Ana Sayfa Blog Sayfa 347

2022’de Perakendeciler İçin Öne Çıkacak Riskler

Tedarik zinciri tehditleri tüketiciler için yükselen fiyatlara dönüşüyor. Diğer yandan perakende sektöründe artmakta olan riskler iş sahiplerini zorlayacak gibi görünüyor. Artan nakliye maliyetleri, BDO‘nun 2022 Perakende CFO Görünüm Anketinde en büyük tedarik zinciri tehdidi olarak sıralandı.

risk 2
nakliye maliyetleri artmaya devam edecek

Riskler Çeşitleniyor

Ekim 2021’de gelirleri 250 milyon ila 3 milyar dolar arasında değişen 100 perakende sektörü CFO’sunun katıldığı BDO’nun 2022 Perakende CFO Görünüm Anketine göre %38’lik kısım önlem almış durumda. Bazı perakendeciler daha sert önlemler alıyor ve %25’ten fazlası bu yıl yeniden yapılanmayı veya yeniden örgütlenmeyi planlıyor.

Tedarik zincirinin bozulması, ankete katılan yöneticiler tarafından iş dünyası için bir numaralı risk olarak gösterildi. Yöneticilerin %52’sinin belirttiği en büyük tedarik zinciri tehdidi olarak yükselen nakliye maliyetlerini; tedarikçi riskleri veya gecikmeleri (%38), tedarik sıkıntısı (%37) ve daha yüksek müşteri beklentileri (%34) izliyor. 

risk 3
artan fiyatlar

BDO’ya göre tüm bu faktörler artan fiyatlara ve ürün kıtlığına dönüşüyor. Böylelikle perakendeciler bu maliyetleri büyük ölçüde tüketicilere yansıtıyor.

Rapordan diğer önemli çıkarımlar aşağıda yer alıyor:

  • Nakit durumu: Perakendecilerin %45’i ellerinde üç aydan az süre yetecek nakitleri olduğunu ve %43’ü gelecekteki kargaşayı azaltmak için ellerinde daha fazla nakit tutmak istediklerini söyledi.
  • Amerika’dan tedarik: Perakendecilerin yaklaşık yarısı, 2022’de ürünlerinin çoğunu Amerika Birleşik Devletleri’nden tedarik etmeyi planlıyor.
  • Geride kalma korkuları: Perakende CFO’larının %38’i dijital benimseme konusunda geride kalmanın işleri için önemli bir risk oluşturduğunu söyledi.
  • Borç: Borç tutarları şirket büyüklüğüne göre değişiyor. 500 milyon doların altında geliri olan perakendeciler, toparlanma yolları daha zor olduğu için daha büyük emsallerinden daha fazla borç aldı. Bununla birlikte 2022’de her büyüklükteki şirket, tedarik zinciri yönetimine yatırım yapmaya gayret etmeli. Şirketler, mağazadan teslim gibi sipariş modellerini iyileştirmeye ve mağaza içi ile e-ticaret müşteri deneyimlerini geliştirmeye devam ettikçe daha fazla borç almayı planlıyor.
  • Gelir: Genel olarak perakendecilerin %26’sı 2022’de gelir düşüşü bekliyor. Bunun Covid sebebiyle olacağını düşünenlerin sayısı bir hayli fazla.

Raporda, “Perakendeciler; pandemi düşüşlerinden kurtuluyorlar ancak iyimserlikleri, tüketicilerin talep ettiği değişen bir çevrimdışı ve çevrimiçi erişim iş modelinin endişesine karşı yumuşamaya devam ediyor” deniyor.

risk 4
büyüme

Perakendecilerin performansları da şirket büyüklüğüne ve sektöre göre değişiyor: Büyük ve indirimli perakendecilerin, hayatta kalma veya mücadele etme eğiliminde olan daha küçük perakendeciler ve büyük mağazalara kıyasla, işletmelerinin geliştiğini belirtme olasılığı daha yüksek.

BDO anketi, perakendecilerin genel sağlık durumunu, risklerini ve özellikle tedarik zinciri, inovasyon ve dayanıklılıkla ilgili planlar ve zorluklarla ilgili ayrıntıları ele aldı. Anketin çıkarımlarının ne kadar doğru çıkacağını ise zaman gösterecek.

Otomobil Üreticileri Rusya’nın İşgalinin Ardından Üretimi Durduruyor

Otomobil üreticileri Volkswagen, Renault ve lastik üreticisi Nokian Tyres dahil olmak üzere birçok şirket, Cuma günü Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesinin ardından üretim operasyonlarını durdurma veya değiştirme planlarını açıkladı.

Amerika Birleşik Devletleri Perşembe günü Rusya’ya karşı kapsamlı ihracat kısıtlamaları duyurdu ve birçok küresel ürün ihracatına erişimini zorladı. Bu durum şirketleri üretim planlarını değiştirmeye veya alternatif tedarik hatları aramaya yönlendirebilir.

Otomobil endüstrisi, küresel yarı iletken kıtlığı nedeniyle zaten sıkı bir araç tedarikiyle uğraşıyordu. Üzerine gelen bu durum küresel yeni otomobil satışları tahminlerini 400.000 araç azaltarak 85,8 milyon adede düşmesine neden oldu.

otomobil üreticileri rusya'nın i̇şgalinin ardından üretimi durduruyor
otomobil üreticileri rusya'nın i̇şgalinin ardından üretimi durduruyor 5

Wells Fargo analisti Colin Langan bir araştırma notunda, çatışmanın petrol fiyatlarını varil başına 100 doların üzerine çıkarabileceğini ve bunun Avrupalı ​​ve Amerikalı tüketiciler üzerinde enflasyonist baskı yaratacağını söyledi. Tüketiciler yeni araçlar almak için etiket fiyatının üzerinde ödemeye istekli olsalar da, sürekli yüksek benzin fiyatları uzun vadeli toparlanmayı etkileyebilir, dedi.

Volkswagen, Ukrayna’da üretilen parçaların alınmasındaki gecikmenin ardından iki Alman fabrikasında üretimi bir süre durduracağını açıkladı.

Renault ise, parça kıtlığından kaynaklanan lojistik darboğazlar nedeniyle önümüzdeki hafta Rusya’daki otomobil montaj fabrikalarındaki bazı operasyonları askıya alacağını söyledi. 

Öte yandan Ford Motor’un , Rusya’da üç montaj fabrikası bulunan Ford Sollers’ta %50 ortak girişimi bulunuyor. Ford yaptığı açıklamada, durumla ilgili “derin endişe duyduğunu” ve işleyişleri üzerindeki “herhangi bir etkiyi gerçek zamanlı olarak yöneteceğini” belirtti. ABD’li otomobil üreticisi ayrıca ticari yaptırımlarla ilgili herhangi bir yasaya uyacağını söyledi.

Japonya’nın en büyük çelik üreticisi Nippon Steel Corp, Cuma günü yaptığı açıklamada, herhangi bir tedarik kesintisi durumunda Rusya ve Ukrayna’dan satın aldığı hammadde için alternatifler sağlayacağını söyledi.

Nippon Steel, çelik üretiminde kullanılan küçük demir cevheri tozu olan demir cevheri peletlerinin %14’ünü bu ülkelerden satın alıyor. Yetkililer, kaynak kullanımını Brezilya ve Avustralya’ya kaydırdığını ve etkinin minimum düzeyde olması gerektiğini söyledi.

2022’de Adidas ve Gucci İşbirliği Yapacak

Alman spor giyim markası Adidas ve Gucci işbirliği açıklamasıyla ile yeni bir ortaklık yapacaklarını duyurdu.

Yandaki açıklamayla birlikte yapılacak işbirliğinden bazı görüntüler paylaşıldı. Paylaşımın dikkat çeken tarafları Adidas‘ın uzun yıllardır kullanmadığı üç çizgili logonun Gucci markası üzerine yarleştirilmiş olmasıydı.

Sosyal medyada yapılan bu kısa açıklama, her iki markanın mirasını ve yaratıcı kodlarını birleştiren bir işbirliği olacak yeni bir marka tasarımı ile güçlerini paylaştıklarını doğruluyor.

İtalyan lüks moda evi, birlikteliği duyurmak için sosyal medyada paylaşımlar yapmaya başladı ve yakında gelmesini bekleyebileceğimiz bazı tasarımları ortaya çıkardı.

Alman Spor Giyim markası, bir saatten kısa bir süre önce yaptığı açıklama ile bir hashtag’den fazlasını paylaşmadı. Ancak yorumlar, bunun bir NFT şakası olduğu konusunda spekülasyon yapabilirken, iki marka büyük olasılıkla moda evlerinin birinden ilham alan bir tasarım sunacak. 

Adidas ve Gucci İşbirliğini Bir Paylaşımla Duyurdu

Hazırlanan ürünlerden bazıları İtalyan lüks moda evinin Sonbahar/Kış ’22 defilesi aracılığıyla tanıtıldı. İlk koleksiyonlara bakacak olursak, ikisi geleneksel spor giyimden çok uzak duruyor ve ortak markalı bereler, blazerler ve hatta Üç Şeritli bir çift topuklu ayakkabı yaratmayı tercih etmişler gibi görünüyor.

adidas ve gucci isbirligi yapiyor edited
marka logolarından görüntüler i̇nstagram paylaşımında duyuruldu…

Dikkat çeken ayrıntılardan biri spor giyimin dokusu korunarak lüks modaya aktarılmasıydı. Bu sayede iki markanın da dünya görüşü ve marka çizgisi gözleri yormayacak şekilde birleştirilmiş gibi görünüyor.

adidas ve gucci defilesi
defileden bazı görüntüler…
gucci adidas aw22 runway 3.jpg
defileden bazı görüntüler…

Yukarıda defile sırasında medyaya yansıyan bazı görüntüleri inceleyebilir ve sizler de yeni tasarımlar hakkındaki yorumlarınızı bizlerle paylaşabilirsiniz…

ABD Perakende E-Ticaret Satışları Bu Yıl 1 Trilyon Doları Aşacak

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki perakende e-ticaret satışları, harcamaların mobil cihazlara kaymasıyla birlikte 2022’de önemli bir yeni rekor kıracak. Perakende uzmanları tarafından yapılan araştırma ve anketlere göre bunun Covid süreciyle de bir bağlantısı var.

e-ticaret 2
abd perakende satışları

E-Ticaret Satışları Artıyor

eMarketer’s Insider Intelligence tarafından yapılan bir tahmine göre, e-ticaret satışları 2022’de ilk kez 1 trilyon doları aşarak toplam 1.065 trilyon dolar olacak ve toplam perakende satışların %15.9’unu oluşturacak. 2021’de e-ticaret 919,06 milyar dolara ulaştı ve toplam satışların %14,2’sini oluşturdu.

Rapora göre dijital alıcı başına ortalama harcama, 2022 ile 2025 arasında yıllık %11,6’lık bir bileşik büyüme oranında artarak yaklaşık 7.000 dolara ulaşacak ve toplam dijital alıcı sayısı için %1.9’luk bir CAGR’ye (bileşik yıllık büyüme hızı) ulaşacak.

e-ticaret 3
akıllı telefonlar

Rapordan çıkan diğer bulgular ise şöyle:

  • Masaüstü ve dizüstü bilgisayar perakende e-ticaret büyümesi, segmentin payı azaldıkça yavaşlayacak.  Bu segmentteki büyüme, 2025 yılına kadar genel olarak e-ticaretin gerisinde kalacak.
  • Müşteriler, 2021’de ilk kez 10 perakende e-ticaret dolarının dördünü aşacak şekilde mobil cihazlardan daha fazla satın alacak. Mobilde harcanan zaman artışı alışverişe etki edecek. En büyük faydalanıcı, bu yıl e-ticaret satışlarının %85’ini oluşturacak olan akıllı telefonlar olacak.

2022’nin En İyi 10 Tasarım Mağazası – Top 10 Store

Tasarım mağaza ve peyzaj mimarisinin perakende çevresinde tüketiciye marka algısı oluşturmak adına oldukça önemli olduğu bilinen bir gerçek… Her sene değişen trendler ve sosyal değişim, bizlerin -tüketicilerin- tasarım algısında da çeşitli değişikliklere yol açıyor. Birçok eski tasarım anlayışı yıkılırken yeni hizmet algısı ve tüketim şekilleri hayatımıza giriyor.

Bütün dünyanın çevrimiçi alışverişe son hızla geçtiği günlerde, tüketicilerin aslında fiziksel mağazaları ne kadar özlediğinden de bahsetmiştik. Teknoloji, yaratıcı markaların alışveriş deneyimimize daha fazla değer katan yollar sayesinde tüketicilerle bağlantı kurması için yeni fırsatlar sunarken; ilham verici dokunsal ve fiziksel deneyimler her zamankinden daha önemli hale geliyor. Perakende Trendleri Fütüristi Matthew Brown’ın derlemesiyle 2022’nin en iyi tasarım mağazalarını inceleyelim.

İşte 2022’nin En Beğenilen 10 Tasarım Mağazası

10. Amazon Fresh Store, Londra

2022 herkes için kolaylık, sade tasarım ve göz yormayan bir görünüm olarak algılanacak. Amazon Fresh Store bu üç özelliği de belli bir düzeyde bizlere sunan mağazalar arasında bulunuyor.

Amazon Fresh Londra’da kasasız bir süpermarketin ilk örneğini bizlere sunuyordu. Seçilen taze meyve/sebzeleri, yiyecekleri ve içecekleri evimize göndermemizi sağlayan bu market açılışından itibaren -özellikle pandemi dönemine denk gekdiği için- fazlasıyla tercih edilir bir hale gelmişti.

amazon fresh store
amazon fresh store’dan bir görüntü…

Kasanın olmadığı bu süpermarkete girerken tek yapmanız gereken AmazonApp yardımıyla oluşturduğunuz karekodu okutmak.

amazon fresh store 2 3 edited
mağazanın girişi…
amazon fresh store ic tasarimi 1 edited
amazon fresh store’un i̇ç tasarımı…

Ardından Amazon’un karton poşetlerine, almak istediklerinizi doldurarak işe koyulabilirsiniz. Tıpkı normal bir markette gibi ürünlerinizi alıp oradan çıktığınızda, sistem aldıklarınızı algılıyor ve ödemeniz yapılıyor.

eataly store
eataly store…

9. Eataly, Londra

Perakende sistemi tamamen dijital bir ortama doğru taşınırken; Eataly, tüketicilerine içinde bulunduğumuz dokunsal ve fiziksel dünyanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

Eataly sunduğu deneyimlerin hâlâ önemli olduğunu ve misafirperverliğin ilham verici bir mağaza yaratmanın en önemli adımı olduğunu savunuyor. Eataly, hikaye anlatımının, güzel mağazacılığın ve hazır gıda üretiminin mağazada, şaşırtıcı ve öğretici deneyimler yaratmada mükemmel bir araç olduğunu savunmaya devam ediyor.

eataly resim edited
eataly i̇ç tasarımından bir görüntü…
eataly mutfak edited
eataly mutfağından bir görüntü…

Market-mutfak-restoran şeklinde 3’ü bir arada konseptiyle Eataly tüketicilerine deneyim satmaya devam ediyor…

8. Silpo Designer Supermarkets, Ukraine

Silpo; sıkıcı ve kötü görünen mağazaların olduğu bir dünyada değişik bir kültüre, tarza ve peri masallarından fırlamış bir tasarıma ev sahipliği yapıyor.

Bu mağaza tüm dünyanın en yenilikçi tasarımları arasında dahi yer alabilecek kadar özenle işlenmiş ve göz alıcı renklere boyanmış gibi görünüyor.

Silpo, en büyük gıda grubu olan Fozzy Group’un premium bir formatı, her biri tamamen farklı tema ve tasarımlara sahip 90’dan fazla benzersiz “tasarım süpermarket” olan 230 mağazası var.

silpo designer supermarkets edited
silpo designer supermarket…

Silpo, 2019’dan bu yana eklenen 30’dan fazla yeni konseptle pandemi boyunca birçok yeni tasarım mağazaları açtı. Temalar arasında, Karpat Dağları’ndaki açık hava etkinliklerini kutlayan, burada görülen American Diner, Steampunk, Circus Excellence ve Mountain Extreme yer alıyor.

silpo market edited
silpo market i̇ç tasarımı…
silpo market 2 edited
silpo marketin bir reyonundan görüntü…

Silpo, tasarım ekibi ve mimarlarıyla birlikte daha fazla ve çeşitli temalara sahip mağazalar açmaya devam edeceğini de duyurmuş oldu.

rh gallery dallas
rh gallery’den bir görüntü…

Bu muhteşem mağazanın 40 milyon dolarlık restorasyonunun ardından yeniden açılmasıyla, ilham verici yaşam tarzı perakendeciliğinin harika bir örneği olmaya devam ediyor.

RH Gallery olarak adlandırılan lüks ev eşyaları markası, Dallas’taki Knox Caddesi’nde bulunuyor.

Muhteşem bir bahçe içinde yer alan bir şarap barı ve çatı restoranı ile birlikte mağaza perakendenin çekici gücü olarak konukseverliğin öneminin bir başka öncüsü olarak bizleri karşılıyor.

rh gallery cephe goruntusu edited
rh gallery cephe görüntüsü…
rh gallery ic goruntusu edited 1
rh gallery i̇ç görüntüsü…

Müşteriler, çatı katındaki restoranda bir masa rezervasyonu yapmadan önce, bir kadeh şarap veya kahve ile güzelce döşenmiş odalarda büyük kanepelerde dinlenirler. Ürünlerin teklifi, fiyatlandırması ve kişisel tasarım hizmetleri aynı mağazada birleştiriliyor.

6. Gentle Monster Haus, Seul & Şangay

Gentle Monster, yeni Haus konseptinin Seul’da açılışıyla birlikte sanatın ticaretle ve robotiğin dijitalle buluştuğu gerçeküstü bir mağaza tanıttı.

Frederik Heyman ile ortaklaşa tasarlanan alan, geleneksel perakende teşhir kurallarını kasıtlı olarak kıran çok katlı bir 3D kurulumla sabitleniyor.

Havalı ve eğlenceli mağaza konseptiyle karşımıza çıkan Gentle Monster Haus, bir gözlük mağazasından daha fazlası olmayı hedefliyor.

gentle monster haus seoul shanghai edited 1
2022'nin en i̇yi 10 tasarım mağazası - top 10 store 41

Gentle Monster bu mağaza ile birlikte beğenilen üç ayrı markayı aynı çatı altında topluyor.

gentle monster magazasi
gentle monster mağazası…
gentle monster ic dizayn gorunumu
gentle monster i̇ç dizayn görünümü…

“Gerçek dünya hayal ettiğinden çok daha küçük.” Gentle Monster…

house of schwarzkopf berlin
house of schwarzkopt mağazası…

5. House of Schwarzkopf, Berlin

Schwarzkopf Markasını hepiniz yakından tanıyorsunuz. Ünlü şampuan ve saç boyası markası, Berlin sokaklarında açtığı konsept mağaza ile yeniden gündemde.

House of Schwarzkopf, bir kuaför salonunu uzman saç markası ile bir araya getiren bir mağaza…

Sınırlı sayıda ve kişiselleştirilebilir Schwarzkopf ürünleri sunan bir perakende mağazası olan konsept mağaza Berlin’de sizlere harika bir kuaför deneyimi sunuyor.

house of schwarzkopf
kuaför konseptinin i̇ç görünümü…
house of schwarzkopf 2
hikaye anlatıcılığının mağazacılık i̇le birleşmesi…

Markalar, marka hikayelerini heyecan verici ve sürükleyici yollarla anlatabilmenin gücünü anladıkça, doğrudan tüketici perakendesine yönelik büyüyen trend mağazalar oluşturmaya başladılar.

4. Censuum, Kopenhag

Pandemi, orta ölçekli büyük mağazaların ölümünü hızlandırırken, yeni bir misyon odaklı perakendeci türü küllerden doğdu. Uzman küratörlüğü ve benzersiz yaratıcılıkla desteklenen yeni alışveriş alanları sunmaya başladı.

censuum copenhagen
2022'nin en i̇yi 10 tasarım mağazası - top 10 store 42

Censuum kendisini gıda, moda ve ev kategorilerinde sosyal sorumluluk sahibi markalara ev sahipliği yapan “geleceğin büyük mağazası” olarak tanımlıyor.

censuum
censuum konsept mağazasının dış cephesi…
censuum 2
censuum mağaza i̇ç görünümü…

“Öne çıkan her marka, çevresel sürdürülebilirliğin ötesine geçerek daha geniş etik konulara geçerek sosyal olarak sorumlu olmalıdır.” Censuum…

anya kafe konsept magazasi
anya hindmarch village, londra

3. Anya Hindmarch Village, Londra

Anya Hindmarch Village, Londra’da bir açık hava köşesine hibrit alışveriş merkezi/mağaza yaklaşımı getiren yeni bir tür yaratıcı marka deneyimi. Anya’nın özel yapım çantalar ve aksesuarlar sunan bu orijinal mağazasını yaratmak için dört yeni vitrin daha eklendi.

Çevresinde bulunan Plastic Store tamamen sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm ile ilgili koleksiyonunu sunarak mağazayı çevreye adamışlar.

anya magaza edited
mağazanın dış cephesinden bir görüntü…
anya magazasi edited
mağazanın konseptleri…

Son olarak, The Village Hall mevsimsel olarak değişen kalıcı bir pop-up mağaza konumunda; açılışta bir kuaförken geçen yaz bakkala ve 2021 yılbaşında Santa’s Grotto’ya dönüştü.

2. Gucci Circolo Pop Up Store, Londra

Hatırlarsanız Pop-up‘lardan daha önce çok bahsetmiştik, pandemide perakendenin tanımlayıcı özelliği olmuşlardı ve lüks markalar, geçici mağazalarını veya birden çok kez değişen sürükleyici deneyimlerini pop-up storelara inşa etmekteydi.

gucci circolo pop up london
gucci circolo pop up

Gucci de bir benzerini yaparak Londra’da bir pop-up store açtı. Gucci Circolo, geçtiğimiz sonbaharda ikonik bir David Adjaye binasında ilk lansmanını yaptı ve üç aylık kullanım süresi boyunca üç kez dönüşüm geçirdi.

gucci circolo pop up edited
gucci pop-up store’un dış görünümü…
gucci circolo pop up 2 edited
gucci pop-up store’un dış görünümü…

Tüm cepheyi yeniden boyadılar ve her tema için iç mekanı yeniden tasarladılar.

samaritaine paris
samaritaine, paris

1. Samaritaine, Paris

Ve listemizin 1 numarasına geldik. 16 yıl sonra, Paris’in en ikonik mağazası Samaritaine, Louis Vuitton grubunun seyahat şirketi olan DFS tarafından yapılan 1 milyar Euro’luk yenilemenin ardından nihayet yeniden açıldı.

Özel mimarlar ve tasarımcılardan oluşan bir ekip tarafından üstlenilen bu karma mağaza, lüks bir oteli 20.000 m²’lik yeni perakende alanıyla birleştirerek, kadın ve erkek modası, mücevher, saat, güzellik ve güzellik deneyimlerinden oluşan bir mağazaya dönüştürdü.

samaritaine paris 2 edited
i̇ç mağazalardan bir görünüm…
samaritaine paris 3 edited
dış cepheye bir bakış…

Mağaza aynı zamanda, sürekli gelişen bir pop-up listesine de ev sahipliği yapıyor. Bunun dışında mağaza, 600’den fazla markaya ve beklenen ziyaretçi akışıyla ilgilenecek 1.700 personele ev sahipliği yapıyor.

Metaverse Ekonomiyi ve Tüketicileri Nasıl Etkileyecek?

İnternetten sonra en önemli buluş ve geleceğin dijital dünyası olarak nitelendirilen Metaverse, oluşturduğu sanal evrenler ile çevrimiçi kullanıcılara yakın zamanda yepyeni bir deneyim sunacak. Büyük teknoloji devlerinin farklı evrenlere yönelik yatırımlarına ek olarak, şirketlerin Metaverse dünyasındaki yatırımları ve çalışmaları da yeni bir ekonomi oluşturacak. 150 yılı aşkın köklü geçmişiyle Türkiye’nin ilk sigorta şirketi olma unvanına sahip Generali Sigorta, Metaverse’ün ekonomi ve tüketici özelinde uzun vadede oluşturacağı etkileri içeren görüşlerini açıkladı.

Metaverse yeni istihdam kaynakları sağlayacak

İngilizce “Meta” ve “Universe (Evren)” kelimelerinin kısaltılmışı olarak kullanılan Metaverse, gerçek ve sanal dünyanın birleştiği yeni bir ‘dijital dünya’ olarak tanımlanıyor. Böyle bir dijital dünyada insanlar, farklı dijital evrenlere/ortamlara Metaverse’e uygun aletlerle geçiş yapabilecek ve sanal ortamda iletişim kurma fırsatı yakalayacak. Metaverse dijital evreni, herkesin bu dijital dünyada oluşturacağı 3D avatarlar (sanal karakterler) sayesinde gelecekte işe gidip gelmeden ofisteymiş gibi çalışma olanağının yanı sıra arkadaşlarla birlikte bir konsere katılma veya bir arkadaş davetine hologram olarak ışınlanabilme ve dahil olma olanağı sunacak.

Yeni bir dijital dünya vadeden Metaverse teknolojisi, yeni istihdam ve insan kaynaklarına yönelik ihtiyaçları beraberinde getirecek. Sanal emlak uzmanı, risk yönetimi uzmanı, blockchain geliştiricisi, dijital dedektif, oyun tasarımcısı, dijital satış uzmanı, siber güvenlik uzmanı ve pazarlama yöneticisi gibi meslek grupları Metaverse evreninde ilgi görecek.

Yatırım alanları oluşacak

Metaverse kavramının ortaya çıkması ve tüm dünyada hızlı bir şekilde yaygınlaşması sonucunda küçük, orta ve büyük ölçekli şirketlerin yatırım stratejilerinde köklü değişiklikler meydana gelecek. Şirketler Metaverse ekosistemi içerisinde hızlı bir şekilde yerini almaya başlayacak. İlerleyen yıllarda Metaverse evrenine yatırım yaparak faaliyetlerini yürüten şirketlerin sayısında artış olacak.

NFT satışları yaygınlaşacak

Günümüzün bir diğer teknoloji trendi NFT, Metaverse ile eş zamanlı yükselişini sürdürüyor. Türkçe karşılığı ile “Değiştirilemeyen Token”  ya da “Değişmesi mümkün olmayan para” olarak tercüme edilen ve bir blok zinciri (blockchain) teknolojisi olan NFT, metaverse evreniyle birlikte daha fazla önem kazanacak teknolojilerden biri olacak. Günümüzde hem finans hem de sanat dünyasında popüler hale gelen ve ‘Non-Fungible Token’in kısaltması olan NFT, blockchain adı verilen teknoloji sayesinde dijital dünyada birbirinin yerine geçemeyen benzersiz öğeleri temsil edebiliyor. Metaverse evrenlerinde NFT müzayedelerinin açılması ve bazı Metaverse platformlarında yer alan tüm parçaların NFT statüsünde değer görmesi, NFT pazarını canlandıracak. “The First 500 Days”, “Crypto Punk”, “Crossroad” ve “Ocean Front” gibi önemli NFT parçalarının da değerinin artması bekleniyor.

Kripto para borsaları artacak

Günümüzde birçok kripto para borsası ve binlerce kripto para birimi bulunuyor. Metaverse platformlarının Sand, Mana, Ceek, AXS ve OVR gibi kendi kripto para birimlerini oluşturduğu veya farklı kripto para projelerini desteklediği görülüyor. Birkaç yıl içerisinde Metaverse ekosistemine yönelik ortaya çıkan kripto para birimlerinin büyük değerlere ulaşacağı ve kripto para borsalarının sayısının artacağı tahmin ediliyor.

Yeni teknolojik ürünlere ihtiyaç doğacak

Başta sanal gerçeklik (VR), artırılmış gerçeklik (AR) ve karma gerçeklik olmak üzere birçok teknolojik ürünün Metaverse evreninin ihtiyaçlarına göre yeniden revize edilmesi bekleniyor. Ayrıca ilerleyen yıllarda Metaverse evreninin gelişimine paralel olarak yeni teknolojik ürünlerin de piyasaya sürüleceği düşünülüyor.

BAREM ve Gallup Araştırdı: Süper Güç Kim? Rusya mı, Amerika mı?

Ukrayna ve Rusya arasında haftalardır süren gerginlik krize dönüştü ve savaş resmen başladı. Savaşla birlikte Rusya ve Amerika arasındaki güç kavgası da dünya gündeminin odağıne yerleşti. BAREM’in küresel ortağı Gallup International Association (GIA) ile birlikte gerçekleştirdiği araştırmaya göre, dünyada dört süper güç var ve bunlardan Rusya ve Çin’in uyguladığı politikaların dünyanın istikrarını bozduğu algısı hakim. Rusya’nın imajını en negatif bulan ülke Ukrayna. ABD’yi en olumsuz algılayan ülkelerin arasında elbette Rusya var.

Savaş Ukrayna ve Rusya arasında yaşanıyor olsa da dünyanın gündemi yine iki süper güçün, Amerika ve Rusya’nın kavgası oldu. GIA’nın geçtiğimiz yılın son aylarında 44 ülkede gerçekleştirdiği “küresel güçler araştırması”, Rusya Amerika arasındaki gerginliği ve Ukrayna’nın Rusya’ya olan tepkisini rakamlarla kanıtlıyor. Dünya nüfusunun üçte ikisini temsil eden araştırmaya göre; ABD’nin algısın başkanın değişmesi ve Afganistan’dan çekilme kararı nedeniyle olumluya yaklaşsa da  Rusya ve Çin’in uyguladığı uluslararası politikaların dünya istikrarını önemli ölçüde bozduğu algısı hakim.

Ukrayna’nın Rusya algısı her şeyi açıklıyor

Rusya’nın imajı, her ne kadar bir kaç yıl önce daha negatif görülse de, her zaman olumsuz algının hakim olduğu okunuyor. 44 ülkede 41 bine yakın kişiyle görüşülen araştırmaya göre ankete katılanların yarıya yakını Rusya’nın global siyasette istikrar bozucu, üçte biri ise dengeleyici bir etkisi olduğunu düşünüyor. Böylelikle Rusya’nın net global skoru eksi 17 olarak ortaya çıkıyor. Rusya’nın uluslararası politikalarını en fazla istikrar bozucu gören ülkeler; ABD, Avustralya, Avrupa, AB (özellikle batı bölümü) ve Ortadoğu. Amerikalıların yalnızca %11’i Rusların dünyada istikrar sağlayıcı rol oynadığını söylüyor. Diğer yandan Hindistan, Rusya’nın uluslararası politikalarını, Rusya’nın kendisinden daha fazla istikrar sağlayıcı buluyor. Rusya’nın politikaları Afrika’da da olumlu olarak değerlendiriliyor. Arnavutluk (%86), Vietnam (%76), Sırbistan (%64), Kazakistan (%62) ve Hindistan’da (%57) Rusya’nın uluslararası siyasetinin istikrarı sağladığı düşünülüyor. En negatif cevaplar ise başta Ukrayna (%74) olmak üzere, Avusturya (%70), Almanya, Kosova, Polonya (%69), Çek Cumhuriyeti ve İsviçre’de (%68) kaydedildi.

ABD’nin dünyada istikrar sağladığı algısının en düşük olduğu ülke Rusya

Araştırmaya göre, ABD’nin en olumsuz algılandığı yerlerin başında Rusya, Ortadoğu ve Batı Asya geliyor. Buna karşın, Hindistan ve Afrika’da halkın çoğunluğu ABD’nin uluslararası politikalarında denge sağlayıcı bir etki buluyor. ABD’nin dünya için denge sağlayıcı olduğu fikrine en yakın ülkeler ise; Vietnam (%76), Arnavutluk (%72), Nijerya (%72), Filipinler (%71), Kenya (%70),  Kosova (%70) ve Tayland (%64). ABD’nin, dünyanın istikrarını bozduğu fikrine en çok katılım Afganistan (%72) halkından geliyor. ABD’nin uluslararası politikalarının dünyanın dengesini bozduğundan emin olan diğer ülkeler sırasıyla; Sırbistan (%71), Irak (%70), Filistin (%68) ve Pakistan (%63). ABD’nin Başkan değişimi ve Afganistan’dan tüm askeri gücünü çekme kararı, dünyanın ABD’ye olan düşüncesini bir yılda yüzde 17 oranında iyileştirdi ise de Afganlar arasında ABD’nin istikrarı bozduğu algısı geçen yıla göre 16 puan arttı.   

Dünya kamuoyu en fazla AB’ye pozitif olsa da etkileme kapasitesi aynı değil

AB’nin uluslararası politikaları, tüm dünyada hala istikrar sağlayıcı olarak algılanıyor. Birlik, ölçeğin pozitif tarafında olan tek süper güç olmaya devam ediyor. AB’nin uluslararası ilişkilerdeki rolüne yönelik bu olumlu değerlendirme, bazı farklılıklar gözlemlenmiş olsa da, önceki GIA yıllık anketleriyle oldukça tutarlı. Ancak AB’nin dünyayı önemli ölçüde etkileme kapasitesi o kadar da kesin değil. Rusya ve Orta Doğu’da ise tutumlar küresel tablodan oldukça farklı. Orada AB’yi eleştiren çok sayıda insan kayıtlı. AB politikalarını en istikrarlı olarak değerlerdiren ülkeler Arnavutluk (%82), Vietnam (%78), Kolombiya (%62), Malezya (%60) ve Almanya (%59). “İstikrarı bozan” yanıtlarıdan en büyük payı alanlar; Filistin (%57), Sırbistan (%51), Afganistan, Irak (her ikisi de %48), Rusya (%45), Hong Kong ve Pakistan’da (her ikisi de %44) olarak ortaya çıkıyor.

Z Kuşağı ve Sürdürülebilirlik Algısı Perakende için Ne İfade Ediyor?

Sürdürülebilirlik tüm perakendecilerin ve üreticilerin etrafında son zamanlarda daha da hızlı yükselen bir konu, bu sebeple Wharton School‘daki Baker Perakendecilik Merkezi ile ortaklaşa hazırlanan First Insight raporundan bazı zihin açıcı verilerle tüm konuyu perspektife koymanın yararlı olacağını düşünüyoruz.

surdurulebilirlik
z kuşağı’nın diğer nesillere göre daha fazla doğa dostu olduğunu araştırmalar ortaya koyuyor…

Pensilvanya Üniversitesi, 2020’nin başlarında First Insight’a çok benzer bir rapor yayınlamıştı ve iki rapor arasında birkaç yıl içinde ortaya çıkan tüketici düşüncesindeki değişiklikler dikkate değer görünüyor. Bu yüzden son yıllarda yükselen sürdürülebilirlik algısını iş planlarına şimdi entegre etmeye başlayan markalar ve perakendeciler, geleceğe en iyi hazırlananlar olacak gibi görünüyor.

2019’dan bu yana, Z kuşağının genç yetişkinlere dönüşmesiyle birlikte, gençlerin ortak sesleri dünya genelinde daha büyük bir güç haline geldi. Bu demografik grup genellikle 2000’den sonra doğan gençlerden oluşuyor, yani bu neslin en yaşlı üyeleri bu yıl 22 yaşına giriyorlar. Tik Tok nesli olarak da bilinen bu kişiler, değerlerine uygun seçimler yapmaya ve bu seçimleri yaparken fazlasıyla araştırmaya derinden bağlılar.

surdurulebilir alisveris
markalar tüketicileri etkilemek i̇çin bu konuda çalışıyorlar…

Genellikle sürdürülebilir seçenekler gezegenin sağlığına ve geleceğine öncelik veriyor ve tüketimin azaltılmasını, karbon ayak izinin düşürülmesini, küçük üreticileri ve yerel işletmeleri desteklemeyi, döngüsel ekonomiye katkı sağlamayı ve yeni olmayan önceden sahip olunan ürünleri satın almayı da içeriyor. 

Perakendeciler ve markalar çok dikkatli olmalı çünkü 2031 yılına kadar Bank of America, Z kuşağının gelirinin bir önceki neslin gelirini geçeceğini ve “şimdiye kadarki en yıkıcı nesil” olacağını tahmin ediyor.

Dünya genelinde Z kuşağı tüketicilerinin, sürdürülebilirlikle ilgili kararlar söz konusu olduğunda, eski nesiller üzerinde muazzam bir ikna gücüne sahip olduğunu görülüyor. Z kuşağı tüketicilerinin dörtte üçü, satın alma kararları verirken sürdürülebilirliğin kendileri için marka adından daha önemli olduğunu belirtiyor.

Z kuşağının bu konuda X kuşağı ebeveynleri üzerindeki etkisinin bir sonucu olarak, X kuşağı tüketicilerinin de sürdürülebilir markalardan alışveriş yapma tercihi yüzde 24 arttı ve sürdürülebilir ürünler için daha fazla ödeme yapma istekleri 2019’a göre yüzde 42 yükseldi. Baby Boomers’tan Z kuşağına kadar tüm nesiller artık sürdürülebilir ürünler için daha fazla araştırmaya istekli.

Sadece iki yıl önce, tüm nesillerdeki tüketicilerin yalnızca yüzde 58’i sürdürülebilir seçenekler için daha fazla harcamaya istekliydi. Bugün, X Kuşağı tüketicilerinin yaklaşık yüzde 90’ı, iki yıl önceki yüzde 34’e kıyasla, sürdürülebilir ürünler için fazladan yüzde 10 veya daha fazla harcamaya istekli olacaklarını söyledi.

surdurulebilir alisveris ve markalar
z kuşağının doğa dostu yaşam tarzı…

Bu konuda müşterinin sesini dinlemek, perakendeciler için belki de daha önce düşünmedikleri birçok kapıyı açıyor. Daha pahalı olsalar bile sürdürülebilir ürünler sunmak, yarın rekabetçi kalmayı umuyorlarsa, bugün her perakendecinin ve markanın hedefi olmalı gibi görünüyor. Sonuç olarak, sürdürülebilir ürünlerin üretilmesi ve dağıtılması daha pahalıya mal olsa da – Z kuşağı tüketicileri buna önem veriyor.

Sürdürülebilirlik Kimler İçin Önemli

Önceki çalışma sahaya sürüldüğünde, eski nesiller bugün olduğu kadar sürdürülebilirlik bilincine sahip değildi. Küresel salgın, pek çok kişinin tüketimini ve gezegenin sağlığı üzerindeki etkisini yeniden düşünmesine neden oldu, ancak Z Kuşağı, kendilerinden önceki nesilleri eğitip onları etkilerken sürdürülebilirlik değerlerine sadık kalma konusunda tutarlı oldu.

surdurulebilir tarim
sadece doğa dostu olmak değil atıkları azaltmak da gerekiyor…

Rapor ayrıca, tüm nesillerdeki katılımcıların çoğunluğunun, perakendecilerin ve markaların sürdürülebilir bir şekilde hareket edeceğine dair yüksek derecede beklentiye sahip olduğunu ortaya koydu. “Sürdürülebilirliğin” gerçekte ne anlama geldiği konusunda nesiller boyunca büyük bir belirsizlik olduğunu söylemek de gerekiyor.

Daha eski nesiller -Y kuşağı (%46), X (%48) ve Boomers (%44)- sürdürülebilirliğin “geri dönüştürülmüş, sürdürülebilir ve doğal olarak hasat edilmiş lif ve malzemelerden yapılmış ürünler” anlamına geldiğini düşünüyordu. Ancak Z kuşağı bu inancı bir adım daha ileri götürdü ve sürdürülebilirliğin “sürdürülebilir üretim, hayat ve yenilik” anlamına geldiğine inandı.

Tüketiciler Ne İstiyor?

Şimdilik, neredeyse herkesin hemfikir olduğu bir şey, ambalajın sürdürülebilir olması gerektiğidir. 2019’daki yüzde 58’e kıyasla, toplamda yüzde 73’ü bugün sürdürülebilir ambalajın çok veya bir şekilde önemli olduğunu düşünüyor. Ayrıca, ankete katılan herkesin yüzde 71’i kargolanan gönderilerin fazla ambalaj içerdiğini düşünüyor ve dörtte üçünden fazlası çevre dostu ürünleri tercih ediyor.

21-25 Şubat Haftanın Perakende Teknolojisi Gelişmeleri

21-25 Şubat dünya perakende teknolojisi gelişmelerini sizler için hazırladık.

Geçtiğimiz haftanın perakende teknolojisi gelişmeleri için buraya tıklayın.

İşte Bu Haftanın Perakende Teknolojisi Gelişmeleri

The Kraft Company

Kraft Heinz Company ve FoodTech girişimi TheNotCompany bir ortak girişim duyurdu. Girişimin odak noktası çok sayıda Kraft Heinz ürün kategorisi olacak. TheNotCompany, şirkete ayrıca perakende teknolojisi alanında yardım edecek.

NotCo, patentli teknolojisini ve yapay zeka çözümlerini masaya koyarken Kraft Heinz marka portföyünü ve ölçeğini ortak markalı ürünlerin bitki bazlı versiyonlarını sahaya sürecek. Şirketler, henüz ulaşamadıkları bir hız, lezzet, kalite ve ölçek düzeyinde geliştirmeler yapmak istediklerini aktarıyor.

“Ortaklık; tüketiciler için daha temiz, daha yeşil ve daha lezzetli ürünler vizyonumuzu gerçekleştirmemize yardımcı oluyor. NotCo’nun getirdiği teknolojinin, daha basit malzemelerle muazzam bir hızla lezzetli bitki bazlı gıdaların yaratılmasında devrim yarattığına inanıyoruz.”

perakende teknolojisi
the kraft company & thenotcompany

Dolce & Gabbana

Dolce & Gabbana, dijital lüks ve kültür küratörlüğünde bir pazar yeri olan UNXD ile iş birliği içinde DGFamily adlı bir NFT topluluğunun açılışını yaptı. MoonPay’in NFT ödeme sistemiyle entegrasyon sayesinde üyeler kredi kartıyla özel NFT’ler satın alabilecekler.

Hem dijital giyilebilir ürünler hem de fiziksel ürünler gibi özel indirimler yapılacak. Diğer yandan iş birliklerine ve ayrıca özel bir dijital ve fiziksel Dolce & Gabbana etkinlikleri listesine erişim olacak.

Bu proje, Dolce & Gabbana’nın Domenico Dolce ve Stefano Gabbana tarafından UNXD için özel olarak tasarlanan ve dokuz parçalık bir koleksiyon olan ilk NFT sürümü Collezione Genesi’ye dayanıyor. Koleksiyon, şimdiye kadar 1.185.719 ETH üretti.

Bir Dolce & Gabbana sözcüsü şöyle diyor: “Moda her zaman birbirinden çok uzak dünyaların birleşimi olmuştur ve yeni teknoloji en başından beri Domenico Dolce ve Stefano Gabbana’nın vizyonuna ilham vermiştir.”

Purolator

Kurye firması Purolator, Kanada’daki en yoğun terminallere Quadient otomatik dolap sistemleri kurdu. Bu dolaplar müşterilere paketlerini almaları için 7/24 olanak sağlayacak.

Purolator Perakende Kıdemli Direktörü Laurie Weston, “Müşterilerimize her zaman teslimat yapmaya hazırız ve Kanadalıların paketleri göndermesi ve alması için daha güvenli, daha uygun yollar sağlamak için ağ kapasitemize sürekli yatırım yapıyoruz” diyor.

Paketler; e-posta, kısa mesaj veya uygulama içi mobil bildirimler yoluyla kendilerine verilen tek kullanımlık PIN veya barkod kullanılarak kilitli dolaplarda müşteriler tarafından alınır. Quadient’in paket takip sistemi Purolator’ın arka uç sistemiyle entegre olur. Böylece müşteriler, paketlerin teslimat durumu hakkında bilgi alabilir.

Quadient Parcel Locker Solutions Çözüm Başkanı Daniel Malouf şunları söylüyor: “Günlük inovasyona odaklanmamız, müşteri deneyimini geliştirmek ve teslimatta ek verimlilik sağlamak için Purolator’a en gelişmiş, modüler, temassız ve güvenli koli dolabı teknolojisini sunmamızı sağlıyor.”

perakende teknolojisi 2
purolator & quadient

EyeBuyDirect

Reçeteli gözlükler için çevrimiçi bir perakendeci olan EyeBuyDirect ile Afterpay; şimdi satın al, sonra öde ortaklığını duyurdu. Afterpay’i kullanan eski müşteriler, iki haftada bir olmak üzere dört faizsiz taksitle alışveriş yapabilecek ve ödeme yapabilecek.

Şirket, sadık müşteri tabanına geniş bir gözlük koleksiyonuna erişmenin uygun maliyetli ve basit bir yolunu sunmak istiyor. Bu amaçla gerçekleşen ortaklıktan heyecan duyuyor.

EyeBuyDirect Marka Direktörü Jim Merk, “Gözlükler bazen pahalı olabilir ve EyeBuyDirect uygun fiyatlarıyla tanınırken bile bunun hala ekstra bir masraf olduğunu anlıyoruz” diyor.

“Afterpay ile ortak olmak, herkesin bizim gözlüklerimizi satın almasını mümkün kılmanın doğal bir yoluydu. Konu gözlük olduğunda kimsenin kararında maliyet engelleyici bir faktör olmamalıdır.” 

perakende teknolojisi 3
eyebuydireck & afterpay

Marxent

Kurumsal mobilya ve ev geliştirme perakendecileri için 3D e-ticaret ve 3D çok kanallı deneyimlerde uzman olan Marxent, bir dizi yeni uygulama ve uygulama paketiyle birlikte 3D Cloud by Marxent‘i yeniden markalaştırdığını duyurdu. Hareket; perakendecilerin ölçeklenebilir, güvenli kurumsal 3D ticaret çözümlerine yönelik artan talebi karşılamayı amaçlıyor.

3D Bulut aboneleri arasında Macy’s, Lowe’s Home Improvement, La-Z-Boy, Joybird, Jerome’s Furniture, American Furniture Warehouse, John Lewis and Partners , Kingfisher Group Plc., American Woodmark, PlaceMakers ve AZEK Building Products gibi perakendeciler ve üreticiler bulunuyor.

Marxent’in CEO’su ve Kurucu Ortağı Beck Besecker, “Mobilya ve ev geliştirme alanındaki kurumsal alıcılar; 3D’nin bir uygulamaya tek seferlik bir yatırım değil, bir platform kararı olduğunu anlıyor” diyor.

perakende teknolojisi 4
marxent

X5 Group

Perakende teknolojisi Rusya’da yayılmaya devam ediyor. Ülkedeki X5 Group ve Sber markaları; e-ticaret, veri mimarisi yönetimi, bulut teknolojilerinin ve yapay zekanın geliştirilmesi ve sanal asistanların oluşturulması projelerinde iş birliklerini genişletmek için görüşmelerde bulunuyor. 

X5 Group’un e-ticaretteki ana odak alanı, ekspres teslimat hizmetleri geliştirmek olacakken Perekrestok Vprok stok alışveriş hizmeti, Sberbank’ın kendi çevrimiçi işiyle birleştirilebilir ve ekosisteminin bir parçası olarak özellikle SberMegaMarket pazarıyla geliştirilebilir hale getirilecek.

“X5 Group’un mağazalarımızdan ekspres teslimatı geliştirmeye odaklanması; gelişmiş altyapımızdan, ölçeğimizden, perakende markalarımızın gücünden ve tedarikçilerle avantajlı koşullardan yararlanırken dijital yarışa etkin bir şekilde katılmamızı sağlayacak.”

perakende teknolojisi 5
x5 group & sber

DPD UK

Birleşik Krallık kargo şirketi DPD, lokasyon teknolojisi firması what3words ile bir ortaklık kurduğunu duyurdu. Cuma gününden itibaren DPD müşterileri, önceki uygulamanın teslimat tercihleri ​​​​bölümüne what3words adreslerini ekleyebilir ve sürücüler tam olarak belirtilen bir bina girişine, kapı eşiğine veya istenen herhangi bir yere kargoyu bırakır.

DPD UK CEO’su Elaine Kerr şu yorumu yapıyor: “Şoförlerimiz, adreslerin büyük çoğunluğunu ilk seferde doğru adrese teslim etmek konusunda harika bir iş çıkarıyorlar ve çoğu zaman yer bulmanın daha zor olduğu yerleri bulmayı bile başarıyorlar.”

“İşlerini kolaylaştırmak için mevcut en iyi teknolojiyi kullanıyoruz ve what3words inanılmaz derecede akıllı bir çözüm. Yeni toplu konutlara ve uzak kulübelere teslimat yapmamıza yardımcı olmanın yanı sıra, daha etkili filo yönlendirme ve gereksiz mesafeyi azaltma sayesinde önemli kazanımlar elde ediyoruz.”

perakende teknolojisi 6
dpd uk & what3words

2021 Yıl Sonu Türkiye Ticari Gayrimenkul Pazarı Araştırma Raporu Yayınlandı

JLL Türkiye 2021 Yıl Sonu Türkiye Ticari Gayrimenkul Pazarı Görünümü araştırma raporu yayınlandı.

Perakende sektörü ile ilgili de çok önemli noktalara değinen raporun öne çıkan başlıkları aşağıdaki gibi:

Makroekonomik Göstergeler

Türkiye 2021 yılının ilk yarısında hem tam hem de kısmi kapanmalar dahil olmak üzere Covid-19’a karşı uygulanan kısıtlamaların ardından, Temmuz 2021’den itibaren normalleşme sürecine girmiştir. Hijyen, maske ve sosyal mesafe kuralları korunurken şehirlerarası seyahat kısıtlamaları kaldırılmış ve faaliyetlerine ara verilen tüm işyerleri yeniden açılarak kamu kurum ve kuruluşlarının çalışma saatleri normale dönmüştür.

2020 yılında Türkiye ekonomisinin yıllık GSYİH büyümesi %1,8 olarak kaydedilirken, Türkiye, Covid-19 pandemisi ortamında dünyada büyüme kaydeden sayılı ekonomiden biri olmuştur. Büyümedeki pozitif yükseliş 2021 yılında da devam etmiş ve Türkiye ekonomisi beklentilerin üzerinde yıllık bazda sırasıyla 2021 yılının ilk çeyreğinde %7,4, ikinci çeyreğinde %22,0 ve üçüncü çeyreğinde %7,4 büyüme göstermiştir. Baz etkileri büyüme oranlarında etkili olurken, Türkiye ekonomisindeki kaydedilen genişlemenin ana kaynağı hane halkı harcamaları olmuştur.

İmalat sanayinin kaydettiği performansı ölçümleyen İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI), Kasım ayındaki 52,0 seviyesinden hafifçe yükselerek Aralık ayında 52,1 olarak kaydedilmiştir. Böylelikle sektördeki iyileşme arka arkaya 7 ay boyunca sürmüştür. Yılın son ayında kaydedilen iyileşmede istihdamın artmaya devam etmesi etkili olmuştur.

Öte yandan, kur dalgalanmaları, tüketici fiyat endeksinin 2002’den bu yana kaydedilen en yüksek seviyelere ulaşarak, Aralık ayında yıllık bazda %36,1’e yükselmesine ve tüketici fiyatlarını besleyen üretici fiyat endeksinin ise %79,89’a yükselmesine neden olmuştur.

2020 yılındaki durgunluk döneminin ardından Türkiye’ye doğrudan yabancı sermaye girişleri ivme kazanmıştır. 2021 yılı sonu itibarıyla geçen yıla kıyasla %80,7 artış göstererek son beş yılda kaydedilen seviyelerin üstüne çıkmış ve güçlü bir iyileşme kaydetmiştir.

Perakende Pazarı Görünümü

Türkiye’deki mevcut alışveriş merkezi arzı 2021 yılı sonu itibarıyla 453 alışveriş merkezinde 14 milyon m2 seviyesine ulaşmıştır. Perakende kiralama faaliyetlerindeki toparlanma nedeniyle özellikle Ekim 2021’de alışveriş merkezi açılışları hızlanmıştır. Mevcutta, 28 alışveriş merkezinde yaklaşık 883 bin m2 inşaat halinde kiralanabilir alan bulunurken, toplam arzın 2024 sonu itibarı ile 14,9 milyon m2 seviyesine ulaşması beklenmektedir.

İstanbul %37 oranında pay ile mevcut arzın çoğunluğuna ev sahipliği yaparken, İstanbul’u sırasıyla %12 pay ile Ankara ve %6 pay ile İzmir takip etmektedir.

Yeni açılışlara paralel olarak, geçen yılın aynı çeyreğinde 163 m2 olarak kaydedilen perakende yoğunluğu, 4Ç 2021’de 1.000 kişi başına 167 m2 olarak kaydedilmiş olup, 2024 yılında inşaat halindeki projelerin tamamlanmasıyla 171 m2’ye ulaşması beklenmektedir.

Özellikle Temmuz ve Aralık aylarında alışveriş merkezleri ziyaretçi ve ciro rakamlarında güçlü bir toparlanma kaydedilirken, bayram, yılbaşı gibi tatil dönemleri ile birlikte müşterilerin intikam alışverişleri de kaydedilen pozitif performans üzerinde etkili olmuştur.

TL bazında birincil kira 900 TL/m2 olarak kaydedilirken, bir önceki çeyreğe göre %20, geçen yılın aynı çeyreğine göre %38,5 artış göstermiştir.

Ofis Pazarı Görünümü

İstanbul’da mevcut A Sınıfı ofis arzı 2021 yılı sonu itibarıyla 5,8 milyon m2 seviyesine yükselirken, inşaat halindeki ofis arzı yaklaşık 1,6 milyon m²’dir ve 2023 sonu itibarıyla toplam A sınıfı ofis arzının 7,4 milyon m² seviyesini aşması beklenmektedir. Gelecek arzın büyük çoğunluğunu 2022 yılı sonunda tamamlanması planlanan Ataşehir’de konumlu İstanbul Uluslararası Finans Merkezi projesi oluşturmaktadır.

MİA’daki A Sınıfı ofis boşluk oranı 2021 yıl sonu itibarıyla %18,0 seviyesinde kaydedilmiştir. Boşluk oranı 2020’deki %17,4 seviyesinden 60 baz puan artış göstermiş olsa da kaliteli ofis binalarındaki boş alanlar, bu alanlara olan yüksek talep nedeniyle düşüş göstermektedir.

2021 yılında toplamda 87.351 m2 ofis kiralama işlemi gerçekleşmiştir. Asya yakasında Ataşehir, MİA’da ise Levent kiralama işlemleri bakımından öne çıkan alt pazarlar olmuştur. 2021 yılında bilişim ve teknoloji, biyoteknoloji ve ilaç ile hazır ofis şirketleri kiralama işlemlerinde en aktif şirketler olarak kaydedilmiştir.

Birincil kira Türk Lirası bazında 240 TL/m2’ye yükselerek yıllık %29,7 oranında artış göstermiştir.

Lojistik Pazarı Görünümü

İstanbul ve Kocaeli alt pazarlarını kapsayan Marmara bölgesindeki toplam lojistik arzı 2021 yılı sonu itibarıyla 10,55 milyon m2 seviyesindedir. Satış ve kiralama amaçlı geliştirilmiş ticari lojistik arzı 2021 yılı sonu itibarı ile 6,8 milyon m2 olarak kayıt altına alınmıştır.

Mevcut verilere göre, 3Ç 2021’de 17.370 m2, 4Ç 2021’de ise 10.917 m2 kiralama işlemi gerçekleşirken yıl toplamında kiralama işlemleri 232.553 m2 olarak kayıt altına alınmıştır. 2021 yılında kiralama işlemlerinde en öne çıkan sektörler sırasıyla %34’lük pay ile e-ticaret, %31’lik pay ile perakende olurken, 3. Parti Lojistik (3PL) %29 pay ile sırayı takip etmiştir.

Lojistik pazarında birincil kira hem USD hem TL bazında sırasıyla aylık 4,25 USD/m2 ve 50 TL/m2 olarak kaydedilmiştir. TL bazında birincil kiralar yıllık %42,9 oranında artış göstermiştir. Kaliteli depolara olan yüksek talep ve arzın kısıtlı oluşu gelecek dönemde kiralar üzerinde yukarı yönlü baskının sinyallerini vermektedir.

Lojistik pazarı, 2020’de ortaya çıkan Covid-19 pandemisinden en olumlu etkilenen pazarlardan biri olmuştur. Perakende pazarındaki güçlü göstergeler ve yükselen e-ticaret, 2021’in ikinci yarısında lojistik pazarında ağırlığını korumaya devam etmiştir.

Otel Pazarı Görünümü

2021 yılının ikinci yarısında ise otel pazarı seyahat kısıtlamalarının kaldırılması, uluslararası uçuşların yeniden açılması ve bireylerin ertelenmiş tatil ihtiyaçlarından oldukça yararlanmıştır. Otel pazarındaki toparlanma özellikle yaz aylarında ve Türkiye’nin kıyı kesimlerinde daha belirgindir.

2021 yıl sonu itibarıyla Türkiye’yi 24,7 milyon yabancı ziyaret etmiştir. En yüksek yabancı ziyaretçi sayısı yaklaşık 4 milyon ziyaretçi ile Ağustos ayında kaydedilmiştir. Yabancı ziyaretçi sayısı pandemi öncesi dönemin %45,2 altında kaydedilirken, bir önceki yıla göre %94,1 oranında artış göstermiştir.

Yaz sezonunda kaydedilen canlanma ve turizm sektöründeki toparlanmanın etkisi ile, Türkiye’de turizm gelirleri 2021 yılında bir önceki yıla göre yaklaşık iki katına çıkmıştır. Diğer yandan, pandemi öncesi 2019 döneminin %29,1 oranında altında kaydedilmiştir. Turizm gelirlerinin %77’si ülkeyi ziyaret eden yabancı ziyaretçilerden, %23’ü yurt dışında ikamet eden vatandaşlardan elde edilmiştir. 2019 yılında 666 USD, 2020 yılında 762 USD olarak kaydedilen kişi başı ortalama harcama tutarı 2021 yılında bir önceki yıla göre %9,5 artış göstererek 834 USD’ye yükselmiştir.

Türkiye’de otel doluluk oranları 2020 yılına göre %45,1 artış göstererek 2021 yılı sonu itibarıyla %52,1 olarak kaydedilmiştir. Ortalama oda fiyatları, özellikle Antalya, Muğla ve Bodrum gibi Türkiye’nin kıyı bölgeleri için pandemi öncesi seviyelerin üzerinde kaydedilmiştir. Antalya’da ADR, Avrupa ortalaması olan 104 EUR’nun üzerinde 122,5 EUR olarak gerçekleşmiştir.

Raporun tamamına buradan erişebilirsiniz.