otomobil satmıştı.

Otomobil üreticileri Volkswagen, Renault ve lastik üreticisi Nokian Tyres dahil olmak üzere birçok şirket, Cuma günü Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesinin ardından üretim operasyonlarını durdurma veya değiştirme planlarını açıklamıştı Bu durumların otomobil sektöründe küresel bir krize sebep olabileceği konuşuluyor.

McDonald’s, KFC ve Burger King’in Rusya Ukrayna Krizinden Bu Kadar Endişe Duymasının Sebebi

Rusya’da son on yılda hızla büyüyen ve aralarında binlerce satış noktası bulunan küresel fast-food zincirleri arasında yer alan McDonald’s, KFC ve Burger King için tehlike çok büyük.

ABD fast-food zincirleri, Rusya-Ukrayna çatışması alevlenirken endişelerini artırıyorlar. Fast-food devleri bu haftaki yıllık raporlarının yanı sıra yayınlanan yorumlarda, çatışmayla ilgili endişeleri ele aldı ve bölgedeki istikrarsızlığın restoranların kapanmasına ve satış kayıplarına yol açabileceğini söyledi.

Ayrıca batılı ülkelerden gelen yaptırımların, Rusya’da iş yapmalarını zorlaştırabileceğini veya Putin’in kendilerini misilleme için bir hedef haline getirebileceğini belirttiler.

Önceki deneyimler de endişelenmek için haklı nedenleri olduğunu gösteriyor. ABD, 2014 yılında Rusya’nın Ukrayna’nın Kırım bölgesini ilhak etmesine yanıt olarak Moskova’ya yaptırımlar uyguladığında, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Moskova’daki bir çok McDonald’s restoranını “sağlık ihlalleri” sorununu öne sürerek hızla kapatmıştı.

KFC‘nin Rusya’da 1.000’den fazla lokasyonu var. Marka ülkeyi en büyük 10 pazarından biri olarak kabul ediyor. 

Şirket, bu hafta yayınlanan yıllık sonuçlarının yanı sıra yaptığı açıklamada, Rusya-Ukrayna ihtilafının “makroekonomik koşulları etkileyebileceğini, bölgesel istikrarsızlığa yol açabileceğini ve ABD ve uluslararası toplumdan olumsuz yönde etkilenecek şekilde artan ekonomik yaptırımlarla sonuçlanabileceğini” söyledi.

Rusya’da yaklaşık 550 lokasyona sahip Burger King, Çarşamba günü yayınladığı yıllık raporunda bu düşünceleri yineledi. Rusya’da yaklaşık 750 lokasyona sahip olan McDonald’s ise konu ile ilgili yorum yapmıyor.

Fast Food Zincirleri Neden Bitki Bazlı Ürünlere Yöneliyor?

Geçtiğimiz haftalarda Avusturalya’nın önde gelen burgercilerinden biri olan Grill, sadece bitki bazlı burgerler sunacak iki yeni restaurant açacağını duyurdu. Vejeteryanlığın yanında veganlığın da oldukça yaygınlaştığı günümüzde ülkemizde de yalnızca vegan lezzetler sunan kafe ve restaurant sayısı giderek artıyor.

Euromonitor’un bir raporuna göre, küresel olarak veganlar ve vejetaryenler, toplam tüketimin sırasıyla yalnızca yüzde 4 ve yüzde 6,4’ünü oluşturuyor. Ancak Intrinity Global’in kurucusu ve dijital çevre bilincine sahip dijital web sitesi Futurevvorld’un başkanı Allen Zelden, bitki bazlı patlamayı tetikleyen şeyin, mevcuttan çok artan tüketiciler olduğunu açıkladı.  Bu gelişmeler hem vegan hem vejeteryan hem de içindeki et oranı azaltılmış yiyeceklerin hazırlanıp sunulması için gıda sektörüne yeterli sebebi veriyor.

Grill’in sahibi verdiği demeçte vegan yeme alışkanlığının yaygınlaşan ve kalıcı olacak bir trend olduğunu ve vegan beslenen kişilerin çeşitli yemek seçeneklerine ulaşmasını sağlayan öncü marka olmayı hedeflediklerini söyledi. Grill, işletmenin bitki bazlı burgerlerinin toplam satışların yaklaşık yüzde 5’ini temsil etmeye başladığını, ancak son birkaç yılda bunun, zincirin genel işleyişinin yüzde 15’ini oluşturduğunu söylüyor.

Bitki bazlı ürünlerde daha fazla  talep, daha fazla seçenek

Seçenekler arttıkça, vegan yiyecekleri tatmak isteyen insan sayısının da artacağı öngörülüyor. Çünkü vegan hamburger, vegan et gibi lezzeti tadan ve normalinden ayıramayan insanlar tamamen veganlığa yönelebileceklerini belirtiyorlar. Dünyayı sürdürülebilir kılmak ve çevreye verdiğimiz zararı azaltmak adına vegan tüketimin yaygınlaşmasının önemli olduğunu söyleyen Mad Max CEO’su Clovis Young ayrıca bu durumun ahlaki bir durum olduğunu ve vegan seçeneklerin artması gerektiğini belirtiyor.

Mc Donalds, Burger King, KFC gibi fast-food zincir markaları da son zamanlarda menülerine vegan seçenekleri ekliyorlar. Ülkemizde henüz sadece Burger King’de bitki bazlı hamburger mevcut ama ilerleyen süreçte bu sayının artacağı düşünülüyor.

2022’de Perakendeciler İçin Öne Çıkacak Riskler

Tedarik zinciri tehditleri tüketiciler için yükselen fiyatlara dönüşüyor. Diğer yandan perakende sektöründe artmakta olan riskler iş sahiplerini zorlayacak gibi görünüyor. Artan nakliye maliyetleri, BDO‘nun 2022 Perakende CFO Görünüm Anketinde en büyük tedarik zinciri tehdidi olarak sıralandı.

risk 2
nakliye maliyetleri artmaya devam edecek

Riskler Çeşitleniyor

Ekim 2021’de gelirleri 250 milyon ila 3 milyar dolar arasında değişen 100 perakende sektörü CFO’sunun katıldığı BDO’nun 2022 Perakende CFO Görünüm Anketi‘ne göre %38’lik kısım önlem almış durumda. Bazı perakendeciler daha sert önlemler alıyor ve %25’ten fazlası bu yıl yeniden yapılanmayı veya yeniden örgütlenmeyi planlıyor.

Tedarik zincirinin bozulması, ankete katılan yöneticiler tarafından iş dünyası için bir numaralı risk olarak gösterildi. Yöneticilerin %52’sinin belirttiği en büyük tedarik zinciri tehdidi olarak yükselen nakliye maliyetlerini; tedarikçi riskleri veya gecikmeleri (%38), tedarik sıkıntısı (%37) ve daha yüksek müşteri beklentileri (%34) izliyor. 

risk 3
artan fiyatlar

BDO’ya göre tüm bu faktörler artan fiyatlara ve ürün kıtlığına dönüşüyor. Böylelikle perakendeciler bu maliyetleri büyük ölçüde tüketicilere yansıtıyor.

Rapordan diğer önemli çıkarımlar aşağıda yer alıyor:

  • Nakit durumu: Perakendecilerin %45’i ellerinde üç aydan az süre yetecek nakitleri olduğunu ve %43’ü gelecekteki kargaşayı azaltmak için ellerinde daha fazla nakit tutmak istediklerini söyledi.
  • Amerika’dan tedarik: Perakendecilerin yaklaşık yarısı, 2022’de ürünlerinin çoğunu Amerika Birleşik Devletleri’nden tedarik etmeyi planlıyor.
  • Geride kalma korkuları: Perakende CFO’larının %38’i dijital benimseme konusunda geride kalmanın işleri için önemli bir risk oluşturduğunu söyledi.
  • Borç: Borç tutarları şirket büyüklüğüne göre değişiyor. 500 milyon doların altında geliri olan perakendeciler, toparlanma yolları daha zor olduğu için daha büyük emsallerinden daha fazla borç aldı. Bununla birlikte 2022’de her büyüklükteki şirket, tedarik zinciri yönetimine yatırım yapmaya gayret etmeli. Şirketler, mağazadan teslim gibi sipariş modellerini iyileştirmeye ve mağaza içi ile e-ticaret müşteri deneyimlerini geliştirmeye devam ettikçe daha fazla borç almayı planlıyor.
  • Gelir: Genel olarak perakendecilerin %26’sı 2022’de gelir düşüşü bekliyor. Bunun Covid sebebiyle olacağını düşünenlerin sayısı bir hayli fazla.

Raporda, “Perakendeciler; pandemi düşüşlerinden kurtuluyorlar ancak iyimserlikleri, tüketicilerin talep ettiği değişen bir çevrimdışı ve çevrimiçi erişim iş modelinin endişesine karşı yumuşamaya devam ediyor” deniyor.

risk 4
büyüme

Perakendecilerin performansları da şirket büyüklüğüne ve sektöre göre değişiyor: Büyük ve indirimli perakendecilerin, hayatta kalma veya mücadele etme eğiliminde olan daha küçük perakendeciler ve büyük mağazalara kıyasla, işletmelerinin geliştiğini belirtme olasılığı daha yüksek.

BDO anketi, perakendecilerin genel sağlık durumunu, risklerini ve özellikle tedarik zinciri, inovasyon ve dayanıklılıkla ilgili planlar ve zorluklarla ilgili ayrıntıları ele aldı. Anketin çıkarımlarının ne kadar doğru çıkacağını ise zaman gösterecek.

Otomobil Üreticileri Rusya’nın İşgalinin Ardından Üretimi Durduruyor

Otomobil üreticileri Volkswagen, Renault ve lastik üreticisi Nokian Tyres dahil olmak üzere birçok şirket, Cuma günü Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesinin ardından üretim operasyonlarını durdurma veya değiştirme planlarını açıkladı.

Amerika Birleşik Devletleri Perşembe günü Rusya’ya karşı kapsamlı ihracat kısıtlamaları duyurdu ve birçok küresel ürün ihracatına erişimini zorladı. Bu durum şirketleri üretim planlarını değiştirmeye veya alternatif tedarik hatları aramaya yönlendirebilir.

Otomobil endüstrisi, küresel yarı iletken kıtlığı nedeniyle zaten sıkı bir araç tedarikiyle uğraşıyordu. Üzerine gelen bu durum küresel yeni otomobil satışları tahminlerini 400.000 araç azaltarak 85,8 milyon adede düşmesine neden oldu.

otomobil üreticileri rusya'nın i̇şgalinin ardından üretimi durduruyor
otomobil üreticileri rusya'nın i̇şgalinin ardından üretimi durduruyor 13

Wells Fargo analisti Colin Langan bir araştırma notunda, çatışmanın petrol fiyatlarını varil başına 100 doların üzerine çıkarabileceğini ve bunun Avrupalı ​​ve Amerikalı tüketiciler üzerinde enflasyonist baskı yaratacağını söyledi. Tüketiciler yeni araçlar almak için etiket fiyatının üzerinde ödemeye istekli olsalar da, sürekli yüksek benzin fiyatları uzun vadeli toparlanmayı etkileyebilir, dedi.

Volkswagen, Ukrayna’da üretilen parçaların alınmasındaki gecikmenin ardından iki Alman fabrikasında üretimi bir süre durduracağını açıkladı.

Renault ise, parça kıtlığından kaynaklanan lojistik darboğazlar nedeniyle önümüzdeki hafta Rusya’daki otomobil montaj fabrikalarındaki bazı operasyonları askıya alacağını söyledi. 

Öte yandan Ford Motor’un , Rusya’da üç montaj fabrikası bulunan Ford Sollers’ta %50 ortak girişimi bulunuyor. Ford yaptığı açıklamada, durumla ilgili “derin endişe duyduğunu” ve işleyişleri üzerindeki “herhangi bir etkiyi gerçek zamanlı olarak yöneteceğini” belirtti. ABD’li otomobil üreticisi ayrıca ticari yaptırımlarla ilgili herhangi bir yasaya uyacağını söyledi.

Japonya’nın en büyük çelik üreticisi Nippon Steel Corp, Cuma günü yaptığı açıklamada, herhangi bir tedarik kesintisi durumunda Rusya ve Ukrayna’dan satın aldığı hammadde için alternatifler sağlayacağını söyledi.

Nippon Steel, çelik üretiminde kullanılan küçük demir cevheri tozu olan demir cevheri peletlerinin %14’ünü bu ülkelerden satın alıyor. Yetkililer, kaynak kullanımını Brezilya ve Avustralya’ya kaydırdığını ve etkinin minimum düzeyde olması gerektiğini söyledi.