Ana Sayfa Blog Sayfa 336

ebebek VR Mağazası ‘VR Bebekolog’ Bostancı’da Hizmete Başladı

ebebek, Bostancı ebebek mağazasında ilk kez VR alışveriş deneyimini hizmete aldı. Henüz yeni yeni kullanımı yapılan ebebek VR mağaza çalışması geliştirilmeye de devam edecek.

Bildiğiniz üzere ebebek, çalışanlarını sadece satış yapan kişiler olarak görmüyor ve onları satış danışmanı ya da müşteri temsilcisi diye isimlendirmiyor. Onları, uzmanlıklarını ve ilgilerini paylaşan bebekologlar olarak adlandırıyor. ebebek’in yeni VR mağazasının adı ise VR Bebekolog.

VR Bebekolog, şuanda Bostancı ebebek mağazasında kullanıma açılmış durumda.

Peki ebebek VR mağaza nasıl bir deneyim sunuyor?

ebebek Genel Müdür Halil Erdoğmuş, Linkedin hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda: “ebebek VR mağaza ile bambaşka bir alışveriş deneyimi için Bostancı ebebek mağazamıza bekleriz. Umuyoruz ki projemiz ilerledikçe ‘bir ekran, bir gözlük’ ile bebeveynlerimize ‘Hep Yanında ebebek’ demeye daha da güçlü devam edeceğiz. Henüz işin başındayız, gidilecek çok yolumuz var, ancak iyi bir başlangıç yaptığımız için mutluyuz.” dedi.

Enflasyon ve Artan Fiyatlar Restoranları Daha Yaratıcı Menülere İtti

Enflasyon sebebiyle son zamanlarda müşteriler çoğunlukla aldıkları ürünlerin fiyatlarından şikayetçiler. Marketler her gün başka bir fiyat etiketi basarken, restoranlar karekodlu menülerle yeni kağıt harcamalarından kaçınmaya çalışıyorlar. Fiyatları takip etmenin oldukça zor olduğu bu günlerde üreticiler fiyat artış sebeplerini müşterilerine anlatmaya çalışırken, müşteriler ise zamlardan şikayet ediyorlar.

enflasyon ve artan fiyatlar restoranlari daha yaratici menulere itti
artan fiyatlar nedeniyle menüler boş…

Menülerle Çözüm Üretmek

Fiyat artışlarını nedenleriyle birlikte müşterilerine anlatmak isteyen bazı marketlerin, etiket üstüne bastıkları karekodlar yardımıyla ürünün üretiminden nakliyesine kadar markete ulaştığı ana kadar geçen süreçte nasıl bir fiyat politikası izlendiğini anlatıyorlar.

Bununla birlikte bazı restoranlar da bu politikayı benimsemiş gibi görünüyor. Menülerinde yer alan ayrıntılı listelerle birlikte yiyecek fiyatlarının oluşumunu tüketicilerine izletiyorlar.

enflasyon ve artan fiyatlar restoranlari daha yaratici menulere
karekodlu menülerin popüleritesi artıyor…

Yiyecek ve işçilik maliyetleri arttıkça, restoran ve marketler her hafta yenilerini yeniden basmaktan kaçınmak için menülerde stratejik değişiklikler yapıyor. Özellikle de malzemelerin maliyetindeki haftalık değişiklikler sık ​​sık yeniden basım anlamına geleceğinden, menü mühendisliği kavramı meydana geliyor.

Satış verilerini ve gıda maliyetlerini analiz etmek, restoran işletmecilerinin kârlarını optimize etmek için hangi menü öğelerini vurgulayacaklarına, hangi fiyatları artıracaklarına ve hangi teklifleri tamamen ortadan kaldıracaklarına karar vermelerine yardımcı olabilir. Akıllı bir menü tasarımı, müşterilerin geri gelmesini sağlayacak veya mutfak işlemlerinde yardımcı olacak yiyecek veya içecekleri vurgulayabilir.

Biraz daha büyük bir yazı tipi veya dikkat çekici bir kutu, eskiz veya fotoğraf menünüzü hızla paraya çevrilebilir.

Fiyatlandırma Baskısı

Menü Mühendisleri’nde menü mühendisliği uzmanı olan Sean Willard, yemek yiyenlerin oturup menüye göz attıktan sonra 90 saniyeden daha az zaman harcadıklarını tahmin ediyor. Bu, restoranlara, müşterilere en çok keyif alacakları yemeği hızlı bir şekilde sipariş etmelerine yardımcı olacak menüler sunmaları için baskı yapıyor.

Restoran endüstrisi, restoran yemeklerine olan talebin gerilemesi, ancak tedarik zincirlerinin gecikmesi nedeniyle aylardır daha yüksek emtia maliyetleriyle boğuşuyor. Rusya’nın Ukrayna ile savaşı sorunu daha da kötüleştirdi, yakıt fiyatlarının yükselmesine neden oldu ve küresel buğday, mısır ve soya fasulyesi kıtlığına yol açtı.

Çalışma İstatistikleri Bürosu Tüketici Fiyat Endeksi‘ne göre, gıda fiyatları kat kat arttı. Ancak tüm menü öğeleri, enflasyonist etkileri aynı derecede hissetmedi. Örneğin tavuk fiyatları arttı ama balık ya da sığır eti kadar değil.

Enflasyon düşmüyor. Öyle olacağını düşündüm, ama savaş çıktı.

Jessica Dinglasan – Fish Grill Restaurant

Daha dik fiyat etiketleri ile karşı karşıya olan et lokantalarında, maliyete duyarlı lokantalar, fileto mignonunun daha küçük bir kesimini tercih edebilir. Bu nedenle menü mühendisleri, müşterilerin daha fazla yan veya meze sipariş etmelerini sağlamak için bu restoranların menülerini tamamlamasına yardımcı oluyor.

Restoranlar Enflasyona Karşı Telaşlı

Gıda fiyatları manavda ve pazarda arttığı kadar restoranlarda artış göstermiyor. Aynı şekilde çiftçinin elindeki fiyat artışını markette görmemiz de aylar alıyor. Bu durum üretici ve perakendeci arasındaki akıl almaz fiyat yaklaşmasına doğru giderken, marketlerde tükenen ürünlerin yeniden rafa dizilmesini zorlaştırıyor.

Daha ince bir menü, daha yüksek işçilik maliyetleri veya işçi sıkıntısı nedeniyle restoranlar artık daha az aşçı ve garsonla çalışıyorlar.

Birçok restoran, fiziksel menülerden, yemek yiyenleri çevrimiçi sürümlere yönlendiren dijital QR kodlarına geçti – her kullanımdan sonra fiziksel menüleri silmeye veya atmaya gerek yok. Birçok kuruluş geleneksel basılı menülere dönerken, menü mühendisleri müşterilerini günlük spesiyaller veya bir sadakat programı için QR kodlarını saklamaya teşvik ettiğini söyledi.

Migros, Paket Taxi’nin Yüzde 50 Hissesini Satın Aldı

Migros, daha önce %25 hissesine sahip olduğu Paket Taxi’nin %50 hissesini satın aldı.

Bu satın alımla, Paket Taxi’nin %75 hisse sahibi de Migros olmuş oldu.

KAP’ın belirttiğine göre; Paket Taxi’nin %50 hissesi için Migros, toplamda 104,5 milyon TL‘yi peşin olarak ödemiş.

Bugün Paket Taxi 3 binden fazla kurye ile aktif olarak hizmetine devam ediyor. Şirket 2016 yılında kurulduğu günden bu yana ortalama 20 milyona yakın paket taşıması yapıldığını belirtiyor.

Bu satın alımla, Migros’un özellikle Migros Sanal Market ve Migros Hemen kanallarını da hızlıca daha da geliştireceği konuşuluyor.

Dünyada Adından Söz Ettiren En Başarılı 15 Türk Perakende Şirketi

Ülkemiz topraklarında doğmuş ve dünyanın dört bir yanında adından söz ettiren perakende şirketlerini konuşalım bugün. Birçok yönden elbette değerlendirilebilir ama, Türk perakende sektörü bugün geldiği nokta itibari ile güçlü bir konumda. Perakende markalarımız da öyle. Bu nedenle, dünyada adından söz ettiren en başarılı 15 Türk perakende şirketini sizler için derledik.

Özellikle öyle markalarımız var ki, sadece ülkemiz değil dünyanın da pek çok ülkesinde perakende pazarını domine etmiş durumda. Hangi markalarımız Türkiye adını yurt dışı ülkelere taşıyor henüz bilmiyor veya tekrar okuyup gururlanmak istiyorsanız listemize mutlaka bir göz atın.

Listedeki markaları alfabetik olarak sıraladığımızı öncesinde belirtmek isteriz.

İşte dünyada adından söz ettiren en başarılı 15 Türk perakende şirketi

Boyner

dünyada adından söz ettiren en başarılı 15 türk perakende şirketi

1981 yılında ‘Çarşı’ tabelası ile Bakırköy’de ilk hizmetine başlıyor Boyner. Aslında perakende sektörünün ne kadar odağında olduğunu da en başta bu tabela gösteriyor bizlere. Bugün Türkiye’nin 37 ilinde 117 mağazası ile özellikle çok katlı mağazacılık anlayışını ülkemize yerleştiren en önemli değerlerden biri. Boyner, BR Mağazacılık, Hopi, Morhipo markaları ile de perakende sektörüne hem ülkemizde hem de dünyada değer katmaya devam ediyor. Geçtiğimiz hafta dünyanın en prestijli kahve markalarından biri olan Costa Coffee‘yi Türkiye’ye getirerek kendi deyimleri ile ‘akışkan mağazacılık’ kavramını daha da güçlendirdi. Markanın bugünkü CEO’su ise Eren Çamurdan.

Colin’s

2

Dünyanın 38 ülkesinde 600’ü aşkın mağazada ülkemizin adını yansıtıyor Colin’s. 1983 yılında kurulmuş bir Eroğlu Holding markası, hatta holdingin ilk markası aynı zamanda. Rusya’nın en bilinen üç jean markasından biri olarak sektörü domine etmiş durumda olması da ülkemiz adına oldukça gurur verici. Şirketin Genel Müdürlüğünü bugün Hakan Cengiz yürütüyor.

Çift Geyik Karaca

3

1917 yılında kurulmuş bir markadan bahsediyoruz. Dile kolay tam 105 yıl. 100 yılı aşkın bir süre boyunca perakende sektöründe adından söz ettirebilmek kadar büyük bir başarı olabilir mi? Sadece ülkemizde değil, yurt dışında da çok bilinen markalardan biri Çift Geyik Karaca. Aynı zamanda yurt dışına ihraç edilen ilk Türk tekstil markalarından da biri. Bugün 5 kıtada 36 kadar ülkede Türkiye adının duyurulmasını sağlıyor. Markanın Genel Müdürlüğünü şuanda Cihat Özbekli yürütüyor.

Defacto

4

İlk mağazasını İstanbul’da açarak perakende sektörüne giriş yapan Defacto, bugün 30 ülkede 500’den fazla mağaza ile Türkiye’nin en önemli tekstil perakendecilerinden biri. ‘Ulaşılabilir moda’ mottosuyla sektöre girdiğinden beri, ülkemiz perakende sektörüne kattığı değerleri sanırım anlatmaya gerek yok. Markanın şuanki CEO’su ise İhsan Ateş.

ebebek

5

2001 yılında bebek.com ile hayatına başlayan, bebek ürünleri alışverişi konusunda Türkiye’nin ilk online mağazasıdır ebebek. ‘Click to brick’ iş modeli ile mağazalaşmaya giderek bugünkü ebebek markası haline geldikten sonra anne babalar ve anne baba adayları tarafından çok sevilen markalardan biri haline geldi. Özellikle bebek ürünleri kategorisini içselleştirerek bebekoloji, bebekolog, bebeveyn gibi kavramlarla yönetim şekillerini harika şekilde başkalaştırıyor. Markanın Genel Müdürlüğünü, kurucusu olan Halil Erdoğmuş yürütüyor.

FLO

6

1960 yılında kurulan ve bugün Türkiye’nin lider ayakkabı markalarından biri olan FLO, yılda 50 milyon çift ayakkabı satışı yapıyor. Türkiye’nin hemen her noktasında mağazası olan FLO’nun yurt içi ve yurt dışında 600’e yakın mağazası bulunuyor. Bu mağazaların 100 kadarı da yurt dışında hizmet veriyor. Azerbaycan, Arnavutluk, Kenya, Fas, Makedonya, Kazakistan, Gürcistan başta olmak üzere 20’den fazla ülkede Türkiye adının duyurulmasına katkı sağlıyorlar. Markanın CEO’luk görevini Burak Övünç yürütüyor.

Kiğılı

8

Türk perakendesinin bir diğer en eski markalarından olan Kiğılı, ilk olarak 1938 yılında erkek kıyafetleri için kumaş satışı ile sektöre giriş yapıyor. 1965 yılında kurulan ilk mağazasından bu yana, ülkemizde 62 ilde 207 mağaza, yurt dışında ise 24 mağaza ile sektörün içerisinde yer alıyor. Sadece Türkiye’nin değil, dünyanın erkek giyim moda devlerinden biri olma yolunda ilerleyen markanın Genel Müdürlüğü geçtiğimiz haftalarda Hilal Suerdem’den, Sena Suerdem‘e devredildi.

Koton

9

1988 yılında Kuzguncuk’da 25 metrekare bir dükkan ile ilk olarak perakende sektörüne katılıyor Koton. Bugün ise 203’ü yurt dışında, 300’den fazlası ise ülkemizde olmak üzere 800’den fazla mağaza sahip. Bugün girdiğiniz hemen her alışveriş merkezi ya da caddelerinde Koton markası ile karşılaşmamız bundan. Markanın CEO’su ise şuanda Bülent Sabuncu’dur.

LC Waikiki

10

Türk perakendesinin en önemli gurur kaynaklarından biri LC Waikiki. Hem ülkemizde hem de dünyada perakende sektöründen bahsederken LC Waikiki isminin geçmemesi oldukça zor. Marka 1988 yılında kuruluyor, 1997 yılında ise tamamen Türk markası olarak hayatına devam ediyor. Bugün geldiği noktada 1000’den fazla mağazaya sahip perakendenin duayen markalarından biri. 50’den fazla ülkede Türkiye isminin duyuran markanın CEO’luğunu ise Mustafa Küçük yürütüyor.

Mavi

11

1991 yılında, Blue Jeans’i Türkçeleştirerek Mavi Jeans adında yola çıkıyor marka. Bugün 34 ülkede 456 kadar mağaza ile perakende hayatına devam ediyor. Ülkemizde olduğu gibi, girdiği tüm pazarlarda da yüksek kalite algısını ön plana çıkarıyor. Markanın bir diğer başarılarından olan, müşteri sadakat programı ‘kartuş’ ülkemizde sınıfının en iyi sadakat programları arasındadır. Markanın bugünkü CEO’su ise Cüneyt Yavuz.

Özdilek

12

Hem perakende hem de alışveriş merkezleri tarafında sektörün içerisinde olan Özdilek, 1983 yılında Özdilek Bursa Alışveriş Merkezi ile sektöre giriş yapıyor. Bugün 14 alışveriş merkezi, 10 hipermarket, 141 ev tekstili mağazası, 2 konsept lokum mağazası ve 9 büyük departman mağazası ile perakende sektörünün pek çok alanında hizmet vermeye devam ediyor. Özellikle Türk havlularını dünyaya duyuran en önemli markalardan da biridir Özdilek. Markanın bugünkü CEO’su ise Sertaç Ünal.

Sarar

13

1944 yılında, Eskişehir’de 12 metrekarelik bir terzi dükkanında temelleri atılıyor Sarar’ın. Bugün ise yurt dışında 58, Türkye’de 160’dan fazla mağaza ile perakende sektörüne değer katıyor. Yurt dışı mağazalarının çoğunluğu Avrupa ve ABD’de bulunuyor ve Türkiye adını duyurmaya devam ediyorlar.. Markanın bugünkü CEO’luğunu Emre Sarar yürütüyor.

Silk and Cashmere

14

1992 yılında dünyanın en kaliteli kaşmir keçileri ve ipek kozaları ile başlıyor markanın hikayesi. 30 yıldır da kaşmir ve ipeği ülkemizde ve dünyada perakende sektörü ile buluşturmaya devam ediyorlar. 29 ülkede 50’ye yakın mağazası ve 200’den fazla satış noktası ile kaşmir ve ipekte Türkiye ismini dünyaya taşıyorlar. Markanın bugünkü CEO’luğunu Ferhat Zamanpur yapıyor.

Vakko

15

Bu listeyi elbette Vakko ile sonlandırmadan olmaz. 1934’de ‘Şen Şapka’ ismi altında kurulan marka, 1940’lardan sonra Vakko ismini alarak 1962 yılında Beyoğlunda ilk mağazasını açıyor. Bugün özellikle lüks moda perakendesi anlamında Türkiye’de ve dünyada adından en çok söz edilen markalardan biri. Vakko’nun 13 ana mağazası, 3’ü yurt dışında olmak üzere 35 Butik Vakko mağazası, Türkiye’ye yayılmış 76 Vakko Corner, 10 Vakko Outlet, 2 Vakko Wedding House, 2 Vakko Chocolate Butik, 2 Vakko Home, 3 Vakko Eşarp Corner, 10 Vakkorama, 2 V2K designers, ve 5 Vakkorama H20 mağazası bulunuyor. Markanın bugünkü CEO’su ise Jaklin Güner.

15 maddede listelediğimiz için tüm markalarımızı bu listeye henüz alamadık. Fakat hem bu listedeki hem de bu listede olmayan tüm Türk perakende şirketlerimiz gurur kaynağımızdır…

Levi’s 2022 Tahminlerini Açıkladı

Levi’s, Salı günü mali ilk çeyrek kazanç ve gelirlerini bildirdi. Marka ayrıca, enflasyonist baskılarda veya küresel ekonomilerin kapanmasında önemli bir kötüleşme olmadığını varsayarak, 2022 tahminlerini açıkladı.

2022 tahminleri - levis's
levi's 2022 tahminlerini açıkladı 18

Toplam satışlarının kabaca %2′sini temsil eden Rusya pazarını da bu tahminlerin içerisinde kattı. Levi’s CEO’su Chip Bergh, yaptığı açıklamada: “Benzin fiyatlarından market faturalarına kadar her şey artarken bile tüketicilerin daha ucuz giysiler arayışına girmediğini belirtti. Tüketiciler ucuzu değil, kaliteyi arıyorlar. Şirket bazı kalemlerde fiyatları yükseltmiş olmasına rağmen tüketici talebinin güçlü kaldığını da sözlerine ekledi.”

Levi’s ilk çeyrekte bir yıl önceki 143 Milyon Dolar olan net kazanca kıyasla 196 Milyon Dolar netkazanç bildirdi. Gelir ise, bir önceki yılki 1,31 milyar dolardan %22 artarak 1,59 milyar dolara yükseldi.

Markanın küresel doğrudan tüketiciye satışları önceki yıla göre %35 arttı ve toptan satış geliri ise %15 arttı.

Bölgelere göre incelendiğinde, satışlar bir önceki yıla göre Amerika’da %26, Avrupa’da %13 ve Asya’da %11 arttı.

2022 tüm mali yıl için ise markanın beklentisi %11 ile %13 arasında büyüme.

H&M Vakfı Moda Sürdürülebilirliği için 5 Farklı Projeye 1 Milyon Euro Yatırım Yaptı

H&M Vakfı, 2022 Küresel Değişim Ödülleri’nde moda sürdürülebilirliği için, 5 farklı projeye 1 milyon Euro yatırım yaptı. Yatırım kazanan projeler aşağıdaki gibi:

  • Re:lastan (Çin) – Elastan ve polyester karışımı kumaşları geri dönüştürülebilir yapan bir sürdürülebilirlik projesi.
  • CottonAce by Wadhwani AI (Hindistan) – Küçük ölçekli pamuk çiftçileri için pestisit kullanımını azaltan, verimi artıran ve gelirleri artıran bir AI çözümü.
  • Biorestore (İsveç) – Eski ve yıpranmış giysileri eski haline döndüren bir çamaşır yıkama çözümü.
  • BioPuff by Saltyco (UK) – Kaz tüyü için sürdürülebilir alternatif oluşturan, bitkilerden oluşturulmuş bir çözüm.
  • Rubi (ABD) – Karbon emisyonlarından yapılan viskon ve liyosel.

Global Change Award, moda sürdürülebilirliği için H&M tarafından başlatılan bir ödül projesi

h&m vakfı moda sürdürülebilirliği için 5 farklı projeye 1 milyon euro bağışladı
h&m vakfı moda sürdürülebilirliği için 5 farklı projeye 1 milyon euro yatırım yaptı 20

H&M’e göre, kazananlar moda, iş, yatırım, girişimcilik ve inovasyon gibi alanlarda deneyim ve bilgi birikimine sahip uluslararası bir konsey tarafından seçildi.

2015 yılında başlatılan Küresel Değişim Ödülleri, modayı dönüştürmek, gezegeni olumlu hale getirmek ve 2030 yılına kadar BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini yerine getirmek için H&M Vakfı tarafından başlatıldı.

H&M Vakfı yönetim kurulu üyesi ve H&M Group başkanı Karl-Johan Persson, “Global Change Award kazananları, karşılaştığımız karmaşık zorlukların anahtarını elinde tutuyor ve modayı yeniden keşfetmenin mümkün olduğunu kanıtlıyor” dedi.

Tüketiciler Satın Alamıyor, Perakendeciler Baş Edemiyor. Peki Çözüm Ne?

Tedarik zinciri aksamalarının ve iklim endişelerinin ardından tüketiciler; geçmişte istediği her şeyi, istediği zaman elde edebileceği düşüncesini yani “bolluk düşüncesini” sorguluyor.

Aslında 2022 perakende eğilimleri; kıtlık, aksamalardan doğan gecikmeler, kemer sıkma yasaları ve sürdürülebilirlik faktörlerinin öne çıktığını gösterdi. Böylece bolluk düşüncesinin sona ermesi ve tüketime daha ölçülü bir yaklaşım getirilmesi düşüncesi sorgulanıyor.

Sonuç olarak perakendeciler, tüketicilerin daha az ürün satın alacakları bir ekonomi için nasıl yeni stratejiler oluşturacaklarını yeniden düşünmek zorunda kalıyorlar.

Asıl endişe, istediklerini elde edemeyen müşteriler için duyulmalı. Pandemi sıkıntıları artmaya devam ederken, ürün ve personel krizi bir kerede ortadan kalkmıyor. 

Tüketiciler Memnun Olmak İstiyor

İleriye baktığımızda, perakendecilerin müşterilerini memnun etmek ve marka itibarını desteklemek için tedarik zinciri, müşteri hizmetleri ve pazarlama dahil olmak üzere kuruluşlarının tüm bölümlerini bir araya getirmek zorunda kalacaklarını görüyoruz. Bunu yaptıkları zaman bile birçok darboğaz, perakendecilerin kontrolü dışında gerçekleşmeye devam edecek.

tuketicilerin daha az satin alimi
perakendecilerin tüketicileri kazanması gerekli

Alışveriş yapanlar; fiyatların değişkenliğini, teslimat sürelerini ve istenen malların bulunamaması gibi sorunları hissettiklerinden, istediklerini alamadıklarında kaçınılmaz olarak çevrimiçi mecrada seslerini yükselteceklerdirBu nedenle onların beklentileri yönetmek kritik olmaya devam edecek. 

Neredeyse iki yıldır süren tedarik zinciri sorunlarına tüketicilerin de aşina olduğunu unutmayın. Bir dereceye kadar, hem günlük ihtiyaçlar hem de elektronik eşyalar ve mobilyalar gibi büyük ürünler için daha uzun bekleme sürelerini kabul etmek üzere alıştılar. 

Tüketicilerin durumu, perakendecilerin zorluklarla dikkatli bir şekilde başa çıkmalarının yanında müşterilerle açık ve verimli bir şekilde iletişim kurarak ürün bulunabilirliği ve fiyatlandırma konusunda açık olmaları gerektiğini işaret ediyor.

Son zamanlarda satın alma kararlarının çevre ve genel olarak toplum üzerindeki etkisi hakkında yeni görüşler var. Daha dikkatli düşünen ve büyüyen bir tüketici segmenti görüyoruz. Bu gerçek; perakendecileri çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) ilkelerine gerçek bir bağlılık sağlamaya itiyor. Amaca yönelik bir bağlılıkla tamamlanan çevik bir sürekli sıfırlama ve yeniden icat kültürü yaratmak, bu bağlamda etkili olabilir.

tüketiciler 4
yeni perakende stratejileri

2021 Accenture araştırmasında tüketicilerin %50’si, pandemiden davranışlarını ve değerlerini yeniden tasarlayarak çıktıklarını söyledi. Hayatta kendileri için neyin önemli olduğunu tekrar değerlendirdiler ve giderek daha fazla kişisel amaçlara odaklandılar. Bütün bunlar; neyi, nasıl ve neden satın aldıklarını doğrudan etkiliyor.

Perakendede bolluk düşüncesinin rolünü sorgularken varsayılan bolluk ayarımızı yeniden düşünmek önemli bir ilk adımdır. İkincisi, en acil sorunumuz olan iklim değişikliğiyle mücadele etmek için ekosistemdeki diğer kişilerle iş birliği yapmaya başlamak adımıdır.

tüketiciler 3
perakendeciler geleneksel yöntemleri gözden geçirmeli

Sonuç olarak, geleneksel “al, yap, elden çıkar” modelini daha döngüsel bir yaklaşımla değiştiren “yenileyici iş”e doğru artan bir ivme görmeyi bekleyebiliriz. Bu yol, dinamik fiyatlandırma, mikro fabrikalar ve aşırı yerelleştirilmiş üretim gibi yeni uygulamaları keşfetmeyi içerebilir. 

Son olarak, perakendecilerin başarıyı farklı şekilde ölçmesi gerekebilir. Tüketicilerin daha az yeni ürün satın alması ve perakende gelirlerinin daha büyük bir bölümünü oluşturan hizmetler nedeniyle, Ortalama Sipariş Değeri (AOV) ve Ortalama Sepet Boyutu (her satın almada satılan ürün sayısı) gibi geleneksel iş metriklerinin güncellenmesi gerekiyor. 

Perakendeciler; katılım, şirket amaç ve değerlerine ilişkin algılar ve müşteri sadakati gibi ölçümler eklemeli.

Bu faktörler yalnızca işlem bazında değil, yaşam boyunca bir müşterinin değerini belirlemeye yardımcı olabilir. Tüketiciler ve markaları arasında daha incelikli bir ilişki kurar ve bu, bolluk sonrası pazara girerken herkese iyi hizmet edecek bir ortam yaratır.

Decathlon 2021 Oranlarını Açıkladı

Decathlon 2021 oranlarını açıkladı. Spor perakendecisi, geçen yıl küresel spor pazarının oldukça dinamik geçtiğini belirtiyor. Covid etkisi açıkça etkisini göstermeye devam ederken, insanlar yeni hobiler ve yeni egzersiz yolları aramaya başladı ve bu da Fransız spor zincirinin satışlarında 2021 yılında yüzde 21’lik bir artışa yol açtı. Net satışlar böylece 13,8 Milyar Euro’ya ulaştı.

2020’deki karantinalar sırasında zaten güçlü olan çevrimiçi büyüme yakalayan marka, online satışlarında yüzde 30 artış kaydetti. Markanın online satış büyümesi yıldan yıla artmaya devam ediyor.

E-ticaret kanalı, zincirin toplam satışlarının yüzde 21’ini oluşturuyor ve bu da yaklaşık 3 Milyar Euro’ya tekabül ediyor. 

Decathlon bugün 70 ülkede faaliyet gösteriyor ve 105.000 personel istihdam ediyor. Hatırlarsanız daha önce sizlere markanın büyük bir online spor pazar yeri olma çalışmalarını duyurmuştuk.

2022 yılı içerisinde bu yatırımı yapması beklenen Decathlon’un yeni yıl görünümünde bu yatırımın ciddi etkisi olacağı bekleniyor.

Perakendede Kişiselleştirilmiş Mağaza İçi Reklamlar

Perakendeciler devasa bir çevrimiçi reklam kullanımı yapıyorlar. Bu çevrimiçi reklam kullanımı yeni dönemde kişiselleştirilmiş mağaza içi reklam kullanımına doğru yönelim gösterebilir. Müşteri verilerinin sağladığı avantajlara sahip olmak, site ve uygulamalarındaki reklamları kişiselleştirebilmek oldukça önemli amaçlar.

Son zamanlarda perakendeciler, programa dayalı satın alma ile kişiselleştirilmiş reklamlarını, sadece dergilere veya fenomenlerle yaptıkları kampanyalara değil, dijital raf reklamları ve mağaza içi sesli reklamlarla da iyileştirmeye çalışıyor.

Amerikan perakende şirketi Kroger, mağaza içi müşterilere günün saatine, havaya veya yerel etkinliklere göre reklam yapabilmek adına 2020’de işitsel reklam süreçlerini otomasyona sokup modern programlama standartlarını mağazalarına getirmişti.

grocery store digital signage
perakendede kişiselleştirilmiş mağaza i̇çi reklamlar 25

Kişiselleştirilmiş mağaza içi reklam kullanımı tam olarak nedir?

Kroger Pazarlama’nın kıdemli başkan yardımcısı Cara Pratt: “Kroger’da ortaklarımız ve müşterilerimiz bir numaralı önceliğimiz. Bu yeni yöntem, onlara çok daha anlamlı şekillerde ulaşabilmemizi sağlayacak. Bu yöntemler bize müşterilerin ilgilendikleri markalarla ilgili güncel ve doğru zamanlanmış bilgileri aktarma imkânı sağlıyor. Dolayısıyla müşterilerimizin alışveriş deneyimi güzelleştirmek için oldukça yardımcılar. Aynı zamanda marka ortaklarımızın müşterilere alışveriş sürecindeki çok kritik bir noktada hitap etmesini mümkün kılıyor, üstelik tam da rafın önündeyken.” diyor.

Amerika Dışı Ev Reklamcılığı Derneği’ne göre mağaza içi reklamcılık birçok farklı şekilde hayata geçirilebilir. Alışveriş arabalarında bulunabilecek dijital panellerle, koridor üstü veya koridor sonu teşhirlerle, çıkış gişesindeki panolarla veya markalı saatlerle ve tavan grafikleriyle son derece çeşitlendirilebilir bir alan. Geleneksel yöntemler ise canlı ürün gösterimleriyle veya tadımlarla örneklenebilir.

Mağaza içi reklamlar günümüzde büyük oranda programlamaya dahil değiller ve çevrimiçi reklamcılık sektöründen kopuk durumdalar. Satıcılar genel olarak mağaza içi reklamcılığı satış sürecinde hala kullanıyorlar ancak reklamcıların artan bir şekilde çok kanallı ve doğru müşteriyi hedef alabilen optimize reklam tipleri arayışı içindeler.

Online Alışverişlerde Alıcı Pişmanlığı Yaşıyor musunuz?

E-ticaretle uğraşan perakendeciler “alıcı pişmanlığı”nı azaltmak için müşterilerine sağladıkları online alışveriş deneyiminin bazı noktalarına dikkat etmeliler.

2000 kişinin katıldığı bir ankette online alışveriş yapan müşterilerinin %74’ünün alışverişten sonra “alıcı pişmanlığı” yaşadığını ortaya çıkardı. Ankette müşterileri en çok üzen etkenler ise şu şekilde:

  1. Alınan ürünün fiyatına değmediğini düşünmek: %39
  2. Ürünü tahmin edildiğinden daha az kullanmak: %34
  3. Çok fazla para harcamak: %32
  4. Ürünü aldıktan sonra daha iyi bir alternatif bulmak: %32
  5. İade ederken kargo ücretini ödemek: %31
  6. Sipariş verdikten sonra indirim kuponu bulmak %31
  7. Satın aldıktan sonra ürünün indirime girdiğini görmek %30
  8. Geri iade etme süresini kaçırmak: %28
  9. Sigorta planı almamak: %26
  10. Farklı bir renk/beden seçmemiş olmak:

Bu 10 faktörden en az dördüne perakendecilerin direkt olarak etkisi olabilir – iade ederken kargo ücreti ödemek, alışverişten sonra indirim kuponu bulmak ya da alınan bir ürünün indirime girdiğini görmek ve son iade gününü kaçırmak.

online alışveriş
online alışveriş

Alıcı pişmanlığında teslimat nasıl etki ediyor?

Anketin ortaya çıkardığı bir başka bulgu ise online alışveriş yapan müşterilerin büyük bir kısmının kargolama sürecinde gecikme yaşadığı. Katılımcılar sipariş verdikten sonra teslimata kadar ortalama 5 haftalık gecikme yaşadıklarını belirtti. Bazı yaygın sebepler şöyle:

  1. Kaybolan ya da çalınan kargolar: %60
  2. Yanlış gönderim sonucu tekrar siparişte kaybolma: %38
  3. Stok durumunda yanlışlık yüzünden gecikme: %38
  4. Yanlış adrese teslim: %36

İyi haber şu ki müşterilerin %72’si gecikme yaşanmasından pek rahatsızlık duymuyor ve beklemelerine değdiğini söylüyor. Hatta müşterilerin %63’ü uzun gecikme durumlarında, bir siparişlerinin olduğunu kapılarına gelene kadar unuttuklarını, %56’sı ise ürünün paketini açana kadar ne aldıklarını bile hatırlamadığını belirtti.

Müşteriler online alışverişte düşük fiyat seviyor

ABD’de yapılan bir başka anket müşterilerin uygun fiyatlı ürünleri bulmak için ne kadar çaba gösterdiklerini su yüzüne çıkardı. Ankette katılanlar en iyi teklifleri bulmak için yıllık 83 saat harcadıklarını ve neredeyse 10.000$ tasarruf ettiklerini belirttiler. Ankete katılanların %68’i sırf eğlence için indirim avına çıktıklarını, %65’i ise iyi bir teklif bulmanın eşsiz bir tatminlik hissi getirdiğini söyledi.

Anket katılımcılarının %69’u buldukları güzel teklifleri tanıdıklarıyla da paylaşıyor. Ayrıca, katılımcıların %58’i yabancıların giyimlerini iltifat etmeleri durumunda yaptıkları alışverişte ne kadar tasarruf ettiklerini anlatıyor. Müşterilerin %56’sı ise aile ve arkadaşlarlarına keşfettikleri indirimlerden bahsedip övünüyor.